ZAMAN

Rüzgarla savrulur goncalar,güller,
Güle hasret ölür öten bülbüller,
Maziye karışır yaşanan günler,
Zaman bu her şeyi siler götürür.

Kaybolur umudun ışığın söner.
Ömrünün baharı,hazana döner.
Kaderin cilvesi senide yener.
Hayat bu her şeyi alır götürür.

03,01,1989  DURAN DALKILIÇ






 

NEREYE

Bırakıp ta beni mahzun hallerde,
Candan sevdiğim o, yarim ellerde,
Benimse bu halim şimdi dillerde,
Nereye gençliğim,nereye böyle.

Bıraktın artık sen,beni bir yana,
Yazıktır,günahtır,şu mahzun cana,
Sitemkar oldum bak,şimdi ben sana,
Nereye gençliğim,nereye böyle.

Yalnız kaldım şimdi,tek bir başıma,
Bakmadın gözümden,akan yaşıma,
Gariban yazdırdın,mezar taşıma,
Nereye gençliğim,nereye böyle.

12,02,1991 DURAN DALKILIÇ

 

SONUNDA

Samimi duyguyla gönülden seven,
Sevdiği insana kalbini veren,
Seviyorum sevgilim seni diyen,
Gerçek bir sevgili buldum sonunda.

Hüzün çiçeklerim bir bir soluyor.
Baktıkça gönlüme huzur doluyor.
Bitti zindan gece sabah oluyor.
Gerçek mutluluğu buldum sonunda.

21,01,1992 DURAN DALKILIÇ


 


 
 

BAŞKADIR

Sevgiyi anlatır tün tatlı sözler. 
İnsan sevdiğini her zaman özler.
Belki gelir diye yolunu gözler.
Hasret bir başkadır,özlediğinde...

Dünyada arasan eşi bulunmaz.
Ne para ne pulla satın alınmaz.
Elmas ne ki onla kıyaslanamaz.
Kıymet bir başkadır,bilindiğinde...

Karakış bitiyor bahar geliyor.
Gönlümdeki gonca güle dönüyor.
Belli ki halinden oda seviyor.
Sevmek bir başkadır,sevildiğinde...

22,01,1992 DURAN DALKILIÇ

 


 
 
 
 
 

MAHKUM

Parmaklıklar arkasında,
Dört duvarın arasında,
Uzanmış sırt üstü yatar,
Kırık-dökük ranzasında.

Seller gibi taşman şimdi,
Cahilliğe düşman şimdi,
Düşününce bir an şimdi,
Yaptığına pişman şimdi.

Yatar gün sayarak orda,
Yüreği yanıyor korda,
Selvi boylu,al yazmalı,
Bekleyeni var dışarda.

Sevdiği onu bekliyor,
Ziyaretine geliyor,
Güçlüklere katlanıpda,
Derdine bin dert ekliyor.

Günü bitince çıkacak.
Sevdiğine kavuşacak.
Güzel bir düğün yapıpda,
Mutluluğundan coşacak.

24,01,1992 DURAN DALKILIÇ



 


 
 
 

SEYRETTİN Mİ?

Gözü yaşlı bulutlar,
Islatırken toprağı.
Seyrettin mi sevgilim,
Düşerken bir yaprağı.

Rüzgarlarla savrulan,
Bir yaprak misaliyim.
Sensiz ben bu dünyada,
Garip bir avareyim.

15,12,1988 DURAN DALKILIÇ
















 


 
 
 
 
 
 

NE OLUR

Sende benim gibi alsan kalemi,
Birkaç satır mektup yazsan ne olur.
Seviyorum seni desen mektup da,
Bütün hep dünyalar,hep benim olur.

20,12,1988 DURAN DALKILIÇ



















 


 
 
 

AH ŞU KIZLAR

Takılırsın hep peşine,
Uykuda girer düşüne,
Rastlanmaz ki bir eşine.
Ah şu Kızlar,ah şu Kızlar.

Dilinde adın andırır,
Hiç kıskanmaz,kıskandırır,
Mecnun misali yandırır,
Ah şu Kızlar,ah şu Kızlar.

Kal dersin yanında kalmaz.
Yemin edersin inanmaz.
İnsafı yoktur acımaz.
Ah şu Kızlar,ah şu Kızlar.

Sanma nazı bir gün biter.
Dedirir sana da yeter.
Hayallerin yıkar gider.
Ah şu Kızlar,ah şu Kızlar.

10,01,1989 DURAN DALKILIÇ

 


 
 
 
NE BİLİR ELLER

İnsanı yaşatan umuttur derler,
Sevgiye susamış coşar gönüller,
Aldanır dururlar bu genç yaşıma,
Çektiğim dertleri ne bilir eller.

13,02,1989  DURAN DALKILIÇ


 

BENİM DÜNYAM

Karardıkça kararır,benim bu dünyam.
Gündüzler içinde,gece gibiyim.
Alemin dilinden,bir an düşmeyen,
Anlamını yitirmiş,hece gibiyim.

23,11,1989 DURAN DALKILIÇ