KAYIT - 50 
            İş ve yönetimde izlenecek yol ve yöntem kitapta yazılı. Kesin buyruk olanları da var, yoruma açık olanları da. Kitap, tebliğ görevlisinin sağlığında, onun uygulamalarıyla yaşama egemen olmuş. Görevliyi izleyen ilk dört kişinin uygulamaları "yorum" kapısını açmış.  

            Kitapta yazılı, üstelik yoruma da açık buyruklar, buyurun yorumlayın. Madem ki kitap size, uslu insanların her birine seslenmektedir. Anladığınız gibi, inandığınız gibi yorumlayın. Ölçü olarak da tebliğ görevlisini ve dört ardılını alın: nasıl yapmışlar, nasıl yorumlamışlar. Fakat sizden önce böyle yapmış olanları da unutmayın. Kitabın uygulanışında zamanla dört yol oluşmuş; bir ağacın dört ana dalı örneği. Gövde aynı, dalları farklı. Hangisini seçerseniz. Hani özgürce, bilerek, okuyup anlayarak seçersiniz diye. 

            Kitap, tebliğ görevlisi, onu izleyen ilk dört görevli, derken dört yol. Dahası, her yolun, her dalın bir başka uzantısı. Seçin, dilediğinizi yani özgürce; "ben kitabı okudum, kitabın şu yorumunu, o yorumun da şöyle uygulanışını seçtim" deyin. Ağaç aynı ağaç, nasılsa aynı gövde. 

            Sonu ya Cennet, ya cehennem; kime ne, kim ne karışır, neyi neden seçtiğinizi. Üstelik belli mi olur, son andaki bir kararla nereye gönderileceğiniz. Kim yetkilidir, kimin nereye gideceğini bilmeye, söylemeye. Ekmek elden, Kevser şarabı gölden, Cennette, şimdi yaşadığınız gibi belki. Ya da yine çalışıp çabalayıp, didinip uğraşıp Cehennemde, ara sıra, derinden bir "oh" demek, yine şimdi yaşadığınız gibi belki. İşte kitap, işte yorumlar ve yollar. İşte ödül, işte yaptırım. 

            Kişisel kürenizde dilediğinizce özgür, başka kürelerle uyumlu, ortak bir yörüngede olmanıza dün de engel yoktu, bugün de. Küreniz, evreniniz, devinimleriniz, kişisel inançlarınız, seçimleriniz. Kendi doğrularınız, kendi yanlışlarınızla. Ortak bir yörüngede, kimini Cennetlik, kimini Cehennemlik gördüğünüz diğer kürelerle, uyumlu, dingin bir ortak yörüngede. Yaşabilirsiniz, yaşamaktasınız da. Sizin ödülünüz Cennet, benimki Cehennem olsun. Üzülmeyin. Fakat şimdi, bu Dünyada yaşarken, inançlarınızı kamusal eylem, işlem ve alanlara, "Allah aşkına", karıştırmayın. İnançlarınızı, ortak yörüngenin başlangıcı ve sonu saymayın. Dünyasal kavramları, inançsal kavramlar üzerine oturtmaya çalışmayın. 

            Yol ve yöntem (şeriat), dinin içindedir (Kuran, Casiye, 18). Her devrin ve toplumun şeriatı birbirinden ayrıdır. 

            Dünya dosyasındaki kayıtları okuduktan, yaşananları izledikten sonra, laikliği laiklere karşı, "demokrat zihniyetle" (!) tanımlamaya ve savunmaya çalışanlara küçük bir ipucu vereyim: Kuran karşısında laiklik, Kilise karşısındaki geçmişinden kuşkusuz farklıdır.