12
 
12 
MÜSLÜM'ÜN ALTILI GANYAN ÖYKÜSÜDÜR... 


             Daha bir hafta öncesinden doğmuştu içine. Evet, ilk yarışta kazanacaktı. Bu sefer, evet bu beygir koşusunda kazanacaktı. Hani adı gibi biliyor, taa iliklerinde hissediyordu. Sürpriz atın numarasını görmüştü düşünde; beş numaraya oynayacaktı.  

            Zaman geçmeli, yarış saati gelmeli, Müslüm oynamalıydı yalnızca. Ve... hislerinde yanılmadığı ispatlanmalıydı.  

            Yarış günü Bursa'da hava güzel, koşullar yarış için uygundu. Ocak ayında böyle bir gün, ancak kazanacağına yorumlanabilirdi. Müslüm de öyle yorumladı. At koşacak, baht kazanacak, kazanacak baht, Müslüm'ünki olacaktı. Olmalıydı da.  

            5 numaralı ata, merak edip bakmadı bile yarıştan önce. Önceki yarışlarını, jokeyini... hiç bir şeyini araştırmadı. Düşünü görmüştü ya, yeterdi.  

            Tüm parasını, ay sonuna kadar olan tüm parasını yatırdı Altılı'ya. Sürpriz beş numara.  

            Ve yarış başladı... birinci koşu; birde bir, ikinci koşu, ikide iki,....derken... beşte beş... Ve son koşu.... Atlar koştu, yürekler yerinden fırladı, gözler dürbün, dürbünler göz oldu. Zaman yoktu atlar koşarken... Atlar yoktu, beş numara vardı. Koşan, beş numara değil, Müslümdü... 

            Ve kazanan... hakemler... Altılı'nın son koşusunu... kazanan... koşunun birincisi... Müslüm... gördüğü düş... tüm parası... ve kazanan... durmazsa bu yürek şimdi, şu an; başka bir sebeple ölürdü de yine, kâlp olmazdı nedeni. Kazanan... 

            5 numara... Altıda altı.... 
            Varış hakemleri açıklıyor... koşunun birincisi... beş numara. Düş, gerçek... leşti... Müslüm, bin yıldır hasret, Müslüm bin yıldır kaybeden... Müslüm... ilk kez kazanan... 

            Ama hayır... bi dakka... n'oluyor... Ne, ne diyor Komiserler Kurulu... 

            Neymiş... ikinci gelen  

            4 numaralı at 

            birinciymiş... diyor...  

            Haaaayıııır. 

            Evet, Komiserler öyle diyor. 

            Kara'nın kaç tonu var, o an bir Müslüm bilirdi bir de Allah. Dakika mı, saat mi, gün mü geçmiş, ve anlaşılmıştı ki, birinciliği ilân edilen 4 numaralı ata doping yapılmış. 

            Doping tesbiti üzerine ceza... 

            Eee Komiserler Kurulunun kararı??? İptali gerekir, -di, edilmedi, edilmeli... iptal... edilmedi.  

            Duramazdı Müslüm, duramadı da; koştu bir avukata, avukat da koştu, idari işlemin iptali ile altılı ganyan ikramiyesinin müvekkiline verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açtı. 

            -Gerisini de şöyleymiş dedi Adil. Dedi ve o an Yargı'nın Sesi'ni tüm kahvedekiler duydu. Duyan birbirinin yüzüne baktı da bişi demedi; deli meli derler, diye. 

            Yargı'nın Sesi: 

            Bursa İdare Mahkemesi; davalı kurumun özel hukuk hükümlerine göre kurulup çalışmakta olduğu, bu nedenle davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş. Karar temyiz edilmiyerek kesinleşmiş. 

            Müslüm, bu kez de adli yargı yerine başvurarak, birincilik ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesi istemiyle dava açmış. 

            İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi; Komiserler kurulu kararının idari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın idare mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğine karar vermiş, karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş. 

            Davacı Müslüm n'apsın... adli ve idari yargı kararları arasında meydana gelen olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesini istemiş. Dosya ...Asliye Hukuk Hakimliği tarafından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmiş. 

            Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, gereği düşünüldü, demiş ve vermiş hükmünü: 

            Dava, yarışta kazanan atları belirleyen işlemin iptali ve bu sonuca göre altılı ganyan ödülünün Müslüm'e verilmesi istemiyle açılmıştır. 

            10.07.1953 gün ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Yasa'nın 1.maddesinde: "Ankara, İstanbul, İzmir'de ve Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı'nın belirteceği diğer yerlerde at yarışları yapmak ve bu yarışlar üzerinde, memleketin neresinde olursa olsun müşterek bahis tertip etmek hak ve selahiyetinin adı geçen Bakanlığa ait" olduğu belirtilmiştir. Aynı Yasa'nın 5. maddesinde de: Tarım Bakanlığı'nın birinci maddede yazılı hak ve yetkilerini, at yetiştirme ve ıslahını teşvik gayesi ile kurulmuş ve kamu yararına çalıştığı usulen onanmış derneklerden, uygun görülecek bir veya bir kaçına, muayyen şartlarla, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile devredebileceği, Bakanlığın, bu derneğin bütün işlem, kayıt ve hesabını her zaman denetlemeye ve yönlendirici kararlar vermeye yetkili olduğu hükümleri yer almıştır. 

            Yapılan incelemede, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bu yetkisini, bir sözleşme ile Türkiye Jokey Kulübüne devrettiği, sözleşmede gösterilen sürelerin bitiminde de bu sürelerin, Bakanlar kurulu Kararıyla yenilendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede ve At Yarışları Tüzüğünde, Bakanlığın kulüp üzerindeki gözetim ve denetim yetkileri tek tek açıklanmıştır. Yine aynı sözleşmede: 6132 sayılı Yasa, Tüzükler ve Yönetmelikler çerçevesinde Bakanlıkla kulüp arasında yapılan sözleşme hükümlerine ve Bakanlıkça verilecek direktiflere adı geçen kulübün uymaya mecbur olduğu, sözleşmeye uymadığı takdirde, verilmiş olan hak ve yetkilerin geri alınarak sözleşmenin feshedileceği belirtilmiş bulunmaktadır. 

            6132 sayılı At Yarışları Yasası uyarınca, at yarışlarının düzenlemesi, bu konuyla ilgili sahalar, teknik donanımı, at sahipleri, antrenörler, binici ve seyisler ve atlarla ilgili her türlü düzenleme, denetim, yönetim ve kararlar yine bu Yasayla kurulan Komiserler Heyetin görev ve yetkisi dahilindedir.  

            Komiserler Heyeti; Tarım Bakanı tarafından seçilecek 8 kişi ile Tarım Bakanlığı Veteriner İşleri Umum Müdüründen oluşmaktadır. Bu düzenlemeler, kulübün yönetiminin Bakan tarafından seçilen görevliler tarafından yürütüldüğünü göstermektedir. 

            Bu durumda, jokey kulübünün sözü edilen faaliyetlerini Bakanlığın emir ve direktifleri doğrultusunda ve denetimi altında sürdürdüğü sonucuna varılmakta ve adı geçen komiserler heyetinin idari bir kurul olduğu, kararlarının da idari nitelik taşıdığının kabulü gerekmektedir. Ayrıca 6132 sayılı Yasa ile, Bakanlığın kulüple yaptığı sözleşme hükümlerinde, adı geçen kulübün özel hukuk tüzel kişisi olduğu veya, faaliyetlerinin özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu yolunda bir hükme rastlanılmamıştır. Kulübün, kamuya yararlı derneklerden olduğunun usulen kabul edileceği, 6132 sayılı Yasa'da belirtilmiş bulunmaktadır. 

            2577 sayılı Yasa'nın 4001 sayılı Yasayla değişik 2. maddesinde: İdari işlemler hakkında yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile, hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için, kişisel hakları ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.  
            Bu nedenlerle Türkiye Jokey Kulübü, 2908 sayılı Dernekler Yasası'nın 57. maddesiyle düzenlenmiş ve özel bir kulüp olarak kurulmuş olsa da durum değişmemekte, 6132 sayılı Yasa ve sözleşme kapsamındaki işlemlerin, bu bağlamda müşterek bahis tertip etmek hak ve selahiyetine sahip Komiserler Kurulunun, dava konusu kararının idari niteliğini etkilememektedir.  

            Açıklanan nedenlerle Müslüm'ün isteği, komiserler kurulu kararının iptaline ilişkin olduğundan, bu idari işlemin iptali ve altılı ganyan ödülünün kendisine verilmesi istemine yönelik davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi ve de, Bursa İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir. 

            Anlaşmazlığın niteliğine göre, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, bu nedenle Bursa İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına, kesin olarak, oybirliğiyle... 

            -Karar verilmiş vesselâm, dedi Adil. 

            Tutulmuş soluklar bırakılmış, herkes bir parça Müslüm olmuştu. Kazanmak, yitirmek, hakkını aramak, doğru mahkemeyi bulmak. Doğru mahkemede derdini anlatmak... kazanmak... At yarışında kazanması yetmemiş, mahkemede de kazanması gerekmişti Müslüm'ün.  

            -Garip kazanmasa, yine kazanmadığına yanardı bi tek, bölesi daha zor ya, dedi Adil.  

            Adem de onayladı başıyla. Dinleyenler de... 

            -Kim bilir ne kadar sürecek şimdi asıl davası, dedi Adem.  

            Evet, işin bir de o yönü vardı. Hani şanslı olurdu da insanlar, ilk gittikleri mahkeme kapısı yüzlerine kapanmaz, dava orada görülür ve sonuçlanırdı: "Gittik, davamızı açtık, hakkımızı aradık, ama n'apalım yitirdik derlerdi. Ya da  kazandık", her neyse. Ama iş, UM.'a kadar uzandı mı... daha bir zordu. 

            Adil ocağın başına geçmiş, ötekilerden kimi kağıda, kimi de tavlaya başlamışlardı.  

            Adem de açtı, T.C. Anayasa'sını, önce içindekiler bölümünü okudu. Sonra bir daha...  

            -Ne konular varmış arkadaş, dedi içinden, -bunca şeyi bilmeden nasıl yaşamışız... 
            Adem, kendisiyle sessiz bir sohbete daldı: 

            -Bu Uyuşmazlık Mahkemesi neden kurulmuş? 

            -Mahkemelerin davasına baksın diye. 

            -Mahkemelerin davası ne ki?  

            -Canım işte şu görev meselesi... sen mi, ben mi... 

            -Ya Görev... görev ne peki? 

            -Hangi mahkeme, hangi davaya bakacak... o işte. 

            -Ama neden taa başından belli diğil? 

            -Yasalar ve olaylar karışık da ondan galiba. 

            -Ya bu UM. olmasaydı... 

            -Davalar hâkimsiz, mahkemesiz, sahipsiz kalırdı. 

            -Olur mu canım! 

            -E işte olmuşta herhal, onun için kurmuşlar bu UM.'u. 

            -İyi de, her yargıç baksa ya her davaya... görev mörev demeden. 

            -Ama yargıç da olsa, her konuyu bilemez ki. 

            -Peki bu yargı yolları olunca... Her bi yolun yargıcı biliyo mu bi güzel, o yolun tüm girdisini çıktısını? Ya yargı yollarında dolanan vatandaşlar... 

            -Tek bi yargı yolu olamaz mı? Tek bi yol; konulara göre uzman yargıçlar...
 

            Öyküye esin kaynağı olan Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı:  

            12. Müslüm'ün altılı ganyan öyküsüdür 
            Hukuk Bölümü, E.95/2, K.95/1, T.13.02.95, RG. 20.03.'95, s. 22233