ÇOCUKLARIN
DANSI
Çocuk gelişiminde ve eğitiminde bilinenler kadar aslında öğrenilecek daha
birçok bilginin olduğu gerçeğini kabul etmek durumundayız. Bireyin "Sağlıklı
gelişimine" ilişkin olarak getirilecek çözümlerin/ önerilerin en başında,
bireylerin çocukluk dönemi eğitiminin/ gelişiminin "sağlıklı" olup olmadığı
araştırılması ve bunun aydınlatılması gerekmektedir. Bu süreç içinde, anababaların,
çocuk gelişimcilerin, eğitimcilerin, psikologların vd. üstlendiği rollerin
önemini yadsımak olanaksızdır. Sağlıklı bireyler yetiştirmenin anahtarı,
aslında bu kişilerin yeteneklerinde ve bilgilerinde saklıdır.
Elinizdeki bu kitap büyük ölçüde, yaşamsal olaylardan edinilmiş bilgilerin
aktarımını içermektedir. Yapılan kuramsal açıklamaların gerçek yaşamdaki
karşılıklarına ilişkin yer alan örnekleri içermesi nedeniyle avantajlı
bir özelliği olduğu için sevgili meslektaşım ve dostum Psikolog Deniz Cebekan'
ı içtenlikle kutlarım.
Metehan IRAK
Uzman Psikolog
" Bir çocuk yetiştirmek, eğitmek,
geleceğe hazırlamak, problemlerle baş etmek,
ancak özveri ve sevgiyle mümkündür. "
Elinizdeki kitabın vurguladığı ana tema bu. Disiplin, anaokulu yaşantısı,
çocuğun gelişimi gibi konuları sıkıntı vermeden, gerekli her şeyi vurgulayarak
kısa ve öz anlatıyor. Yalnızca anne-babalara değil, tüm gününü çocuklarla
geçiren öğretmen arkadaşlarıma da tavsiye ederim.
Tuğba AKTAŞ
Anaokulu Öğretmeni
Bedenimde varolan kıpırdanışı ile sevdim onu, bekledim yollarını sabırsızlıkla.
İlkimdi O benim. Deneyimsizdim. Oğlum beni fazla bekletmeden dünyaya geldi.
Onu ilk görüşümü hiç unutmuyorum. Yaşama çığlığını, yaşama merhaba, işte
ben de varım deyişini...
İçinizden gelen sese kulak vererek, duygu ve düşüncelerinizle çocuğunuzu
yetiştiriyorsunuz. Ama bir yere gelip tıkandığınız, problemlerden sıkıldığınız,
hatta kaçmak istediğiniz anlar oluyor. Bu kitabı okuyarak çocuğuma sesimi
nasıl duyurabileceğimi, işbirliği ile onu yaşama hazırlamayı ve kendi duygularımı,
düşüncemi yalın, özgürce ifade edebilmeyi öğrendim.
Şükran TOPAL
Bir Anne
Başta annem olmak üzere; tüm aileme ve yakınlarıma doğduğum andan itibaren
bana emeği geçen herkese, bu kitabı yazma cesaretini veren ve desteğini
eksik etmeyen Gökce Çelik' e, değerli görüşlerini esirgemeyen arkadaşım
Metehan Irak' a, Tuğba' cığıma, velim Şükran Topal' a, sevgili Can Berkmen'
e ve dünyadaki tüm çocuklara...
Sevgilerimle.
1- PARMAK İZLERİ
Sevgili yavrucak! Düşünün bir kere! Mükemmel olmayan ebeveynlerden mükemmel
olarak dünyaya geliyor; tamamen bilgisiz ve çaresiz. O dakikada dünyaya
gelmesinden sorumlu olanlara tamamen bağlı, bağımlı.
Bu dakikaların her biri çok önemli, bu dakikaların her biri çocuğunuzun
ruhunu, belki de geleceğini şekillendiriyor. Kendisinin apayrı bir varlık
olduğunun bile farkında değil.
Bir zamanlar siz de çocuktunuz, bebektiniz. Ebeveynleriniz insan oldukları
için, muhtemelen sizinle ilgili bir sürü yanlış yaptılar. Neyse ki; dayanıklı
ve öğrenmeye açıktınız. Siz bunları aşmayı başardınız. Konuşmayı, korunmayı,
zorluklarla başa çıkmayı öğrendiniz. Bugünlerde izlediğimiz reklamları
değerlendirecek olursak; artık herkes o mükemmel, sıcak, esnek, sevgi ve
sağduyu ebeveynlerden. Siz de kendinizi öyle hissediyor musunuz? HİSSETMEYEBİLİRSİNİZ!
Önemli olan; ileride insanların ona bakıp sağlıklı, güçlü, uyumlu, nazik,
sevecen vb. bir insan olduğunu görmeleridir. Ancak o zaman iyi mi, kötü
mü, mükemmel mi vb. olduğunuzu anlayabilir ve hissedebilirsiniz.
Siz onun anababası olarak, onun için dünyadaki en önemli şeylersiniz. Siz
onun tüm iç güvenliği demeksiniz. Örneğin; eşinizle tartışmış ve kötü bir
ruh hali içindeyseniz, o kendisinin çok kötü bir şey yaptığını ve bu yüzden
onu terk edeceğinizi düşünebilir ve suçluluk hissi ile dolabilir. Bu yüzden
otoritenizi ayaklar altına alıp ona gerçeği söylemeniz çok önemlidir. "Dinle,
çok huysuzluk ettiğimi biliyorum, ama kendimi kötü hissediyorum. Nedeni
sen değilsin, başka bir şey." demeniz yeterli olacak ve hatta onun bir
süre sizi rahatsız etmemesini sağlayacaktır. Otoritenize boş verin derken
haklarınızı ona devredin demiyorum. Bir çocuğun disipline ihtiyacı vardır
ve sınırlar olduğunu bilmek zorundadır. Siz de bu konuda tutarlı olmak
zorundasınız. Eğer onu caddeye fırladığı için bazen cezalandırıyor, bazen
cezalandırmıyorsanız; sonunda ne yapacağını bilmeyen ve sizden korkan bir
çocuk olacaktır.
UNUTMAYIN! Dünyada parmak izleri sizinkine uyan bir tek kişi daha yoktur.
Çocuğunuz da parmak iziniz gibi tek ve biriciktir. Bu; çocuğunuzun hem
fiziksel, hem duygusal, hem de psikolojik özellikleri için geçerlidir.
Çocuğunuz hiçbir zaman çocuk bakımı-eğitimi kitaplarında anlatılan çocuklara
tıpatıp benzemeyecektir; hatta belki de hiç benzemeyecektir. Tıpkı biz
büyükler gibi, her çocuğun da doğduğu andan itibaren sahip olduğu özellikler
ve kendine has huyları, yaşam tarzı vardır. Çocuğumuzun bizden farkı; onun
henüz alışkanlıklarının olmaması ve bizden çok daha fazla değişime açık
olmasıdır.
Anne, baba, öğretmen ve toplum olarak bizim asıl görevimiz; çocuğa öncelikle
fiziksel gelişimi için uygun ortam sağlamaktır, ama belki de bundan daha
önemlisi psikolojik açıdan sağlıklı olmasını temin edebilmektir. Bu da
çocuğu doğal gelişiminde özgür bırakmakla mümkündür. Çocuğun potansiyel
kişiliğini gerçekleştirmesi ancak vereceğiniz özgürlükle mümkündür. Ve
asla unutmayın! Bir çocuğun güçlü hisleri vardır. O'na layık olduğu değeri
verin ve hislere sahip olma hakkını ona da tanıyın. En önemlisi de; her
zaman kendinizi çocuğunuzun yerine koyun.
Çocuğunuzun ve sizin kurmaya çalıştığınız dünya,hayalleriniz, idealleriniz
kısacası size ait olan ya da olmasını istediğiniz şeyler için, azıcık katkım
olabilirse ne mutlu bana. Başınız sıkıştığı bir anda, size uygun bir çözüm
önerebilmişsem; bu kitap amacına ulaşmıştır.
Mutlu kalın!
|