SANAL DA YALAN 


            Ben 31 yaşında  evli iki çocuk babası biriyim, içine kapanık olduğumdan dolayı gercek hayatta da arkadaşım yoktu ama Ramazan ayında Simav’a  Aktüel isimli bir internet cafe açılmıştı.merak ettim nedir bu internet diye gittim. Baktım ordaki arkadaşların çoğunluğu canavar dan chat yapıyorlardı. Arkadaş arıyorlardı tabi ki buluyorlardı. Onların bu sohbetleri ve candan muhabbetleri hoşuma gitmişti, acaba bende girebilirmiyim diye düşündüm.bendeki cekinkenliğim bir yönden yok olacağını sanıyordum. Hem hasret duyduğum o güzelim dostca muhabbetleri ve arkadaşlıkları belkide bu şekilde kurabileceğimi sanıyordum.

            Yalnız bir çok problemlerim vardı. Bunlardan biri yaşımın sorunu, evli olmam bu gibi sorunlar chatde kolayca arkadaş bulmayı zorlaştırdığı için arkadaşlarım bana yaşımın küçük gösterirsen muhakkak arkadaş bulursun demişlerdi. Bende o akşam öyle yaptım. ilk defa hayatımda yalan söyleme ihtiyacı duymuştum. Yaşımı 22 olarak yazdım. Nicimi de hasret olarak girdim. Hasret yazmamın nedeni  arkadaşlığa ve dostlğa o kadar çok hasret duyduğum için hasret koydum. O akşam chate girdim ama geceyarısı  saat 24 den sonra celine nicinde 19 yaşlarında üniversideli bir genç kızla muhabbet etmiştim. Öyle tatlı bir muhabbeti vardı ki ilk kez beni dinleyen benimle konuşan birini bulmuştum. Karekterlerimiz birbirine o kadar uyuyorduki sanki o gece onu daha önceleride görmüş ve tanıtığım biriyle konuşuyor gibi o kadar candan bir muhabbet ediyorduk. Saatler durmadan ilerlerken bizde birbirimizi tanımaya ve ortak yönlerimizi çıkarmaya koyulmuştuk. Bu muhabbet ömrümde ilk tattığım bir mutluluktu. O gün mutlu olduğum kadar başka bir gün mutlu olduğumu hatırlamıyordum.Sonunda arkadaş olmuştuk. Yarına görüşmek üzere bir birimize randevu vermiştik.

            Ertesi akşam saat 21 chate girdiğimde söylediğim yalanımı ona karşı dürüst davranmak için ve benim bu yalanımı yani yaşımın 22 değilde 31 olduğunu ve evli olduğumu; çocuklarımın olduğunu ama yinede bir chat arkadaşı olmayı, söylediğim bu yalandan ötürü beni affetmesini istdedim. Ama evli olduğum için ve yaşımın da büyük olduğu için benim bu yalanımdan ötürü affetmedi. O günden sonra her gün chatte ondan af etmesini istdedim o ise nickini değiştirdi. Ama her zaman girme ihtimalini ve bir gün karşılaşır ümidi ile her gördüğüm celine nicki her gördüğüm de ona şiir yazdım;

NE OLUR AFFET 
Ne olur affet beni 
Resimlerinle avutuyordum kendimi 
Bekliyordum dönersin diye 
Resimlerine bakıp düşlüyordum seni 
Geçen acı tatlı günlerle yalnızım 
Demek bana çok kızgınsın
Resimlerini bile bana çok gördün 
Sanki beni benden aldın 
Kalbimde derin bir yara açtın 
Sakin sana kızdıgımı sanma 
Ben de istemezdim böyle olmasını 
Kimbilir bir gün belki yine 
Koşarım bana uzanan kollarına 
Biliyorum  yalanımla  çok üzdüm seni 
Ne olursun affet beni 

Ayrılalım seninle 
Dileyelim birbirimize mutluluklar

            Fakat ben değiştiğim halde o beni hiç bir zaman affetme nezaketini göstermedi. O günden sonra bende nickimi değiştirdim bu sefer davacıyım olarak bazende mutsuz olarak  canavar mic.chat de giriyorum. Neden davacıyım nickini kullandığımı düşünebilirsin. Çünkü size o günden sonra yazdığım bir şiirle cevaplayayım;

DAVACIYIM
Sevenleri acı çektirenden 
Umut verip sonunda terk edenlerden 
Gönülleri altatıp perişan edenlerden 
Davacıyım severken ayrılanlardan&nbs
Seven kalbleri çalıp hapsedenlerden 
Bir gönülden çıkıp başkasina girenlerden 
Uçurumun kenarında seninim diyenleren 
Davacıyım göz yaşımı akıtıp silmeyenlerden 
Tomurcuklarımızı alıp kopartanlardan 
Vazoya koymayıp çöpe atanlardan 
Sarmaş dolaş olupda sonunda ayrılanlardan 
Davacıyım kendine aşık edip ayrılanlardan 
Masumları yarı yolda bırakanlardan 
Sevgi dolu kalpleri sömürenlerden 
Mutlulukdan uçmasın diye kanadımı kıranlardan 
Davacıyım ilk aşkıma damga vuranlardan....

            ^SOLUCAN^ mirc de sohbete girdiğimde <cage> nicli biriyle muhabbet etmiştim. O akşam beni cage çok duygulandırmıştı. Çünkü evli ve çocuklu bir anneydi. Yalnız özürlü bir yaşamı vardı. İşitme engeli bir yaşamı vardı. Bana unutamayacağım şu sözleri söylemiş ve beni çok duygulandırmıştı.

           - Bir annenin yavrusunun anne deyişini duymaması nasıldır  sen bilirmisin?

            Onun bu duygulu sözleri ona karşı kalbinde bir ümit ışığı ve ona moral vermek için şu şiiri ona hediye ettim;

İLK SESLENİŞ BİR YAVRUDAN ANNEYE 
Dudaklarımı oku annecigim 
Bu sana ilk anne deyişim 
Hasret kaldın biliyorum sesime 
Ne olursun dinle bir kere 
Annecigim çevrene bir bak 
Sen bunların içinde en şanslı olansın 
Kimi doğuştan kör kimi dilsiz 
Sadece sağirsin bu önemli değil 
Ama beni görüyorsun
Sevgini anlatabiliyorsun 
Yavrucum deyip bağrına basabiliyorsun 
Duyuramazsamda sesimi 
Her zaman yanımdadır 
Sevgi dolu sözleri 
Sen benim koruyucu meleğimsin 
Canım anneciğim 
Sevgi dolu kucağını aç bana 
Sarılayım boynuna doyadoya
Seni seviyorum deyeyim sana 

            Aradan bir ay geçmişti. Her gün chate giriyorum. Yeni bir arkadaş bulurum diye yalnız bu sever ıcq dan çünkü ıcq dan yaşıma uygun birini bulabilme ihtimali daha yüksek olduğu için ve en sevilen bir chat programı olduğu için ve bende hoşlanmıştım. Bir gün mutsuz bir günümdü. Öğle vaktinde Rose nickli bir bayan beni aradı.

            - Şiir yazarmısın diye sordu

            -Evet yazarım acaba hangi tür şiirlerden hoşlanırsınız diye sordum

            -Sevda şiirlerini

            -Ayrılık mı yoksa sevgi yüklü bir şiirden mi hoşlanırsın

            -Sevgi yüklü bir şiirden........

            İşte bir şiir hayranı bir bayan bir arkadaş bulmuştum. O evli biri olduğunu bende evli olduğumu söyledim. Zaten ona ilk günden itibaren hiç bir zaman yalan söylemeden arkadaşlığımız ve dostluğumuz sürdü. Ben Rose'a şiir yolladıkça şiirlerim çok hoşuna gitti...

            -Bu şiirleri yayınlamayı düşünürmüsün diye sordu

            -Bende duygularımın satılık olmadığını söyledim.

            -Galiba yanlış anladın. Ben senin şiirlerini hitap gabiliyeti olmayan gençlerin duygularını tercüman olacağına inandığım için bu teklifte bulundum. Şiirlerini yayınlanmasını düşünürsen seni arkadaşımla tanıştırabilirim. O kişi şiirlerini hiç bir ücret  talep etmeksizin yayınlar. Hem de duygularını  herkesle paylaşacaksın. Bu şiirlerinin yapraklar arasında durması bence doğru değil.

            -Kabul yalnız sırf senin dostluğun ve arkadaşlığın için tüm şiirlerimi yayın evine yollayacağım. İnşallah bu seni memnun etmiştir.......

            Ertesi gün internette Mevzuat Bilgi Araştırma Merkezinin Müdürü olan arkadaşı Mahmut Bey ile tanıştırdı. Mailden şiirleri yaklaşık bir ayda yolladım. Bu şekilde yeni bir arkadaşım ve dostum oldu. Mahmut Beyle şahsen tanışma şansım da oldu. Yüzyüze birlikte üç saate yakın bir zaman muhabbet ettik. Cana yalkın bir ilgi ile karşıladı ve onunla konuştuğum zamanda saatlerin nasıl geçtiğinin farkında değildim. Sonunda akşam üzeri onunla oradan ayrılmak zorunda kaldım. Çünkü ben Ankara’ya halamın yanına yemek davetine gitmiştim. Onun için izin alıp ordan ayrıldım. 

            Bir gün Rose

            - Benim için bana karşı duyduğun hisslerini şiir olarak yazarmısın diye sordu.

            -Bende seninle yaşadığım şeyleri yazarım. Sadece arkadaşlıkla ilgili duygularımı yazarım.

            Aradan iki gün geçmişti ki bir gün akşam üstü bana şiir yazmak için ilham gelmişti ve o akşam şu şiiri yazdım;

ARKADAŞIN OLMALI
Ne zaman yalnızlık duyduğunda
Rose yi bulursun herzaman yanında
Bazen arkadaş bazen dert ortağı olur
Canının sıkıldığı her anında
Bir melek misali yüreği var
Muhabbeti yaralı yürekleri sarar
Herkesin dertine care arar
Durmaz  hemen  yardıma koşar
Sımsıcak sevgi dolu bir melekten
Sihirli bir el uzantı bana uzaklardan
Değişirdi hayatımı isyanımı birden
Mutluluğa giden en doğru yolu 
Onunla buldum huzurlu yolu
Paylaştıkça sorunlar, dertler
Yok olur sıkıntılar, kederler
Birlik ve beraberlik  içinde
Arkadaşlığımız dostluğumuz artar
Bir arkadaşın olmalı yüreği sevgi dolu
Bıkmadan  her an seni dinlemeli
Bazen bir sırdaşın bazen dostun olmalı
Derdini cileni herkesden gizleyecek
Bir arkadaşın olmalı 

            Yazdığım ertesi gün Rose’a bu şiiri hediye ettim. Şiirimi çok beğendiğini söyledi ve teşekür etti. O günden sonra arasıra ıcq ya gelmemeye başladı. Onun yokluğu beni çok üzmeye başlamıştı. Öyleki onu çok özlediğimi hissetmeye başladım. Kendimi bu duygulardan alıkoymaya çalışıyordum. Yanlış bir duyguya kapılmaya başladım. Galiba ona karşı aşık olduğumu hissetmeye başlamıştım. Çünkü öyle güzel bir muhabbeti vardı ki ona karşı aşık olmamak imkansızdı. Kendimi ne kadar zorlasamda aklımdan atamıyordum onu çok sevdiğimi anlamıştım. Bu duygularımı daha fazla gizleyemedim. Onun ıcq ya gelmediği bir gün sevgimi itiraf ettim. Yalnız bu itirafımı kocası okumuş.iyice arkadaşlığımız bozulmak safasına kadar gelmişti. Bu seferde Rose ıcq ya gelmemeye başlamıştı. Bu duygularımı Mahmut Beyle paylaştım. Oda bana 

            Aşık olmamam gerektiğini bir arkadaş nasihati verdi. 

            Çünkü Rose’un evli olduğunu biliyorsun. Böyle bir şey arkadaşlığınızın yok olması demektir. Lütfen bu arkadaşlığınızı bozmayın onu sadece arkadaş olarak görmelisin.

            -Bende onu arkadaş olarak görmeye çalışacağımı ama o benimle tekrar konuşurmu dersin bana çok darılmış olmalı.

            - Ben bu durumu düzeltmeye çalışırım. Sende lütfen yazdığın yazılarını ve sohbetlerini seviyeli yaz, kırıcı olmamaya gayret et. Yarın seni araması için onu ikna etmeye çalışırım. İnşallah seni arayacağını umuyorum.

            Böyle bir arkadaşım olduğu için ne kadar mutlu olduğumu bilemesiniz. Çünkü iyi günümde de kötü günümde de yardıma koşuyor. İşte böyle bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyordum. O günden sonra Rose yi bir arkadaş olarak görmeye başlamıştım. Ondan sonra böyle bir hatayı bir daha işlemedim.

            Bu ICQ öyle sihirli bir dünyası varki bir anda kendine yeni bir kişilik ve sana değer veren birilerini buluyorsun.arkadaşların sayesinde düşünce ve fikir alış verişte yeni bir ufuk kapılarını acıyor. Bununda tek geçerli yolu ise doğruluk ve yalandan uzak doğal bir yaşamını sanal alemde de devam ettirmeye bağlı........