İKİNCİ BÖLÜM

VEKALETEN OY KULLANMA (PROXY) SİSTEMİNE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER


1. VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİNİN DÜZENLENİŞİ

Amerika’da her eyalet kendi sınırları içinde kurulan şirketleri düzenlemek amacıyla çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Buna ilave olarak federal devletler de, şirketlere ilişkin hükümler getiren çeşitli düzenlemeler hazırlamıştır.

Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında vekaleten oy kullanma konusunu, bu alanda çıkarılmış federal devlet düzenlemeleri göz önünde bulundurularak  ayrı ayrı ele almak gereklidir. Ancak çalışmamızda konuyu bu kadar geniş bir biçimde ele almayarak, geniş düzenlemelere yer vermesi nedeniyle Delaware Eyalet Kanunu “The Delaware General Corporation Law” ile New York Eyaletinde konuya ilişkin olan "The Business Corporation Law"  ve “General Corporation Law” açısından inceleyeceğiz.([1]). Bunun yanında diğer eyalet düzenlemelerine de zaman zaman yer vereceğiz.

Vekaleten oy kullanma sisteminin başlangıcından sona ermesine kadar yatırımcıları bilgilendirme işlemleri ise, federal devlet tarafından çıkarılmış olan “Securities Act” (Menkul Kıymetler Kanunu) ile “Securities Exchange Act” (Menkul Kıymetler Borsası Kanunu) hükümlerine dayanarak açıklayacağız. Gerektiği hallerde, önemli bazı federal devlet kanunlarını da  "Business  Corporation Act" (Şirketler Kanunu gibi) dikkate alacağız([2]). 

 

2. VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİNİN TARİHÇESİ

ABD hukukunda vekaleten oy kullanma sistemi açısından önem taşıyan kamuyu aydınlatma ilkesinin kanunlarda yer almaya başlaması 20. yy`ın ilk çeyreğine rastlamaktadır.

1933 tarihli Menkul Kıymetler Kanunu (SA) yürürlüğe girene kadar, ABD hukukunda Blue Sky Law (Mavi Gök Kanunu) yürürlükteydi([3]). Bu kanun şirketlerin her türlü hileli, yanlış açıklama ve davranışlara karşı kişileri koruyan düzenlemeleri içermekteydi([4]). Blue Sky Law, 1933 tarihli Menkul Kıymetler Kanunu (SA) ile 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA) çıkarılana kadar yürürlükte kalmıştır. Blue Sky Law yürürlükte olduğu dönemde, bir çok sorunlar çıkmış, kanundan beklenilen hedeflere ulaşılamamıştır([5]). Bunun nedeni eyaletlerin bu kanunları etkili bir şekilde uygulayacak yeterli kadroya ve kaynaklara sahip olmamalarının yanı sıra, her eyalet kanununun farklı hükümler ihtiva etmesidir([6]).

ABD iktisadi hayatında ani değişim ve gelişim, beraberinde şirketlerin de hızla büyüyüp gelişmesine ve sermayenin tabana yayılmasına sebebiyet verdi. Şirketlerin ihtiyaç duydukları sermaye halka açılma sayesinde karşılanabildi. Böylelikle aile şirketlerinin yerini, binlerce pay sahibi olan dev anonim şirketler aldı([7]). Bu gelişme ve büyüme, bir çok hissedara sahip anonim şirketlerin denetim ve yönetiminde, değişik sorunları da beraberinde getirdi.

ABD iktisadi hayatında bir dönüm noktası olan 1929 krizi, borsayı ve sermaye dağılımını doğrudan etkilemiştir. Kriz dolayısıyla, yatırımcıların, menkul kıymetlere ve bunları ihraç eden şirketlere itimatları kalmamış; halkın menkul kıymet talebinin azalması sebebiyle, borsada işlem gören menkul kıymetlerin fiyatı hızla düşmüştür([8]).

1933 tarihli Menkul Kıymetler Kanunu (SA) tüm bu hususları nazara alarak Federal Trade Commission (Federal Ticaret Komisyonu) tarafından hazırlanmıştır. Bu kanunun asıl amacı, şirketlerin halka arz ettikleri pay senetleriyle ilgili tüm bilgilerin, tam ve doğru olarak yatırımcılara sunulmasıdır([9]). Diğer önemli bir hususta, pay senedi alım satımında yanlış bilgi verilmesine, dolandırıcılığa ve hileli tüm işlemlere engel olmaktır([10]).

Ancak bu düzenleme sonucunda özellikle, şirketteki konum ve durumları itibariyle yönetim kurulu üyelerinin yetki ve görevlerini suistimal etmeleri ve pay sahiplerinin zarar görmesi yeni bir düzenlemeyi gerektirmiştir([11]). Bu kanunun temel amacı, tasarruf sahiplerinin korunması için, yatırım kararı verebilmelerine etkili olabilecek bilgilerin tümüyle açıklanmasıdır([12]).

1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA) 14(a) maddesiyle Securities Exchange Commission kuruldu. Bu Komisyon (SEC) Türk hukukunda sermaye piyasası alanında düzenleme yapma yetkisine sahip SPKur. benzer fonksiyonlar ifa etmekteydi. Kanun böylece sermaye piyasasına ilişkin olarak uzman bir idari kurula, kural koyma yetkisi verdi([13]). Böylece Komisyon (SEC), kamuyu aydınlatma ve yatırımcıların korunması gibi geniş standartlarla halka rehberlik ediyordu([14]). Komisyonun (SEC) başlıca görevi, kamuyu aydınlatma ilkesinin tam manasıyla uygulanmasını sağlamak ve mevcut federal kanunlara aykırı davranışlara engel olmaktır([15]).

Komisyon (SEC), 24 Aralık 1935`de vekalet kurallarına (Proxy Rules) ilişkin olarak ilk düzenlemeyi yayınladı([16]). Vekalet kuralları olarak adlandırılan bu yedi maddelik düzenleme eksik ve tecrübesizdi([17]). Komisyon (SEC), bu düzenlemelerin yetersizliğini kabullendi ve yeniden çalışmalarına başladı. 1938 yılında Securities Exchange Act 14(a) olarak-kısaca X-14  düzenlemesi olarak yayınlandı([18]). Bu düzenleme etkisini 1964 yılına kadar devam ettirdi. 1964 yılında yeniden ciddi manada değişikliğe uğradı.

Komisyonun (SEC) 1964 tarihli düzenlemesine göre, borsaya kayıtlı olan anonim şirketler bu düzenlemelerden istifade edebileceklerdi([19]). ABD`de anonim şirketlerin büyük çoğunluğu, Komisyonun (SEC) yaptığı proxy kurallarının konusu dışındaydı. Bu uygulama çok tartışıldı ve eleştirildi([20]). Komisyon (SEC) çalışmalarına devam etti ve "special study of securities markets" adını verdiği çalışma raporunu kongreye sundu. Komisyon (SEC) ayrıca çok geniş katılımlı, hemen hemen sermaye piyasasıyla ilgili tüm otoritelerle birlikte şura niteliğinde toplantılar düzenledi. Ayrıca bundan sonra yapacağı düzenlemelerde, bu çalışmalardaki tecrübelerden istifade etti([21]).

Kongre, l934 tarihli Menkul Kıymetler Kanununu (SA) l968 ve l970 yıllarında değiştirerek, Williams Act adı verilen düzenlemeleri  yayınladı. Düzenlemenin amacı, şirket ele geçirme operasyonlarında, hem görevli yöneticilere hem de teklif verenlerin lehine olmaksızın dengeli bir düzenleme ile pay sahipleri korumaktı([22]). Vekalet mücadeleleri de Williams Act düzenlemelerine konu oldu([23]).

Komisyonunun (SEC) proxy kurallarına ilişkin olarak yapmış olduğu en son düzenleme Ekim l992 tarihlidir([24]). l990 yılı ve sonrasında vekalet mücadelelerin sayısında hızlı bir artış olması, Komisyonu bu tür bir düzenleme yapmaya sevk etmiştir. Komisyon (SEC) bu yeni düzenlemelerinde, özellikle pay sahipleriyle iletişime ehemmiyet vermiş ve vekalet müessesesinin daha geniş bir surette kullanılmasına müsaade etmiştir. Böylelikle kamuyu aydınlatma  ilkesinin önemi daha da artmıştır([25]). Amerika hukukunda vekalet mücadeleleri halen bu düzenlemelerle göre yürütülmektedir. ABD hukukundan faydalanan Kara Avrupa Ülkeleri([26]), Türkiye([27]) ve Kore([28]) proxy düzenlemelerine hukuk sistemlerinde yer vermişlerdir.

 

3. TERMİNOLOJİ

“Proxy” terimi ilk olarak ABD hukuk sisteminde kullanılmıştır. ABD’de genel kurullara katılmayan oylar meselesine proxy yolu ile çözüm bulunmuştur. Proxy, genel kurul toplantılarına katılma ve oy kullanma konusunda temsil anlamına gelmektedir. Kavram çoğu kez temsilciyi ve temsil ilişkisini ifade etmektedir([29]). Proxy uygulamada doğmuş, geçerliliği mahkeme kararlarıyla kabul edilmiş, federe devletlerce düzenlenmiş bir kavramdır([30]).

Genel kurul toplantılarına katılma imkanı bulamayan pay sahipleri proxy’yi doldururken, her gündem maddesi ile ilgili çeşitli tekliflerden hangisini seçmişse, onu işaretlemekte ve bu işaretler oy niteliği göstermektedir. Bundan dolayı proxy temsil yetkisi veren ile alan arasında kalan bir buyruk niteliği taşımamakta doğrudan pay sahibinin, değiştirilmesi imkanı bulunmayan iradesi olarak genel kurula gelmektedir([31]). Bu açıdan proxy temsil yetkisinden ziyade oy kullanma şeklinde tezahür etmektedir. Sözcük olarak proxy vekil, vekalet anlamındadır([32]). Şu ana kadar verilen bilgiler ışığında, proxy terimi ne uygulama açısından temsili ne de sözlük anlamı olarak vekaleti ifade etmektedir. Daha ziyade bir tür yazılı oy verme şekli olarak ifade edilebilir([33]).

“Proxy” teriminin temsil yönünün mü? vekalet yönünün mü? daha ağır bastığı ABD hukuku açısından önemli bir mesele değildir([34]). Ancak temsil yetkisinin vekalet sözleşmesinden ayrı ve bağımsız olduğunu kabul eden. Türk hukuk sisteminde önemli bir meseledir([35]).

Özellikle Türk hukukunda anonim şirket genel kurul toplantılarında oluşan güç boşluğu sorununu çözmeye yönelik olarak SPKur. tarafından çıkarılan tebliğde([36]), “vekalet” ifadesinin kullanılması meselenin çözümünü daha da güçleştirmiştir. Tebliğde kullanılan  “vekalet” ve “vekil” ifadelerinden, oy kullanacak kimse (temsilci) ile pay sahibi arasında vekalet sözleşmesinin bulunması gerektiği gibi bir yanlış düşünce oluşmaktadır. Halbuki, TK.m. 360/III’e göre, temsilci sıfatıyla oy kullanabilmek için, temsil yetkisinin olması yeterlidir, ayrıca vekalet sözleşmesinin imzalanmasına gerek yoktur.

Türk hukukunda temsil yetkisi yalnız vekalet sözleşmesi ile değil, hizmet, şirket, eser ve satım sözleşmeleri dolayısıyla da verilebilir. Hatta temsil yetkisinin herhangi bir sözleşmeye dayanması da zorunlu değildir([37]). Türk hukukunda, temsil yetkisi ihtiva etmeden bir vekalet sözleşmesi kurulabilir. Vekalet sözleşmesinde aksi kararlaştırılmış değilse vekil, kendisine verilen işin yapılabilmesi için gerekli hususlarda, temsil yetkisine de sahip sayılır([38]).

“Vekalet” ile “temsil” arasında gözetilen bütün bu farklara rağmen uygulamada “vekalet” teriminin hemen her zaman “temsil” anlamında kullanıldığı görülmektedir([39]). Hatta bazı hukukçular bir kimseye temsil yetkisi verilmesini “vekalet” sözcüğü ile ifade etmişler ve bunu “vekalet sözleşmesinden” ayırmışlardır([40]).

Çalışmamızda ABD hukukunu ve SPKur. tarafından çıkarılan tebliği göz önünde bulundurduğumuzdan “proxy” kelimesini bir kimseye temsil yetkisinin verilmesi anlamında “vekalet” sözcüğünü kullanmayı tercih ettik. Ancak çalışmamızda kullandığımız “vekalet” sözcüğünün, vekalet sözleşmesine dayanmadığını da belirtmekte yarar görüyoruz. Zira şu ana kadar yaptığımız açıklamalardan da anlaşılacağı üzere “proxy” terim tam olarak ne temsili ne de vekalet sözleşmesini ifade etmektedir. Tüm bu hususları göz önünde bulundurarak “proxy” terimi yerine çalışmamızda “vekalet” kelimesi kullanılmasını uygun bulduk.

 

4.ÇIKAR ÇATIŞMALARININ YOL AÇTIĞI VEKALETEN OY KULLANMA MÜCADELELERİ (PROXY CONTESTS)

ABD hukukunda proxy (vekalet), şirket yönetimini ele geçirmede kullanılan bir araçtır. ABD`de şirketlerde yönetici grup, şirketteki listelerden istifade ederek, pay sahipleriyle ilişki kurar ve onlardan vekalet toplamaya çalışır. Bundan dolayı, yönetimi ele geçirmek isteyen pay sahipleriyle yönetim arasında ciddi mücadele olmaktadır. Bu vekalet mücadelesi (proxy contests) olarak ifade edilmektedir([41]). Başka bir deyişle, vekaleten oy kullanma sistemi (proxy system) deyimi ile bir pay sahipleri aksiyonu ifade edilmektedir([42]).

Ticari hayatta şirketleşmeye paralel olarak, bu şirketlerin kayıtlı pay sahiplerinin sayısında da bir artış olmuştur. Bu artış bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Özellikle bu sorunlar şirketin yönetimi ve denetimine ilişkindir. Zira binlerce pay sahibine sahip olan bir anonim şirketin, genel kurul toplantısına katılım azlığı sebebiyle, küçük bir azınlık (minority stock) şirketi yönetebilmektedir. Meşhur Ford şirketinin, küçük bir azınlık olan Ford Ailesi tarafından uzun yıllar yönetildiği bilinmektedir([43]).

Şirketleri çok daha yüksek oranda halka açık olan ABD`de olağan genel kurul toplantılarında bile, gerek nisabı sağlamak, gerekse toplantıya katılmayan ortakların oylarından faydalanmak amacıyla, vekaleten oy kullanma sistemi geliştirilmiştir. Böylelikle bir taraftan güç boşluğu doldurulmaya çalışılırken, diğer taraftan da oy`a etkinlik kazandırılmaya çalışılmıştır.

 

I. ÇIKAR GRUPLARI VE ÇIKAR ÇATIŞMALARINA YOL AÇAN SEBEBLER

Çıkar çatışmaları esas itibariyle, çok ortaklı anonim şirketlerin önemli meselelerinden birisidir. Anonim şirketlerde küçük bir grubun, hatta bir tek kişinin, belli miktarda sermaye payını ele geçirerek şirkete hakim olması mümkündür. Bu gibi durumlarda, şirkete hakim olanlarla (yönetim), olmayanlar (muhalifler) arasındaki ilişkiler önem kazanmaktadır. Bu bölümde biraz daha detaya inerek vekalet mücadelelerinin temelde yatan sebeplerine, özellikle de çıkar çatışmaları üzerinde duracağız.

 

A. Çıkar Grupları

ABD hukukunda müellifler, anonim şirketi üretim faktörlerinden oluşan, sözleşme niteliği ağır basan bir müessese olarak görmekteler([44]). Başka bir deyişle, şirket, her bir oyuncusu kendi çıkarına göre hareket eden bir takım şeklinde düşünülmektedir. Kendi çıkarlarını çoğaltmaya çalışan bu takımın oyuncuları, aynı zamanda, kaderlerinin, diğer takımlarla rekabet içinde olan kendi takımlarının hayatta kalabilmesine bağlı olduğunun da bilincindedirler([45]).

Şirkette (conflicts of ınterest) çıkar çatışmalarına sebebiyet veren gruplar şu şekilde sıralanabilir([46]);

- Yönetim Kurulu:  Anonim şirketler gerçekte pay sahiplerinin tamamının patronluğundan oluşan bir örgütlenme biçimine sahip olmakla birlikte, bu sadece teoride kalmaktadır. Gerçekte ise şirketin yönetimini elinde tutan grup patron olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte pay sahipleri arasında geçen mücadelenin temelinde de bu şirketi ele geçirme hadisesi yatmaktadır. Gruplar vekalet mücadelesinde patronluğa soyunmaktadırlar. Dolayısıyla da grupların çıkarları çatışmaktadır. Yönetim kurulu kar motivasyonu altında hareket ederken, karar verme sürecinin tek organı olma özelliğini de yitirmeme gayreti içerisindedir. Diğer taraftan da, yönetimde, oluşan karın, şirket bünyesinde kalarak şirketin güçlenmesi isteği de bulunduğundan, pay sahipleriyle çatışma ihtimali sürekli olarak bulunmaktadır.

- Üst Yönetim (Chief Excutive Officer):  Anonim şirket için en önemli diğer bir grupta, şirketin profesyonelce yönetilmesine imkan tanıyan üst düzey yöneticileridir. Üst düzey yöneticileri şirketten ücret karşılığında bu görevi ifa ederler ve çıkarlarını bu yönde korumaya gayret gösterirler. Üst yönetim, üretim faktörlerinden emeği temsil etmektedir.

- Pay Sahipleri:  Şirketin gerçek sahipleri pay senetleri malikleridir. Pay sahipleri de kar ve yüksek temettü geliri elde etme amacıyla hareket ederler. Ancak bu durumun sağlanamaması halinde, aralarında mevcut yönetime karşı muhalif grupları oluşturma gayreti içine girerler. Pay sahipleri, şirkete sermaye verdiklerinden, üretim faktörlerinden sermayeye karşı gelmektedir.

- Tahvil ve Diğer Menkul Kıymet Sahipleri:  Şirkete borç veren ve bunun karşılığında borçluluk ifade eden bir menkul kıymet sahibi olan kişiler de bir çıkar grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tahvil sahiplerinin motivasyonu şirket karına doğrudan bağımlı değildir. Ancak, mali durum ve borç ödeyebilme kabiliyeti açısından şirketi öncelikle takip etme durumundadırlar. Öte yandan tasfiye ve iflas halinde birinci derecede alacaklı olmalarının güvencesi altında hareket etme imkanları bulunmaktadır. Motivasyonlarını alacakları faiz ve tahvil satışından elde edecekleri gelirlere yöneltmişlerdir. Bu açıdan, tahvillerin ana para ve faiz ödemelerinin zamanında yapılıp, yapılamayacağını tahmine yönelik rating-derecelendirme kurumlarından azami derecede faydalanma ihtiyacı duyarlar.

Bu gruplar dışında, kamu otoritesi olarak devlet şirketten kendi payını (vergi) hemen alma çabası içinde çeşitli düzenlemeler yapar.

Burada sayılan gruplar arasında farklı amaçlar ve bu amaçları maksimizasyon çabaları, sonuçta çıkar çatışması problemini gündeme getirmektedir.

 

B. Çıkar Çatışmalarının Sebepleri

Anonim şirketler, yapısal özellikleri gereği demokratik bir işleyiş düzeni arz ederler. Bir başka deyişle şirket, pay çoğunluğunu elinde bulunduranlarca alınan kararlar ile yönetilir. Buna göre ilk bakışta şirkette çoğunluğun çıkarının esas olduğu savunulabilir. Başka bir deyişle, çoğunluğun çıkarı, hem azınlığın hem de şirketin çıkarına üstün tutulacaktır. Demokratik bir işleyiş sonucu şirket yönetimini ele geçiren çoğunluğun kural olarak, şirketin ve dolayısıyla da tüm pay sahiplerin çıkarlarını göz önünde tutacak şekilde yönetmesi veya o yönde kararlar alması gerekir. Ancak her zaman çoğunluğun bu kurala riayet ettiği söylenemez. Anonim şirketlerde pay sahiplerini birbirlerine ve şirkete bağlayan tek bağın, maddi çıkarlar olduğu unutulmamalıdır([47])

Pay sahipleri şirketin yönetimine, genel kurulda verecekleri oy ile katılırlar. Pay sahibinin genel kurula katılmak ve oy vermek hakkı kaldırılamaz(TK.m.385). Pay sahibi, şirketin yönetimine oyu nisbetinde katılır. Bu nedenle genel kurulda tek başına veya belirli gruba katılarak çoğunluğu sağlayacak oy temin edemezse şirketin fiili sevk ve yönetiminde söz sahibi olamaz([48]). Pay sahibinin oyunu kullanmak suretiyle şirketin yönetim ve denetiminde sahip olduğu bu haklara doktrinde "çoğunluk hakları" denilmektedir. TK.m.378/I hükmüne göre kararlar, genel kurulda mevcut oyların çoğunluğunca verilir ve TK.m.379 uyarınca, genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan veya karşı oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir.

Şirket genel kurulda, çoğunluğu elde edenlerce alınan kararlar gereğince ve bu çoğunlukça seçilmiş yönetim kurulu tarafından yönetilir. İşte bu durumda azınlığın, kayıtsız ve şartsız çoğunluğun kararlarına tabi kalması gibi bir durum ortaya çıkar. Burada üzerinde önemle durulması gereken husus, çoğunluk denildiğinde mutlak anlamda sermaye ve oy çoğunluğu olmayıp, ancak genel kurula katılan pay sahipleri içerisinden oluşan çoğunluk anlamına geldiği, azınlık denildiğinde ise, genel kurula katılıp sermayeleri bakımından azınlıkta kalanlar ile birlikte herhangi bir nedenle genel kurula katılmamış ya da katılıp da oy kullanmamış pay sahiplerini kapsadığı unutulmamalıdır([49]). Bu nedenle azınlık olarak nitelendirilen grup, şirketin sermaye ve oy çokluğunu oluşturabilir. Ancak şirket genel kurula katılıp oy çokluğu elde edenler tarafından yönetilir.

 

C. Çıkar Çatışmalarının Boyutları

Çıkar çatışmaları grup olarak özellikle, şirket yöneticileri (yönetim kurulu ve üst düzey yönetimi) ve pay sahipleri arasında çok yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Bu çerçevede, çıkar çatışmalarının nedenleri, boyutları ve çözüm önerilerine ilişkin olarak tespit edilen hususlar([50]); şirketin finansal kararlarının karmaşıklığı ve patron-yönetici-pay sahibi kavramlarının ayrımı, şirketin davranış ve etkinliği üzerinde sermaye piyasası ve take-over (şirketi ele geçirme) uygulamalarının etkileri, payların oy hakları, şirketi ele geçirmelere karşı çözüm önerileri, üst yönetimin değişmesi ve iç kontrol şeklinde özetlenebilir([51]).

 

1. Şirket Sermayesinin Çıkar Grupları Arasındaki Dağılımı

Çıkar grupları ile ilgili olarak, 1980-85 yılları arasında ABD`de çeşitli dönemler itibariyle yapılan çalışmalarda tespit edilen bulgularda([52]); şirketlerin sermayelerinin çıkar grupları itibariyle dağılımı, en büyük pay sahibi (patron) % 15.4, beş büyük pay sahibi % 24.8, yönetim kurulu      % 10.6, yönetim kurulu üyelerini yakınları % 10.1, üst düzey yöneticileri %  6.1, kurumsal yatırımcılar ve diğer pay sahipleri % 33 olduğu görülmüştür. Büyük pay sahipleri arasında yapılan araştırmada ise([53]); büyük pay sahiplerinin % 32.7’sinin yönetim kurulu üyelerinin yakınları, %19.7’sinin emekli maaşları ve kar payı planları yapanları, % 25.7’sinin kurumlar(kurumsal tasarrufçular),  % 21.9’unun diğer şirketler ve yönetim kurulunda

üyesi bulunmayan aile şirketleri olduğu tespit edilmiştir([54]). Bir başka deyişle, büyük pay sahiplerinin, üçte biri (%32.7) yönetim kurulu üyelerinin yakınlarıdırlar. Yüzde olarak belirtmek gerekirse, büyük pay sahiplerinin (% 24.8) üçte biri (yaklaşık % 8.2) yönetim kurulu üyelerinin yakınlarıdır. Netice olarak yönetimi kontrol eden pay sahibi sayısı yüzde olarak yaklaşık toplam (%15.4+%8.2+%10.6+%10.1+%6.1) %50.4’tür.  Genel kurul toplantılarında diğer pay sahipleri oylarını bilinçli bir şekilde kullanmadıkları takdirde, organize olmuş bu güç, şirket yönetimini sürekli kontrol altında tutacaktır.

 

2. Şirket Ele Geçirilmesi İle Çıkar Çatışması İlişkisi

Vekaleten oy kullanma sisteminde, çıkar grupları arasında şirket yönetiminin ele geçirilmesi için mücadeleler yapılmaktadır. Bu mücadeleler genel kurul toplantısı için daha fazla vekalet toplama amacına yöneliktir. Şirket paylarını elinde bulunduran büyük pay sahibi grupları ile şirket ele geçirilmesi ve bu gruplar arasındaki çıkar çatışmalarına ilişkin bir çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarda esas olarak kendi çıkarları için şirketi ele geçirme imkanı bulunan yöneticiler dikkate alınmıştır. Ancak yönetici olmayan pay sahipleri için söz konusu çıkarlar mevcut bulunmamakta, bu açıdan yönetici olan ve olmayan pay sahipleri arasında bir çıkar çatışması gündeme gelmektedir([55]).

 

3. Çıkar Çatışmaları ve Vekaleten Oy Kullanma Sistemi Arasındaki İlişkisi

Vekaleten oy kullanma sisteminde çıkar grupları arasında meydana gelen çıkar çatışmaları çeşitli sebeplerden kaynaklanmaktadır. Çıkar çatışmaları ile vekaleten oy kullanma sistemi arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırmada, genel kurul toplantılarında şirket yönetimi ile muhalifler arasındaki çıkar çatışmasının değişik hususlardan kaynaklandığı tespit edilmiştir([56]).

Çıkar çatışmalarında yönetim, şirketin kontrolünü devam ettirmek ve bu surette değişik çıkarları elde etmek ister. Muhalifler ise, şirket yönetim kurulunda bir yer edinme ve şirket yapısını değiştirmek için, yönetimin önerilerini engelleme veya kendi önerisini sunmak ister. Mesela; şirket yönetimini ele geçirmeye yönelik öneriler getirme eğilimi ve gayreti içine girdikleri görülmüştür([57]).

 

D. ÇIKAR ÇATIŞMALARININ YOL AÇTIĞI VEKALETEN OY KULLLANMA MÜCADELELERİ

Vekaleten oy toplama, çeşitli grupların kendi çıkarlarını genel kurul gündemine getirebilmeleri için kullandıkları bir araç olarak ortaya çıkmaktadır([58]). Bu çerçevede vekaleten oy toplama mücadeleleri önem kazanmaktadır([59]).

Vekaleten oy kullanma mücadeleleri, çok masraflı, belirsiz ve çeşitli tekniklerle şirket kontrolünün ele geçirilmesine imkan tanıyan bir sistem olarak tanımlanmaktadır([60]). Uygulamada da yüksek maliyeti ve belirsizliği nedeniyle vekalet taleplerinin diğer alternatif oy toplama yöntemlerine göre daha az ilgi çektiği görülmektedir. Vekalet mücadelelerinde yöneticilerin, yönetime muhalif olan gruplara karşı, bazı avantajları bulunmaktadır. Öncelikle pay sahipleriyle olan ilişkileri ve yakınlıkları yöneticiler için önemli bir avantajdır([61]). Diğer taraftan, gelişen ve büyüyen bir yönetim, muhaliflerin vekalet mücadelesinde başarı şanslarını azaltan bir şekilde etkide bulunacaktır([62]).

ABD`de yapılan ve 1981-85 yılları arasında 100 vekalet mücadelesini kapsayan, grupların başarı şanslarını ölçen ampirik çalışmanın konumuzu ilgilendirdiği ölçüde bazı sonuçlarını göz önünde bulundurduk([63]). Vekalet mücadelelerinde, gerçekte grupların başarı şansını etkileyen 3 temel açıklayıcı değişken olduğu ileri sürülmektedir. Bunlar; oy çağrıları için zamanın genişliği, pay sahiplerinin sayısı ve oy`un olağan ya da olağanüstü genel kurul toplantısında kullanılmasıdır([64]).

Vekaleten oy kullanma sisteminde, muhaliflerin vekalet mücadelesindeki başarı şansları çeşitli analizler çerçevesinde değerlendirilmiştir([65]). Vekalet mücadelelerinde, muhaliflerin başarı şanslarını aşağıdaki tabloda yer alan şekilde gösterebiliriz.

Mücadele Türü                      Sayısı                  Muhaliflerin Şansı

Tam Kontrol               42       %  40.4

Kısmi Kontrol             22       %  77.3

Zıt Yönetim                 27       %  48.1

Pay Sahipleri Önerileri         9          % 44.4

TOPLAM                    100

Vekalet mücadelelerinde pay sahibi sayısının artması, muhaliflerin başarı şansını azaltmaktadır. Zira yönetim, gerek bazı pay sahipleri ile kurmuş olduğu ilişkiler ve gerekse genel kurullar için aldığı vekalet formlarındaki kayıtlar nedeniyle, vekalet çağrılarını muhalif gruplardan daha iyi gözden geçirme imkanına sahiptir.

 Vekalet çağrılarında daha geniş bir zamanın bulunması, muhalif grupların başarı şansını artırmaktadır. Yönetimin sahip olduğu mevcut avantajlar vekalet çağrılarında muhaliflerin oransal olarak başarı şanslarının azalmasına neden olmakta, ancak; ek bir süre, yönetimin mevcut başarı şansını azaltmaktadır. Bu açıdan zamanın önemli bir değişken olduğu görülmektedir. Öte yandan, çoğu mücadelede yönetim tarafından zaman kısıtlılığının empoze edildiği tespit edilmiştir. Özellikle yönetimin önerileri dikkate alındığı, zıt mücadelelerde bu kısmen doğrudur. Ayrıca yıllık olağan genel kurul toplantılarında bu sıklıkla görülmektedir([66]).

Oy hakkının olağanüstü genel kurulda kullanılması halinde, olağan genel kurulda kullanılmasına göre muhaliflerin başarı şansı azalmaktadır. Yapılan çalışmalarda, istatistiki bir anlamlılık bulunmamakla birlikte, vekalet mücadelesinde örnek olarak seçilen 100 şirketten sadece 6`sının olağan genel kurulunda yapılması tesadüf olarak değerlendirilmemelidir. Bu yönetimin bilinçli bir seçimi olarak görülmektedir([67]).

Yönetim oy çağrılarında bir avantaja sahiptir. Bu da oy çağrılarındaki mevcut sistemin etkin olmamasından kaynaklanmaktadır. Yönetici olmayan pay sahipleri (özellikle vekalet verenler) vekalet çağrılarında muhalifleri desteklemekten çok yönetimi desteklemek eğilimindedirler. Vekalet girişimlerinde bir zıt seçim problemi vardır. Muhalifler mevcut kaynaklarının büyük bir kısmını vekalet mücadelesini kazanmak için sarf ederler. Söz konusu ek maliyetler ve bu problemlerin yol açtığı belirsizlikler muhalifleri, beklenenin üzerinde vekalet girişiminde bulunmaya zorlamaktadır([68]).

 

5. VEKALET (PROXY) MÜCADELELERİNİN SEBEPLERİ

ABD hukukunda, vekalet mücadelelerinin sebeplerini tespit etmek ve genel hatlarıyla sınıflandırmak oldukça yorucu bir çalışma sonucu, 79 vekalet mücadelesi incelenmek suretiyle olmuştur([69]). Bu çalışmanın amacı vekalet mücadelelerinin temeline inerek nedenlerini araştırmak ve genel bir model kurmaktır([70]).

ABD hukukunda vekalet mücadelelerinin bir çok sebebi bulunmaktadır. Burada bu sebepler üzerinde genel hatlarıyla duracağız.

 

I. FİNANSAL SEBEPLER

Vekalet mücadelelerinde belki de en önemli sebep, finansal sebeplerdir. Finansal sebepler, mali konuları ilgilendiren ve anonim şirketin işleyiş tarzından, yönetimin yapısına ve karar alma durumuna kadar geniş bir alanı içerir([71]). Bu sebeplere kısaca göz atacak olursak([72]).

 

A. Anonim Şirketin Çalışma Tarzı

Yapılan incelemelerde vekalet mücadelelerinin en önemli sebebinin şirketin çalışma tarzı olduğu tespit edilmiştir. İstatistiki olarak bir rakam vermek gerekirse bu yüzde olarak % 45`i bulmaktadır. Anonim şirketin çalışma tarzından kastedilen elbette ki yönetimin işleyiş tarzıdır. ABD hukukunda ınactive manegement (hareketsiz yönetim) ve ınefficient manegement (etkisiz yönetim) ile ifade edilmek istenen budur. Hareketsiz yönetim; şirket yönetiminin şirketi kara geçirecek atılımları yapmaması, ele geçen fırsatları değerlendirememesidir. Etkisiz yönetimden kastedilen ise, şirket yönetiminin acele gereken durumlarda ağır karar alması, karar alırken isabetsiz olması ve iflas etmesidir. Stagnent, unprogressive manegement (Durgun Yönetim) deyimi ile ifade edilen ise; şirket yönetiminin statükocu olması, yani mevcut durumu muhafaza etme isteğidir

 

B. Anonim Şirketin Alternatif Kaynakları Kullanmada Karışıklık Yapması

Alternatif kaynakları kullanmada karışıklık iki husustan kaynaklanır([73]). Birinci olarak; şirket bazı durumlarda kaynakların alternatif kullanımlarını dikkate almada hata yapabilir. İkincisi, yönetim ve muhaliflerin alternatif kaynak kullanımı konusundaki tekliflerinin önemi hakkında anlaşamamalarıdır. Anonim şirkette vekalet mücadelesine sebebiyet veren bu husus, değişik şekillerde tezahür etmektedir([74]). Mesela; anonim şirket, faaliyet konusuyla ilgili  çok karlı bir fırsatla karşılaşabilir. Şirket yönetimine düşen görev bu karlı fırsatı mümkün olduğunca çabuk değerlendirmektir. Yine şirket faaliyet konusuyla ilgili olarak alternatif fırsatlarla karşılaşabilir. Şirket yönetimine düşen görev en karlı olan fırsatı yakalaması ve buna ilişkin karar almasıdır. Bu hususlara ilişkin olarak şirket yönetiminde karışıklık ve ihtilaf çıkması bu sebebi doğurur.

 

C. Yönetimin İllegal Finansal Aktiviteleri

Vekalet mücadelelerinin sebeplerinden birisi de yönetimin illegal finansal aktiviteleridir. Bu genellikle iki şekilde tezahür etmektedir([75]). Bunlar; şirket çalışanlarının görevlerini kötüye kullanmaları veya kişisel kazanç için şirket fonlarını kullanmalarıdır.

 

D. Yönetim Kurulunun Yanlış Kararları

Yönetim kurulu anonim şirketin icra organı olması sebebiyle, şirketin işleyişi açısından sürekli karar almak durumundadır. Bu kararları alırken itinalı ve dikkatli olmak zorundadır. Yönetim kurulunun bu hususlara dikkat etmemesi, yanlış ve isabetsiz kararlar vermesine sebebiyet verecektir([76]). Bu da şirket yönetiminin muhalifleri tarafından vekalet mücadelesinde kullanılacaktır. Bu durum genelde iki şekilde tezahür etmektedir([77]). Bunlardan birincisi, şirketin dolayısıyla da yönetim kurulunun takip ettiği politikadan kaynaklanır. İkincisi ise, yönetim kurulunun şirkete ilişkin olarak almış olduğu özel kararlardır. Mesela, cumulative oy`a ilişkin olarak aldığı karar gibi.

 

II. SOSYAL SEBEPLER

Vekalet mücadelelerinin fınansal olmayan sebeplerinin tümünü sosyal sebep olarak mütalaa edebiliriz. Yapılan çalışmalar vekalet mücadelelerinin beşte ikisinin sosyal sebeplere dayandığını göstermektedir([78]). Sosyal sebepler genel olarak iki şekilde tezahür etmektedir. Bunlar([79]), power struggles (güç mücadelesi) ve personality conflict (şahsi ihtilaflar)dır.

 

A. Güç Mücadelesi

Vekalet mücadelesine sebebiyet veren güç mücadelesi ya yönetim kurulu içinde olabilir, ya da yönetim ile pay sahipleri arasında olabilir([80]). Yönetim kurulu içinde güç mücadelesi genellikle iki grubun ihtilafa düşmesi ve çekişmesi şeklinde olabilir([81]). Güç mücadelesinin diğer türü, pay sahipleriyle yönetim kurulu arasında geçer ki, bu genellikle şirket yönetiminin tam kontrolü halindeyken olur. Bir başka deyişle, yönetimin kendi içinde bir çekişme yoktur, ancak yönetime karşı pay sahiplerinin muhalefeti bulunmaktadır([82]). Pay sahipleri genellikle komite şeklinde örgütlenmekte ve mücadelesini bu şekilde yürütmektedir.

 

B. Kişisel İhtilaflar

Farklı düşünme, olayları değişik yorumlama ve ayrı strateji tespit etme insanların doğasında bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki, şirket yönetim kurulu içinde ve pay sahipleri arasında birbirinden farklı düşünen kimseler olacaktır. Bunlar düşüncelerini ve fikirlerini diğer pay sahiplerine ileterek grup oluşturma ve sonrasında yönetimi ele geçirme mücadelesi verecektir([83]).

 

6. VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİNDE KAMUYU AYDINLATMA İLKESİ

Vekaleten oy kullanma sisteminde kamuyu aydınlatma ilkesinin önemi büyüktür. Komisyon (SEC) vekalet mücadelelerinde, kamunun sağlıklı bilgilendirebilmesi için gerekli düzenlemeleri değişen şartlara göre yapmaktadır. Anonim şirketlerin halka açılmaları ve sermayenin tabana yayılması ile birlikte şirket yönetimi ile pay sahipleri arasında kopukluk yaşanmaya başlamıştır. Zira yöneticilerin yetkili ve uzman şahıslardan seçilmesi sonucunda,  pay sahipleri, yönetimden uzaklaşmışlardır. Bu gelişmelerin sonucunda, pay sahiplerinin yönetim karşısında korunması yolları gündeme gelmiş ve bunu sağlayacak düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur.

Bu düzenlemelerden en önemlilerinden birisi kamuyu aydınlatma ilkesidir([84]). Pay sahiplerinin anonim şirketlerdeki “ bilgilenme hakları” günümüzde şirketin bilgilendirme yükümlülüğüne dönüşmeye başlamıştır. Zira şirketteki pay sahibi sayısı çok fazlalaştığından, bilgi alma hakkı  kullanılmaz hale gelmiştir.

Vekaleten oy kullanma mücadelelerinde kamuyu aydınlatma ilkesinin amacı, mücadelelerin arkasında yatan sebepleri tam ve ayrıntılı bilgilerle, pay sahiplerinin doğru bilgilerle teçhizi ve bu bilgilerin ışığı altında isabetli karar vermelerinin sağlanmasıdır. Bu yolla, hem pay sahipleri hem de şirket menfaati korunmuş olmaktadır.

Giderek büyüyen ve halka açılan anonim şirketlerde pay sahiplerinin bilgi alma hakkı zamanla şirket yöneticilerinin kamuyu aydınlatma zorunluluğuna dönüşmüştür. Bilgi verme zorunluluğu, genellikle raporlar düzenlemesi ve bunların periyodik olarak açıklanmalarıyla yerine getirilmektedir. Halka açık büyük şirketlerde artık bilgi verme, şirket pay defter ve kayıtlarının incelenmesinden daha çok önem taşımaktadır. Zaten halka açık anonim şirketlerde  pay sahibi sayısal olarak çok olduğundan, şirketlerin bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeleri de maddi olarak ziyadesiyle zordur.

Kamuyu aydınlatma ilkesinin bilgilendirme fonksiyonu, vekaleten oy kullanma düzenlemesinde büyük rol oynar. Zira bilgilendirme fonksiyonu kamuya karşı yerine getirilmesiyle, şirkette görev alan yöneticilerin şirket hakkındaki bilgileri edinmede, muhaliflere oranla daha avantajlı durumda olmaları engellenecek, böylece de bilgide eşitlik sağlanmış olacaktır.

Kamuyu aydınlatma ilkesinin diğer bir fonksiyonu ise vekalet verecek pay sahiplerinin aldatılmalarını engellemektir. Böylelikle, vekalet toplanmasında gerçek dışı bilgi verilmesi, hileli veya yanıltıcı davranışlarda bulunulması engellenmiş olur. Bu durum kamuyu aydınlatma ilkesinin “caydırıcı fonksiyonunu” ifade etmektedir. Vekaleten oy kullanma düzenlemelerinde Komisyon pay sahiplerini, vekalet toplama işlemlerinde, her türlü aldatıcı plan, desise veya hüner kullanılmasını gerçek dışı beyanlarla hileli ve yanıltıcı davranışlarda bulunulmasını yasaklamıştır([85]).

Kamuyu aydınlatma ilkesi, başlangıçta vekalet mücadelelerinde pay sahiplerine  şirketle ilgili gerekli tüm bilgileri  tam, doğru ve onları  yanıltmayacak şekilde açıklaması manasında anlaşılmıştır. Bu anlamıyla ilke, sadece vekalet mücadelelerinin hazırlık aşamasında uygulanmıştır([86]). Ancak, zamanla ilkenin hazırlık aşamasında uygulanmasının yeterli olmadığı anlaşılmış ve vekalet mücadelelerin sonuna kadar her aşamada bu ilkenin uygulanmasına ehemmiyet verilmiştir.

Pay sahipleri daha ziyade anonim şirketin finansal durumu hakkında bilgi sahibi olmak isterler. Şirketin finansal durumu bozulduğunda, muhalifler bundan istifade edip, vekalet toplamada bu hususu kullanabileceklerdir. İşte bu gibi sebeplerle, şirkete veya onun çıkardığı menkul kıymetlere ilişkin önemli değişikliklerin derhal açıklanması zorunluluğu getirilmiştir([87]). Bu zorunluluk şirket hakkında verilen bilgilerin, zamanla eskimesinden veya işe yaramaz hale gelmesinden kaynaklanmıştır.

“Sürekli kamuyu aydınlatma ilkesi” vekaleten oy kullanma mücadelelerinin engellenmesinde büyük payının olduğu bir gerçektir([88]). Zira vekaleten oy kullanma sisteminde, vekalet mücadelelerinin kaderini etkileyen en önemli faktör bilgidir. Gerekli bilgilerin zamanında pay sahiplerine duyurulmaması  halinde, pay sahiplerinin şirkete ve sermaye piyasalarına güveni kalmaz.

Kamuyu aydınlatma, geçen yüzyılın sonundan bu tarafa bilinen, özü değişmeyen, temel ilkeleri aynı kalan, fakat uygulama alanı genişleyen ve yeni boyutlar kazanan bir kavramdır([89]). Kamuyu aydınlatma, anonim şirketlerin yönetimi tarafından, işletmenin durumu ve ekonomik faaliyeti konusunda verilen bilgiler, yapılan açıklamaların tümü olarak tanımlanmaktadır([90]).

Sermaye piyasasının merkez kavramını “menkul kıymetlerin halka arzı” ve “halka açık şirketler “ teşkil etmektedir. Kamuyu aydınlatma ilkesinin ilk yönü halka arz edilecek menkul kıymetler hakkında tam, doğru ve ayrıntılı bilgi vermek ve yatırımcıların bu bilgileri değerlendirerek yatırım yapmasını sağlamaktır. Menkul kıymetlere yatırım yapmayı düşünenlerin, pay sahiplerinin ve alacaklıların menfaatleri ancak bu yolla sağlanabilir. Bütün bu hususları dikkate alan l934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA), ABD sermaye piyasalarında muamele gören menkul kıymetler için, menkul kıymet ihraç eden şirketlere devamlı açıklamada bulunmak zorunluluğunu getirmiştir([91]). Menkul Kıymetler Borsası Kanununa (SEA) göre, menkul kıymetler borsaya kote ettirilebilmeleri için önce Komisyona (SEC) tescil ettirilmeleri gereklidir(S.E.A.l2/b). Menkul Kıymetler Borsası Kanununun (SEA) 12. maddesine göre, menkul kıymetleri  tescil edilen şirketler Komisyona ve menkul kıymetlerin kote edildiği borsalara, periyodik olarak rapor vermek mecburiyetindedirler. Yapılan tescilden sonra tescil beyanında yer alan bilgilerin zamanla eskiyebileceğini dikkate alan Komisyon (SEC), şirkete ilişkin bilgilerin belirli aralıklarla veya şirket içinde önemli gelişmeler varsa derhal açıklama, kamuyu bilgilendirme zorunluluğu getirmiştir([92]). Bu bilgilendirme zorunluluğu vekaleten oy kullanma sistemi açısından ehemmiyet arz eder. Zira şirket yönetimi yıllık raporları (Annual Reports ) mali yılın sonunu izleyen 90 gün içinde verecektir. Üçer aylık raporlar (Quartely Reports) ise her üç aylık denetimi izleyen 45 gün içinde verilir ve bu süre zarfındaki gelişmeleri aksettirir([93]). Bazı önemli gelişmelerin söz konusu olması halinde ise (Current Report) adı verilen materyal ile, bu olayların derhal açıklanmasını sağlama yoluna gidilmektedir([94]). Böylelikle vekalet mücadelesi öncesinde pay sahipleri şirket yönetimi ve performansı hakkında bilgi sahibi olabilmekte ve genel kurul toplantılarında oyunu daha bilinçli kullanabilmektedir([95]). l934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA) yatırımcılar arasında “tam bilgilendirmenin sağlanması” için başka bazı tedbirler de öngörülmüştür. Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA) l2. maddeye göre toplam mal varlığı l milyon doları aşan ve pay sahibi sayısı 500’ü bulan bir şirketin yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve şirketin % l0’luk paya sahip olan ortakları, her ayın son gününden itibaren l0 gün içerisinde, şirkette sahip oldukları pay miktarını açıklamak ve bunu komisyona bildirmek mecburiyetindedirler. Bu hüküm, özellikle vekaleten oy kullanma mücadelelerinde ve şirket ele geçirme (take over bid) işlemlerinde pay sahiplerinin hileli işlemlere muhatap olmalarını engellemeyi amaçlamaktadır. Böylelikle vekaleten oy kullanma mücadelelerinde muhalif ve yönetimden oluşan taraflar ve pay sahipleri şirket hakkında daha net bilgilere sahip olabileceklerdir.

Kamuyu aydınlatma konusunda İngiliz([96]) ve Kore([97]) hukukunda da ayrıntılı düzenlemeler bulunmaktadır.

 

I. VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİNE İLİŞKİN KAMUYU AYDINLATMA DÜZENLEMELERİ

Komisyonun (SEC) vekaleten oy kullanma sistemine ilişkin  getirdiği düzenlemeler yaklaşık normal bir kitabı kapsayacak boyuttadır. Burada söz konusu düzenlemenin tamamına yer verilmeyecek, özellikle ülkemizde uygulanabilirliği açısından önem taşıyan kamuyu aydınlatma düzenlemelerine ağırlık verilecektir. Bu düzenlemeler Menkul Kıymetler Borsası Kanununun (SEA) 14/A maddesinde yer almıştır([98]). Bu kanunda düzenlenen vekaleten oy kullanma sisteminin en önemli tarafı, yönetim mücadelesi veren tarafların rekabeti ve ortaklardan oy sağlayabilmek için yaptıkları bilgilendirme sonucunda, şirketle ilgili her türlü gerçeğin kamuya açıklanmasıdır([99]). Nitekim yönetimi ele geçirmek isteyenlerin niyetleri, sağlayacakları menfaatler, kimler tarafından desteklendikleri, amaçlarının ne olduğu, ne yapmak istedikleri bütün ayrıntıları ile kamuya açıklanmalıdır ki, bu durum, bir ortağın haklarını bilinçli olarak kullanabilmesine, kötü niyetli kişilerin istismarlarının önlenmesine ve sağlıklı bir yapının kurulmasına hizmet edebilsin([100]).

Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (SEA) 14/A maddesi; en temel kuralları ihtiva etmekte olup, Komisyonun (SEC) kamu yararı ve ortakların haklarını korumak için koyduğu kural ve düzenlemelere aykırı olarak vekalet teklifinde bulunulmaması gerekir([101]). Bu kural borsa üyeleri broker([102]) ve dealer([103])`ları da kapsamaktadır. Vekalet teklifinde bulunacaklar, yani şirket yönetimi ve muhalifler, genel kurul toplantısından önce komisyona bildirimde bulunmak ve komisyon tarafından belirlenen bilgileri menkul kıymet sahiplerine vermek zorundadır([104]). Bu zorunluluk Temmuz 1964 tarihi değişikliği öncesi bulunmamaktaydı([105]).

Şimdi konumuz açısından önem arz eden kamuyu aydınlatma düzenlemelerini inceleyelim([106]).

 

A. Vekaleten Oy Verme Çağrısı (Solicitation of Proxies)

14a-1 kuralı "solicitation" teriminin anlamını izah etmektedir. Solicitation terimi vekaleten oy kullanma sisteminde anahtar bir kelime olup, geniş bir mana ifade etmektedir([107]). 14a-1 kuralı kamuyu aydınlatma açısından ehemmiyet arz etmektedir. Zira bu maddede çağrı (solicitation) sayılacak haller düzenlenmiştir. Çağrı pay sahipleriyle şirket arasındaki iletişimi sağlamada ilk adımdır. Bir başka deyişle, çağrı kamuyu aydınlatmanın başlangıcıdır. 14a-1 kuralı, çağrı sayılabilecek halleri belirtmek suretiyle, kamuyu aydınlatmanın gerekli olduğu halleri de belirtmiş olmaktadır([108]).

14a-1 kuralı vekaleten oy kullanma sisteminde kamuyu aydınlatma açısından ehemmiyet arz eden participation (iştirakçi)([109]), issuer(ihraçcı)([110]), the fiscal year (mali yıl)([111]), proxy (vekalet)([112]) ve solicitation of proxy (vekalet çağrısı)([113]) terimlerini ifade etmektedir.

Çağrıda bulunacak kimseler bu işlemlerini proxy kurallarına uygun olarak yapmak durumundadırlar. Kurallara uymamak ya da eksik uymak elde edilen vekaletlerin geçersizliği ile sonuçlanabilir. Çağrı olarak kabul edilmeyen durumlara vekalet  kuralları uygulanmaz. Vekalet mücadelelerine başlamadan önce muhalifler pay sahiplerinin genel kanaatini öğrenmek isterler. Bu hususun tespitinde pay sahiplerinin şirket yönetimine ve performansına nasıl baktıkları önemli rol oynar. Bunun içinde muhalifler pay sahiplerine dikkatli yaklaşmak durumunda kalırlar. l992 değişiklikleri pay sahipleri arasında iletişimi kolaylaştırdığından, muhalifler, pay sahiplerinin yönetime bakış açısını daha çabuk ve ucuz öğrenebilmektedir.

14a-1 kuralı, genel kurul toplantılarında vekalet yoluyla oy kullanılmasına ilişkin vekalet isteklerini, daha önce verilmiş vekaletlerin geri alınmasına ilişkin istekleri ve pay sahiplerine yeni vekalet verme, mevcut vekaletlerin geçerliliğini sürdürme ya da daha önce verilmiş vekaletleri geri almaya yönelik  vekalet formları vermeye ilişkin istekleri, vekalet çağrısı olarak kabul etmiştir. 14a-1 kuralının birinci kısmında belirtilen bu haller, Komisyon (SEC) tarafından konulmuş vekalet kurallarının uygulanacağı alanı da belirtmektedir. Böylelikle de Komisyon (SEC) kendi sorumluluk alanını da belirlemiş olmaktadır. Bir başka deyişle, Komisyon (SEC) 14a-1 kuralında belirtilen hallerde denetim yetkisini kullanabilecektir([114]).

14a-1 kuralının ikinci kısmında; çağrı yapılmadan vekalet formu sağlanması, 14a-7 kuralı([115]) aracılığıyla yönetimce istenen belgelerin sağlanması, vekalet isteyen kişilerin şirkete ilişkin işlerin yürütülmesi için gerekli belgelerin sağlanması işlemlerinin, vekalet çağrısı olarak kabul edilmeyeceği belirtilmektedir. Dolayısıyla da bu tür çağrılar Komisyonun (SEC) denetimi dışında kalmaktadır([116]).

Çağrıda bulanacak kimseler bu işlemi vekalet kurallarına uygun olarak yapmak durumundadırlar. Kurallara uymamak veya eksik uymak elde edilen vekaletlerin geçersizliği ile sonuçlanabilir. Mahkemeler genellikle, çağrı (solicitation) kavramını  geniş olarak yorumlarlar([117]).

Menkul Kıymetler Kanunu (SA), menkul kıymetlerin eyaletler arasında halka arz yoluyla satışını, Komisyonun (SEC) denetimine bağlanmıştır. l974 yılında SEC halka arz (public offering) sayılamayacak çağrıları düzenlemiştir([118]). Şirket yönetimini kontrol altına almayı hedefleyen işlemlere karşı, bir takım tedbirler almıştır. Şirket hakkında bilgisi olan veya istediği bilgileri şirketten her zaman kolaylıkla alma ve bunlardan faydalanma imkanına sahip olan kişilere yönetilen çağrıların, halka arz sayılmayacağına karar vermiştir([119]). Vekalet mücadeleleri açısından, şirketin büyük pay sahiplerine, şirket yönetiminin üst kademelerinde görev yapan yöneticilere ve genellikle de, pay sahiplerinin birbirlerini tanıdıkları ve işlerini yakından izledikleri şirketlerde, pay sahiplerine yöneltilen çağrılar da halka arz sayılmaz( [120]). Dolayısıyla bu tür çağrılara da vekalet kuralları uygulanmaz.

Menkul kıymetlerin şirketçe halka satışının yanı sıra, şirketi kontrolü altında bulunduran kişilerin ellerindeki menkul kıymetleri halka arz etmeleri de, Komisyonun (SEC) denetimine tabidir([121]). Menkul Kıymetler Kanununun (SA) 4. maddesine göre aracıların halka senet  satabilmeleri, gerekli bilgilerin önceden Komisyon (SEC) tarafından tescil edilmiş olması şartına bağlıdır. Böyle bir denetimle, büyük miktarda menkul kıymetlerin gerekli denetiminden geçirilmeden halka arzı önlenmiş olmaktadır. Bu husus vekalet mücadelelerinde, şirket kontrolü açısından önemlidir([122]). Mesela; şirketçe halka arz edilen pay senetlerini sonradan piyasadan toplayarak şirketi kontrol altına alan kişi, elindeki pay senetlerini yeniden tescil ettirmek durumundadır([123]). Bir başka deyişle, Komisyon (SEC) şirket konrolünü ele geçirmeye yönelik tüm hususları dikkate almaktadır.

 

B. Vekalet(Proxy) Kurallarının Uygulanmadığı Durumlar

14a-2 kuralı proxy (vekalet) kurallarından uygulanmayacağı halleri belirtmiştir. Böyle bir düzenlemenin amacı, Komisyonun (SEC) görev ve yetki alanını belirlemektir([124]).

14a-2 kuralı vekalet kurallarından istisna tutulan çağrıları belirlemiştir. 14a-2 kuralı; yönetim hariç toplam sayıları 10’dan fazla olmayan pay sahipleri tarafından yapılan vekalet çağrılarını, pay sahibi ismi ya da yönetim kuruluna seçilmek isteyen aday ismi aracılığıyla yapılan çağrıları, 1933 tarihli Menkul Kıymetler Kanunu (SA) altında kayıtlı menkul kıymetler ya da deposite sertifikaları (certificate of deposite)([125]) satım ya da teklifini içeren çağrıları, 1935 tarihli The Public Utilitiy Holding Company Act`e([126]) ilişkin olarak yapılan çağrıları, ayrıca gazete ilanı vasıtasıyla yapılan, ancak ihraçcı ismi olmayan, çağrı sebebinin açıklanmadığı, menkul kıymet sahipleri tarafından kararlaştırılacak teklif ya da tekliflerin belirtilmesi, hususlarını içermeyen ve vekalet formu, vekalet beyannamesi ve diğer çağrı materyallerinin kopyasını elde edebilmelerini sağlayan çağrılara da vekalet kurallarının uygulanmayacağını belirtmiştir.

 

C. Menkul Kıymet Sahiplerine Verilecek Bilgiler (14a-3 Kuralı

14a-3 kuralı vekalet çağrılarında pay sahiplerine verilecek bilgileri belirtmiştir. Bu düzenlemeye göre, hiç bir vekalet çağrısı, pay sahiplerine yazılı vekalet beyannamesi sağlanmadan önce yapılamayacaktır(14a-3(a)). Bir başka deyişle, Komisyon (SEC) tarafından belirlenen bilgiler ve Menkul Kıymetler Kanununda (SA) düzenlenen yazılı vekalet formu pay sahiplerine verilmedikçe, hiç bir vekalet çağrısının yapılması mümkün değildir([127]).

Vekalet çağrısı, yönetim kurulunun seçilebileceği bir genel kurula ilişkin ise, pay sahiplerine gönderilecek belgeye bir takım bilgilerin([128]) eklenmesi zorunludur(14a-3(b). Bu bilgiler bir rapora eklenerek pay sahiplerine gönderilir. Vekalet çağrısında bulunan kişi adresleri aynı olan pay sahiplerinin hepsine yıllık rapor gönderilmesi zorunlu değildir.

Bu bilgileri içeren raporun 7 nüshası Komisyona (SEC) gönderilir. Komisyon (SEC) bu bilgilerin doğruluğunu araştırır.

 

D. Vekalet (Proxy) Yükümlülükleri (14a-4 Kuralı)

Komisyon (SEC) l992 yılında vekaleten oy kullanmaya ilişkin olarak yapmış olduğu düzenlemelerle, pay sahiplerinin düşünce ve kanaatlerini engelleyen gereksiz düzenlemeleri elimine etmiş, kamuyu aydınlatma ilkesinin  gereği olan önemli yükümlülükleri alı koymuştur. l992 değişikleri, vekalet mücadelelerinde elektronik iletişim araçlarının kullanılmasına da müsaade etmiştir. Böylelikle vekalet çağrısında bulunacaklar, internet haberleşme ağını kullanabilmekte ve binlerce pay sahibine ulaşıp, çok düşük bir maliyetle vekalet toplayabilmektedirler([129]).

14a-4 Kuralı vekalet formunda (the proxy of form) bulunması gereken hususları düzenler. Vekalet formu pay sahipleriyle haberleşmeyi sağlayan bir belgedir. Bu açıdan vekalet formunda bulunması gereken bilgiler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Vekalet mücadeleleri, şirket kontrolünü ele geçirmek isteyen muhalifler ve yönetim arasında geçmektedir. Bu yüzden vekalet formlarında, vekaletin kim tarafından istendiği koyu harflerle yazılarak gösterilmelidir. Bir başka deyişle, çağrı yönetim tarafından mı? yoksa muhalifler tarafından mı? yapılmıştır, bu husus belirtilmelidir([130]). Vekalet aracıları genellikle, yönetim açısından memurlar ya da şirket yöneticileri, muhalifler açısından ise, komitenin seçkin tanınmış üyeleri ya da komiteye danışmanlık yapan avukatlardır([131]).

Hiç bir vekalet, pay sahiplerine verilen ya da ilk kez gönderilen vekalet formunda ve vekalet beyannamesinde yazılı tarihten sonra olacak yıllık toplantılardan başka, herhangi bir yıllık toplantıda oy kullanmak için yetki vermez(14a-4 kuralı). Hiç bir vekalet, vekalet beyannamesinde ismi geçmeyen aday için herhangi bir kişiye herhangi bir kişinin seçimi için oy kullanma yetkisi vermeyecektir(14a-4 kuralı).

 

E. Vekalet Belgelerindeki Bilgilerin Sunuluşu (14a-5 Kuralı)

Pay sahipleriyle iletişim kurmada vekalet belgelerinin rolü büyüktür. Bu belgelerde pay sahiplerine duyurulması gereken bilgiler ve kamuyu aydınlatma ilkesi açısından önemlidir. Bütün bu hususları dikkate alan Komisyon (SEC) bu bilgilerin sunuluş şeklini de ayrıntılı olarak 14a-5 kuralı ile düzenlemiştir. 14a-5 kuralına göre, vekalet beyannamesinin içerdiği bilgiler açık bir şekilde sunulmalıdır ve beyanlar konularına göre gruplandırılarak uygun başlıklar altında öncelik sırasına göre sunulmalıdır. Bütün miktarlar sayısal şekilde gösterilmelidir. İstenilenden daha fazla bilgi ve ayrıntıdan, lüzumsuz teferruattan kaçınılmalıdır.

Ayrıca bütün vekalet beyannameleri, pay sahiplerinin katılmak istedikleri genel kurul toplantısı için belirleyecekleri bir tarihi içerecek şekilde düzenlenmelidir. Vekalet belge ve formlarının ilk sayfalarında, ihraçcı kuruluşun posta adresi ve kod numarası ile varsa şube ve irtibat bürolarına ilişkin bilgiler ile belgelerin pay sahiplerine gönderildiği tarih yazılır(14a-4 kuralı).

 

F. Verilecek Bilgi ve Belgeler (14a-6 Kuralı)

Komisyon (SEC) vekaleten oy kullanma sisteminde, kamuyu aydınlatma ilkesinin uygulanmasında hassas davranmaktadır. Komisyon (SEC) vekalet mücadelelerinin her aşamasında denetimi elden bırakmamaktadır. 14a-6 kuralı bu hususa ilişkin olarak, Komisyona (SEC) sunulacak bilgi ve belgeleri düzenlemektedir.

Vekalet beyannamesi, vekalet formu ve diğer çağrı materyallerinin beş adet kopyası, bu gibi formların menkul kıymet sahiplerine verilmesi ve gönderilmesi tarihinden önce en az 10 gün içinde Komisyona (SEC) gönderilmelidir(14a-6 kuralı). Bu süre haklı sebeplerin varlığı halinde Komisyon (SEC) tarafından değiştirilebilir([132]). Komisyon (SEC) bu bilgi ve belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırır([133]). Komisyon (SEC) kendisine sunulan belgelerde bulunması gereken bilgilerin tam olarak verilmediğini, gerçek dışı beyanlarda bulunulduğunu veya yapılan beyanların aldatıcı olmaması için verilmesi gereken bazı ek bilgilerin açıklanmadığını tespit ederse, belgelerin dağıtılmasına izin vermeyebilir([134]).

Vekalet çağrı materyallerine ilave bilgilerin beş kopyası, menkul kıymet sahiplerine gönderilmeden en az iki gün önce Komisyona (SEC) sunulur. Vekalet beyannamesi, vekalet formu ve diğer bütün çağrı materyalleri, vekaletin şekli ve vekalete ilişkin diğer açıklayıcı belgelerin son haline ait 8 nüsha pay sahiplerine gönderilmeden önce Komisyona (SEC) sunulur. Aynı zamanda bu materyallerin üç kopyası ihraçcı şirketin menkul kıymetlerinin kote edildiği borsaya gönderilir(14a-6 kuralı).

Eğer vekalet çağrısında bulunacaklar tamamen veya kısmen gerçek kişilerden oluşuyorsa, yazılı olan tüm direktif ve belgelerin, adına teklif verilecek tüm kişilere ait bilgilerin 3 kopyasının Komisyonun (SEC) bilgisine sunulması gerekecektir. Burada belgeler pay sahiplerine gönderilmeden önce 5 günlük süre vardır. Bu süre haklı sebeblerin varlığı halinde Komisyon tarafından kısaltılır. Komisyonun incelenmesine sunulan belgelerin üstüne "preliminary copies" yani ilk kopyalar ifadesinin düşülmesi gerekir.

Komisyon (SEC) yaptığı incelemeden sonra, yapılan işlemlerin vekalet kurallarına uygun olduğu sonucuna varırsa, bu belgelerin pay sahiplerine gönderilmesine müsaade eder([135]). Bundan sonra, vekalet mücadelesinde taraflar (yönetim veya muhalifler) vekalet materyallerini pay sahiplerine gönderirler. Bu aşamadan itibaren, pay sahipleriyle, vekalet isteyen taraflar (yönetim veya muhalifler) arasında karşılıklı mektuplaşmalar başlar. Pay sahiplerinden gelen ve daha fazla bilgi talep edilen mektuplar cevaplandıktan sonra vekalet formlarının nihai şekilleri imzalanır(14a-6 kuralı). Komisyona (SEC) sunulan belgelere ilişkin olarak taraflardan (yönetim ve muhalefet) bir takım masraflar alınır([136]).

 

G. Menkul Kıymet Sahiplerine Yönelik Olarak Geliştirilen Posta Yolu İle Haberleşme (14a-7 Kuralı)

Proxy kurallarında l992 yılında yapılan değişiklikte, sözlü haberleşmelere ilişkin sınırlamalar kısmen kaldırılmıştır([137]). Komisyon (SEC) özellikle açık haberleşmelere müsaade etmektedir. Mesela, radyo ve TV konuşmaları,  beyanatlar, basın yoluyla bildirilere müsaade edilmiştir([138]).

14a-7 kuralı menkul kıymet sahiplerine yönelik olarak geliştirilen posta yolu ile haberleşmeyle sunulacak belgeleri düzenler. Eğer ihraçcı şirket bu düzenlemeyi vekalet kurallarına uygun olarak yaparsa ya da yapmak isterse bir takım işlemleri yerine getirmek durumundadır.

İhraçcı, çeşitli pay senedi grupları ve bu grupların yaklaşık sayılarını, payları elinde tutan ve % 10’dan fazla paya sahip olan kişilerin yaklaşık sayısını, vekalet beyannamesi, vekalet formu ve pay sahipleriyle haberleşmede diğer bilgilerin pay sahiplerine postalanması için yapılan tahmini masraflar. Bankaların ya da diğer kişilerin tahmini olarak çalışma ve postalama masrafları, pay sahiplerine postalamalıdır(14a-7 kuralı)([139])

 

H. Menkul Kıymet Sahiplerinin Teklifleri (14a-8 Kuralı)

14a-8 kuralı menkul kıymet sahiplerinin, genel kurul toplantılarında verecekleri teklifleri düzenlemektedir. Eğer bir pay sahibi gelecek genel kurul toplantısı için teklif yapmak istiyorsa, ihraççı şirket bu teklifi vekalet beyannamesinde göstermelidir. Pay sahibinin teklif yapabilmesi için, kendisine genel kurulda oylamaya katılma yetkisi verecek olan pay senetlerinin % 1`ine veya 1000$ pay senedine sahip olması ve bu payların en azından bir yıldan beri elinde bulunduruyor olması gerekmektedir. Pay sahibi bir tekliften fazla veremez(14a-8 kuralı). İhraççı kuruluş, bazı durumların([140]) varlığı halinde vekalet belge ve formlarında yer alan teklif ve açıklamaları reddedebilir.

 

I. Yanlış ve Aldatıcı Vekalet Belgeleri (14a-9 Kuralı)

Vekaleten oy kullanma sisteminde, pay sahiplerinin doğru bilgilendirilmesi pay sahiplerinin oylarını bilinçli kullanması açısından önemlidir. Bu açıdan Komisyon (SEC), vekalet belgelerinin içerdiği bilgilerin yanlış ve aldatıcı olmamasına dikkat etmektedir. l4a-9 kuralı vekalet çağrılarında, yanlış ve aldatıcı vekalet belgelerini düzenlemiştir. Böylelikle, yanlış ve hatalı beyanlar telefon ya da yüz yüze görüşmek suretiyle de çözülecektir. Özellikle vekalet kullananın hatalı işlemler yapması da engellenecektir.

Vekalet mücadelelerinde taraflar (yönetim ve muhalifler) genel kurul toplantısı için pay sahiplerinden vekalet toplamaya çalışırlar. Bunun içinde vekalet belgelerini kullanırlar. Vekalet belgeleri, vekaleten oy kullanma sisteminde kullanılan vekalet formu, vekalet beyannamesi, mektuplar, basın yoluyla duyurulan bilgiler gibi tüm belgeleri kapsar([141]). Bu belgeler vasıtasıyla taraflar (yönetim ve muhalifler) karşılıklı olarak birbirlerinin açıklarını ve yanlışlarını pay sahiplerine duyurarak, daha fazla pay sahibini yanlarına çekmeyi amaçlarlar([142]). Bu işlemler yapılırken taraflar(yönetim ve muhalifler) daha öteye giderek, birbirleri aleyhine yanlış ve aldatıcı ifadeler kullanabilirler. Bu durumda da pay sahipleri aldatılmış olur([143]).

14a-9 kuralı vekalet mücadelelerinde, yanlış ve aldatıcı olan vekalet belgesi ve formlarının kullanılması halinde bunların geçersiz olacağını ifade etmektedir. Vekalet mücadelelerinde, vekalet belgeleri Komisyonun (SEC) incelemesinden geçirilmektedir. Komisyonun (SEC) incelenmesine tabi tutulan vekalet belgelerinin tamamen doğru olması, yanlış ve aldatıcı ifadelere yer vermemiş olması gerekmektedir([144]).

 

İ. Williams Act 13(d) Section (Bölüm)

Vekalet mücadeleleri bakımından, kamuyu aydınlatmaya ilişkin olarak çıkarılan Williams Act’ın  13(d) section (bölüm) önemli bir düzenlemedir([145]). Vekalet kuralları ve l3 (d) bölümü arasındaki karşılıklı ilişki gerçekten hayati öneme sabittir. Bu düzenleme, vekalet mücadelesiyle bağlantılı olarak, bir grup veya kişi şirkete ait toplam payların yüzde beşinden fazlasını elde etmişse, bu kişi ya da grup Schedule l3 D (şema 13 D) adı verilen belgede, belirtilen değişik bilgileri doldurup, planı hakkında ve sahip olduğu payları ne şekilde değerlendireceği hakkında kamuyu aydınlatmak durumundadır([146]). Şema 13 D’de (Shedule l3 D) istenen bilgiler şunlardır; eğer yatırım amacıyla şirketin yapısı, işi yönetiminde önemli değişiklik yapmak istiyorsa niyetini ortaya koymalıdır. Eğer grup ihraççılarda ek pay senedi elde etmişse bunları miktarı hakkında bilgi vermek durumundadır.

Komisyon (SEC) bir vekalet mücadelesinde, bir grubun oluşturulup oluşturulmadığını dikkatli olarak göz önünde bulundurur. 13(d) bölümü altında bir grup, iki ya da daha fazla kimsenin, pay senetlerine ilişkin olarak, ele geçirme, satın alma, dağıtma gibi amaçları gerçekleştirmek için bir araya gelmesi olarak tanımlanmıştır. Bu kimseler toplam pay senetleri %5’inden fazla elde ederlerse şema 13 D’yi doldurmak zorunda kalacaklardır([147]).

1992 yılında değişikliğe uğrayan vekalet kuralları, pay sahipleri arasında mümkün olduğunca hızlı ve ucuz iletişim imkanını sağladı ve pay sahiplerinin yönetim üzerine baskısını gittikçe arttırdı. 1992 yılı değişikliklerinin etkisini araştıran United Shareholder Association([148]) bu değişiklerle ilgili olarak yaptığı tarafsız gözlemlerinde, vekalet mücadelelerinde pay sahiplerinin, şirket yönetimine tepkisini hızlı ve ucuz iletişim sayesinde gösterdiğini ve pay sahiplerinin daha bilinçli hareket ettiklerini tespit etmiştir([149]). 1992 yılında yapılan değişikliklerle, pay sahipleri şirket yönetimine olan hoşnutsuzluğunu anında yönetime iletebilmektedirler. Büyük şirketler pay sahiplerinin hoşnutsuzluklarını tespit etmek için, internette şirkete ait bir web sayfası oluşturmakta, pay sahiplerinin mesajlarını alabilmektedirler([150]).  United Shareholder Association, büyük şirketler([151]) üzerinde yapmış olduğu incelemede, şirket yönetiminin, pay sahiplerine daha fazla bilgi akışı sağlama durumda kaldığını ve şirketin geleceği ile ilgili kararlar alırken daha dikkatli olma durumunda kaldığını tespit etmiştir([152]).

 

J. Vekalet Formlarında Bulunması Gereken Bilgiler (Liste 14.A)

Vekalet belgelerinin her toplantıda görüşülecek konulara (gündeme) ilişkin olarak ortakların bütün sorularının cevaplarını içerecek şekilde düzenlenmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca, vekalet verilen ortağın bunu iptale yetkisinin olup olmadığı belirtilmelidir. Gündem konularına ilişkin muhalif tavır alanların hangi haklara sahip oldukları ve hakların kullanma yollarının açıklanması gerekmektedir.

Vekalet mücadelesinde tarafların (yönetim ve muhalifler) pay sahiplerine gönderdikleri vekalet formunda bulunması gereken bilgiler  Liste 14 A adı verilen düzenlemede belirtilmiştir. Buna göre çağrı, ihraççı şirket ya da şirketin yönetim kurulu tarafından yapılıyorsa, vekalet formunda; çağrının posta yolu dışında yapılıp yapılmadığı, çağrı nedeniyle ortaya çıkan ve çıkması muhtemel maliyetleri karşılayacak kişilerin isimleri, çağrının kimin tarafından yapıldığı, çağrıda ihraççı şirketin çalışanları varsa bunlara ilişkin bilgiler, vekalet işleminin maliyeti, oy hakkı bulunan pay senetleri grupları ve bu pay senedi sahiplerinin isimleri, herhangi bir ödül, kar payı ve diğer teşvik planları söz konusu ise bu plana ilişkin bilgiler ve bu çerçevede son mali yılda üst düzeye ve diğer personele dağıtılan miktarlar, ihraççı şirketin bir menkul kıymetinin satın alınmasına ilişkin opsiyon veya garanti varsa, bu menkul kıymetin türü, miktarı, fiyatı, vadesi ve piyasa değeri, sosyal güvenlik ve emeklilik şeklindeki bir planın varlığı halinde, plana katılacaklar ve planın ana hatları hakkında bilgiler, vekalet formuna eklenir(Liste 14 A).

 

K. İhraççı Şirket Dışındaki Katılımcılar Tarafından Yapılacak Çağrılara Yönelik Düzenlemeler (Liste 14.B)

Eğer vekalet mücadelesinde, ihraççı şirket dışındaki kimseler (muhalifler) tarafından vekalet çağrısında bulunuluyorsa, bu takdirde vekalet formunda bulunması gereken bilgiler, Liste 14 B adı verilen düzenlemede belirtilmiştir. Buna göre, muhalifler vekalet çağrısında bulunurlarsa, vekalet formunda; şirketin ticaret ünvanı ve adresi, çağrıyı yapan katılımcıların isimleri, adresleri, halen yaptıkları ve geçmiş 10 yıl süresince yaptıkları işler, daha önce böyle bir vekaletname düzenleyip düzenlemedikleri, pay gruplarının sahip bulundukları paylar, intifa hakkı tutarı, son iki yıl içerisinde şirketin menkul kıymetlerinden alınan ve satılanların tutarları ve işlem tarihi, vekalet belgesinde "Açıklanan Bütün Bilgiler Tam ve Gerçektir" şeklinde bir ifadenin altına katılımcıların imzası bulunacaktır(Liste 14 B).

Yukarıda ABD’de uygulaması açıklanan vekalet sisteminin belki de en önemli tarafı, yönetim mücadelesi veren tarafların rekabeti ve ortaklardan oy sağlayabilmek için yaptıkları bilgilendirme sonucunda, şirketle ilgili her türlü gerçeğin kamuya açıklanmasıdır. Nitekim yönetimi ele geçirmek isteyenlerin niyetleri, sağlayacakları menfaatler, kimler tarafından desteklendikleri, amaçlarının ne olduğu, ne yapmak istedikleri bütün ayrıntıları ile kamuya açıklanmalıdır ki, bu durum bir ortağın haklarını bilinçli olarak kullanılabilmesine, kötü niyetli kişilerin istismarlarının önlenmesine ve sağlıklı bir şirket demokrasisinin kurulmasına önemli katkıda bulunabilsin.

 

II. VEKALETEN OY KULLANMA SİSTEMİNDE KOMİSYONUN (SEC) ROLÜ

Vekalet materyalleri pay sahiplerine gönderilmeden önce, Komisyonun denetiminden geçirilmesi gerekir([153]). Muhtemelen vekalet (proxy) düzenlemeleri alanında en önemli gelişme, vekalet kurallarıyla uyuşmayı temin etmek için böyle bir denetimi öngörmüştür([154]). Bu hususlar Komisyonun "letter of comments" adı verilen, bir nevi vekalet belgelerindeki yanlış ve hatalı beyanları ayırt eden ve açıklayıcı bilgiler içeren çalışmasında toplanır([155]).

Komisyon, vekalet materyallerini 20 gün içerisinde inceler (S.A.m.8(a)). Bundan dolayı, (waiting period) bekleme süresi içerisinde ön materyaller (preliminary copies) adı verilen belgelerin kullanılmasına müsaade edilmiştir.

Komisyon gerekli gördüğü durumlarda araştırmalar yapmak üzere bir görevlisini tayin edebilir (S.A.m.8(e)). Bu görevli şirketin defter ve belgelerini incelemeye ve gerekli gördüğü hallerde yönetim kurulu üyeleri, aracı kuruluşları ve diğer ilgilileri sorguya çekebilir. Komisyon bu yetkisini daha çok yaptığı incelemede kasten yanlış ve hatalı bilgi verildiği durumlarda kullanır([156]). Komisyon uygulamada daha çok, vekalet materyallerinde yer alan eksiklikleri ve yanlışlıkları bir mektupla (defiency letter) şirkete bildirerek tamamlanmasını istemektedir([157]).

Securities Exchange Act`a göre, pay senetleri borsaya kote edilmiş olan anonim şirketler, belli bilgileri Komisyona bildirmek durumundadır (S.E.A. m.12(b)). Aktifleri toplamı 1 milyon doları aşan ve pay sahipleri 500`den fazla olan, 3000 dolayında şirket Komisyonun denetimi altındadır([158]).

S.E.A. 16(a) maddesine göre, anonim şirkette pay senetlerinin % 10`ndan fazlasına sahip olunan kişiler ile, yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları tüm pay senetlerinin miktarı ve bunlarda olabilecek değişiklikleri Komisyona bildirmek gerekecektir. Bu hükmün amacı, vekalet mücadelesinin usulüne uygun olarak yürütülmesini sağlamak, ve yönetim kurulu üyelerine yakınlıkları nedeniyle, şirkete ilişkin bilgileri önceden öğrenme imkanına sahip kişilerin haksız kazanç sağlamalarının önüne geçmektir.

Komisyon yaptığı inceleme ve denetim sonucunda, suç işlendiği ortaya çıkarsa ceza davası açamaz([159]). Sadece gereğinin yapılması için durumu savcılığa bildirerek suç duyurusunda bulunur (S.E.A 21(e)).

Ancak kanuni hükümlere aykırı davranış devam ediyorsa veya tekrar edilmesi söz konusu ise Komisyon men davası açmaya yetkilidir (S.E.A. 21(e)). Doktrinde Komisyona tazminat davası açmasına müsaade edilmesi konusunda görüşler vardır. Bu görüşler doğrultusunda Amerikan mahkemeleri Komisyonun açmış olduğu tazminat davalarına bakmaktadırlar. Böylelikle küçük pay sahiplerinin daha etkili bir şekilde korunması mümkün olmaktadır([160]).

 

7. BORSADA BLOK ALIMLAR (THE TAKEOVER BID-TENDER OFFER)

1960`lı yıllarda anonim şirketlerin sessiz bir şekilde, borsadan blok pay senedi alınmak suretiyle, kontrolünün ele geçirildiği görülmüştür. Bu faaliyet "takeover bid" ya da "tender offer" olarak adlandırılmaktadır([161]).

Blok alımların kaynağı İngiltere`dir. İngiliz hukukunda buna "takeover bid" adı verilmektedir. Bu sistem İngiltereden sonra Amerikada da gelişmiştir. Amerikan hukukunda ise buna "tender offer" denilmektedir([162]).

Borsada, borsa içinde normal alım ve satımın dışında blok alım satımlara da rastlanır([163]). Blok alımlar sermaye piyasasının canlandırdığı gibi, bazı şirketlerin pay senetlerinin değerinin altında satılmasını da önler([164]). Blok alımlar genellikle iki amaç için kullanılır. Bunlardan birincisi, şirkette çoğunluğu ve yönetimi ele geçirmek, ikincisi ise şirketlerin birleşmesinde kanuni formalitelerden kurtularak devralınacak şirket pay senetlerini toplayarak birleşmeyi gerçekleştirmektir([165]). Buradaki birleşme ticari ve ekonomik nitelik arz eden bir birleşmedir. Bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için, bu tür bir işleme teşebbüs eden kişi veya kurumlar ile devralınacak şirket yöneticileri veya rakip şirket arasında büyük mücadeleler verilmekte, pay sahiplerine çeşitli vaadlerde bulunularak pay senetlerinin alınması istenmektedir. Bu çetin mücadeleden küçük pay sahiplerinin haberi olmamakta ve bunların menfaati korunamamaktadır. Zira bu mücadele vekalet mücadelesi gibi aleni olmamakta sessiz bir şekilde yürütülmektedir([166]).

Şirketleri ve pay sahiplerini doğrudan ilgilendiren ve pay sahiplerinin iradesi ve bilgisi dışında yapılan blok alımlar, şirketlere ve pay sahiplerine büyük zararlara sebebiyet vermiş ve bir kanuni düzenlemeyi gerektirmiştir. Bu amaçla İngiltere ve Amerika başta olmak üzere Kara Avrupa Ülkelerinde bu konu düzenlenmiş ve Avrupa Topluluğu içinde de çalışmalar yapılmıştır([167]). Ülkemizde şu ana kadar bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak sermaye piyasasının hızla geliştiği ve şirketlerin süratle halka açılmaya başladığı Türk hukukunda da yakın bir zamanda bu tip işlemler olacaktır.

Blok alım, şirketin pay sahiplerine yöneltilmiş teklifi ile payların belirtilen fiyattan alınma taahhüdüdür. Bu bir icap olup, satış sözleşmesinin tamamlanması, belirtilen süre içinde talep edilen oranda pay senedinin pay sahipleri tarafından satışının kabulüne bağlıdır. Bu süre içinde icabı kabul eden pay sahipleri bununla bağlıdırlar ve kabullerini geri alamazlar. Bunun gibi icabı yapanda icabından vazgeçemez([168]).

Fransa`da blok satışlara, ancak bir bankanın gözetiminde gerçekleştirilmesi halinde izin verilmektedir. Halka blok alım veya satışı teklif edecek kişi, söz konusu ortaklıkta elinde bulundurduğu pay oranını açıklamak zorundadır. Bunun yanında icabın ilgili şirketin sermayesinin en az yüzde onunu kapsaması gerekir. Tespit edilen fiyatın borsa yetkililerince incelenmesi gerekir([169]).

Amerikan hukukunda pay senetleri halkın arasında çok yaygın olması sebebiyle küçük oranda pay senedinin toplanması ile şirketlere hakim olma imkanı bu yolla sağlanmıştır. Bunun yanı sıra, genel kurullar ile yönetim kurulunun atlanılarak, hedef şirketin pay senetlerinin toplanması ile şirketlerin birleşmesi gerçekleştirilmiştir. Kanuni birleşmelerde şirket, şirket genel kurulunda bu konuda oylama yapmak ve proxy hükümlerine uymak zorundadır. Tender offer yolu ile hedef ortaklığın paylarının ele geçirilmesi ile bunlara başvurmak zorunluluğu kalmamaktadır([170]).



[1]) Amerika’da bulunan  H.A.A. Ş. çoğu (Ford, General Motors Corporation gibi) Delaware eyaletinde kurulmuştur. New York Borsasına kayıtlı H.A.A.Ş.’in yaklaşık  %45’nin de Delaware’de kurulduğu tespit edilmiştir (CARY, W.L., Federalizm and Corporate Law, Reflections upon Delaware,Yale l. J., l974, s. 67; HENN, H., Handbook of the Corporations and other Business Enterprises, Second Edition, St. Paul Minn. 1970, s.139).

[2])Business  Corporation Act. yaklaşık olarak l9 federal devlet tarafından kabul edilmiştir. HENN 6; CARY Federalism 67l.

[3])LOSS, L., Securities Regulation, C.I, Boston 1961, s.90; BENSTON, G. J., An Evaluation of the Securities Exchange Act of 1934, American Economic Review, Mart 1973, s.132.

[4])LOSS, L./COWETT, C., Blue Sky Laws, 15 Michigan Law, 1958, s.369.

[5])BAKER, R./CARRY, W., Corporations Cases and Materials, 3th. Edition, Brooklyn 1958, s.105; LOSS/COWETT 369;BENSTON 132.

[6]) LOSS, L., Securities Regulation, C.II, Boston 1961, s.105.

[7])BENSTON 135.

[8])ROBERT, S., The Big Board a History of the New York Stock Market, New York 1965, s.260 .

[9])ROBBINS, S., The Securities Market, New York 1966, s.86.

[10])ROBBINS 86.

[11])MİRA, C.T., The Measure of Disgorgement in Enfrocement Actions Against Inside Traders Rule 10b-5, Catholic Üniv. Law. Rev., 1985, s.453.

[12])MİRA 453.

[13])KRIPKI, H., The SEC and Corporate Disclosure: Regulation in Search of a Purpose, New York 1979, s.3.

[14])ROBBINS 87; KRIPKI 5.

[15])LOSS, L., Securities Regulation, 2th Edition, C.III, Boston 1961, s.1900.

[16])COHEN, M., The Sec and Proxy Contest, Federal Bar Journal, C.XX, S.2, 1960, s.93 vd.

[17])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 92; COHEN 93.

[18])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 92; COHEN 93.

[19])LANTCHAM, F. C /EMERSON, F. D.., SEC Proxy Regulatıon; Steps Towards More Effective Stockholder Participation, Yale 1950, s.18.

[20])LANTCHAM/EMERSON 18.

[21])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 94; COHEN 95.

[22])NUSSBOUM, M., Substantive and Disclosure Requirement Under the Williams Act in Acquisitions, Mergers, Spin-Offs, and other Restructuring l993 (PULI. Corp. and Practice Handbook Saven No.B4.705l,l993).s.l8.vd.

[23] ) Williams Act iki kısımdan ibarettir. l3 (d ), l3 (f) ve l3 (g) bölümleri paylarınn kesin elde edilmesi için gerekli olan bilgileri belirtir. Bölüm l4 (d), l4 (e) yada l4 (f) şirket ele geçirme işlemlerini düzenler(NUSSBOUM 21).

[24] )BERGER, D.J./CONSTANCE, E. B./MARTHE, L., The Future of Proxy Contest; Some Strategic and Legal Considerations, Corporate Practice Series Portfolio, No.20-4 (Bureau of National Affairs:1996, s.1.

[25])Bu düzenlemeler neticesinde vekalet mücadeleleri sayıca artmıştır. 1995 yılı ‘as the year of proxy Contest’ (vekalet mücadele yılı) olarak adlandırılmıştır(Trends and Increases: Proxy Contest 1995 IREC. Corp. Gov. Bull. Nisan-Haziran 1996, s.15 (BERGER/CONSTANCE/MARTHE dpn. 5’den aynen alınmıştır)).

[26] ) İlk önce Almanya’da doğan ve sonradan İsviçre, Fransa ve Avusturya gibi Kara Avrupa Ülkelerine de yayılan, güç boşluğu sorununun çözümüne ilişkin bir uygulama, Bankaya Depo Edilen Paylara İlişkin Oy Hakkının Bankalar Tarafından Kullanılması Sistemi (Das Depotstimmrecht Der Banken)dir. Bu sistem 1965 yılında Alman Paylı Ortaklıklar Kanununda yeniden düzenlemeler yapılarak, özellikle ABD hukukunun proxy sistemine yer verilmiştir(TEKİNALP Güç Boşluğu 485).

[27] )Türkiye de SPKur. tarafından yayınlanan Seri IV. No 8 ile bu sisteme yer vermiştir.

[28] ) Genel kuruldaki güç boşluğunu ortadan kaldırmaya yönelik olarak Korean Commercial Code (Kore Ticaret Kanunu) ve menkul kıymetler piyasası ile ilgili diğer kanuni düzenlemeler; vekaleten oy kullanmanın kapsamı, vekalet formu, vekalet çağrısının içeriği, vekaleten oy kullanma kurallarının denetimi vb. konularda geniş düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemelerin amacı, gerçekte kanunda vekalet verecek ve alacak kişiler için gereken vekalet formlarının ve bilgi belgelerinin belirlenmesidir.

Vekalet edecek kişilerin, pay senetleri borsaya kote edilmiş olan şirketlerde, vekalet almak istedikleri zaman Securities Supervisory Board (Menkul Kıymetler Denetim Kurulu) tarafından belirlenen bilgileri içerecek dökümanları hazırlayarak, vekilliğini almak istedikleri pay sahiplerine göndermeleri gerekmektedir.

Pay sahiplerine gönderilen mektup ve açıklayıcı evrak şeklindeki belgelerin, genel kurul gündeminde yer alan bütün konularda, ayrıntılı bilgi içerecek şekilde düzenlenir. Bu düzenlenen evraklardan birer nüsha SSB`a gönderilmelidir(YOUNG, M.S., Securities Regulation ın Korea, University of Washington Press 1983, by Seul National University Press, s.318).

[29])BALLANTİNE 407.

[30])BALLANTİNE 408;BAKER/CARY 221.

[31])ARANOW/EİNHORN Proxy Contest 6.

[32])OVACIK,  M., Englısh-Turkısh Dictionary, Ankara 1986, s.259

[33])TEKİNALP Güç Boşluğu 474.

[34])Zira ABD hukukunda vekil, vekalet, temsil kavramları bir bütün oluşturmakta, farklı anlam ifade etmemektedirler ( İMREGÜN Amerikan  Ortaklıklar 62;MOROĞLU Oy Sözleşmeleri 171). Benzer düzenleme Fransız hukukunda MK. 1984, Avusturya hukukunda MK. 1002, İtalya hukukunda MK. 1703(TANDOĞAN Özel Borç İlişkileri II 357).

[35])TEKİNAY, S./AKMAN, S./BURCUOĞLU, H./ALTOP, A., Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B.6, İstanbul 1988, s.230.

[36])”Halka açık anonim ortaklıklar genel kuralında vekaleten oy kullanılmasına ve çağrı yoluyla vekalet veya hisse senedi toplanmasına ilişkin esaslar” başlığını taşıyan tebliğ 09.03.l994 tarih ve 2l872 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

[37])TEKİNAY/AKMAN/BURCUOĞLU/ALTOP 23l; TANDOĞAN Özel Borç İlişkileri II 359.

[38]) Bu halde bile vekaletle temsil arasında fark vardır. Bunlar;

     l. Vekalet, vekille müvekkil arasında bir iç ilişkiden ibarettir. Vekalet sözleşmeye dayanan  temsil ise, etkisini dış ilişkide göster.

    2. Temsil yetkisi dayandığı vekalet sözleşmesinden mücerret  bir varlığa sahiptir. Temel İlişki olan vekaletin hükümsüz olması temsil yetkisinin de hükümsüz olmasını gerektirmez( ESENER, T., Mukayeseli Hukuk ve Hususiyle Türk İsviçre Borçlar Hukuku Bakımından Selahiyete Müstenid Temsil, Ankara l96l, s.60).

[39])TEKİNAY/AKMAN/BURCUOĞLU/ALTOP 234; SPKur. Tebliğ  Seri IV. No. 8.

[40])ARSEBÜK 47; TEKİNAY/AKMAN/BURCUOĞLU/ALTOP 234.

[41])BROEHLE, W. G., The Proxy Battle, Challenge to Management Stockholder Relations, Hanover, New Hampshire 1955, s.5.

[42])BERLE/MEANS 157.

[43])KARSLI 467.

[44])EUGENE, F. F., Agency Problems and The Theory of The Firm, Journal of Political Economy, 1980 Vol. 88, No.21, The University of Chicago, s.134.

[45])EUGENE 134.

[46])EUGENE 134 vd.

[47])İMREGÜN, O., Anonim Şirketlerde Pay Sahipleri Arasında Umumi Heyet Kararlarından Doğan Menfaat İhtilafları ve Bunları Telif Çareleri, İstanbul 1962, s.2.

[48])İMREGÜN Azınlığın Himayesi 171.

[49])POROY  14 vd.

[50])JENSEN, M. C./WARNER, B. J., The Distribution of Power Among Corporate Managers, Shareholders and Directors, Journal of Financial Economics, Vol. 20, No.1/2, Ocak-Mart 1988, s.3 vd.

[51])Bu konuda yapılan bir diğer tespitte (JENSEN WARNER 5 ); a. Pay sahipliği; ortak olan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve yönetici olmayan büyük pay sahipleri için önem taşımaktadır. Pay sahibi sayısı ve pay sahiplerinin çıkar grupları arasındaki dağılımı yönetsel düşünceyi ve şirket performansını etkilemektedir. Diğer yandan bir firmanın yapısı pay sahiplerinin yapısından(hangi çıkar grubunun ne oranda payı olduğu) etkilenecektir.

b. Yönetimin sahip olduğu paylar ve payların verdiği oy haklarının kullanımı, firmanın şirket ele geçirme hedefi ve borç/özkaynak oranı gibi faktörler açısından, önem taşımaktadır.

c. Oy hakkının hangi esasa göre kullanılacağına yönelik düzenlemeler özellikle şirketin karar verme sürecini ve pay sahiplerinin refahını etkileyecektir. Teorik analizler bir paya bir oy verilmesi yönündeki uygulamanın firma değerini artırabileceğini ortaya koymuştur.

d. Pay sahiplerinin çıkarları ile yönetimin bu konuya yaklaşımı arasında asgari müştereklerde buluşma şeklindeki bir uygulama her zaman asıl olan durumdur.

e. Üst düzey yönetim değişikliği pay fiyatları performansı ile negatif yönlü bir ilişkiye sahiptir.

[52])JENSEN/WARNER 6 .

[53] )JENSEN/WARNER 7.

[54] )JENSEN/WARNER 7.

[55]) Bu çalışmalardan genel olarak şu sonuçlar çıkarılmaktadır(JENSEN/WARNER 8);

a. Yöneticiler şirket sermayesinin büyük bir kısmına sahip iseler, şirketi ele geçirme ihtimalleri artacaktır. Buna ilaveten, yöneticilerin sahip oldukları idari avantajlar da artacaktır.

b. Oyların (payların) yöneticiler tarafından daha yüksek oranda kontrolü, daha yüksek oranda payların ele geçirilmesi için prim yapması anlamına gelecektir.

c. Şirketin değeri, oy haklarının yönetim tarafından kontrol altına alınması halinde arttığını fakat daha sonra düştüğünü göstermiştir. Yönetimin sahipliğinde iken şirketin değeri genellikle maksimize olmaktadır. Yapılan çalışmalar yöneticilerin oy haklarını pay senedi satın alarak ele geçirdiklerini ortaya koymuştur.

d. Pay senedi satın alınması aynı miktarda borçlanma veya diğer oy hakkı sağlamayan menkul kıymetlere yapılan yatırımlara göre, şirketin sermaye yapısı üzerinde çok daha fazla etkili olacaktır. Sermaye yapısı ve oy haklarının yönetim hakimiyeti arasındaki ilişkiyi tanımak için çeşitli boyutlarda bazı ek kavramlar kullanılmaktadır. Bunlardan biri, şirketin optimal sermaye yapısıdır. Şirketin optimal sermaye yapısının değişmesi sonucunda yönetimin sahip olduğu oy hakları firma değerini etkileyecektir. Bunun sonucunda finansal yapı ve oy haklarının dağılımı arasında bir ilişki kurulacaktır.

e. Borçlanma, mevcut yöneticilerin şirket ele geçirmelerine karşı kullanabildikleri en önemli araçlardan birisidir. Yönetim oy haklarını kontrol altında tutmada geniş yetkileri bulunmaktadır.

[56])JENSEN/WARNER 10 vd.

[57] ) Bu konuya ilişkin olarak tespit edilen diğer hususlar ise (JENSEN/WARNER 11);

a. Pay sahibi sayısının azalması muhaliflerin başarı şansını artırmaktadır. Zira, yönetim için pay sahiplerini belirlemek, muhalif gruplara göre çok daha az maliyetli ve kolaydır.

b. Vekaleten oy kullanmada kurumsal yatırımcılar ve blok halinde alım satım yapanların yönetimin yanında davrandıkları görülmektedir.

[58])GLENN, G. W., Struggles For Corporate Control, Michigan State Bar Journal, XXXVIII, Mart 1959, s.14.

[59])GLENN 14

[60])POUND, J., Proxy Contest and The Efficiency of Shareholder Oversight, Journal of Financial Economics, Vol. 20. No.1/2, Şubat-Mart 1988, s.237.

[61])POUND 237.

[62] ) Muhalif grupların vekalet mücadelelerinde başarı şanslarını azaltan diğer etkenler aşağıda sıralanmıştır (POUND 240);

a. Vekalet düzenlemeleri karmaşık bir yapıya sahip olduğundan, belirli bir zamanda oy hakkına kimin sahip olduğunu belirleme açısından güçlükler mevcuttur. Bu güçlük, muhalif grupların yönetime karşı bir dezavantajını oluşturmaktadır. Çünkü muhalifler için pay sahiplerinin kimliğini ve çağrı yapılan oyları tespit etmek daha güç olacağından yöneticilere göre daha az oranda vekalet elde edeceklerdir.

b. Vekalet ile kullanılacak oylar, özel bir toplantı ile ilan olursa, bu bilginin muhalif gruplara ulaşması güç olacaktır. Çünkü, özel toplantılar daima yönetim tarafından yönlendirilmektedir.

c. Oy potansiyeli yüksek kurumsal yatırımcıların, çıkar çatışmaları nedeniyle, yönetimin yanında oy kullanma ihtimalleri yüksek bulunmaktadır.

d. Vekalet mücadelelerinde gerçekte muhalif grupların amacı, şirketin tam olarak kontrolünü ele   geçirmekten çok, idari girişimlerle, bazı haklar elde etme ve azınlıkların vekaletini kazanma yönündedir.

[63])POUND 246.

[64] ) Bu değişkenler şu şekilde elde edilmektedir (POUND 246)

a. Pay sahibi sayısının tespitinde 10-K adı verilen formlar kullanılır. Her şirketin söz konusu formları, vekalet mücadelesi başlamadan önce takvim yılının sonu itibarıyla Komisyona göndermesi gerekmektedir.

b. Vekalet çağrılarında zaman gün olarak ölçülecekse, zamanın genişliği, vekalet mücadelesinin açıklanması ile oyun kullanılacağı genel kurul toplantı günü arasındaki zaman dilimi olmaktadır.

c. Her mücadelede grupların dikkate alması gereken hususlar vardır. Bunlar;

- Şirket yönetici ve müdürlerinin sahip oldukları payların miktarı,

- Muhalif grupların sahip olduğu paylar,

- Muhalif grupların vekalet mücadelesini kazanmak için kanuni yolları kullanıp kullanmadıkları.

d. Vekalet mücadelesi; tam kontrol (full control) ve kısmı kontrol (partial control) mücadelesi olmak üzere iki türde olmaktadır. Tam kontrolde muhalifler mevcut yönetim kurulu üyeliklerinin tamamını direkt olarak ele geçirirler. Kısmi kontrolde ise, muhalifler yönetim kurulu üyeliklerinden bir veya bir kaçını ele geçirirler.

e. Muhaliflerin şirketin strateji ya da yapısına ilişkin değişik alternatifleri de mücadele konusu olabilir. Fakat yönetim kurulu üyeliklerinin ele geçirilmesi amacı güdülmez.

f. Yönetimin önerilerinin gündeme gelmesine ilişkin mücadeleler zıt (oppose) mücadelelerdir. Mesela muhaliflerin, şirket yönetimini ele  geçirmek için verdikleri mücadeleler bu çeşittir.

[65])POUND 256 .

[66] )POUND 256.

[67] )POUND 257.

[68] )POUND 257.

[69])AUSTIN, V. D., Proxy Contest and Corporate Reform, A Publication of the Bureau of Business Research, The University of Michigan Ann Arbor, Michigan 1985, s.10.

[70])AUSTIN 10.

[71])AUSTIN 20.

[72])AUSTIN 20 vd.

[73])AUSTIN 24.

[74])AUSTIN 25.vd.

[75])AUSTIN 27 vd.

[76])AUSTIN 32.

[77])AUSTIN 33 vd.

[78])AUSTIN 39.

[79])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 30 vd.

[80])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 30 vd.

[81])AUSTIN 42.

[82])AUSTIN 43.

[83])AUSTIN 44.

[84])Kamuyu aydınlatma” deyimi, Amerikan ve İngiliz hukukunda “disclosure” kelimesi ile ifade edilmektedir.

[85]) Bu tür bir düzenlemeye örnek olarak kural  l4a-9 gösterilebilir.

[86])ABD’de vekaleten oy kullanma sisteminde bu amaçla hazırlık döneminde "prilimary copy" adı verilen materyaller kullanılmak suretiyle pay sahipleriyle iletişim sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu materyallar komisyon tarafından titizlikle incelenmekte  ve denetim altında tutulmaktadır.

[87])ABD’nde l904 tarihli Securities Exchange Act’in “Quartely Reports” (şirketin üçer aylık dönemdeki satışlarının açıklanması ve geçmişle karşılaştırılarak verilmesi ayrıca kar ve zarar hesabının açıklanması) ve “Current  Report” (belli olayların hemen açıklanması) yöneticilerin çekilmesi gibi. Bu düzenlemeye örnek olarak gösterilebilir.

[88])Kamuyu aydınlatma ilkesi vekaleten oy kullanma mücadelelerinin engellenmesinden başka periyodik rapor verme, tender offer ve insider muamelelerin konularını da düzenlemektedir.

[89]TEKİNALP, Ü., Anonim Ortaklıklar Bilançosu ve Yedek Akçeleri (Kamuyu Aydınlatma İlkesi ile), İstanbul l980, s. ll.

[90]TEKİNALP Kamuyu Aydınlatma l3.

[91]KRİPKİ 14.

[92])KRİPKİ l5.

[93])Annual Reports adı verilen materyalde, şirkete ilişkin bilgiler (Şirketin faaliyetleri, hangi sektörde üretim yaptığı, personel rejimi, yöneticilerin kimlikleri, payların % l0’dan fazlasına sahip olanların kimlikleri, finansal bilgiler gibi) ve şirketin sahip olduğu menkul kıymet hakkında bilgilerdir.(Annual Report and Proxy Rules of the Securities and Exchange Commissions Regulation S-K Information  Intepreted as Reqired Packkard Press Financial Publications Division, First Edition, Ocak l986.s. 90 vd).

[94])KRİPKİ.l3.

[95])ARANOW/EINHORH Proxy Contest l5.

[96]) İngiliz hukukunda şirketleşme sürecinin başlamasıyla birlikte, kamuyu aydınlatma ilkesi gündeme gelmiş, özellikle şirketlerce halka arz edilen menkul kıymetlerin alım ve satımında ortaya çıkan usulsüz uygulamaları önlemek açısından önem kazanmıştır. Başlangıçtaki düzenlemeler şirket kurucuların ve pay sahiplerinin, ellerindeki payları, piyasa fiyatlarının artacağına gerçek durumdan habersiz şahıslara inandırıp, fahiş fiyatla satmalarının engellenmesi üzerinde durulmuştur. Daha sonra kamuyu aydınlatma ilkesinin, şirket ele geçirme işlemlerinin önlenmesi ile ilgili olan, menkul kıymet alım ve satımında yatırımcılara gerçek dışı ve yanıltıcı bilgi verilmesinin hileli ve aldatıcı davranışlarda bulunulmasının yasaklanması üzerinde durdurulmuştur. Bir başka deyişle, şirketleşme süreci ile birlikte İngiltere’de “bilgilendirme faktörünün” önemi de artmıştır. Bir yatırımcı işlem yapacağı menkul kıymetler hakkında yanıltıcı bilgilere sahip olursa, yatırımcı  isabetli kararlar verebilmesi için yetersiz bilgilendiriliyorsa, o kimsenin sermaye piyasasına güveni kalmayacaktır. Bu durumda yatırımcıların borsaya yönelmesini engelleyecektir. İngiltere’de bu amacın gerçekleştirilebilmesi için, şirket yönetim kurulu üyelerin ve kurucularının sorumluluğu yoluna gidilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiştir. Eğer şirketin mal varlığı l milyon doları aşıyorsa ve ortak sayısı da 500’den fazlaysa, şirketin yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve şirkette pay senedi gruplarından birinde % l0’na sahip olan ortaklar, pay miktarlarındaki değişiklikleri açıklamak ve şirkete durumu bildirmek zorundadır. l967 tarihli Campany Act. 25 vd. maddelere göre yöneticiler şirkete ait bir payı elden çıkarır veya ele geçirirse, şirkete durumu l4 gün içinde yazıyla bildirmek durumundadır. Bu bildirim yöneticilerin reşit olmayan çocuklarını  veya karısının pay senedi satın alması veya satmasını da kapsar(PENNİGTON, R., Company Law, 3th, Edition, London 1973, s.6; GOMER, L.C.B., The Principles of Modern Company Law, 3th. Edition London 1969, s.26;HADDEN, T., Company Law and Capıtalism, London 1972, s.10).

[97] ) Kore uygulamasında, kamuyu aydınlatma ilkesine büyük bir önem verilmiştir. Vekalet mücadelelerinde özellikle şirkete ilişkin bilgilerin ayrıntılı olarak pay sahiplerine bildirilmesine dikkat edilmektedir. Bu husus için pay sahiplerine gönderilen bilgi ve belgeler aşağıda yer almaktadır.

1. Pay sahibine vekalet edecek kişinin ve pay sahibinin ismi ile vekalet verecek kişinin isimleri ve şirkette sahip olduğu pay senedi adetleri.

2. İhraçcı şirket ile vekillik talep eden kişi arasındaki sermaye, yönetim ve denetim açısından bir ilişkinin bulunup bulunmadığı.

3. Genel kurul gündeminde yöneticilerin veya denetçilerin seçimi söz konusuysa;

a. Adayların isimleri, doğum tarihleri, adresleri ve geçmiş beş yıl boyunca hangi işlerde çalıştıkları,

b. Adayların ihraçcı şirkette sahip olduğu pay senedi grupları ve adetleri,

c. Adayların şirkette üstlendikleri görevlere ilişkin kısa bilgi.

4. Genel kurul gündeminde yöneticilerin veya denetçilerin görevden alınmaları ya da görev değişikliği mevcut ise;

a. Bu denetçi ve yöneticilerin isim, adres ve doğum tarihleri, ayrıca son beş yılda neler yaptıkları,

b. Görevden alınma ve görev değişikliklerinin sebepleri.

4. Şirket sözleşmesine ilişkin bir değişikliğin bulunması halinde, bu değişikliğin gerekçesi, gayesi ve konuya ilişkin kısa bilgi.

5. Kar payı ve faiz ödemeleri ile muhasebe kayıtlarının onaylanması söz konusu ise;

a. Faaliyetlerin son beş mali yıl içinde değerlendirilmesi,

b. Son mali yıla ait bilanço ve gelir tablosu,

c. Şirkette dağıtılmayarak tutulan karın kullanılmasına ilişkin teklifler,

d. Bağımsız kaynakların şirket hakkında düzenledikleri raporlar.

6. Genel kurul toplantısında yukarıda sıralanan özel durumlar dışında görüşülecek herhangi bir konu hakkında özet bilgi(YOUNG 319).

[98])Annual Report and Proxy Rules of the Securities and Exchange Comissions Regulatıon S-K İnformatıon İntegrated as Reguired Packkard Press Financial Publications Division, First Edition, Ocak 1986, s.97; COHEN 93; BROEHLE 5.

[99])Annual Report 98.

[100])COHEN 93 vd.

[101])LANTCHAM /EMERSON 18.

[102])"Broker" başkası nam ve hesabına borsada işlem yapan kişi diğer bir deyişle, aracı ya da komisyoncudur.

[103])"Dealer" borsada kendi nam ve hesabına işlem yapan kimsedir.

[104])Annual Report 97.

[105])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 93.

[106])Annual Report 97 vd; ORRİCK, A.D., The Reviesed Proxy Rules of the SEC, Chicago 1955, s.5 vd; ARMSTRONG, J. İ., Proxy Contest Under the Securities and Exchange Commissions`s Proxy Rules, Chicago 1955, s.2 vd; KOCH, E. R., Solicitation of Proxies for A Contested Meeting, 1985, s.134; RELPH, C.F./MENEDİTH, M. B./HALL, J. H., Takeovers Attack and Survival A Strategist`s Manual, 1985, s.377 vd.

[107])"Solicitation", istek, çağrı, talep, teşvik anlamındadır.

[108] )ARMSTRONG, J.S., More About Securities and Exchange Commissions’ Proxy Rules, Ninth Annual Meeting Report of the American Society of Corporate Secretaries. New York 1955. s.19.

[109])Participation kelimesi, vekaleten oy kullanma sürecine katılan kişileri, grupları ifade eder. Bunlar genellikle şirket yönetim kurulu, pay sahibi ve pay sahipleri komitesidir.

[110] )İssuer kelimesi, vekaleten oy kullanma sisteminde, çağrıya konu olan menkul kıymetleri ihraç eden kuruluşları ifade eder.

[111] )The fiscal year kelimesi, vekaleten oy kullanma sisteminde vekalet çağrısının yapıldığı mali yılı ifade eder.

[112] )Proxy kelimesi, 14a-1 kuralında belirlenen usulde her türlü vekalet, muvafakat ve yetkilendirme işlemlerini ifade eder.

[113] )Solicitation of proxy, pay sahiplerinden genel kurulda oy kullanma, teklif verme hususlarında çağrı yapmayı ifade eder.

[114] )ARMSTRONG Proxy Rules 20.

[115])14a-7 kuralı menkul kıymet sahiplerine yönelik haberleşmelere ilişkin bir düzenlemedir.

[116] )ARMSTRONG Proxy Rules 20.

[117] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİER 6 (132 F.2d 784.786(2d Cir.1943).

[118])ALBERG/LYBECKER s.633. mesela yapılan çağrılar sonucu menkul kıymetleri satın alanların sayısının 35’den fazla olmaması gibi.

[119])ALBERG/LYBECKER 627.

[120])ALBERG/LYBECKER 628.

[121])CARY Cases l347.

[122])LOSS I. 297. COHEN l393

[123])LOSS I. 297. COHEN. l393

[124] )ARMSTRONG Proxy Rules 20.

[125])Certificate of deposite; bankaların veya bankalara yatırılan mevduat karşılığında bir menkul kıymet vereceklerini teyit eden evraklardır. ÜNAL 9.

[126])The Public Utility Holding Company Act, tam Türkçe karşılığı bulunmamakla beraber, kamu hizmeti ifa eden şirketleşmiş müesseselerle ilgili kanun diyebiliriz.

[127] )ARMSTRONG Proxy Rules 21.

[128] ) Bu bilgiler şunlardır;

 1) Şirket ve iştiraklerinin son iki yıla ait bağımsız denetime tabi tutulmuş konsolide bilanço ve gelir tabloları ve Komisyona (SEC) verilen son üç yıla ait şirketin fınansal gelişimini gösterir bilgiler,

2) Komisyona (SEC) düzenli olarak gönderilen, S-K kodlu düzenlemelerin(bu düzenleme Komisyon tarafından yapılmış kamuyu aydınlatmaya ilişkin spesifik düzenlemedir) 302. maddesinde belirlenen ek bilgiler;

- Net satış tutarları,

- Gayri safi kar ve oranları,

- Faaliyet karı ve net kardır.

Söz konusu bilgiler geçmiş 3 aya ait olması gerekmektedir.

3) S-K kodlu düzenlemelerin 304. maddesi çerçevesinde, muhasebe ve mali açıdan kamuyu aydınlatma konusunda problemler varsa, bunlara ilişkin bilgiler,

4) i) S-K kodlu düzenlemelerin 301. maddesine göre;

- Geçmiş 5 yıla ilişkin finansal bilgiler,

- Bu bilgiler, net satışlar, faaliyet geliri, net gelir, pay başına gelir, toplam varlıklar, uzun vadeli borçlar vb. oluşur.

ii) S-K kodlu düzenlemelerin 303. maddesi gereği yönetimin mali durumu ve faaliyet sonuçlarına ilişkin tartışma ve analiz sonuçlarına ilişkin bilgiler,

5) Geçen mali yıldaki şirket ve iştiraklerinin satışları ile ilgili kısa bir açıklama,

6) S-K kodlu düzenlemenin 101. maddesi uyarınca, şirketin sınai faaliyetleri ve benzer ürün ile hizmetleri, yurt dışı faaliyetleri ve ihracat tutarına ilişkin bilgiler,

7) Şirketin yönetim kurulu ve üst düzey yönetim kadrosuna ilişkin bilgiler,

8) S-K kodlu düzenlemenin 201. maddesine göre, ihraçcı şirketin pay senetlerinin piyasa fiyatları ile toplam piyasa değerini ve temettü tutarlarını, pay sahipleriyle olan uyuşmazlıkları.

 

[129] )İnternet aracılığıyla vekalet çağrısında bulunmaya misal olarak, http://georgeson.com. verilebilir. Burada oluşturulan web sayfasında Georgeson şirketine ilişkin tüm bilgiler sunulmuş ve vekalet istenmiştir.

[130] )ARANOW/EİNHORN (Proxy Contest 160) (14a-4 Kuralı proxy formunda özetle; vekaletin kim tarafından teklif edildiğini,  yönetim ya da muhalifler tarafından yapılan teklifleri, yönetici seçiminde aday olacak kişilerin isimleri ve aday seçiminin nasıl yapılacağı konusunda bilgi yer alır).

[131] )ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest 160).

[132] )ARMSTRONG Proxy Rules 21.

[133] )DEAN 699.

[134] )LOSS I 270.

[135] )LOSS I 270.

[136] )Teklife ilişkin ön belgelerin Komisyona sunulmasında taraflar aşağıda belirtilen ücretleri ödemek durumundadır;

1) Yönetim kurulu üyeleri ve diğer işler için yapılacak seçimle ilgili vekilin belirlenmesi ve yalnızca pay sahiplerinin oylarının gerekli olduğu durumdaki ön vekalet bilgileri için gerekli masraflar.

2) Vekalet bilgileri için bir itiraz olduğu takdirde itiraz eden tarafların her birinden  gerekli masraflar.

3) Vekalet belgeleri bir ele geçirme ya da birleşme amacı ile düzenlenmişse bunun için gerekli olan masraflar.

4) Alınan ücretlerin geri verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

 

[137] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 4.

[138] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 4.

[139] )Pay sahiplerine sunulacak  bilgi ve belgeler, son genel kurul toplantısında pay sahiplerinin bilgisine sunulmuşsa veya genel kurulun ilk gününde teklif ihraçcı kuruluş adına yapılmışsa, pay sahiplerine postalamak zorunluluğu bulunmamaktadır(14a-7 kuralı).

[140] ) Bu durumlar;

- Teklif, pay sahibinin yerine getirilmesine imkan tanımayacak nitelikte ise,

- Teklif, mevzuatla çelişiyor ise,

- Teklif, Komisyon uygulamaları ile çelişiyor ise,

- Teklif kişisel ise,

- Teklif ihraççı kuruluşun toplam varlıklarının, net karının ve satış hasılatının % 5`nden daha azına karşılık gelen miktarların araştırılıp, doğrulanması yönünde ise,

- Teklif eleman alımı ile ilgili ise,

- Daha önce bu teklife benzer bir teklif verilmiş  ise, reddedilebilir.

[141] )BRIGGS, T.W., Shareholder Actıvısm and Insurgency under the New Proxy Rules, Business Lawyer, 1994, Vol. 50, No.1, s.103.

[142] )BRIGGS 103.

[143] )BRIGGS 104.

[144] )Aldatıcı ifadelere şu örnekler verilebilir;

- Firmanın gelecekteki piyasa değerine ilişkin yanıltıcı bilgiler,

- Gerçek bir temele dayanmadan yapılan işlerin kanunlara, örf ve adetlere, ahlak kurallarına aykırı nitelikte bulunması,

- Toplantı öncesi seçim sonuçlarına yönelik ön yargılar (BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 6).

[145] )Williams Act adı verilen düzenleme, 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanununda 1968 ve 1970 yılları içinde yapılan değişiklikleri kapsar(BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 6).

[146] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 6.

[147]) Section 13 (d)’ye göre :

- Ek pay senetlerinin elde edilmesi ya da ihraççıların pay senetlerinin teklifi.

- Herhangi olağanüstü şirket muameleleri, bir birleşme gibi.

- Satış ya da ihraççıların maddi destek transferi, ya da yedek akçelerinin her biri.

- Yönetimde herhangi bir değişiklik ya da yönetimin yapısı.

- Sermayede her önemli değişiklikler ya da ihraççılarının paylarının politikası.

- Şirketlerin yapısı ya da ihraççıların işinde her önemli değişiklik.

- İhraççıların kontrolü elde etmelerine engel olabilir. Her türlü belge, iç tüzük ya da sözleşmede  değişiklikler, pay sahiplerine duyurulması gerekir(BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 7).

 

[148] )United Shareholder Association  ABD’de pay sahipleri (yatırımcılar) tarafından oluşturulan bir birliktir. Bu kurum yatırımcıları ilgilendiren hususlarda araştırmalar yapmaktaydı. 1993 yılında bu kurum feshedilmiştir.

[149] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 7.

[150] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 7.

[151] ) Occidental Petroleum  Corp, Whirpool Corp ve American Cynamid Corp, gibi büyük ünlü içeren 25 şirkette başarılı bir şekilde şirket yönetim değişiklerini müzakere etti

[152] )BERGER/BAGLEY/LAROSİLİERE 8.

[153])BENSTON.132.

[154])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 450.

[155])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 450.

[156])JOHNSON, A./JACKSON, A., The Securities and Exchange Commissions; It`s Organization and Functions Under the Securities Act Law and Contemp, 1937, s.10; LOSS I 274.

[157])JOHNSON/JACKSON 10.

[158])HENN, H., Handbook of the Law of Corporations and Other Business Enterprises, Second Edition, 1970, s.591.

[159])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 451.

[160])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 451.

[161])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 585.

[162])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 585.

[163])YASAMAN, H., Menkul Kıymetler Borsası Hukuku, İstanbul 1992, s.232.

[164])YASAMAN 233.

[165])YASAMAN 233.

[166])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 587.

[167])YASAMAN 234.

[168])YASAMAN 234.

[169])YASAMAN 235.

[170])ARANOW/EİNHORN(Proxy Contest) 588.