|
ÜÇYÜZ
ON AŞAĞI NAZIM EYLEDİM
ANASAM denince Sabit İnce’yi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Âşık,maşuk, yazar,çizer oncayı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Erkan Ayrancı’yı, Ali Baş beyi,
Abdullah Erkal’la Ahmet Ekici,
Murtaza Ekici, Murat Dalgıç’ı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Şevki Çobanoğlu, Kadir Karaman,
Ayşe Zeynep Şahin, Kemal Ahmet Şen,
Hüseyin Karaman, İbrahim Şahin,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Mustafa Yaralı, Nazende İnce,
Ülker Aygün, Emel Seçen, gül gonca,
Mustafa Akbaba, Ahmet Canbaba,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Abdullah Satoğlu, Osman Çamur’u,
Hamit Bölücek’i, Şakir Susuz’u,
Abdülkadir Güler, Nusret Turan’ı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Ömer Albayrak’ı, Yüksel Kalkan’ı,
Bünyamin Mantıcı, Sait Sargın’ı,
Şemsettin Kuzeci, Mümtaz Beğen’i,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Cemal Toptaş ile Ayla Yıldırım,
Rabia Barışâ€™la, Hüseyin Balım,
Kezban Karaman’la, Baki Yıldırım,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Burhan Gümüş ile Recep Çalkaner,
Mehmet dervişoğlu, Ahmet Asma’lar,
Mustafa Bozkurtlar, Mahvi babalar,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Abdurrahim Karakoç’a maşallah,
Karacaoğlan torunudur hem billah.
Bizlere rehberdir daim İnşaallah,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Mualla Adıgüzel, Âşık Meydani,
Âşık dursun Cevlan, Ali Böhtani,
Ali Rıza Güney, Âşık Yetimi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Mehmet Postallı’yla, İsmail Kara,
Mustafa Özdere, Âşık Budala,
Kayserilidir Mustafa Sarıkaya,
İbaokurgil’i yazmasak olmaz.
Âşık Gazi Hasan, Arık Ozanı,
Arzu ile kamber, Âşık Duran’ı,
Âşık Dimişki’yi, Karslı Cihanî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Âşık Celbî, Cevrî, Cezbî, Cevabî,
Cemalî, Çınarî, Ceşmî, civanî,
Çırpanlı, Cehdî, Caferoğlu, Caferî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Dedemoğlu, Kayserili Didarî,
Şarkışlalı Âşık Hasan Devranî,
Aksaraylı Halvetî’den Cemalî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Hüseyin Çırakman, Karslı Divanî,
Doktor Bekir Mutlu, Âşık irşadî,
İsa Kayacan’la, Âşık Ferrahî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Afyonlu Dehşetî, Âşık Figanî,
Tekirdağlı Ferdî, Âşık Gülzarî,
Konyalı Gufranî, Vanlı Hayretî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Zaralı İsyanî, Kıbrıslı Kenzî,
Kalender Abdalla, Âşık Kanberî,
Kemalî Bülbülle, Âşık Nuzulî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Erzurumlu Üstad Osman Kemalî,
Öksüz Ahmet, Öksüz Dede, Nahifî,
Kandiyeli Nazmî, Âşık Neşatî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Tortumlu Ummanî, Semih Sergen’i,
Üçüncü Selimi, Fatih Mehmed’i,
Murat bir ile dördüncü Murat’ı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Karslı Askerî’le, Sivaslı Rindî,
Kırbıyıklı Ali, Âşık Çelebi,
Âşık Azmî, Arşî, Âşık Küşadî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Bursalı Kaygulu, Abdal Sarayî,
Vizeli Alattin, Âşık Lokmanî,
Âşık Lamekanî, Âşık Mazharî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Pazarcıklı Kul Ahmet’i Âşık miadî,
Âşık mebnî, Münir baba, Misalî,
Mahyî ,Mahvî, Mehdî, Muallim Naci,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Şair Erkan Sürmen, aşık Meşrebî,
Kalcaklı Miratî , Âşık Nedimî,
Mehmet Akif Ersoy, Aşık Nailî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Tekirdağlı Namık Kemal, Nemayî,
Akkirmanlı Nakşî, Necib, Cahidî,
Kula’lı Nuzulî, Pir Mehmet, Pakî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Rıza Tevfik, Raptî, Razî, Rumuzî,
Üsküdarlı Ramî, Âşık Reculî,
Erzincanlı Rıza, Bağdadî Ruhî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Said Emre, Seher Abdal, Siyahî,
Seyyit Ali Sultan, Aşık suzanî,
Selman Cemal Baba, Sersem Ali’yi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Niğdeli Hitabî, Âşık Hakirî,
Kütahyalı Gaybî, Ürgüplü Mahvî,
Posoflu Müdamî, Borlu Meknunî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Moralı Mahzunî, Aşık Mazlumî,
Misalî, Meşrebî, Aşık Miçmerî,
Sivaslı Mecruhî, Aşık Matlubî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Üstat Neyzen Tevfik, Seyyit Nesimî,
Erzurumlu Nefî, şair Nedim’i,
Urfalı Nabi’yi, Giritli Resmî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Akkışlalı Koyun Abdal, Şemimî,
Sivas ellerinden Sefil Selimî,
Çıldırlı Şenlikle Sivaslı Suzî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Şemsi Yastımanla, Aşık Pinhanî,
Elbistanlı Pehlül Ali, Pervanî,
Sivaslı Şems ile Sivaslı Şeyhî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Elmalı’dan Abdal Musa, Mütlukî,
Miskin Aşık, Meczub Abdal Mecnunî,
Filibeli, Mehdi baba, Makbulî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Mevlit İhsan ile Aşık Medanî,
Aşık Miadî’le Aşık Mazharî,
Kırımlı Mihrabî, Aşık Meftunî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Meydan Abdal, Aşık Mahî, Mihnetî,
Mahmut Oğlu Mahremoğlu, Müştakî,
Yusufeli’li Muhibbî, Minhacî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Maraşlı Hezarî, Bayburtlu Hilmî,
Edirneli Hakkı ,Aşık Hengamî,
Vardarlı Hayretî, Aşık Hicranî,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Ispartalı Seyrani’yi, Savni’yi,
Acemli Süruri, Aşık Sakiyi,
İstanbul’dan Sadık Baba, Sırrıyi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Sefil Dede, Sefil Abdal Senayi,
Tortumlu Sümmani, Sultan Veled’i,
Süleyman Nazif’i, Ümmi Sinan’ı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Muhlis Akarsu’yla, Aşık Daimi,
Maraşlı Mahzuni, Aşık İbreti,
Seyyitgazi’lidir Ali İlhami,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Karamürsellidir Aşık İhlasi,
Erzurumlu Hakkı, İbrahim Nakşi,
İbrahim Tennuri, Aşık İrfani,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
İkbal Bacı, Leyla Saz’ı, Arife,
Abdüllahat Nuri, Ademi Dede,
Adile Sultan’la, ol ali Beşe,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Arzu ile Kamber, Ferhad’la Şirin,
Civan Ağa ile Çıracı Miskin,
Neşet Ertaş ile Aşık Muhyiddin,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Hüseyin Elmaağaç, Seyyit Seyfullah,
Emini Düştü’yle, Aşık Kerim Şah,
Süleyman Çelebi, Erçişli Emrah,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Murat Çobanoğlu, Aşık Kara’yı,
Şeref Taşlıova, Aşık Yeksani,
Çankırılı Yadi, Keşanlı Zati,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Enderunlu Vasıf, Yaşar Reyhani,
Beşiktaşlı veli, Aşık Tufeyli,
Vali Abdurrahim, aşık Lezizi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Darendeli Aşık Ali Gürbüz’ü,
Ahmet Kutsi Tecer, Aşık Hüzni’yi,
Şekip Şahadoğru, Aşık Hükmi’yi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Hilmi Mehmet dede Sultanı,
Hulki Baba, Hüsni Baba, Herdemi,
Hulusi Babayla , aşık Hüsrevi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
İzzet Molla, Hasan dede, İbreti,
Kasımi Can, Kazak abdal, Kul Cevri,
Kul semai, Rafet Fidan, Pir Ali,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Hüsamettin Güney, Halil Soyuer,
Ali Çatak, Yavuz Bülent Bakiler,
Faruk Nafiz Çamklıbel, Orhan Veli’ler,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Şair Bekir Sıtkı, Feyzi Halıcı,
Toklömenli Said, Mısırlı Ecri,
Ahıskalı Emrah, İranlı Sadi,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Kadir kıymet bilir Müslüm Sümbül’ü,
Aşık Vahit Bulut, Aşık Gülşadi,
Aşık Bayramî’le, Mahmut Erdal’ı,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Doksanını daha önce söyledim,
Üç yüz on’u yeni nazım Eyledim,
Beş yüz daha yazmak için peyledim,
Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.
Yunus Karaca’yım, artık yoruldum,
Bunca yıldır aşıklıktan ne buldum,
ANASAM denince takıldım kaldım,
Anmasak hiç olmaz, yazmasak olmaz.
5 Nisan 2001 ANKARA
Yunus KARACA
|
ALİ KIRAÇ
Kalabalık bir ailenin en küçük
oğludur. Dokuz kardeşi var. K. Maraşâ€™ın Göksun İlçesine
bağlı Kanlıkavak Köyü’nde Mart 1978’de doğdu. İlk ve ortaokulu
köyde, liseyi Yeşiltepe lisesinde bitirdi. 1998’de askere gitti.Askerlik
dönüşünde İstikbal A.Ş.’ye girdi. Okul yıllarında birçok
parodi ve skeçlerde oynadı.1992’de Göksun Lisesinde Düzenlenen
Şiir Yarışmasında birinci oldu. Halen İstikbal A.Ş.’de çalışmaktadır.
BANA KIYMA
Titriyor
bak dizlerim,
Ağır geliyor
sözlerin.
Taşımaz yükü
bedenim,
Ne olursun
bana kıyma.
Göz yaşımı
seller aldı,
Ümidimi yeller
aldı,
Şu ömrümü
yıllar aldı,
Ne olursun
bana kıyma.
Ali KIRAÇ
OLMADI MI?
Yordum bedenimi
boşu boşuna,
Dayadım belimi
pınar taşına,
O ela gözlerin
bir bakışına,
Yürek alev
alev kor olmadı mı?
Yel esip
saçını aldı savurdu,
Cilven nazın
beni yakıp kavurdu.
Şu Pınarın
bile suyu kurudu,
İçim yanıp
yanıp kül olmadı mı?
Nasıl da
parlıyor yüzü sanki ay,
Taşımıyor
beni vay dizlerim vay,
Oturup kuruyan
çeşmeleri say,
Gönlüm açıp
solan gül olmadı mı?
Deli ettin
beni zalimin kızı,
Attın ki
içime ince bir sızı,
Kıskanır
görseler el alem bizi,
Ali’m
yele giden dal olmadı mı?
Ali KIRAÇ
O GÜN
Dün gibi
aklımda o gün,
Titriyordu
ak ellerin.
Birkaç damla
yaş gördüğüm,
Islandı kara
gözlerin.
Hiç gülmedi
yüzüm o gün,
Ayrılmaktan
korkuyorum.
Çözülmesi
güç kör düğüm,
Boş hayaller
kuruyorum.
Elimi ilk
kez tuttuğun o gün,
Hemen sarılı
vermiştim.
Hayal değildi
gördüğüm,
Bırakma beni
demiştim.
O gün söz
söyler olmuştum,
Duygulu güzel
sözleri,
Ne şiirler
okumuştum,
Daha çok
sev diye beni.
İşte o gün
bir yel esti,
Savrulduk
ayrı yanlara.
Her şey ne
de çabuk bitti,
Bakar olduk
anılara.
Ali KIRAÇ
KESME ÜMİDİN
Dar olur
gönül sevdamız,
Kanamaz yürek
yarasız.
Olur mu dertler
dermansız,
Kesme ümidin
mevladan.
Tersine gitse
işlerin,
Dökülse azı
dişlerin.
Soba yanmaz
mı kışların,
Kesme ümidin
mevladan.
Başında saçın
ağarsa,
Dostların
kapın çalmasa,
Komşular
seni sormasa
Kesme ümidin
mevladan.
Elbet bir
gün kader güler,
Bu çark da
tersine döner.
Belki bir
olur gönüller,
Kesme ümidin
mevladan.
Kul Kıraç’ım
gözüm dolar,
Anam dizlerini
döver.
Dünya hali
buymuş meğer,
Kesme ümidin
mevladan.
Ali KIRAÇ
SEVMEZDİM
Belki de
hiç böyle olmamıştım ben,
Sevmiştim
seni canı gönülden.
Aramızda
dağlar ne gelir elden,
Bilseydim
sevmezdim birtanem seni.
Aklıma geldiğinde
içim burkulur,
Gözlerim
ufuklara bakar takılır.
Derinden
derine bir off çekilir,
Bilseydim
sevmezdim birtanem seni.
Istırapla
dolu geçer günlerim,
Hiç ağlamam
derken doldu gözlerim.
Sensiz bu
illerde nasıl özlerim,
Bilseydim
sevmezdim birtanem seni.
Öyle ki sevdiğim
küstüm hayata,
Belki de
sevemem böyle bir daha.
Azıyor kalbime
açtığın yara,
Bilseydim
sevmezdim birtanem seni.
Ne zormuş
Kıraç’ım gönül yarası,
Allah’ıma
kaldı bundan sonrası.
Eski bir
resimdi tek hatırası,
Bilseydim
sevmezdim birtanem seni.
Ali KIRAÇ
KÖYÜMÜN KIZI
Kurmak istemiştik
sıcak bir yuva,
Kenarlarda
koltuk ortada soba.
Sen evin
kadını bense bir baba,
Nasıl unutursun
köyümün kızı.
Çok değişmişsin
duydum ki elden,
Çalar olmuşsun
kız sen de her telden.
Bizi kimse
ayıramaz diyorken,
Nasıl unutursun
köyümün kızı.
Gönülden
severken neden değiştin,
Gelmiyor
mu aklına ettiğin yemin.
Deliler gibi
sevdiğin bendim,
Nasıl unutursun
köyümün kızı.
Şimdi ne
sen varsın ne de hayalin,
Kurudu dudağım
boş kaldı elim.
Seven gönlüm
mahcup sevilen zalim,
Nasıl unutursun
köyümün kızı.
Her şey bitti
yıllar geçti aradan,
Küllendi
ateşim kapandı yaram.
Yalan oldu
Ali’m o büyük sevdan,
Nasıl unutursun
köyümün kızı.
Ali KIRAÇ
ZAMAN
Yıl yetmiş
sekiz miş ayı bilmem ya,
Şu beni anamdan
doğduğum zaman.
Okula başladım
sayı bilmem ya,
Tam yedi
yaşına geldiğim zaman.
İlk okulu
yedi yılda bitirdim,
Tam yaşımı
on dördüne yetirdim.
Yazın düğün
edip gelin getirdim,
Yenice kendimi
bildiğim zaman.
Kul Kıraç’ım
der de ne olur,
Ancak kötü
kader dert beni bulur.
Korkarım
cenazem meydanda kalır,
Şu gurbet
ellerde öldüğüm zaman.
Ali KIRAÇ
ÖZLERİM
Bak geçiyor
ömrüm çile, dert ile,
Bülbülün
feryadı vefasız güle.
Var git arkadaşım
sen güle güle,
Şimdi kara
gözlü yari özlerim.
Çaresiz bedenim,
yaram çok derin,
Gitmiyor
gözümden senin hayalin.
Bu yarama
inan melhem yok benim,
Şimdi kara
gözlü yari özlerim.
İntizarım
var ki uzun yollara,
Dolu yağmış
zarar verir güllere.
Derdimi diyemem
yaban ellere,
Şimdi kara
gözlü yari özlerim.
Tanyeri ağarıp
sabah olunca,
Doluyor gözlerim
güneş doğunca.
Ellerim koynumda
yalnız kalınca,
Şimdi kara
gözlü yari özlerim.
Yüklemişim
derdi ben katar katar,
Ümitler dünyama
mutluluk satar.
Gün gelir
Ali’m de toprağa yatar,
Şimdi kara
gözlü yari özlerim.
Ali KIRAÇ
MECBUR MUYUM?
Aktı gözlerimden
yaşım,
Dertle doldu
garip başım.
Zehir oldu
suyum aşım,
Dert çekmeye
mecbur muyum?
Sevmemeye
yenim ettim,
Bilseniz
ki neler çektim.
İnan ki canımdan
bıktım,
Dert çekmeye
mecbur muyum?
Gönül sarayım
yıktılar,
Mecnun ismini
taktılar.
Zaman geçti
unuttular,
Dert çekmeye
mecbur muyum?
Alnımın kara
yazısı,
Gitmez yüreğin
sızısı,
El almış
sevdiğim kızı,
Dert çekmeye
mecbur muyum?
Bahçemde
güllerim solmuş,
Siyah saçım
akla dolmuş.
Bak gençliğimde
kaybolmuş,
Dert çekmeye
mecbur muyum?
Düşe kalka
geçer ömrüm,
Bazen rüyamda
görürüm.
Belki dayanmaz
ölürüm,
Dert çekemeye
mecbur muyum?
Ali’m
düştün bu hallere,
Bir şey diyemem
ellere,
Sonu gelmez
hayallere,
Aldanmaya
mecbur muyum?
KIZIM
Okulda yanmazdı
teneke soba,
Çıkmazdı
sırtımdan pireli aba.
Karneme baksan
iyi yok töbe,
Orta ile
sınıf geçerdim kızım.
Ne kadar
uğraştım çalamam sazı,
Bir araba
aldım geçmiyor yüz’ü.
Nazlandı
Memili vermiyor kızı,
Olsa bir
yarımlık içerdim kızım.
Olmadı işlerim
çözüldü kolum,
Nere gitsem
köye düşüyor yolum.
Sensiz bu
illerde ne olur halim,
Seni güzellerden
seçerdim kızım.
Devlet işi
diye tutturdu anan,
Zengin olacakmış
isteyen adam.
Yeter artık
gülüm tükendi çabam,
Ben yüce
dağlardan geçerdim kızım.
Kul Kıraç’ım
yoktur cebimde param,
Anladım fakire
evlenmek haram.
Olsaydı pakette
bir tek sigaram,
Bunun üstüne
de içerdim kızım.
Ali KIRAÇ
|