|
ÖZÜM
Ne altın, ne gümüştür benim sözüm,
Hakikat durağını arıyor iki gözüm.
Varlığı, yokluğu ben ne bilirim?
Tek bildiğim varsa sevgidir özüm. |
|
TÜRK'ÜN
TÜRKÜSÜ
Duydukça Türk'ün eski türküsünü,
Bir uzun bahara yüklerim güzü.
Hali bedbaht, devri berbat görünce
Anlarım kış gelmiş, özlerim güzü. |
|
BEN
İDİM
Dediler dün gece bir yıldız indi,
Dediler yarinin yüzünden öptü.
Dediler o gayrı seni unuttu,
Dedim, gökten inen yıldız bendim.
|
|
HİCRAN
Baktım yerin ücra tepelerinden
Güneşin efendisi mabetler gördüm.
Kördüğüm olmuş musiki sesinden,
Bir gönül busesi, birde hicran
derdim.
|
|
SENFONİ
Sarıyla siyahın karışık hüznünde,
Maviler geçerdi törenle huzurdan.
Aşka dalıp dalıp söylerken türküler
Bir bülbül öterdi gül bahçelerinden.
Söylerdi mevsimler sevda nağmeleri,
İklimler inerdi gökten ellerine.
Oynar ay ve yıldız sarhoş oyunları,
Al al dudaklar sönerdi dudağında.
Al aldı çehreler mesuttu yanaklar,
Yeşiller kervanı selamla geçerdi.
Karalar sarsa da apaktı yürekler,
Şavkıyla hayalin duvarlar ışıdı.
Toprağa inerdi rengi bulutların,
Okşardı hafiften tel tel saçlarını,
Yaprağa yürürdü canı ağaçların,
Susardı çiçek, görünce gözlerini.
Baykuşlar öterdi ansız gidişinde,
Seninle açardı kırmızı laleler.
Deniz gözlerin, güneş bakışlarında,
Tüm güzelliğinde oynaşırdı renkler.
|
|
YAR
Korkmuştu da gördüğü rüyadan yar,
Ellerin boynuma sarıvermişti.
Dedi, bugün yüreğime doldu har,
Uzağa gözleri dalıvermişti.
Ayrılığa ramak kalmış bir günde,
Vuslatı sineye çekivermişti.
Dedi, sende gideceksin yakında,
Yola düşlerini serivermişti.
Bir çiçek koparıp taktım saçına,
Çiçeği saçlar okşayıvermişti.
Dedi, bu çiçekte kalmaz yarına,
Çiçekler o anda soluvermişti.
Otururken bakmadım gül yüzüne,
Çehresi karaya çalıvermişti.
Dedi, baksana, seni susturan
ne
Baktım ki, bir güneş sönüvermişti.
|
|
DERYA
GÜNEŞ ER
Deryalarda ellerim, okşuyorken
güneşi
Esrik güzelliğinden mesut bir
gönül kaldı.
Rahmet olup yağarken bulutlarında
sevgi
Yad ellerinde yalnız hüzünlü
bir sevdanın,
Aykırı düşleriyle, kuru gülleri
kaldı.
Güfteledim şemalin, söylettin
bülbüllere,
Ürkek bakışlarından taç yaptım
fanilere.w
Nağme nağme söyledim, ilmek ilmek
işledim.
Ebediyyen bitmeyen bu güzel macerayı
Şavkıyla gözlerinin gecelere
söylettim.
Efkarım duman duman dökülürken
içime,
Rüya gibi bir halle, çok eski
bir meşk kaldı.
|
|
TOROS
DAĞLARI
Heybetinden ürker senin gök kubbe
Geceleyin tacın olur yıldızlar.
Sevdan ile dilimdeki her tövbe
Karışır da rüzgarlara giderler.
Selvi boylu güzellerin can alır,
Sularında aşıkların dolanır.
Yellerinden gönüllere aşk kalır,
Yamacında mor sümbüller açınca.
Yaz gelince yaylaların şenlenir,
Ruhtan ruha tatlı sohbet demlenir,
Türkülerin en güzeli söylenir,
Sevincinden meşke dalar Aladağ.
|
|
SERENAT
Uzaklardan gelen dilber,
Gönlüme ateş düşürdün.
Bülbülleri yakan dilber,
Güller' öfkeye boğdun.
|
|
YABANCI
İLE GÜZEL
Yabancı Kırk diyarda at sürdüm
Kırkında
da ün buldum
Şimdi sana vuruldum
Kölen olam sev beni.
Güzel: Yiğitliğin
bellidir
Kırk diyar sana azdır.
Sevda sana zincirdir,
Köle edemem seni.
Yabancı:Gözlerine bayıldım
Bakışından ayıldım.
Önün sıra yayıldım
Kölen olam sev beni.
Güzel: Esen seher yelidir,
Vakit senin vaktindir
Sözlerinde iyidir
Köle edemem seni.
Yabancı:Od düşürdün gönlüme,
Bıçak vurdun sözüme.
Peri oldun gözüme,
Kölen olam sev beni.
Güzel: Baygın gözlü
yabancı
İçime düştü sancı
Lakin gerçekler acı
Köle edemem seni.
Yabancı:Gerçekler doğru mudur?
Sözümüz eğri midir?
Aşktan öte ne vardır?
Kölen olam sev beni.
Güzel: Git yoluna
bekleme,
Sözü söze ekleme,
Yüreğimi yoklama,
Köle edemem seni.
Yabancı:Göğü yere ağdıram
Akan sular durduram
Fırtınalar dindirem
Kölen olam sev beni.
Güzel: Boşa zaman
harcarsın
Çabuk yola düşesin.
Nice güzel göresin
Köle edemem seni.
|