|
Aşk ölüm kadar güçlü,
İçti...içti...içti...
mezar kadar kıskançtır İncil O gün tüm gündüz içti. Midesi, beyni, ruhu bulanana, bilincini kusana kadar içti.. Kadehini kara kışa, üşüyen kuşa kaldırdı. Halının her rengine, her şekline ayrı bir Bülent yerleştirip seyretti geçmişi. Yalvardı bulutlara sessizce, masumca... Gözyaşlarını gökyüzüne hediye etti, sevgilinin çorak yüreğine sevda yağsın diye. Şişelerden Bülent içti, Bülent kusana kadar. Gündüzdü, içmeye başladığında. Dakikaları saydı duvar saatinin akrebinde.. Olmayan güneş güne veda ettiğinde... hala içiyordu. Daha bu sabah şuracıkta oturuyordu ya.. Daha sıcağı teninin koltuğun çizgilerinde saklı. Bu sabah mıydı, dün mü? Yıllar önce miydi yoksa? Bilemedi. Sarıldı şişeye yeniden. Yeniden içti zamanı şişeden, zaman kusuncaya kadar. Tüm seslerde O vardı. Tüm erkek seslerinde onun sesi.Kapının zilinde,kemanın telinde, yılları buraya taşıyan ayak sesinde, hep o.. İçti yeniden, yeniden sesleri şişeden... içinde büyüyen, tüm sesleri kusana kadar. Zaman kaç kez ağardı, kaç kez karardı bilemedi. Elinde şişe, attı kendini dışarıdaki soğuğun kucağına. Dönüyordu sokak lambasında bahçenin çiti.. Dönüyordu güllerin kurumuş dallarında dikenler. Gökyüzü dönüyor, toprak dönüyordu.. Bulandı midesi, dili dolandı yüreğine. Şişe elinde sımsıkı.. Sarıldı boşluğa düşmemek için, çoktan düşmüşlüğünü unutup. Acıdı yüreği. Kopmuş, koparılmışçasına. Baş edemiyordu acıyla. Şiddet akıyordu damarlarında. Elleri ağlıyor, gözü, beyni ağlıyordu da.. Kendisi, bir tek kendisi ağlayamıyordu. Kendini gördü karanlığın içinde.. Mağrurdu. Omuzları dimdik, bakışları şimşek, şimşek... Yıkılmaz, yenilmezdi. Tüm heybetiyle durmuştu karşısında işte. Hesap sorar gibi, tokat atar gibi.. Gözünün içine baktı kendisinin. Öfkeyi tüm hücrelerinde hissetti. Bir kendisi kalmıştı kendine karışmayan.. Bağırdı olanca sesi ile avaz avaz, çığlık çığlığa. Sesinde yüreği parçalanıp dağıldı yere, göğe.. HAAAAYIRRRRR...! HAAAAYIRRRRR...! Hak etmedim bunu ben. Ben bunu hak etmedim. Sevmedi kendini.. Dikti şişeyi kafasına. İçti.. içti kana, kana aşkını şişeden. Kendini, kendi içinden kusana kadar.. Sonra yattı kanlara, ölüme yattığını bilmeden. |