|
YÜCE
DAĞLAR
Başı boz dumanlı ey yüce dağlar,
Siz de benim gibi yaşlı mısınız?
Yaylaya kurulan kutlu otağlar,
Ecdadım nerede söyler misiniz?
Yüce Erciyesim başın boran mı?
Nerde Dadaloğlum sana yaran mı?
Eşini dostunu yaren soran mı?
Sırdaşım ey dağlar bilirmisiniz?
Yaylalarda koyun, kuzu meleşir
Güllerin dalında bülbül söyleşir.
Yücesinde nazlı yarim eyleşir,
Söylen güzelleri severmisiniz?
Yaz gelince yaylalarım şenlenir,
Koyağında türkülerim dinlenir.
Gözyaşımla ne ağıtlar söylenir,
İNCE'ye de selam söyler misiniz?
20.7.1996-Kayseri/Sabit
İnce
|
|
BİLİR
MİSİN?
Nara yanmayınca yare varılmaz,
Bilir misin bunu İbrahim kardeş.
Namaz kılar hak huzurda durulmaz,
Bilir misin bunu İbrahim kardeş.
Gördüm ki sevgiye bülbül olmuşsun,
Gülü görememiş, har da kalmışsın.
Sanki bir camiye vaiz olmuşsun,
Bilir misin bunu İbrahim kardeş.
Sıkı sarılmışsın hakkın yoluna,
Nasib etsin mevlam cümle kuluna.
Meyletme dünyanın geçmez puluna,
Aldatır insanı İbrahim Kardeş.
Gece-gündüz dost dost diye ağlarız,
Coşkun sel misali durmaz çağlarız.
Dertlinin derdiyle yürek dağlarız,
En kemter kuluyuz İbrahim Kardeş.
Aşkın deryasında her dem sarhoşuz,
Elest-ü bezminde ıkrar sunmuşuz.
"Leyla Leyla" diye Mecnun olmuşuz,
İNCE bir çöldeyiz İbrahim Kardeş.
31.5.1996-Kayseri/Sabit
İnce
|
|
REFİK
BAŞARAN
Şenolasın ürgüp diye,
Çağırdı refik başaran.
Dillerde söylensin diye,
Çağırdı refik başaran.
Ürgüplü diye anıldı,
Halkın gönlüne konuldu.
Öldü diyenler yanıldı,
Sağaldı refik başaran.
Gezdi gurbet ellerinde,
Mecnun ürgüp çöllerinde.
O,halkının dillerinde,
Ün aldı refik başaran.
Bindi kıratın terkine,
Sarıldı yattı kürküne,
Akan suların arkına,
Dem oldu refik başaran.
Yürü ürgüp yollarında,
Ahı kaldı kullarında,
Türkmenlerin kollarında,
Sır oldu refik başaran.
Taş plaktan sesi geldi,
Aşkın sevdasına yeldi,
İNCE'de dedesin bildi,
Pir oldu refik başaran
13/12/1998 kayseri
|
|
ARPA
BOYU
-öğretmen Tahsin Ünal'a-
Otuz yıl evveli çıktıydık yola,
Arpa boyu gittil biz Tahsin hocam.
Ezildik, dizildik vermedik mola,
Eriyerek yittik biz Tahsin hocam.
Ne mürüvvet gördük, ne murat aldık
Ne rüyalar görüp hayale daldık.
El alem atlandı biz yaya kaldık,
Çürüyerek bittik biz Tahsin hocam.
Dava dedik vatan dedik çalıştık,
Bayrak dedik ezan dedik biliştik.
Olsun dedik kap'ardına iliştik,
Sürüyerek gittik biz Tahsin hocam.
Kozaklı'dan çıktık Kayseri durak,
Ufuk görünmüyor hedef pek ırak.
Düşündükçe beni alıyor merak,
Türeyerek bittik biz tahsin hocam.
İNCE bir dilile derdim anlattım,
Kaderimi elim ile bağlattım.
Belki bu sözlerle seni ağlattım,
Siz diyerek ettik biz tahsin hocam.
7.12.1998 kayseri-
Sabit İnce
|
|
ASIM
HOCAM
Nevşehir derneği için,
Say dedik biz Asım Hocam.
Sebebi ne bilmem niçin
Vay dedik biz Asım hocam.
Kayseriden düştük yola,
Keskinde verdik bir mola,
Niyetimiz hayır ola,
hay dedik biz Asım hoca.
Vardık otogara indik,
Biz rehberi çok bekledik.
Var bu işte hayır dedik,
Uy dedik biz Asım hoca.
Metroya bindikte vardık,
Dernekte karargahı kurduk.
Sonra kafamıza vurduk
Oy dedik biz Asım hocam.
Birgün boşa geçti böyle,
Dedilerki durum böyle
Falancaya selam söyle,
Duy dedik biz asım hocam.
Giden gelmez gelen durmaz,
Dedik ki bu iş böyle olmaz.
Attığım taş yerin bulmaz,
zay dedik biz asım hocam.
Cuma günü aç karınla,
Tahsin hocanın zoruyla.
Umutlandık biz yarınla,
Say dedik biz asım hocam.
İnce yeter bitir bunu,
kaybetme evde bulguru.
yok istanbul'un uğuru,
koy dedik biz asım hocam.
|
|
GÖZ
YAŞLARIM
Göz yaşlarım damla damla
Senin için akmadımı?
Aşk yolunda yoldaşlarım
Beni tek bırakmadımı
İlah gibi taptım sana
Sevdan ile yana yana
Meydan okudum cihana
Yoksa sesim çıkmadımı
Sevdayın kölesi oldum
Aşkın girdabına daldım
Ar namusu göle saldım
Leylam dönüp bakmadımı
Gönlüme sevgi doldurdum
Dert kervanımı kaldırdım
Durmadan çile doldurdum
Bir tek sana çıkmadımı
Kerem gibi yana yana
Bu Gönül varır aşkına
İnce köz serdim meydana
Bu aşk seni yakmadımı
|
|
VEYSEL
GİBİ
Veysel gibi olmak için,
O gözlerle görmek gerek.
Veysel gibi görmek için,
Bir çift gözden olmak gerek.
Kara toprak sadık yari,
Sivralan köyü diyarı.
Aşk ile gezdi dağları,
Mis kokular almak gerek.
Dolandı yalan dünyada,
Kulak verdim o feryada.
Muradın aldı dünyada,
Aleme ün salmak gerek.
Sevgi kokusunu saçtı,
Hoşgörüye cok uğraştı,
Her şeyiyle o cağdaştı,
Çağdan çağa aşmak gerek.
İNCE Veysel'i yadetti,
O tanrıdan emanetti.
Görevini yaptı gitti
Hep ardından koşmak gerek.
15.12.1998 kayseri- sabit
ince
|
|
ÖZLEYECEĞİM
Yemyeşil dağlar,
Dumanlı dağlar.
Gurbet ellerde,
Nazlı yar ağlar.
Bekleyeceğim,
Özleyeceğim.
Senin yolunu,
Gözleyeceğim.
INCE aşığım,
Sabır taşıyım.
Nerelerdesin,
Ay'ım ışığım.
Kayseri- sabit ince
|
|
ABDULLAH
HOCAM
Mızrap vurup perdelerle dans eder,
Türküler söylüyor Abdullah hocam
Çileler yumağı ömrü hep keder
Gönüller eğliyor Abdullah hocam
Munzur dağı gibi ak ak saçları
Elli dörde doğru gelmiş yaşları
Gönül ehli olmuş hep yoldaşları
Sevgiyle bağlıyor Abdullah hocam
Türküler çagırır hep türk'ü söyler
Halk ile yaşıyor başkasiı neyler
Ondan sakınsınlar ağalar beyler
Durmayıp taşlıyor Abdullah hocam
kara bahtı kör talihi yoldaşı,
yüregi yangınlar tek arkadaşı
elindeki sazi onun sırdaşı
kalbimi dağlıyor Abdullah hocam
onmaz yaralara merhem sürüyor
hak bildiği yolda durmaz yürüyor
bu haksızlık bir gün bitecek diyor
durmayıp çağlıyor Abdullah hocam
Erzincan ilinden yiğit bir erdir
Herkese yetecek sevgisi vardır
INCE ne söylesen vallahi zordur
Dertlere bağlıyor Abdullah hocam
03.01.1999 kayseri-
sabit ince
|
|
YETMEZ
Mİ ?
Halk müziği diye halka sunulan,
açmalardan usandık biz yetmez mi?
Allanıp pullanıp cama konulan
Saçmalardan usandık biz yetmez
mi
Özgün deyip özümüze el atan,
Söz bilmeyip sözümüze söz katan
Kazanç amacıyla klipler yapan
Uçmalardan usandık biz yetmez mi?
Arabeskle türklüğüme yan bakan
Kültürümü yakıp ocağım yıkan
Türküme çeşitli isimler takan
Pıçmalardan usandık biz yetmez
mi?
Barağım, bozlağım, halayım barım,
Türkümde söylenir çilem efkarım
Gözlerimden çağlar o ağıtlarım
Tasmalardan usandık biz yetmez
mi?
Fırat kenarında munzur dağında,
Ağıtlar yaktım ben gesi bağında
Kopuzlar çalardım Tanrı dağında
saçmalardan usandık biz yetmez
mi?
INCE ince karlar gibi yağardım
Yaylalarda gezer koyun sağardım
Veysel idim her gönüle sığardım
coşmalardan usandık biz yetmez
mi?
03.01.1999 kayseri-
sabit ince
|