|
Yıl 1994. Petrol Ofisi Futbol Takımı ile Galatasaray kulübü arasında kupa maçı oynanacak. Televizyon, radyo alanında çalışan bir şirket, Türkiye Futbol Federasyonundan aldığı yayın yetki belgesiyle bu maçın yayın haklarını satın alır ve sözleşme yapar. Bu arada TRT. de aynı maçı yayınlayacağını kamuoyuna duyurur. Hem şirket hem de TRT. maçı yayınlar. Ve futbol konulu bir hukuk savaşımı da böylece başlamış olur. TV. şirketi aynı yıl içinde (14.12.1994) TRT. ye karşı, zarara uğramış olduğu savı ile, adli yargı yerinde bir giderim (tazminat) davası açar. Yerel mahkeme 20.04.1995 tarihli kararı ile; " (TRT.nin) görevinin ifası sırasında, idari bir kusur ile zarara sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesinin idare mahkemesinin görevine girdiği" gerekçesiyle görevsizlik kararı verir. Karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.12.1995 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleşir. (Kim haklı kim haksız henüz belli değil, devre arasıdır).
Davacı şirket, aynı istekle 12.04.1996 tarihinde idari yargı yerine başvurur.
Yerel idare mahkemesi; 16.05.1996 tarihli kararıyla, davanın çözümünün
adli yargı yerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verir,
karar temyiz edilmeyerek kesinleşir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göre: Radyo ve Televizyon yayınları için haber toplama, bu Yasa çerçevesinde milletlerarası radyo televizyon kurumları ile ilişkiler düzenlemek, tesislerde kullanılacak alet ve cihazlarla ilgili araştırmalar yapmak, yurt içine yapılacak, haber, kültür, bilim, sanat, eğlence ve benzeri türlerde eğitici aydınlatıcı ve eğlendirici nitelikte her türlü yayın yapmak, gibi hususlar yer almıştır. Gerek kamu hizmetinin esaslarının açıklandığı 5. maddede, gerekse kurumların görevlerinin belirtildiği 9. maddede TRT'nin spor müsabakalarını re'sen yayınlama hakkının bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasayla Kurulan Federasyon, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, özerk bir kuruluştur. Bu Yasa'nın 29. maddesinde: 'Futbol müsabakalarının televizyon ve radyodan yayınlanmasının düzenlenmesine ve programlanmasına federasyon yetkilidir. Kulüplerin bu konuda yayın kuruluşları ile yapacakları sözleşmeler, federasyonun gözetim, denetim ve onayına tabidir.' denilmektedir. Ticari kuruluş olduklarında kuşku bulunmayan (profesyonel) spor kulüplerinin aralarında yapacakları futbol müsabakalarının televizyon ve radyo kanallarından yayınlanmasının ticari bir yanı olduğu gibi, kulüplerin söz konusu yayınlar için yine ticari amaçla kurulmuş bulunan yayın kuruluşları (reklam şirketleri) ile yayın hakkını belirleyen sözleşmeler yapmaları da ticari nitelik taşımaktadır. Yukarıda da değinildiği gibi futbol müsabakalarının radyodan yayınlanması kapsamında, yayınların düzenlenmesi ve programlanması ve sözleşmelerin gözetim ve denetimi ile onaya bağlanması hususundaki görev ve yetkiler, 3813 sayılı Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiliği olan Türkiye Futbol Federasyonuna verilmiş bulunmaktadır. 3813 sayılı Yasa'da, futbol müsabakalarının TRT'nin televizyon kanallarında yayınlanması yönünde TRT kurumuna özel bir görev ya da yetki verilmemiş, bir ayrıcalık da tanımamıştır. Öte yandan, TRT'nin Kuruluş Yasası olan 2954 sayılı Yasa'da, bu kurumun, spor müsabakalarını 3813 sayılı Yasa hükümlerine tabi olmaksızın re'sen yayınlayabilmesine olanak tanıyan herhangi bir hükme rastlanılmadığı gibi, 3984 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle Radyo Televizyon Üst Kuruluna verilen görev ve yetkiler arasında futbol federasyonunun görev ve yetkilerine paralel nitelikte düzenlemeler de yer almamıştır" gerekçeleriyle ve sonuç olarak, anlaşmazlığın niteliğine göre davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine, bu nedenle yerel adli mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasına, oyçokluğuyla kesin olarak karar verir. (RG. 21.01.'97 tarih ve 22884 s.).
Faili meçhul cinayetler, Susurluk, Müslüm-Fadime, Kalkancı-Emire, Devlet-Mafya-Tarikat
ilişkisi, Meclis Araştırma Komisyonları, Başbakan, Başbakan yardımcısı
ve usunuza gelebilecek öteki konularla, futbol dedikleri oyunun neden olduğu
bu hukuk savaşımının hiç bir ilgisi yok. Bilinen konular zaten yargıya
intikal etmiştir (!), edecektir(!), etmelidir. Sonuç alınacaktır (!), alınmalıdır,
"on koldan" biri (?) adaleti gerçekleştirmelidir. Ama kesinlikle.
Asıl maç sürüyor, hem de kimler arasında... İzlemekle yetinmeyin, katılın. Oluyor sanırım, giderek bir Dünyalı gibi düşünüp yazabiliyorum (acaba...). |