DEĞİL Mİ ?

Beraberse hedefimiz, yolumuz
Aynı açar, aynı solar gülümüz,
Ayrı şive konuşsa da dilimiz 
Bir havayı soluyoruz değil mi?

 Aşılmaz dağları birlikte aşıp
Birlikte çağlayıp, birlikte coşup
Düşman ile bir cephede savaşıp
Vatan için ölüyoruz değil mi?

Hep örnek olmuştur yaşlısı, gence
Bu böylece sürüp gitmeli, bence
Bir acımız dönüşünce sevince 
Hep beraber gülüyoruz değil mi?

Birlik beraberlik Allah’ın emri
Sevgide cömerdiz, olmayız cimri
İçimizden çıksa bir işi eğri
Hesabını soruyoruz değil mi?

Cesaretsiz olan bize gelemez
Bizi ayıramaz, bizi bölemez
Bizden ayrı olan mutlu olamaz
Birlikten haz alıyoruz değil mi?

Bozmak için bu güzelim düzeni
Hep görürüz bir senaryo yazanı 
Aşığını, şairini,ozanı
Bir mecliste buluyoruz değil mi?

El ele tutuştuk düştük yollara
Güvenmedik, sır vermedik ellere
Suya hasret ördek gibi, göllere
Neşe ile dalıyoruz değil mi?

Hüzün dolar karıncayı ezince 
Çirkin görmem bakıp kendi gözümce
Ahmet’im hep gerçekleri yazınca
Böyle mutlu oluyoruz değil mi?

Ahmet EKİCİ

 
 
 

 

SORAMADIM

Çıktım şu alemi seyran eyledim,
Dertsiz bir kimseyi göremedim ben.
Ben derdimi yine bana söyledim
Derman var mı diye soramadım ben.

Kimi yanmış ateş ile, nar ile,
Kimi, başı derde girmiş yar ile,
Kimi yokluk ile, kimi var ile,
Mutlu bir insana eremedim.

Kimi sevgi ile aşmış çağları,
Kimide zamansız, bozmuş bağları,
Ferhat gibi delip, geçtim dağları,
Yinede menzile varamadım ben.

Bedenime siper eyledim canı,
Dilden yara almış yine her yanı,
Bir ananın evlat için figanı,
Böyle yanan insan göremedim ben.

Anlayana yeter bu kadar yazı 
Yüreğimden bir gün eksilmez sızı
Ahmet’im üç metre, beş metre bezi,
Cesedim üstüne saramadım ben.

 Ahmet EKİCİ

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


 
 
 
 
 

 

İŞE YARAMIYORSA

Köylü, kentli diye asla ayırmam,
Eşim, dostum diye hiçte kayırmam,
Zengin olsam namert karnı doyurmam,
Eğer ki sözünde duramıyorsa.

Parayla satılıp,satın alınan,
Menfaat görünce cebi delinen,
Kötü olan tüm işlerde bulunan,
İnsandan   hesabın  soramıyorsa.

Sözle vurup sakın ola öldürmem,
Ağlatmam ya bir kez olsun güldürmem,
Düşmüş ise tutup yerden kaldırmam,
Eğer ki önünü göremiyorsa.

Zenginliği para etmez yanımda,
Türklük, Müslümanlık yoksa kanında,
Aç insanlar ağlıyorken yanında,
Onlara bir şeyler veremiyorsa.

Nerden bileyim ki, nedir niyetin,
İnsan için göstermezsen gayretin,
İyilere ödetemem diyetin,
İnsan kıymetini bilemiyorsa. 

Ahmet EKİCİ

 
 
 

 

ÖĞRETMEN

Karanlığı aydınlatan kişisin,
Memleketin bedenisin başısın,
İlim sofrasının bitmez aşısın,
Her tarafta aranırsın öğretmen.

Görevinde sığmıyorsun kabına,
Haram girmez cüzdanına cebine,
Su gibisin, taze fidan dibine,
Her kesime yaranırsın öğretmen.

Kutsal görev denir halkın dilinde,
Memleketin geleceği elinde,
Nice canlar verdin görev yolunda,
Kutsallığa  inanırsın öğretmen.

Sağcı solcu değil her taraf yönün,
Bütün insanlığa kaynıyor kanın,
Bir gün sembolündür, hep yıllar senin
Memleketi savunursun öğretmen.

Bir ağacın yaprağıyız, dalıyız,
Öğretmeniz, öğrenciyiz, veliyiz,
Ahmet derki bir Allah’ın  kuluyuz,
Dert alırsın, ders verirsin öğretmen.

 Ahmet EKİCİ

 
 
 

 


 
 
 
 
 
 

 

BELMA

Akmasın gözlerim sana bakarken,
Benim yüreğimde uktesin Belma,
Benim meleğimsin benden uzakta,
Erişemem sana göktesin Belma.

Duruşun çok asil, bakışın engin,
Kokun reyhan gibi, gül müdür rengin,
Maddiyat fakiri, manevi zengin,
Yaprağa can veren köktesin Belma

Sitem etme hatırını sorana,
Böyle güzel dosta, böyle yarene,
Helal olsun güllerini derene,
Gerçeğin içinde haktasın Belma

Sevda taşımak mı hep senin işin,
Farklı bakışların farklı gülüşün,
Bu Ahmet’e renkli dünya verişin,
Mavide, yeşilde, aktasın Belma

Ahmet EKİCİ

 
 
 

 

DOST MUSUN

Beni görüp yüzün öte dönersin
Küskün müsün , dargın mısın bilinmez
Biliyorum için için yanarsın,
Hasta mısın, yorgun musun bilinmez.

Çok yalvardım dönmüyorsun geriye,
Can yakmada fark atarsın arıya,
Azılı kurt gibi daldın sürüye,
Körpe misin, olgun musun bilinmez.

Tanımadım, bilmiyorum özünü,
Anladım ki pek tutmazsın sözünü,
Hiçbir şeyden sakınmazsın gözünü,
Deli misin, çılgın mısın bilinmez.

Senin gibi dostum var iken benim,
Tercihim, düşmana emanet canım,
Bütün memlekete yayılmış ünün,
Alim misin, bilgin misin bilinmez.

Kin, kalbinde uzun uzun sıralı,
Ömründe pembe yok, her şey karalı,
Sen bıraktın bu Ahmet’i yaralı,
Unutkan mı, dalgın mısın bilinmez.

Ahmet EKİCİ

 
 

 

SENİ ÇAĞIRDIM

Gönlüme sevginin doğduğu yerde
Açtım ellerimi seni çağırdım
Gecenin güneşi boğduğu yerde 
Açtım ellerimi seni çağırdım.

Belki bir yıl, belki bir ömür boyu
Belki çağırınca duyarsın deyi
Sende bulacağım için her şeyi
Açtım ellerimi seni çağırdım.

Kapattım gözümü kalbim açmaya
Anladım ki, köprü gerek geçmeye
Yardım eyle diye arşa uçmaya
Açtım ellerimi seni çağırdım.

Ne sefalar sürdüm, fayda bulmadım
Ne cefalar gördüm kaile almadım 
Her şeyi yaşadım mutlu olmadım
Açtım ellerimi seni çağırdım.

İster gaflette say, ister uykuda
Yalvarırım beni koyma kaygıda 
Ahmet’i  saran bu güzel duyguda
Açtım ellerimi seni çağırdım.

Ahmet EKİCİ
KANIMDIR

Dal sallanır neşe verir yaprağa
Sahip çıkar o can veren toprağa
Bu gönlümü çevirenler tutsağa

Sevgilimdir, sevdalımdır, canımdır,
Evladımdır, kardeşimdir, kanımdır.

Sevgi denen bir denize dalanlar
Bu denizde ateş olup yananlar
Candan daha ilerdeki cananlar

Sevgilimdir, sevdalımdır, canımdır,
Evladımdır, kardeşimdir, kanımdır.

Kalpten sevdim bu yollarda koşanı
Kim durdurur bu sevgiyle coşanı
Bu Ahmet’in söylediği boşamı

Sevgilimdir, sevdalımdır, canımdır,
Evladımdır, kardeşimdir, kanımdır.

Ahmet EKİCİ