3.2.3. Tahakkuk Memuruna Amiri İtalık Yetkisi Verilmesi Halinde Sorumluluk
            1050 sayılı Yasanın 22 nci maddesinin (A) bendinin ikinci fıkrasında; “Bu Kanunun uygulanmasında hangi görevlilerin gider tahakkuk memuru sayılacağı, bütçe kanunlarındaki ayırım da göz önünde bulundurularak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belli edilir. Tahakkuk memuru sayılanlara ita amirliği yetkisinin verilmesi durumunda tahakkuk memurluğu görevi yetki kademesindeki en yakın yönetici tarafından yürütülür. Bu durumda ita amiri ve tahakkuk memuru yukarıdaki hususlardan birlikte sorumlu olurlar.”  denilmiştir.

            Madde hükmü gereğince, Maliye Bakanlığınca yayınlanan 342 (M) seri nolu tebliğde tahakkuk memuru olarak belli edilen kimselere ita amirliği yetkisinin verilmesi durumunda, sorumluluk açısından eskiden tahakkuk memuru iken şimdi ita amiri olan kişi ile, yeni tahakkuk memurunun müşterek sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bu sorumluluk maddenin (A) bendinin ilk fıkrasında sayılan alanlara münhasırdır ki, bu alanlar; ödeneklerin zamanında ve yerinde kullanılması, giderin gerçek gereksinme karşılığı olması, programlanmış hizmetlerin zamanında yerine getirilmesi olarak madde hükmünde yer almıştır. Diğer bir ifade ile, tahakkuk memurunun söz konusu bent hükmü dışında kalan ve esası 1050 sayılı Yasanın 13 üncü maddesinde açıklanmış bulunan sorumluluğuna tahakkuk memuru iken sonradan ita amirliği yetkisi verilen kimseler ortak değildir.

         KARAR SIRA NO : 88            Gözetim Yükümlülüğü Olan İta Amirleri
         .........
            (A) fıkrasının 2 nci bendinde, hangi görevlilerin gider tahakkuk memuru sayılacağının Maliye Bakanlığınca belli edileceği, tahakkuk memuru sayılanlara ita amirliği yetkisinin verilmesi halinde, tahakkuk memurluğu görevinin yetki kademesindeki en yakın yönetici tarafından yürütüleceği ve bu durumdaki ita amirlerinin 1 inci bentte yazılı hususlardan dolayı tahakkuk memuru ile birlikte sorumlu olacakları belirtilmiştir.

          Bu itibarla, tahakkuk memurlarıyla birlikte doğrudan sorumlu tutulacak ita amirleri anılan bent uyarınca tahakkuk memuru olmaları gerektiği halde, kendilerine birinci derece ita amirlerince  ikinci derece ita amirliği yetkisi verilen görevlilerdir.

          Yasalarda ita amiri olduğu belirtilen rektör, dekan, katma bütçeli idarelerin genel müdürleri ve benzeri görevlilerle, ilin veya ilçenin en büyük mülki amiri olmaları dolayısıyla ita amiri durumunda olan görevliler, bu bent kapsamına girmemekte 1 inci bent gereğince gözetimle yükümü bulunmaktadırlar.
Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1
Sayıştay Kararları, Sayıştay Yayınları No:14, s.64.

             3.3. İta Amirlerinin Onaylayan Sıfatıyla Sorumlulukları
            1050 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin (E) bendine göre; “Adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa, tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır.” 

            Bu bentte yer alan keşif, hakediş, rapor, tutanak, karar ve benzeri belgeleri onaylan sıfatıyla imzalayan ita amirleri de sorumluluğa ortaktırlar.  Buna karşın ita amirlerinin verile emri üzerine attıkları imzalar nedeniyle Sayıştay'ca saptanacak mali sorumlulukları bulunmamaktadır.

         KARAR SIRA NO : 89            İta Amirlerinin Onaylayan Sıfatıyla Sorumlulukları
            (E) fıkrasında, keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde, bu belgelerdeki, hatalardan doğan yersiz ödemelerden söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayanlar da sorumlu tutulmuş olup; onaylayan kişinin ita amiri olması halinde, bunlar da onaylayan kişi sıfatıyla doğrudan sorumlu bulunmaktadırlar. 

            Ancak, giderin ödenmesi aşaması, ita amirlerinin verile emrini imzalayıp saymana ödeme izni vermesi işlemi, (E) fıkrası anlamında bir onaylama olmadığından, bu açıdan, ita amirlerine, onaylayan kişi sayılarak sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1
Sayıştay Kararları, Sayıştay Yayınları No:14, s.69.
 

          KARAR SIRA NO : 90            Verile Emrindeki İmza Nedeniyle İta Amirinin Sorumlu Tutulmaması
            Dilekçi 1050 sayılı Kanunun 22’nci maddesi hükmünden hareketle tahakkuk işlemini düzenleyen ve onaylayanların da sorumlu olmalarının gerektiğini ileri sürmekte ise de, adı geçen maddenin (E) fıkrasında bu kişilerin fazla ödemeye neden olan keşif, hakediş, rapor gibi belgeyi düzenleyen ve onaylayan kişiler olması gerektiği belirtilmekte olup verile emrinin bizatihi kendisi bu belgeler meyanında sayılmamıştır. Dolayısıyla verile emrinin amiri ita sıfatıyla imzalanması (deruhte-i mesuliyet hali dışında) imzalayan kişiyi tazmine muhatap kılmaz. Ancak bu kişi, keşif, hakediş, rapor, bordro gibi belgeleri, yani verile emri eki olan ve yapılan harcamanın dayanağı olan belgeleri onaylamış ise ve bu belgelere dayanılarak bir fazla veya yersiz harcama yapılmış ise o zaman onaylayan sıfatıyla sorumlu olur.

            Verile emirleri ve eki bordrolar üzerinde yapılan incelemede bordoları düzenleyen sıfatıyla ......’nin imzaladığı, onaylayan sıfatıyla herhangi bir imza olmadığı görülmüştür. Bu nedenle, ilamda tahakkuk memuru ve saymanla birlikte .......nin düzenleyen sıfatıyla sorumlu tutulması, bordroları onaylayan kimse olmadığından bu sıfatla kimsenin sorumluluğa dahil edilmemesi tabiidir. 
Sayıştay Temyiz Kurulu, Tarih.05.11.1996, Tutanak No:23960
 

         3.4. Döner Sermayeli İşletmelerde Amiri İtaların Sorumlulukları(96)
            İta amirliği görevinin kim tarafından yürütüleceği hususunda yönetmelikler arasında farklılıklar bulunduğu gibi, ita amirlerinin mali sorumlulukları konusunda da farklılıklar vardır. Gerçekten, bazı yönetmeliklerde ita amirlerinin sorumluluğu konusuna hiç değinilmemiş, bazılarında yeterince açıklık getirilmemiş nihayet bazılarında ise ita amirlerinin saymanlarla birlikte sorumlu oldukları belirtilmiştir. Döner Sermayeli işletmelerde İta amirlerinin sorumluğunda farklı uygulamalarla ilgili örnek bir liste aşağıda sunulmuştur:(97)

         1. İta Amirlerinin Mali Sorumluluklarından Hiç Bahsetmeyen Yönetmelikler: Bu listede yer alan yönetmeliklerde ita amirlerinin mali sorumlulukları konusuna hiç değinilmemiş olduğundan bunları mali açıdan sorumlu tutmak mümkün değildir.

            -.Ceza İnfaz Kurumları DSY.

            -.Milli Savunma Bakanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarına Bağlı Kurumlardaki Döner Sermayenin İşletilmesine İlişkin Yönetmelik.

            -.GATA ve Bağlı Eğitim Hastaneleri DSİY.

            -.Bazı Askeri Hastanelerde DS İşletilmesine ve Hizmetlerden Yararlanacaklara Ait Yönetmelik

            -.İstanbul Polis Hastanesi DSİY.

            -.İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü DSİY.

            -.Devlet Konukevi DSİY.

            -.Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmelerinin Mali ve İdari İşlemleri Hakkında Yönetmelik

            -.Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün Görev ve Yetkileri ile Döner Sermayesinin Harcama Usulleri ve Arsa İşlerine Dair Yönetmelik

            -.Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü DSİY.

            -.Yüksek Öğretim Kurulu DSİY.

            2. İta Amirlerini İlgisine Göre Saymanla Birlikte Sorumu Sayan Yönetmelikler: Bu yönetmeliklerde doğrudan doğruya ita amirlerinin sorumluluğundan bahsedilmemiş olmakla beraber, saymanların sorumluluklarını belirleyen maddeler arasında “ilgisine” göre saymanların ita amirleri ile birlikte sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır ki bu ifadeden ita amirlerinin genel anlamda, mali sorumluluklarının bulunduğu sonucuna ulaşılabilir.

            -.Yargıtay Yayınları DSİY.

            -.Diyanet İşleri Başkanlığı Dini yayınlar DSİY.

            -.Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü DSİY.

            -.İstanbul Vakıf Gureba Hastanesi DSİY.

            -.Devlet İstatistik Enstitüsü DSİY.

            -.Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü DSİY.

            -.Adli Tıp Kurumu DSİY.

            -.Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenleştirme Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki 209 Sayılı Kanun Gereğince İşletme, İdare ve Muhasebe İşlerine Dair 106 Sayılı Yönetmelik.

            -.Kültür Bakanlığı DSY.

            -.Turizm Bakanlığı DSİY.

            -.2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 58’inci maddesine Göre Döner Sermayeli İşletmelerin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik.

            3. İta Amirlerini Saymanla Birlikte Sorumlu Tutan Yönetmelikler: Bu yönetmeliklerde açık bir şekilde ita amirlerinin mali işlerden saymanla birlikte sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.

            -.Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Yönetmeliği

            -.Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü DSİY.

            -.Yatılı Bölge Okulları ile Özel Eğitime Muhtaç Çocuklara Mahsus Okulların DSY.

            -.Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İŞGÜM) DSİY.

            -.Tarım Bakanlığına Bağlı Kuruluşlarda 969 sayılı Kanunla Kurulan DSİY.

            -.Tarım ve Köyişleri Bakanlığına Bağlı 867 Sayılı Kanuna Tabi Kurumların İşletilmesine Ait Yönetmelik.

            -.Tarım ve Köyişleri Bakanlığına Bağlı 170 Sayılı kanuna Tabi Kurumların İşletilmesine Ait yönetmelik.

            4. DÜZENLEYEN VE ONAYLAYANLAR
            1050 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin (E) bendine göre; “Adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa, tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır.” hükmü yer almaktadır.

            Bu hükme göre, giderin yapılmasına esas olan belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler, ortaya çıkan hazine zararından sayman ve tahakkuk memuru ile birlikte sorumlu olmaktadırlar. 

            İnşaat işlerinde ödemeye esas teşkil eden ve hakediş raporu içerisinde yer alan çok sayıda tutanak, rapor, karar ve keşif vb. belge bulunmaktadır. Belgelerin çokluğu yanında söz konusu belgeler bir çok görevli tarafından imzalanmaktadır. Böyle bir ödemede, hazine zararı oluşmuşsa, Sayıştay'ca saptanan sorumluluğa hangi görevliler dahil olacaktır ? 

            Böyle bir olayda, ödemenin niteliğine ve hazine zararının nasıl ortaya çıktığına bakılmalıdır. Örneğin, Yapılan İşler Listesinde herhangi bir imalatın birim fiyatının yanlış yazılması sonucu fazla ödeme oluşmuşsa yapılan işler listesini düzenleyen mühendis ile bu fiyatların doğruluğunu kontrol ederek hakediş raporunu tanzim etmekle yükümlü olan ve hakediş rapor kapağında imzası bulunan düzenleyen sıfatlı kişiler sorumlu olacaktır. Ayrıca hakediş raporunu onaylayanlar da sorumluluğa katılacaktır. 

            Diğer yandan süre uzatım kararının yanlış verilmesi sonucu fazla ödeme oluşmuşsa, bu kararı alanlar (düzenleyen olarak) ve kararı uygun bulanlar (onaylayan olarak) sorumlu olacaklardır.

          KARAR SIRA NO : 91            Ödemeye Esas Belgede İmzası Olmayan Kişinin Sorumluluğu
            Özet: Ödemeye esas teşkil etmeyen belgeyi düzenleyen inşaat mühendisine sorumluluk tevcih edilemeyeceği hakkında.

            .........işi ile ilgili olarak 4552 nolu verile emri ile ...... lira ödenmişken, daha sonra düzenlenen 4752 sayılı veri emri ile metraj cetveli ve hakediş raporu eklenmeksizin ve bazı iş kalemleri bakımından ilk keşifte de düşünülmüş ve bedeli ödenmiş işler için mükerrer ödemede bulunulması nedeniyle .......... liraya sayman, tahakkuk memuru ve keşfi düzenleyen adına tazmin hükmolunmuştur. 

          Tazmin hükmüne konu olan 4.11.1986 gün ve 4752 sayılı verile emri ve eklerinin incelenmesinde, ödemeye esas alınan belgenin inşaat mühendisi tarafından düzenlenen “Keşfinde bulunmayıp yapılmasına lüzum ve zaruret hasıl olan” imalat listesi ile Kaymakam tarafından bu hususta verilen onay olduğu anlaşılmıştır.

          Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Her Çeşit Onarımlar”  başlıklı 55 inci maddesinde bu tür ödemeler için verile emrine “Keşif raporunun” bağlanması gerektiği belirtilmektedir.

          Öte yandan 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 24 sayılı KHK ile değişik 22’nci maddesinin E bendinde .... “keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay’ca saptanacak sorumluluğa tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler katılır” denilmektedir.

          1050 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen ödemelerden sorumlu tutulacak sayman ve tahakkuk memuru dışındaki sorumlunun bu maddede sayılan belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişilerden olması gerekmektedir. 

          Tazmin hükmünde ise, verile emrine ekli belgenin ödemeye esas teşkil etmeyeceği mevzuata uygun olarak belirtilmiştir. Bu tespit sonucu ödemeye esas teşkil etmeyen belgeyi düzenleyen inşaat mühendisine sorumluluk tevcihi de yerinde değildir.
Sayıştay  Temyiz Kurulu Tarih: 12.3.1991 Tutanak No:22440
Sayıştay Dergisi, S.5, s.65. 

            Emanet komisyonu ve İl Daimi Encümeni (veya Belediye Encümeni) gibi kurul halinde çalışan ve karar alan birimlerin Sayıştay'ca saptanan mali sorumlulukları var mı dır?

            Bu tür komisyonların düzenleyen veya onaylayan sıfatını alıp almadıklarına göre durumları değişir. Eğer, bu sıfatlarla karar alarak imzaladıkları belgeler nedeniyle fazla ödeme meydana gelmiş ise sorumlukları bulunmaktadır.

            Örneğin,emanet suretiyle yaptırılan bir inşaat işinde süre uzatımı ve ödenek aktarma işleminde yapılan hata sonucu fiyat farklarının fazla ödenmesi ve ceza kesintisinin yapılmaması suretiyle hazine zararı meydana gelmişse, bu durumda emanet komisyonu üyelerinin tamamını düzenleyen olarak; İl daimi Encümeni (veya Belediye Encümeni) üyelerinin tamamını onaylayan olarak sorumlu tutmak gerekecektir.

          KARAR SIRA NO : 92            Düzenleyen ve Onaylayanların Sorumlulukları
            IV. 1050 sayılı Kanunun 24 sayılı KHK ile değişik 22’nci maddesinin (E) fıkrasında, adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa, sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişilerin de katılması öngörülmüştür.

            Anılan fıkrada, düzenleyen ve onaylayanların sorumlu tutulmalarını gerektirebilecek, bütün belgelerin sayılması yerine keşif, hakediş, tutanak, rapor ve karar zikredildikten sonra “ve benzeri belgeler” şeklinde genel bir ifade kullanıldığından, fıkra kapsamındaki belgelerin genel niteliklerinin ortaya konulması gerekmektedir.

            Sayılan belgelerden keşif, hakediş ve rapor, yapma, kurma ve onarma işleriyle mal alımlarında söz konusu olmakta ise de, gerek fıkranın münhasıran bu işlerle ilgili olduğuna dair bir ifade taşımaması, gerekse bu hükmün yukarıdaki (C) fıkrasıyla ilgilendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle (E) fıkrası hükmünü, yapma, kurma ve onarma işleriyle mal alımlarına inhisar ettirmeye olanak bulunmamaktadır.

            Öte yandan söz konusu belgelerin, adı ne olursa olsun bir komisyon, kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenmiş olması ve ödemeye dayanak olarak alınması gerekmektedir.

            Bu itibarla, herhangi bir ayırım yapılmaksızın, düzenleyen ve onaylayan kişilerin sorumluluklarına müncer olabilecek, belgelerin, adı ne olursa olsun komisyon, kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenmiş ve ödemeye esas alınmış olması lazım gelmektedir.

            Fıkrada açıkça değinilmemiş olmakla beraber yaygın bir belge türü olan aylık ve ücret bordroları da, hakedişler gibi tahakkuk ve ödemeye dayanak teşkil etmesi ve hazırlanmasının belli bir uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle (E) fıkrasında sayılan belgeler meyanında olup, unvanı ne olursa olsun bordrolarda düzenleyen sıfatıyla imzası bulunan görevlilerin de sorumluluğa katılmaları gerekmektedir.
Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1
Sayıştay Kararları, Sayıştay Yayınları No:14, s.68-69.

            Bazı durumlarda sayman ve tahakkuk memurları tarafından inşaat işlerinin teknik nitelik taşıdığını, bunları incelemelerinin mümkün olmadığını bu nedenle sorumluluğa dahil edilmemeleri gerektiğini vurgulayan savunmalar yapılmaktadır. Bu savunma genel anlamda, başka bölümlerde anlatıldığı üzere Sayıştay’daki kusura dayalı olmayan sorumluluk yükleme yaklaşımı karşısında geçersizdir. Diğer yandan, 1050/22’nci maddenin E fıkrası hükmünün lafzında açıkça sayman ve tahakkuk memurlarının sorumluluğa dahil edileceği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, bu yöndeki savunmalar gerek denetimde gerekse yargılamada kabul görmemektedir. Buna rağmen özellikli konularda sayman ve tahakkuk memurlarının gerekçelerini açıklayarak sorumlu tutulmamaları yönünde savunma yapmaları faydasız değildir.

          KARAR SIRA NO : 93            İmara Uygun Olmayan Projeden Kaynaklanan Fazla Ödemede Sorumluluk
            Dilekçi tarafından İl Daimi Encümen Kararı doğrultusunda ve Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce düzenlenen hakedişlere göre ödeme yapıldığı ileri sürülerek, sayman ve tahakkuk memurunun sorumlu tutulmaması gerektiği ifade olunmakta ise de; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 2’nci maddesinin 5’fıkrasında, imar durumu araştırılmadan ihaleye çıkılamayacağı belirtilmiş olup, temyize konu olan olayda da inşaat yerinin imar yönünden projeye uygun bulunmaması nedeniyle inşaat gerçekleşmemiş, ancak bazı imalatlar yapılmıştır. Projeye uygun arsanın temininden sonra bu arsa üzerinde yeniden başlayan inşaat için düzenlenen hakedişlere, yarım kalan inşaat ile ilgili imalat bedellerinin dahil edilmesi tahakkuk memuru ve sayman tarafından yapılan inceleme sonunda görülebilecek bir husus olduğu gibi bu ödemelerin mevzuata aykırı olduğu yönündeki tespiti yapmaları da 1050 sayılı Kanun hükümleri icabıdır.

            Ayrıca, 1050 sayılı Kanunun 3483 sayılı Kanunla değişik 22’nci maddesinin E fıkrasında sayılan kişilere yöneltilecek sorumluluğa sayman ve tahakkuk memurunun da dahil edilmesi gerektiği belirtilmiş bulunduğu cihetle 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 22’nci maddesinin (E) fıkrası uyarınca sorumluluk yöneltilen görevlilere ilave olarak tahakkuk memuru ve saymanın da sorumluluğa dahil edilmesi mevzuata uygun bulunduğundan dilekçi iddialarının reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar verildi.
Sayıştay Temyiz Kurulu, Tarih.02.03.1993; Tutanak No:22959
Sayıştay Temyiz Kurulu Seçme Kararlar, Sayıştay Yayınları, Ank.1999, s.16.

            5. İNCELEYENLERİN SORUMLULUKLARI
            Hakediş raporlarında raporu “düzenleyen” teknik elemanlar yanında düzenlenmiş olan raporu “inceleyen” ve düzenleyenlerin amiri durumunda olan teknik elemanlar da bulunmaktadır. İnceleyenlerin mali açıdan Sayıştay’a karşı sorumlu olacaklarına dair açık mevzuat hükümleri bulunmadığından salt bu sıfatları nedeniyle kendilerine sorumluluk tevcihi mümkün değildir. 

            Zaman zaman şu soru sorulmaktadır: İnceleyen olarak imza atan kimseleri mali açıdan sorumlu tutmak hiç bir zaman mümkün değil midir?

            İnceleyen durumundaki teknik elemanlar raporlar üzerinde hiç bir değişiklik ya da düzeltme yapmadıkları zaman mali sorumluluğa ortak edilemezler. Ancak, herhangi bir düzeltme veya değişiklik yaptıkları takdirde yaptıkları düzeltme ve değişiklikle ilgili olarak inceleyen sıfatı  yerine düzenleyen sıfatını takınmış olurlar. Eğer yaptıkları değişiklik veya düzeltmeyle ilgili  olarak bir hazine zararı tespit edilirse sorumluluğa ortak olurlar.

            Çoğu zaman, kontrol amiri durumundaki ve inceleyen sıfatını taşıyan kişilerin yaptıkları değişikliklerden düzenleyen sıfatlı kontrol mühendisinin haberi dahi olmamaktadır. Bu durumda ortaya çıkan fazla ödemeden kontrol mühendisini düzenleyen olduğu gerekçesiyle sorumlu tutmak hakkaniyete uymaz. Denetim elamanları tarafından bu kişilere sorumluluk yükletildiği zaman savunmada kendilerinin sorumlu olmamaları gerektiğini, zira fazla ödeme konusu değişikliğin kendilerinden sonraki bir aşamada gerçekleştiğini belirtmeleri gerekir.

          KARAR SIRA NO : 94            İnceleyenlerin Sorumluluğu
          Kontrol mühendisi tarafından doğru olarak düzenlenen hakedişin ödemeden önce düzeltilmesi halinde, doğacak fazla ödemeden düzeltmeyi yapan inceleme elemanı sorumludur.
Sayıştay  8. Daire Tarih: 10.02.1998 Tutanak No:3992

          6. HARCAMAYA GEREK GÖSTERENLER
            1050 sayılı Kanunun 22 inci maddesinin (B) bendinin (a) fıkrasında “Bir giderin yapılmasına gerek gösteren görevlilerin, giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından tahakkuk memuru ile birlikte”  sorumlu oldukları belirtilmiştir.

            Özellikle yılın son aylarında, sırf temin edilen ödenek yanmasın diye aslında gerçek gereksinme karşılığı olmayan bir takım mal ve hizmet alımı yoluna gidildiği sıkça karşılaşılan bir husustur. Böyle bir durumda saymanın yapabileceği fazla bir şey de yoktur. Kanun koyucu, mali sorumluluğu harcamaya gerek gösterenlere de yaymak suretiyle savurganlığı kaynağında önlemek istemiştir.

          KARAR SIRA NO : 95            Harcamaya Gerek Gösterenlerin Sorumluluğu
          II. A. 1050 sayılı Yasanın 24 sayılı KHK ile değişik 22’nci maddesinin (B) fıkrasının (a) işaretli bendinde, bir giderin yapılmasına gerek gösteren görevlilerin, giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından tahakkuk memuru ile birlikte sorumlu oldukları belirtilmiştir.

          Giderin gerçek gereksinme karşılığı olması, (A) fıkrasında düzenlenen üç sorumluluk halinden biri olup, KHK ile güdülen amacın sonucu olarak, giderin yapılmasına gerek gösteren görevliler de, tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu tutulmuşlardır. Tahakkuk memurlarının sorumluluğu, yukarıda I inci bölümde ayrıntılarıyla incelenip belirli esaslara bağlandığından, (A) fıkrasının görüşülmesi sırasında saptanan ilkeler, (B) fıkrasının, (A) fıkrasıyla aynı nitelikte olan (a) bendi için de geçerli bulunmaktadır.
Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1
Sayıştay Kararları, Sayıştay Yayınları No:14, s.60..

          7. MAL VE HİZMET ALIMINDA GÖREVLİ OLANLAR
            1050 sayılı Kanunun 22 inci maddesinin (B) bendinin (b) fıkrasında, “Bir mal veya hizmetin alınmasında görevli olanlar ilgili usul hükümleri çerçevesinde, belli nitelikteki mal veya hizmetin en uygun bedelle elde edilmesinden, belli bir bedelle amaca uygun nitelikte en fazla mal veya hizmet sağlanmasından doğrudan doğruya, sorumludurlar.”  hükmü yer almaktadır.

            Bu hüküm ile güdülen esas amaç, satın alma komisyonu ve mal ve hizmet teminiyle görevli olan emanet komisyonu üyelerinin görevlerini daha titizlikle yapmalarını sağlamaktır. 

            Madde hükmünde “ilgili usul hükümleri çerçevesinde” ibaresi bulunmaktadır. Bu ibare, maddedeki diğer ilkeler gözetilirken temelde 2886 sayılı yasada ve her yıl yayınlanan Devlet İhaleleri Genelgelerinde açıklanan usullere riayetin temel alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

          KARAR SIRA NO : 96            Mal ve Hizmet Alımında Görevli Olanlar
            B. Maddenin (B) fıkrasının  (b) işaretli bendinde, bir mal veya hizmetin alınmasında görevli olanlar, ilgili usul hükümleri çerçevesinde, belli nitelikte mal veya hizmetin en uygun bedelle elde edilmesinden, belli bir bedelle amaca uygun nitelikte en fazla mal veya hizmet sağlanmasından doğrudan doğruya sorumlu tutulmuşlardır.

            Söz konusu (b) bendinde yer alan .... “ilgili usul hükümleri çerçevesinde....” ibaresiyle, usul hükümlerine uyulmuş olması, bir ön şart olarak sayışmış; usul hükümlerine uyulmasına rağmen, bundan sonraki aşamada, bir mal veya hizmetin alınmasında görevli olanlar, belli nitelikteki mal veya hizmetin en uygun bedelle elde edilmesinden, belli bir bedelle amaca uygun nitelikte en fazla mal veya hizmet sağlanmasından sorumlu tutularak usulün seçilme-sinden sonra görevlilerin tedbirli davranmaları amaçlanmıştır.

            Gerçekten sorumluluğun, yöntem seçimini de kapsar biçimde olması istenilseydi, “ilgili usul hükümleri çerçevesinde” ibaresi yerine “çerçevesinden” denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilirdi. Öte yandan mal veya hizmetin alınmasında görevli olanlar, mutlaka yöntem seçiminde yetkili olmayıp, hangi yöntemin kullanılacağının, çoğu kez üst yöneticilerin yetkileri arasında bulunması gerçeği de sorumluluğun, yöntem seçiminden başlatılmasının uygun olmadığının başka bir kanıtıdır.

            Bu itibarla bir mal veya hizmetin alımında birden fazla usule başvurmanın mümkün olduğu hallerde, bu usullerden herhangi birinin seçilmesi, idarenin takdir hakkı meyanında olup, hangi yöntem seçilmiş olursa olsun usul hükümleri çerçevesinde kalınacağından yöntem tercihinin sorumluluk konusu yapılması mümkün olmayıp seçilen yönteme ilişkin usul hükümlerine uyulması, bahse konu bendin gereği bulunmaktadır.
Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1
Sayıştay Kararları, Sayıştay Yayınları No:14, s.66-67.

(96)  Zekeriya TÜYSÜZ, Döner Sermayeli İşletmelerde İta Amirlerinin Mali Sorumluluğu, Mali Hukuk, S.71, s.45-51.
(97)  TÜYSÜZ, a.g.m., Ekler