ŞİİRLERİMİZ  
DEĞİLİZ YA

Sen ben o hepimiz biriz
Ayrı gayrı değiliz ya
Bir ten üstünde gezeriz
Hasta sayrı değiliz ya

Canımızın hepsi o can
Damarımızda aynı kan
Farkına varsa bir insan 
Birden ayrı değiliz ya

Özünüz o sözünüz o
Elde çalan sazımız o
Baharımız yazımız o
Döner geri geliriz ya

Kadını o erkeği o
Sanmayın ki ürkeği o
Tüm hallarım  gereği o
Aynı balı yaparız  ya

İNCE sözün açık söyle
Böyle gelmiş gitmez böyle
Ağa ırgat kahya beyle
Aynı yolda gideriz ya

25.07.99
 
GÜZEL

Girdim  güller bahçesine gezmeye
Gülü yar elinden koklamak güzel
Aşkın badesini bir bir ezmeye
Demi pir elinden beklemek  güzel

Güller bir bir açmış nazlı yar gibi
Kokular reyhalar saçmış ter gibi
Dağın yücesine düşmüş kar gibi
Karı har elinden saklamak güzel

Çiğdem çiçek lale sümbül salınır
Has behçe içinde her gül bulunur
Sanma para ile bu gül alınır
Dili yar  gönlünden yoklamak güzel

Yarin bahçesinde bin bir koku var 
Dikenleri batar türlü fakı var 
Bülbülün bitmeyen bir  fırkati var 
Vuslat zar elinden aklamak güzel

İNCE bir çizgidir geçenler bilir
Bin bir gül içinden seçenler bilir 
Ayrılık gömleğin  biçenler  bilir
Gidip yar elinden toplamak güzel

                    25.07.99
 

BİZİM ELLER

Dağları var ovası var 
Ne güzeldir bizim eller
Tertemiz bir havası var 
Ne güzeldir bizim eller

Irmakları çayları var 
Aşireti boyları var 
Ne  güzelce huyları var 
Ne güzeldir bizim eller

Gelin elinde kınası
Gözü yaşlı hep anası
Anasıdır kaynanası
Ne güzeldir bizim eller

Bahar gelir çiğdem çıkar 
Güzelleri yola bakar 
cilveleri yürek yakar 
Ne güzeldir bizim eller

Tarlaya gider şafakta 
Azığı çoktur mutfakta 
Al al kızaran yanakta
Ne güzeldir bizim eller

Sevgisi var saygısı var 
Ne gelecek kaygısı var 
Ciğer yakan duygusu var 
Ne güzeldir bizim eller

Yaylalarda koyun yayar
Dostun uğruna canın koyar
Misafiri hızır sayar 
Ne güzeldir bizim eller

 

YAVRU VATANIM
 Yüreğimin parçasısın canımsın
Sensiz olmak ölüm yavru vatanım
Damarımda akan taze kanımsın
Sensiz olmak ölüm yavru vatanım

Tarihim şerefim her şeyim sensin
 Güzeller güzeli nazlı gelinsin 
Ayyıldız  bayrağım hep dalgalansın
Sensiz kalmak zulüm yavru vatanım

Şehit kanlarıyla suladım seni
Aşkınla Mecnuna dönderdin beni
Hatırla unutma şehit dedeni
Sensiz sormaz halım yavru vatanım

Akdenizde fenerimsin ay’ımsın
Ağbeyim kardeşim emmim dayımsın
Ecdadımdan denizlerde payımsın 
Sensiz geçmez yolum yavru vatanım

Beş parmak dağlarım ovam yaylamsın
Sonsuza gidecek kutlu sevdamsın
İNCE bir sızımsın bitmez kavgamsın
Sensiz açmaz gülüm yavru vatanım

03.07.99
 
DAĞLAR

Eğer siz de biraz merhamet varsa
Dertlerim artıyor yol verin dağlar
Nazlı yar çıkıpta yoluma dursa 
Solmasın goncagül yol verin dağlar

çökmüş dayanmıyor gönlümün damı
Deli, mecnun deyi kınaman beni
Sağımda ardıcı solumda çamı
Size tutunayım el verin daglar 

Ben de sizin gibi yoktan olmuşum
Beli demişim de, karar vermişim
Mansur misli ben de dara girmişim
İpinen öldürmen dal verin dağlar

Mevla binbir çicek sizi süslemiş
Türlü renkler verip gergef işlemiş
Gelen gider olup göçe başlamış
Arıya çiceği bol verin dağlar 

Acımadan yakıp kesip iz ettim
İniş yokuş dinlemedim düz ettim
 İnce gönlü göyündürüp köz ettim
Yanan bağrınızdan kül verin dağlar

22.1.98/sabit İnce
 
KAH

Kah yanarım kah sönerim
Kah pervane kah dönerim
Kah ağlarım kah gülerim
Kah dağlarda dumanım ben

Kah deliyim kah divane 
Kah Yunusum kah Mevlana
Kah Ethem'im kah da dana
Kah Mansura ol dar'ım ben

Kah sultanım kah gedayım
Kah sevgili kah sevdayım
Kah yarayım kah devayım
Kah Eyyuba magrayım ben

Kah bülbülüm kah bir gülüm
Kah laleyim kah sümbülüm
Kah ölümsüz kah ölüyüm
Kah ebed kah ezelim ben

Kah kalınım kah ince'yim
Kah aydınlık kah geceyim
Kah vezinim kah heceyim
Kah dillerde şiirim ben

2.7.97/Sabit İnce
 
KIMI

Şu insan bin türlü hülyaya dalar 
Zerreyi katreyi sele çevirir
Kimi de boşboşa fikrini yorar
Harcanıp tükenmiş pile çevirir

Bazıları koşar bir uğraş verir 
Her sözü fikriyle çamlar devirir
Kimisi uslanmaz dümen çevirir
Bazısı sırımı tüle çevirir

Çicekler dökülür gelinir sona 
Dallarda meyvalar can verir cana
Bir gülücük bile yeter insana 
Arifler manayı dile çevirir

Vakit gelir yaprak solmaya başlar
Uğraşıp rızkını almaya başlar
Ol deyince yoklar olmaya başlar
Rahmet kesilince küle çevirir

Güz gelir tabiat çulunu soyar
Gökteki yıldızlar duramaz kayar
İnce her taşı da yerine koyar
Koca kainati sala çevirir

22.1.98

BİRLİGE YOLCULUK

Ne çöllerde mataramdaki
Son damlayı sebil ettim
Ne dertli sazımın mızrabından 
Tellere eziyet ettim 

Ne kırk yıllık ömrümü
Geçmişime geleceğe ve sonsuza
Emanet ettim
Bülbülün nağmesinde
Dervişin nefesinde
Zenginin şişkin kesesinde
İltifat, itibar, kifayet, hidayet
Esaret cesaret... ettim
Sadece tertemiz gönlümü kirlettim

Kapında tapunda yapında
Hatta incecik suratında
Oynadım, kıvırıp da dans ettim
Aşkınla, meşkinle
Ve sevdayın ateşinde
Piştim yanıp kül ettim
Şu kocamaz gönlümü
An be an biten ömrümü
Ateşine pervane yaptım
Beni bencilliği ve ikinciliği
Bir edip birliğe gittim

24.3.97
 
DOYMADIM

O nasıl güzellik yaktı kavurdu
Güzelliğin seyretmeye doymadım
Zaman değirmenin hızlı çevirdi
Biran gibi gelip geçti saymadım
 
 

Aynı yere giden iki yolcuyuz
Sevgiye susamış iki elçiyiz
Gönül duvarına tutmuş alçıyız
Gönül yollarında sesin duymadım
 

Ürkek ceylan gibi baktın yüzüme
Kavurdun köz attın özün özüme
Zehirli okları attın gözüme
Verdiğin acıyı acı saymadım
 

Deli rüzgar gibi estin de geçtin
O kibar ellerde kefenim biçtin
Gönül sarayımı izinsiz açtın
Sensiz geçen ömrü ömür saymadım
 

Kıyamadım mah yüzüne bakmadım
Senin kokun yetti güller takmadım
Mest oldum da has bahçeden çıkmadım
İnce ince seni sevdim doymadım
 

SUSURLUK

Susurlukda kamyon çarptı,
Bu pisliği kimler yaptı?
Bu pastadan kim pay kaptı
Söyle benim ak Türkiyem
Ah Türkiyem, vah Türkiyem
Kime şikayet eyliyem.

caniler, eroinciler
tarikatçılar, cinciler
nerde arsız rüşvetçiler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem
 
 

Devletten güçlü çeteler, 
Vitrinlik oldu keteler,
kalınlaşan o enseler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem
 

ANADOLUM

Anadolum, Anadolum
sensin benim güzel yurdum.
Bir karış toprak uğruna,
Yüzbinlerce şehit verdim.

Al Bayrağım, al bayrağım,
hep gönderde kal bayrağım.
Sen aşağı inmede tek,
şu canımı al Bayrağım.

Kayseri
 
TALANCILAR

Her gelen talan eyliyor,
talanlara doyduk yeter.
hepsi yalan söylüyorlar,
doğruluğa doyduk yeter,
aha bu iş burda biter..

sülük gibi kanım emdin,
seslenmedik hep sen bindin,
gökten zembille mi indin,
enayiysek bildik yeter,
aha bu iş burda biter..

demokrasi dedik amma,
demedikki bizi tınma.
kerhen bir oy verdik amma
bu oy'una kandık yeter,
aha bu iş burda biter..
İNCE derki sunduk yeter,
aha bu iş burda biter..

23.2.1997 kayseri/Sabit İnce

ŞUNLAR

Kayseriden Ankara'ya giderken,
otobüs koltuğun kursu sandı o
kulaklarım sessizliğe hasretken,
Bremende mızıkacı oldu o.

Birazcık okumuş ahkam kesiyor,
acı poyraz gibi çok sert esiyor
bir tek kendi müslümanca yaşıyor,
on üstünden tam bir sıfır aldı o..

bilenle bilmeyen bir olmaz dedi,
karşısındakine cahilsin dedi.
azıcık susarak tepki bekledi,
tv deki bir reytingci oldu o..

İslamın sözcüsü sandı kendini,
farkettimde tez anladım fendini,
allameı cihan etti kendini,
beşinci mezhebe imam oldu o.

Kalem diyor yaz şunların halini,
gönül diyor bağla şunun dilini
İNCE iyi bilir hakkın yolunu,
Seriat bulunca sonu sandı o..

14.3.1997 Kayseri/sabit ince
 
SANA

Okyanusda dalgalar
gönlüm kadar coşmadı
kalbimde fırtınalar,
bir sana ulaşmadı...

binbir geçit aştımda,
bir sana ulaşmadı
uçarak yaklaştımda,
bir göz atıp bakmadı.

dağlar denizler geçtim,
aşk sinemden çıkmadı,
birtek ben onu seçtim,
dönüp bile bakmadı

yaralandım yar deyi,
yaram açıp bakmadı
Al İNCE bir gül deyi,
Verdim amma kokmadı.

17.4.1998 kayseri/sabit ince