ANTEPLİ'NİN AŞKI
Madem gönül taamdan girdin içeri
Eşikte durma gel beri
Ariş gibi sarsın kollarım seni
Aşkı öretecem saa

İlk defa bıldır göz göze geldik
Yamırda yaşda, sakomun altında 
Azmı dolaşdık sennen
Zaman galbimdeki aşkını södüremedi
Umutlar mahmilde aş gibi
Madem gönül taamdan girdin içeri
Eşikte durma gel beri

Seni çok sevdim, gendini güzel sandın
Edaları cilveleri birbirine gaddın
Ellam eller benim gibi sever sandın
İşde garidin gene baa galdın

Madem gönül taamdan girdin içeri
Eşikte durma gel beri..

M.Fatih Öztemir
HEDİYEM
Yaşamdan yaşama geçti ömür
zaman ölümden yana
arzuların esaretinde beden
gökyüzünden büyük
cepler taşıyor tüm insanlık
ihanetler hep aynı
gecelerden ışıksız geçtim
meşalem ozan yüreği
kılıçsızım, kalkansızım
fakat ölmem
inançlarım kesin 
inançlarım kural
arzular maraton
sevdam hamalınım
çok ötelerden geldim
sana tek sunabilecek
insanlığımı getirdim. 
 

M.Fatih Öztemir

 


Antepçe sözlük:

Taa,Taga:PENCERE - Eşik:KAPI GİRİŞİ - Ariş:ASMA AĞACI - Saa:SANA - Yamır:YAĞMUR - Sako:ÇEKET - Sennen:SENİNLE - Galb:KALP - Gendi:KENDİ - Mahmil:ESKİDEN YEMEKLERİN SAKLANDIĞI TEL DOLAP - Aş:PİLAV - Gari:YAŞLI KADIN
 

 
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Milyonlarca yıl öteden
Sana  sevgimle geldim
Tut ellerimi çıkalım göklere
Sevgi çemberinde birlikte
Dolaşalım seninle
Hayaldi  dünlerim hayal
Bak ne güzel çalıyor şarkımız
Hadi uzat ellerini
Sonsuzluk  uzak ve derin
Kaybolmak yok artık
Bir varmış bir yokmuş desinler
Mehmet Fatih Öztemir

 
 

 

BİLİYORUM
Şarkılarda ezgi şiirlerde özlem olmak
nedir bilir misin ?
Baygın bakışların altında ezildin mi sen hiç
derin derin sonsuzlara baktın mı
Ağladın mı ıssız ıssız ?
umudun med-cezirleri
bir kibrit çöpünde zaman aşındırmak
kürek sallamak
ben bu sancıların hepsini biliyorum.
M  Fatih Oztemir

 
 
 
 

 

 
DÜŞÜNCE SELLERİ
Ekim sonu aylarda, rengini yitirip
dökülen yapraklar gibi
yine darmadağın şu gönlüm
dilimlere ayrılmış zaman içinde
mutlulukta varmış..
Nasıl......!
katledilmiş, yıkılmışlıklar sonrası
tüten bir duman şimdi
inandığım sevdiğim dostlar
buz sarkıtlarından birer mızrak
içimin depremlerinde yıkıldı tüm tapınaklar
kan değil derin bir düşünce aktı maziden
koştum.....ne var...?
Öfkenin tırmığında sürülü yüzyıllar
oysa...
Düşen bir mendil kadar
yakın mutluluk.
M.Fatih  ÖZTEMİR

 
 
 
 
 

 

GÖZLERİNİ YÜKLENDİM
Damlalar düşüp 
Bakışlar kururken
Bulutlarla yolculuk ettim
Kırmızı bir gülün ardında geçti 
Tebessüm süsü gözler
Bilmezdim gurbet akşamlarının
Bu denli soğuk olduğunu
Bakışlarından
Ümitler doldurmasaydım
Şimdi yaşar mıydım kim bilir
Bir yanım uçurum
Bir yanım deniz
Gözlerini, gözlerimde
Nasıl taşıdım kim bilir?
M.Fatih Öztemir
 
BEBEK
Beni bana verin dokunmayın ne olur
Özgür ve hür döküp kıracağım herşeyi
Bir topun ardında koşacağım dizlerimle sürünerek
Anka kuşunun kanadında uçarak
Nereleri gezeceğim kim bilir

Mavi bir gökyüzünde, anneciğimin gözünde
Melek miyim ben neyim
Acı verdim elem verdim oynamak en büyük keyfim
Acıkınca ağlarım anneciğimi ararım
Eğer bulamazsam iste budur derdim..ağlarım..

M.Fatih Oztemir
 
HÜZÜN
Dallarda çiçek dururken
Eylül yaprakları gibi düşme ne olur 
Dökülen göz yaşlarımı tutamazsın 
Aramızda ayrılık  var.
Bir  zemheri soğuğu çalar  dudaklarımızı 
Bakışlarda uzak uzak  seslenirsin 
Haykırışların sende kalır sadece 
Sonbahar  olursa aşkın adı
Ben   dayanamam...
M.Fatih Öztemir
 
 
 
 

 

KAVAKLIK'TA YIL 1968
Gümüş tenli taklacı balıklar
Cüretkar dans ediyor.

Alleben deresinde taşlardan
Seke seke akıyor su.

Güneş pırıl pırıl derenin tabanını elliyor
Ya kuşlar, Dallar arasında besteler.

İki yanda kol kola sıralanmış ağaçlar
Ve yapraklar zalim sonbahara yenilip
Sarının tüm tonlarında düşüyorlar birer, birer

Menteciler, son demini tutuyor mevsimin
Mavi ispirtonun katran tadında 
Simsiyah umutlarını 
Pembe görme sevdası içindeler
Kavaklık'ta yıl 1968

M. Fatih Öztemir
KELEBEK
Bahar saçlarını tararken zamanı avuçladım
Dallar gülücükler dağıtıyor, doğa çok cömertti
Vermek istedim kainatı sana
Tutsak arzular, 
Çırpınan yüreklerimizde ılıcıklar akıtıyor.
Düşler gece kadar nazlı 
Kelebek kanadında yaldız kadar narin
Seviler gönül haritasında en uzak tebessüm
Sonsuz yaşam bulamadığımız sır
Haykır tüm isteklerini geri dönüş yok

Kelimeler göklere çekilip sonsuzlukta kaybolsun
Zaten bu değil mi devri alem
Yalvarmak yakarmak teselli
Acılar her gün boğuştuğumuz yedi başlı ejder

Var oluş veya olmamak
Koruyamadığımız umutlar
Çocuklar elinde kelebek

M.Fatih Öztemir
.

 
 
 
 
 
 

 

 
KIR ÇİÇEĞİNİN ÖLÜMÜ
Hem koparıp hem de atmışlar
Oysa ne canlı
Pırıl pırıldı renklerin
Sen koparılmadan önce
 

Kaderi bana benzeyen kır çiçeği
Gizleme  n'olur gözlerini
Ağlıyorsun
Yokluğuna içerleyen
Dağ öksüz arı kızgın
 

Dokunmaya kıyamadım 
Ama okşadım sevdim
Sessiz bir çığlık 
Büyüdü yüreğimde
Bir damla yaş
Süzülürken yanaklarından
Söylenmemiş şeyler
Yarım kaldı dudaklarında
Kimse de duymadı sesini
Dağdan,Kelebekten ve benden başka
 

Anlatılması zor tarifi güç
Koptu benden bir şeyler
Kır çiçeğim 
Bir zamanlar  sende yaşıyordun
Sevgililerin,
Eline geçmeden önce.

M.Fatih ÖZTEMİR
.
SEN YOKSUN
Kıştan sonra gelirim demiştin
iste bahar hala gelmedin

Yuvada kuşlar esini seçti
Dallarda çiçek meyveye geçti

Gün dolana durdu 
Gözlerim yollarda kayboldu

Dervişler ermemiş
Beklenen gelmemiş

Bu günde aksam oldu 
Sen yoksun

M.Fatih Oztemir

 
 
 
 

 

 
SİYAH BUZ
Bir hayalin peşine düşercesine
düştüm hayali sevince
bütün ümitlerim eridi,
Yok oldu zaman içinde

Şimşekler çakarcasına
hüzünler yağarcasına 
baharı olmayan
mevsimlerce bölündük
kuytu karanlıkların yalnızlıklarında 
şarkılar yarım kaldı dudaklarda
ben hep o yüzden siyaha yazdım 
buz kapladı yüreğimi
güneş çekildikçe üşüyorum
siyah buz, yakıyor anne

M.Fatih Öztemir


 

OMURCUK
Beklemek seni, 
Uçsuz bucaksız umutsuz 
Bir yitik zaman diliminde beklemek. 
Gün görmemiş tomurcuk üstüne yeminim 
Gül kızıllığında kanar yüreğim 
Ölümüm geçer aklımdan 
Hayalin durur gözlerime 
Ve ben yine dona kalırım. 
Sevdan üstüne... 
Sevdan üstüne yeminim var 
Sevdan üstüne umutlarım 
Bana hayat sunan sevdan... 
M.Fatih Öztemir


 


 
 
 
 
 
 
 

 

 
AŞK YAĞMUR DAMLALARINDAN YALNIZ BİR TANESİ
Acı bir gündü
Hayatın derinliklerine gömülü
Bir telefon sesiyle
İrkildi bedenim kan-ter içinde
Sesin batık kentlerimin güneşi
İçimde yanan volkan
Sevdaların en güzeli...
Seninle gezdim Düşlediğim kentleri
Venedik sokaklarını 
Gondollarla dolaştık
Yitik umutlarımızı topladık
Her ülkenin çiçekli baharlarında
Gözlerini gözlerime kilitle
Anahtarını okyanuslara at
Zaman dursun istediği limanda
Yaşamın kıvrımlı yollarında
Eriyip gitmeden
Şimşek hızıyla koş bana
Beyaz gelinlik içinde gülümse
Bil ki
Sularda aksimizde kalmayacak
 M.Fatih Öztemir
YARINLARI İSTİYORUZ
Sevgiyle beslediğimiz goncalar
açmadan döküldü birer birer
susuz yerlere
renklerini göremeden düşüp gittiler
yarınları beklerken dünleri kaybettik
direniş çöken bataryalardır
masum yüzlerimizde
suçlular sırıtkan
gözleri şeytan
tilkiler kuyruksuz
bakma dünlerin şehit edildiğine
anılar albümler dolusu yırtık resim
sevgi yüreklerimizde hevenk hevenk
sahralarda arı da olsam
bulacağım polenleri
gönüllerden bal akacak
çünkü ben 
çünkü sen
çünkü biz
yarınları istiyoruz...
 

M.Fatih Öztemir

 
ZAMANIN NERESİNDEYİZ
Bilinmeyenleri soran biz miydik
Yazıtlara boyun  eğdik 
Dökülen kanlarımız  anlatmadı 
Boşa geçmiş zamanı

M.Fatih Öztemir