SENİ ÖZLEYECEĞİM ŞEHİR

Ey güzel şehir , canım şehir,
Bu akşam efkarlısın biraz.
İçinde bir sıkıntı mı var ?
Yoksa sen de mi üzgünsün?
Benim gibi buruk musun?
Sanki ufukta ayrılık var 
Yüzün eskisi gibi değil
Gülmüyorsun baktıkça sana.
Rüzgarlar bile tatlı tatlı esmiyor
Güneş ise zamanla terk ediyor bizi
Yağmur desen çok şiddetli yağıyor
Dolu dolu geçen mesut günler 
Nasıl da gelip geçiyor yıllar 
Bak ayrılık geldi de çattı
Bu seninle geçecek son sene 
Güzel günler geçirsek seninle
Son kez göreceğim caddelerini
Son defa gezeceğim her yerini
Gelmez gelemez eski günler geri
Elveda şehrim özleyeceğim seni.
Sen kalbimde açan ilk çiçektin
Son da sen olmalıydın
Kalbimde büyük olmuştu payın
Senin yerini almayacak hiç bir yer.
Seni özleyeceğim şehir
Caddelerini ,dükkanlarını , insanlarını
Hatta o sıradan yollarını.

Sokakta gezdiğim günler
Geri  gelir mi bilmem.
Ayrılık beni 12'den vurdu
Geri dönülür mü bilmem.
Veda ederken ellerim titreyecek
Duvarlarına son kez dokunacağım
Gözlerimde iki damla yaş
Son kez daha sana bakacağım.
Sen benim ilk göz ağrımsın,
Korkma seni unutmayacağım.
Sen benim evim gibiydin
Her köşesini bildiğim , sevdiğim
Gözlerimi seninle açıp sabahları ,
Gece tekrar seninle yumduğumu
Alıştığım insanları görmeyeceğimi 
Düşünüyorum da gözlerim doluyor.
Seni özleyeceğim şehir.
Beraber büyümüştük tozlu yolunda 
Oyun oynamıştık parklarında .
Bazen gülmüştük bazen ağladık da 
Yalnız dert  ortağım sendin benim .
Unutmam unutamam ömrüm boyunca 
Hakkın çok vardı çocukluğumda 
Bütün ömrüm feda olsun taşında toprağında 
Geri döneceğim günü bekle şehrim.
O zaman da gözlerimden yaş gelecek 
Ama bu sefer üzüntüden değil
Sevinç göz yaşları olacak.

 
 
BİR GURBETÇİNİN DİLİNDEN

Senden ayrılmak o kadar zor ki 
Ellerim uzanmıyor son kez.
Veda bile edemiyorum,
Her yerim titriyor üşüyorum,
İçim parçalanıyor gidemiyorum.
Toprağına son kez tutunuyorum
Beni al dercesine çaresiz
Fakat o ellerini geri çekiyor
Doya doya veda edemiyorum
Gözüm uçakta gönlüm sende
Ayağımın biri gidiyor biri dönüşte.
Gözlerimin çukurlarına su dolmuş
Birden patlayıveriyor habersizce
Fışkırıyor delice durmaksızın
Akıyor akıyor akıyor...
Durmak bilmiyor bir türlü
Belli ki o da çok üzgün
O da ağlıyor bana , benim gibilere
Fakat ne çare hayat böyle
Bir ekmek mi bir ekmek mi
Bunu yaptıran bana???
Beni kollarından fırlatıp atan sebep
Ey acımasız ey zalim toprak
Beni vur, beni öldür, beni yağmala
Beni yak, beni kavur, beni kül et 
Ama bana bunu yapma sakın
O sıcacık kollarından mahrum etme
Şu ağlayan gözlere bak
 

Giden mutsuz, kalan umutsuz
Onları düşün beni düşünmezsen
Vatan hasretini düşün
Cennet ülkeme bir bak
Bensiz ne yapar yapayalnız
Ben olmadan nasıl yeşerir yapraklar 
Nasıl güneş daha güzel gülümser
Bana üzüntüsünden solmaz mı yaprak
Açar mı hiç çiçek renk renk
Duysana beni zalim ayrılık
Benim için değil diyorum
Ülkem için yarınım için
Geleceğin umutları için
Artık senden isteğim yoktur
Bu benim ilk arzumdu
Son da olacak
Eğer dileğim olmazsa ki
Türk  evladı Türküm diye 
Nasıl övünecek
Gidip el kapısına kul mu olacak
Tuvalet temizleyip meslek mi bulacak
Bir parça ekmek için hasret mi çekecek
Artık dur de dur de bu  özleme.
 


 

SESSİZLİĞİN SESİ

Bir ses beni çağırıyor
Bana kucak açan biri var
Gel diyor sanki
Fakat belli belirsiz
Onun yanına gitmemi istiyor
O yolda gitmemi
Aynı kendi gibi olmamı
Gelmemi istiyor bir ses
Fakat sessizliğin sesi
Ne bir ışık ne bir fısıltı
Ama bırakmıyor peşimi
Gel diyor bana
Sen de gel benimle
Uzaklardan geliyor belli
Beni de götürecekmiş
Ayırmak istiyor anamdan babamdan
Vatanımdan da ayıracak
Soğuk, sessiz  bir yere.
Orda binlerce kişi olacakmış
Bizim gibi sessiz
Aynı bizim gibi dilsiz
Ne bir şey yer ne de içer
Bir tek mutlulukları var ki
Onu beklerler her gün
Her an , her saniye
Bir de duysalar ,bir gelse haber
İşte o zaman huzurları daim olur.
 

İKİ YÜZLÜ DÜNYA

Yalancı dünya bana ne verdin 
İstemek hakkın olamaz
Keder sattın gam sattın
Ne yazık geri alınamaz
Acı acı üstüne geldi ağlattın
Gözyaşını dindiren bulunmaz
Sevindirdin sevindirdin birdenbire
Acı haberi kalp  taşımaz
Kimine bal ve kaymak yedirdin
Kimi acı biberi bulunmaz
İnsan oğlu bu söyler derdin
Allahtan başkası şifa olamaz.
 

KADER DİYELİM

Her şeyin sebebi kendimiz olsak da 
Kendimize iyi kötü yer  bulsak da 
Umut çemberinde oyuncak olsak da 
Bırakın kader diyelim

Ömrümüz boyu ağlasak ya da gülsek de
Gül görmeyip dikene muhtaç kalsak da
İki damla yaşta teselli bulsak da
Bırakın kader diyelim

Serseri rüzgarın elinde uçsak da 
Gök gibi gürleyip güneş gibi ışısak da
Derin sulara gömülüp kaybolsak da 
Bırakın kader diyelim

Konuşmak isterken sus sesi duysam da 
Çevredekilerin söylediğine göre davransam da 
Derdimi sadece kalemle kağıda anlatsam da
Bırakın kader diyelim

Bağırmak isterken sesim çıkmasa da 
Etraftaki güzelliği görmeden mahrum olsam da 
Doğru sözlerime kimseleri inandıramasam da 
Bırakın kader diyelim

Yol ayrımına gelince şaşırıp kalsam da 
İyi ile kötüyü bilip söyleyemesem de 
En yakın dostuma bile güvenemesem de
Bırakın kader diyelim

Soru sorup cevabını alamasam da 
Sessiz kaldığım için itibar görmesem de
Yalan dünyaya böyle gelip böyle gitsem de
Bırakın kader diyelim
 
 
 

 

GEREĞİNCE

Ne mutlu ki bana 
Her şeyi duyuyorum
Olan biteni bili
Yeşili maviyi görüyorum

Ne mutlu ki bana
Çalışıp hakkımı alıyorum
Ufak mutluluklar buluyor
Seviniyorum sevindiriyorum

Ne mutlu ki bana 
Yardıma ihtiyacım yok 
Kendi ayaklarım üzerinde
Düşmeksizin duruyorum

Ne mutlu ki bana
Kötü dünyada iyiyim 
ereğince affediyorum
Yoksa ceza veriyorum

Ne mutlu ki bana 
Dostlarımı düşmanı biliyor
Gözlerim açık dolaşıyorum
İnsanları gereği kadar seviyorum
 

 

ALLAHIM

Allahım sen büyüksün sen bilirsin
Cehalet içindeki zavallılara akıl ver
Yolundan yürümeyenlere yol göster
Seni duymayan, bilmeyen olmasın

Allahım sen can  verirsin alan da sensin
İnsanların fikrini şaşırtma kendinden ayırma
Bin günahı da olsa bir sevabını hatırla
Seni anlasın, seni dinlesin ve bilsin

Allahım sen teksin sen en yücesin
Dünya malında mülkünde güzelliğinde bırakma
Sevdiğin kullarının yanına beni de yolla
Binlerce kusurum olsa da beni affedecek sensin

 
 
SEVECEN MAVİ

Ben  bir gemi 
Yalnız başına yüzen
Issız bucaksız deryada
Ne bir selam veren ne de...
Bir güler yüz bir ışık
Belki de bir ses istediğim
Ne yazık ki yok...
Mavinin güzel renginin
Gözlerime yansıdığını hissetmek
Ben de onun gibi olmak
Sevecen, ılık ,hiç bir şeye aldırmayan
Nice acılar görüp de
Dışarıya belli etmeyen
Kendince mutlu olmaya çabalayan
O büyük görünüşünde
Ufak ama dolu dolu sevgi taşımak 
Sevdiklerini yanında götürmek ister
Onca insanın denizlere gömülüşü ondandır
Yüzü neden güler sanırsınız???!!!
Sevdikleriyle mutludur kendi çapında
Yabancı yoktur aralarında
Bellidir iyisi ,kötüsü...
Ona değer veren içindedir.
Ben de isterdim onun gibi olmak
Belki bir gün
Olmaz ya olursa hani...
O zaman değmeyin benim mutluluğuma.

 

SESSİZ KAPI AÇILACAK

puslu bir akşam vakti
gözlerimdeki sarhoş bakışlar
elimin pervasız hareketleri ile silindi
içimdeki ses bağırıyor
dök içini boş satırlara
kalmasın kapının arkasından bakan
her şey herkes çıksın meydanlara
özgürlüğünü hisset
kendini boşluğa atarcasına bırak
korkma düşünme bir an
aklından bile geçirme sonları
daha yolun başındasın
ve düşün ki önünde uzun bir yol
senin yürümeni bekliyor
sonsuza dek gölgenle beraber
ruh ve beden kardeşçe
ellerini hiç bırakmasın
devam ederken seni görecekler 
bu işte bu diyecekler 
parmakla gösterileceksin
ektiğini biçmenin zamanıdır şimdi
bütün gönderdiklerin teker teker gelecek
karşılığını bulacağın tek şey olacak belki
düşün ki çıkar gözetmeyen karşılık
seni seven saygı duyan bir geri dönüş
vedaların sessiz ama 
tekrar buluşmanın en ihtişamlı olduğu
nadir bir gün olacak bu geri dönüş.
 

 

BİR ŞEY VAR

İçimde gizlediğim 
Gönlümde közlediğim
Görüp görüp özlediğim
Bir şey var

Kimselere söyleyemediğim
Anlatmayı istemediğim
Sürekli düşündüğüm 
Bir şey var

Gece olup ağladığım 
Sabahları unuttuğum
Söküp de atamadığım 
Bir şey var 

Herkeslere sorduğum 
Cevabını alamadığım
Çare arayıp bulamadığım 
Bir şey var 

Ne sır diyebileceğim
Açık açık söyleyemediğim
Tahmin edip tutturamadığım 
Bir şey var 

 
 

NELER OLUYOR

Güneşe bakıp içimi ısıtıyorum
İçimde kalan buzu eritiyorum
Sıcaklık bulunca yerimde duramıyorum
Nedir bu bilemiyorum

Yağmurda dolaşmak istiyorum
Islanmaktan ıslaklıktan korkuyorum
Şemsiye desen hiç sevmiyorum
Ne istediğimi bilemiyorum

Temiz havada dolaşmaktır arzum
Bir engel var içimdeki sesim
Ben bunları hiç hak etmiyorum
Neler olduğunu bilemiyorum

 
 
EYVALLAH

Şimdi bambaşka bir ben var bende 
İstemez yenilikleri boş versene
Kurtuldum eskiden evvel allah
Gidiyorum bir ben bende eyvallah

09.10.1999/19:29

NEYİM  BEN

Sıcak alevleri püsküren ateşin
İçinde eriyen karıyım ben

Masmavi serin suların içinde
Cayır cayır yananım ben

O bereketli topraklara inat
Solup giden çiçeğim ben

Koskoca gökyüzünün derinliklerinde
Sönük bir yıldızdan öte neyim ben

                                  08.03.1999

NE GECE

O gece yatakta değil
Toprakta bulunmak
O gece dua göndermek değil
Dua beklemek
O gece 
Günahlara ağlamak
Pişman olmak
Yalnız kalmak
Acı duymak 
Sızlanmak
Şükretmek
Ya da 
O gece
Ebediyen gözlerini  yummak
Derin bir nefes alıp
Son nefesini hissetmek
İşte o gece...
Belki de sönecekti lambalar sonsuza dek...

SUSKUN SATIRLAR

Hatırladım da geçen yıl bu günü
Günlerden çarşambaydı zaman gece yarısı
Sevdamız susuyordu  biz ağlıyorduk
Biz ağlıyorduk gözlerimiz karşı karşıya
Ellerimiz kenetlenmişti sanki,inadına susuyorduk
Sonra yağmur başlamıştı ağlamaya
Biz ağlıyorduk yağmur ağlıyordu doyasıya inadına
Sessizliğimiz yorulmuştu biz daha yolun başında
Çok vardı oysa sabaha ağlanacak çok şey vardı daha

Ne de çabuk olmuştu sabah ama sensiz 
Ellerin ellerimdeydi hala, ama soğuk
Gözlerin daha nemliydi fakat kapalıydı
Ben kapamıştım ellerimle.
En son kuşum demiştin bana “beni unutma”
Bir de yankısını duymuştum sonra 
“beni unutma”
Ben de yemin etmiştim sana
Sen duymamıştın oysa yeminimi asla, asla...
Ve seninleyim bugün günlerden yine Çarşamba
Zaman gece yarısı ellerin ellerimde desem ama...

Bugün sana öldü dediler , hayır dedim
İşte mezarı bedeni çürüdü dediler, bağırdım
O yaşıyor dedim mezarı benim
O yaşıyor ben yaşadığım sürece 
benim bedenimde 
Ve ben ölene kadar o benimle.
Ellerimi açtım Allah’a, gönlümü sana , yinee
Kuşum diye başladım cümleme
Bağırdım yaşadığını ispatladım herkese
İnandılar biliyor musun HE dediler.

Zamansız gidişin çok yıktı beni
İşte, sensiz yaşamayı öğrenemedim daha
Daha sensiz kaç Çarşamba kim bilir
Belki ben de yanında olmalıyım,hep seninle
Ama seni kim yaşatacak o zaman bedeninde.
Şimdi yaşıyorum seni yaşatıyorum aslında
Her Çarşamba , gece yarısı zaman 
Kulağına geliyor mu bilmem birkaç  mısra.
Seni şiirlere anlatıyorum önce
Sonra hep sana okuyorum o şiirleri
Bazen de en sevdiğin şarkıyı dinliyorum
Ya da bana seni anlatan şarkıyı
“Gülbebeğim”

Pek beli etmiyorum ama
Seni ne çok özlüyorum
Şimdi anlıyorum seni hala çok seviyorum.
Ne zaman ki günlerden yine Çarşamba olacak
Beni yanında bulacaksın
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde olacak yine..
Bu defa ayıramayacak bizi
Ne rüzgar, ne yağmur, ne de suskun satırlar.
 

 

ATATÜRK

Adım adım dolaştı
Nice uzun yollar aştı
Cumhuriyet kapısını açtı
O ne büyük insandı.

Yılmadı usanmadı
Doğru yoldan çıkmadı
Vatan için çalıştı
O ne büyük insandı.

Hastalık da durdurmadı
Verdiği sözleri tutmalıydı
Yıllar yavaş yavaş yıprattı
O ne büyük insandı.

Son günleri yaklaştı
Ölüm kapıya dayandı 
Atatürk hala durmadı
O ne büyük insandı.

Ecel geldi çattı
Dolma bahçede yattı
Bütün dünya  yas tuttu
O ne büyük insandı.