BU GECE

 

Yalnız seni düşündüm,

Ağladım hep bu gece.

Güle hasret hüzündüm,

Ağladım hep bu gece.

 

Aşkın gönülde çile,

Düşme dillerden dile.

Hayalin olsa bile,

Bağladım hep bu gece.

 

Hasret tüten sevgine,

Solan yaprak rengine.

Bakıp bakıp resmine,

Ağladım hep bu gece.

 

Muradına erdin mi,

Hiç mutluluk verdin mi,

Derdim senin derdin mi,

Dağladım hep bu gece.

 

Bülbül suskun bağında,

Şu sonbahar çağında,

Coştum gönül dağında,

Ağladım hep bu gece.

 

Bayram ÇAĞINDA

 

DURAN DALKILIÇ

 

01.09.1968 Bünyan Karakaya kasabası doğdu. İlkokulu kasabada okudu. Ortaokulu Kayseri 50. yıl Dedeman ortaokulunda, liseyi Kayseri Lisesinde okudu. Açık öğretim İktisat Fakültesi 3.sınıfta tahsiline devam etmekte. Evli ve iki erkek çocuk babasıdır. Kayseri'de ikamet etmekte ve Uhud Gıda LTD. ŞTİ.'de Ülker satış plasiyeri olarak çalışmaktadır. Şiire 1984'de başladı. Gazetelerde şiirleri yayınlandı. ANASAM üyesidir.

 

 

DİNLE

 

Aşkın şarabını zevkle içerken,

Sevdan şu gönlümü içten yakarken,

Mutluluk düşünüp hayal kurarken,

Ağlatıp da beni yıkma sevgilim.

 

Gönlümden gönlüne sevgi akarken,

Aşkını derdime ilaç yaparken,

Sensiz bir dünyaya bomboş bakarken,

Bırakıp da beni gitme sevgilim.

 

Duran Dalkılıç 7.5.1993

 

 

GÜLÜM

 

Gönlümü kaptırdım güzel bir güle,

Döndüm artık şimdi garip bülbüle,

Gün demem ben sensiz geçen bir güne,

Kazıdım ismini gülüm gönlüme.

 

Adını yazdığım o kara taşlar,

Mahveder gönlümü yay gibi kaşlar,

Senden ayrılınca acılar başlar,

Akar gözlerimden selim gönlüme.

 

Geçiyor sevgilim baharlar, yazlar,

Adını andıkça yüreğim sızlar,

Hep sana duyduğum sevgiler, hazlar,

Anlatır aşkımı telim gönlüme.

 

Duran Dalkılıç- 10,11,1987

 

 

 

YUNUS EMRE

-Yunus İçin-

 

Sade duru dilinle,

Sevgi dolu gönlünle,

Hakka açık elinle,

Unutulmazsın Yunus.

 

Hak yoluna düşensin,

Garip garip gezensin,

Hakka gönül verensin,

Unutulmazsın Yunus.

 

Duran Dalkılıç –Mart 1988

 

DERT ORTAĞIM

 

Sensin ancak dünyada benim sırdaşım,

Derdimi anlattığım dert arkadaşım.

Damlar bazen üstüne akan gözyaşım,

Dert ortağımsın benim şiir defterim.

 

Sanırım ki, beni yalnız sen seversin,

Benimle ağlayıp, benimle gülersin.

Çektiğim çileyi bir tek sen bilirsin,

Can yoldaşımsın benim şiir defterim.

 

Akar  bu göz yaşlarım sel gibi durmaz,

Dertlerim çok ağırdır taşıyan  kalmaz,

Halimi senden başka anlayan olmaz,

Keder yükümsün benim şiir defterim.

 

Duran Dalkılıç- 10,12.1988

 


SEN

 

Sen bir dumansın yüce dağımda,

Sen bir goncasın gönül bağımda.

Sen bir ışıksın karanlığımda,

Ümit çiçeğimsin yalnızlığımda.

 

Duran Dalkılıç- 10,12,1988

 

 

YENİ YIL

 

Ömür mü bitiyor, yıllar mı kısa,

Kalpleri sarıyor hüzün ve tasa.

Gerek yok tutmaya sanırız yasa,

Her geçen bir yılda elbet neşe var.

 

Geçti bir yıl daha yine ömürden,

Bülbüle figan var gonca gülünden,

Sevgi ve coşkular taşsın gönülden,

Her gelen bir yılda elbet ümit var.

 

Duran Dalkılıç- 1,1,1989

 

 

GURBET

 

Rüzgar gibi hep savuran,

Gönlümü yakıp kavuran,

Yurttan, yuvadan ayıran,

Sensin, hep sensin, sen gurbet.

 

Sevdiğim alıp götüren,

Gözlerimden yaş döktüren,

Bana hasreti çektiren,

Sensin, hep sensin, sen gurbet.

 

Duran Dalkılıç-20.2.1989

 

 

HİSSEDER MİSİN?

 

Saçların dökmüşün şakaklarına,

Gamzeler gül olmuş yanaklarına,

Bir buse kondursam dudaklarına,

Aynı duyguları hisseder misin?

 

Dilin bir an sürçüp beni anarsa,

Gönlünü bir garip duygu sararsa,

Dostların ne oldu diye sorarsa,

Aynı duyguları hisseder misin?

 

Hayalin gitmiyor hiç gözlerimden,

Yardıma muhtacım tut ellerimden,

Bir mana çıkarsa bu sözlerimden,

Aynı duyguları hisseder misin?

 

Duran Dalkılıç-22.2.1989

 

 

BAŞKADIR

 

Sevgiliyi anlatır tüm tatlı sözler,

İnsan sevdiğini her zaman özler,

Belki gelir diye yolunu gözler,

Hasret bir başkadır özlendiğinde.

 

Dünyada arasan eşi bulunmaz,

Ne para, ne pulla satın alınmaz.

Elmas ne ki, onla kıyaslanamaz,

Kıymet bir başkadır bilindiğinde.

 

Kara kış bitiyor, bahar geliyor,

Gönlümdeki gonca, güle dönüyor,

Belli ki halinden, o da seviyor,

Sevmek bir başkadır sevildiğinde.

Duran Dalkılıç- 22.1.1992

 

 

 

 

DEĞİŞTİRDİN

 

Yaşamayı sevmezdim,

Hayata sen bağladın.

O masum bakışınla,

Yüreğimi dağladın.

 

Kuru bir dal gibiydim,

Hayat verdin sen bana.

Feda olsun sevdiğim,

Bu can senin uğruna.

 

Gerçek özlem neyimiş,

Sen gidince anladım.

İçimde bir sızıyla,

Sabaha dek ağladım.

 

Duran Dalkılıç- 26.1.1992

 

YUNUS KARACA

 

1936 yılında Nevşehir Gülşehir ilçesine bağlı Yeşilli köyünde doğdu. Babasının aynı yıl vefatı üzerine Karaburnalı olan annesi ile Karaburna’ya döndü. Dedesi Hacı Yusuf Güleç’in yanında 12 yaşına kadar kaldı. Ondan sonra gurbet gurbet dolaştı. Askerlik dönüşü Ankara’ya yerleşerek 1964 yılında Ankara radyosunun açtığı saz sanatçısı sınavını kazanarak yurttan sesler korosuna bağlama sanatçısı olarak katıldı. 1997 yılında 36 yıllık hizmetden sonra emekli oldu. Aşıklara meraklı olan Karaca, yurdun dört bir yanını dolaşarak seyahat etmekte, derleme ve besteler yapmaktadır. Aynı zamanda şiirler yazan sanatçı, ANASAM üyesi olup, Ankara’da ikamet etmektedir.

 

 

FEDA OLSUN

-Sevgili Atilla Mayda’ya TRT ritm sanatçısı -

 

Bizi sevenlere canım

Hep varımız feda olsun.

Dile getirip öğene,

Bu canımız feda olsun.

Bizi bir yerde anana,

Bizleri derviş sanana,

Bizimle hem-hal olana,

Bu kanımız feda olsun.

Bizler herkesi severiz,

Haklı olanı överiz.

O’na varmağa everiz,

Bu şânımız feda olsun.

Atilla’dır rehberimiz,

Göz de gönülde ferimiz,

Olmak isterse pirimiz,

           Her şeyimiz feda olsun.

 

 

ERCİYES DAĞINA

 

Senin başın benim başım,

Niye dumanlı, dumanlı.

Senin halin, benim halim,

Her an gümanlı, gümanlı.

 

İlkin güneş sana doğar,

Ağustos da karlar yağar.

Avcıların avın kovar,

Haller yamanlı, yamanlı.

 

Alın yazım sana benzer,

Yağar yağmur kar serpeler.

Issız karanlık geceler,

Geçer temelli, temelli.

 

Tipi boran hallerimiz,

Kapalıdır yollarımız.

Kervan geçmez bellerimiz,

Yollar dumanlı, dumanlı.

 

Dağlar benim öz kardeşim,

Hem ekmeğim hemi aşım,

Hem yarenim, hem yoldaşım,

Göğsü çimenli çimenli.

 

Kalkmış başımız havaya,

El açtık ulu mevlâya.

Yunus hazır ol duaya,

Yalvar imanlı, imanlı.

 

Yunus KARACA

 

ÜÇYÜZ ON AŞAĞI NAZIM EYLEDİM

 

ANASAM denince Sabit İnce’yi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Âşık,maşuk, yazar,çizer oncayı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Erkan Ayrancı’yı, Ali Baş beyi,

Abdullah Erkal’la Ahmet Ekici,

Murtaza Ekici, Murat Dalgıç’ı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Şevki Çobanoğlu, Kadir Karaman,

Ayşe Zeynep Şahin, Kemal Ahmet Şen,

Hüseyin Karaman, İbrahim Şahin,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Mustafa Yaralı, Nazende İnce,

Ülker Aygün, Emel Seçen, gül gonca,

Mustafa Akbaba, Ahmet Canbaba,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Abdullah Satoğlu, Osman Çamur’u,

Hamit Bölücek’i, Şakir Susuz’u,

Abdülkadir Güler, Nusret Turan’ı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Ömer Albayrak’ı, Yüksel Kalkan’ı,

Bünyamin Mantıcı, Sait Sargın’ı,

Şemsettin Kuzeci, Mümtaz Beğen’i,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Cemal Toptaş ile Ayla Yıldırım,

Rabia Barış’la, Hüseyin Balım,

Kezban Karaman’la, Baki Yıldırım,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Burhan Gümüş ile Recep Çalkaner,

Mehmet dervişoğlu, Ahmet Asma’lar,

Mustafa Bozkurtlar, Mahvi babalar,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Abdurrahim Karakoç’a maşallah,

Karacaoğlan torunudur hem billah.

Bizlere rehberdir daim İnşaallah,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Mualla Adıgüzel, Âşık Meydani,

Âşık dursun Cevlan, Ali Böhtani,

Ali Rıza Güney, Âşık Yetimi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Mehmet Postallı’yla, İsmail Kara,

Mustafa Özdere, Âşık Budala,

Kayserilidir Mustafa Sarıkaya,

İbaokurgil’i yazmasak olmaz.

Âşık Gazi Hasan, Arık Ozanı,

Arzu ile kamber, Âşık Duran’ı,

Âşık Dimişki’yi, Karslı Cihanî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Âşık Celbî, Cevrî, Cezbî, Cevabî,

Cemalî, Çınarî, Ceşmî, civanî,

Çırpanlı, Cehdî, Caferoğlu, Caferî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Dedemoğlu, Kayserili Didarî,

Şarkışlalı Âşık Hasan Devranî,

Aksaraylı Halvetî’den Cemalî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Hüseyin Çırakman, Karslı Divanî,

Doktor Bekir Mutlu, Âşık irşadî,

İsa Kayacan’la, Âşık Ferrahî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Afyonlu Dehşetî, Âşık Figanî,

Tekirdağlı Ferdî, Âşık Gülzarî,

Konyalı Gufranî, Vanlı Hayretî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Zaralı İsyanî, Kıbrıslı Kenzî,

Kalender Abdalla, Âşık Kanberî,

Kemalî Bülbülle, Âşık Nuzulî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Erzurumlu Üstad Osman Kemalî,

Öksüz Ahmet, Öksüz Dede, Nahifî,

Kandiyeli Nazmî, Âşık Neşatî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Tortumlu Ummanî, Semih Sergen’i,

Üçüncü Selimi, Fatih Mehmed’i,

Murat bir ile dördüncü Murat’ı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Karslı Askerî’le, Sivaslı Rindî,

Kırbıyıklı Ali, Âşık Çelebi,

Âşık Azmî, Arşî, Âşık Küşadî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Bursalı Kaygulu, Abdal Sarayî,

Vizeli Alattin, Âşık Lokmanî,

Âşık Lamekanî, Âşık Mazharî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Pazarcıklı Kul Ahmet’i Âşık miadî,

Âşık mebnî, Münir baba, Misalî,

Mahyî ,Mahvî, Mehdî, Muallim Naci,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Şair Erkan Sürmen, aşık Meşrebî,

Kalcaklı Miratî , Âşık Nedimî,

Mehmet Akif Ersoy, Aşık Nailî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Tekirdağlı Namık Kemal, Nemayî,

Akkirmanlı Nakşî, Necib, Cahidî,

Kula’lı Nuzulî, Pir Mehmet, Pakî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Rıza Tevfik, Raptî, Razî, Rumuzî,

Üsküdarlı Ramî, Âşık Reculî,

Erzincanlı Rıza, Bağdadî Ruhî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Said Emre, Seher Abdal, Siyahî,

Seyyit Ali Sultan, Aşık suzanî,

Selman Cemal Baba, Sersem Ali’yi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Niğdeli Hitabî, Âşık Hakirî,

Kütahyalı Gaybî, Ürgüplü Mahvî,

Posoflu Müdamî, Borlu Meknunî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Moralı Mahzunî, Aşık Mazlumî,

Misalî, Meşrebî, Aşık Miçmerî,

Sivaslı Mecruhî, Aşık Matlubî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Üstat Neyzen Tevfik, Seyyit Nesimî,

Erzurumlu Nefî, şair Nedim’i,

Urfalı Nabi’yi, Giritli Resmî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Akkışlalı Koyun Abdal, Şemimî,

Sivas ellerinden Sefil Selimî,

Çıldırlı Şenlikle Sivaslı Suzî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Şemsi Yastımanla, Aşık Pinhanî,

Elbistanlı Pehlül Ali, Pervanî,

Sivaslı Şems ile Sivaslı Şeyhî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Elmalı’dan Abdal Musa, Mütlukî,

Miskin Aşık, Meczub Abdal Mecnunî,

Filibeli, Mehdi baba, Makbulî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Mevlit İhsan ile Aşık Medanî,

Aşık Miadî’le Aşık Mazharî,

Kırımlı Mihrabî, Aşık Meftunî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Meydan Abdal, Aşık Mahî, Mihnetî,

Mahmut Oğlu Mahremoğlu, Müştakî,

Yusufeli’li Muhibbî, Minhacî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Maraşlı Hezarî, Bayburtlu Hilmî,

Edirneli Hakkı ,Aşık Hengamî,

Vardarlı Hayretî, Aşık Hicranî,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Ispartalı Seyrani’yi, Savni’yi,

Acemli Süruri, Aşık Sakiyi,

İstanbul’dan Sadık Baba, Sırrıyi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Sefil Dede, Sefil Abdal Senayi,

Tortumlu Sümmani, Sultan Veled’i,

Süleyman Nazif’i, Ümmi Sinan’ı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Muhlis Akarsu’yla, Aşık Daimi,

Maraşlı Mahzuni, Aşık İbreti,

Seyyitgazi’lidir Ali İlhami,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Karamürsellidir Aşık İhlasi,

Erzurumlu  Hakkı, İbrahim Nakşi,

İbrahim Tennuri, Aşık İrfani,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

İkbal Bacı, Leyla Saz’ı, Arife,

Abdüllahat Nuri, Ademi Dede,

Adile Sultan’la, ol ali Beşe,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Arzu ile Kamber, Ferhad’la Şirin,

Civan Ağa ile Çıracı Miskin,

Neşet Ertaş ile Aşık Muhyiddin,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Hüseyin Elmaağaç, Seyyit Seyfullah,

Emini Düştü’yle, Aşık Kerim Şah,

Süleyman Çelebi, Erçişli Emrah,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

Murat Çobanoğlu, Aşık Kara’yı,

Şeref Taşlıova, Aşık Yeksani,

Çankırılı Yadi, Keşanlı Zati,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Enderunlu Vasıf, Yaşar Reyhani,

Beşiktaşlı veli, Aşık Tufeyli,

Vali Abdurrahim, aşık Lezizi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Darendeli Aşık Ali Gürbüz’ü,

Ahmet Kutsi Tecer, Aşık Hüzni’yi,

Şekip Şahadoğru, Aşık Hükmi’yi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Hilmi Mehmet dede Sultanı,

Hulki Baba, Hüsni Baba, Herdemi,

Hulusi Babayla , aşık Hüsrevi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

İzzet Molla, Hasan dede, İbreti,

Kasımi Can, Kazak abdal, Kul Cevri,

Kul semai, Rafet Fidan, Pir Ali,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Hüsamettin Güney, Halil Soyuer,

Ali Çatak, Yavuz Bülent Bakiler,

Faruk Nafiz Çamklıbel, Orhan Veli’ler,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Şair Bekir Sıtkı, Feyzi Halıcı,

Toklömenli Said, Mısırlı Ecri,

Ahıskalı Emrah, İranlı Sadi,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Kadir kıymet bilir Müslüm Sümbül’ü,

Aşık  Vahit Bulut, Aşık Gülşadi,

Aşık Bayramî’le, Mahmut Erdal’ı,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Doksanını daha önce söyledim,

Üç yüz on’u yeni nazım Eyledim,

Beş yüz daha yazmak için peyledim,

Saymadan olur mu, yazmasak olmaz.

 

Yunus Karaca’yım, artık yoruldum,

Bunca yıldır aşıklıktan ne buldum,

ANASAM denince takıldım kaldım,

Anmasak hiç olmaz, yazmasak olmaz.

 

5 Nisan 2001 ANKARA

 

Yunus KARACA

 

 

ALİ KIRAÇ

 

Kalabalık bir  ailenin en küçük oğludur. Dokuz  kardeşi var. K. Maraş’ın Göksun İlçesine bağlı Kanlıkavak Köyü’nde Mart 1978’de doğdu. İlk ve ortaokulu köyde, liseyi Yeşiltepe lisesinde bitirdi. 1998’de askere gitti.Askerlik dönüşünde İstikbal A.Ş.’ye girdi. Okul yıllarında  birçok parodi ve skeçlerde oynadı.1992’de Göksun Lisesinde Düzenlenen Şiir Yarışmasında birinci oldu. Halen İstikbal A.Ş.’de çalışmaktadır.

 

 

BANA KIYMA

 

Titriyor bak dizlerim,

Ağır geliyor sözlerin.

Taşımaz yükü bedenim,

Ne olursun bana kıyma.

 

Göz yaşımı seller aldı,

Ümidimi yeller aldı,

Şu ömrümü yıllar aldı,

Ne olursun bana kıyma.

 

Ali KIRAÇ

 

 

OLMADI  MI?

 

Yordum bedenimi boşu boşuna,

Dayadım belimi pınar taşına,

O ela gözlerin bir bakışına,

Yürek alev alev kor olmadı mı?

 

Yel esip saçını aldı savurdu,

Cilven nazın beni yakıp kavurdu.

Şu Pınarın bile suyu kurudu,

İçim yanıp yanıp kül olmadı mı?

 

Nasıl da parlıyor yüzü sanki ay,

Taşımıyor beni vay dizlerim vay,

Oturup kuruyan çeşmeleri say,

Gönlüm açıp solan gül olmadı mı?

 

Deli ettin beni zalimin kızı,

Attın ki içime ince bir sızı,

Kıskanır görseler el alem bizi,

Ali’m yele giden dal olmadı mı?

 

Ali KIRAÇ

 

 

O GÜN

 

Dün gibi aklımda o gün,

Titriyordu ak ellerin.

Birkaç damla yaş gördüğüm,

Islandı kara gözlerin.

 

Hiç gülmedi yüzüm o gün,

Ayrılmaktan k