BAYRAK

 

Cennet gibi böyle vatan bulunmaz,

Dalgalansın ay-yıldızlı bu bayrak.

Türk’ün Türkden başka dostu hiç olmaz,

Dalgalansın ay-yıldızlı bu bayrak.

 

Asırlara hükmeyleyen bu millet,

Hiçbir zaman görmemiştir o zillet.

Damarında kanın adı hürriyet,

Dalgalansın öz yurdumda bu bayrak.

 

Fatih’ler, Yavuz’lar her biri deha,

Çok Fatihler yetiştirir, çok daha.

Atatürk örnektir gelmez bir daha,

Dalgalansın şehit kanı bu bayrak.

 

Ata’nın yolunda yetişen gençlik,

Sarıl ilkelere olmasın gedik.

Düşmanın önünde boyun eğmedik,

Dalgalansın sonsuza dek bu bayrak.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

ORMAN

 

Yurdunu sevmeyen insan olamaz,

Sade toprak ile vatan olunmaz.

Yeşeren fidana balta vurulmaz,

Koruyalım, kesmeyelim ormanı.

 

Bülbül figan eder, güller olmazsa,

Ağaçlar yakılıp, çiçek açmazsa,

Vatan güzel olmaz orman olmazsa,

Koruyalım, yakmayalım ormanı.

 

Fidan evlat gibidir, hiç unutma,

Sen yetiştir olur herkese fayda,

Böyle cennet vatan olmaz dünyada,

Koruyalım, kesmeyelim ormanı.

 

Orman çok olursa varlık bol olur,

Temiz hava verir, sıhhat buldurur,

Vatanını seven ormanı korur,

Koruyalım, yakmayalım ormanı.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

HACILAR

 

Temiz hava bitmez çoktur bağrında,

Erciyes yaylası güzel Hacılar.

Safa var bağrında tatlı suyunda,

Cennetin bucağı güzel Hacılar.

 

Kış-yaz bitmez soğuk olur suları,

Serin olur, yeşil cennet bağları,

Tutkundur insanı, sıcak kanları,

Erciyes yaylası güzel Hacılar.

 

Yaz gelince herkes bağlara göçer,

Yeşil cennetinde bülbüller öter.

Toprağında sebze, meyveler biter,

Cennetin bucağı güzel Hacılar.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

ANNEM

 

Aylarca iki can birden taşıdın,

Hakkını ben nasıl öderim anne.

Her halimden ancak bir sen anladın,

Hakkını ben nasıl öderim anne.

 

Uykusuz gecemde benimle idin,

Ağlayınca durmaz ninni söylerdin.

Hayatını bana feda eylerdin,

Derdime sen çare, şifasın anne.

 

Anneler gününde anmak yeter mi,

Hakkın öyle çok ki, bende biter mi?

Hergün elin öpsem borcum öder mi,

Hakkını helal et canımsın anne.

 

 

HAYAL GİBİ

 

Mehtabı seyrettim bir yaz gecesi,

Yıldızlara baktım göz kırpar gibi.

Hatırlattı bana mazi hecesi,

Hayal oldu yıllar bir serap gibi.

 

Gökyüzünde sanki bir yıldız seli,

Ay doğmuş burdayım yine der gibi,

Esiyor hafiften bir seher yeli,

Getirdim yılları seyret der gibi.

 

Her taraf sessiz söner yıldızlar,

Hepsi aynı değişmemiş ufuklar.

Bu hayat birazdan yeniden başlar,

Nice yıllar geçer bir hayal gibi.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

BAHAR

 

Sevdalılar seni anar,

Mevsimlerin gülü bahar.

Sensiz dünya neye yarar,

Özlüyorum sene bahar.

 

Açar açmaz çiçeklerin,

Bülbülü bekler güllerin.

Çoktur aşıklara yerin,

Seviyorum seni bahar.

 

Cıvıl cıvıl kuş seslerin,

Uçar renkli kelebeğin,

Neşe dolu hep günlerin,

Bekliyorum seni bahar.

 

Serin eser seher yelin,

Mehtaplıdır gecelerin.

Hayat verir güzellerin,

Seviyorum seni bahar.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

SARIŞIN GÜZEL

 

Esen seher yeliyle,

Selam göndermiş güzel,

Şu gönlümün diliyle,

Selam göndermiş güzel.

 

Gül açan yüzlerinde,

İncecik bellerinde,

Elalı gözlerinde,

Baktın sarışın güzel.

 

Temmuzda güneş gibi,

Sönmeyen ateş gibi,

Mecnun leylası gibi,

Yaktın sarışın güzel.

 

Dağlarda kır çiçeğim,

Elde uğur böceğim,

Efkar basmış yüreğim,

Güldür sarışın güzel.

 

Mevlam özenmiş güzel,

Solmasın yüzün güzel.

Ömür boyu hep güzel,

Öldür sarışın güzel.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

TAŞLAMA

 

Yürür kibirinden çalım satarak,

Gururlanır bir de yandan bakarak,

Kibirin gururun hasmıdır Allah,

Böylelerden insan olur mu söylen.

 

Müslümanlar Allah’ına kul olur,

Kalbde iman, yüzlerinde nur olur.

Ademi kandırmak pek kolay olur,

Allah’ı kandırmak olur mu, söylen.

 

Aklın yolu birdir bilmek gerekir,

Hakkı doğru yolda bulmak gerekir.

Riya ise maksat neye gerekir,

Böylelerden insan olur mu, söylen.

 

İnsanlık bir cevher ademoğlunda,

Yaşamakta gaye budur aslında.

Sevgi olur kulda, yaratılanda,

Başka nasıl insan olunur, söylen.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

BAĞLAN GÖNÜL

 

Ayrılma hiç hak yolundan,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

Tutma sen nefsin kolundan,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

Malın mülkün hepsi yalan,

Dünya olur bir gün talan.

Bir top bezdir seni saran,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

Boş geçirme bu ömrünü,

Bürümesin hırs gözünü.

Düşün sırat köprüsünü,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

Ecel gelir ömür biter,

Bu can birgün tenden gider,

Kolsuz kefen gömlek giyer,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

Üzerini toprak örter,

Sevenlerinde terk eder,

Mezarında otlar biter,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

Hak peygamber sana rehber,

Müminlerle olmak ister.

Bu can birgün senden göçer,

Bağlan gönül, hakka bağlan.

 

BAYRAM ÇAĞINDA

 

 

AŞK ATEŞİ

 

Aşkın yakaydı beni alaydı benden

Gönül aşk oduna yanar olaydı.

Sevginle mest olup geçeyim candan

Kalbim sevgiliyi anar olaydı.

 

Adını andıkça can gelir cana,

Sevdan ede beni deli divane.

Aşkın ile yanıp dönem pervane,

Bedenim hak için döner olaydı.

 

Sevgili evveli, sevgili ahir

Sevgilisiz hayat bedene zehir.

Çölkuşu’yum özüm çağlayan nehir

İki gözüm hakka pınar olaydı

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 15/12/1997

 

 

VURUN ABALININ SIRTINA

 

Tokmağı yedikçe ses vermez davul

Vurun babam abalının sırtına.

Biz diyelim ağam beyim çok sağol,

Vurun babam abalının sırtına.

 

Günlük zamma milletimiz alıştı,

Kartelciler hisseleri bölüştü.

Enflasyonda üç rakama ulaştı

Vurun babam abalının sırtına.

 

Sanatçı yetimden alıyor zekat

Dış borç yükü ağır sözde icraat.

Ne kolda derman var ne  dizde takat

Vurun babam abalının sırtına.

 

Peşkeş horzum niye kimsesiz açken

Fakir ekmekle soğana muhtaçken

Hep alt tabakaya batıyor diken

Vurun babam abalının sırtına.

 

Umudu bağladık lotoya düşe,

Akbabalar üşüşüyorlar leşe.

Bitsin kasa devam edin peşkeşe,

Vurun babam abalının sırtına.

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 22/12/1997

 

 

YÜCE YARATIK

 

MEVLA’nın indinde YÜCE Yaratık

Olasın edebin arın sahibi.

Kuluna ikramı dünya nimeti,

İmtihan ediyor varın sahibi.

 

Derdi veren seni koymaz dermansız,

Ansızın var eder yok eder ansız.

Susuz yaşayamaz canlı ve cansız,

Yağmurlar indirir karın sahibi.

 

Kuşanıp binsem de eğerli ata,

İleri gidemem menzilden öte.

Ne yüce dağ dinler ne  yüksek tepe

Emiri alınca SUR’un sahibi.

 

Arayan MEVLA’yı bulur her yerde

Mekandan münezzeh çağırsan orda

Cemalin görmüştü kalkmıştı perde

YÜCE bir kişiydi SIR’rın SAHİBİ

 

Be gafil ÇÖLKUŞU düşünme gel de

Aynı yönde döner tek yörüngede

Ay güneş dünyayı tutan dengede

YARATICI göğün yerin sahibi.

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 23/11/1995

 

 

SANCILI RAMAZAN

 

Şükür sağ selamet ramazan geldi

Ağzında azaldı tatlar bu ayda

Zam üstüne zamlar keseyi deldi

Yükseliyor hep fiyatlar bu ayda.

 

Yeşillik,domates,biber nazlanır

Pastırmayı duyduk etse özlenir

Her yıl sen gelince artış gözlenir

Dört köşe fırsatçı zatlar bu ayda.

 

Nefis önde gider bizlere ayıp

Piyasada gem yok başı boş seyip.

Menfaat uğruna merhaba deyip,

Ortaya çıkıyor kurtlar bu ayda.

 

Çölkuşu ramazan tutulmaz yavan

Yükün aldı limon, lahana, soğan

Yok mu bir yetkili sancıyı duyan

Etiket ikiye katlar bu ayda.

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 13/01/1977

 

 

AZİZ DOSTUM

 

Aziz dostum şu dünyada

Tamirci ol kırma gönül

Saat durmaz geçer zaman

İnan ki çok kısa ömür.

 

Çürük taş koyma temele

Kazancını verme yele.

Kişi engin gönül ile,

İnsan kendisini tanır.

 

Nasihatler şifa derde,

Mazlum ahı kalmaz yerde

Uyanık ol hep seherde,

Gafil olanlar aldanır.

 

Ne güzel RAHMANIN işi

Belli olmaz yazı kışı.

Bir anlıktır şu çölkuşu

Kendisini bir şey sanır.

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 27/12/1995

 

 

CEHALET

 

Baş düşmanım değilse can dostum ise cehalet

Güzel günler bir an bizi bulsa neye yarar ki

Zenginliğim sıhhatimdir can bedene emanet

Dünya benim beden hasta olsa neye yarar ki

 

Yaşamamış güzel ahlak cevherini bulmayan

Boş kovandır insanlıktan nasibini almayan

Sağlığında atasının kıymetini bilmeyen

Yokluğunda saçlarını yolsa neye yarar ki

 

Kelimeyi tekrar eyle yumuşak söyle sözünü

Gerçeği bil hakikati hakka çevir yüzünü

Öğrenmemiş yüce kuran manasını özünü

Dört kitabın adetini bilse neye yarar ki

 

Dinlemeyi konuşmayı yerinde bil ahilce

Dostlarla ortak olalım kedere ve sevince

Neme lazım yok islamda ayrımcılık cahilce

Bu çölkuşu yapayalnız ölse neye yarar ki

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 29/12/1995

 

 

GÜZEL AHLAK

 

Gönül kilidinin gül anahtarı

Güzel ahlak, güzel kelam, güzel dil

Asırlarca sürer dostluk kuralı

Güzel ahlak, güzel kelam, güzel dil.

 

Güzel söz düşmanlık bağını çözer

Kırgınlıklar biter kalmaz kin keder

İnsanlar el ele olur beraber

Güzel ahlak, güzel kelam, güzel dil.

 

Çölkuşu dillerde söylenir nida

İyiye güzele bu canım feda.

Dosta selam verir alır merhaba

Güzel ahlak güzel kelam güzel dil.

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 1975

 

 

VAN CANAVARI

 

Batıda doğuda Muşta, Tatvanda

Cahiller arıyor Van canavarı

Kirlenmiş bedende gezer bu canda

Gördün ki duruyor Van canavarı

 

Nasihat tutana ediyor tesir

Toplumca olmuşuz nefise esir

Kendine bak elde arama kusur

Çevreyi tarıyor Van canavarı

 

Mark kırk bini geçti pul oldu param

Enflasyon belam çok ağır yaram

Ne dul yetim hakkı ne diyor haram

Mideyi yoruyor Van canavarı

 

MEVLA bizi ıslah ede tek çare

Hani kılı kırka bölen idare?

Kılıfına uyar olmuş minare,

Kalbimden vuruyor Van canavarı

 

Çölkuşu sanayi işçi iş ister

Fakirler yoksullar, muhtaç aş ister

Şu Türkiyem FATİH gibi baş ister

Gör nasıl eriyor Van canavarı

 

AŞIK ÇÖLKUŞU - 17/11/1995