KAYSERİ

Başına takılı taçtır Erciyes, 
Güzeller güzeli ilim KAYSERİ,
Cana candır Tekir’in de tek nefes,
Dönmez tarifine dilim KAYSERİ.

Camilerin kucak açar göklere,
Sanayin hizmet sunar kentlere,
Ticaretin şöhret salmış yurtlara,
Sende öğrendim ilim KAYSERİ.

Payı büyük eserlerde SİNAN’ın,
Şifa da eli var İBN-İ SİNA’nın,
Nakış nakış işlenmiştir her yanın,
Ustaca dokunmuş kilim KAYSERİ.

Sen çekersin ancak garip kahrı,
Erciyes’tir suyun membağın nehri,
Ulema yatağı, yatırlar şehri,
Gönlümün sevdası gülüm KAYSERİ.
 

 

KADINLARDAN-1-

Kadın var ki; melek, inmiş semadan,
Kadın var ki; bir gül solmayı bilmez,
Kadın var ki; lütuf yüce Mevla’dan,
Kadın var ki; kadın olmayı bilmez.

Kadın var ki; erkeklerden erkektir,
Kadın var ki; ceylanlardan ürkektir,
Kadın var ki; gönüllerde çiçektir,
Kadın var ki; kalbe dolmayı bilmez.

Kadın var ki; cennet eder dünyayı,
Kadın var ki; her yıl yaşar balayı,
Kadın var ki; aşkta geçer Leyla’yı,
Kadın var ki; gönül almayı bilmez.

Kadın var ki; kıskandırır gülleri,
Kadın var ki; çatlatır bülbülleri,
Kadın var ki; taksa kırar zilleri,
Kadın var ki; ıslık çalmayı bilmez.
 

 


 
 
 
 
 

 

ASKER OĞLUMA 

(Müslüman TÜRK babanın asker oğluna ithafıdır)

En nihayet  gelmişti senin de erlik yaşın,
Vatana hizmet için eğilecekti başın,
Sevincimiz sonsuzdu sen asker olacaktın.
Peygamber ocağında vazife alacaktın.
Bize bayramdı sanki, süsledik boyaladık, 
Kurbanlık bir koç gibi seni de kınaladık, 
Seni yollayışımız düğündü, davullarla
Sular döktük ardından en içten dualarla
Aylar oldu duymadık  asla bir kederini,
Mektuplarından aldık sağlıklı haberini,
Resimlerinde gördük komandoymuş sınıfın,
Kuş uçurmaz bekçisi olmuşsun sen sınırın.
Yurda girmek isteyen olmuşsa art niyetle, 
Bir kale, bir sur olup, canla , kemikle, etle,
Durdurmak için şerri, sen bir duvar olmuşsun. 
Tüm alçak saldırıyı önlemiş durdurmuşsun.
Bazı arslan kesilip, kükremişsin dağlarda,
Bazen kartallar gibi uçmuşsun kayalarda,
Asillik var unutma, damarlarında senin,
Bil ki aldığın kuvvet MEHMET adında senin.
Sanma  ki sen kendini askerim,tek neferim,
Ardında tuğaylar var tümen tümen askerim
Sana takviye kuvvet ALLAH’ın melekleri, 
Önünde ise rehber ordumun şehitleri.

Ata, ecdat, gökte Rab senin ile beraber,
Sana nasıl karşı kor çapulcu kefereler,
Yürü ALLAH aşkına dinsizlerin üstüne,
Yolarına mayınlar dökseler  küme küme,
Yürü vatan aşkına, üzerine basta geç,
Durma, ayaklarından ümidini kes de geç, 
Kolların var ya yeter, olmasın ayakların,
Çelik pençelerinle tuttuğun bayrakların.
Yeter ki hilãline  tek bir gölge düşmesin,
Gerekirse candan geç,tek bir bölge düşmesin,
Titrerse ayakların yürümezse düşmana,
Verdiğim  bunca emek, helãl olmasın sana.
Eğer bastığın yerden ses getirmezsen küt küt,
Burnundan gelsin senin,anandan emdiğin süt,
Haydi seni göreyim gururumuzsun oğlum,
İki cihanda sonsuz umudumuzsun oğlum,
Yaşamanı istemem yer yüzünde zilletle,
Yerin altın da olsan daha iyi izzetle,
Cepheye uğurlarken dedik güle güle git,
Vatana canlar feda gam değil olsan şehit.
O yüzden kına yaktık, ellerin ondan kına
 ALLAH’A ısmarladık canın kurban vatana, 
Vatana hizmet etmek ibadettir bil oğlum, 
Hiçbir şey yapamazsan, vatan için öl oğlum.
 

 

APARTMANDA YAŞIYORUZ

Daha ne gün göreceğiz
Apartmanda yaşıyoruz
Elbette övüneceğiz
Apartmanda yaşıyoruz

Önceden yaşardık katsız,
Şimdi uçarız kanatsız,
Kimseler etmez rahatsız,
Apartmanda yaşıyoruz

Gayet sağlamdır yapımız,
İçten sürgülü kapımız,
Duyulmaz ölsek hepimiz,
Apartmanda yaşıyoruz.

Komşularla tanışırız,
Kapıda selamlaşırız, 
Asansörde kaynaşırız
Apartmanda yaşıyoruz, 

Komşu gelmez , biz gitmeyiz,
Komşuluk hakkı gütmeyiz
Hal hatırdan söz etmeyiz,
Apartmanda yaşıyoruz.

Aç oturur aç yatarmış,
Derdine bin dert katarmış,
Dert mi bana derdi varmış 
Apartmanda yaşıyoruz.

Benim yaşantım şahane ,
Anlamam başka bahane,
Karşı komşudan bana ne, 
Apartmanda yaşıyoruz.

Moderiniz yoktur çözüm,
Kendinedir kötü sözüm,
Haksız mıyım iki gözüm,
Apartmanda yaşıyoruz
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


 
 
 
 
 
 

 

USANDIM

Yaşamak adına bir boğaz için,
Usandım bunca emekten usandım.
Proteinlidir diye fasulye,
Nohut, bulgur, mercimekten usandım.

Yağ , un, tuz kaygısı canıma yeter,
Kazancın yarısı mutfakta biter,
Ev sahibi her gün kapıda yatar,
Öpe öpe ben etekten usandım

Getiremez oldum ayın başını,
Bakkal, kasap, manav çatar kaşını,
Unuttum satışta nakit, peşini,
Bonodan, senetten, çekten usandım

Tahsildar kapıdan hiç eksik değil
Kamburumuz çıktı eğil ha eğil,
Öde öde bitmez öldük bilfiil
Yakıttan, sulardan, TEK’ten usandım.

Dilekler yolladım Allah katına,
Güvencim sonsuzdur hazret zatına,
Koşturmaktan döndüm yarış atına,
Ökçeme konulan ekten usandım,
 

 

ESKİ GIDALAR

Yıllardır yemedim pıt pıt yemeği,
İçli bazlamaya doyamadım ben,
Bulamaçtır bizim evin direği,
Kaşıkta kırk mantı sayamadım ben.

Değişti mi bilmem kuskusun adı
Damağımda hala topalak tadı,
Proğ mantısının silinmez yadı,
Nevzine basmaya kıyamadım ben.

Pastırma evlere uğramaz oldu,
İrişkik içine tüm karın doldu,
İntilacı biber, kof çaman kaldı,
Tadını dünyaya yayamadım ben.

Düğürcük safrayı terk etti hepten,
Dolazlar dolandı devrildi kalpten,
Turşu kap değişti çıkmıyor küpten,
Kara pürçüklüden cayamadım ben.

Hileli gıdalar çıktı çıkalı,
Kalpler çalışmıyor, damar tıkalı,
Mideler ülserli gastrit vakalı,
Bir kaşık pekmezi yiyemedim ben.