BÖLÜM 5
TARTIŞMA VE SONUÇ
Kabakulak immunitesinin saptanmasında kompleman birleşmesi(CF), hemaglütinasyon
önlenim (HA-Ö) ve virus nötralizasyon testleri sık olarak başvurulan testler
arasında yer almaktadır.
HA-Ö testi teknik olarak her iki testten kolay ve ucuz bir testtir. Ancak
eritrositlere gereksinim duyulması gibi bazı dezavantajları da bulnmakta
ve serumdaki nonspesifik inhibitör ve aglütininlerin varlığı, testin duyarlılığını
azaltmaktadır.
Bu inhibitörlerin ortadan kaldırılması için, bir seri işlemin yapılması
zorunluluğu testin rutinde kullanılabilirliğini zarlaştırmaktadır. Fakat
serumdaki nonspesifik inhibitörlerin ve heterofil antikorların, çeşitli
yöntemlerle uzaklaştırılmasından sonra, HA-Ö esti oldukça duyarlı ve spesifik
bir testtir ve kabakulak hastalığının serolojik tanısında da yaygın olarak
kullanılmaktadır (4).
Nötralizasyon testi HA-Ö testi ile benzer sonuçlar vermekte, ancak bu test
ile çalışmak zaman almaktadır.. CF testinin de çeşitli zorlukları vardır.
Ayrıca HA-Ö testi CF testinden daha duyarlıdır. (56) Çünkü CF testi,Çapraz
reaksiyon veren antikorlar nedeni ile yanlış pozitif sonuçlara neden olabilmektedir
(67)
Kabakulak enfeksiyonları ile ilgili, çeşitli ülkelerde yapılan seroepidomiyolojik
araştırmalarda, farklı oranlarda seropozitiflik saptanmıştır. Amerika Birleşik
Devletlerinde(A.B.D.) kabakulak olgularının % 90’ı 14 yaşından küçük çocuklarda
görülmektedir.
HA-Ö testiyle Amerika Birleşik Devletleri ordusu erlerinde %76 ve Brezilya
ordusu erlerinde %83 oranında seropozitiflik saptanmıştır (61).
Yurdumuzda kabakakulak virus enfeksiyonları ile ilgili Kocabeyoğlu ve arkadaşlarının
yaptıkları çalışmalar dışında çalışmaya rastlanmamıştır. Kocabeyolu ve
arkadaşları (61) 14-19 yaş grubunda askeri öğrencilerde kabakulak virus
antikor düzeylerini HA-Ö testi ile araştırmışlardır. Yaşları 14 ? 1 olan
1. sınıf öğrencilerinden %83 (44/53) , yaşları 18 ??1 olan son sınıf
öğrencilerinde ise % 97.1 (67/69) oranında seropozitiflik saptanmışlar
ve çalışmada yaşa bağlı olarak seropozitiflik artışı olduğunu vurgulamışlardır.
Çalışmamızda, HA-Ö testi ile yaşları 0-15 olan kişilerde % 84.9 (133/154),
31-45 yaş grubunda %87.5 (42/48), 46-60 yaş grubunda ise % 83.9 (29/31)
seropozitiflik belirlenmiştir. Çalışmalarımızda da yaşa paralel olarak
seropozitiflik oranında artış görülmüştür. Ancak 46-60 ve daha ileri yaş
grubunda pozitiflik yüzdelerinde azalma tesbit edilmiştir.
Hamile kadınlarda ise, HA-Ö testi ile seropozitiflik oranı % 87.3 (89/102)
olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda saptadiğimiz bu seropozitiflik oranı
oldukça yüksek düzeydedir. Anomalili bebek doğumlarında, genetik araştırmalara
ek olarak TORCH testi de yapılmaktadır. Bu araştırmaların sonuçsuz kalması
durumunda bazı viral etkenlerin, bu arada Mumps virusunun da gözardı edilmemesi
uygun olacaktır. Bu nedenle çalışma grubumuza hamile kadınlar da ilave
edilmiş ve % 12.7 seronegatif olgular dikkate alınarak gerekli önlemlerin
alınmasının doğru olacağı sonucuna varılmıştır.
Gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında hamile kadınları kapsayan bir çalışmaya
rastlanamadığından, elde ettiğimiz verilerin karşılaştırılması olanağı
elde edilememiştir.
HA-Ö testi ile 1981 yılında Albrecht ve arkadaşları (4), Mumps virusu antikorlarının
sağlıklı bireylerde ölçümünü yapmişlar, standart antijen kullandıklarında
%80’lik seropozitiflik saptarken prufiye antijen ile %93’lük bir pozitiflik
elde etmişlerdir. Ayrıca HA-Ö testini, insan IgG’sine heterolog IgG ilavesiyle
yaptıkları HA-Ö testi ile karşılaştırmışlardır. Prufiye antijen kullandıklarında
her iki testin aynı sonuç verdiğini gözlemişlerdir. HA-Ö testini
daha sonra plak nötraliasyon testi ile karşılaştırmışlar, HA-Ö testinin
daha az zaman aldığını ve testin uygulanmasının daha kolay olduğunu belirtmişlerdir.(4)
HA-Ö testinin uygulanmasının, diğer testlere göre daha kolay olduğu görüşüne
biz de katılmaktayız. Ancak bu ELISA testi için geçerli değildir. Çünkü
ELISA testinin uygulanışı HA-Ö testinden daha kolaydır.
HA-Ö testinde, viralantijenlerin elde edilmesinde değişik yöntemler kullanılmaktadır.
Önceleri embriyonlu yumurtanın amniyotik kesesinde üretilen antijenler
kullanılırken, son yıllarda doku kültüründen yararlanılmaya başlanmıştır.
Virus üretimi ve antijenin hazırlanmasında, doku kültürünün kullanımı hem
daha kolay hem de daha iyi sonuç vermektedir.
Çalışmamızda Mumps virusunun, vero hücre kültüründe üretilmesiyle elde
edilen antijenlerin kullanılmasıyla yapılan, HA-Ö testinin ucuz, kolay
ve güvernilir olduğu sonucuna varılmıştır.
HA-Ö testi ile çalışırken, serumlarda bulunabilecek nonspesifik inhibütörleri
ve hem aglütininleri ortadan kaldırmak için,Buynak(18) ve Hierholzer (47)
tarafından uygulanan yöntemler tarafımızdan da uygulanmıştır. Elde ettiğimiz
sonuçların daha önce bildirilen sonuçlarla uyumlu olduğu gözlenmiştir.
Hierholzer ve arkadaşları (47) Myxoviruslar için HA-Ö testinde RDE yerine
ısı ve periyodat kullanmışlardır.
Çalışmamızda, serumlar önce 560C’de 30 ndakika inaktive edilmiş ve sonra
sodyum periyodat ile muamele edilmiştir.
Heterofil antikorların absorbsiyonunda, kobay eritrositlerini kullanarak
yaptığımız çalışma uygun sonuç vermiştir.
Çeşitli araştırıcılar Mumps virusu antikorlarının aranmasında HA-Ö testini
kullanmışlar ve bu testi diğer testlerle karşılaştırmışlardır.
Buynak ve arkadaşları (18), başlangıçta seronegatif olan Mumps aşısı ile
aşılanmış, 55 kişinin serum örneklerini nötralizasyon ve HA-Ö yöntemleri
ile test etmişler ve nötralizasyon testinin HA-Ö testinden bira daha duyarlı
olduğu sonucuna varmışlardır.
Anı araştırıcılar HA-Ö tesinde tam virus antijeni ve Tween 80-eter ile
işleme aldıkları antijeni kullanmışlar, tam virus antijeni kullandıklarında,
55 serumun 30’unda antikor titresi <1/5 iken, 25 serumda 1/5; Tween
80-eter işleme alınan antijen kullandıklarında ise antikor titresinin 11
serumda < 1/5 iken, 20 serumda 1/5, 16 serumda 1/10, 6 serumda 1/20
ve 2 serumda ise 1/40 olduğunu gözlemişlerdir (18).
Denoyel (27) ve Daugherty (26), Mumps virusuna karşı antikorların saptanmasında,
Solid Phase Reserve Immunosorbenttekniği ile HA-Ö testini ve RIA ile HA-Ö
testini (NT) karşılaştırmışlardır (26).
Kalter ve arkadaşları(57), NT testi ile HA-Ö testini karşılaştırmışlar,
benzer sonuç almışlardır. Spesifik ve duyarlılık açısından birbirlerine
çok yakın sonuçlar aldıklarını, ancak NT testini zaman alıcı bir test olduğunu
belirtmişlerdir.
Yine aynı araştırıcılar HA-Ö testi ile CF testini karşılaştırmışlar, HA-Ö
testinin CF den daha duyarlı olduğunu belirtmiş ve CF testinin HA-Ö testine
göre güçlükleri olduğuna işaret etmişlerdir (57)
Çalışmamızda HA-Ö testinin oldukça duyarlı bir test olduğu görülmüştür.
HA-Ö testi, kişilerin ımmun durumunun saptanmasında ve virus enfeksiyonlarının
tanısında sıklıkla kullanılan, ancak total antikor düzeyini belirleyen
bir testtir. Bu test ile yapılan çalışmalarda, IgM antikorlarını belirleyebilmek
için farklı yöntemlere gereksinim vardır. Bunlara ilaveten serumda bulunabilen
nonspesifik inhibitörler ve hemaglütininler testin duyarlılığını azaltmaktadır.
Bu inhibitörlere bağlı olarak, yalancı pozitif sonuçlar alınmaktadır. Bunu
önlemek için, serumların ön işlemlerden geçirilmesi gereklidir. Bu da testin
daha uzun zaman almasına neden olmaktadır.
HA-Ö testinin duyarlılşığı, yurt içi ve yurt dışında yapılan araştırmalarla
kanıtlanmış olmasına rağmen, yukarıda belirtilen dezavantajlarından ötürü,
rutinde HA-Ö testine alternatif bir test olarak ELISA’nın kullanılabileceği
düşüncesinden hareketle tarafımızdan hazırlanan ELISA kitleri kullanılarak
Mumps virusu antikorlarının taraması yapılmıştır.
Çalışmamızda vero hücre kültüründe ürettiğimiz Mumps virusu heö ELISA ve
hem de HA-Ö testinde antijen olarak kullanılmıştır.
ELISA testi çabuk sonuç veren, duyarlı basit ve spesifik bir test olup,
tek bir serum ile IgG ve IgM antikorları ayrı ayrı saptandığından, HA-Ö
testine göre üstünlükleri bulunmaktadır. ELISA yönteminin bir çok yönteme
göre, daha çok duyarlı olmasına rağmen, nonspesifik reaksiyonların oluşma
potansiyeli de mevcuttur. Bu yöntemde 3 tip nonspesifik reaksiyon görülmektedir.
Bunlar;
-Enzimle işaretli reaktanlara nonspesifik bağlanma
-Antijenik çapraz reaksiyon
-IgM testlerinde RF’e bağlı yalancı pozitifliklerdir (114)
Ancak, bu nonspesifik reaksiyonlar, Tween 20 gibi noniyonik deterjanlar
ve sığır serumu albumini, jelatin, süt tozu ya da fötal dana serumu gibi
nonreaktif proteinler içeren diluentler kullanılarak kontrol edilebilmektedir
(70,114). Çalışmamızda bu amaçla Tween 20, fötal dana serumu ve süt tozu
kullanılmıştır.
ELISA testinde güvenilir sonuç alınabilmesi için, referans pozitif ve negatif
serum örneklerinin kontrol olarak kullanılmasının yanında, kontrol antijenlerinin
de test edilmesi gerekmektedir. Kontrol antijeni olarak, virusla enfekte
edilmemiş hücre lizatları kullanılmaktadır. Çalışmamızda bu tip nonspesifik
reaksiyonların önlenmesi amacıyla, seruma ½ oranında enfekte edilmemiş
vero hücre lizatı ilave edilmiştir. Ayrıca Mumps virusu ile enfekte vero
hücre kültürü lizatları antijen olarak kullanılmış, antijenin optimal dilusyonunun
saptanması için, pozitif ve negatif kontrol serumların antijenle ve kontrol
antijenle blok titrasyonları yapılmıştır. Uygulamada, antijen ve kontrol
antijenin 1/16’lık dilusyonları, test serumlarının ise 1/100’lük dilüsyonları
kullanılmıştır.
ELISA IgM testlerinde RF’e bağlı yalancı pozitiflik ile, düşük miktarda
IgM ve buna karşılık yüksek miktarda IgG bulunmasına bağlı, yalancı negatiflikler
görülmektedir. Bu durumun göz önünde tutulması amacıyla RF lateks testi
ile tüm serumlarda RF araştırılmış ve 3 serum örneğinde RF pozitif bulunarak,
bu serumlar çalışmaya alınmamıştır.
Scholten ve arkadaşları (92), yaptıkları çalışmada Mumps virusuna karşı
IgG ve IgM antikorlarının gösterilmesinde, rutin laboratuvar şartları altında
ELISA’nın çok uygun bir test olduğunu kanıtlamışlardır.
Yine birçok araştırıcı, Mumps enfekasiyonlarının serolojik tanısında NT,
CF, HA-Ö ve ELISA testini denemişlerdir. ELISA testinin diğer testlerden
daha çabuk sonuç verdiğini ve daha duyarlı olduğunu belirtmişlerdir (68,88,96)
Leinikki ve arkadaşları (68), aşılama öncesi ve sonrası serumları kullanarak,
Mumps IgG gösterilmesinde ELISA ve NT testini kullanmışlar ve ELISA’nın
NT den daha duyarlı, fakat aynı derecede spesifik olduğunu bildirmişlerdir.
ELISA tekniği, Mumps antikorlrının aranması için spesifik ve duyarlı bir
metot olarak görülmektedir.
Sakata ve arkadaşları (88), canlı Mumps aşısının değerlendirilmesinde NT
ve ELISA’yı karşılaştırmışlardır. Araştırıcılar ELISA’daki optik dansite
(OD) ile nötralizasyon titreleri arasında bir korelasyon gözlemişlerdir.
Bununla beraber, NT ile serokonversiyon görülmeyen aşılanmış bireylerde,
aşılanma sonrası serumlarda ELISA ile önemli düzeyde Mumps spesifik antikorları
saptamışlardır. Ayrıca ELISA’nın basitliği, hızlı sonuç vermesi nedeniyle
serodiagnostik metod olarak geniş ölçüde kullanıma sahip olduğunu bildirmişlerdir.
Shebab ve arkadaşları (96), Mumps virusuna karşı antikorların saptanmasında
ELISA’yı kullanmışlardır. 19 ımmun ve 49 duyarlı çocuktai Mumps antikorlarını
araştırmışlardır. Sonuçları mikronötralizasyon yöntemi ile karşılaştırmışlar
ve ELISA’nın daha duyarlı olduğunu vurgulamışlardır. ELISA ile %98.3’lük
seropozitiflik saptanırken, mikronötralizasyon testi ile yüksek dozda virus
kullanıldığında %88, düşük dozda virus kullanıldığında ise %92 oranında
pozitiflik saptanmıştır.
Fedova ve arkadaşları(33) yaptıklarıbir çalışmada, Mumps serum ımmunoglobulinlerin
aranmasında NT, ELISA ve duyarlı HA-Ö testlerini kullanmışlardır. Çalışmada
2-3 yaşındaki 251 çocuktan, attenue Mumps virus aşısı PAVIVAC ile aşılama
öncesi ve sonrası serum alınmış ve NT, ELISA ve duyarlı HA-Ö ile antikor
düzeyleri belirlenmiştir. Aşılama öncesi antikor düzeyleri ELISA ile %35,
NT testi ile %25.9, ve HA-Ö testi ile %27.9 olarak saptanmıştır. 3 test
ile de aşılama öncesi serumu negatif olan duyarlı 159 sahısta, aşılama
sonrası serodeğişimin, ELISA ile % 82.4, NT testi ile % 74.2 ve HA-Ö testi
ile % 86.8 olduğunu belirtmişlerdir. ELISA testi ile NT testi istatistiksel
olarak karşılaştırıldığında, ELISA’nın antikor düzeyiniölçmede daha duyarlı
olduğunu, aşılama sonrası ımmun cevabı saptayabilmek için, epidomiyolojik
araştırmalarda kullanılabilecek bir test olduğunu ileri sürmüşlerdir.
ELISA testi Mumps serolojisinde bugün en çok tercih edilen metoddur.
Nigro ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada, ELISA’nın CF ve NT’den daha
uygun, spesifik ve duyarlı olduğunu bildirmişlerdir (76). Bu araştırıcılar,
Mumps IgG, IgA ve IgM antikorlarının OD değerlerini, Mikro ELISA ve Makro
ELISA kullanarak saptamışlardır. Makro ELISA ile daha yüksek titrede sonuçlar
elde etmişlerdir. Bunu, antijen antikor reaksiyonunu etkileyen faktörlerin
iyi bir optimizasyonuna bağlamışlardır. Bunlar da antijenle kaplı solid
faz, serum konsantrasyonu, enzimle konjuge edilmiş antikorlar, yıkama ve
inkübasyondur. Makro ELISA’da yatak geniş olduğundan yıkama daha iyi olmaktadır.
Yüksek konsantrasyonda serum ve enzimle konjuge edilmiş antikorlar nonspesifik
bağlanmayı azaltmaktadır. 400C’de su banyosunda inkübasyon, antijen antikor
reaksiyonunu hızlandırır. Fakat düşük spesifiteye rağmen, Mikro ELISA’nın
spesifik Mumps antikorlarının saptanması için, Makro ELISA’dan daha uygun
olduğunu savunmuşlardır. Mikro ELISA’nın Makro ELISA’ya oranla daha hızlı,
basit ve daha ucuz olduğunu belirtmişlerdir (76).
Abuherfeil ve arkadaşları (1), 1989 yılınad 18-24 yaş arası üniversite
öğrencilerinden topladıkları 875 serumu, Mumps virus antikorları yönünden
incelemişlerdir. ELISA ile erkeklerde % 85.3 (665/567), kadınlarda %87.1
(210/183) seropozitiflik saptarken, mikrocompleman birleşmesi testi (CF)
ile erkeklerde %83.4 (554/665) ve kadınlarda %77.6 ( 210/163) seropozitiflik
belirlemişlerdir. Toplam seropozitifliğin ELISA ile %85.7, CF ile %81.9,
toplam seronegatifliğin ise ELISA ile %14.3, CF ile de % 8.1 olduğunu bildirmişlerdir.
Her ne kadar ELISA testi CF’den daha yüksek duyarlılık gösterse de iki
teknik arasında iyi bir korelasyon olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Çalışmamızda 16-30 yaş arası 154 serumda, erkeklerde %88.1, kadınlarda
ise %84.4’lük seropozitiflik saptanmıştır. Bu yaş grubundaki sonuçlar Abuherfeil
ve arkadaşlarının saptadığı sonuçlarla uyumluluk göstermektedir.
Benito ve arkadaşları da (8), Mumps virus antikorlarının saptanmasında
ELISA’nın tercih edilen bir metod olduğunu bildirmişlerdir. Çalışmamızda
elde ettiğimiz verilere dayanarak ELISA’nın tek bir serum örneğine ihtiyaç
göstermesi, yüksek duyarlılığa sahip olması nedeniyle tercih edilebilecek
bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.
Capner ve arkadaşları (19), ELISA ile yaptıkları bir çalışmada, 3 yaş altı
çocuklarda Mumps antikorları yönünden %86’lık seronegatiflik tesbit etmişlerdir.
% yaş grubunda ve 136 serumda %37’lik, %-) yaş arası çocuklarda ise 336
serumda %24, 10-12 yaş arası 118 serumda %13, 13-16 yaş arası 105 serumda
%12, 17-30 yaş arası 208 serumda %9, ve 31? 65 arası 172 serumda %10 seronegatiflik
saptamışlardır. Bu verilere göre seronegatiflik, yaşa paralel olarak önemli
ölçüde azalmıştır.
Çalışmamızda ELISA sonuçlarına göre 0-15 yaş grubu erkeklerde %76.2, kadınlarda
%78.1 seropozitiflik saptanmıştır. 16-30 yaş grubunda ise erkeklerde %88.1,
kadınlarda %84.4; 31-45 yaş grubunda erkeklerde %84, kadınlarda %95.7 ;
46-60 yaş grubunda erkeklerde % 81.3, kadınlarda % 93.3 seropozitiflik
belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre küçük yaşlarda kabakulağa duyarlılık
fazla iken, ileri yaşlarda duyarlılık azalmaktadır. Capner ve arkadaşlarının
yaptığı çalışmada görüldüğü gibi, çalışmamızda da yaşa bağlı oarak antikordüzeyinde
artış görülmüş, ayrıca kadınlarda seropozitifliğin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.
Mumps’a karşı antikorların ölçümünde 1984 tılında Julkunan ve arkadaşları(55),
Basit Radyal Hemoliz (SRH), HA-Ö ve tam virus, viral zarf glukoprotein,
nukleokapsit ımmunoassay testlerini kullanmışlardır. Akut Mumps enfeksiyonlu
20 hastadan attenüe Mumps virus aşısı ile aşılanmış 16 ve inaktive Mumps
aşısı ile aşılanmış 12 bireyden serum alarak çalışmışlardır. Bu yöntemlerin
hepsi ile Mumps hastalarında serumda % 90-100 Mumps antikorları saptamışlardır.
SRH ve ELISA yöntemi ile ve canlı aşı ile aşılanmış bireylerde % 75-88
serokonversiyon belirlenirken, inaktive aşı ile aşılanmış bireylerde %92
serokonversiyon saptamışlardır. Halbuki HA-Ö ile serokonversiyon % 38-58
olarak belirlenmiştir. Özellikle aşılanma sonrası immunitenin saptanmasında,
ELISA’nın SRH ve HA-Ö’den daha duyarlı olduğuna işaret etmişlerdir. Aşılanma
sonrası serumda da Mumps antikorlarının meydana çıkarılmasında, ELISA’nın
duyarlı ve güvenilir bir metod olduğu belirlenmiştir. SRH metodu da aşılanmış
grupta antikor saptanmasında en az ELISA kadar etkili bulunmuş, HA-Ö aşılanma
sırasında immun cevap ile ilgili çalışmalarda oldukça duyarsız olduğunu
gözlemişlerdir.
Glikman ve arkadaşları (39), Mumps IgG antikorlarının aranmasında, ELISA
ve CF testi ile çalışmış ve ELISA’da iki ayrı yöntem denemişlerdir. Araştırıcılar
İndirekt eliza ve Catching Antibodies (CA) ELISA ve CF testini karşılaştırmışlardır.
ELISA indirekt metodun uygulanışı bizim uyguladığımız şekildedir. Mikrotest
pleytlerinin çukurları, Mumps antijeni ile kaplanmıştır. Halbuki CA ELISA’da
Mumps antijeni, tavşan anti-Mumps antikorlarına selektif olarak bağlanmıştır.
CF testi ile negatif olan 54 serumun CA ELISA ile %54 ü pozitif olarak
belirlenmiştir. İndirekt ELISA’da ise, % 33’lük bir seropozitiflik saptanmıştır.
CF testine göre CA ELISA’yı çok fazla duyarlı bulmuşlardır. Ancak indirekt
ELISA ile ve özellikle Mumps infeksiyonlu hastaların çift serumlarında,IgG
antikor düzeyinde önemli bir artış gözlemişlerdir.
Juto ve arkadaşları 25 hasta serumunda, Mumps spesifik antikorları CF ve
ELISA testi ile aramışlardır. CF testi ile 22 serumda, ELISA ile 25 serumda
Mumps antikorlarını saptamışlardır. Akut vew konvalesan dönemlerde aldıkları
serumlarda dört veya daha yüksek titrede antikor artışı saptamışlardır.
ELISA’nın antikor titresindeki artışı göstermede, CF’den daha duyarlı olduğunu
savunmuşlardır (56).
ELISA ve HA-Ö testinin karşılaştırılması Boteler ve arkadaşları (14) tarafından
da yapılmıştır. Ancak araştırıcılar kızamık antikorlarının aranmasında
bu testleri kullanöışlar ve 503 serum incelemişlerdir. Bu serumların 436’sı
her iki test ile pozitif, 63 serum her iki test ile negatif bulunmuştur.
Her iki test arasında %99.5 duyarlılık, % 100 spesifite ve %99.6 uyumluluk
gözlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ELISA’nın HA-Ö testi ile uyumlu ve
ELISA’nın genellikle daha duyarlı olduğuna işeret etmişlerdir.
Boteler ve arkadaşlarının yaptıkları çalışma sonuçları ile bizim verilerimizde
tam bir uyumluluk görülmüştür.
İsozaki ve arkadaşları NT ve ELISA ile, Mumps aşısı şle aşılanmış bireylarde
antikor taraması yapmışlar, NT testinin bir hücre kültürüne gereksinim
göstermesi ve uzun zaman alması nedeniyle, ELISA’nın daha pratik bir metod
olduğu kanısına varmışlardır (51).
Glikman ve arkadaşları (38), akut Mumps infeksiyonlu hastalarda spesifik
Mumps IgM antikorlarını ELISA ile aramışlar,%99’a yakın pozitiflik elde
etmişleridr.
Bir başka çalışmada, sağlıklı bireylerin Mumps virus antikorlarının saptanmasında
ELISA, NT, HA-Ö, CF ve Jelde Hemoliz (HIG) teknikleri kullanılmış ve ELISA
ile diğer metodlar karşılaştırılmıştır (68).Spesifite ve duyarlılıkta farklılıklar
bulunmasına rağmen, testler arasında oldukça yeterli bir korelasyon olduğu
bildirilmiştir. Jeryl-Lynn suşu ile aşılanmış 15 bireyden aşılanma öncesi
ve sonrası alınan serumlar, bu yöntemlerele test edilmiştir. ELISA ile
15 bireyin 14’ünde,NT ile 13’ünde CF ile 11’inde, HA-Ö ile 5’inde antikor
titrelerinde artış gözlenmiştir. Antikor titresindeki artışın gösterilmesinde,
HA-Ö ve HIG tekniğinin duyarlılığının az olduğu, en iyi spesifitenin ELISA
testi ile alındığı, yanlış pozitif ve negatif sonuç görülmediği, HA-Ö testini
de yanlış pozitif sonuç görülmemesine rağmen duyarlılığın az olduğu, yine
HA-Ö testi ile yanlış negatif sonuç gözlendiği vurgulanmıştır (68)
Kocabeyoğlu ve arkadaşları (62), 3-10 yaş grubunda Mınps virus antikorlarının
araştırılmasında ELISA yöntemini kullanmışlar, 95 serumun 55’inde (%57.9)
Mumps virus IgG antikorlarını pozitif bulmuşlardır. Bu serumların %7’sinde,
aynı zamanda IgM antikorları pozitif bulunmuştur. Sadece IgM antikoru pozitif
bulunan serum sayısı %3.2’dir.
Çalışmamızda incelemeye aldığımız değişik yaş gruplarına ait405 serumun
53’ü 0-15 yaş grubuna aittir. 0-15 grubunda HA-Ö testi ile %84.9’luk bir
pozitiflik saptanırken, ELISA IgG ile %77.4 ve ELISA IgM ile % 11.3’lük
pozitiflik belirlenmiştir. Bu serumlar arasında sadece IgM antikoru pozitif
olan serum sayısı 3 (5%.66) olarak saptanmıştır. Buna göre, 0-15 yaş grubunda
ELISA pozitifliği %83.0 olarak belirlenmiştir.
16-30 yaş grubuna ait 154 serumda ise, ELISA UgG %87.0, IgM ise %2.6 pozitif
olarak saptanırken, HA-Ö testi ile %86.4 pozitiflik saptanmıştır. 31-45
yaş grubunda HA-Ö testi ile %87.5, ELISA ile % 89.6 seropozitiflik belirlenmiştir.
Toplam 405 serumda HA-Ö testi ile %85.7’lik, ELŞISA ile %86.9’luk pozitiflik
saptanmıştır.
Vero hücre kültüründe ürettiğimiz Mumps virus antijenleriyle, ELISA striplerini
kaplayıp piyasadan aldığımız proksidazlı konjugatları(Sigma) kullanarak
uyguladığımız Mumps ELISA testi ile , 88 serum örneğinde saptadığımız pozitiflik
oranları, ticari Mumps ELISA (Virotech) test kiti ile elde edilen pozitiflik
oranları ile büyük ölçüde uyumlu bulunmuş ve rutin çalışmalarda güvenilir
olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Kit maliyeti dikkate alındığında kendi hazırladığımız ELISA kitinin piyasadan
sağlanan kitlere göre, daha ekonumik olduğu belirlenmiştir.
Çalışmamız sırasında elde edilen verilere göre ELISA ile HA-Ö testi uyumlu
bulunmuştur. Ancak ELISA, HA-Ö testinden daha pratik bir testtir. Ayrıca
serumu ön işlemlerden geçirilmesine gerek kalmadan, çok az miktarda seruma
gereksinim duyulan bir yöntemdir. Sonuç olarak, Vero hücre kültüründe hazırlanan
Mumps antijenleri ile uyguladığımız ELISA testinin HA-Ö testine göre daha
kolay, ucuz ve güvenilir olduğunu, rutin çalışmalarda kullanılabileceğini
söyleyebiliriz. |