KAYIT - 53 
            Şair  kim, şiir nedir...  

            Yüce'nin bu konuyla da ilgilenmiş olduğunu söylüyordu kimileri.  

           Varsın şiir demiş olsunlardı Tebliğ Programı'na, ne olurdu... Eğer bir şiir gibi duyumsamışlarsa Yüce'nin sözlerini, doğrusu kıvaç duyardım Yüce adına. 

            Bir yandan insan konulu Yüce-Şeytan savaşı, öte yandan Yüce ve insan ilişkisinde şiir üzerine bir çekişme!.. 

            Tebliğ görevlisi olmanın (Peygamberliğin), şairliğin üstünde olduğu savının Yüce'ye bağlanabileceğini sanmıyorum. Peygamberlik, dinsel bir kavramdır ve peygamber -inananlarınca- peygamberdir. Şair de şair. Kaldı ki Yüce de aşka gelmiş ve şiirsel bir anlatımı yeğlemiş olamaz mıydı...  

            "Söz aktörü" demek (aktörü de şairi de küçümsemek anlamında söylenmemişse) şairi tanımlamak için yeterli midir... Hangi şair doğurduğu dizenin çilesini çekmemiş, hamilelik sürecini yaşamamıştır... Yaratıcı insan üretiminde sınırlandırılabilir mi ki, şair de şiir konularıyla sınırlandırılabilsin. "Barış, Yüce, zulme karşı direniş" konularını da nakış gibi işler şair; aşkı, seksi, kavgayı da. Şarabı da damla damla şiirleştirir.     

            Ne şair,  ne de şiir çerçevelenebilir; ısmarlama şair ve şiir olmaz, olamaz.  

            Bir şairin kaptanlığında özgürlüğe demir almak isterdim.