|
GÜL
AĞACI
Alırım başımdan
güllük tacını,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman.
Kökünden
sökerim gül ağacını,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman.
İzine rastlarsam
yârin bağında,
Rengini
görürsem al yanağında,
Aç tırtıl
olurum gök yaprağında,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman
Yaprağın
değerse nazik tenine,
Dikenin
batarsa yârin eline,
Kırk balta
vururum her sitiline,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman.
Girdiğin
duyarsam yârin düşüne,
Rastlarsam
yâr ile bir cümbüşüne,
Götürüp
dikerim mezar başına,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman
Bülbül
olur, gül dalında öterim,
Goncanı
koparır, gülün atarım,
Her buketin
beş paraya satarım,
Yârin bahçesinde
gördüğüm zaman.
|
|
ÜÇLER-BEŞLER-ONİKİLER
-ANASAM Genel Bşk. Sayın
Sabit İnce’ye-
Tâ Dedem Korkut’dan beri,
Destanlaşmış eserleri,
Sayısız ulular, pirler,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Kafiye, vezin ve hece,
Anadilim güzel Türkçe,
Tam da Ahmet Yesevi’ce,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Sevgisiyle derviş Yunus,
Mevlâna’sıyla okyanus,
Bunlarla yaşar bu ulus,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Üç kıtada dokuz asır,
Hemi uygar hem muassır,
Yiğit, mağrur, atak, cesur,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Bestesi “İstiklâl Marşı”
Mehteri titretir Arşı,
Her biri bir köşe taşı,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Kimi “şairler sultanı”,
Kimi “ozanlar ozanı”,
Ömer hepsinin hayranı,
Üçler, beşler, onikiler,
Bunlar bizim Alperenler!..
Ömer ALBAYRAK
|
|
SAADET-İ
EBEDî
Dilde tevhit,
kalbde iman
Aşkı cemâlullah
olan,
Cennetinle
muştulanan,
Kullarından
eyle Ya Rab!...
Erenlerin
kemâlini,
Cennetinde
cemalini,
Görenlerin
amelini,
nasib eyle
bize Ya Rab!...
İlâhî aşkla
cezbeye,
Saadet-i
Ebediyye,
Erişilmedik
mevkiye,
erenlerden
eyle Ya Rab!...
ilmin deryasına
dalan,
rehberi
Hazret-i Kur’an,
menzili
Maşuka varan,
Kullarından
eyle Ya Rab!...
Akıl, fikir,
mantık, beden,
Amentüye
iman eden,
Hak yolunda
candan, serden
Geçenlerden
eyle Ya Rab!...
Aklı selim
kullarından,
Ehli kelam
dillerinden,
Sana giden
yollarından,
Varanlardan
eyle Ya Rab!...
Ömer ALBAYRAK
|
|
AL
BAYRAK
Ey ! kutsal
sevdamın sırrı AL BAYRAK:
Sensizlik
esaret, sensizlik ölüm...
Seninle
vatandır ancak bu toprak,
Vatan,
millet, din ve devlet sembolüm...
Mülkümün
tescili, ufkumun süsü,
Kahraman
ırkımın şeref tacısın,
Naçiz tabutumun
kutsal örtüsü,
Cihangir
ruhumun son miracısın....
Şühedâ kanıdır
rengiyin AL’ı
Sancağı
Resul’sün, hilâl’i Ekber...
Tâ doğuştan
gönlüm sana sevdalı,
Kâbemdir
gölgeyin düştüğü her yer...
Türk – İslam
harsı’yla dokudum seni,
Nesilden-
nesile kalan istikbâl...
İlahi bir
aşkla yazdım besteni,
Yaşanmaz
billâhi sensiz İstiklâl...
Çanakkale,
Dumlupınar, Sakarya;
Zaferiyle
tescil ettim ismini,
Yemin ettim,
Şahit olsun hür dünya,
Yan bakanın
canlı koymam neslini!....
Ömer ALBAYRAK
|
|
UYGAR
DÜŞLERİ....
Şölene çağırdım
eski çağları,
Yeniler
yanında köhne mi köhne.
Gönül sarayının
mamur surları,
Eski haşmetinden
yoksun bir sahne.
Çağa tutsak
olmuş yonu taşları,
Beton hücrelerde
küflenir kanım.
Sinan’la
gömülmüş uygar düşleri,
Mermer
sütunlardan silinmiş adım.
Halıdan,
kilimden kalkmış nakışım,
Boyalı
tırnaklar oymuş gözümü.
Ustasız
çırakla, zevksiz nakkaşım,
Yozlaştırmış,
sanatımı, feyzimi..
Üç kıtada
giyindiğim kisbeti,
El çırpmadan
soyunmuşlar mindere
Üç asır
taktığım altın kemeri,
Bir çırpıda
kaptırmışlar ellere...
Hecesiz,
vezinsiz, şiirsiz; şair,
Taklitçi,
kopyeci, şöven bir inat.
Yunus’suz,
Bâki’siz, Akif’siz devir,
Ne kadar
yeniyse o kadar bayat...
Ömer ALBAYRAK
|
|
ALBÜM
Kendim acırım
halime,
Erişemezsem
gayeme.
Anlatmak
kolaysa dile,
Bir ömür
sığdı albüme.
Acı, tatlı
günlerimi,
Hasret
dolu yıllarımı,
Garip,
mahzun hallerimi,
Bir hayat
sığdı albüme.
Annem, bacım,
kardeşlerim,
Neşeli,
mesut günlerim.
Bununla
gönül eğlerim,
Bir nesil
sığdı albüme.
Amca, dayı,
arkadaşlar,
Kimi ölmüş,
kimi yaşar.
Hayat bunda
yeni başlar,
Bir tarih
sığdı albüme.
Unuttum
hatıralarım,
Bakar hayale
dalarım.
İçim burkulur
ağlarım,
Nefret
ederim albüme.
Bu bir hayat
seceresi,
Yazmak
Ömer’in gayesi.
Anlamazsan
dersin, deli
Hazine
var bu albümde.
Ömer ALBAYRAK
|
|
FATİH
NAME
Yaratıktan yaradan’a uzanır,
Bizim gönlümüzün karasevdası.
Bu yolda ölenler bile kazanır,
Gonca güle benzer aşkın yarası.
Med-cezir raksında hayat denizi,
Her tufanda Nuh’un gemisindeyiz.
“Sev” diye yaratmış Yaradan bizi,
Yunus’ca bir aşkın pençesindeyiz.
Vuslat kılavuzu Hazret-i Kuran,
Leyle-i Kadr-de inen mucize.
Ezelden, ebede götüren iman,
Sayesinde güldü bahtımız yüze.
Veda Hutbesi’nden gelir
deseni,
Bünyemize giydiğimiz libasın.
Kankardeşi bildik hakk’ı seveni,
Kalbden, kalbe gider yolu ihlâsın.
Bezm-i Elest’deki “AHD” e vefamız,
Şehadet imzalı ikrâr senedi.
Nefs-i Emmareyle olan kavgamız,
Kan davası gibi bitmek bilmedi.
Kabe’yi gönülde, kalbde taşıdık,
Kıtalara çil çil minarelerle.
Bir “müjdeyle” çağlar açıp, kapadık;
Fetih namazları kıldık Fatih’le...
Ömer ALBAYRAK
|
|
MELAL
Lağım çukurundan farksız kalbimi;
Tevhidin nuruyla yıkayan iman.
Seninle bulurum ancak ben-beni;
Ebedi rehberim Hazreti Kur-an!..
Kuduz salyasından iğrenç şehvetim,
Şeytan’ın nefsime kurduğu pusu.
İslam’ın zırhında arım, iffetim;
“El hayaül minel iman” tapusu!..
Bitkisel hayatta akıl hastası,
Bana benliğimi çok gören yasak.
İnsanlık hakkımın anayasası,
Hakikate teslim, hakkı savunmak...
Bünyemi, kurt gibi saran
cehalet;
İlimsiz alimin makam sarhoşu.
Gönlümü fetheden sevgi, muhabbet:
İstiklal Marşı’na duyduğum
huşu!..
Olanca çıngısı, koru bağrımda,
Hürriyet aşkıyla yanan kölenin.
Düşman boğazlarım Dumlupınar’da,
“Geçilmez” emriyle Çanakkale’nin!..
Hilalle süslenmiş Bayrak güzeli;
Kırk melal koynunda geçer her
gecem.
Nefer gönlüm gurbet ele
düşeli,
Serhat nöbetçisi duygum düşüncem!..
Ömer ALBAYRAK
|
|
EVLADIM
Ya Şehit ya Gazi tanı soyunu!
Fatih’le yaşıtsın bırak oyunu!
Sakın ha kaybetme milli
duygunu:
Kaybedince yaşaman zor evladım!..
Örf, adet, an’ane kanunun yasan;
En kutsal varlığın bil ki bu
Vatan!
Göklerdeki Bayrak nabzımdaki
kan:
Demeyince yaşaman zor evladım!..
İnançta, amaçta tek vücut millet,
Sosyal adaletle mücehhez devlet,
Her birini namus, şeref, haysiyet:
Bilmeyince yaşaman zor evladım!..
İlimde , sanatta, fende
mucit ol!
Zaten mevcut değil başka çıkar
yol.
“Türk-İslam harsı”nı kendine
ekol;
Yapmayınca yaşaman zor evladım!..
Bırak sağı, solu sade Türküm de
!
Laz , Kürt, Türkmen, dadaş tek
bir ırkım de !
Vatan, millet, din ve devlet
ülküm de!
Demeyince yaşaman zor evladım!..
Beyhude konuşur sanma Ömer’i,
Elbette mümkündür aklın zaferi.
Çağdaş uygarlıkta özlenen yeri;
Almayınca yaşaman zor evladım!..
Ömer ALBAYRAK
|
|
TUTSAK
EMELLER
Tutsak emellerim bir dolunaya
Gözlerim takılıp kalmış uzaya,
Çakılmış çıkmıyor soylu umutlar
Paslı çivilerle çürük tahtaya.
Ferhadın şirini gözümde sıla,
Böylesi nasip mi bilmem her kula?
Deli gönül feth-i Mübin sevdalı,
Sarılmış yakamdan aşk-ı müptelâ.
Gülmekle çözülmez gönlümün buzu,
Basmışlar kanayan yarama tuzu,
Nice Kays’ı Mecnun etmiş
bu sevda,
İçtikçe yanarmış aşkın susuzu.
Çığa sevdalanır gönlümdeki kar,
Kıskanır halimi görse kutuplar,
Haykırsam duyar mı acep yâr beni,
Seni seviyorum sende gözüm var.
Küle döndüm hâlâ yanmak isterim,
Halimi tarife yetmez bir terim.
Esrarında yâr gizliyse ölümün,
Çarmıha gerseler sever Ömer’im.
Ömer ALBAYRAK
|