ADINI ŞİİRLERİME YAZSAM
Bir
yazabilsem adını şiirlerime ve birde haykırabilsem beni duymayanlara
Böyle
yaşarmış gibi görünmek yetti canıma artık yoruldum
Eğer
böyle gider ise yaşam bende son bulur,yeni bahar yok artık
Bil
ki bu bir vedadır bu gün olmasa bile yarına çok var daha
Bir
gecenin uzunu çekilir gibi değil bitmez ki bitsin
Senli
geçen rüyalarda avutmuyor,dindirmiyor yürekteki yarayı
Kim
bilir kaç kişi yaşadı,kim bilir bu bende ki sevdayı
Ben
demiyorum ki gökyüzündeki yıldızları bana toplayın
Sadece
seni seviyor ve seni istiyorum
İçin
için çöküyorum bende hayat ya tükendi ya tükenecek
Bu
masum sevginin yükünü söyle bana kim yüklenecek
Bir
yazabilsem adını şiirlerime ve birde haykırabilsem beni duymayanlara
Ve birde,ve
birde koklasam saçlarını ağlasam doyasıya
Kim
ve nasıl tutacaklarsa tutsunlar beni o zaman
Yok
etsinler istersen gömsünler mezara gam değil
Yeter
ki adını adımın yanına yazsınlar başka sevdam yok benim
Ben
seni seviyorum çünkü her şeyim sensin
MURTAZA EKİCİ
|
RÜYADAKİ
SEN
Yine
kafam karışık,yine uyku yok bu gece bir tanem
Saat
sabahın beşi,tüm şehir uykusunda
Hayaller
uyumuş,sevdalar uyumuş,hatta hatta umutlar bile uyumuş
Kimileri
tüm bunları rüyalara bırakmış çaresiz
Kısmetine
ne çıkarsa yaşamak,uyanınca unutmak üzere
Ya
sen ne yapıyorsun bir tanem,gece senide sardı mı kollarına
Bu
geceye de bensiz mi kapattın göz kapaklarını
Anlamadın
mı hala uykunun unutmak olduğunu
Ve
her uyanışın yeni umutlara kucak açtığını
Sen
uyuyorken ben yıldızları seyrettim ikimizin yerine
Bir
yaklaştı bir uzaklaştı seninki benden
Gökyüzü
kalbimiz kadar berrak,hava sevgimiz kadar sıcaktı
Gün
ağardı güneş doğacaktı birazdan uykuların üstüne
Ve
bir alev gibi ısıtacak,bir hasret gibi yakacaktı içimizi
Bu gün
dünden güzel olsun gel maziyi aratma bir tanem
Tut
ellerimden tut ve bırakma bir tanem
MURTAZA
EKİCİ
|
|
GECELER
SÖYLESİN
Ben
susayım geceler söylesin çektiklerimi sana
Göz
yaşlarıyla gelen sensiz sabahları ve geçmeyen zamanı
Bana
bakıp bakıp ışıldayan yıldızların göz kırpışları
İçimdeki
karanlığı bir nebze olsun aydınlatmaya çalışan hilali
Ah..!
nasıl anlatsam,bir anlatabilsem içimdeki dünyayı
Sana
dokunmanın sıcaklığını,sen yokken içimdeki soğuğu
Gözümün
önünden hiç gitmeyen gözlerin geliyor aklıma
Ya
o gülüşlerin bir çığ gibi koparır içimden bir şeyleri
Her
şeyin benimle ama bir sen yoksun yanı başımda
Başımı
göğsüne yaslayıp sıcaklığını yaşayacağım bir sen
Göz
çukurlarım doluyor tut tutabilirsen damlalarını
Biliyorum
bu damlalar ya beni boğacak ya da sevgimi
Ruhum
kararıyor içerimden ılık ılık bir şeyler eriyor sanki
Seni
sensiz yaşamanın üzüntüsü sarıyor bedenimi
Gözümün
önünden hiç gitmeyen gözlerin geliyor aklıma
Ben
susayım geceler söylesin çektiklerimi sana
MURTAZA
EKİCİ
|
KAR
TANESİ
Artık
hiç bir şey eskisi gibi değil kar tanesi
Yürüdüğümüz
kaldırımlar ve çukurlaşmış parke taşları
Hani
üç beş kelimeyle bir şeyler paylaştığımız parklar
Ve
bir ucuna iliştiğimiz banklar bile değişmiş
Ya
o adam olmaz dediğimiz çam fidanı
Açmaya
gücü yetmeyen solan menekşe
O
kırık dökük derme çatma kır kahvesinde
Bir
muhabbet olsun diye içilen çaylarda değişmiş
Değişmiş
kar tanesi her şey değişmiş olmazcasına
Kalplerdeki
sevgi,saksıdaki çiçek ve bahçedeki güller
Nerede
o sımsıcak merhaba diye uzanan eller
Bakışlar
mimikler,hatta gülücükler bile değişmiş
Niye
sanki gökyüzü eskisi gibi masmavi ve denizler dünkü deniz
Su
aynı değil
Nerede
uçurtmalar cıvıl cıvıl çocuk sesleri
Değişmiş
kar tanesi onlarda değişmiş
MURTAZA
EKİCİ
|
|
MEKTEPLİM
Bu
bendeki seni aklımdan silmedikçe kendime gelemem zor mekteplim
Sensiz
uyanışımın bilmem kaçıncı sabahında yine tuhafım,tuhaflığım sensizliğimden
Ve
sana olan özlemimdendir mekteplim
Unutmuş
gibi yapıyor ve kendimi oyalıyorum bir şeylerle,normal yaşıyormuş gibi
Görünmeyi
de beceriyorum artık mekteplim
Yeni
bir mevsimin gelişi bile değiştirmiyorsa hiçbir şeyi,daha ne demeli ve
Bilmem
nasıl anlatmalı mekteplim
Bir
gül sevmenin de olduğunu anlamazsın elbet canın yanmadan,ve ben
Dikenleri
avuçladım ve acını hissettim,sevgini yaşadım mekteplim
Bazı
zamanlar bir bakışını nasıl özlerim bir bilsen,ya o ellerinin sıcaklığını
İçime
düşen kor gibi buzlarını erittiği bu kalbime
Seni
nasılda seviyor muşum meğer mekteplim
MURTAZA
EKİCİ
|
SENİ
SEVDİĞİMİ UNUTMA
Kara
gözlerine baktığım zaman dolaşırım yıldızların içinde
Rüyalarım
yine senle doluydu her an ayrı yerde ayrı biçimde
Anlarım
gözünden,bakışlarından bahsederdi bana duygularından
Tutunca
ellerini yanardı özüm,senden başkasını görmezdi gözüm
Dinlerdim
gecelerde duygularımı,Allah’a açardım avuçlarımı
Senli
gecelere kavuşmak için ederdim her zaman dualarımı
Ya
gelsen diyordum karanlıkların içinden gün gibi
Alsam
seni kollarıma,sarsam koklasam gül gibi
Avunuyorum
hayallerimle gem vuruyorum duygularıma
Karların
arasında bulduğum kardelen çiçeğimden ayrıyım
Kalbim
sende tutsakken düşüncelerimin özgürlüğü anlamsız
Yaşadım
dediğim günlerin yok olduğunu anladım bir anda
Uçuyordu
değer verdiğim ne varsa bir bir elimden
Ben
ne yaparım ya sende gidersen bu diyardan
Vurmaz
mıyım kendimi dağlara salmaz mıyım boşluğa
Bitirmez
miyim bu ömrü bırakır mıyım kendi haline
Bırakma
beni kara gözlüm dostlar içinde el gibi
Beni
götürmezsen bile al götür hayallerimi
Ve hiçbir zaman unutma seni sevdiğimi
MURTAZA EKİCİ
|
|
HEP
SANA DOĞRU
Yürümekle
bitse hiç durur muyum
Koşarım
elbette hep sana doğru
İçimde
dertleri durdurur muyum
Açarım
elbette hep sana doğru
Durdurmuyor
beni içimdekiler
Bitmek
istiyor bu sabır denen şey
Bendini
yıkıyor gönlümdeki sel
Coşmak
istiyorum hep sana doğru
Hasret
duvarını kaldırmak için
Kanayan
yarayı dindirmek için
Kokunu
içime sindirmek için
Esmek
istiyorum hep sana doğru
Ekici’nin
gülsüz bahar ayından
Sevgisiz
yeşeren harap bağından
Gönlümün
perişan bu otağından
Göçmek
istiyorum hep sana doğru
MURTAZA
EKİCİ
|
AKŞAMLAR
Düşüncem
katmerli moralim bozuk
Dünden
daha beter haldeyim şimdi
Gayesiz
biçimde geçiyor günler
Uykusuz
geceler yalan akşamlar
Bana
destektiniz çok zor günlerde
Yoksa
sizde kaldınız mı dünlerde
Nerede
kaldınız gözüm yollarda
Onu
bana alıp gelen akşamlar
Ne
hayallerime ortak oldunuz
Sessiz
saatlerde sırdaşımdınız
Bir
teselli diye sarıldım sana
Uykuları
benden çalan akşamlar
Sevdiğimi
sana emanet ettim
Senin
hepsindeydim sana tutsaktım
Ben
yine yalnızdım sen ise yoktun
Gündüzleri
hiçe sayan akşamlar
Şunu
bil akşamın tek şahidisin
Ben
sende kiracı sen sahibimsin
Hayaller
bir yana rüyalarımsın
Ondan
tek hatıra kalan akşamlar
MURTAZA
EKİCİ
|
|
SEN
BENDE BEN SENDE BİR ÖMÜR
Eğer
sevmeseydik söyler miydik hiç
Sen
bende ben sende bir ömür diye
Günlerce
hayaller kurar mıydık hiç
Sen
bende ben sende bir ömür diye
Bir
gün bile bize aylar gibiydi
Küçücük
engeller dağlar gibiydi
Gözler
güler kalpler ağlar gibiydi
Sen
bende ben sende bir ömür diye
Bir
hayli olmazlık bir sürü engel
Öyle
bir çıkmaz ki beter mi beter
Tutundum
aşkımın son yaprağına
Sen
bende ben sende bir ömür diye
Seni
doyasıya sarmazsam eğer
Yaşamak
nafile ölmeye değer
Sen
yok isen bile hatıran sözler
Sen
bende ben sende bir ömür diye
Kara
gözlüm seni nasıl özledim
Karanlıkta
ışığım güneşte ki gölgemdin
Her
şey bir tarafa ben seni sevdim
Sen
bende ben sende bir ömür diye
MURTAZA
EKİCİ
|
SEVDİM
Bir yâr için diyâr diyâr gezilen
Kaderimdir bu alnıma yazılan
Bir renk olup bulutlardan süzülen
Ben güneşte yalnız kızılı sevdim
Gülünce gözünün içi gülerdi
Hayatı bir başka,
başka severdi
Her şeyin dünyama bir anlam
verdi
Yüzüne yansıyan hüzünü
sevdim
Sabırı sevdanın özünde gördüm
Doğruyu sevginin izinde gördüm
Bilseydin seninle ne hayal kurdum
Dostane bakışlı gözünü sevdim
MURTAZA
EKİCİ
|
|
AKLIMDAKİ
SÖZ
Bu gece hayatı bir daha süzdüm
Gözümün önünde gözlerin kaldı
Topladım her şeyi, böldüm, çıkardım,
Yalnızca aklımda sözlerin kaldı.
Sevmeyi hayatın kırkında
buldum
Kendimi feleğin çarkında
buldum
Saatler geçtikçe söndü
umudum
Yalnızca aklımda sözlerin
kaldı.
Bir günü analiz ettim gözümde
Her şey değişmişti gülen yüzümde
Sevgiye kapalı alın yazımda
Yalnızca aklımda sözlerin kaldı.
Seni buldum desem yiter
görürüm
Hayatımı dünden beter
görürüm
Sönmüş bir alevi tüter
görürüm
Yalnızca aklımda sözlerin
kaldı.
Bükülmesin boynun, solmasın
yüzün
İstemem bir daha yanmasın
özün
Selvi gibi boyun ve kara
gözün
Yalnızca aklımda sözlerin
kaldı.
|
ÜMİTLERİ
İPE DİZDİM
Sen dağda ceylanı dost edinmiştin
Ben yürek yaralı gezdiğim zaman
Anlatamam seni çok özlemiştim
Ümitleri ipe dizdiğim zaman.
Suya yazdım buz kapladı
üstünü
Hiçe saydım bana olan
kastını
Nasıl da özledim ben can
dostunu
Yüreğim elimde gezdiğim
zaman.
Gözüyün içinde bir göz olsaydım
Kalbinde kendime bir yer bulsaydım
Seni nasıl sevdim bir anlasaydın
Adına şiirler yazdığım zaman.
Sineme ok saldı sevdiğim
kaşlar
Maziye karıştı hayaller
düşler
Islandı kirpikler, döküldü
yaşlar
Murtaza’da yara azdığı
zaman
|
|
GÖNÜL
Dolmadı
mı çilem yetmez mi daha
Yolculuk görünür akşam, sabaha
Eğer böyle varır isen ALLAH’a
Korkarım sıratı zor geçen gönül.
Eğer cahil isen düşersen
gafa
El görsün diyerek dizilsen
safa
Boş yere uğraşıp yarsan da
kafa
Korkarım sıratı zor geçen
gönül.
Gördüğün rüyayı hayıra yorsan
Kötüyü unutup iyiyi görsen
Murtaza kendini toprağa sarsan
Korkarım sıratı zor geçen gönül.
MURTAZA
EKİCİ
|
BANA
MI KÜSTÜN
Hani çağlayandın sevgi dağında
Sular mı kurudu, buza mı kestin
Birlikte akardık hayat yolunda
Ayırdın yolları bana mı küstün?
Sabahı birlikte sabah
ederdik
Gel denilen yere birlikte
geldik
Hüzün beraberdi, birlikte
güldük
Güzeller güzeli bana mı
küstün?
Doğruyu yanlışta arama derdin
Bazen hüzünlenir, bazen gülerdin
Sen istesen dağı bile delerdin
Söyle ey sevgili bana mı küstün?
Söylemezsem eğer sözüm
yanacak
Dillerim yanacak, özüm
yanacak
Senden başka dal bulamaz
konacak
Güllere mi yoksa bana mı
küstün?
Hep yalan eyleyen ne varsa senden
Anıları silip, süpürüp giden
Bu günü ayırıp koparan dünden
Zamana mı yoksa bana mı küstün?
MURTAZA EKİCİ
|
|
YORULDUM
Kimi zaman aştım tepeyi, düzü
Bahardayken gördüm gelecek güzü
Aradım ya bulmak zordu dost yüzü
Ben yoruldum, yollar niye yorulmaz.
Tanımazdım yağmur nedir, sis
nedir
Beslediğim duygu nedir, his
nedir
Bende yoktu, bilmezdim ki
pes nedir
Ben duruldum sular niye
durulmaz.
Bir sözüne çok güvendim derinden
Kalbimi sen söküp aldın elimden
Yaram sızılıyor her bir yerinden
Ben kırıldım, dallar niye kırılmaz.
Murtazayım, bu aşk seni
bitirir
Dalında meyveyi erken
yetirir
Sabır eyle belki bir gün
getirir.
Gerçek belli hayal niye sorulmaz.
MURTAZA
EKİCİ
|
KERKÜK’E
ÖZLEM
Bir zamanlar kızıl elma oldunuz
Kalplerde sizdiniz, gören gözdünüz
Size yâr olana yâren oldunuz
Türklüğün kanayan yarası Kerkük.
Bir rüya görseydik yarısı
sizden
Beraber ağlardık, yanardık
özden
Gönülden ıraksa ırakmış
gözden
Türklüğün özlemi, sevdası
Kerkük.
Sevda türküsünü birlikte çaldık
Nice zaman gaflet uykuya daldık
Biz hep birlikteydik, hep oradaydık
Türklüğün hasreti, sılası Kerkük.
Örf ve adetine hiç el
değmemiş
Namerdin zulmüne boyun
eğmemiş
Saydığı değerden ödün
vermemiş
Türklüğün gürleyen
sedası Kerkük.
MURTAZA
EKİCİ
|
|
BEN
OLUYORUM
Ben daha gönlümü açmam kimseye,
Sonunda üzülen ben oluyorum.
Herkes bir şeyleri alıp gidiyor
Hasrette boğulan ben oluyorum.
Zaman çabuk geçti alışamadım
Serap gördüm suya ulaşamadım
Seni Leyla bildim
kavuşamadım.
Çöllere dağılan ben
oluyorum.
Hep seni aradım yol izlerinde
Uykuyu yitirdim bu gözlerimde
Yalnız kalpte değil her bir yerinde
Kırılan, eğilen ben oluyorum.
Gizledim gözümden akan
yaşları
Görmek istemedim senli
düşleri
Gitti, geri döndü göçmen
kuşları
Yerinde yığılan ben
oluyorum.
Hiç aramasan da sormasan beni
Gözlerim unutmaz o gözlerini
Yaşamaya kalksam her sözlerini
Duyguda dövülen ben oluyorum.
MURTAZA
EKİCİ
|
DOST
CEMALİ’YE
Dost Cemali sana dost olabilsem
Bağlansam sırt sırta bel denen yerde
Eren dergâhında post olabilsem
Buluşsam seninle gel denen yerde
Güzelde seninle birlikte
olsak
Güller gibi açıp birlikte
solsak
Ummana dalıp da aşk ile
dolsak
Çağlasam seninle sel denen
yerde
Sevgi gönlümüzde sabırsa elde
Şiir türkü olur mızrapta telde
Bir söğüt yaprağı, belki de gülde
Yeşersem seninle dal denen yerde
Düşmezsin inşallah yokluğa
derde
Oyun bitse bile kapansa
perde
Bugünde olmadı belki ilerde
Yürüsem seninle yol denen
yerde.
Gönül dostlarına açıktır özüm
Dost Cemali gibi hep güler yüzüm
Murtaza’yım artık bitiyor sözüm
Şairi, şiiri bol denen yerde.
MURTAZA
EKİCİ
|
|
SABAHIM
Her geceye dost diyerek sarıldım
Uykularım kaçtı bense yoruldum
Halimden habersiz yâre kırıldım
Uyan ey seherim, sabahım uyan.
Bir mateme salma garip
gönlümü
Bu uğurda tükettirme ömrümü
Koklamadan soldurdular
gülümü
Uyan ey seherim, sabahım
uyan
Gözüm açık gider onu sarmadan
Usanıp da bıkmam haber sormadan
Gün doğmuş sayılmaz seni görmeden
Uyan ey seherim, sabahım uyan
MURTAZA
EKİCİ
|
ŞEHİTLERİN
ARDINDAN
Bugün yine bir habere üzüldük
Çaresizdik, ezildikçe ezildik
Otuz dört can gökyüzünden süzüldük
Şehidim, askerim ruhun şad olsun
İçlerinde rütbeli var, er
vardı
Kalbimizde her birine yer
vardı
İçimizi sonsuz bir acı sardı
Şehidim, askerim ruhun şad
olsun
Kimi sevgiliydi, yârdı, yârendi
Bu insanlar acıları sarandı
Onlar bizden, içimizden bir candı
Şehidim, askerim ruhun şad olsun
Uçak bir bahane yetmiş
eceller
Arkadan ağladık, sallandı
eller
Başınız sağ olsun bütün
sevenler
Şehidim, askerim ruhun şad
olsun
Terhisi elinde, yürekte hasret
Niyet nereyeydi, ne oldu kısmet
Bu ölüm güzeldi, mekanın Cennet
Şehidim, askerim ruhun şad olsun
Bir diyardan bir diyara
giderdi
Vatanı kendinden üstün
severdi
İşte bu uğurda canını verdi/
Şehidim, askerim ruhun şad olsun
|
|
SENİN
OLSUN
Gecede kayboldum, olmaz sabahım
Göklere yükseldi feryadım, âhım
Sana gönül vermek ise günahım
Bendeki bu canı al senin olsun.
İnat etti günler, geçmez
seneler
Sevgiyi yok ettik, aşktan ne
haber
Aynı gülü koklamazsak
beraber
Diken benim olsun, gül senin
olsun.
Kırdın artık kanadımı, kolumu
Hep yokuşa sürdün benim yolumu
Bir hasretle büyüttüğüm dalımı
Salla sök yerinden, al senin olsun.
Hep bahara dedik, bahar
gelmedi
Gayri dayanacak gücüm
kalmadı
Dolsun dedim ama asla
dolmadı
Kuruttun suları, göl senin
olsun.
Hesap bitti felek aldı öcünü
Bu günü ararken yitirdim dünü
Sineme basarak derdi, hüzünü
Ben gitmeyi seçtim, kal senin olsun.
MURTAZA
EKİCİ
|
KOR
GİBİ
Doğru senden yana, hak senden yana
Açlık bana düştü, tok senden yana
Azlar benim oldu, çok senden yana
Bu paylaşım bana zor gibi geldi.
Yük hep bana düştü, hamalın
oldum
Sevgiyi tatmadan sevdalın
oldum
Yaşadım sanırken yok
oluyordum
Ayrılık sonradan kor gibi
geldi
Uzattım elimi boşluğa çıktı
Ne ümitler vardı hepsini yıktı
Sanki bir hasretti içime çöktü
Bu dünya başıma dar gibi geldi.
MURTAZA
EKİCİ
|
|
BULDUĞUM
ZAMAN
Hani diyordum ki olsak birlikte
Yürüsek kırlarda elin elimde
Bir çiçek bahçesi sanki yanımda
Özünü özümde bulduğum zaman
Sensiz bu dünyanın tadı olur
mu
Yaşam devam eder yoksa ölür
mü
Hiçbir şey aklıma gelmez bir
türlü
Dizini dizimde bulduğum
zaman
Bilesin ki sensiz hayli beterim
Canım diyemezsem sana ne derim
Sonu yok hülyaya dalar giderim
Gözünü gözümde bulduğum zaman
Aşk ateşi armış her bir
yerimi
Taşıyamaz oldum bu bedenimi
Soğuklar üşütmez benim
tenimi
Yazını yazımda bulduğum
zaman
Murtaza bu yana öldürmez seni
İstesen veririm bu tatlı canı
Küllenip gidiyor yürek yangını
Sözünü sözümde bulduğum zaman
MURTAZA
EKİCİ
|
GÖRDÜM
Dün gece aklıma yine sen düştün
Seyrettim lambalar yanıyor gördüm
Saatler geçtikçe soldu ümitler
Hayalleri bir bir donuyor gördüm
Oturdum masaya kaldım
yerimde
Çizgiler oluştu bak
yüzlerimde
Sana gelmek için her
seferinde
Yoluma engeller doluyor
gördüm
Suların çağlayıp aktığı zaman
Burnumda özlemin koktuğu zaman
Bu gözlerim sana baktığı zaman
Ta özünden yaşlar geliyor gördüm
Murtaza dünyada her şeyden
geçti
Yaşama gönlünden bir ömür
biçti
Aşkın şerbetinden bir yudum
içti
Dünyayı tersine dönüyor
gördüm
MURTAZA
EKİCİ
|
|
BABAMA
Küçükken başımı hiç okşamadın,
Yıllarca saygıdan söz ettin baba.
Senden büyüklerden niye utandın,
Sevgiyi gönlünde hapsettin baba.
Töreler gereği kucak
görmedim
Sevgi vardı ama bana
vermedin
Bir gün olsun seni güler
görmedim
Duyguyu gönlünde hapsettin
baba.
Öpülesi elin şimdi çok uzak
Telefon mu etsek, mektup mu yazak
Kime ne söyleyip, kimlere kızak
Hayatı gönlünde hapsettin baba.
Yıllar sonra can özünden
bağlandık
Hep geçmişe yandık, düne
ağladık
Varlığın yetermiş çok geç
anladık
Gurbeti gönlünde hapsettin
baba.
Baba bizler seni çok sevdik özden
Sensiz zevk alınmaz bahardan, yazdan
Sen bizi korudun kıştan, ayazdan,
Baharı gönlünde hapsettin baba.
Baba emeğin çok, helâl et hakkın
Dünyaya uzaksın Allah’a yakın
Bizler yolundayız, üzülme sakın
Sen, seni gönlünde hapsettin baba.
Baba bütün kışın bahara dönsün
Bundan sonra yüzün daima gülsün
Gurbetlik yok olsun tılsım bozulsun
Hazanı gönlünde hapsettin baba.
Murtaza ola ki düşerse dara
Dili seni söyler akşam, sabaha
Senle ümit ektim gelen bahara
Yaşamı gönlünde hapsettin baba.
“Tüm Babaların Babalar Günü Kutlu Olsun”
MURTAZA
EKİCİ
|
KÖREBE
Hani körebecilik oynardık ya küçükken,
Görmek yok, sadece hissedeceksin kalbinle,
İşte buldum diyeceksin.
Buldum dediğin şeyin ne olduğunu bilmeden.
Aç gözlerini körebe, aç da gör.
Neyi bulduğunu, ne ümitlerle nelere sarıldığını.
Görmesemiydin keşke, gözlerin kapalı gönül hasretiyle
Devam etseydin daha günlerce aramaya.
Bitecek bu oyun gözlerini açtığında,
Ve tekrar kapatmak zor olacak gözlerini.
Bir daha inanmayacaksın hayallere,
İçinde beslediğin ümitleri yok edeceksin kendi
ellerinle.
İstersen bir daha dene şansını
Son bir ümitle bir daha ara dört bir yanını.
Yada razı ol kısmetine,
Aç gözlerini körebe, açta gör neyi bulduğunu.
MURTAZA EKİCİ
|
|
YOK
OLAN BİR GÜN
Bugün de gece uykusuna hiç dokunmadan
Emanet ettim gündüze.Bugünü
de yok saymaya hazırdım çoktan.
Kısmetime nereden çıkmışsa bir yol çıkmıştı,
Gidecek belki de dönmeyecek.
Ve yine sensiz gidiyorum bu yolculuğa.
Hep yanımda hayal ettiğim
seni yine alamamıştım yanıma.
Kimine umutların başlangıcı, kimine hayatın
Sonu olan Niğde yollarındayım.
Yağmur damlaları cama vurmakta hiç de geç kalmamıştı.
Yol devam ediyor, yağmur da devam ediyordu.
Bir tek geride kalan sendin, benden uzak ama
Sevgisi benimle olan.
Ey Allah’ım her şeyler oluyordu burada, önce
Başlayan yağmur, sonra arkadan gelen kar.
Ama benim keşke diye düşündüğüm şeylerin
Olmaması için ne var.
Ve olmadı işte beklediğim, ben hala hayattayım.
Elbette sevgimde hayatta söküp atamadığım.
Onunla olamadığım ama yalnızda bırakamadığım.
Hayret yol bitti, sevgi büyüdü
Ben halâ yaşıyorum.
|
ÖKSÜZ
GECELER
Bir sayfayı daha yırttım takvim yapraklarından.
Bugünü de dünden saymaya başladım artık.
Dalgalar üzerinde sallanarak yolcusunu bekleyen,
Bir gemi gibi bekledim seni.
Ama hiçbir zaman yolcusu olmadım bindiğin geminin.
Hep payıma arkandan el sallamak düştü nedense.
Amaçsızca çığlık atarak suya dalan martı gibi,
Ben dalmadıysam bile hayallerim çoktan dalmıştı suya.
Çoktan yola koyulmuştu ümit gemisi beni almadan.
Kulağımda kalan bir siren sesi,
Ve ardından bakan buğulu gözler.
Kaybolan ümitler, kararan dünya ve hıçkırıklar.
İşte yine yalnızlık ve yine öksüz geceler.
Bugünü de dünden saymaya başladım artık.
Bir
farkı kalmadı diğer günlerden.
MURTAZA
EKİCİ
|
|
YEŞİL
ADA
Açınca her şeyi güzel oluyor
Her tarafı yeşil, yeşilsin ada
Nice anıları içine gömdün
Ne kadar çok şeye şahitsin ada
Hasretlik denirse alası sende
Çoklarına yolun beklettin ada
Belki bazısını bastın bağrına
Sende sevilmeye hasrettin ada
Her şeyin ne kadar güzel olsa da
Çok uzaktasın ve gurbetsin ada
Hatırına bir şey gelmesin sakın
Sadece vatanı özledim ada
Seni tanımayan ne bilsin
seni
Kaderine küsmüş bir adasın
sen
Belki de yolunu yeni
çizdiler
Türklüğün simgesi sen
Türksün ada
Murtazayım seni çok sevdim özden
İnan sana asker geldim bu yüzden
Kaderde birliğiz dönmeyiz sözden
Geleceğin güzel mutlu olsun ada
“Bu bir askerlik anısıdır.”
KAYSERİ’YE
Sen güzel kentisin Anadolu’nun
Her köşesi bir kültürle dolusun
Sevginin insana giden yolusun
Sana uğramadan güneş batarı mı?
Erciyes’in içten bir
göz kırpışı
Sevdadır kuşların kanat
çırpışı
Eridikçe kar suyunun akışı
Kar içinde kardelenler biter
mi?
Halısında nakış nakış işlenen
Birlikte olmaktır senle düşlenen
Gün geçtikçe bir gün daha yaşlanan
Yaylalarda yine duman tüter mi
Hala bozulmamış bir çok
yapısı
Açıktır insana gönül kapısı
Sevecendir Kayseri’nin
hepisi
Özelliğin saymak ile biter
mi
Bir salkım koparsam Talas bağından
Kayseri”ye baksam Ali dağından
Tekir yaylasının soğuk suyundan
İçmek
için bilmem ömür yeter mi
MURTAZA EKİCİ
|
|