ÖZLEYECEĞİM
 
Yemyeşil dağlar,
Dumanli dağlar.
Gurbet ellerde,
Nazlı yar ağlar.
 
Bekleyeceğim,
Özleyeceğim.
Senin yolunu,
Gözleyeceğim.
 
İNCE aşığım,
Sabır taşıyım.
Nerelerdesin,
Ay'ım ışığım.
Kayseri- sabit ince
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 YORULDUM
 
Su fani dünyaya geldim geleli,
Bir sevda peşinde koştum yoruldum.
İnsan olup kendim bildim bileli,
Azgın seller gibi coştum duruldum.
 
Sevgi sevgi diye türküler yaktım,
Sevda ülkesinde ben bir duraktım.
Nem var nem yok ise size bıraktım,
Sarmaşık misali açtım sarıldım.
 
Bir güzel görünce figanım arttı,
Aşkın kantarına çıkarıp tarttı.
Kum tanesi gibi saçtı fırlattı,
Sevda çöllerinden aştım yoruldum.
 
Kırkbesinde koca belim büküldü,
Saçlarım yolundu tel tel döküldü.
Umutlarım iplik iplik söküldü,
Buzdağları gibi dondum kirildim.
 
Hayat penceresin kapayıp açtım.
İNCE bir han idi çok gelip geçtim.
Sevda ırmağından bir zerre içtim,
Vefasız bir yare taptım vuruldum.
Kayseri- sabit ince
DOST
 
Acı danslar raksediyor gözümde,
Uyku girmez oldu gözlerime dost.
Bir ateş ki sönmez yanar özümde,
Derman gelmez oldu dizlerime dost.
 
Kahbe felek hallerime gülüyor,
Sanki bir nefeste bini ölüyor.
Ben kaçtıkça o üstüme geliyor,
İman etmez oldu sözlerime dost.
 
Kara bahtım kör talihim elinden,
Akort tutmaz ses çıkmıyor telimden.
Fizan ülkesinden Yemen çölünden,
Alev yetmez oldu közlerime dost.
 
Aşkın kemendini boynuma attı,
Cehennem hariyle özüm dağlattı.
Öncüler çıkartıp yolum bağlattı,
Teller ötmez oldu sazlarıma dost.
 
Seherlerde bülbül gibi öttürdü,
Karen ellerinde koyun güttürdü,
Nem var ise haraç mezat sattırdı,
Taslar yetmez oldu tuzlarıma dost.
 
Karakuşak girdim bitmez güreşe,
Derdim anlatamam aya güneşe,
Akıl sır ermiyor bu İNCE ise,
Kulak vermez oldu nazlarıma dost.
25.12.1998 kayseri- sabit ince
AVŞAR GÜZELİ
 
Kirpikleri kalem gözleri hurma,
Ben başka görmedim avşar güzeli.
Gözleri süzerek bakışıp durma,
Gönlüm yenemedim avşar güzeli.
 
Kara gözlerinde zindana girdim,
Direndim dayandım göğsümü gerdim,
Cehenneme götürseydin giderdim,
Kıyıp soramadım avşar güzeli.
 
Hurilerin hepisini topladım,
Güzelleri söyle bir hesapladım,
Ayıldımda bir kendimi topladım.
Adin soramadım avşar güzeli.
Güneş yere mi'ndi ay mi parladı,
Gönül laf dinlemez inan zorladı,
Dengeyi bozdu da akil zırladı,
Orda duramadım avşar güzeli.
 
Sekiz cennet onsekizbin alemde,
Nasıl yazdı seni levhi kalem de?
Güzelliğin parça parça bölemde,
El'e veremedim avşar güzeli..
 
Esin menendini görmedim billah,
Seni hangi nurdan yarattı allah?
İNCE aşk elinden dedi illallah,
Ondan sevemedim avşar güzeli..
17.01.1999 kayseri- sabit ince
 
KURULDU GENE
 
Bilmem kaçıncı hükümet,
Kuruldu kuruldu gene.
Yeter bitsin bu akamet,
İki bine geldi sene...
 
Çöpten ekmek aranmasın,
Ast üstüne yaranmasın.
Keleş ile taranmasın,
Gençlerimiz gene gene. .
 
Paramızın değerini,
Eşeklerin eyerini,
Yakıp yıkma işyerini,
Çalışalım döne döne.
 
Yaralarımız sarılsın,
Sevgi hamuru karılsın,
İNCE beraber olunsun,
Ahmet, ali, fatma,döne..
18.01.1999 kayseri- sabit ince
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
ABDULLAH HOCAM
 
Mızrap vurup perdelerle dans eder,
Türküler söylüyor Abdullah hocam
Çileler yumağı ömrü hep keder
Gönüller eğliyor Abdullah hocam
 
Munzur dağı gibi ak ak saçları
Ellidörde doğru gelmiş yaşları
Gönül ehli olmuş hep yoldaşları
Sevgiyle bağlıyor Abdullah hocam
 
Türküler cağırır hep türk'ü söyler
Halk ile yaşıyor başkasın neyler
Ondan sakınsınlar ağalar beyler
Durmayıp taşlıyor Abdullah hocam
 
kara bahtı kör talihi yoldaşı
yüreği yangınlar tek arkadaşı
elindeki sazı onun sırdaşı
kalbimi dağlıyor Abdullah hocam
 
onmaz yaralara merhem sürüyor
hak bildiği yolda durmaz yürüyor
bu haksızlık bir gün bitecek diyor
durmayıp cağlıyor Abdullah hocam
 
Erzincan ilinden yiğit bir erdir
Herkese yetecek sevgisi vardır
İNCE ne söylesen vallahi zordur
Dertlere bağlıyor Abdullah hocam
03.01.1999 kayseri- sabit ince
YETMEZ Mİ?
 
Halk müziği diye halka sunulan,
Saçmalardan usandık biz yetmez mi?
Allanıp pullanıp cama konulan
Özgün deyip özümüze el atan,
Söz bilmeyip sözümüze söz katan
Kazanç amacıyla klipler yapan
Uçmalardan usandık biz yetmez mi?
 
Arabeskle türklüğüme yan bakan
Kültürümü yakıp ocağım yıkan
Türküme çeşitli isimler takan
Picmalardan usandık biz yetmez mi?
Barağım, bozlağım, halayım barım,
Türkümde söylenir çilem efkarım
Gözlerimden cağlar o ağıtlarım
Tasmalardan usandık biz yetmez mi?
Fırat kenarında munzur dağında,
Agitlar yaktim ben gesi baginda
Kopuzlar çalardım Tanrı dağında
saçmalardan usandık biz yetmez mi?
İNCE ince karlar gibi yağardım
Yaylalarda gezer koyun sağardım
Veysel idim her gönüle sığardım
çoşmalardan usandık biz yetmez mi?
03.01.1999 kayseri- sabit ince
BİTİREMEDİM
 
Yeşil ördek gibi yüzemedim ben,
Dünya sonsuz imiş bitiremedim
Gönlümce alemi gezemedim ben
İstedim yanıma  getiremedim
Coşkun seller gibi cağlayamadım
Gönlünü gönlüme bağlayamadım
Kılıcım paslandı yağlayamadım
Bu ise bir akil yetiremedim
Cağır türküleri söyle hallerin
Bal şerbet akıtsın tatlı dillerin
Kahrı çekilmiyor  gurbet ellerin
Bir tek su hasreti  bitiremedim
Yoruldum da bu yollarda yoruldum
Ese, dosta, yarenime darıldım
İNCE'cik bir daldım çabuk kirildim,
Bir isi hal yola yatıramadım
03.01.1999 kayseri - sabit ince
 
 
 
 
 
 
 
 
DOSTUMLA

Girdik muhabbet bağına
Çaldık söyledik dostumla
Vardık pirler ocağına
Kelam eyledik dostumla
Aşkı muhabbet tatlıdır
Hayat yolu firkatlidir
Kul olanlar hep dertlidir
Figan eyledik dostumla
Söyleştik biz telleriyle
Hep yerinde karar ile
Yaralandık biz yar ile
Bir meşk eyledik dostumla
Gönülleri şad eyledik
Geçmişi biz yadeyledik
Bizim türküyü söyledik
Eyi eyledik dostumla
Seherlerde bülbül olduk
Dolanıp geçmişe daldık
İNCE bir çizgide bulduk
Kavil eyledik dostumla

05.01.1999  kayseri -Sabit ince