|
GÖNÜLDEN
ÖTE
Kalsaydın her-dem yanımda
Her gün aşık olurdum sana
Şafaklar sarmış zülf-ü-siyahın
Gönülden öteye söyle ne bıraktın
Gayri gülmem kederinden neşeyle
Hangi mevsimdeyiz,sen söyle
Dağlarında gün batımı,kış masalı
Yol vermez hayali ya da aslı
Hüzün mevsimi güle çalmış,söyleyen
kim
Varmaz ki söylemeye benim dilim.
|
|
GÖNÜLDEN
ÖTE 2
Aşkı,sevdayı çekmeyen bilmez,
Çilesiz bülbüller güle ötmez,
Gönülden görmeyen hakka ermez,
Söyle,gönülden öte ne bıraktın?
Derdi sorulur mu Ferhat'a,
Dağlar dağlar ardına,
Akmaz bu sular boşuna,
Söyle,gönülde öte ne bıraktın?
Akşamlar iner pencereden,
Bir fırtına kopar derinden,
Katran gibi süzülür geceden,
Söyle,gönülden öte ne bıraktın?
Murat söyler;"Herkes sevmez özünden",
Doğru ol ! Sapma sen sözünden
,
Sor bir kendini kendinden ,
Söyle,gönülden öte ne bıraktın?
|
|
LALE
ZAMANI
Göz yaşların değmez tenime
İdam sehpası değil de ne
Arkamda ayrılık,önümde ayrılık
Yetişir mi sevdan göklere
Cezalıdır gönlüm duvarlara
Öteden bir anons duyulur:
"Tren girmiştir perona"
Hasretle sarılıp ağlarım duvarlara
Sonumuz böyle mi olacaktı
Tenin küf mü kokacaktı
Deniz saçların başımda ak mı
alacaktı
Kollarıma duvarlar mı kalacaktı
Erguvan kokulu kırları
Beyaz zambaklı dağları
Gecenin ötesinde siyahı
Özlemişim ne varsa bir de yari
Anlat sen Veli Dayı
Okyanuslarla balık dansını
Kollarına sardığın Maria'yı
Ne güzel yakışırdı saçlarına
Şimdi lale zamanı
|
|
MEVSİMDEN
MEVSİME
Bir yolculuk başlar buradan
Mevsim mevsim göçer zaman
Son bahar rengi saçlarım
Sevinçten değil,kahırdan
Yolcudur gider yolun üstüne
Seyr-ü alem eder gönlünce
Aldanma gördüğün her güzele
Gülü sevme,bakmadan dikenine
Anılar vurur,balıklar gibi oltama
Bir deniz,bir orman görsem ya
Yarım yarım kaldı umutlarım da
Düş yorgunu dünyam omuzlarımda
Şimdi başımda tel tel aklar
Her telinde bir ömür saklar
Gönül telinde çalan şarkılar
Mevsimden mevsime başlar
|
|
GÖNÜL
SÖZÜ
İnce ince yağar rahmet
Kapıları aralar bir hikmet
Bilmeyen azarlar bu nimet
Bu can senin değil ki emanet
Kar üstünde izin kalmaz sanırsın
Kalp kırar gönül almazsın
Boş umutlarla yaşarsın
Olanları benim sayarsın
İş bu hale felek neyler
Murat'ın başına gelir böyle şeyler
Kırmaz dostun,ekmeği bölüşenler
Gönül koyma gerisine toprak eyler
|
|
TURNALAR
Geceleri boyar sorular sorma bana
Kar düşmez mi yollarına
Ala dağlarından esen rüzgarına
Aç desem kollarını açmaz mısın
Hasret kaldım turnalar,göçmen
kuşlar
Gurbette beni dertten derde salar
Şu bağrımı kor alev bağlar
İçem desem bir yudum su vermez
misin
Dağlar olmuş mesken tutar
Kara gözlüm ağıt yakar
Gelem desem toprak yutar
Yollarıma çiçekler sermez misin
|
|
VİRAN
Olsam gençliğimin fecrinde
Ne yere sığarım,ne göğe
Öyle bir muamma ki gel de çöz
Vuslatın yok içinde
Nafile artık terennüm etmek
Musamma yok gayr-ı sonunda
Meca-li ne yapsın der-dü dev-a
Gay-r-ı uslandı gönül zindanda
Hayali meftunum ırağında
Mey-l etmez gayrı sevdaya
Ey-yar! O ne şeb!Meyalinde
Evham-ın doldu bu ahval de içime
Yok gözlerimde şimdi hür-yan
Mecal-im olmaz ızdırabından
Fazilet-in gitmiş fatineliğinde
Ol-ruhsat-ı verelim sana heman
|
|
LEYL
Guruba karşı zerrinden naziren
Sinemi deler de geçer derinden
Mest eder ley-l-i bir hande-yi-perver
Giryan olur gönlüm tar içinde
Tehay-yüm eder nazarın
Ra'şe eder ellerim,ayaklarım
Zülf-ün dağılır ley-le
Leb-i hayalini öper
Doğmaz ley-le mihr-in
Yüzünde bir mah münevver
Ruhum sükut eder karşımda mehtap
Gönlümden yar geçer
Zıl-li hayal-in afakta
Geceyi zehr eder o zaman bana
|
|
TESADÜF
Garip bir teessür mü
Yoksa garip bir tesadüf mü
Elem ve keder yok burada
Yanlızlığımı attım gecenin koynuna
Yüreğimde bir deniz coşar ki hiç
sorma
Yelkenler alabanda,fora
Bir sarhoşluk var,
Ya havada,ya suda
Bekle beni
Şimdiden çıktım yola
Yalnız,saçlarını
Rüzgara karşı toplama.
|
|
MAVİ
VE PUSLU
Dün sevgiyle fışkıran yapraklardı
Toprak;özünü,suyunu verdi.
Ve toprağın hasreti yağmurlara,
Önümüzden böyle geçerdi.
Üzülme küçüğüm der gibi,
Elleri büyük,nasırlı,bir o kadar
şefkatli...
O soylu,asil yüzünde derin bakışlar,
Kanat takmış atlara binmek aklına
gelmezdi.
O gördüğüm ya da görünen,
Mavi ve puslanmış,sessiz,
Umutlarla yalnız,bir o kadar
üzgün,
Önümüzden böyle geçerdi.
|