KAYIT - 42 
            İnsana secde etmemiş, "sormayı, sorgulamayı, düşünmeyi" ilke edinmişti. İnsana da yalnızca bunları öğretmişti Cennet'te. Değişim Kabini'nin neden  yasaklanmış olduğunu sormasını, düşünmesini istemişti insandan. Kabin hakkındaki gerçeği de O söylemişti insana. Hepsi buydu yaptıklarının. 

            İnsanın kovulmasıyla sonuçlanan Yüce'nin tepkisi, kanımca aşırıydı. Evet bizlerin bulunduğu yerde üreyemezlerdi ama kovulmaları da koşul değildi. Neyse, Kabin olayı belki de yalnızca bir bahane idi. 

            Kimileri O'nu mutlak düşman bildi, kimileri dost. Kimileri yararlanmaya çalıştı yalnızca. Kime göre neydi O?  

            Ne bizim gibi uzun uzun eğitim programlarıyla uğraştı O, ne de ödül koydu insanın önüne; "sorun, sorgulayın, düşünün" dedi yalnızca.  

            Yüce, O'nun önerisini kabul etmeyebilir, "süre" vermeyebilir ama en önemlisi, O'nunla yeni yaratılmış bir ürün, insan hakkında iddiaya girmeyebilirdi. Ne demekti Yüce'yle iddialaşabilmek. İddialaşmak... Ancak eşitler arasında olmaz mıydı? Kaldı ki izin verilmemiş olsaydı eğer, Yüce'yle iddiaya girebilir miydi...  

            İblis de dediler O'na. Adem'le Havva'ya Yılan şeklinde görünmüş olduğuna inandı kimileri de (en çok yılan güldü, ben de. O aldırmadı bile). Her türlü "şer ve kötülüğün" kaynağı olarak da gösterildi (bugün de öyle değil mi?).  

            Evet, Yüce Adem ve Havva'yı, derken tüm insanlığı, O'nun hile ve tuzaklarına! karşı uyarmıştı, doğru, ama neden?  Ve O'nun "sor, sorgula, düşün" öğüdü, "hile ve tuzak" mıydı gerçekten?... 

            Cinsellik "ayıp" mıydı, neden öğrenmelerine izin verilmemiş, sevişebilecekleri, ancak Cennet'te "nüfus planlaması" olduğundan, üremelerine izin verilemeyeceği neden açıklanmamıştı insana? Madem ki "cinsiyet"leri vardı, o halde bir işlevi de olmalıydı   (o sevişen insanları gördükçe... sonuna kadar izleyeceğim bir gün, yani öğrenmek için, göremezler de beni nasılsa! Solukları nasıl hızlanıyor, o yüreklerinin atışı... Kovulmaya değer bir şey olmalı sevişmek dedikleri...). Yoksa neden "erkek" ve "kadın" olarak yaratılmış olsunlardı ki... O Cennet giysileri güzeldi gerçekten, fakat bir de Kabin'den çıktıklarında görseydiniz... Ve o zaman "hah işte bu Adem, bu Havva'ymış" diyebilmiştim. Farklarını görmüştüm açıkça. Gördüğüm hallerine "Çırılçıplak" denirmiş, yeni öğrendim. 

            O'nun ilk suçu "insana secde etmemek", ikincisi de insanın "Ayıp yerlerini öğrenmesine neden olmuş olmasıydı". Ama neden "ayıp yerler" denilmiş ve böylesine önemsenmişti? Ayıp bir şey yaratılmasına Yüce izin verir miydi sanki?  

            Kendimi "eksik ve yalnız" hissediyorum; "ayıp yerlerimiz" yok bizim.