GÜZELİN...
Elinde kınası aldır güzelin,
Söyleyen dilleri baldır güzelin.
Bastığı topraklar yoldur güzelin,
Eğer güzel sevmesini bilirsen.

Gözleri bademdir, güldür güzelin,
Yanaklar elmadır, aldır güzelin.
Giydiği ipektir, şaldır güzelin,
Eğer güzel giymesini bilirsen.

Gözleri yanardağ, lavdır güzelin,
Demirler eritir tavdır güzelin.
Yanakta çifte ben vardır güzelin,
Bakıp güzel görmesini bilirsen.

İNCE'm hayranıdır nazlı güzelin,
Saymakla biter mi fazlı güzelin.
Telleri badedir sazlı güzelin,
Saki güzel içmesini bilirsen.

4.7.1995


 

VARIR MI OLA...
Güzel cemalini her yerde bulsam,
Konya diyarında Mevlana olsam.
Bin tevbe ederek bir haber salsam,
Hak çağırmış diye gelir mi ola...

Şeriat, tarikat, hakikat bulsam,
Geceler ağlayıp saçlarım yolsam.
Huzura varıp da abidler olsam,
Bir rekat namazım varır mı ola...

Kalbimdeki kiri silip parlatsam,
"Ben de kulunum" deyip zorlatsam.
Sana gideriken yollarda kalsam,
Karınca misali, "gel" der mi ola...
 
 
 
 
 
 

 

ASKERLİK HATIRASI
Ispartanın gül diyarı bağında,
Seni gördüm yarim davras dağında.
Dört ay da geçti piyade alayında,
Gençliğin delilik güzel çağında...

Erhanlar, Mehmetler, kahramanlarla,
Nakışını gördüm de halılarında,
Güller arasında, çalılarında,
Gezdim de dolandım, baharlarında...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

AHA DOĞRUŞ
Önümüzde hakka bağlı
Yüreğimiz ateş dağlı
Bütün yönler sollu-sağlı
Gider bizim şaha doğru.

Yürüyorum gece gündüz
Önüme çıksa da gürbüz.
Ulu yolun erleriyiz,
Gidiyoruz şaha doğru.

Bütün canlar bir olacak,
Yorulan yolda kalacak.
Hak eden hakkın alacak,
Gideriken şaha doğru.

Gece gündüz analım hep,
Yolumuz olsa da yörep.
Ayağında olam turap,
Gideriken şaha doğru.

Yolumuz halimiz birdir,
Söylediğim birer sırdır,
İstediğim bir tek yardır,
Gideriken şaha doğru.
 

30.9.1994


  

BEN DEME

-Aşık Vuslati'ye-

İnsan olmak istiyorsan,
Kalpden kiri siliyorsan,
Bu dünyada ölüyorsan,
Ne güzel kulsun Vuslati..

Tevazu da turap olsan,
Aşkın deryasına dalsan,
Hemi açıp hemi solsan,
Ne güzel gülsün Vuslati...

Hakikatten, marifetten,
Evlat, iyal ve servetten,
Kurtul gam ve gasavetten,
Şu nefis ölsün Vuslati...

"Ben" deme de, bir "bende" ol,
Hak yolunda bir rehber bul.
Muhabbeti sevgisi bol,
Ne güzel dalsın vuslati.

İNCE, söylediğin sana,
Kıyamazsan tatlı cana,
Kuşkum yok ki aşktan yana,
Sönmesin yansın vuslati.

25.12.1995
 
NEVŞEHİR
Nevşehir, Nevşehir
İl'im Nevşehir.
İllerin içinde,
Gülüm Nevşehir.

Nevşehir, Nevşehir
Lale Nevşehir.
Sevdası başıma,
Bela Nevşehir.

Nevşehir, Nevşehir
Ne güzel şehir.
İllerin içinde,
Özel Nevşehir.

Nevşehir, Nevşehir
Çok özel şehir.
Muşkara eskidi,
Dedik Nevşehir.

Nevşehir, Nevşehir
Beli Nevşehir.
Şu İNCE aşığın,
İli Nevşehir.

15.5.1995 - Kayseri

 

 

BAYRAĞA
Gönderlerde dalgalanan bayrağa,
Uzanan elleri kıran milletiz.
Mehmedim düşünce kara toprağa,
Al bayrağa rengi veren milletiz.

Ay ile yıldızım sarmaş dolaştır,
İlmek ilmek dokuduğum kumaştır.
Bayrağımı son menzile ulaştır,
Diyerek kanını veren milletiz.

Kucaklamış ay da sanki yıldız'ı,
Vatana can verir duymaz bir sızı.
Ulu Tanrım ayrı koyma sen bizi,
Al bu canımı da diyen milletiz.

Semalarda nazlı nazlı salınır,
Yedi iklim dört bucağı dolanır.
Düşmanlar görünce beyni bulanır,
Bayrak için cenge giren milletiz.

Pervasızca can veririz yoluna,
Kurban olam al bayrağın, alına.
Al bayrak sarılsın ölüm salına,
Nice İNCE'leri veren milletiz.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

NEVŞEHİRİM
Kalaba'dan saptım sağa,
Avanos'da girdim bağa.
Bulanık Kızılırmağa,
Götürüyor Nevşehirim.

Kozaklı düşer ırağa,
Topraklı'da Hamdi ağa.
Varırsan ırmak bucağa,
Oturuyor Nevşehirim.

Pirim Hacı Bektaş Veli,
Yoktur ahiri, evveli.
Temiz tut el ile dil'i,
Beli diyor Nevşehirim

Gülşehir'in gonca gülü,
Gezip görmeli Ürgüp'ü,
İlçe yaptık Acıgöl'ü,
Hep büyüyor Nevşehirim.

Derinkuyu yer altında,
Kaymaklı var kenarında.
Testin doldur pınarında,
Doyuruyor Nevşehirim.

Kozaklı'da Kozak Baba,
Sağlıklı kal altınsuda,
Yeniden doğ kaplıcada,
Diriltiyor Nevşehirim.

İNCE 'de Gerce köyünde,
Türlü yemek her öğünde.
Bir başkalık var düğünde,
Halay çeker Nevşehirim.

6.7.1995


 

DUYDUN MU?
Aşk yerine menfaati seçtiler,
Böyleleri aşık diye seçtiler.
Bade değil, rakı, şarap içtiler.
Böyleleri aşık oldu duydun mu?

Atışmada "eşşek", ayı ettiler,
Nerde yal gördüler koşup gittiler.
Kırık plak çala çala bittiler,
Her saz çalan aşık oldu duydun mu?

Kimi bukalemun, ucuz kahraman.
Kimi yurt kaçkını, kimi de çoban.
Hile, dolan ile yaptılar plan,
Aşkı bilmez aşık oldu duydun mu?

Gerçek aşık kapılarda bekledi,
Yalvarıp, yakarıp sayı ekledi.
Üç türkü çalmadan durdu tekledi,
O da büyük aşık oldu duydun mu?

Vatan-Bayrak sömürüsü yapıldı,
Üstat diye bir de unvan takıldı.
Yeter artık seyirci de sıkıldı,
Bizim arsız aşık oldu duydun mu?
 

GÜLPINAR

-Gülpınar dergisine-

Gonca gonca güller açar Gülpınar,
Üzerinde reyha reyha kokular.
"Lebbeyk" diyen dildir sanki Gülpınar,
Pınarından alem içmek arzular.

Işık ışık, dalga dalga yayılsın,
Nur-u İlahiyle dolsun Gülpınar.
Alemi cihana ünün dağılsın,
Rabbimin rızasın alsın Gülpınar.

21.3.1996