|
ADEM'DE
GÖRDÜM
Şu yalan Dünya'ya geldim geleli,
Ne bir murat aldım ne sefa sürdüm.
İnsan olup kendim bildim bileli,
Muhabbete daldım çok çile gördüm.
Aşkı muhabbete daldım dalalı,
Ne bir binit aldım, ne de mal gördüm.
Gönülü sevdaya saldım salalı,
Aşkından bayıldım ne közler gördüm.
Ehl-i beyti sevip oldum olalı,
Mahlukatı sevdim, canda can gördüm.
İNCE şu ateşe yandım yanalı,
Alemi bir bildim, Ademde gördüm. |
|
GÖNÜL
DAĞIM
Gönül dağım yine coşup taşıyor,
Yanardağ misali lavlar saçıyor,
Kanatlanıp ummanlarda uçuyor,
Deli gönül neden böyle hırçınsın?
Fırat, Dicle gibi deli çağlama,
Göster aleme de gizli ağlama.
Dosttan gayrılara meyil bağlama,
Deli gönül neden böyle hırçınsın.
İNCE'yim Allah'a bağlıdır özüm,
Dinleyin dostlarım size öğüdüm,
Bir faniyim bu alemde göründüm,
Deli gönül neden böyle hırçınsın? |
|
GÖNÜL
DAĞIM
Yaradanı dost bilene,
Selam olsun, selam olsun.
Yaradanım hak diyene,
Selam olsun, selam olsun.
Bülbül olup şakıyana,
Selam olsun, selam olsun.
Özden gelip ağlayana,
Selam olsun, selam olsun.
Aşk bahçesine girene,
Selam olsun, selam olsun.
Tüm varlığın bitirene,
Selam olsun, selam olsun.
Dostunu candan sevene,
Selam olsun, selam olsun.
Yoluna canın verene,
Selam olsun, selam olsun.
Aşk ile Cem'e girene,
Selam olsun, selam olsun.
Bir olup hakka erene,
Selam olsun, selam olsun.
İNCE, sözünü bilene,
Selam olsun, selam olsun.
Muhammed'i çok sevene,
Selam olsun, selam olsun.
3.8.1995
|
|
SANDIN
Bizi bir Kamil mi sandın,
İnsan bile olamadık.
Aşka yanandan mı sandın,
Yolda odun olamadık.
Bizi bir gevher mi sandın,
Paslı demir silemedik.
Sözüm hak kelam mı sandın,
İlla bile diyemedik.
Bizi bir kalfa mı sandın,
Yolda çırak olamadık.
İNCE'yi derviş mi sandın,
Yunus gibi yanamadık.
24.8.1995
|
|
PİR
AŞKINA
Hudey hudey pir aşkına,
Pir Hacı Bektaş aşkına.
Dem bu demdir ey aşıklar,
Çalalım haydar aşkına.
Hudey, hudey yar aşkına,
On iki imam aşkına.
Cem bu cemdir ey aşıklar,
Vuralım kırklar aşkına.
İNCE hudey nur aşkına,
Nur-u Muhammed aşkına,
Can bu candır ey aşıklar,
Kurbanız mevla aşkına.
6.8.1995
|
|
DİVAN
Gel ey divane gönül etme gıllı-guş,
İçelim aşk şarabını edelim nuş.
Dost ile olursan gönülün olur hoş,
Salavat diyelim de ol Mustafa'ya...
Ey gönül ne uslanmaz, arlanmazsın
sen,
Gene doymazsın aleme sahip olsan.
Nasib olur da bir elden tutar isen,
Tez varırsın o zaman ol Mustafa'ya...
İNCE, alemde senden kemter var m'ola,
"Vira Bismillah" diye çıkalım yola.
Gideriken bu yolda verme ha mola,
Gel beraber gidelim ol Mustafa'ya.
4.9.1995
|
|
BUGÜN
Gel güzel seninle muhabbet edek,
Yollar şarkımızı söylesin bugün.
El ele verek de düğüne gidek,
Diller sevdamızı söylesin bugün.
Hüseyin dardadır imdada yetek,
Hüda rahmetini yollasın bugün.
Acizlik var iken şöhreti nidek,
Su çıkmayan gözler ağlasın bugün.
İNCE, dertlerimin dermanı yoktur,
Güzel tabibini salmasın bugün.
Ehl-i Beyt acısı kalbimde oktur,
Sinem de yarayı sarmasın bugün.
6.8.1995
|
|
BİR
YEL
Uzaklardan bir yel esti,
Kırdı bütün dallarımı..
Kime deyim, ne söyleyim,
Şu perişan hallarımı..
Yine efkar bastı beni,
Pazarlarda sattı beni.
Mansur gibi götürüp de,
Darağacına astı beni.
Hele bakın şu garibe,
Başka söz gelmiyor dile.
Kurban olam o Ahmed'e
Nebilerin serverine.
NOT:Bestelendi
|
|
MEDET
MUHAMMED
Medet ya Muhammed şefaat eyle,
Biz günahkarları koyma arada.
Yaradan aşkına bir kelam eyle,
Dilimiz lal olur söylemez orda.
Dü cihanda sana muhtacız aman,
Burada ağlarız, güldür orada.
Hakkın huzurunda durduğumuz an,
Ehli beyt'in ile kaldır sırada.
Sana ümmet olamadık efendim,
Boynumuzu bükük koyma orada.
O yüce kapıdan rahmet dilendim,
"İNCE, habibim de vardır arada"
8.8.1995
|
|
DOSTUM
Yüce dağ başında eriyen karlar,
Allah Allah diye eriyor dostum.
Geliyor geçiyor yazlar-baharlar,
Allah Allah deyip giriyor dostum.
Diken arasında güller çıkarlar,
Allah Allah diye açıyor dostum.
İki göz olup da sana bakarlar,
Gözde Allah deyip görüyor dostum.
Bir damla su olup rahime akar,
Çocuk Allah deyip çıkıyor dostum.
Garibim de kısa uzun yaşarlar,
Nefes Allah deyip bitiyor dostum.
|