ŞİİRLERİM  
  BOŞUNA
Bitmek bilmeyen tutkumun tutsaklığında
Mayınsız bir tek nokta.. Arayışım boşuna..
Üstüme yığılan ışıksız geceden de kara dağlara
Karadan karanlık dalgalara tutunuşum boşuna 

Düşüp yitmiş, düşlerime sığmayıp
Resimlerdeki kayıp 
Gözlerine saklanışım boşuna.

Boşuna birtanem,
Yalana dolanmış sende sevdalar.
Doğrular yağlı zeminde kayarcasına çaresiz,
Kendimi sende,
El değiştirmiş eşya kadar eski ve sahipsiz
Hissedişlerime...
            direnişim boşuna.

Ne Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali’de
Ne de Bergerac’ın şiirlerinde Roxanna
Aşkınla efsaneleştim
“Bu da yeter bana”
Deyişim de boşuna. 

Çatal çatal batışında güneşin.
Kundaklanıp,kaçırıldı gülüşün..
Ne ben uzanabildim göğe
Ne gökyüzü bana..
Benim senden sana 
Sığınışım boşuna.

Dallar toprağa eğildikçe eğilmiş 
Bir türlü ulaşamaz.
Toprak bencil, toprak umursamaz.. 
Bende büyüdükçe beni küçülten aşkına
Boyun eğişim boşuna

Karlar yanılmış bahara yağıyor.
Yağmalanıyor yüreğim ellerinde.
Kocaman ellerin nefret kokulu
Başıboşluğunda aşkın 
Uzaklara bomboş bakışım boşuna..

Umutlar kara
Sevdam kapkara
Şimdi hayata... yeni anlamlar aramak var.
Bana uzanan sevgi ellerine yüreğimi sunup 
Nefreti sana yolluyorum.
Bir de,
Sende kalan beni...geri istiyorum. 
Elimde değil,
Senden vazgeçtim ama benden geçemiyorum.
 
 
 

 

BOŞVER..!
Parmak basmak
Geçmiş suçlara
Batmak,basamak basamak.
Boşver..!
Basıver kalıbıma güzelim.
Bas gitsin

Aşktan kudurmuş hücrelerime zehir verelim.
Kan dolsun beyin kıvrımlarıma
Yüreğime kini nefreti pompala
Kusuver sevgileri güzelim 
Kus gitsin.

Kırağı çal hasretten buruşmuşluğa
Dinleme Aşık Veysel’i boşver.
Kopar sazın tellerini
Salıver ezgileri yellere güzelim.
Sal gitsin

Ağlamaların mı geldi?
Yandı da yüreğin bayat baharlara mı takıldın?
Boşver...!
Koyuver yaşları güzelim 
Koy gitsin

İnce titreyişlerde yüreğim
Üstüme yazılmıyor türküler
Muhabbet kıskıvrak, fena halde dillerim.
Kesiver çığlıklarımı güzelim
Kes gitsin

Saniyeler, beklemeleri boğmuş
Anlama beni..
Yara basmış her yanıma
Dokunma sakın
Sesim parça parça kırık
Dinleme
Sen susuver bir kere de güzelim
Sus gitsin.

Karalar bassın karabasanları
Kara basma üşürsün güzelim.
Güzelsin, hoşsun da
Ben aşinayım basma kalıp aşklara
Kalıbımı basarım sende aşk yok
Vazgeç artık,arama
Basıp gidiver dünyamdan güzelim
Basıver gitsin.
 

AYRILMAYALIM
Yine vakit geldi. 
Saatler ayrılığa sıfır var.
Tren düdüğünde çığlıklar.
Genzimde acımsı bir tat
Bakışlarım kah yukarıda kah yerde
Keskin bir metal yankısı gözlerinde
Gözlerim sana değmeğe görsün.
İçimde bir yaylım ateşi başlar 
Ölür müsün, öldürür müsün..

Tekerlekler raylara vurur,
Zaman susar, hasret bağırır.
Önce yavaşlar yaşam. 
Sonra tümden durur.

Ağlayamam. 
Yürüyemem.
Bakamam ardından
Ben, beni oracıkta bırakıp
Raylara atlarım.
Tren düdüğü yakar içimi
Tekerlekler raylara vurur
Yokluğun bana...
Ben sende parça parça olurum
Ayrılmayalım neolur,
Bir daha ayrılmayalım
Sensiz ben ölürüm.
 

Gülsüm GÜVEN

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


BENİ SORMUŞSUN
Beni sormuşsun..
Anlatamamışlar sana.
Yalanlardayım bitanem gittiğinden bu yana.
Karabasanlardayım. 
Sadece beyaz boyalı duvarlar ve şiirler var 
Bir de yalnızlık... kendimle paylaştığım.

Gözlerindeki nefreti sorgulamaktan yorgun,
Hayata küskün, dargın.
Bildik, tanıdık sevgilere yabancı bir ben,
Bıraktığın yerde öylece beklemekteyim.
Neyi beklediğimi bilmeden.

Karanlıktan korkmaktan vazgeçemedim..
Ne de sevmekten seni.
Senden kaçıp sana koştum.
Ama sen hiçbir yerde yoktun.

İçimde zaman zaman 
Yaşamaya dair kıpırtılar duyduğumda
En çok güneşi özledim,ve çiçeği bazan

Bilmiyorum, sen misin, istediğim.
Aslında sende yaşadığım 
Yalnızlık..
Şimdikinden  beterdi.
Sarılsaydım bahara, dala 
Belki  çoktan biterdi.

İşte böyle düş prensim.
Sen, benden dolayı hala bendesin. 
Ama güneşe az var. 
Bahar ikinci kez doğdu üstüne kışın.
Bilirsin ben her bahar 
Yeniden doğarım toprağında aşkın.

Başkalarına sorma.
Hem kafanı da o kadar yorma
Beni benden başka kimse bilemez. 
Unutma birtanem, sevdanın yalnızlığı
Asla sonsuza dek sürmez.

 

 
DEV YALAN
Avuçlarımda feryat
Yüreğimde gül yaprakları
Gökyüzü yağıyor saçlarıma
Buz buğusundayım sevdanın.

Zamanın bir yerinden yıldızların birine kayıyorum
Neredeyim?
 Kimim?
      Kimsizim.. Hatta Kimsesizim. 

Bir çocuk kesiyor yolumu.
Basma entarili 
Işık yüzlü
Ellerinin üşümüşlüğüne saklanıyorum

Ağzımda tuz acısı, kanımda bahar...
Dalgalarda sevdam yanıyor,
Kanatlarında korkular.

Bir genç kız koşuyor sazın tellerinde
Türkü dağılıyor
Karşımda dev bir yalan
 İçinde bir ben ağlıyor.

Mavi...
      Göz yaşlarımda.
Beyaz..
      Sevdamda tutsak. 
Karalar özgür, karalar edepsiz.
Buz buğusu sıcağında sevdam üşüyor.

Bugün günlerden hangisi
Pazar?
     Pazartesi?
Nikaha kaç kalmışım?
Yüz? İki yüz..?

Anlaşıldı
Bu gece
İçkiyi yine kaçırmışım.

Hadi kızım iş başına
Topla sevdanı
      Yıka,
          Durula..
Süpür yüz yirmi beş metrekarelik yılları.
Savur yollara.

Paşa babalar yumurtadan kuzu çıkacak diye beklerken,
Hanım anneler ırmakta karpuz avlıyor
Karşımda dev bir yalan,
İçimde umudum ağlıyor.

Yaz gelmişse bana ne...
Gözyaşı mevsimden anlamaz.
Gözlerim şiir ağlar
Mevsimler şiirden anlamaz.

Geceler ışık bağırıyor.Gündüzler karanlık.
Kadın? Çok tanıdık..
Elini uzatıyor.

Yalnızım kan korkularda..
Susuzum,açım.
Çıkıyorum ellerine ,yaslıyorum başımı..
Derin uykumda..
Sevdam uyanıyor.

Dev yalan ,dev yalancıklar doğurmuş.
Kapıda bir sen,pencerede başka bir sen.
Doğru senin içinde
Ama gerçek sen hangisi?

Günler karışmış.Toplayamıyorum.
Pazar öncesi Çarşamba.
Salı sonrası Cumartesi.
Bugün ayın otuz ikisi..
Mi?

Işık yüzlü çocuk,
Saz tellerindeki kız
Ve kadın
Çok tanıdık.
Yüreği devden de büyük.

Kadını doğruyla çarpıp sana böldüm.
Ben çıktı.

Ben doğru, sen doğru.
Sende sevdam doğru.

Dev yalan...?
 Sensizlik o zaman...

12/ 02/1999
POTBORİ
-1-

Söylesene.. 
Boşver... 
Sen konuşmayı sevmezsin.
Aslında seversin bilirim. 
Asıl sevmediğin benim. 
Suskunluğun sevgisizliğinden. 
Ama beni sevmeyişin neden?
İşte onu bilmiyorum. 

-2-

Elimi sımsıkı tutmuştun...
Tutmuş muydun, bana mı öyle geldi yoksa..
Sürüklemiştin odamıza 
Sarılmıştın hiç sarmadığın gibi.
“Seni seviyorum” demiştin..
Demiş miydin, bana mı öyle geldi yoksa.

-3-

Bir gün fırtınalar yakaladı yüreğimi. 
Yabancıydı sesin, gözlerin..
“Beş yıl önce karar vermiştim” dedin.
“Senden ayrılmak istiyorum”
Şimdi anlıyorum.
Beş yıldır,
Neden yatağım nemli ve soğuk
Meğer sen gideli çok olmuş
Yanımdaysa bir yılan yatıyormuş. 

-4-

Dışarıda yaz sıcağı 
Buğulardayım.
Kırağı çalmış sevdamı 
Çiğ damlaları diken rengi
Alıp gittiğinden beri benden beni...
Ben kayıplarda, yoklardayım.

-5-

Yaşam dediğin ne ki..
Baştan sona bir sanrı yaşadığımız.
Gittiğinde anladım.
Karabasanmış aslında düş sandığımız.

-6-

Termometre kırılmış.
Cıva taneleri özgür şimdi.
Parmağını dokundursan
Topçuklar oluşur.
Minicik her biri
Üflesen topçuklara.
Sarılıp dans eder gibi,
Yeniden bütün olur hepsi.
Benimle dans eder misin?
 

 

İYİ FİKİR
Pusuda günah kokulu nefretler
Yalanlar, ihanetler pusuda.
O, avuçlarına bakakalmış hayli şaşkın...
Teninde teninin yangısı 
Uzaklarda bir sevda şarkisi

Ne çare karanlıktan uzun bakışlar 
Can alışlar, yürek yakışlar pusuda

Kırık ayna parçalarında paramparça yüzü
Birleştirse ne yazar,dolaşmış gecesi gündüzü 
Kanatlarında doludizgin çırpınışlar.
Çak kızım yüreğine nefretleri, Çak
Korkunun neye faydası var
Ne olacaksa zaten olacak 
 

Sal sevgileri fırtınadan kabaran hoyrat denize.
Korkma sevgiler tükenmez.
İzi kalmazlara 
Sözden anlamazlara inat
Sal sevgileri gitsin..
Aç kapıları bahara.
Bahar sana “daha” ları  “en”leri getirsin. 

Biliyorum bahar yok aslında..
Bahar avuçlarda 
Tende ki dokunuşta..
Haylaz bakışlarda var bahar.
Yapma be kızım, ağlama 
Baharı.. eteklerinden tutup çekiştir.. 
Belki gelir
Ne dersin?
İyi fikir...
 


YİNE ÇÖKTÜ KABUSUN KARASI
İçimde bir çürük yara
Dışımda her ne varsa ;
Çok çiğnenmiş sakız gibi yapış yapış.
Türkülerde akacak kan kalmamış...
Uykumda ıslak ayak sesleri..
Bir ileri bir geri.

Kent saydam, binalar kayıp.
Bir asansör kadar küçülmüş koca dünya

Asansör çalışıyor....
Duruyor...
Kapısı açılıyor..
Kapanıyor.
Anahtar sesi..
İşte... O geldi.

Düş gördüm yine besbelli
Uyanmak ölüm haberi gibi
Aslında... uyanmak
Kabusun ta kendisi.
Gördüğünüz bu yol ki sevdiğim
Aşkımızın ipekli yoludur
Birlikte yürümeyi çok istediğim
Gönlümüzün işıklı soluğudur…

 

KAYBETTİM
Ellerimde ellerin
Yüreğimde sımsıcak sesin
Kokusu teninin
Olduğu gibi
Ama gözlerini..
Gözlerini kaybettim.

Sen oradasın..
Aynada ki “ben” de tamam..
Nerede hata var bilmem 
Ama bendeki seni
Sendeki beni kaybettim.

Sen sıfır noktası
Zaman... senden öncesi /senden sonrası
Ömrümü önceki ‘sen’ le sonraki ‘sen’e pay ettim.
Nerede hata var bilmem
Sonunda..
Tüm yaşanmış ve yaşanacakları 
Yine, sende ben kaybettim.
 

 


GERİ VERİN
Tastan bahçe duvarları vardı eskiden 
Bir de kovuklara sıkıştırılan mektuplar 
Sonra telefon çıktı başıma,tam ona alıştım derken 
Kuruldu bas köşelere bilgisayar 

Bir zamandır yare yüreğim kırgın 
İçimde bir inat var ki çılgın mi çılgın
Ellerim bir telefonun tuşlarında
Bir klavyenin..ha bastım ha basacağım 
Kulağım zil sesinde, gözüm ekranda
Kaçmanın mümkünü yok, çıldıracağım. 

Ben teknoloji denen mereti hiç sevmedim.
Bana tastan kovuklarımı geri verin.

31.08.2000
Gülsüm Güven
 
UNUT GİTSİN
Bir düş gördüm..
Kendimi bir şey sanmalarım tuttu.
İçim dışım gurbet 
Ucu yanık bahara yüklemişim suçu
Ayrılık karalamışım tüm yazlara
Sahi.. kavuşmayı anlatsana bana.
Bakma sen,
Deliyimdir filan ama..
Sevgiyi iyi bilirim.
Gelseydin...
Sen de öğrenirdin. 
“Yazık..!” demek için bile çok geç..
Geç bunları bebeğim.
Birden kırkbire
Birdenbire
Bir kerede Birtanem..
Unut gitsin....
Unut
Gitsin.
 
Gülsüm Güven
29 Temmuz.2000
 
KENDİLİĞİNDEN OLDU
Sedef kakma sandığımda sakladıklarım eteklerime tutundu
Kastanyetlerin kıvrak ritminde tırmandım güneşe giden yolu
Sıcak iklimlerden taşan bir nağmeydin sen
Hiç unutmayacaktım, elimde değil kendiliğinden oldu
 
YARIMLAR...I
Salaş akşamların yeni yetme sevdalarında bir akrep çığlığı 
Uzaklara üflenmiş mısralar yarım , yarı çıplak soluklar
Martı beyazlarında, yukarıya doğru akan bir yokoluş çılgınlığı 
Sabahlarım yarım. 

Yarınlarımda, dünlerimde cam bulanık çalmakta neyler efkarı 
Felekten çalınan bir avuç sevdanın sarhoş bakışlarında boşluklar 
Bir iç kanama ölümcül, elde var sıfır, birde küskünlüklerin karı.
Anlarım yarım.

Basamaklarda sürünen yırtık şehirler ayaklarıma dolanıyor
Terelelli  ağarışlar yapış yapış saçlarımda, saçlarım birazda ahlaksız
Alakasız heceler cümlelerime tırmanıp  manaları karalıyor
Anlamlarım yarım. 

Bir akrep çığlığının yankısı sersem gecelerde hiç gereksiz.
Ödlek başkaldırışlar volta atmakta paslı karolarında yılların
Günahlara susmuş sesler, gümüş gülümsemeler öylesi yüreksiz
Yıllarım yarım.

Oysa. bir tutam martı sesi, hasrete mahkum ruhuma nasıl da iyi gelecek
Hasretin haritası yok, ne de hayatın pusulası ya da aşkın rotası
Bir tek çaresi var uzak bekleyişlerin, hırçın saatlere inat sevdam gelecek. 
Onsuz anlarım, anlamlarım, yıllarım yarım.

Gülsüm Güven
24.08.200
YARIMLAR II 
Bilmezsiniz...
Ben çocuğum, ben aşk çocuğuyum dostlarım
Kanatlarım ve bir elimde yay diğerinde oklarım
Ama yine her şey yarım
Yine yarım yaz yağmuru gibi kısacık göz yaslarım.

Siz bilmezsiniz dostlarım..
Rodrigo’nun gitarında ağlarken notalar
Ben notalarda kayan dilek yıldızlarıyım
Yıldızlarda ki göz kırpışlarda ben varım
Ama baksanıza... yıldızlar da yarım

Bir yarım, sevdalarda kanamakta
Bahara çığlık atıyor diğer yarım
Ruhum  sevgilinin ellerinde kıskıvrak.
Yıldızlardan üstünüze düşen düşlerim  yine yarım.

Bal köpüğü tatlarda sevgilinin tenleri
Açılmış karayellere tutku yelkenleri
Elleri.. hele gül çiçek kokan elleri
Anlatamam dostlarım..
Anlatamadıklarım da öylesi yarım.

Kahretsin.. Yok,hayır, kahretmesin.
Dilemem göze gelmesin
Yaşadıklarım yarımsa yarım 
Tüm yarım kalmışları 
Ölümde nasılsa tamamlarım

Bu gece herhangi bir gece
Saat gecenin üçü imiş kime ne 
Saatte yelkovan dörtte bir, akrep yarım.. 
Benim ellerimde ucu yanık hasret
Onun ellerinde sevdam yarım
Kader mi, çember mi, ağ mı ördükleri 
Ne yapayım dostlarım, çareler de yarım..
 
 

Gülsüm Güven
28.08.2000
 

YARIMLAR III
Sevgilinin kahkahasında raksetti ruhum, sayrı bedenden sıyrılıp 
Elleri su durusu sıcaklar taşıdı dokunmadan tenime 
Yüzüm nefesinde sevda kokularına uyudu gamzesine sarılıp 
Bir kitap yazıldı gecelere , emsali yok ama ne çare öyküler yarım.

Akdeniz’in hanımelleri açtı dokunduğunda saçlarıma, baktıkça aynaları sevdim 
Sesinde türküler, hırpalanmaktan bitap düşmüşlüğüme yağdı bulut bulut 
Ruhunda çocuk olmaları, gözlerinin buğusunda kaybolmaları sevdim. 
Kavuşmaya çizdim yolları, ayrılıkları sevdim 
Sevda köprüleri kurdum yaremden yarime ,hasretin yaşlarını sevdim.
Ruhta fırtınaları, gönülde vurgunları, yürekte yangınları sevdim. 

Bir kitap okundu gecelere, emsali yok ama ne çare öyküler yarım. 
Kalleşçe vurulmuş, ölüm sessizliğinde sevdam, biçare türküler yarım. 

29.08.2000
Gülsüm Güven
 

YARIMLAR IV
Yandı göz pınarlarım hasret tuzunda delice göz yaşının..
Hayır.. Akmayacak.. Akıtmayacağım.. kirpiklerimde asılı kalsın. 
Mevsimler hep sarı olmaz ya.. 
Bıraktım şimdi uzak resimlerim hüzünde dilediğince karalansın..

Yarım yaşanmışlıkları ve de tüm yaşanmış yarımları istifledim tek tek.
Hayatı çiviledim sandıklara , balyaladım sevgisizlikleri öbek öbek.
İstediğim öyle çok şey de değildi, yalnızca bir ses, sıcak sımsıcak
Bilmezsin eğer gidersen ‘ben’ olan ne varsa nasıl da yalnız kalacak

Anladım artık iki yüzlülüğünü yazların. Yazlar ihaneti aşkın.
Bu yüzden daha çok, daha çok sevdim kızılını hazanların 
Sus, ne olur yine sus, seni gözlerimden önce yüreğim anlasın. 
Dur gitme Allah aşkına bitmesin ,varsın yarım kalsın.

Anlamadın, çocuk yüreğimde korkularım vardı
Verilmemiş ve hiç alınmamış tutkularım vardı
Bencil görünüşlerim belki de bundandı.
Gitme ne olur, bitmesin.. varsın anlatamadıklarım yarim kalsın.
Akmayacak, akıtmayacağım söz, varsın yaşlar kirpiklerimde asılı kalsın.

30.08.2000
Gülsüm Güven

YARIMLAR V
Perakende ölümlere yattım söğüdüm ol salın 
Çatlamış toprak toprak tenlerim, yağmurum ol 
Bir tek ben olayım ne olur, başkası ıslanmasın.
Dur gitme.. birazcık daha bekle  şiirler yarım kalmasın

Bastığım taşlardan zehir akıyor derya boyu.
Tutmuyor dizlerim , dilsiz sayfalardayım, çığlığım ol..
Sorular yırtık kilimlere yazılmış taşra yoksulu 
Dur gitme..birazcık daha bekle  yanıtlar yarım kalmasın.

Nasıl söylenir bilmiyorum dönmüyor dilim . 
Ayaklarım yalın,
Yaralı kaldım ortasında bozkırın.
Burçaklar yoldu içimi bilemezsin ne kadar sensizim.
Dur gitme ne olur ...
Alıştığım kan tadı sancılarım yarım kalmasın.

Sabır bitti şimdi ağlama zamanı 
Bağır yüreğim daha çok bağır 
Yakmışlar, dağlamışlar sevdamı 
Ruhum kendimden de ağır..

Gözlerin.. Ah hazan rengi gözlerin burgu burgu deliyor.
Sen susalı yıllar mı oldu, bana mı öyle geliyor.
Tanımadığım çöküşlerde sancılar ağır dayanmıyor omuzlarım
Dur gitme ne olur  gözlerinde hüzünlerim kalmasın yarım.

Yeter, kelimeler benden nefret edecek, hatta şiirler..
Sustur dillerimi.
Cesaretim korkumla,ben kendimle  kavgadayım 
Bilemezsin söyleyemem seni nasıl sevdiğimi.
Dur ne olur birazcık daha bekle sevgim sende kalmasın yarım.
 

30.08.2000
Gülsüm Güven

YARIMLAR VI
Gün geceden sabaha döndü bak,duyuyor musun kahkahaları ?
Sanki umut pembesi tebessümün  dokunmuş da yapraklarına 
Bir telaş. bir telaş güllerde,  heyecandan kesilmiş solukları 

Uyanışlar kıvrak danslar gibi saçlarına örülmüş baharın
Akdeniz’in  oynak ritminden meltemler taşmış kuş kanatlarına
Güneş ağırdan alıyor, biraz senden yana, acelesi yok yarınların

Ah..! atağa kalktı birtanem sabahın ellerinde hasretin kokusu 
Şimdi bir avuç ışık olsam, bir çiğ tanesi ,bir bulut.. dökülsem yollarına
Ah.. hala sımsıcak birtanem yüreğimde dokunuşlarının buğusu

Tütün acısına karıştı türküler, takılı kaldım bağlamanın mızrabında 
Dalgalandı ruhum büyüsüne kapılıp sevdanın , yine sığındım gözyaşlarına
Affet, susmadı tutulası dilim, yine söyledim yangınlarımı hasretin ısdırabında 

Çıkıp geliversen birdenbire, sarılıp sımsıkı öpsem öpsem delice.. 
Dönmese yelkovan, gün sabahta, güller telaşta, çiğ yaprakta dursa öylece 
Yapmasan, yarım bırakmasan, ne olur sevdam yürek sesinde durulsa sessizce..

Yalnızlık üşüyor,  çırpınışlar çok masum, feryatta uykular
Birdenbire çıkıp geliver  sussun çağlıklar,korkular.
Yapma..bırakma,meltemler kuş kanadında ağlamasın
Gel ne olur yaprakta umut pembesi tebessümün yarım kalmasın.

31.08.2000
Gülsüm GÜVEN

YARIMLAR BİTTİ
Sen, bana doğmuşsun yıllar önce bugün..bugün senin doğum günün. 
Sabahın ilk ışıklarında çalmaya başladı neyler esmer yüzlerde , sen duymadın 
Saba makamında ölüme yattı müezzinin şiiri ,can çekişme faslındayım dunun 
Bütün doğum günleri aksak semailerde, hoş.., si bemoller de kaydı ya sen anlamadın.

Sen bana doğmuşsun yıllar önce bugün. Simdi sende sevgim ölmekte yarım yarım.
Ne dünler kaldı, ne bulaca mevsimlerde yazlar, ne sevda büyüsü baharlarım 
Dilek ağacına düğümlenmişleri bir bir söküp, kendi matemime bağladım. 
Anlayacağın cehennem çiçeği renklerde, pis bulanık şiddetlerdeyim.

Sokakta binbir türlü resim çizili . 
Çöplüğün ortasında alımlı bir sokak kedisi
Eh karnı doyacak var mı bundan iyisi. 

Kötüsü ne bilir misin?En can alıcı yerinde şiirin, işte böyle canına okunur
Sevdanın yarım kalmışları da bilmezsin, bana nasıl ar gelir,nasıl dokunur.

Bu gün senin doğum günün. 
İlk kez orta yerinde en dingin, en masum sevmelerin, hiddet yutup öfke kustum.
Hayır yanılma sakin. Biten ben değilim yarımlar. Ben yalnızca...
Hangi mısra içinde, hangi kelime de bilmem ama, seni şiirlerden birinde unuttum. 

02.02.2000
Gülsüm Güven