|
Dünya dosyasında neler yoktu ki!.. Programın, Havva'ya ya da ikisine birden değil de, yalnızca Adem'e tebliğ edilmiş olması, kanımca yanlıştı. Disklerin, "zamanın geçerli olduğu" Dünya iklim koşullarında eriyip yok olacağını da düşünememiştik (oysa insanın, usunu kullanarak kendi tarihini kendisinin anlatmış olduğu o mağara resimleri, kil tabletler; teknolojik olarak bizim disklerimizle kıyaslanamayacak kadar ilkel olsalar da, zamana yenilmemişler, yeryüzü serüveninin yadsınamaz kanıtları olarak, sonraki kuşaklara ulaşabilmişlerdi.). Mobil Disk okuyucusu, Özel Görevli'ye teslim edilmiş olan ve Disklerin Adem'e tebliğ edilmesinde kullanılması amaçlı, bir tür Disk çözücüsüydü (Dünya'da şimdilerde dizüstü bilgisayar denildiği türden) ve tebliğ işleminin tamamlanmasından sonra İletişim Bölümü'ne iade edilmişti. Kayıtlara göre Disk okuyucusunu da yapmıştı insan, yine Şeytan'ın yardımıyla. Okuyucu'nun, Pramitlerin (haberleşme aygıtlarıyla donatılmış, yer istasyonlarının) içinde saklanmış olması; hem hava koşullarından, hem de ışıksal düzeyleri henüz yeterince gelişmemiş olan insanlardan korunması içindi. Eğer Yüce, Okuyucu'nun yok edilmesini buyurmamış olsaydı, neredeyse tüm şifreli Diskleri okuyabileceklerdi. Şeytan'ın çok ileri gittiğini düşünmüş olan Yüce, O'nu uyarmış, insan'a ancak düşünsel yardımda bulunabileceğini, nesnel teknolojik katkıda bulunmamasını bildirmişti. Şeytan da bu bildirime (uzun bir süre!) uymuştu. Disklerin, özellikle gelecek kuşaklar için, öneminin ayırdındaydı Adem. Ancak, oğulları birbirine düşmüş (iki çocukları olmuştu, Adem'le Havva'nın; kovulmalarına neden olan kucaklaşmalarının sonunda), dahası biri diğerini öldürmüştü. Yeryüzünün ilk katiline de Diskler teslim edilemezdi. Plana göre gönderilmesi gereken ikinci Tebliğ Görevlisi de, Dünya'nın diğer bölgelerindeki sorunlar nedeniyle, oldukça geç ışınlanabilmişti yeryüzüne. İkinci Görevli, diskleri bulamamıştı kum denizinde (Pramitlerin içindeydi bir kısmı, bugün bile!..). |