İCRA VE İFLÂS KANUNU

 

Kanun Numarası: 2004 — Kabul Tarihi: 09.06.1932

RG.19.06.1932-2128


1961-538 sayılı Kanunun 143. ve 1988-3494 sayılı Kanunun 62. ve 1982-2661 sayılı Kanunun ek geçici 8. maddesi gereğince, aşağıdaki terimler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve * metne işlenmiştir,

—Cumhuriyet Müddeiumumisi     : Cumhuriyet Savcısı

—İstida                                            : Dilekçe

—İtirazın ref'i (Ref'i itiraz)               : İtirazın kaldırılması

—Kaza Dairesi                              : Yargı çevresi

—Muavin                                         : Yardımcı 

—Muhakeme usulü                        : Yargılama usulü 

—Müruru zaman                             : Zamanaşımı

—Salahiyet                                     : Yetki 

—Temyiz Mahkemesi                    : Yargıtay

—Zabıt (Varakası)                          : Tutanak

—İcra memuru                                : İcra müdürü

—İcra memur yardımcısı                : İcra müdür yardımcısı

—İflâs memuru                               : İflâs müdürü

—Başkâtip                                      : Yazı işleri müdürü

—İcra reisi", "icra hâkim yardımcısı"

    İcra hâkimliği"                             : icra tetkik mercii hâkimi

—İkametgâh                                   : yerleşim yeri

—Menkul                                         : taşınır

—Gayrimenkul                                : taşınmaz

—Teferruat                                      : eklenti (DE ibare:2003-4949/105)

• Çoğu yerde tarafımdan yeni yazım kuralları uygulanmıştır.

 

 

BİRİNCİ BAP

Teşkilat ve muhtelif hükümler

 

İcra daireleri ve memurları: 

MADDE 1 (DE:1965-538.1)-  Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.

Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra müdürü ile yeteri kadar yardımcı ve mahallince atanacak katip, mübaşir ve sair müstahdemler bulundurulur.

Ayrıca icra müdürü olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme yazı işleri müdürleri tarafından görülür.

Adalet teşkilatı sulh mahkemesinden ibaret bulunan yerlerde Adalet Bakanlığı bu mahkemelere görmeye yetkili olduğu işlerce icra yetkisini verebilir. Bu takdirde icra müdürüne ait görev ve yetkiler mahkeme yazı işleri müdürü, yokluğu halinde zabıt katibi tarafından yerine getirilir.

Birden ziyade asliye mahkemesi olan yerlerde Adalet Bakanlığı icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı tetkik merciine (4) bağlamaya yetkilidir.

 

İflâs daireleri:

MADDE 2 - Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflâs dairesi (166 ve 208 vd.) bulunur.

Birinci madde hükmü iflâs daireleri hakkında da caridir.

 

İcra iflâs dairelerinin birleştirilmesi:

MADDE 3 - İcra ve iflâs işleri bir dairede birleştirilebilir.

 

Tetkik mercii:

MADDE 4. - (DE§1:2003-4949/1)İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra tetkik mercii hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra tetkik merciinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra tetkik mercii daireleri numaralandırılır. İcra tetkik merciinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra tetkik mercii hâkimi, kendisine Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idarî işlerine bakar.([1])

§2.İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin (1’e göre görevli yazı işleri müdürünün veya zabıt kâtibinin) muamelelerine karşı vuku bulacak şikâyet ve itirazların tetkik mercii o mahkemenin hâkimidir.

 

Sorumluluk:

MADDE 5 (DE:1985-3222.1)- İcra ve İflâs Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır.Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.

 

Zimmet:

MADDE 6 (DE:1985-3222.2)- İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan paraların, ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme hacet kalmaksızın hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl sorumlulara rücu hakkı saklıdır.

 

Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı:

MADDE 7 - Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari olur.

 

Tutanaklar:

MADDE 8 (DE:1965-538.4)- İcra ve iflâs daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vâki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar (62/1) ile talep (58/1) ve beyanların (74,89) altları ilgililer ve icra müdürü veya muavini veya kâtibi tarafından imzalanır.

İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.

İcra ve iflâs dairelerinin tutanakları, hilafı sabit (MK 7, HU 290) oluncaya kadar muteberdir.

 

Para ve değerli eşyanın tevdii :

MADDE 9 (DE:1997-4301.19)-İcra ve İflâs daireleri aldıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen bankalardaki hesaplarına yatırmaya, banka bulunmayan yerlerde icra veya mahkeme kasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise mal sandıklarına bırakmaya mecburdurlar.

 

İş görmekten memnuiyet :

MADDE 10 (DE:1965-538.6)- İcra ve iflâs işlerine bakan memur ve müstahdemler: 1. Kendisinin, 2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının (MK 17,18), 3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,

Menfaati olan işleri göremeyip derhal tetkik merciine haber vermeye mecburdur. Tetkik mercii müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde kâtiplerinden birine verir.

 

İcra hâkimi ve yardımcılarının reddi :

MADDE 10/a (Ek:1965-538.7)- İcra hâkimi veya yardımcıları reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hükümler (HU 28-36a) uygulanır. Ret talebinde bulunan dilekçesinde ret sebeplerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.

Ret talebinin reddi hakkındaki kararın temyizi, icra hâkiminin işe bakıp karar vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın bozulması halinde reddedilen hâkimin verdiği kararın yerine getirilmesi geri bırakılır. Bozma kararına uyularak ret talebi kesin surette kabul edilirse karar kaldırılır. 40 ıncı madde hükümleri kıyasen uygulanır.

 

Memnu işler :

MADDE 11 – Tetkik (mercii) vazifesini gören hâkimler ve icra ve iflâs memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür.

 

İcra dairesine ödeme :

MADDE 12(DE:1965-538.8) - İcra dairesi, takibedilmekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar borcundan kurtulur.

 

Gözetim ve denetim :

MADDE 13-(DE:1985-3222.3);(DE§1c 1:2003-4949/2) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre tetkik mercii hâkiminin daimî gözetimi ve denetimi altındadır.[2] Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu daireleri yılda en az bir defa denetlerler.

İcra ve iflâs müdür ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına ilişkin hükümleri uygulanır.

 

Birinci teftiş :

MADDE 13/a.- (Ek:1965-538/9) 13 üncü maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen bir yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflâs dairesi ile Cumhuriyet savcılığında saklanması, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi gereklidir.

Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından yerine getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte belirtilir.

 

Tüzük, yönetmelik ve “Yargıtay kararları”(“MÜ:1985-3222.47”):

MADDE 14 (DE:1965-538.10)-§1 Bu kanunun uygulama şekli tüzükle, icra ve iflâs daireleri ile tetkik mercilerinde tutulacak defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.

§2(MÜ:1985-3222.47)

§3(EK:2003-4949/3)Yargıtay, icra ve iflâs işlerine ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle düzenlenir.

 

Harçlar :

MADDE 15 (DE:1940-3890.1)- İcra ve iflâs harçlarını kanun (1964-492 sayılı Harçlar ve 1934-2548 sayılı Cezaevleri Harcı ile 1964-488 sayılı Damga Resmi Kanunu) tayin eder. Kanunda hilafı (2548 sayılı Cezaevleri Harcı 1/§ 2 ile alacaklıya yükletilmiştir.) yazılı değilse (138/2; 78/5; 125/4; 236/2), bütün harç ve masraflar borçluya ait olup  neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.

İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra tetkik mercii tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.

 

Şikâyet ve şartlar :

MADDE 16 (DE:1940-3890.1)- Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı (29/2; 67; 69; 72; 89/3; 101/2; 142; 158; 173; 174; 177-179; 182; 235; 254; 271/2; 276; 277 vd; 296; 302; 307-308 gibi) hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflâs dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı tetkik merciine (170a;172; 174; 227; 287 gibi.) şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği (İttıla= öğrenme; tefhim=anlatma yeterli, tebliğ şart değil) tarihten yedi gün (19/1’e göre öğrenme gününü izleyen yedi gün) içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.

 

Şikâyet üzerine yapılacak muameleler :

MADDE 17 - Şikâyet tetkik merciince, kabul edilirse şikâyet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolu-nur.

 

Yargılama usulleri :

MADDE 18(DE:1965-538.11) - Tetkik merciine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü (HU 507-511) uygulanır.

Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi tetkik merciine ifade zaptettirmek suretiyle de olur.

(DE§3:2003-4949/4) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde tetkik mercii, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek  olup  olmadığını  takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde tetkik mercii, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir. [3]

 

MÜDDETLER

Başlaması ve bitmesi :

MADDE 19(DE:1965-538.12)-Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.

Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter.

Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden günde biter.

Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.

 Müddetler için ó HU 161-162; BK 76-77.

 

Müddetlerin değiştirilmemesi:

MADDE 20 - Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.

 

İcra tebliğleri:

MADDE 21 (DE:1965-538.13)- İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.

İlâmda ve 38 inci maddeye göre ilâm hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.

Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15 fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.

 

İcranın durdurulması:

MADDE 22 - Şikâyet, tetkik merciince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.

 

Kanundaki Istılahlar:

MADDE 23 (DE:1956-6763.42)- Bu kanunun tatbikinde:

(İpotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar, üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz teferruatı üzerine rehin muamelelerini,

(Taşınır rehni) (DE§2:2003-4949/1) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticarî  işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri, [4]

Sadece (Rehin) tabiri, (İpotek) ve (Taşınır rehni) tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini (1971-1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu:17)  ihtiva eder.

(Taşınmaz) tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer gemiler bu kanun hükmünce taşınır sayılır.



[1] Değişiklikten önceki şekli: (DE:1940-3890.1)İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle (16-18, 134,142/3,170a,223/1, 235,227, 235/4, 287/3) itirazların (68, 68a,147, 150a, 169-170, 269b, 269c, 275) tetkik mercii mahkeme reisi veya hâkimi ve bulunan yerlerde müstakil icra hâkimleriyle muavinleri yahut kanun mucibince bu vazife kendilerine verilmiş olan hâkimlerdir.”

[2] Değişmeden önceki şekli: “İcra ve iflâs daireleri tetkik mercii hâkiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır.”

[3] Değişmeden önceki şekli: “Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını tensip ettiği takdirde tarafları en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile icabeden kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde merci, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar ancak zaruret halinde ve onbeş gün geçmemek üzere talik olunabilir.”

[4] Değişmeden önceki şekli: “(Menkul rehni) tabiri, teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,”