|
Aşk ve sevgi... İlkinin içinde ikincisi tüm anlamıyla varmış, fakat ikincisi mutlaka ilkini içer(e)miyormuş. Aşk ve aşık olmak, tümüyle insansal bir olay. Tebliğ Programı'nda bu sözcük yok. Karşılıklı çekimle başlayan, kimyasal uyumla süren, zincirleme bir etkileşim. Aşk ve kimyası, kişiye / kişilere ve ilişkilere özgü ve özel.
Adem ve Havva aşık değillerdi. Değişim Kabini'nde, ancak birbirlerini keşfetmeye
çalışırken, birleşmiş olmalarının içgüdüsel olduğunu düşünüyorum. Birbirlerine
düşman olarak kovulmuşlardı. Yeryüzünde birlikte olmaları bir zorunluluktu.
Onlar, yeryüzünün ilk aşıkları değillerdi.
Denetimsiz, denetlenebilinemez, engel ve buyruk tanımaz bu yoğun duyguyu, aşkı, Yüce'nin anlaması olanaksızdır. Ve aşk, insanın Yüce'ye yeryüzündeki ilk başkaldırışı ve ilk utkusudur, kovulmuşluğunun acısını çıkarırcasına. Demokrasiye de aşık olunamaz, Yüce'ye de. Aşk soyut bir kavram değil somuttur. Beş duyuyla yaşanır ancak. Aşkın kimyası emilen dilde, içilen tükürüktedir. İnsanlaşmak istiyorum. |