Anadolu Hececileri_2  
BENİM VATANIM TÜRKİYE'M

Sevdalıyım güzelim toprağına taşına 
Sana yan bakanların acımam göz yaşına
Mermim yoksa pençemi atar düşman döşüne
Gözlerini oyarım kim çıkarsa karşıma

Kıyamam üzerine ayağımla basmaya
Uğruna ölsem dahi hakkım yok ki küsmeye
Çünki her karışında binlerce şehit kanı
Bilirim o kanlardır kutsal kılan vatanı

Bacımın ar namusu,gönlümdeki ışık sen
Kars'ından Edirne'ne tamamına âşık ben
Dalgalanan bayrağım şanlı ırkıma güven
Bir karışından geçmez geçmez vatan seven

Yedi bölge, dört mevsim her halin başka güzel
Başkent, eşsiz Ankara iller içinde özel
Türk milleti mozaik dökmez birliği gazel
Senden biraz ayrılsam dönmek isterim tez el

Mehmetçik sınırında komutanım başında
Okusana, ne yazar şehitlerin taşında
Yazılı şanlı adın yüce dağlar döşünde
Bünyamin aşık sana gece görür düşünde
 
 
 

BİN DOKUZYÜZ YİRMİ ÜÇ

Yıl bin dokuz yüz yirmi üç aylardan nisan,
Bir milletin kurtuluşu nasıl unutur insan.
Bayrağımızın rengidir şehitlerden akan kan,
"Ne mutlu Türk'üm" diyene Türkiye oldu vatan.

Manevi duygular dolu Ay Yıldızlı bayrağım,
Türk'ün şeref şan sembolü ol mukaddes sancağım.
Aziz vatanım Türkiye, benim ana kucağım.
Her yirmi üç nisan günü sevinçle dolacağım.

Sen benim kurtuluşumsun zincir ve esaretten,
Cumhuriyetin ilanı korudu sefaletten.
Kurtuldu o gün mahremler düşmandan,rezaletten
Sende kurtar bizi yarab karanlık cehaletten.

Türkler vatana aşıktır, hiç korkmazlar ölümden,
Zulüm etmezler kimseye, çekinmezler zalimden.
"Ey Türk çalış, övün, güven" düşmez asla gönlümden,
Ne ezandan vazgeçerim, ne de nazlı gülümden.

Dua okur şehidime selamlarım gazimi,
Öl deseler vatan için asla kırpmam gözümü.
Milli günlerimi severim çeviremem yüzümü,
Benim adım Türk evladı, mertçe derim sözümü.

Milletim istiklâl için şerefine and içti,
Ne dört paşa ne de dört bey, millet meçlisi seçti.
Atatürk zorla değil ki oylarla başa geçti,
İmanlı ordu elinde kuru gül çiçek açtı.

Nasıl nankörlük ederim vatan savunan ele,
Gayret etmeseydi onlar, bizler olmuştuk köle.
Ne Ata'ma dil uzatın, ne ay yıldızlı güle,
Böyle milleti bölemez oyunlar ve de hile.

Nice yapılan savaş da Türk'ü kürdü bir olduk,
Laz , Çerkez , Arnavuduyla şehit verdik hür olduk.
Kenetlenip birlik olup, şu âlemde gör olduk.
Yirmi üç nisan gününde dünya da özgür olduk.

Kürt benim, Arnavut benim, Çerkez benim, Laz benim,
Sevinç benim, bayram benim, neşe benim, söz benim.
Vatan benim, şehit benim, aşık benim, saz benim,
Der Bünyamin Türk milleti başımda taç siz benim. 


BÜNYAMİN DOĞAN  9.3.1993

 
 
 
 
 

 

SANCAĞIN YAŞINDAYIM

On kelimeden oluştu adım dört hece okunurum
Her zaman bayrağımın altında zulümden sakınırım
Ben "ne mutlu Türk'üm" diyenlerin gönlüne dokunurum
Ne kuru gürültüden korkarım ne de sizden çekinirim
Korkusuz mağrur bakışlı cesur komutan döşündeyim
Gücümü milletimden alırım ordumun yaşındayım

Doğumum bindokuzyüz yirmi üç, doğum yerim Ankara
Bedelim nice kan ve gözyaşı kalkışmam inkara
Dincim kurulduğum günkü gibi haykırırım bin kere
Ya istiklal ya da ölüm diyen gazinin düşündeyim
Çelik yürekli kartal bakışlı mehmetçik başındayım
Güler geçerim yaşlıyım diyene sancağın yaşındayım

Bana yaşlandın diyen zavallı tarihe açıp baksın
Benim milletim kadar azimli yiğit var ise çıksın
Dinle:Vatan sana canım feda uğruna kanım aksın
Diyerek şerefle tarih yazan bir millet başındayım
Her karışımı kanla sulayan şuheda düşündeyim
Al rengin bağrındaki ay yıldız bayrağın yaşındayım

Dev bir çınara benzer vatanım bende onun köküyüm 
Ha hukuk adeleti severim yasalarda ülküyüm
Sevmem yağcıları, yobazları demokrasi çarkıyım
Müslüman Hıristiyan Ermeni tür dilinde türküyüm
Dini töresi kültürü farklı mozaik düşündeyim
Beni koruyacak kadar güçlü milletin başındayım
Yaşıma elli desen, yüz desen bin desen ne yazar
Yurdumun ay yıldızlı bayrağı yine göklerde yüzer 
Bana yan bakanların bağını korkusuz mehmetçik bozar
Unutma sakın Çanakkaleyi istiklal peşindeyim
Hürriyeti gönlüne dokumuş Türk halkı başındayım
Gönlü ilim ateşiyle yanan fidanlar yaşındayım

Türklerin kurduğu hiçbir devlet ihtiyarım demedi
Mazlumları kayırdı her zaman zalime yol vermedi
Takmadı kimseye boyunduruk ölse dahi girmedi
İşte ben böylesine kahraman yiğitliğiyle ünlü 
Din, vatan, namus, bayrak aşığı arslanlar başındayım
Beni gece ve gündüz koruyan mehmetçik yaşındayım

Türkiye cumhuriyeti benim edemem halkıma zulüm
Sever bedenindeki can gibi hem cahil hem de alim
Eşsiz milletim eşit yanımda, cümlesi benim gülüm
Korkusuz Türk gönlünde yaşarım korkutmaz beni ölüm
Şehit kanına düşen ay yıldız al bayrak düşündeyim
Dünyada bileği bükülmemiş gonca gül  yaşındayım

Yolum hürriyet, ülküm istiklal, bükülmez ki bileğim
El atmasın kimseler yurduma hür halkımla güleyim
Velev ki anlamayan var ise duysun yine söyleyim
Ey dağlar taşlar ey uçan kuşlar ey güzelim insanlık
Duy yalancı dünya ey zalimler öğretmen düşündeyim
Kar gibi tertemiz milliyetçi civanlar yaşındayım. 


BÜNYAMİN DOĞAN    27/09/1997 

 

 
 
 
 
 

 

ASKER YEMİNİ

Girdim yirmi yaşına, geldi askerlik çağım,
Silahı barış için saracaktır kucağım.
Komutan anam babam, yuvam asker ocağım,
Vatan için ölüme hazırım komutanım.

Kep giyerim jandarma, piyade, havacıyım
Bereli komandoyum, paraşütçü, dağcıyım.
Bahriyeli, denizci, Allah'a duacıyım,
Darda kalana koşan hızırım komutanım.

Arkadaş omuzunda bayrak da diğer elim,
Kenetli silahıma şahin gibi gözlerim.
Sadakat ifadesi şu an ettiğim yemin,
Vatanın güvenliği, huzurum komutanım.

Tutacağım nöbeti gece gündüz yılmadan
Yılmam soğuktan yaştan kar, yağmurda kalmadan
Ansızın emir versen, kazma kürek olmadan,
Kasaturamla siper kazarım komutanım.

Öğret bana ne olur, ülküm için ölmeyi,
Vatan, bayrak, namusu candan aziz bilmeyi,
Emrinle düşünmeden göze alıp herşeyi,
Düşmanı tırnağımla kazırım komutanım.

Sen emret ben öleyim namus bayrak uğruna,
Ölürsem anam gibi toprak sarsın bağrına,
Rabbim yine can verse uyacağım çağrına,
Olmaz emrine karşı, ölürüm komutanım.

Vatanıma can feda, Anadolu meşkiyle
Gönlümde yükselttiğin kahraman Türk köşküyle,
Bize aşıladığın bayrak, millet aşkıyla,
Bilmesem de deryada yüzerim komutanım.

Bilesin yağcı değil, şanlı askeri öven,
Gönüldaşlarımızdır Cumhuriyeti seven,
Yurdumun dağ taşına, "Türk çalış övün güven"
Azım ve heyecanla yazarım komutanım.

Sivasdır komutanım künyemde doğum yerim,
Yaşım büyük olsa da emire hazır erim,
Bünyamin Türk evladı iftiharla söylerim,
Bu aşk ile gönülde gezerim komutanım. 


BÜNYAMİN DOĞAN  20.1.1995

 
 

 

EY ŞANLI TÜRK GENCİ

Belki öğrencisin, belki de işçi,
Yahut madencisin, belki de çiftçi
Sensin hudutlarda korkusuz bekçi,
Selamlar size ey şanlı Türk genci.

Gurur kaynağım benim, yiğidim
Vatanın bekçisi aslan Mehmedim.
İlimde, kültürde sensin ümidim,
Selamlar size ey şanlı Türk genci.

Gencim okuyacak tekniği, feni,
Türkiye göreve bekliyor seni.
Yaşa milletinle her mutlu günü,
Selamlar size ey şanlı Türk genci.

Benimdir bu gençlik, bizimdir vatan,
Bilmez kıymetini soysuz, şarlatın
Bayrağı, sancağı omuzda tutan,
Selamlar size ey şanlı Türk genci.

Sivaslı Bünyamin demez boşuna,
Bunu böyle yazın mezar taşına,
Mendilsin milletin göz de yaşına,
Selamlar size Ey şanlı Türk genci. 


BÜNYAMİN DOĞAN  15,5,1992

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


 
 
 
 
 
 

 

TEBEŞİR TUTAN ELE...

Ne bilirdi parmaklar, kalem, silgi tutmayı
Hece ve cümle derken, ilim balı tatmayı.
Bilgiyi kitaplardan, yudum yudum yutmayı,
Siz öğrettiniz bana, siz canım öğretmenler.
Sizlersiniz müderris, sizsiniz muallimler
İsimsiz kahramanlar, bilgi küpü alımler.
Mucitler eseriniz, öğrenciniz Fatihler,
Bir yazıldı sizinle savaşlarda fetihler.
Sayenizde dün gibi canlı durur tarihler.
Gönlümde yerinizi anlatamaz tarifler
Yurdumun bilgi ışığı, mütevazi ârifler
Her zaman güler yüzlü, sizlersiniz maarifler
Âlimlik ne markayla, ne şöhret, şanla olur
Zorluklara katlanmak, fedâkâr canla olur.
Medeniyet, kalkınma, kültür, irfanla olur
Sizler, aziz yurdumun, mihenk taşlarısınız,
Al bayraığın yıldızı, hilâl kaşlarısınız,
Aziz Türk milletinin gönüldaşlarısınız.
Sizden aldıklarımla başım dik yaşıyorum
Ay Yıldızı göğsümde imanla taşıyorum.
Her engeli, zorluğu bilgiyle aşıyorum,
Bünyamın sana âşık gittiğin yolda köle,
Sen hoca, sen öğretmen, benzersin gonca güle,Âşığım öğretmenim, tebeşir tutan ele. 


BÜNYAMİN DOĞAN  17,11,1999

 

 

TRAFİK CANAVARI

Direksiyonu tutamaz, gider araba alır
Hatasını söyleyene kızar kusura kalır
Ehliyeti almak için parayla torpil bulur
İşte böylesine derler trafik canavarı

Debriyaja basmak ister ama gaza yüklenir
Koca yola sığmaz iken uzun yola yelkenir
Kendine kara yolunu tahsis edilmiş bilir 
İşte böylesine derler trafik canavarı

Alkol alır sarhoş olur, yazık kendini bilmez
Sorarsan birkaç kadehten ona bir şeycik olmaz
Yolda nice kaza görür lakin bir ibret almaz
İşte böylesine derler trafik canavarı

Uyku gelir göz kapanır yoluna devam eder
Çoğu virajı, rampayı yarı uykulu gider
Tedbir almaz kaza yapar mazeret hazır kader
İşte böylesine derler  trafik canavarı

Bünyamin yanlışı dedi kızmayın sözlerime
Kaza haberi duydukça yaş dolar gözlerine
Hem bilerek hata yapar hem vurur dizlerine
İşte böylesine derler trafik canavarı  


BÜNYAMİN DOĞAN   26/04/1997