|
ZEYNEP ŞAHİN
1955
yılında kayseri Pınarbaşı'nda doğdu. Okumayı çok sevdiği halde kız çocuğu
olduğu için babası tarafından okutulmadı. İlkokulu bitirebildi. Evli ve 5
çocuk annesi şaire, ANASAM üyesidir. Eserleri çeşitli gazete ve dergilerde
yayınlanmaktadır. "Ben Anadoluyum " adlı şiir kitabı yayınlandı.
NE
OLUR GURBETTE KALMAYIN TURNAM
Yine mi göründü gurbet yolları
Turnam aşar gider karlı dağları
Mevlam yakın etsin uzak yolları
Ne olur gurbete kalmayın turnam
Nevşehir'e vardım kurumuş bağlar
Kış gelince alır karını dağlar
Uçurmuş yavruyu bir ana ağlar
Ne olur gurbete kalmayın turnam
Kızılırmak Avanos'u bölüyor
Göreme'de görülmeyi değiyor
Turnam gurbet eli meskan ediyor
Ne olur gurbete kalmayın turnam
Gurbet beni yaralıyor özümden
Turnamı vurmuşlar iki gözünden
Gurbeti bekliyor geçim yüzünden
Ne olur gurbete kalmayın turnam
Gök yüzünde kara bulut dolaşır
O bulutlar yağmur suyunu taşır
Akar gözüm yaşı ile karışır
Ne olur gurbete kalmayın
turnam
|
YÜCE DAĞBAŞI
Yüce dağ başında meleyen kuzu
Yüreğime açtı ince bir sızı
Hep mi yalan idi o dostun sözü
Bir selam göndersen gelir mi ola
Yüce dağ başında ben bir dikenim
Yel vurur da yaprağımı dökerim
Senin için her cefayı çekerim
Çektiğim cefayı bilir mi ola
Yüce dağ başında ufacık taşlar
Yıllardır kurumaz gözümde yaşlar
Yanağımda soldu pembe gülüşler
Görse,şu halime ağlar mı ola
Yüce dağ başında karlar eriyor
Eriyen kar düz ovaya yürüyor
Seniyinen gidenler hep dönüyor
Gurbet elde günü doldu mu ola
Yüce dağ başında çiçekler açmış
Her çiçek kendine ayrı renk seçmiş
Bu dünyaya gelen mutlaka göçmüş
Bu yoldan bizim göç geçer mi ola
ZEYNEP ŞAHİN
|
|
OĞLUMA ÖZLEM
Bindirdim seni uçağa
Haydi oğlum güle güle
Gittin uzak Japonya'ya
Hiç gelmedin iki sene
Amerika neme gerek
Türkiyede yok mu ekmek
Her yerin kapısı açık
Yeterki çalış ver emek
Geçtin doğudan batıya
Mevlam rastlatma kötüye
Kaç memleket gezdin oğlum
Salmaz idim bir kapıya
Resimlerin kandırmıyor
Ne söylesem aldırmıyor
Bari sesini duyayım
Telefonu çaldırmıyor
Yıllarca gurbete gittin
Oralarda nasıl ettin
Haberin aldın mı oğlum
Kardeşini gelin ettim
Sensiz bayramlar hüzünlü
Yollarda koydun gözümü
Günün gurbet elde geçti
Oğlum bu dünya ölümlü
Gönder oğlum Amerika
Yalvarıyom büyük kıta
Bilmediğim yere gitmiş
Okyanuslar gece gece
Uçaklar gider havada
Yolu yok imiş karada
Gemiye binde gel oğlum
Karşılarım İstanbul'da
Yıllar geçer devran döner
Ana kuzusuna meler
Hep böyle ağlanılmazya
Elbet bir gün yüzüm güler
İtlerde olmasın ana
Usandım gün saya saya
Bende kurban keseceğim
Gurbetten dönünce sana
ZEYNEP ŞAHİN
|
SEVERİM
Büyük isen sevmesini
Küçük isen saymasını
Selam verip almasını
Selam vereni severim
Kış olmasa gelir mi yaz
Yalan değil gerçeği yaz
N'olur fedakar ol biraz
Ben fedakarı severim
Hak deyince hakkı bilen
Sofrasında helal yiyen
Dostlarına güven veren
Özü sözü bir severim
Kolay girilmez gönüle
Bir demet gül al eline
Tatlı kelam koy diline
Muhabbeti çok severim
Dünyaya bakan iki göz
Hakka bağlı olmalı öz
Aya benzer gülen bir yüz
Yüze güleni severim
Hiç gösteriş yapmayanı
Dine akar katmayanı
Kula minnet etmeyeni
Yüreklileri severim
Hayat akan suya benzer
Bazan coşar bazan diner
Ne eylerse güzel eyler
Gönlü güzeli severim
İnsan ömrü bir gün gibi
Sabah öğle ikindini
Uçsuz bucaksız evreni
Kuran Allahı severim
ZEYNEP ŞAHİN
|
|
KADINLAR GÜNÜ
Mustafa Kemal bize
Bütün hakları vermiş
İnsan olan insanlar
Her yerde eşit demiş
Sekiz mart kadınların
Birlikte kutlayalım
Bizler köle değiliz
Dünyaya duyuralım
Yıllar önce cepede
Bizde savaşmadık mı
Kadın erkek elele
Engeller aşmadık mı
Biz kadınlar emekci
Hem de üretkenleriz
Kadın olduğumuzdan
Pratiktir beynimiz
Çocukların annesi
Evlerin hanımıyız
Adımız kadın bizim
Bizler haksızlar mıyız
Kadın erkek birlikte
Kurulmaz mı bir yuva
Huzur mutluluk yeri
Karışır çoluk çocuğa
Bence çok önemlidir
Kadının eğitimi
Kadın bir güneş gibi
Aydınlatır her yeri
Okumanın yaşı yok
Okuyalım bacılar
Okuduğumuz bilgiyi
Dokuyalım bacılar
Gerici olmayalım
Hep ileri gidelim
Cennet ayağımızda
Kıymetini bilelim
Terlik papuç değiliz
Usanınca atsınlar
Meclisin yarısını
Kadınlara versinler
Hiç kimse kadınlara
Kem gözlerle bakmasın
Kadınlık bir suç değil
Herkes hakkın arasın
Biz kadınlar olmasak
Olur mu huzur düzen
Ne bir ezen olalım
Ne de biz bir ezilen
ZEYNEP ŞAHİN
|
SENİ
Erciyes'in beyazında
Torosların ayazında
Dadaloğlunun sazında
Sevdim seni sevdim seni
Bahçelerin güllerinde
Bülbüllerin dillerinde
Mahsuni'nin tellerinde
Çaldım seni çaldım seni
Koyunları postu korur
Fikir başka başka olur
Veysel gönlü ile görür
Dedim seni dedim seni
Ellerde olmaz mı güzel
Kaşları hep kalem yazar
Karacaoğlan güzel gezer
Sordum seni sordum seni
Pınarların gözlerinde
Sevgi kaynar özlerinde
Mevlananın izlerinde
Buldum seni buldum seni
Yanan otel dumanında
Sazları kaldı yanında
Pir sultanın dar'ağcında
Gördüm seni gördüm seni
Ozanların sazlarında
Güzellerin nazlarında
Hacı bektaş sözlerinde
Bildim seni bildim seni
Çiçek güzeldir dalında
Diken olur hep yanında
Yunus emre hak yolunda
Verdim seni verdim seni
Türkiyenin dört yanında
Bayrak çok güzel bağrında
Mustafa Kemal'in yolunda
Derdim seni derdim seni
Zeynep hanım bitir sözü
Güzel olmalıdır özü
Bitmez şairi yazarı
Yordum seni yordum seni
ZEYNEP ŞAHİN
|
|
İLYAS TÜRKMEN
1956
yılında Yozgat ili Fehimli köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladı.
Ozan 70'li yıllarda saz çalmaya başladı. Evli ve dört çocuk babası halen
çiftçilikle iştiğal etmekte. 2 adet kaseti yayımlanmış olup üçüncü kaseti
hazırlık safhasındadır. Çeşitli televizyon proğramlarında yer almaktadır.
Emeklidir ve Kayseri'de ikamet etmektedir. Çeşitli kitaplarda şiirleri ve
eserleri yayınlanmaktadır. ANASAM Anadolu ilim ve edebiyat eseri sahipleri
meslek birliği üyesidir.
YAVRU VATANIMIZ
Asırlardır yaşamıştır soyumuz
Kıbrıs yavru vatanımız diyorum
Limanımız,sahilimiz,köyümüz
Kıbrıs yavru vatanımız diyorum
Bir bütündür bölemezler,bölünmez
Aldırmayız,öyle kolay alınmaz
Ha deyince haritadan silinmez
Kıbrıs yavru vatanımız diyorum
Ozan İlyas can vermeye hazırız
Düşman varsa temelinden kazırız
Tetikteyiz,çağırınca varırız
Kıbrıs yavru vatanımız diyorum
İLYAS TÜRKMEN
|
DERİM
Nasıl tanıtayım kendimi size
Hoş muhabbet tatlı sözünen derim
Dünyada kötüden dost olmaz bize
Dilim dönmesede sazınan derim
Yüreğimden taşar tükenmez sevgim
Kendi nefsim ile sürüyor cengim
Büsbütün aleme sonsuzdur saygım
Çoğu bırakır azınan derim
Yozgat vilayetim içimde coşar
Fakılı ilçemdir trenler aşar
Fehimli köyümdür göleti taşar
Ekin biter bahar yazınan derim
Çok severim vatanımı yurdumu
Bayrağımı sancağımı ordumu
Ozan İlyas haktan alır yardımı
İnanarak sıtkı özünen derim
İlyas TÜRKMEN
|
|
BAĞLANIP GALMA
Dolu yağar rüzgar eser sam vurur
Güneş yakar ayaz çeker hep gurur
Sermayen yükselmez kısmetin durur
Bağlılık yapıpta bağlanıp galma
Bir ekerim beş alırım sanarak
Sıcağın altında boşa yanak
Arı gibi daldan dala gonarak
Çiftçilik yapıpta bağlanıp galma
Tavşan dutulur mu koşmazsa tazın
Tüccar ol yavrum birliktir yazın
Büyük ticarette atılmak lazım
Yiğit ol çekimser davranıp kalma
Yaşım kırkı geçti böyle çalıştım
Kayseri'ye geldim biraz alıştım
Çevre edip aşık ozan tanışdım
İlyas'ım çal söyle geride galma
İlyas TÜRKMEN
|
İLYAS TÜRKMEN'DEN
ANI
Hey benim Yozgatım bozok yaylası
Kardeşlik sevgisi bildiği yerdir
Gayet serin olur serttir havası
Oğuz boylarının geldiği yerdir
Çapanoğulları soylu bir yandan
Misafirperverdir hepsi de candan
Su istedi bir evliya çobandan
Yazuna yoz gatsın dediyi yerdir
Gurbet elde vatanıma hasretim
Böyle her yerlerde eylerim metin
Ozan İlyas derki işte Yozgat'ım
Yiğitlerin harman olduğu yerdir.
İlyas TÜRKMEN
|
|
BENİM KÖYÜM
Gezin görün şu Fehimli köyünü
Merasında kuru besli koyunu
Tarlası göletten alır suyunu
Soğuktur ayranı gör bizim köyün
Pancarı bol olur kantar bulamaz
Araç bulup fabrikaya salamaz
Emeğinin karşılığını alamaz
Gardaş geçimi zor bizim köyün
Eskiören Fakılı sulanır bizden
Dertlerim okudum saz ile sözden
İşçiler çadırı kurarlar yazdan
Çok yere faydası var bizim köyün
Ozan İlyas Fehimli'nin ozanı
Dert kaynatır sevgi sunar kazanı
Müezzini yanık okur ezanı
Azıcık yolları dar bizim köyün
"Suyun serin bereketin bol olsun!
Duyup da gelen bizden huzur bulsun!"
İlyas TÜRKMEN
|
ÖĞRETMENE MESAJ
Kaleminle fikrin en etkin silah
Bunu sen böylece bil öğretmenim
Mesleğin kutsaldır yardımcın ALLAH
Sende özü bulur dil,öğretmenim
İlimde teknikte fende sen varsın
Bu günde,yarında,dünde sen varsın
Ararım bulurum Çin'de sen varsın
Kazı cehaleti sil,öğretmenim
Ozan İlyas,size muhtacım bende
Yürürüm ecdadın çizdiği yönde
Kültürde yükseldik senin sayende
Dilerim ebedi gül,öğretmenim
İlyas TÜRKMEN
|
|
GÖRME BANA
İnsaf et ne olur zalim felek
Üç günlük ömrünü çok görme bana
Giydirdin sırtıma ateşten yelek
Üç günlük ömrünü çok görme bana
Bir gün yüzüm gülse bir şey oluyor
Hep çileli dertler beni buluyor
Bülbülüm gafeste güller soluyor
Üç günlük ömrünü çok görme bana
Talihimmi böyle yazımmı gara
Git gide artıyor yürekte yara
Şu Ozan İlyas'ı düşürme dara
Üç günlük ömrü çok görme bana
İlyas TÜRKMEN
|
BÖYLE
Her gün çileliyim yüzüm gülmedi
Ezelden yazılmış gaderim böyle
Ahbaplarım gitti geri gelmedi
Ondan artar oldu kederim böyle
Anamın babamın ahın almadım
Garibin yetimin hakkın çalmadım
Senelerdir gerçek dostu bulmadım
Gurbet ele doğru giderim böyle
Söyle Ozan İlyas sözün hasını
Mızrabımla sildim gönül pasını
Aşk ile doldurdum bade tasını
Dostlarıma sitem ederim böyle
İlyas TÜRKMEN
|
|
NEREDE
Öyle bir güzelsin bulunmaz eşin
Neredesin gara gözlüm nerede
Kaldır bulutları,doğsun güneşin
Neredesin gara gözlüm nerede
Habersiz bırakma ne olur ara
Gönlüm dayanmıyor bu ahu zara
Sürde merhemini gapansın yara
Neredesin gara gözlüm nerede
Aşk gerdanı ipek şaçın gizliyor
Hasretinden ciğerlerim sızlıyor
Ozan ilyas yollarını gözlüyor
Neredesin gara gözlüm nerede
İlyas TÜRKMEN
|
GÖRÜN
Şikayetim vardır benim sizlere
Gelin şu Yozgat'ın elini görün
Ulaşılmaz hizmet neden bizlere
Benim memleketin halini görün
Çiftçiliktir çalışmaktır huyumuz
Arazi bol dolup taşar suyumuz
Vilayete çok uzaktır köyümüz
Gağnı bile gitmez yolunu görün
Seçimlerde mepusları gelir
Yalan vaatlere herkes gülüyor
Ozan İlyas sizin için çalıyor
Elindeki birkaç telini görün
İlyas TÜRKMEN
|
|
AHMET UÇMAK
1960
yılında Kayseri Kocasinan ilçesi Ebiç köyünde doğdu. Küçük yaşta annesini
kaybetti. Kethüdaoğlu soyundan olan şairin çeşitli gazetelerde ve dergilerde
şiirleri yayınlanmaktadır. Karanfiller adlı şiir kitabı 1996 de yayınlandı.
9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel tarafından "Hoş geldin baba"
adı şiirinden dolayı altın saat ile ödüllendirildi. Evli ve 4 çocuklu şair,
halen Türk Telekomda Kayseri de görev yapmakta olup, ANASAM üyesidir.
DÖN KARA GÖZLÜM
O mahmur bakışın sinemi deldi.
Bırak ağlamayı gül kara gözlüm.
Firakınla gönlüm biharab oldu,
Bitir şu hasreti dön kara gözlüm.
Güller hazar oldu yeşil bahçemde,
Bu divane gönlüm yine matemde.
Tüm dertlerim biter gelsen şu demde,
N'olur anla beni dön kara gözlüm.
Bu garip huzuru sende bulurdu,
Gülüşünle dünya onun olurdu.
Bir buseye sana canın verirdi,
Yalvarırım artık dön kara gözlüm.
|
ZAMANE
Er kalmadı dünyada,namertler el üstünde
Hile,desise,yalan, o Asım'ın neslinde.
Heyhat ki ne heyhat hep dümene sarıldık,
Gün ağardı safak söktü rüya imiş uyandık.
Sanki hep böyle geçecek,fani düzensiz hayat,
Serde akıl şaşırdı ve hep aynı nakarat...
İzzet,şeref kayboldu,taklitlere bakarak.
Doğruyu hiç görmedik siyahlara dedik ak
Gençlik batağa düşmüş yılana sarılıyor,
Yanlış yollara sapmış batıla inanıyor,
Mezarında şehidim onun için ağlıyor
Kalp hastasına doktor kel ilacı veriyor
Herkes bir ağa bulmuş sırtını ona yaslar.
Dürüstlükten bi haber çoğaldı dalkavuklar.
Haklı isen suçlusun,üste çıkar haksızlar.
Ateş olmuş sokaklar binlerce rezalet var
Alime itaat yok,öğretmenler korkuda!
Küfür avaneleri yatmış bekler pusuda.
Mahkemede kararlar bekletilir askıda
Şu dünya ahvaline üzülmez mi şüheda?
Vicdan kalkmış esnaftan,başvuruyor hileye
Temiz süte su katıp satar tam yağlı diye...
Hokkabazlık revaçta,yükle suçu kediye...
Suçlu isen,yukarı ver de kurtul,hediye
AHMET UÇMAK
|
|
GURBET
Uzak kaldım ayrı düştüm vatandan,
Yoksulluk kavurdu içimi gurbet.
Körpe kuzuları koklayamadan
Kar gibi saçımı ağarttı gurbet.
Cananımdan,yavrulardan uzakta
Ne arayan,ne soran var be gurbet.
Nur yüzlü yarimin gönlü merakta,
Bilirim hasrettir yüzüme gurbet.
Çetindir yolların aşılmaz senin,
Zehir gibi suyun içilmez senin,
Çok gaddarsın önün kesilmez senin,
Bir ara ver,yare varayım gurbet.
Şimdi bizim ilde çiçek açmakta,
Koyunlar kuzular oyun oynaşta,
Sılada yavrular gözleri yaşta,
Gurbet yol vermiyor,varam sılama
Özlüyorum vatanımı çok fazla
Yalvarırım Hak'ka bin bir niyazla
Zalim gurbet ne baharda ne yazda
Hiç fırsat vermiyor bana bu gurbet
Kethüdaoğlu'na mekan mısın sen
Sıla,hasret nedir bilmez misin sen?
Ömrümü tükettin sen yok musun sen?
Topuna değişmem taşımı gurbet.
AHMET UÇMAK
|
AHVALİM
Üç yaşında öksüz kaldım anadan,
Sıcak çorba tadamadım dostlarım.
Şu koskoca ama tatsız dünyadan,
Karnı tok sırtı pek gezmedim dostlar.
Hep süründüm ayak üstü basmadım,
Şöyle gül gibi açılıp kokmadım.
Yine de hiç kimseye küsmedim,
Kendi kaderime yanarım dostlar.
Elimden tutup kaldıran olmadı,
Gariptim gönlümü alan olmadı,
Attığım taş hiç yerini bulmadı.
Ağustos ayında kar yağdı dostlar.
Feleğin sillesi çok çetin geldi,
Acı oklar hep üstüme yöneldi,
Anamın kolunda yatmak emeldi,
Hayat bana ağını ördü dostlar.
Şebnem gibi gülde serpilemedim,
Mahkum etti kader çözülemedim.
Çok ızdırap çektim hiç gülemedim,
Koca dünya bana dar geldi dostlar.
Kethüdaoğlu der benim ahvalim,
Anlattıkça hep artıyor kederim,
Yüce Hak'tan ömür boyu dileğim,
Saadet kapısı açılsın dostlar.
AHMET UÇMAK
|
|
SECCADEM
Seher vakti ezanların nurunda,
Önüme serilir yeşil SECCADEM,
Her vakit namazda onun uğrunda,
Beni hakka götürüyor SECCADEM.
Hak huzura onun ile varılır,
Beş vakitte huşu ile durulur.
Kıyamda seccade huzur bulunur,
Velilerin yatağıdır SECCADEM.
KABE'nin örtüsü onun renginden
Kokusu has MEDİNE'nin gülünden
Hak'kın nuru akar dört bir yerinden
İlham kaynağıdır benim SECCADEM
MÜMİN'in rabbine vuslat zamanı,
Akıtır gözünden kan'ı revanı
Nur'u aydınlatır yedi cihanı
Yaratan'a kulluk yeri SECCADEM
SECCADE'min ucu KABE'bakar
Ruhu aydınlatır kalpleri açar,
Dört yanından Mümine nurlar saçar,
CENNET'den müjdeler verir SECCADEM.
Sıkıntı gelince,huzursuz olsan
Madde aleminde batağa dalsan
Gönülden şevk ile bir abdest alsan
Sana mutluluğu verir SECCADEM
AHMET UÇMAK
|
ANNEM(BÜTÜN
ANNELERE)
Ayağın altında cennet yatar bilirim,
Beni de al koluna o dünyada GÜL ANNEM
Bir namedir dilinde hece Kitabım,
Hiç sönmedi sönmesin yüzündeki NUR ANNEM.
Rahlenin başında sen Kur'an'dan ayet oku,
O sımsıcak nefesin sanki Cennet'den koku.
Yüce Rabbim sana hiç göstermesin firak'ı,
Gülüşün başka güzel sen her zaman GÜL ANNEM.
Başucumda sabahlar uyku nedir bilmezsin,
Bana Yunus Emre'den hep ninniler söylersin.
Bülbülsün gül dalımda nede yanıktır sesin,
Şu Fanide her şeyim sensin inan YAR ANNEM.
Yüzün gibi kalbinde bir nur gibi parlıyor,
Gönlün iman kalesi bizleri hep koruyor.
O minicik yavrular sen olmazsan ağlıyor,
Ne büyüktür şefkatin al kollarına AL ANNEM
Drnsiz geceler hüsran gündüzler zehir bana,
Sensiz batmıyor hilal doğmaz güneş cihana,
Sensiz olmuyor sabah,geçmiyor gündüz bana,
Yanımdan hiç ayrılma hep benimle KAL ANNEM.
AHMET
UÇMAK
|
|
BACIM
Seher vakti düşer tozlu yollara,
Kınalıdır ak elleri bacımın
Ekin biçer orak tutar sap atar,
Mis kokulu akar teri BACIMIN.
Gülle taşır mermi taşır savaşta,
Ulak olur haber verir barışta,
Vatan toprağından her bir karışta
Oluk oluk kanı akar BACIMIN.
Hele namusuna bir göz edile
Boğar bir katrede göz kırpmaz bile
Önderi müjdeler kutsal hadisle
Ayağı altında cennet BACIMIN.
Nice yiğit yetiştirir vatana
Balam sütüm helal olsun der ona
Eğer saldırmazsa zalim düşmana
O ak sütü haram olur BACIMIN
İlmek ilmek nakış atar elleri,
Bir yanık türküyü söyler dilleri,
Anadolu'dadır hep erenleri,
Pir'i Rabia'dır benim BACIMIN
İşte benim bacım böyle biline.
Şükür eder secde eder rabbine,
Mevla yardım eder kenter kuluna
Kethüda'lar oğlu ola BACIMIN
AHMET UÇMAK
|
GİZLEMİŞ
Mekandan münezzeh ol ulu Halık
Her zerrede bir cihanı gizlemiş
Karnında sakladı yunusu balık,
Eceli gizlemiş,ömrü gizlemiş.
Yaratmış Adem'i temiz topraktan
Akıl,ilim vermiş onlara yoktan,
Ne gelirse cana hepside Hak'tan
Can içinde nice canlar gizlemiş
Zar için bezemiş gülü bülbüle,
Türlü arzu vermiş her bir gönüle,
Narını nur için emretmiş fil'e.
Karınca ağzında suyu gizlemiş
Gizlemiş habibi ol sıddık ile
Davut'a zanaat vermiş zırh ile,
İsrafil görevin almış sur ile
Üflüyeceği o günü gizlemiş
Mel'un firavunun imanlı eşi
Koynunda,Musa kerimi gizlemiş
Hilafet nurunun en son güneşi
Yatağında habibini gizlemiş.
Küthedaoğluyum sormayın içim,
Tüm gizli sırlarla kavrulur içim
Hidayet olursa Hak'tan kul için
Cennet-i ala'da adın gizlemiş.
AHMET UÇMAK
|
|
BİLİRİM
İşveli, edalı ey güzel dilber
Gönlümün muradı sende bilirim.
Hasretin bu canı yaktı kül etti,
Yellerde savurdu uçtu bilirim.
Sana erişmeye yetmiyor gücüm,
İnan sensiz geçmez oldu bir günüm.
Şu sinemde saklı tomurcuk gülüm,
Yokluğunda soldu, açmaz bilirim.
Ne olur şu çeşm-i yaşımı dindir,
Kapılmadı gönlüm hala senindir.
Hicran yarasına lokman da nedir?
Derdimin dermanı sende bilirim.
AHMET UÇMAK
|
GİTTİ VEFASIZ
Şu gönlümü verdim bir vefasıza,
Sevgimi bilmedi çekip de gitti.
Beni böyle mahzun koydu bu yerde,
Yüreğime ateş salıp da gitti.
Sahte imiş meğer tüm o sevgiler,
Gülüşler, buseler, binbir mameler,
Seven Âşık acep başka ne diler,
Dileğimi yarım koyup da gitti.
Senden başkasının olamam derdi,
Bendeki saf aşkı yerlere serdi.
Bilmem ki bu halim ona ne verdi,
Beni cân evimden vurup da gitti.
AHMET UÇMAK
|