![]() |
|
Temel hak ve özgürlükler, Basın özgürlüğü, Dernek kurmak özgürlüğü, Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, Olağanüstü durumlar, yönetsel işlemlere ilişkin olarak, Yürütmenin Durdurulması kararının sınırlandırılması, Kanunsuz emir konularındaki anayasal hükümlerde, hep bu "Kamu Düzeni" kavramı varmış. Varmış da, nedir, ne demektir pek bilinmezmiş. Okuduklarımın özü, özeti şu: Bir kuralın kamu düzeni ile ilgisi; ülkenin sosyal, ekonomik, ekinsel (kültürel), ve tarihsel gerçeklerine göre belirlenmektedir. Bir başka anlatımla, sözü edilen gerçekler, kuralın vazgeçilmezliğini; toplumsal yararını ortaya koyuyorsa, kuralın kamu düzeni ile ilgisi kabul edilmektedir. Türk Yurttaşlar Yasası'nın (Medeni Kanun) "Mer'iyet sureti ve tatbik şekli hakkındaki" Yasa'nın 2. maddesinde olduğu gibi, kamu düzeninden; korunma ve uygulanmasında, toplumun büyük yararı bulunduğu kabul edilen özel hukuk kuralları anlaşılmak gerekir. Kamu düzeni; kamu yararı düşüncesiyle konulmuş özel hukuk düzenidir. Özgürlüklerin sınırının saptanmasında da başvurulacak bir kavram ve ölçüttür. Bir kuralın kamu düzenine ilişkin sayılması için bu kurala aykırılığın, ülkenin hukuk düzeninin temel ilkelerinden birisiyle çatışması ya da ülkenin genel hukuk duygusunu ağır biçimde zedelemesi (örselemesi) zorunludur. Kamu düzeni kavramı; benzer yönler olmakla birlikte her ülke için, o ülkenin kendine özgü tarihsel, sosyal, ekonomik ve diğer koşullarının oluşturduğu özel bir anlam taşır. Kamu düzeni kavramının kesin olarak tanımlanmasına ve sınırlandırılmasına olanak yoktur; zorunlu olarak yoruma açık bir kavramdır. Yasaların kamu yararını korumak amacıyla, yapılmasını buyurduğu işlemlerin hiç yapılmaması ya da aynı amaçla konulmuş hükümlerin ağır biçimde çiğnenmesi durumlarında, yapılan işlemler kamu düzenine aykırı sayılırlar. Kamu düzeni kavramı ile anlatılmak istenilen; tanımlanabilir olmaktan çok, duyumsanabilir, sezinlenebilir şeylerdir. Ailedeki düzen, apartman ve sitelerdeki düzen, iş yerlerdeki düzen... Saz'daki düzen, orkestradaki düzen...Ve kamusal düzen. Kamu düzeni; ülkedeki toplumsal düzeni oluşturan tüm kuralların -doğumunda ve sonrasında- hem içindedir ve hem de hedefidir. Bu kavram içinde bireysel, toplumsal dirlik (huzur) vardır, genel sağlık vardır, ulusal güvenlik... vardır. Kamu düzeni, yurttaşlar için; yurttaşlık bilincine erişebilmiş insanlar ve toplumlar içindir. Kamu düzeni düşüncesi, bunu sağlamaya yönelen önlemlerin 'sürekli' ve 'kararlı' olmasını zorunlu kılar. Kamu düzenini korumak demek, belli bir "ideolojiyi" korumak değil; hukuksal ve sosyal "dirlik ve düzeni" korumaktır. Toplumsal dirlik ve düzenin (kamu düzenin); soyut olarak değil, ancak "somut bir eylem", "açık ve yakın bir tehlike" karşısında korunması gerekir. "Bana dokunmayan yılan bin yılın yaşasın" demeden ve "Ayağımıza basılmasını" beklemeden, kamu düzenini korumak, en azından bu kararlılığı gösterebilmek, bir yurttaşlık bilinci ve bu bilincin gereğidir. Hukuk devleti, yurttaşlık bilinci imiş. Kamu düzeni, önce bu bilinçle korunurmuş. |