ANADOLUM 
  
Anadolum, Anadolum 
sensin benim güzel yurdum. 
Bir karış toprak uğruna, 
Yüzbinlerce şehit verdim. 
  
Al Bayrağım, al bayrağım, 
hep gönderde kal bayrağım. 
Sen aşağı inmede tek, 
şu canımı al Bayrağım. 
 
Kayseri
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 TALANCILAR 

Her gelen talan eyliyor, 
talanlara doyduk yeter. 
hepsi yalan söylüyorlar, 
doğruluğa doyduk yeter, 
aha bu iş burda biter.. 
  
sülük gibi kanım emdin, 
seslenmedik hep sen bindin, 
gökten zembille mi indin, 
enayiysek bildik yeter, 
aha bu iş burda biter.. 
  
demokrasi dedik amma, 
demedikki bizi tınma. 
kerhen bir oy verdik amma 
bu oy'una kandık yeter, 
aha bu iş burda biter.. 
İNCE derki sunduk yeter, 
aha bu iş burda biter.. 
 

23.2.1997 kayseri/Sabit İnce
ŞUNLAR 

Kayseriden Ankara'ya giderken, 
otobüs koltuğun kursu sandı o 
kulaklarım sessizliğe hasretken, 
Bremende mızıkacı oldu o. 
  
Birazcık okumuş ahkam kesiyor, 
acı poyraz gibi çok sert esiyor 
bir tek kendi müslümanca yaşıyor, 
on üstünden tam bir sıfır aldı o.. 
  
bilenle bilmeyen bir olmaz dedi, 
karşısındakine cahilsin dedi. 
azıcık susarak tepki bekledi, 
tv deki bir reytingci oldu o.. 
  
İslamın sözcüsü sandı kendini, 
farkettimde tez anladım fendini, 
allameı cihan etti kendini, 
beşinci mezhebe imam oldu o. 
  
Kalem diyor yaz şunların halini, 
gönül diyor bağla şunun dilini 
İNCE iyi bilir hakkın yolunu, 
Seriat bulunca sonu sandı o..  
 

14.3.1997 Kayseri/sabit ince
HAKİMİM 

 Konuşak diyorsun sayın hakimim, 
hangi derdi nasıl söyleyim bilmem. 
beni ne sandın sen ben bir ademim 
ne yapıpda nasıl edeyim bilmem.. 
  
Bu aşka düşeli yanar ağlarım, 
everestden yüce gönül dağlarım 
nehirlerden şaşkın göz pınarlarım 
bu seli ben nasıl keseyim bilmem.. 
  
Gam yükünü kervanlara yükledim, 
geceleri gündüzüme ekledim. 
gelir diye yar yolların bekledim, 
o güzeli nasıl söyleyim bilmem.. 
  
Aşkın tandırına attım kendimi, 
kavurdu kul etti şu bedenimi, 
İnce bir ok deldi geçti sinemi, 
yara dosttan geldi nasıl söyleyim. 
 

Kayseri/sabit ince
 
 
 
 
 
NE BİLSİN 
  
Gönülde sevgiden seller akmayan, 
aşkı muhabbeti nereden bilsin? 
aşkın nişanını boyna takmayan, 
gurbeti hasreti nereden bilsin? 
  
sevdanın çölünde mecnun olmayan, 
leyla'yı mevla'yı nereden bilsin. 
gururla kibiri yele salmayan, 
kamil insan nasıl nereden bilsin.. 
  
Yüzgeç olup deryalarda yüzmeyen, 
denizi dalgayı nereden bilsin? 
on sekiz bin alemleri gezmeyen, 
Burak'ı, miracı nereden bilsin? 
  
yeter İNCE sözü fazla uzatma, 
arif olmayanlar sözü ne bilsin, 
kendini kandırıp boşa aldatma, 
kışı görmeyenler yazı ne bilsin?? 
22.10.1997 Kayseri/sabit ince 
SANA 

Okyanusda dalgalar 
gönlüm kadar coşmadı 
kalbimde fırtınalar, 
bir sana ulaşmadı... 
  
binbir geçit aştımda, 
bir sana ulaşmadı 
uçarak yaklaştımda, 
bir göz atıp bakmadı. 
  
dağlar denizler geçtim, 
aşk sinemden çıkmadı, 
birtek ben onu seçtim, 
dönüp bile bakmadı 
  
yaralandım yar deyi, 
yaram açıp bakmadı 
Al İNCE bir gül deyi, 
Verdim amma kokmadı. 

17.4.1998 Kayseri/sabit ince
O GÜZEL 
  
Yayından fırlamış ok 
birden içeri girdi 
gözleri ateş saçar, 
kibarca selam verdi. 
  
sırtındaki ceketi 
sanki zerafet simgesi 
etek topuğa değmiş 
bir gündüzün gecesi 
  
merhaba hocam dedi 
nazki referans eyledi 
gözleri güneş mi ne 
nasıl dayansın sine 
  
dudakları gülünce 
gece ay doğdu bence 
sordum bu güzel kimdir 
ferhatın şirinidir.. 
  
işte böyle bir sevda 
yaşanıyor heryerde 
bülbül güle yanıyor 
yine yaram kanıyor 
  
sevda ve aşk deyince 
okyanus kabarıyor 
bu dünyada sevmeyen 
boşa oyalanıyorrrr.... 
 
17.4.1998 kayseri/sabit ince
BAŞKADIR 

Bülbül gibi zar ederim 
fıganım başkadır benim 
her güzeli yar ederim 
sultanım başkadır benim 
  
yolcuyum handan giderim 
göçüm bir başkadır benim 
gurbet elde ah ederim 
suçum bir başkadır benim.. 
  
Aşkın sazını çalarım 
telim bir başkadır benim 
gece gündüz hep cağlarım 
selim bir başkadır benim 
  
İki ayakla yürürüm 
yolum bir başkadır benim 
iki gözümle görürüm 
körüm bir başkadır benim 
  
İNCE'yim ince söylerim, 
dilim bir başkadır benim 
ateş ile dans eylerim 
külüm bir başkadır benim 

26.1.1998 kayseri/sabit ince
  
 
 
 
 
İNSAN OLAMAZ 
  
Her bedende can vardır ya 
sevmeyen insan olamaz 
suret beden insandır ya, 
sevmeyen insan olamaz 
  
okumuştur ilmi vardır 
kar dediği hep zarardır 
o aslında canavardır 
sevmeyen insan olamaz. 
  
sureti hakdan görünür 
türlü libaslar giyinir 
din, imanıyla övünür 
sevmeyen insan olamaz 
  
Hak kelamından dem vurur 
her yanı kibirle gurur 
sırça sarayda oturur 
sevmeyen insan olamaz 
  
İnce doğruları söyler 
hani nerde gaddar beyler?? 
hal bilmeyen aşkı neyler 
sevmeyen insan olamaz..  
26.1.1998 kayseri/sabit ince
USANDIM 
  
Kırkdört yıldır çile çeker ağlarım 
bu çileyi çeke çeke usandım 
kurudu yaprağım viran bağlarım 
yapraklarım döke döke usandım 
  
Gayrı felek ile alıp satamam 
avcı olup bir av bile tutamam 
çile gömleğimi yırtıp atamam 
söküklerim dike dike usandım 
  
Herdaim felekten yedim silleyi 
ağlarım durmadan bilmem gülmeyi 
hepşu insanlardan yedim çelmeyi 
düşe kalka seke seke usandım 
  
Gönül verdim bir vefasız güzele 
kurudu yaprağım döndü gazele 
sevgi saklanınca çıkmaz mesele 
incegüller döke döke usandım  
22.1.98/sabit ince