![]() |
|
|
TÜRK
HUKUKUNDA VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİ 1. VEKALETEN OY KULLANILMASINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER Vekaleten oy kullanma konusunda Ticaret Kanununda ve SPKur. tarafından çıkarılan tebliğde çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır.
I. TİCARET KANUNU Anonim şirketlerin genel kurullarında, oy kullanma konusunda TK.m.360 bir takım düzenlemeler getirmiştir. TK.m.360/II’ye göre "Rey hakkını haiz olan pay sahibi umumi heyet toplantılarında bu hakkını bizzat kullanabileceği gibi pay sahibi olan veya esas sözleşmede hüküm bulunmadıkça, pay sahibi olmayan üçüncü bir şahıs vasıtasıyla da kullanabilir". Bu maddeye göre oy hakkı; - Bizzat pay senedi sahibinin kendisi tarafından, - Diğer bir pay senedi sahibi aracılığıyla, - Esas sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde, pay sahibi olmayan üçüncü bir şahıs aracılığıyla, kullanılabilir. TK.m.360/III’e göre "Nama yazılı hisse senetleri için temsil selahiyetinin yazı ile verilmesi şarttır. Hamiline yazılı bir hisse senedinin zilyedi bulunduğunu ispat eden kimse şirkete karşı rey hakkını kullanmaya selahiyetlidir. Bunu ispat maksadıyla hamile yazılı hisse senetlerinin sahipleri rey haklarını umumi heyette kullanabilmek için hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları, toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdie mecburdurlar. Hamiline yazılı hisse senetleri rehin veya tevdi edilmiş yahut ariyet olarak başka bir kimseye bırakılmış olduğu takdirde malik ve zilyet arasındaki münasebetlerde rey hakkının kullanılması bakımından aşağıdaki hükümler caridir; 1. Rey hakkı malike aittir. 2. Temsil selahiyeti ayrı bir senede yazılmış olmak şartıyla, temsile selahiyetli zilyed malik yerine ve onun menfaatine uygun olarak rey hakkını kullanmaya selahiyetli sayılır" demektedir. Bu maddeye göre; - Nama yazılı pay senedi sahibi vekalet verecekse bu yetkinin yazıya bağlanması zorunludur. - Hamiline yazılı pay senetleri için yukarıda belirtilen şart aranmamakla birlikte, bu tür pay sahipleri oy kullandırabilmek için genel kurul toplantı gününden bir hafta önce pay senedi veya yerine geçen belgeyi şirkete vermekle yükümlüdürler. - Pay senedi sahibi ile zilyedi (rehin, ariyet vb. sebeblerle) farklılaşmışsa oy hakkının kullanılmasında şu ilkelere uygun hareket edilecektir. a. Oy hakkı pay senedi sahibine aittir. b. Vekalet verilmiş olmak şartıyla, vekalete yetkili kişi (zilyed) pay senedi sahibinin çıkarlarına uygun olarak oy hakkını kullanmaya yetkili sayılmaktadır. TK. m. 360/II vekaletin genel anlamlı olduğunu, pay sahibi yerine vekilin iradesinin, pay sahibinin istek ve buyruğuna uygun olup olmadığı noktasının hiç önem taşımadığını ortaya koymaktadır([1]). Ticaret Kanunu vekaleti, müvekkilin istekleri ve talimatlarının aynen genel kurula yansıması açısından emredici kurallar koymak gereğini duymamış, bu hususu taraflara bırakmıştır. Bir başka deyişle pay sahibi, vekiline gündemin her maddesiyle ilgili istek ve talimatını söyleyebilir. Bu konuda Ticaret Kanunun ayrıntılı düzenleme yapmaması iki önemli sonuç doğurmaktadır([2]). Birincisi, pay sahibinin vekiline her gündem maddesiyle ilgili ayrı talimat vermesi geleneği sistemimizin mantığı gereği yerleşmediği için bu yola gidilmekte, dolayısıyla pay sahibinin iradesinin genel kurula yansıtılması sağlanamamaktadır. İkincisi, talimatın vekaletnameye yazılmaması halinde, talimata uymama halinde pay sahibi ile vekil arasındaki ilişki ne gibi hüküm ve sonuçlar doğuracaktır. Talimata uymayan vekil, ispat şartına bağlı olarak pay sahibine karşı sorumlu tutulabilmektedir. Ancak oy pay sahibinin isteğine aykırı olarak geçerliliğini sürdürüp, kararı oluşturmakta devam etmektedir.
II. SERMAYE PİYASASI KURULU TARAFINDAN ÇIKARILAN TEBLİĞ Son yıllarda Türk Sermaye Piyasasının hızlı gelişimi ve Türk tasarrufçusunun bilinçlenmesi yönündeki gelişmeler sonucunda, şirket ortaklarının yönetime katılma sorunları gündeme gelmeye başlamıştır. Anonim şirketlerin genel kurulu, özellikle küçük ortaklardan gelen eleştirilerle büyük tartışmalar içinde geçmektedir. Genel kurul toplantılarına katılıp, şirketlerle ilgili gelişmeleri yakından takip eden küçük pay sahibleri şirket üzerinde daha etkili olabilmek için biraraya gelmeye çalışmaktadırlar. Özellikle son yıllarda kamuoyunu meşgul eden Adana Çimento([3]) ve Çukurova Elektrik([4]) olayı yukarıdaki tespitlerimizi haklı çıkarmaktadır. Ülkemizde güç boşluğu sorunu halka açık anonim şirketlerin genel kurullarının kalabalık oluşu ve bazı ortaklarının da yurt dışında bulunmasından kaynaklanmakta ve bu durum ortakların şirketten uzaklaşmalarına yol açmaktadır([5]). Bu çerçevede güç boşluğu sorunu gerçekte, şirket faaliyetlerine ilişkin bilgilerin ortaklara ulaşması ve ortakların görüşlerinin gerektirdiğinde oy biçimine dönüşerek genel kurulda etkin bir biçimde ortaya konulabilmesiyle çözümlenebilecektir. Bu durumda bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulacaktır. Bu kurum, küçük pay sahiplerinin oylarının bir temsilci tarafından kullanılmasına yönelik vekaleten oy kullanma sistemi ve sistemin kötüye kullanılmasına yönelik düzenlemelerdir([6]). Ticaret Kanunu’nun yukarıda belirtilen "vekaleten oy verme"ye ilişkin madde hükümlerinden, kanun koyucunun amacının, oy kullanımını kolaylaştıracak toplantı nisaplarına ilişkin sorunların çözümüne yardımcı olma amacı güttüğü anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, menkul kıymet sahiplerinin şirket yönetim ve karar mekanizmasına katılımı artırıcı, söz söyleme ve etkin olma imkanlarına yönelik bir düzenlemenin mevcut olmadığı söylenebilir. Bu açıdan kamuyu aydınlatmanın araçlarından da yararlanılarak, genel kurullara katılımı teşvike yönelik sağlıklı bir vekaleten oy kullanma sisteminin gerekliliği, sermaye piyasası hızlı bir gelişme süreci içinde bulunan ve halka açılmaların hızlandığı, çok ortaklı anonim şırket sayısının arttığı günümüz Türkiye`sinde gözardı edilemez bir gerçektir. SPKur. yukarıda belirtilen tüm hususları nazari dikkate alarak, "Halka Açık Anonim Ortaklıklar Genel Kurullarında Vekaleten Oy Kullanılmasına ve Çağrı Yoluyla Vekalet veya Hisse Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar" Tebliğini yayınlamıştır([7]). SPKur. vekaleten oy kullanma konusunda yapmış olduğu bu düzenlemede Amerikan hukukunda "Proxy System" olarak adlandırılan düzenlemeleri esas almış bulunmaktadır. Zira her iki düzenlemede ciddi benzerlikler bulunmaktadır. SPKur. tarafından çıkarılan tebliğin incelemesine geçtiğimizde şu hususları tespit etmekteyiz;
A.Düzenlemenin Kapsamı Halka açık anonim şirketlerin genel kurullarında pay sahiplerinin olağan ve olağanüstü toplantılarında vekaleten oy kullanma esasları, ortakların sermaye ve yönetimde kontrolü sağlamak amacıyla pay sahiplerine çağrıda bulunarak pay senedi veya genel kurullarda oy hakkını kullanmak için vekalet toplama girişiminde bulunulmasında ve oy sözleşmesi yapılması için çağrı yoluna başvurulması halinde uyulması gereken ilke ve esaslar bu tebliğ kapsamındadır (Tebliğ m.3/I). Bir başka deyişle tebliğ, kapsamını halka açık anonim şirketlerle sınırlandırmış bulunmaktadır. Bu durumda sadece halka açık anonim şirketlerde, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında vekaleten oy kullanma esasları, sermaye ve yönetimde kontrolü sağlamak amacıyla pay senedi veya vekalet toplama girişimi ve oy sözleşmesi yapılması için çağrılar yapılabilecek, diğer anonim şirketler bu düzenlemenin kapsamı dışında kalacaklardır. Eskiden olduğu gibi kapalı anonim şirketler Ticaret Kanunu düzenlemelerine tabi olacaklardır. Kanatimce tebliğin bu şekilde bir ayrıma gitmesi yerinde bir davranıştır. Zira ABD`deki düzenlemelerde halka açık anonim şirketlere ilişkindir([8]). Ancak, kapalı anonim şirketler esas sözleşmelerinde bu hususa açıklık getirip, genel kurul toplantılarında tebliğ hükümlerinin geçerli olacağını kabul edebilirler. Tebliğin pay senetlerinin durumuna ilişkin olarak getirdiği düzenlemelere göre; eğer şirket hamiline yazılı pay senedi ihraç etmişse ve bu senetler sahipleri tarafından rehin veya ariyet olarak bir başka kimseye bırakılmışsa temsil yetkisi zilyede ait olacaktır (Tebliğ m.3/II). Hamiline yazılı pay senedi üzerinde intifa hakkı tesis edilmişse, intifa hakkı sahibinin, vekil aracılığıyla oy kullanması hakkında bu tebliğ hükümleri uygulanacaktır (Tebliğ m.3/II). Nama ve hamiline yazılı pay senetlerini temsilen, ilgili mevzuata göre çıkarılmış depo edilen menkul kıymet sertifikası sahiplerinin vekil aracılığıyla oy kullanması, bu tebliğ`de hamiline yazılı pay senetlerinden doğan oy haklarının vekil aracılığıyla kullanılmasını düzenleyen hükümlere tabidir (Tebliğ m.3/III). ABD`de Türk hukukundan farklı olarak (bazı eyaletler istisna New York gibi), genelde anonim şirketler nama yazılı pay senetleri ihraç etmektedirler([9]). Çünkü çalınma kaybolma gibi rizikolardan dolayı hamiline yazılı pay senetleri tercih edilmemektedir. Ayrıca şirketler de pay sahiplerinin kimler olduğunu bilmek için pay sahipleri defterine kayıtlı nama yazılı pay senetleri çıkarmaktadırlar([10]). Böylelikle vekalet mücadelesi ABD`de kontrollü bir şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde şirketlerin yaygın olarak hamiline yazılı pay senedi kullanmaları, bu mücadeleyi yürütmelerini zorlaştıracaktır. Şirket genel kurulunda kanuni temsil hallerinde, kanuni temsilci aracılığıyla oy kullanma genel hükümlere tabidir (Tebliğ m.3/IV). Bir başka deyişle, tam ehliyetsizler adına genel kurula katılma ve oy kullanma hakları kanuni mümessilleri tarafından kullanılır. Sınırlı ehliyetsizler içinde aynı kural uygulanır. Sınırlı ehliyetliler ise bizzat genel kurula gidip oylarını verirler, isterlerse temsilci tayin ederler. Bu temsilci kanuni temsilci değildir. Bir başka deyişle sınırlı ehliyetlilerin genel kurula katılmaları ve oy kullanmaları müşavirin veya kanuni temsilcinin aracılığını gerektirmez([11]). Bir pay birden fazla kişinin müşterek mülkiyetinde ise, bunlardan herhangi birisi diğerleri itiraz etmedikçe genel kurula katılıp oy verebilirler veya kullanmak üzere diğer kimselere vekalet verebilirler. Ancak, diğer maliklerden herhangi birisinin itirazı varsa, bu gibi pay sahiplerinin oyları ve vekaletleri nazara alınmaz([12]).
B. Vekaleten Oy Kullanılmasına İlişkin Esaslar Halka açık anonim şirketlerin genel kurullarında vekaleten oy kullanılmasına ilişkin esaslar şu şekilde tespit edilmiş bulunmaktadır;
1. Vekil Aracılığıyla Oy Kullanma Halka açık anonim şirket genel kurullarında oy kullanma hakkına sahip olanlar, bu haklarını vekil tayin ettikleri pay sahipleri aracılığıyla veya şirket esas sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça pay sahibi olmayanlar aracılığıyla da kullanılabilir (Tebliğ m.4/I). Bir başka deyişle oy kullanma hakkına haiz olan pay sahipleri bu haklarını ya aynı şirkette pay sahibi olan bir başkası vasıtasıyla kullanabilecek ya da şirketin ortağı olmayan bir kimseye, şirket esas sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamış olmak kaydıyla, vekalet verilmesiyle kullanabilecektir. Hamiline yazılı pay senedi sahibi genel kurul toplantısına bu senetlere malik olduğunu gösteren vesikaları bir hafta önceden şirkete tevdi ederek genel kurula katılıp oy kullanabilir. Ya da bu senede malik olduğunu gösterir belgeleri temlik etmek suretiyle, oyunu kullanabilir(Tebliğ m.4/II). Hamiline yazılı pay senedi yerine, onlara malik bulunduğunu gösteren vesikaları kullanmak bazan zorunluluktan doğabilir. Mesela, senetlerin rehin ve ariyet edildiği veya bir mahalde tevdide bulunduğu veya uzak bir yerde olduğu durumlarda malik, senetlerin zilyedi olmadığı veya bizzat senetleri ibraz zorunda bulunmadığı için belgeleri ibraz edecektir. Bu vesikalar, mahkeme([13]) ve icra dairesi kararları, rehin, vedia ve ariyet senetleri veya bunlara ait senetlerin tesellümünü belirten makbuzlar, ilmühaberlerdir([14]). Şirket esas sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamış olmak kaydıyla, vekilin, birden fazla ortağı temsilen oy kullanması mümkündür (Tebliğ m.4/III). Bu durumda şirket esas sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, pay sahibi olan ya da pay sahibi olmayan vekil temsilen oy kullanabilecektir. Banka ve aracı kurumların, saklama hizmeti sundukları pay senetlerine ilişkin oy haklarını vekil sıfatıyla kullanmaları halinde de bu hükümler uygulanacaktır (Tebliğ m.4/IV). ABD`de bankalar ve aracı kurumlarda bulunan pay senetleri için, bankalar ve aracı kurumlar vasıtasıyla pay sahiplerine vekalet çağrısı yapılmaktadır. Bu çağrının akabinde pay sahiplerinden bankaya ve aracı kuruma oy kullanmaları için vekalet verenlerin oyları, aracı kurum ve banka tarafından genel kurul toplantısında, pay sahiplerinin direktifleri doğrultusunda kullanılmaktadır([15]). Bu konuda tebliğ hükümlerinde düzenleme bulunmaması önemli bir eksikliktir. Birden fazla paya sahip bulunan bu nedenle de birden fazla oy hakkı bulunan bir pay sahibi, genel kurulda bir oylamaya oylarını dağıtarak katılabilir, mesela, 10 oyu ile bir önerinin lehinde 5 oyu ile de aleyhinde kullanabilir mi? Dolayısıyla aynı doğrultuda vekalet verebilir mi? Pay sahibinin oy hakkı müktesep bir hak olması sebebiyle, oylarını istediği doğrultuda kullanabilir([16]) ve bu doğrultuda vekaletname verebilirler.
2. Vekaletin Şekli Şirketlerde vekaletname ile temsilde vekaletnamede şu hususların belirtilmesi gereklidir; - Anonim şirketin ünvanı, - Genel kurul toplantısının gün, saat ve yeri, - Vekilin adı ve soyadı, - Toplantının türü (olağan veya olağanüstü), - Temsil yetkisinin kapsamı, - Talimatlar - Ortağın sahip bulunduğu pay senedi hakkında bilgiler(tertip ve serisi, numarası, adet-nominal değeri, oyda imtiyazlı olup olmadığı, hamiline-nama yazılı olduğu) - Ortağın adı ve soyadı veya unvanı, - Ortağın adres ve imzası. Bu hususları içeren vekaletnameye örnek olarak şu şekilde bir vesika hazırlayabiliriz; ----------------------------------------------------- VEKALETNAME ÜÇLER PETROL SANAYİ A.Ş. Üçler Petrol Sanayi A.Ş.`nin 15.1.1996 tarihinde, saat 13.45 te, 8. Cadde No 13/8 Emek/Ankara adresinde yapılacak olağan genel kurul toplantısında aşağıda belirttiğim görüşler doğrultusunda beni temsile, oy vermeye, teklifte bulunmaya ve gerekli belgeleri imzalamaya yetkili olmak üzere Hasan Yücel`i vekil tayin ediyorum. A. TEMSİL YETKİSİNİN KAPSAMI a.Vekil tüm gündem maddeleri için kendi görüşü doğrultusunda oy kullanmaya yetkilidir.--------- b. Vekil aşağıdaki talimatlar doğrultusunda gündem maddeleri için oy kullanmaya yetkilidir.----X- Talimatlar; 1. Şirket yönetimi tarafından verilen tekliflere müsbet oy kullanılacaktır. 2. Gündem maddelerinden esas sözleşme değişikliğine ilişkin olanlara menfi oy kullanılacaktır. c. Vekil şirket yönetiminin teklifleri doğrultusunda oy kullanmaya yetkilidir. d. Toplantıda ortaya çıkabilecek diğer konularda oyunu serbestçe kullanabilir. B. OLUMSUZ OY GEREKÇELERİ 1. Mevcut yönetim kurulu üyelerinin çalışmaları yetersizdir. 2. Yönetim kurulu şirket faaliyetlerini gereken ilgiyi göstermemektedirler. C. ORTAĞIN SAHİP OLDUĞU PAY SENEDİNİN a. Tertip ve Serisi III. Tertip A Serisi b. Numarası 30112 c. Adet-Nominal Değeri 1 Adet-10 000 TL. d. Oyda İmtiyaz Olup Olmadığı İmtiyazlı Değil e. Hamiline-Nama Yazılı Olduğu Nama Yazılı Durmuş Yörükoğlu Atmaca m. 3. sk. No 7 Ulus/ANKARA İMZA ----------------------------------------------------- Oy hakkını haiz intifa hakkı sahibinin vekil aracılığıyla oy kullanması halinde intifa hakkını notere tespit ettirip, imzası noterden onaylı vekaletname çıkarması yeterlidir (Tebliğ m.5/II).
3. Vekaletname Formlarının Gönderilmesi Vekaletname formları, nama yazılı pay sahiplerine olağan genel kurul toplantısı için, ayrıca tebligat yapmak suretiyle gönderilir(TK.m.362/IV). Olağanüstü genel kurul toplantısı için TK.m.368`e göre, "Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37. maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahil olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır. Senetleri nama yazılı pay sahipleri ile önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildirilen pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir". Önceden şirkete bir pay senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren hamiline yazılı pay sahiplerine ise, yine TK.m.368 uyarınca yapılacak tebligatlarla birlikte şirket tarafından gönderilir. Şirketler, bu kapsam dışında kalan payların genel kurullarda temsili için gerekli tedbirleri alırlar (Tebliğ m.6/I). Birinci fıkra uyarınca vekaletname formu gönderilmeyen pay senedi sahiplerinin istekleri halinde verilmek üzere, şirket merkezi veya şubeleri ile gazetede yayınlanan genel kurula çağrı ilanında belirtilen en az bir banka veya aracı kurumun merkez ya da şubelerinde yeter sayıda vekaletname formu şirketce hazır bulundurulur (Tebliğ m.6/II). Şirket genel kurul toplantısından en az iki hafta önceden vekalet formlarının pay sahiplerinin ellerine geçecek şekilde gönderilmesi gereklidir (Tebliğ m.6/III). Eğer şirket vekaletname formlarını gazete, dergi vb. yazılı iletişim araçları ile ilan etmeleri halinde bu formlar gönderilmiş olarak kabul edilir (Tebliğ m.6/IV). Uygulamada bir çok halka açık anonim şirket, yüksek tirajlı gazeteler aracılığıyla vekalet formlarını ilan etmekte böylelikle pratik bir yol seçmektedirler. Şirketler tarafından Tebliğin 6. maddesi uyarınca gönderilen veya ilan edilen vekaletname formlarında, şirket yönetim kulunca herhangi bir kişi lehine yönlendirme yapılamaz, telkin ve önerilerde bulunulamaz (Tebliğ m.6/V).
4. Vekaletnamenin Düzenlenmesi Halka açık anonim şirketlerin genel kurul toplantısına katılamayacak olan pay sahibi vekaletname vermek isteyebilir. Bu durumda vekaletname vermek isteyen oy hakkı sahibi, vekaletname formunu doldurarak imzasını notere onaylattırır veya noterce onaylı imza sirkülerini kendi imzasını taşıyan vekaletname formuna ekler (Tebliğ m.7/I). Nama yazılı pay senetlerinde, pay senetlerinin notere ibrazı zorunlu değildir. Ancak vekaletnamedeki imzanın notere onaylattırılması halinde, hamiline yazılı pay senetleri ya da bunların tertip tutar ve seri numaralarının dökümünü içeren, notere ibraz günü itibariyle bir banka ve aracı kurumda adına saklandığı kişiyi gösteren bir makbuz, imza tasdiki esnasında notere ibraz edilir ve noter, hamiline yazılı pay senetlerinin tertip, tutar ve seri numaraları ile ibraz edeni tespit ederek, vekaletname formunu imzalayan kişinin imzasını onaylar. Vekalete konu olan pay senetleri, bir banka ya da aracı kuruma makbuz karşılığında bloke edilir. Vekalet nedeniyle bloke edilen pay senetlerini gösteren makbuzlar üç nüsha halinde düzenlenir; ilk nüsha, oy hakkını vekaletname aracılığıyla kullandıracak pay sahibine, ikinci nüsha vekaletname ile birlikte vekile verilir. Üçüncü nüsha ise, pay senetlerinin bloke edildiği banka ya da aracı kurumda kalır (Tebliğ m.7/II). Ülkemizde halka açık anonim şirketlerin yaygın şekilde hamiline yazılı pay senedi kullanması, vekaleten oy kullanma sisteminin işlerliğini ağırlaştırmaktadır. Zira hamiline yazılı pay senetleri kolay bir şekilde tedavül ettiğinden, senedin gerçek hamilini tespit etmek güçleşmektedir. Vekaletnamelerin en geç, genel kurul toplantısı sırasında divan kurulunun oluşturulmasından önce şirkete sunulması gerekir (Tebliğ m.7/III). Zira genel kurul toplantısını başkanlık divanı yürütür. Bundan dolayıdır ki, genel kurul toplantısı sırasında, en geç başkanlık divanı oluşturulmadan önce vekaletnamelerin şirkete ulaştırılması uygun olacaktır. Bir banka veya aracı kurumun saklama hizmeti sunduğu pay senetlerine ilişkin oy hakkının kullanılması amacıyla bu kuruluşlara verilecek vekaletnamelerde imza veya imza sirkülerinin onay şartı aranmaz. Bu halde vekaletname formunun, saklama hizmetini sunan banka veya aracı kurumu vekil tayin edecek şekilde oy hakkı sahibi tarafından doldurup verilmesi yeterlidir (Tebliğ m.7/IV). Buradan da anlaşılacağı üzere, pay senetlerini banka veya aracı kurumda muhafaza eden pay sahipleri, genel kurul toplantılarında kendilerine vekil olarak banka ya da aracı kurumu tayin edebileceklerdir. Ancak pay sahibi isterse genel kurul toplantısına katılmak üzere banka ya da aracı kurum dışında bir kimseyi de vekil olarak tayin edebilir. Oy hakkı sahibi, genel kurulda oy hakkının kullanılması amacıyla kendisine saklama hizmeti vermeyen ve fakat kanuni olarak saklama hizmeti vermeye yetkili bir banka veya aracı kurumu da vekil tayin edebilir. Bu takdirde pay senetleri, ilgili genel kurul toplantısının sonuna kadar vekil banka ya da aracı kurumda saklamaya alınır. Saklamada bulunan pay senetlerini gösteren makbuzlar iki nüsha halinde düzenlenir, ilk nüsha müşteriye verilir, diğeri ise banka ya da aracı kurumda saklanır. Vekaletnamelerin şekli hakkında dördüncü fıkra hükmü uygulanır (Tebliğ m.7/V). ABD`de "the proxy statement" olarak adlandırılan vekaletname bizdekinden çok daha teferruatlı olarak düzenlenmiştir. Pay sahipleri, şirketin geçmiş dönemine ilişkin faaliyetleri hakkında bilgilendirilmektedir. Ayrıca bu düzenlenen evrak SEC tarafından sıkı bir denetime tabi tutulmuştur([17]).
5. Temsil Yetkisinin Sınırları Genel kurul toplantılarında oy hakkını vekil aracılığıyla kullanmak isteyen pay sahibi, gündem maddeleriyle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz olarak görüşlerini vekil aracılığıyla genel kurula aksettirebileceği gibi, toplantı da ortaya çıkabilecek hususlara ilişkin olarak vekile yazarak çeşitli talimatlar verebilir. Böylelikle temsil yetkisinin sınırlarını kendisi tayin edebilir (Tebliğ m.8). Eğer pay sahibi yukarıda açıklandığı şekilde temsil yetkisini sınırlandırma yoluna gitmemiş, sadece vekil tayin etmişşe bu durumda genel hükümler devreye girmektedir (Tebliğ m.8). Bu durumda vekil hukuka, ahlaka ve adaba aykırı eylem ve işlemleri yaparsa temsil kabul edilmez. Hukuka aykırı davranış, bu davranışın sonuçlarına şahsen katlanmayı gerektirir([18]).
6. Vekilin Genel Kurulda Oy Kullanma Yöntemi Tebliğin 7. maddesi uyarınca şirkete ulaştırılan vekaletnameler, genel kurulca toplantı divan kurulunun oluşturulmasını takiben divan başkanına tevdi edilir (Tebliğ m.9/I). Genel kurul toplantısında görüşülecek gündem maddelerinden her biri için ayrı ayrı düzenlenen oy pusulaları, şirketçe bastırılıp, toplantıda hazır bulundurulur. Oy pususulaları vekilin ve müvekkilin kimliği, vekaleten kullanılacak oy adedi ve bunun toplam içindeki oranının belirtilmesine imkan sağlayacak şekilde düzenlenir. Toplantıda vekil sıfatıyla bulunanlar oylarını, oy pusulalarına yazmak suretiyle kullanırlar. Vekaletnamelere uygun oy kullanımının izlenmesi ve oy pusulalarının toplanıp tasnif edilmesi divan başkanlığınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiseri nezaretinde yapılır. Oy pusulaları, bakanlık komiseri ve divan başkanı tarafından imzalanan oyların kullanım şekline ilişkin tutanak ve diğer toplantı evrakı ile birlikte şirket tarafından saklanır (Tebliğ m.9/II). Genel kurul toplantısında vekil her gündem maddesi için, müvekkilin düzenlemiş olduğu vekaletnameye uygun olarak oy kullanmak durumundadır. Vekilin, vekaletnameye uygun olarak oy kullanıp kullanmadığını tespit etmek divan başkanlığı tarafından bakanlık komiseri nezaretinde yapılacaktır. Eğer vekil, vekaletnameye aykırı oy kullanmışsa divan başkanlığı duruma doğrudan müdahale edebilecektir. Daha sonra divan başkanlığı ve bakanlık komiseri nezaretinde yapılan toplantıda, vekillerin vekaletnameye uygun olarak hareket edip etmedikleri tespit edildikten sonra kullanılan oylar tasnif edilecek ve tutanakla tespit edilip imzalanacaktır. Aslında onbinlerce pay sahibi bulunan halka açık anonim şirketler için oy sayımı öneminin yanısıra oldukça güç ve yorucu bir iştir. Nitekim ABD`de oyların sayım işlemi günleri hatta haftaları aldığından şirket tarafından bu konuda özel düzenlemelere gidilmektedir. Bu hususa ilişkin olarak oy sayımını gerçekleştirecek ekibe "the counting room" adı verilen özel bir sayım odası şirket tarafından tahsis edilmekte, ekibin ihtiyacı olan her şey bu odada hazır bulundurulmaktadır([19]). Vekilin, oy hakkını genel kurulda alınan kararın aleyhinde kullanması halinde keyfiyetin divan başkanlığınca toplantı tutanağına geçirilmesinin sağlanması ve vekil tarafından tutanağın imzalanması zorunludur (Tebliğ m.9/III).
7. Vekaletnamenin Geçerlilik Süresi ve Sorumluluk Genel kurul toplantısı için vekilin, müvekkile vermiş olduğu vekaletname, ilgili olduğu olağan, olağanüstü ve hukuken bunların devamı sayılan genel kurul toplantısı için geçerlidir (Tebliğ m.10/I). Genel kurul toplantısına kadar tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla her zaman için vekaletten azil ve istifa mümkündür. Ancak keyfiyetin şirkete ve karşı tarafa bildirilmesi zorunludur. Vekili azleden oy hakkı sahibi ve istifa eden vekil, bu yükümlülüğe aykırı davranıştan doğabilecek zararlardan sorumludur (Tebliğ m.10/II). Vekalet yetkisinin geri alınmasına azil adı verilmektedir. Müvekkil, temsil yetkisini vekilden her zaman alabilir([20]). Bu beyan genellikle vekile çekilen bir ihtarname ile yapılmakla beraber, geçerliliği herhangi bir şekle ve bir sebebin gösterilmesine bağlı değildir([21]). Vekaleten oy kullanmada müvekkil, vekili genel kurul toplantısına kadar azledebilecek, vekil genel kurul toplantısına kadar istifa edebilecektir. Ancak her ikisi de durumu karşı tarafa ve şirkete derhal bildirmemeleri halinde, bundan doğacak zararlardan mesul olacaklardır. Azil, temsil yetkisini sona erdirmekle beraber, temsil olunan ile temsilci arasındaki tüm ilişkiyi hukuken sona erdirmez. Mesela, eğer vekil bu işi ücret karşılığı yapıyorsa, alacağını, azle rağmen isteyebilir([22]). Vekil, kendisine yazılı olarak vekaletname formlarında talimat verilen konularda, talimata uygun hareket etmekle yükümlüdür. Oy hakkı vekilin özen borcu çerçevesinde kullanılır (Tebliğ m.10/III). Vekilin özen borcu BK.m.390/II`ye göre, vekil müvekkile karşı vekaleti iyi bir surette ifa etmelidir. Bu genel tanımın yanısıra BK.m.390/I`e göre, vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ait hükümlere tabidir. BK.m.321 ise, işçinin özen borcuna ilişkin olarak, bir takım hükümler getirmektedir. Bu düzenleme çerçevesinde vekilin özen borcuna ilişkin olarak başlıca özellikleri şu şekilde tespit edebiliriz([23]); - Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilememesinden değil, bu sonuca erişmek için yaptığı faaliyetin özenle görülmemesinden sorumludur. - Vekil, iş görmesinde, her türlü özeni göstermelidir ve aynı şekilde her türlü özen eksikliğinden sonuçlanan zararları gidermekle yükümlüdür. Bu özen borcunun kapsamını tespit etmek için iki kıstas esas alınır. Vekilin bu borca gereken ehemmiyeti göstermesi bakımından, özen borcunun tespitinde iki kıstasın birlikte gözönünde bulundurulması uygun olacaktır. Bu kıstaslar; a. Subjektif kıstasa göre, vekilin, müvekkil tarafından bilinen veya bilinmesi gereken bilgi derecesi, yetenekleri ve diğer nitelikleri hesaba katılmalıdır([24]). b. Objektif kıstas ise, sözleşmeye uygun olarak görülecek işin çeşidini, güçlüğünü ve gerektirdiği öğrenim ve mesleki bilgi derecesini göz önünde tutar([25]). - Müvekkil özen borcunun yerine getirilmediğini ispat etmek durumundadır. Mesela, vekilin talimata uygun hareket etmediğini ispatlamalıdır. Müvekkil sadece başarılı sonucun yerine gerçekleşmediğini ispatlayarak bu külfetini yerine getiremeyecektir; ayrıca vekilin mesleğinin kurallarına uygun olmayan bir davranışta bulunmasının hayat tecrübelerine ve işlerin normal akışına göre sonucun meydana gelmemesinde etken olduğunu ispatlaması gerekir([26]). Bu ispat yükünü yerine getiren müvekkile karşı, vekil, ancak kusursuz olduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilecektir([27]). Vekilin belli bir özenle iş görmesi vekalet sözleşmesinin esaslı unsurlarından biridir. Özellikle, işinde titizlik göstermeyen vekil, vekaletini gereği gibi ifa etmemiş sayılacaktır. Bundan dolayıdır ki, bu sözleşmedeki güven unsuru, sorumsuzluk anlaşmalarının yapılmasına engel teşkil eder. Vekilin sorumsuzluğuna ilişkin konulacak her türlü kayıt ve şartlar hukuken geçerli sayılmayacaktır(BK.m.99). Vekalet nedeniyle bloke edilen pay senetleri vekaletin kullanılmasını, vekaletten azil ve istifanın karşı tarafa bildirilmesini veya vekalet süresinin bitimini izleyen en geç üç gün içerisinde vekalet verene iade edilir. İade işleminde, bloke edilen pay senetlerini gösteren makbuzlardan vekalet veren ve vekilde bulunan her iki nüshanın da banka veya aracı kuruma ibrazı zorunludur. Bu nedenle, vekaletin herhangi bir nedenle sona ermesini izleyen en geç iki gün içinde, vekil vekalet verene makbuzun elinde bulunan nüshasını teslim etmek zorundadır (Tebliğ m.10/V). Oy hakkı sahibi, genel kurulda oy hakkının kullanılması amacıyla kendisine saklama hizmeti vermeyen ve fakat kanuni olarak saklama hizmeti vermeye yetkili bir banka veya aracı kurumu da vekil tayin edebilir. Bu takdirde pay senetleri, ilgili genel kurul toplantısının sonuna kadar vekil banka ya da aracı kurumda saklanır. Bu durumda vekaletin herhangi bir nedenle sona ermesini izleyen en geç üç gün içerisinde, makbuzun müşteri nüshasının ibrazı karşılığında, aracı kurum ya da banka tarafından bloke edilen pay senetleri iade edilir (Tebliğ m.10/V).
C. Pay Sahiplerine Çağrıda Bulunarak Vekalet Toplanmasına İlişkin Esaslar Vekaleten oy verme sistemi pay senetlerini halka arzeden veya halka arz etmiş sayılan anonim şirketleri kapsadığı yukarıda belirtilmiştir. Ancak vekaletin ne şekilde ve kimin tarafından toplanabileceği hususu, sistemin işleyişinde önemli bir prosodürdür. Tebliğ m.11,12,13 hükümleri bu hususa ilişkin düzenlemelerdir.
1. Çağrıda Bulunarak Vekalet Toplama ve Sınırları Halka açık anonim şirketlerin sermaye ve yönetiminde kontrolü sağlamak amacıyla pay sahiplerine çağrıda bulunarak, genel kurulda oy hakkını sağlamak için vekalet istenebilir (Tebliğ m.11/I). Ancak çağrıda bulunarak vekalet toplanması şirketlerin esas sözleşmelerinde engel hüküm bulunmayan durumlarda mümkündür (SPK.m.16/A). Vekaleten oy, TK.m.360`a göre, diğer ortaklar ile ortak olmayan diğer kişiler (esas sözleşmede aksine hüküm yoksa) tarafından kullanılabilir. Uygulamada özellikle şirket yönetim kurulu ve hatta şirket şeklinde örgütlenecek profesyonel kurumlar aracılığıyla da topluca vekaleten oy kullanılması mümkündür. Bu şekilde vekalet çağrıları; - Şirketin pay sahipleri, - Pay sahibi olmayan üçüncü şahıslar (esas sözleşmede aksine hüküm yoksa), - Şirket yöneticileri, - Profesyonel olarak vekalet toplayan kurumlar, vasıtasıyla yapılabilir. Şirket yöneticileri ve yönetime muhalif grupların vekalet mücadelelerine girmeleri esastır. Bu çerçevede, gruplar arasında çıkar dengelerini sağlamak üzere, çeşitli gruplar vekalet çağrısında bulunabileceklerdir. Pay sahiplerine çağrıda bulunarak, genel kurulda oy hakkını kullanmak için vekalet isteminde oy hakkı sahiplerine, vekalet vermelerini temin için herhangi bir menfaat önerilemez ve sağlanamaz (Tebliğ m.11/II). Vekaleten oy kullanılmasına ilişkin esaslar, çağrıda bulunarak vekalet toplamak suretiyle oy kullanımı için de geçerlidir. Çağrıda bulunmak suretiyle vekalet toplamak isteyenler Tebliğin birinci bölümünde belirtilen düzenlemelere riayet etmekle mükelleftirler (Tebliğ m.11/III). Çağrı yoluyla vekalet toplandıktan sonra, toplanan vekaletler karşılığında oy kullanılacak olması halinde, söz konusu genel kurullarda tüm oyların yazılı olarak kullanılması zorunludur (Tebliğ m.11/IV). Çağrı yapanlar vekaleti aldıkları takdirde, vekalet formu çerçevesinde çeşitli bilgi ve belgelerden faydalanarak genel kurul gündeminde müvekkilin talimatları doğrultusunda oy kullanabilecektir. Şirket genel kurulunda Ticaret Kanunu hükümlerine göre, vekalet ilişkisi olmaksızın oy hakkının bizzat pay sahibi tarafından belirli bir yönde kullanılması amacıyla, pay sahipleri ya da pay sahipleri ile üçüncü kişiler arasında yapılan oy sözleşmeleri, bu tebliğ hükümlerinin kapsam ve düzenlemesi dışındadır (Tebliğ m.11/V). Ancak, oy sözleşmesi yapılması için çağrı yoluna başvurulması halinde, çağrıda bulunarak vekalet toplanmasına ilişkin esaslara kıyasen riayet edilir (Tebliğ m.11/V). Bir başka deyişle, çağrıda bulunmak suretiyle vekalet toplama yetkisine haiz olan kimseler, oy sözleşmesi yapmak üzere çağrıda bulunacaklarsa, çağrıda bulunmak suretiyle vekalet toplanmasına ilişkin esaslara uymak zorundadırlar.
2. Vekalet Toplama Çağrısı Genel kurul toplantılarına çağrıda bulunarak vekalet toplamak suretiyle oy kullanmak istenmesi halinde, vekalet formlarının gönderilmesine ilişkin tebliğ düzenlenmesi (Tebliğ m.6) saklı kalmak üzere, vekaletname formları bu çağrıyı yapanlar tarafından bastırılır ve pay sahiplerine gönderilir veya gazete, dergi vb. yazılı iletişim araçları ile ilan edilir (Tebliğ m.12/I). Halka açık anonim şirketler, çağrı yoluyla vekalet toplama amacıyla Tebliğin 13. maddesi uyarınca SPKur. başvurulduğunu belgeleyen kişi ya da kuruluşların müracaatı halinde, pay defterine kayıtlı nama yazılı pay senedi sahiplerinin ad, soyad ve adreslerini vermek zorundadırlar (Tebliğ m.12/II). Çağrı yapmak suretiyle pay sahiplerinden vekalet toplamak isteyen kişiler için, nama yazılı pay sahiplerinin listesi önemli bir materyaldir. Zira, pay sahipleriyle diyaloğa geçmek, onları ikna edip vekaletlerini almak, ancak bu kişilerin adres ve kimliklerini tespit etmekle mümkün olmaktadır. Bilhassa vekalet mücadelelerin şiddetli geçtiği ABD`de, şirketlerin hemen hemen tamamına yakınının nama yazılı pay senedi ihraç etmeleri şirket pay defterinin ehemmiyetini daha da artırmaktadır([28]).
D. Çağrı Yoluyla Vekalet Toplanmasında Kamuyu Aydınlatma ve Bilgi Verme Çağrı yoluyla vekalet toplanması halinde, pay sahiplerinin sağlıklı bilgilendirilmesi önem arzetmektedir. Tebliğ m.5 bu hususu düzenlemiştir. Buna göre, düzenlenen vekalet belgesinde aşağıda bilgi formunda yer alan bilgilerin yer alması gerekmektedir. ........................................................................................................................... Çağrıda Bulunularak Vekalet Toplayanlar Tarafından Açıklanması Zorunlu Bilgi Formu 1) Vekalet isteyenin, vekalete konu şirket ile mevcut sermaye, yönetim ve ticari ilişkisi 2) Müvekkillerden özel talimat almadığı takdirde gündem maddeleri hakkında hangi yönde oy kullanacağı ve gerekçeleri
3) Şirketin yönetim ve denetim kurullarına aday gösterip göstermeyeceği, gösterecekse adayların;
4) Şirketin yönetimine gelinmesi halinde yapılması planlanan tasarruflar hakkında bilgi; maddi sabit kıymetlerin satılması, kiralanması, yapılması düşünülen yatırımlar işletmenin yönetiminde ve muhasebe organizasyonunda düşünülen değişiklikler, başka bir şirket veya şirketlerle birleşme veya devir kararı alınıp alınmayacağı, işletmecilik ve pazarlamada değişiklik yapılıp yapılmayacağı, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile diğer yöneticilere tanınması düşünülen hak ve menfaatler. 5) Vekalet toplanmasıyla ilgili giderlerin (ilan-reklam giderleri vs.) nihai yüklenicisinin kim olacağı, 6) Vekalet verenler adına oyları kullanacak kimsenin adı soyadı 7) Vekaletlerin hangi genel kurul için geçerli olacağı, 8) Vekalet süresinin başlangıç-bitiş tarihleri ile genel kurulun ertelenmesi halinde yeni sürenin başlangıç-bitiş tarihleri. ---------------------------------------------------------- Bu durumda müvekkil, yönetimi ele geçirme amacıyla ilgisi kurulamayan gündem maddeleri için, vekile talimat verme yetkisine sahiptir (Tebliğ m.13/I). Gazete, dergi vb., ilan yoluyla toplanacak vekaletlerde bilgi formunun vekaletname formu ile birlikte yayınlanması halinde birinci fıkra hükmü yerine getirilmiş sayılır (Tebliğ m.13/II). Bilgi formu vekalet toplamaya başlama tarihinden en az 30 gün önce vekalet formu örneği ile birlikte SPKur. sunulur. Form, yeterli, dürüst ve açık bilgi verecek şekilde düzenlenmelidir. Kurul başvuru bazında bazı ek bilgilerin vekaletname veya bilgi formunda yer almasını isteyebilir (Tebliğ m.13/III). Vekalet toplanması amacıyla yapılacak her türlü ilan, reklam ve duyurularla ilgili metinler hakkında önceden SPKur. uygun görüşünün alınması şarttır (Tebliğ m.13/IV). Yüksek oranda halka açık olup, paylarının büyük bir bölümü borsada alınıp satılan ve % 15-20 gibi bir pay azınlığı ile kontrol edilen bir şirketin yönetimini borsadan ya da halktan satın alınacak paylarla ele geçirmek mümkündür. Ülkemizde son zamanlarda şirketi ele geçirme operasyonları görülmekle beraber, bunlar daha ziyade "paket alım" şeklinde ve büyük pay sahipleri arasında yapılan pazarlıklar sonucunda ve borsa dışında yapılmaktadır([29]). Halka açık anonim şirketlerin genel kurul toplantısına, çağrıda bulunarak pay senedi toplamak suretiyle katılmak isteyen kimseler bir takım hususlara uymak durumundadırlar. ABD'de şirket ele geçirme, bir şirketin paylarının borsada satın alma, ilanla halktan toplama ya da pazarlıkla paket alım yollarından biriyle elde ederek, şirketin yönetimine ve denetimine hakim olunabilmektedir.
E. Pay Sahiplerine Çağrıda Bulunarak Pay Senedi Toplanmasına İlişkin Esaslar Halka açık anonim şirketlerin genel kurul toplantısına, çağrıda bulunarak pay senedi toplamak suretiyle katılmak isteyen kimseler bir takım hususlara uymak durumundadırlar.
1. Çağrı Yoluyla Pay Senedi Toplanmasında Kamuyu Aydınlatma ve Bilgi Verme Kamuyu aydınlatma, anonim şirketlerin yönetimi tarafından işletmenin durumu ve ekonomik faaliyeti konusunda verilen bilgilerin, yapılan açıklamaların tümü olarak tanımlanmaktadır([30]).
2. Çağrı Yoluyla Pay Senedi Toplanmasında Aracılık Sözleşmesi Şirketleri ele geçirmede, bazı küçük pay sahipleri bilinçli olarak toplandığını bilmeden paylarını ucuz fiyatla satmış olabilirler. Bazı pay sahipleri ise, her şeyden habersiz, karşılarında birdenbire değişik bir yönetim kurulu bulabilirler. Bazı hallerde ise, ucuza toplanan pay çoğunluğu ile şirketin tasfiyesine giden yeni sahipleri tasfiye sonucunda büyük karlar sağlayabilirler. Çünkü piyasada borsa değeri net aktif değerinin çok altında olan şirketler her zaman vardır([31]). İşte bütün bu hususları asgari seviyeye indirmek için bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Tebliğin 15.maddesi bu konuya ilişkindir. Buna göre; Çağrıda bulunacaklar ile adına alım işlemlerini gerçekleştirecek banka ya da aracı kurum arasında yapılması zorunlu sözleşmede en az şu hususlar bulunur; - Çağrı yoluyla satın alınacak pay senetlerinin adet ve nominal değeri, - Satın almanın başlangıç ve bitiş tarihleri, - Birim pay senedi için satın alma fiyatı, - Alınacak ücret, komisyon ya da diğer menfaatler, - Çağrıda bulunanlarca alım için banka ya da aracı kuruma tevdi edilecek para tutarı ve paranın yetersiz kalması halinde uygulanacak prosodüre ilişkin bilgi, bu konuda banka ya da aracı kurumun yükümlülükleri, - İlan, duyuru ve reklamlar ile SPKur. sunulacak bilgilerin kimin tarafından yapılacağı ve sorumluluk esasları, - Sözleşmenin taraflarını tanıtıcı bilgiler ile yetkili imzalar, sözleşmenin tarihi (Tebliğ m.15). Genel kurul toplantılarına çağrı yoluyla pay senedi toplamak suretiyle katılmak isteyenler, bu hususa ilişkin olarak banka ya da aracı kurum ile bir aracılık sözleşmesi yapmak durumundadırlar. Bu sözleşmede Tebliğ m.15`de sayılan hususların yer alması zorunludur. Tebliğ m. 15`de yer alan hususlar asgari şartlar olup, taraflar bu hususlara ilaveler yapabilirler.
3. Çağrıya Karşılık Verilmesi Pay senedi toplama çağrısına karşılık veren pay sahipleri satmaya karar verdikleri pay senetlerin, çağrıda bulunanlar adına alım işlemlerini gerçekleştiren banka ya da aracı kuruma aşağıda yazılı bilgi formunda ilan edilen çerçevede ve genel hükümler doğrultusunda satarlar(Tebliğ m.16). -------------------------------------------------------------- Çağrıda Bulunarak Pay Senedi Toplama Girişiminde Bulunanlarca Açıklanması Zorunlu Bilgil Formu 1. Pay senetleri toplanması amaçlanan şirketin ticaret ünvanı ve adresi. 2. Çağrıda bulunan ve pay senedi toplama girişiminde bulunduğu şirket ile mevcut sermaye, yönetim ve ticaret ilişkisi. 3. Toplanacak pay senedinin; a. İmtiyazlı olup olmadığı, imtiyazlı ise türü. b. Hamiline-Nama yazılı olduğu. c. Adedi-nominal değeri 4. Birim pay senedi için teklif edilen fiyat. 5. Çağrıda bulunanın çağrıya konu olan pay senedinden elinde mevcut olup olmadığı, varsa adet ve nominal değeri. 6. Çağrıda bulunanın pay senetlerini satın almada kullanacağı fonun kaynağı ve miktarı. 7. Şirketin yönetimine gelinmesi halinde yapılması planlanan tasarruflar hakkında bilgi; maddi sabit kıymetlerin satılması, kiralanması, yapılması düşünülen yatırımlar işletmenin yönetiminde ve muhasebe organizasyonunda düşünülen değişiklikler, başka bir şirket veya şirketlerle birleşme veya devir kararı alınıp alınmayacağı, işletmecilik ve pazarlamada değişiklik yapılıp yapılmayacağı, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile diğer yöneticilere tanınması düşünülen hak ve menfaatler. 8. Satılmaya aracılık edecek kuruluş ve adresi. 9. Satınalmanın başlangıç ve bitiş tarihleri. ---------------------------------------------------- Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, çağrıya karşılık verilmesi halinde, gerek şirket gerekse pay sahipleri açısından doğabilecek bir çok sakınca bu formla birlikte asgariye indirilmeye çalışılmıştır. Çağrı yoluyla pay senedi toplama girişiminde bulunanlar, satınalma tarihinin başlangıcına kadar pay senetlerini satın almaktan vazgeçebilirler (Tebliğ m.16/II). Bazı hallerde SPKur. çağrıda bulunmayı zorunlu kılmıştır([32] ). SPKur. bu yeni düzenlemesi ile uygulamada oluşan aksaklığı doldurmaya çalışmıştır. Buna göre çağrı yoluyla pay senedi toplanması, blok veya münfrit alımlar ya da diger herhangi yöntemle, tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber, doğrudan veya dolaylı olarak bir ortaklığın sermayesini veya oy haklarının % 25 ine veya daha fazlasına ya da bu orana bağlı olmaksızın yönetim kontrolünü sağlayan paylarına sahip olanlar, diger ortaklara ait pay senetlerinide satın almak üzere çağrıda bulunmak zorundadırlar. Tek başına veya birlikte hareket ettiği kişilerle beraber bir ortaklığın sermayesine ve oy haklarına % 25 ile % 50 arasında bir oranda sahip olanlarda, herhangi bir 12 aylık içerisinde bu oranı, % 10 veya daha fazla artırırlarsa, diger ortaklara ait pay senetlerini satın almak üzere çağrıda bulunmakla yükümlüdürler(Tebliğ m. 17/ I). Bu madde uyarınca yapılacak çağrıda ortaklara önerilecek fiyat, daha önceki alımda ödenen en yüksek fiyattan daha aşağı olamaz (Tebliğ m.17/II). Çağrıda bulunma zorunluluğunun istisnaları Tebliğ m.17/III’de belirtilmiştir([33]).
4. Vekilin, Müvekkilin Talimatlarına Uygun Hareket Etmemesi Vekilin, müvekkilin talimatlarına uygun hareket etmemesi halinde genel kurallar uygulanacaktır (Tebliğ m.18/II). Talimat, müvekkilin, vekalet sözleşmesinin kurulmasından sonra vekile kendisine tevdi edilen işi nasıl yapacağını belirten tek taraflı ve varması gerekli bir irade açıklamasıdır([34]). Doktrinde müvekkilin vekile yönelttiği talimatlar, emredici, ihtiyari veya yol gösterici olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Özellikle vekilin, talimattan ayrılma hakkının sınırlarını belirlemek açısından bu talimat çeşitlerinin bilinmesinde fayda vardır([35]). - Emredici talimat, sıkı surette uyulması ve hiçbir zaman ayrılınmaması gereken nitelikteki talimatlardır. Talimatın emredici olup olmadığı, bir yorum sorunudur; şüphe halinde talimatın emredici olmadığı kabul edilmelidir([36]). - İhtiyari talimat ise, vekile, sadece genel olarak yol gösterir ve onun takdirine göre müvekilin yararını daha iyi bir şekilde koruyabilmek için bundan ayrılmasına izin verir. - Yol gösterici talimatta, vekile, genel olarak değil belirli bir hal gözönünde tutularak talimat verilmiş olup şartlar değişirse veya talimat zamanında iyice takdir edilemeyen bir hal sonradan aydınlanacak olursa, kendisinin bu talimattan uzaklaşmak hakkı açıkca veya zımnen saklı tutulmuştur([37]). BK.m.389/I`e göre vekil, bu talimatlardan, ancak durumların kendisinin bu talimattan uzaklaşmak hakkını kullanma hususunda müvekkilden izin almaya imkan bırakmadığı ve müvekkilin bu durumdan haberi olsaydı, kendisini bu şekilde yetkili kılacağının kabul edileceği halde, ayrılabilir([38]). Talimat çeşitleri hakkında teorik açıdan yapılan bu ayrımı uygulamada gerçekleştirmek oldukça güçtür. Bu sebeble, tereddüt halinde BK.m.389/I`de belirtilen şartlar bulunmadıkça, vekilin talimattan ayrılmaması ihtiyata uygundur([39]). Kanatimce, genel kurul toplantılarında vekaleten oy kullanma durumunda, vekilin, müvekkile verdiği talimat emredici niteliktedir. Aksinin düşünülmesi, SPKur. tarafından yapılan düzenlemenin mantığına ters düşecektir. Zira SPKur. böyle bir düzenleme ile, bir taraftan halka açık anonim şirketlerde genel kurul toplantılarında güç boşluğunu gidermek istemekte, diğer taraftan da genel kurul toplantılarına katılamayacak olan pay sahiplerinin gerçek iradelerinin gündem maddelerine yansımasını istemektedir. Bütün bu açıklamalara rağmen vekil, müvekkilin talimatına aykırı hareket ederse durum ne olacaktır? BK.m.389/II`ye göre, "Bundan maada hallerde vekil aldığı talimata müvekkilinin aleyhine olarak muhalefet ederse, müvekkilünbih ifa edilmiş olmaz". Bu hükmün, vekilin, talimattan caiz olmayan şekilde ayrılması yanında onun hükümsüz ya da amaca elverişsiz talimata kötü niyetle uyması (dürüstlük kuralına aykırı olarak uyması) durumlarında da uygulanacağı kabul ve ifade olunmaktadır([40]). Vekil, müvekkilin talimatına aykırı hareket etmişse, müvekkil, bu talimatı vekaletnamede gösterdiğinden, üçüncü kişiler iyiniyet iddiasında bulunamayacaklardır. Dolayısıyla da bu durumdan zarar gören üçüncü şahıslar müvekkile müracaat edemeyeceklerdir([41]). Durum üçüncü şahıslar açısından böyle olmakla birlikte, müvekkil vekil ilişkisi açısından biraz daha karmaşıktır. Vekilin, genel kurul toplantısına katılıp müvekkilini temsil etmesi, bir iş görme borcu niteliğindedir. O halde vekilin, iş görme borcu niteliğindeki yükümlülüğünü hiç ifa etmemesi ya da gereği gibi ifa etmemesine ilişkin sorunlar üzerinde durmak konuya açıklık getirecektir. Şöyle ki: - Vekilin iş görme borcunu hiç yerine getirmemesi söz konusu olabilir. Bir başka deyişle, vekil genel kurul toplantısına hiç katılmamış ya da katılmış ancak sadece toplantıyı seyretmekle yetinmiş olabilir. Bu durumda karşımıza yapma borçlarının zorla ifasının istenip istenmeyeceği karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda Fransız Medeni Kanununda açık bir hüküm bulunmaktadır. Fransız Medeni Kanununun 1142. maddesine göre "her hangi bir yapma borcu veya yapmama borcu, borçlu tarafından ifa edilmediğinde, zarar ve ziyana (tazminata) dönüşür" denilmektedir([42]). Yapma borçlarının ifasına ilişkin BK.m.97/I`de bu konuda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak doktrinde bu borçların niteliği gereği olarak zorla ifasının istenemeyeceği fakat borçlu tarafından ifa edilmemesi durumunda tazminat talep edileceği kabul edilmektedir([43]). Kanaatimce aynı çözüm yolunun, vekilin, iş görme borcunu ifa etmemesi halinde de uygulanması sorunun çözümü için yeterli olacaktır. Bu durumda sözleşmeden doğan bir yapma borcunun ifa edilmemesi söz konusu olduğundan BK.m.98/II hükmünün atfıyla, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bundan dolayı hakim BK.m.42 vd. göre hüküm verecektir. - Vekilin iş görme borcunu gereği gibi yerine getirmemesi de söz konusu olabilir. Bir başka deyişle, vekil genel kurul toplantısında müvekkilin talimatlarına aykırı hakeket edebilir. Bu durumda çok defa, hukuki muamelelere ilişkin vekalette, yetkisiz temsile ilişkin hükümlerin uygulanması gerekecektir. Burada müvekkil, vekil aleyhine "sözleşmenin kurulmuş olmamasından doğan zararının tazmini için dava açabilecektir([44]). Bu davanın açılması için vekilin kusurlu olması şart değildir. Aslında uygulamada bu problemin çıkması oldukça güç bir hadisedir. Zira, Tebliğ m.9/II`ye göre "...Toplantıda vekil sıfatıyla bulunanlar oylarını, oy pusulalarına yazmak suretiyle kullanırlar. Vekaletnamelere uygun oy kullanımının izlenmesi ve oy pusulalarının toplanıp tasnif edilmesi divan başkanlığınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiseri nezaretinde yapılır" demektedir. Bir başka deyişle genel kurul toplantısında, vekilin müvekkilin talimatına uygun olarak hareket edip etmediğini tespitini, divan başkanlığı vekaletnameye bakmak suretiyle tespit edebilecektir. Kanaatimce divan başkanlığı böyle bir durumu tespit ettiğinde, vekaletnamedeki direktif ve talimatları göz önünde bulundurarak, durumu tutanakla tespit edip, durumdan müvekkili haberdar etmelidir. [1])Tekinalp Güç Boşluğu 473. [2])Tekinalp Güç Boşluğu 473. [3])Pay senetlerinin büyük bir kısmı halka satılan Adana Çimento payların satın alan küçük yatırımcıların, oylarını bir araya getirerek, şirket içinde bir güç oluşturmamış olmaları, şirketin % 53 payını ele geçiren Oyak grubunun yönetim kurulunun tamamını ele geçirmesine neden oldu. Oyak, şirketin yönetim kurulu üyelerinin 7`sini son satıştan satın aldığı 53 bin A tipi oy hakkı olan pay senedi ile belirledi. Oysa halka satışı yapılan A tipi pay senetlerinin sayısı 448 bini buluyor ve bu pay senetlerinin sahibi olan bir grup yatırımcının bir araya gelerek, vekalet verdikleri bir temsilciyi genel kurula göndermeleri, yönetim kurulunda en az bir temsiyciyle yer almaları anlamına gelebilirdi(Barometre Gazetesi 25-31.3.1991). [4])Olay Rumeli holding, KOİ (Kamu Ortaklığı İdaresinin), Çukurova Elektirik AŞ`deki % 11.25 B grubu paylarını satın almasıyla başlamıştır. Çukurova Elektirik AŞ`nin sermayesi 300 milyar TL. civarındadır ve bu şirket 1987 tarihinden beri 280 milyon sermayesi olan Çukurova Elektirik Emekli Sandığı tarafından yönetilmektedir. İşte Rumeli Holding, yönetimi bu azınlığın elinden almak, yönetimi ele geçirmek maksadıyla, Çukurova Elektirik AŞ ortaklarına gazete ve televizyon aracılığıyla, payların nominal değeri üzerinden % 20 pirim karşılığında oy haklarını devretmelerini istemiştir. Bunun içinde bir vekaletname örneği neşretmiştir. Rumeli Holding Nur Sakarya adına vekaletname ile ortakların bir kısmının oy hakkını uhdesinde toplamıştır. Yapılan genel kurul toplantısında, prim karşılığı vekaletname toplayan Nur Sakaryanın oy kulanma yetkisinin bulunmadığına karar verilmiştir. Bu olayda pay sahiplerinin oy haklarını pirim karşılığı başkasına devredip devredemeyeceklerini ve genel kurulun bu konuda karar alıp alamayacağı tartışmasını gündeme getirmiştir(Sabah Gazetesi 4.3.1993, s.7- 31.3.1993, s.7; Milliyet Gazetesi 9.3.1993, s.6-21.3.1993, s.8-1.3.1993, s.5-3.4.1993, s.6). [5])GÜNAL, V., Sermaye Piyasası Hukuku, B.2, Ankara 1987, s.145. [6])Sermaye Piyasası Özel İhtisas Komisyonu Raporu, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, Kasım 1989, Ankara, s.81-82. [7])RG. 9.3.1994 T., 21872 S., s.56. [8])ABD hukuku için bakınız. NUYS, K.V., Corporate Governance Through The Proxy Process, Journal of Fınancial Economics, S.34, 1993, s.101 vd; DEANGELO, H./DEANGELO, L., Proxy Contest and The Governance of Publicly Held Corporations, Journal of Financial Economics, S.23, 1989, s.29 vd. [9])NUYS 102. [10])DEANGELO/DEANGELO 30 [11])TEKİNALP(POROY/ÇAMOĞLU) 466. [12])Sellers v. Joseph Bancroft and Sons Co., 25 Del. Ch. 268, 17 A(2d) 831 (1941), 23 Del. Ch. 13 2 A (2d) 108 (1938); Atturay v. Consolidated Coppenmines Corporation 26 Del. Ch. 1,20 A (2d) 743 (1941), İMREGÜN Amerikan Ortaklıklar s.62, dpn.70`de zikredilmektedir. [13])11 HD. 8.1.1976T., E. 3644, K.45, (DOĞANAY I 828, dpn.269). [14])TEKİNALP(POROY/ÇAMOĞLU) 460. [15])ARANOW/EİNHORN (Proxy Contest 263). [16])JAAGGİ, P. (Çev: TEOMAN Ö.), A.O Hukukunun Çözümlenmemiş Sorunları, İkt. ve Mal. Derg., C.XXII, S.1, s.29. [17])MCLEOD, W.K., A Guide To Proxy Statement Preparation, Bankıng Law Journal, S.38, 1993, s.553 vd.; LAUERMAN, T.C., Proxy Statement Strategy And Forms, Securıtıes Regulation Law Journal, S.18, 1990, s.327 vd. [18])4. HD. 13.4.1978 T., E. 1845, K.4946 sayılı kararında "...Temsil selahiyeti, mümessile temsil olunanın hukuksal alanında hüküm ve sonuç meydana getirmek üzere verilen bir selahiyet olduğuna göre, ilke olarak mümessil, temsil ettiği kimse adına her türlü hukuki işlemler yapabilir. Bu ilkenin bazı istisnaları mevcuttur. Bu istisnalardan en önemlisi de, haksız, hukuka ve ahlaka ve adaba aykırı eylemler konusunda temsilin caiz olmayacağı ilkesidir. Yani haksız eylemlerde temsil caiz olmaz. Çünkü ana ilke olarak bir haksız eylem işleyen kimse, bunun hukuki sonuçlarına bizzat katlanmak zorundadır. ..."(YKD. 1981, S.1, s.28/29). [19])ARANOW/EİNHORN (Proxy Contest)371. [20])4 HD., 15.5.1980 T., E 1600, K.6365 sayılı kararı(YKD. 1981, S.7, s.833). [21])HGK., 10.11.1982 T., E. 4-68, K. 878 sayılı kararı(YASA, S.11, s.1477). [22])4 HD., 15.5.1980 T., E. 1600, K. 6365 sayılı kararı(YKD., 1981, S.7, s.832 ). [23])YAVUZ, C., Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümleri, C.II, İstanbul 1989, s. 231. [24])TANDOĞAN, H., Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1961, s.50. [25])TANDOĞAN Mesuliyet 50 vd. [26])YAVUZ 232. [27])YAVUZ 232;TANDOĞAN, H., Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C.2, B.3, Ankara 1987, s.432. [28])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest 29 vd). [29])KARSLI 467. [30])TEKİNALP, Ü., Anonim Ortaklığın Bilançosu ve Yedek Akçeleri (Kamuyu Aydınlatma İlkesi ile), İstanbul 1970, s.13. [31])KARSLI 468. [32])RG. 19 Aralık 1996, S.22852, s.9. [33] Kurul’ca muafiyet getirilecek hallerden birisi; - Ortaklığın pay senetlerinin ve oy haklarının iktisabının, ortaklığın mali yapısının güçlendirilmesi bakımından zorunlu olan bir sermaye veya yönetim yapısı değişikliği gereğince gerçekleştirilmesi. Kurul, bu şartın varlığının, bağımsız bir kuruluş raporuyla kanıtlanmasını isteyebileceği gibi, Kurul uzmanlarına gerekli incelemeleri yaptırabilir. [34])TANDOĞAN Borçlar Hukuku 436;YAVUZ 238. [35])OLGAÇ, S., İçtihatlarla Borçlar Kanunu, C.IV, Ankara 1977, s.183. [36])YAVUZ 240; OLGAÇ 183. [37])YAVUZ 240; OLGAÇ 1883. [38])YAVUZ 240. [39])YAVUZ 240; TANDOĞAN Borçlar Hukuku 446 [40])TANDOĞAN Borçlar Hukuku 241. [41])YAVUZ 241. [42])YAVUZ 226. [43])YAVUZ 226. [44])YAVUZ 226. |
![]() |