|
ÇEŞİTLİ KONULAR
FAZLA ÖDEMENİN YATIRILMASI
12.12.1995 Tarih ve 23722 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Tahsilat işlemlerinde saymanlıkça kullanılan nakit veya mahsup fişlerinin
kullanılması gerekir.
İlamın 3. maddesiyle Kastomonu Merkez Germeçtepe Sulu Sekileme İnşaatına
ilişkin olarak, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğüne ödenen akaryakıt fiyat
farkının fazla ödenmesi sebebiyle .............. TL’nın tazminine hükmolunmuştur.
Dilekçi göndermiş bulunduğu dilekçesinde özetle; “Yapılan fazla ödeme tutarından
.......... TL’nın Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü Saymanlığının 304/50 no.lu
banka hesabına yatırıldığını, dekont fotokopisinin ekte olduğunu,...........
TL’lık KDV miktarının da yasa gereği, hakedişi takip eden bir ay içerisinde
yatırıldığını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılması” talebinde bulunulmuştur.
Daire kararında da vurgulandığı üzere sermaye hesabından Bölge Müdürlüğünün
Ziraat Bankası’ndaki hesabına yapılan aktarmanın tahsilat olarak kabul
edilmesi imkansız olduğu gibi, KDV’nin yatırıldığını tevsik eden bir belge
de gönderilmemiştir.Yapılan işlemin tahsilat kabul edilmesi için; mevcut
durumun ilgili saymanlık kayıtlarına saymanlıkça kullanılan nakit veya
mahsup fişleriyle, mal edilmesi gerekir.
Banka hesabına yatırılan paranın saymanlık muhasebe kayıtlarına alındığını
tevsik eden, yine KDV’nin yatırıldığını gösteren belgenin aslı veya tasdikli
sureti, gönderilmeden yapılan işlemin tahsilat olarak kabul edilmesine
imkan görülmediğinden, dilekçi iddialarının reddiyle, ilam hükmünün tasdikine.
SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNİN GEÇERLİĞİ
13.2.1996 Tarih ve 23782 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Bitüm naklinde şartnameye konan hüküm 4358 no.lu pozdan ödeme yapılmasını
engellemez.
1- İlamın 6. maddesinde, Batman rafinerisinden Ağrı ve Horasan’daki bitüm
depolarına nakledilen AC-150-200 ve MC-30 bitümlerinin, işin şartnamesine
uygun olarak ısıtma tertibatlı ve izolasyonlu roley taklarla nakledilmesine
rağmen, aynı malzeme için, akışkanlığını kaybettiği iddiası ile, 4358 numaralı
“Katı bitümlü malzemenin sarnıç veya tanklarda emiş derecesine kadar ısıtılması”
pozundan gerek olmadığı halde ödeme yapılması sebebiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi bu hükme karşı, bahsi geçen bitümlü malzemelerin ısıtma tertibatlı
ve izolasyonlu tankerler haricinde başka tankerlerle taşımanın yapılamayacağını,
bu sebeple taşımaların izolasyonlu ve ısıtmalı tankerle yapılması şartının
şartnamelre konulduğunu, ancak bu şartın 4358 Poz No.lu birim fiyattan
ödeme yapılmasını engellemeyeceğini ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını
talep etmektedir.
İmalata ait 4358 ve gönderme yaptığı 4357 poz no.larına ait tariflerin
incelenmesinde, bu birim fiyata ait bedelin ödenmesi için herhangi bir
tanker şartına yer verilmediği, taşıma mesafesi 250 km.yi aşan anılan taşıma
için ısıtma bedelinin ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla,
dilekçi iddialarının kabulü ile 412 sayılı ilamın 6. maddesiyle 50.621.889
TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına
1. Daire, 9.4.1996 Tarih ve 6039 Tutanak Sayılı Kararı:
Yüklenicinin sermayesinin büyük kısmının özel idare ve belediyeye ait olması
sözleşme hükümlerinin işletilmesini engellemez.
İş bitim tarihinin, 1993 yılına sarktığı halde idare tarafından 2886 sayılı
kanunun 62. maddesi uygulanarak sözleşmenin feshi ve kesin teminatın irad
kaydedilmesi işlemlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir.Söz konusu yüklenici
kuruluş hissedarları arasında özel idare ve belediyenin büyük pay sahibi
olmalarına karşılık, tüzel kişiliği olan şirketin gerek protokol hükümlerine
gerekse yasal prosedüre uyması ve gerekli koşullara göre imalat ve iş üretiminin
sağlaması zorunluluk olduğundan, bu gelişmeler hakkında 2886 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Anılan Kanunun 62. maddesinde “Sözleşme yapıldıktan sonra 63. maddede yazılı
hükümler dışında, müteahhit veya müşterinin taahhüdünden vazgeçmesi veya
taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi
üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına
rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye veya
hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme
feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
Gelir kaydedilen kesin teminat; müteahhit veya müşterinin borcuna mahsup
edilemez”hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre idare tarafından nedenleri açıkça belirtilen ihtar yazılarında
durum yüklenici firmaya iletildiği halde, iyileşme olmaması ve işin bitirilmemesi
dolayısıyla Söz konusu 2886 sayılı yasanın 62. maddesinin uygulanmadığı
tespit edilmiştir.
İdare tarafından yüklenici ile imzalanan protokol feshedilmediği gibi daha
sonra istenilen vasıfta olmayan imalatların kabul edilmemesi dolayısıyla
1993 yılında yürütülen yazışmalar sonucunda idarenin reddettiği ve bedelini
ödeeiği imalatlar için bedelin geri alınması yerine İl Daimi Encümenince
alınan karar gereği 500 adet okul sırası yaptırılarak 1993 yılında teslim
alındığı tespit edilmiştir.
Sorumluluğu tamamen kendilerine ait olan İl Daimi Encümeni kararı ile hazine
zararına neden olunduğu belirlenmiştir. Yasal yetkileri belirli olan Daimi
Encümen üyeleri yeni bir ihale konusu olan okul sırası yapım ve alım işini
yüklenici firmanın geri ödeyeceği bedel karşılığı yaptırması nedenleri
ise anlaşılamamıştır.
1992 yılında yapılan imalat ödemeleri toplamı 860.000.000 TL’den kabul
edilen imalat bedelleri toplamı 182.146.645 TL’ nın çıkarılması nsonucu
kalan 677.853.355 TL yersiz ödemenin yüklenici kuruluştan geri tahsil edilmesi
gerekirken, İl Daimi Encümeninin 22.9.1993 tarih ve 625/1665 sayılı kararı
ile para olarak tahsil yerine (bedelsiz) 500 adet okul sırası yapımı yolu
ile mahsup edilmesi dolayısıyla idare, aşağıda hesabı görüleceği gibi zarar
uğratılmıştır.
Yukarıda yer alan karar doğrultusunda bir adet okul sırasının idareye maliyeti;
677.853.355/500=1.356.000TL. (KDV hariç) dir.
Y......... A.Ş.’ce 1.2.1993-22.9.1993 tarihleri arasında cari olan fiyat
listesine göre bir adet okul sırası (KDV hariç) 950.000 TL. olduğu ve hiç
indirim yapılmaksızın kıyaslama yapıldığında;
1.356.000-950.000=406.000 TL./adet birim fark
406.000 * 500 = 203.000.000 TL. hazine zararına neden olunduğu ortaya çıkacaktır.
Yukarıda açıklanan yasal gerekçeye rağmen yüklenici Y....... A.Ş. ile yapılan
protokolün feshedilmemesi, 677.853.355 TL’lık reddedilen imalat karşılığı
bedelin geri tahsil edilmemesi ve hatta bu bedelin okul sırası yapımı ile
takas edilerek malın teslim edilmesi dolayısıyla da 203.000.000 TL hazine
zararına sebep olunması nedeninin belgeleri ile birlikte açıklanması, sorumlulardan
sorgu ile istenilmiş;
Sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda, yüklenici Y....... A.Ş.’nin
sermayesinin büyük bir bölümünün özel idare ve belediyeye ait olması dolayısıyla
protokol hükümlerinin çalıştırılmadığını, zarar etmesini engellemek için
idare alacağının okul sıra yapımı ile telafi edildiği belirtilmiş ise de,
Konu ile ilgili gerekli araştırma ve soruşturmanın yapılması hususunun
İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına ve sonucundan Başkanlığımıza verilecek
bilgiye göre hüküm tesis edilmek üzere 3 adet verile emri tutarı................
TL’nın hüküm dışı bırakılmasına.
HAKEDİŞ DÜZENİ
1. Daire 24.1.1995 Tarih ve 5860 Tutanak Sayılı Kararı:
Hakediş raporundaki miktarların Yeşil Defter’deki miktarlarla aynı olması;
Yeşil Defterdeki miktarların da metraj cetvelleri ve Ataşman Defteri’ndeki
rakamlarla aynı olması gerekir.
Anılan inşaat işine ait düzenlenen kesin hakediş raporunun incelenmesi
sonucu çeşitli iş kalemlerine ait düzenlenen metraj cetvelleri ve ataşman
defterinde bulunan imalat miktarları Yeşil Defter’e buradan da hakediş
raporuna yazılırken maddi hata yapılması sebebiyle fazla ödemede bulunulduğu
tesbit edilmiştir.
5.7.1979 Tarihli ve 16745 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bayındırlık
İşleri Kontrol Yönetmeliği’nde Ataşman Defteri, metraj cetvelleri ve Yeşil
Defter’in tanımı yapılmış olup aşağıda da anlatılacağı üzere defterlerin
ne şekilde tutulacağı, hangi bilgileri kapsayacağı açık bir şekilde ifade
edilmiştir.
Metraj cetvelleri hakediş raporlarının miktar sütunlarında yazılı rakamların
nasıl hesaplandığını, değerlerin nereden alındığını ayrıntılı olarak gösteren
cetvellerdir.Bu cetvellerde iş kalemleri itibariyle ayrıntılı olarak yapılan
hesaplamaların toplamı Yeşil Defterlere, buradan da aynen hakediş raporlarına
yazılır.
Ataşman Defteri Kontrol Amirince işin kontrol mühendisine (ismen) her sahifesi
mühürlenmiş ve numaralanmış, kaç sahife, hangi işe ve müteahhide ait olduğu
yazılmış ve imzalanmış olarak verilir. Ataşman Defteri değerli kağıt niteliğinde
olup, kaybolmasından kontrol mühendisi sorumludur.
Defterin sol tarafındaki milimetrik bölüme şekil ve krokiler ölçekli olarak
çizilir. Sağ tarafa ise (metraj bölümü), yapılan imalatın adı, birim fiyat
numarası ve birim gösterilerek sol (kroki) bölümündeki plan, kroki veya
şekil ölçülerine de uyularak miktarı hesaplanır.
Ataşman defterlerine projelerde gösterilmesi mümkün olmayan işler kaydedilir.
Ayrıca sözleşme eki şartnamelere göre zamanında tutulması gereken, tartı,
yerinde ölçüt, saptama ve benzeri diğer tutanaklar, tarihleriyle birlikte
kapsadıkları konular da belirtilerek yazılır.
Yeşil Defter işlerin yapılan miktarlarının toplamını gösterir. Burada yazılı
olan rakamlar da hakediş raporlarına aynen geçirilirler. Başka bir deyişle
hakediş raporlarındaki miktarlarla Yeşil Defter’deki miktarların aynı olması
gerekir.
Yukarıda açıklandığı gibi hakediş raporundaki miktarların Yeşil Defter’deki
miktarlar ile aynı olması, Yeşil Defter’deki miktarların da metraj cetvelleri
ve Ataşman Defterindeki rakamlarla aynı olması gerekir. Yeşil Defterdeki
rakamlarında nereden geldiği, nasıl bulunduğunun yine Yeşil Defter’e kaydedilmesi
gerekir. Bu bilgileri kapsayan yeşil defter ve eki belgelerinin kesin hesabının
yapıldığı kesin hakediş raporuna eklenmesi gerekir.
16.002 Poz numaralı 200 dozlu demirsiz beton iş kaleminin metraj cetvelindeki
imalat miktarı 43.887 m3 olup yeşil defterden 143.887 m2 17.136 poz numaralı
ocak taşı ile blokaj iş kaleminin metraj cetvelindeki imalat miktarları
toplamının 110.929 m3 çıkması gerekirken 130.929 m3,21.011 poz numaralı
düz yüzeyli beton ve betonarme kalıbı iş kaleminin imalat miktarı, metraj
cetveli ve ataşman defterinin toplamı olan 3282.93 m2 alınması gerekirken
yeşil deftere geçişte 5298.93 m2, 25.034 poz numaralıçıplak beton veya
ince sıva üzerine akrilik esaslı kalın cephe kaplama malzemesi ile kaplama
yapılması iş kaleminin metraj cetvelindeki imalat miktarı 649.16 m2 olup
yeşil defterde 729.72 m2 alınması sebebi ile yukarıda açıklanan amaç ve
ilkelere aykırı işlem yapılmış olmaktadır. Gerçekte yapılan imalat miktarları
arasında hazine alethine fark doğmaktadır. Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği’nde
belirtildiği gibi metraj cetvelleri ve ataşman defterindeki bilgilerin
aynen yeşil deftere buradan da hakediş raporuna geçirilmesi gerekir. Ataşman
defteri ve metraj cetvelindeki miktarların aynen yeşil deftere geçirilmemesi,
yeşil deftere yazılırken imalat miktarlarının fazlalaştırılması suretiyle..............
TL fazla ödemeye sebebiyet verilmiştir.
1. Daire, 9.11.1995 Tarih ve 5563 Tutanak Sayılı Kararı:
Hakediş raporu kapağının düzenlenmesine ilişkindir.(Bkz. Devlet Harc. Bel.
Yön.Örnek No. 28/l)
Müteahhit O.B.’ın taahhüdü altında bulunan 2.240.000.000 TL keşif bedelli
....... Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar iş Okulu İnşaatı işine ait ........
numaralı hakedişin incelenmesi sonucu, aşağıda gösterilen konularda yersiz
ödemeye neden olunduğu tesbit edilmiştir.
1992 Yılı ilk hakedişi olan 4 numaralı hakediş raporu eski sisteme göre
doğru bir şekilde hazırlandığı halde; yılın ikinci hakedişi olan 5 numaralı
hakediş raporu yeni sisteme göre hazırlanmış olup, hazırlanan bu hakediş
raporuyla daha önce ödenen Kararname fiyat farklarının ikinci kez ödendiği
ve ayrıca yine daha önce tenzil edilen ihrazat kesintisinin de iade edildiği
görülmüştür.
Blindiği üzere, eski Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğidöneminde fiyat
farkları ve ihrazat kesintileri her hakediş dönemi için ayrı ayrı hesaplanarak,
hakediş tutarlarına sonradan (fiyat farkları için) ilave yada (ihrazat
kesintileri için) tenzil edilerek ödenmekte idi. Yani, fiyat farkları ve
ihrazat kesintileri hakediş raporunun arka sayfasında yer alan “Hakediş
tutarı” olarak adlandırılan miktarın içerisinde yer almamakta idi.
Yeni Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği döneminde ise, daha önce ödenmiş
olan fiyat farkları ile ihrazat kesintileri hakediş raporu kapağında topluca
gösterilmeye başlanmıştır.
Yeni sisteme geçişte; hakediş tutarlarına daha önce münferit olarak ödenmiş
olan tüm fiyat farkları dahil edilmiş ise, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi
için, bu hakediş tutarından tenzil edilecek bir önceki hakediş tutarına
da aynı şekilde daha önce ödenmiş olan tüm fiyat farklarının dahil edilmiş
olması gerekmektedir. Aynı şekilde önceki sistem döneminde düzenlenen hakediş
raporlarından tenzil olunan ihzarat kesintisinin de tüm hakedişlerde gösterilmesi
gerekmektedir.
Bütün bunlara rağmen, yukarıda belirtilen işle ilgili 5 numaralı hakediş
raporunun iç sayfasında 4 numaralı hakediş raporuyla münferit olarak ödenen
Kararname fiyat farkları da dahil tüm fiyat farkları topluca gösterildiği
halde, 5 numaralı hakediş raporunun arka sayfasında yer alan “F) Bir önceki
hakedişin toplam tutarı “ satırındaki miktara belirtilen fiyat farklarının
dahil edilmediği görülmüştür.
Yapılan bu işlemler sonucu, 4 numaralı hakedişle ödenen fiyat farklarının
5 numaralı hakedişle mükerrer olarak ödenmesi, yine 1991 yılı sonunda tenzil
edilen ihzarat kesintisinin iade edilmesi suretiyle fazla ödemeye neden
olunmuştur.
YENİ İMALAT OLURLARI
1. Daire, 16.5.1993 Tarihli ve 6050 Tutanak Sayılı Kararı:
Keşifte bulunmayan bir işin sonradan yapılması gereği ortaya çıktığında
olur alınması ya da poz değişikliği gerektiğinde bununla ilgili onayın
olması zorunludur.
Müteahhit................... yüklenimindeki 3.300.000.000 TL. keşif bedelli
Karaman Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binasına ilişkin 20.12.1993 tarih ve 18
no.lu hakediş raporunda;
A - 20.12.1993 Tarihli ve 18. no.lu hakediş raporuna gelinceye kadar düzenlenmiş
olan 17 adet hakediş raporunda 15.000/2, 15.006/2, 15.010/3 ve 15.018/2
poz no.lu makine ile yapılmış kazılar yer almasına rağmen, 18 no. lı hakediş
raporunda daha önce yapılmış olan bu kazılar, 14.012/1, 14015/1 ve 14016/1
poz no.lu imalatlar şekline dönüştürülerek daha pahalı olan elle kazı birim
fiyatları uygulanmıştır.
Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’nün 2.11.1990 tarih ve 70/7 1527 sayılı
yeni imalat oluru yazısından da anlaşılacağı üzere Söz konusu kazılar makine
ile yapılmış olmasına ve 18. hakediş raporuna kadar makinalı kazı imalat
şeklinde yer almasına rağmen 18. hakedişte el ile kazı yapılması şeklinde
değiştirilmiştir.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 39.a maddesinde; “işe başlandığından
beri meydana getirilen yapım ve hizmet işleri ile o tarihteki ihzaratın
miktarı kontrol teşkilatı tarafından müteahhit veya vekili ile birlikte
ölçülür ve bulunan miktarlar sözleşmedeki esaslara uygun olarak rapora
geçirilir.
Düzenlenen hakediş raporunun işleme konulabilmesi için, müteahhit veya
işbaşında bulunan vekili tarafından imzalanmış olması gereklidir. Müteahhit
veya vekili, bildirilen günde, hakedişe esas ölçülerin alınmasında hazır
bulunmazsa kontrol teşkilatı ölçümleri tek başına yaparak hakediş raporunu
düzenler ve müteahhidin bu husustaki itirazları kabul edilmez.
Müteahhitin geçici hakedişleri, itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin
neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini
de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun
“idareye verilen ........... tarihli dilekçemde yazılı itirazı kayıda”
cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer müteahhidin hakediş raporunun
imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından
hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişn
kendisine ödendiği tarihden başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını
dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Müteahhid itirazlarını bu şekilde
bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır” hükmü yer
almaktadır.
Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği’nin 10.18.4 maddesinde Sözleşme
eki şartnameler gereğince müteahhitle birlikte sayıılmak, tartılmak, ölçülmek
veya durum saptanmak koşulu ile bedelleri ödenecek imalat veya ameliyetın
miktarları yapıldığı veya kullanılacağı yerlerle, nicelik ve niteliğini
açık bir şekilde belirtilerek kontrol mühendisi başkanlığında en az iki
kişilik bir kurul ve müteahhitle birlikte düzenlenir ve imzalanır.
10.19.1 Maddesinde ise Müteahhidin sözleşme ve eki olan şartnamelerdeki
hükümlere ve birim fiyatlarına göre yaptığı işlerden doğan alacakları ölçümlere
veya saptanan diğer sonuçlara uygun olarak ara hakedişlerle ödenir. Yapılmış
olan ve ödemeye esas olarak hakedişlerle geçirilen işlere ait miktarlar,
her hakediş için düzenlenen (örnek No:5) yeşil defterlerde, nereden alındıkları
veya ne şekilde hesaplandıkları açık olarak belirtilerek hakedişlere aktarılırlar
denmektedir.
1050 Sayılı Genel Muhasebe Kanunu’nun 22/C maddesinde;
“Alınmayan mal ya da hizmeti alınmış, mevcut olmayan inşaat, onarım ve
üretimi var ya da bitmiş gibi göstererek gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle
Devletin mal varlığından bir eksilmeye neden olanlar ile bu ve benzeri
gerçekleştirme ve diğer kanıtlayıcı belgeleri bilerek imza ya da onaylamış
bulunanlar hakkında ceza kanunlarının bu eylemlere ilişkin hükümleri uygulanır.
22/D maddesinde “Yukarıdaki fıkrada belirtilen hükümlere aykırı işler ve
davranışlardan doğan Devlet zararı sorumlulara ödettirilir. Şu kadar ki
suç konusu teşkil etmemek kaydıyla bu işlem ve davranışlar Devlete ait
bir hizmet ve girişimin gerçekleştirilmesi ya da tamamlanması gibi iyi
bir amaca dayandığı ve hizmet yapılmış ya da mal teslim alınmış bulunduğu
takdirde Sayıştay’ın Maliye Bakanlığı’nın ya da ilgili dairenin istemi
üzerine, atamaya yetkili merci veya kurullar tarafından sorumluların birer
aylıklarının ceza olarak kesilmesine;tekrarlanması durumunda bunların ilgili
hizmetlerde bir daha çalıştırılmamak üzere görevlerinin değiştirilmesi
ya da memeurluktan çıkarılmasına Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerinde bu cezayı
vermeyie yetkili kılınmış merci ya da kurullarca karar verilir. Bu kanunun
sorumluluk üstlenme ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, gözetim yükümlüğünü
yerine getirmeyen ikinci derece ita amirlerinin birer aylıklarının kesilmesine
Sayıştay’ın veya Maliye Bakanlığı’nın istemi üzerine İçişleri Bakanlığı’nca
karar verilir. Birinci derece ita amiri olan bakanlar hakkında 13 üncü
madde uyarınca işlem yapılır.” denmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine rağmen 17 adet hakedişin tazmininde
müteahhidin hiç bir itirazi kaydı olmadığı halde 18. hakedişte, daha önceki
tüm hakedişlerde makinalı kazı olarak girmiş imalatlar elle kazı imalatına
çevrilerek daha yüksek birim fiyatların uygulanması sonucu 91.250.000
TL fazla ödemede bulunulmuştur.
B) Söz konusu kazılar makine ile yapılmış olmasına rağmen derinlik zammı
ödenmiş ve derinlik zammını yasal hale getirmek için de 17 adet hakedişte
makinalı kazılar şeklinde yer almış olan imalatlar 18 inci hakedişte elle
kazıya çevrilmiştir. 14.040/2 Poz.undan 10.216 M3’lük makinalı kazı imalatı
için derinlik zammı ödenmiştir. Yapı İşleri Birim Fiyat Tarifleri ve Eki
Birim Fiyat listesinde “Her cins zeminde el ile yapılan kazılarda
derinlik zammı” şeklinde yer alan bu imalat için derinlik zammı, ancak
kazının elle yapılması durumunda söz konusudur. Makina ile yapılmış kazılar
için derinlik zammı ödenmesi suretiyle ................ TL fazla ödemede
bulunulmuştur.
Gönderilen cevaplarda; “İnşaatın başlangıcında kazının makina ile yapılması
öngörülmüş, buna istinaden poz değişikliklerinde imalata başlamadan önce
olur alınması gerektiğinden Valiliğin 2.11.1990 günü ve 1527 sayılı oluru
alınmıştır. Uygulama esnasında bu imalatın makina ile yapılamayacağı anlaşılmış,
iş mahalline gelen teknik heyet kazıya fiili uygulama için 25.12.1990 günü
blok kayaların yoğunluğu, sahanın meskun olması, patlayıcı kullanmaya izin
verilmemesi gibi gerekçelerle elle kazı yapılmasına karar verilmiş ve imalat
bu esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Hakedişlerde oluru alınmış
poz.lara göre işlem yapılmış 4 -17 no.lu hakedişlerde imalat olmadığı için
değişiklik yapılması sehven unutulmuştur.......” denilmektedir.
Savunma ekinde sunulan “olur” belgeleri sorgu aşamasında görülmüşse sorguda
bu hususlar değerlendirilmiştir.
Savunma ekinde gönderilen 25.12.1990 tarihli Kazı Tesbit Tutanağı” birim
fiyat oluru olmadığı gibi poz.ların değiştirilmesi gereğini de öngörmemektedir.
Savunma eki belgelerde elle kazı yapılması oluru alınmadığı, pozların değiştirilmesi
için onayın bulunmadığı, 1-17 hakedişlere kadar yapılan bütün ödemelerde
15.001/2, 15.006/2, 15.010/2, poz.ları kullanılmıştır. Hakedişlerin ataşman
ve yeşil defterleri bu poz.lara göre düzenlenmiştir. 2.11.1990 tarihinde
teklif edilen ve onaylanan makinalı kazı pozları hiç bir yasal gerekçeye
ve olura dayanmadan 28.12.1993 tarih ve 692 no.lu verile emriyle ödenen
18 no.lu hakedişte değiştirilmiş ve daha pahalı olan el ile kazı pozlarına
çevrilmiş ve .............. TL fazla ödemede bulunulmuştur.
SULHNAME YAPILMASI
8. Daire, 23.9.1993 Tarih ve 2802 Tutanak Sayılı Kararı:
%30 Dışı işlerin sulhan ödenebilmesi için Maliye ve Gümrük Bak.Baş Hk.
Müş ve Muh. Gen. Md.nden uygun görüş alındıktan sonra ek sözleşme ve sulhname
yapılması gerekir.
1943 Tarih ve 5307 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 4353 sayılı Maliye Vekaleti
Başhukuk müşavirliğinin ve Muhakemat Uzman Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet
Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı
Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun’un 31. maddesi ve 3690 sayılı 1991
yılı Bütçe Kanunu’nun 18/C ve bu kanuna ekli (İ) cetvelinin C fıkrası hükümlerine
göre %30 dışı işlerin sulhan ödenebilmesi için Maliye ve Gümrük Bakanlığı
Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünden uygun görüş alındıktan
sonra ek sözleşme ve sulhname yapılması gerekmektedir.
Savunma eki olarak gönderilen Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın 27.7.1992
tarih ve 4190/8831 sayılı uygun görüşü ve bu görüşe istinaden düzenlenen
ek sözleşme ve sulhnamede %30 dışı iş tutarının KDV hariç 331.664.504 TL
olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda ödeme tarihinden 7 ay sonra alınan bu uygun görüşün kabulünün
gerekeceği kuşkusuzdur.
Ancak %30 dışı olarak ödenen ile bu görüş ve buna göre düzenlenen ek sözleşme
ve sulhnamedeki rakam arasındaki farkın müteahhitten geri alınması gerekir.
PROJE BEDELLLERİ
27.9.1994 Tarih ve23508 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Etüd, proje, mühendislik, müşavirlik ve kontrollük hizmetleri için sözleşme
hükmü gereği hakedişe dahil ödemenin 0.03’ü oranında yapılacak ödemelerin
hesabında fiyat farklarının da hakediş bedeline dahil edilip edilmeyeceği
hk.
307 Sayılı ilamın 8. maddesiyle Tümaş-Türk Mühendislik A .Ş. mesleki ve
teknik kontrol hizmeti bedeli olarak ödenen hakediş tutarlarının hesabında,
yapım müteahhidine ödenen fiyat farkının da dikkate alınması sebebiyle.........
TL’nin tazminine hükmolunmuştur.
İlamın tazmin gerekçesi “BİGŞ’in 39.Ve 40. maddelerinde yer alan “müteahhit
tarafından yapılan yapım ve hizmet işlerinin bedelleri sözleşmeye ekli
birim fiyat cetvelinde veya keşif bedelinde yazılı veya sonradan düzenlenen
yeni fiyatlar üzerinden hesaplanarak, yapılan indirim ve sözleşmedeki kayıtlara
ve ilgili kanunlara göre yapılacak kesintiler çıktıktan sonra, sözleşmenin
ödemeye ilişkin hükümleri çereçevesinde kendisine ödenir.
30.1.1985 Tarih ve 85/9048 sayılı kararname ile değişik 39. maddenin (a)
bendinin son fıkrasına göre hakediş ödemelerinde; her hakediş tutarından
bir evvelki hakediş tutarı çıkarıldıktan sonra kalan miktara müteahhidin,
varsa yaptığı ihale indirimi uygulanmaksızın ödenecek miktarlar eklenir.
Sözü edilen şartnamenin 39. maddesine göre hakediş tutarı imalat ve ihzarat
tutarından oluşur. Zira ihale indirimine sadece bu tutarlar tabidir. Her
ne kadar sözleşmede hakediş bedelinden bahsedilmekte ise de bundan kasıtın
“hakdiş tutarı “olduğu açıktır. Yoksa verile emri üzerindeki ödenecek miktarı
esas almak gerekir ki bu da vergi, ceza ve ilavelerin yaygınlaştırılması,
yansıtılması ve mükerrer ödenmesi sonucunu verir.
Hakediş bedeli ile birlikte ödenen fiyat farklarının verilmesindeki amaç
yükleniciyi fiyatlardaki değişikliklerden korumak olup yüklenici ile idare
arasında yapılan sözleşmeye istinaden ödenir.
88/13181 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen kararnamede sayılan
ve sözleşmesinde aksi bir hüküm olmayan veya sözleşmesinde sayılan malzemeye
fiyat farkı ödenir. G....İnşaat ve Müteahhitlik A.Ş.ne malzeme fiyat farkları
ve usulleri de anılan şirketle idare arasında imzalanan sözleşmede belirtilmiştir.
Bu sözleşme hükümlerinin genellleştirilip T.....-Türk Mühendislik, Müşavirlik
ve Müteahhitlik A.Ş. ne uygulanması mümkün değildir.
T.....A.Ş. ile İnönü Üniversitesi arasında 22.8.1990 tarihinde imzalanan
sözleşmede mesleki ve teknik kontrollük işi için fiyat farkı ödenmesi ve
esasları düzenlenmediğinden ve yapım müteahhidi G...... İnşaat A.Ş.
ile imzalanan sözleşmenin, T...... A.Ş.’ne uygulanmasının söz konusu olmayacağı
hususlarına dayandırılmıştır.
Konuya ilişkin sözleşmenin “müşavirlik, mesleki ve teknik kontrolluk “
başlıklı 4.2. maddesinde; “Madde 2.2’de belirtilen araştırma ve uygulama
hastanesinin inşaatı sırasında T..... tarafından yapılacak müşavirlik ve
mesleki kontrollük hizmetleri için ÜNİVERSİTE, yapım müteahhitlerine ödenecek
hakedişlerin %3 (yüzde üç) tutarında T......’a ödeme yapacaktır.” hükümlerine
yer verilmiştir.
Dilekçiler, dilekçelerinde özetle; “Ödemenin idareyle şirket arasında yapılan
sözleşmenin 4.2 maddesine dayandığını, “hakediş” kelimesinin anlamının
imalat + ihrazatla, sınırlı olamayacağını, fiyat farklarının hakediş tanımı
dışında düşünülmesinin mümkün olmadığını, türü ne olursa olsun yapım müteahhidine
yapılan her ödemenin müşavirlik ve kontrollük hizmetlerinin hesabında dikkate
alınmasının sözleşme hükmü gereği olduğunu sözleşme ve eklerindeki ifadelerden
farklı bir yorum çıkarılırsa dahi, Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi hükmü
gereğince hakediş tutarı deyiminden iki tarafın maksadının hakedişe dahil
edilen ve hakedişe dayanılarak yapılan tüm ödemeleri (imalat, ihzarat,
fiyat farkı vs.. ödemeleri) dikkate almak olduğunu sözleşmeye yazmışlardır.
Taraflar fiyat farkının da hesaplamada dikkate alınmayacağını isteselerdi,
bu hususu da sözleşmede açıkça belirtirlerdi” şeklinde savunma göndererek
tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunmuşlardır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında ve mevcut mevzuat çerçevesinde konu incelendiğinde,
hakedişin üstenciye yaptığı iş ve hizmet karşılığı işveren tarafından kanun,
kararname, şartname ve sözleşme hükümleri gereği yapılan ödemelerin tümünü
kapsayan bir hesap hulasası olduğu bilinmekle hakediş ifadesinin bu vasfı
nedeniyle kararname ve sözleşme hükümleri gereği ödenen fiyat farklarını
da kapsaması doğaldır.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 39/a maddesinin son fıkrasında
yer alan “Her hakediş tutarından ondan bir evvelki hakediş tutarı çıkarıldıktan
sonra kalan miktardan müteahhidin, varsa yaptığı ihale indirimi uygulanmaksızın
ödenecek miktarlar eklenir. Böylece bulunan miktardan sözleşmede yazılı
kesintiler, varsa müteahhidin idareye olan borçları ve cezaları, kanunen
alınması gereken vergiler kesilir........................ hakediş raporlarının
kendilerince imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı
süre sonunda eğer sözleşmede bu hususta kayıt yoksa otuz gün içinde ödeme
yapılır” hükmü karşısında tazmin görüşüne esas alınan: “Hakediş tutarları
imalat + ihzarat tutarlarından oluşur. Zira ihale indirimine bu miktarlar
tabidir.” Gerekçesine katılmak mümkün görülmemektedir. Zira bu maddede
ifadesini bulan “sözleşmesine göre ihale indirimi uygulanmaksızın ödenecek
miktarlar eklenir” açıklaması fiyat farkları vs.. gibi ödemeleri kapsamaktadır.
Bilindiği üzere;
Yurdumuzda son yıllarda inşaat, tesisat, işçilik araç ve gereç fiyatlarında
görülen hızlı artışlar, 3-5 yıl sürebilecek bir taahhüdün sabit birim fiyatlarla
ihale edilip gerçekleşmesini engellemiştir. Bu mahzurların giderilmesi
ve ülkenin yatırım politikasının engellenmemesi için hükümetlerce: 1959
yılından itibaren fiyat farkı kararnameleri çıkarılmıştır. Kararname gereği
yapılan fiyat farkları hesabında hakediş raporlarında bulunan ve esas ihale
bedelinin tespitine veri teşkil eden imalat + ihrazat tutarları esas alındığından
ve mevcut durumun muhafazasına yönelik fiyat farklarının hakediş tutarından
ve hakediş kavramından ayrık tutulması, değinilen mevzuat hükümleri ve
açıklamalar karşısında imkansızdır. Esasen hakedişin sözlük anlamı da “Yapılan
bir hizmet veya iş karşılığı doğan hak veya alacak” şeklinde tanımlanmaktadır.
“Sözleşmesinde mesleki ve teknik kontrollük için fiyat farkı ödeneceğine
ilişkin hüküm bulunmamaktadır” gerekçesine katılmakta olanaksızdır. Sözleşmenin
4.2 maddesinde değinilen “Üniversitece yapım müteahhidine ödenecek hakedişlerin
%3’ü (yüzde üç) oranında T........’a ödeme yapılacaktır” ifadesi, yapım
müteahhidi G...... İnşaat anonim şirketine yapılacak fiyat farkı dahil
niteliği ne olursa olsun her türlü ödemeyi kapsayan bir ifade olduğundan,
fiyat farklarını da kapsaması doğaldır. Kaldı ki, 88/13181 Sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı’nın 3/c maddesinde “her türlü inşaat, onarım, montaj ve bunlarla
ilgili taşımalar, ihzarat yanında etüd, proje, mühendislik ve müşavirlik
hizmetleri ............de sayılarak bu hizmetler de fiyat farkı kararnamesi
kapsamına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle tazmin hükmünün kaldırılmasına.
1. Daire, 30.1.1995 tarih ve 5881 Tutanak Sayılı Kararı: Yapı proje bedellerinin
“Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi”ndeki yapı sınıfları dikkate
alınarak ödenmesi gerekir.
(Bkz. 5.8.L985 Tarih ve 18833 R.G. de yayımlanan 85/9707 Sayılı Mim. ve
Müh. Hizm. Şart.)
Yüklenici N. S. taahhüdünde bulunan 3.980.000.000 TL keşif bedelli il özel
idaresi B.....R.... Sosyal Tesisleri işine ait 2- ek sayılı hakediş rapuru
ile müteahhide fazla proje bedeli ödemesinde bulunulduğu görülmüştür.
Söz konusu işe ait 1.15.1991 tarih ve 2-ek sayılı hakediş raporu içinde
yer alan yapılan işler listesinde F.A .l-R pozundan 366.030.527 TL mimari
ve statik proje bedeli yer aldığı gibi, ödenecek fiyat farkları listesinde
de bu poz için 1990-1991 yılları fiyat farkı olarak 617.003.380 TL ödenmiştir.
Hakediş raporu ekleri arasında yer alan ve bu ödemelere esas teşkil eden
sosyal tesisi ve konut binalarına ilişkin mimari ve statik proje bedellerine
ait fiyat analizlerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca 29.3.1991 tarihli
Resmi Gazete yayımlanan tebliğ ışığında incelenmesinde yapılan ödemelerin
fazla olduğu açıkça görülecektir.
16.7.1985 Tarih ve 85/9707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan “Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi”nin 3.2. maddesinde
adı geçen ve bütün hizmet dalları için Yapı Yaklaşık Maliyetinin (Y.Y.M.)
ve (YYM/BM)oranının hesabında kullanılacak olan yıllık birim maliyetlerini
belirleyen tebliğlerden 29.3.1991 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1991
yılına ait olanında, sosyal tesis ve konut projeleri için birim maliyet
1.242.300 TL olarak belirlenmiştir. Her ne kadar Söz konusu kompleks içinde
1549 m2 lik alanı kapsayacak şeklinde VİP binaları (vali ve üst düzey yönetici
evleri kategorisinde) yapımı da projelendirilmiş ise de esas büyük bölümü
6574 m2 lik alan ile konut binaları ve 5.000 m2 lik alan ile sosyal tesis
binaları oluşturulmaktadır.
VİP binalarına ilişkin projelerin bedellerinin V/A sınıfından ve 1.242.300
TL birim maliyet üzerinden ödenmesi doğru bir uygulama ise de konut ve
sosyal tesis binalarına ait proje bedellerinin lV/c sınıfında yer alan
993.800 TL yerine V/A sınıfından ödenmesi tamamiyle hatalı bir uygulamadır.
Zira söz konusu bu yapılar en üst bir değerlendirme ile ancak lV/c sınıfının
ilk sırasında yer alan “Otel ve moteller, (3 ve4 yıldızlı oteller ile l.
sınıf moteller) sınıfına dahil edilebilir ve proje bedellerinin de bu sınıftan
ödenmesi gerekecektir.
EMANET BİRİM FİYATI
1. Daire, 6.2.1996 Tarih ve 5980 Tutanak Sayılı Kararı:
Emanet suretiyle yaptırılan işlerde, birim fiyatlar emanet birim fiyatına
dönüştürülerek ödeme yapılmalıdır.
Alaaddin Tepesi Yeşil Alan ve Ünitelerinin Bakım işini yüklenen N.A.’a
emanet suretiyle yaptırılan iş ile ilgili olarak emanet işlerde kullanılan
birim fiyatı yerine ihaleli işlere ait birim fiyatın ödendiği görülmüştür.
84/8125 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan Emanet işlere Ait
Uygulama Yönetmeliği’nin 3. maddesinde; emanet-taşaron birim fiyatı: %25
kar ve genel gider karşılığı alınmak suretiyle tesbit edilen ihaleli işler
birim fiyatlarının 1.15/1.25= 0.92 katsayısı çarpımıyla bulunan birim fiyat......”olarak;
keşif bedeli ise:
“İşin emanet-taşeron birim fiyatlarıyla hesaplanan tutarı” olarak; tanımlanmıştır.
Devlet Su İşleri’ne ait bulunan ihleli işler birim fiyatlarına göre yaptırılan
“bakım ve tanzim işi “ ile ilgili ödemelerde, birim fiyatlar emanet birim
fiyatına dönüştürülmeden yani 0.92 ile çarpılmadan olduğu gibi ödenmekle..........
TL tutarında fazla ödemeye sebebiyet verilmiştir.
KARNE KATSAYISI
3.Daire, 16.1.1996 Tarih ve 151 Tutanak Sayılı Kararı:
Teslimi 1993 yılı Bayındırlık Bakanlığı Birim Fiyatları esas alınarak hazırlanmalı,
1992 yılı birim fiyatlarının belli bir katsayı ile çarpılması suretiyle
hesaplanmamalıdır.
.......... Yüklenimindeki Beyoğlu Devlet Hastanesi Jeneratör besleme, anons
ve telefon besleme işine ait tahmini bedelin 1992 yılı birim fiyatlarının
1.66 ile çarpılması suretiyle yanlış hesaplandığı görülmüştür.
2886 Sayılı Kanun’un 9. maddesinde: “Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit
edilir veya ettirilir.” 2. fıkrasında; “Ancak, yapım işlerinde bu işler
için kanunların verdiği yetkiye dayanılarak ilgili dairelerce tesbit edilmiş
birim fiyatları varsa bunlar uygulanır.”
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 180
sayılı KHK.nin 2.maddesinin (n) bendinde “bu işlerle ilgili tüzük, yönetmelik,
tip sözleşme, şartname, rayiç fiyat analizleri ve birim fiyatları hazırlamak”
denilmektedir. Yukarıda belirtilen işin teslimi 1.7.1993 tarihinde yapılmıştır.
Keşfin 1993 yılı Bayındırlık Bakanlığı’nın yayınlandığı fiyatlar esas alınarak
hazırlanması gerekirken, böyle yapılmayarak 1992 yılı fiyatlarıyla yapılan
keşfe 1.66 katsayısı uygulanarak 1993 yılı keşfi bulunmuştur. Yapılan bu
işlem sonucunda ........TL fazla ödeme doğmuştur.
SATIN ALMA
10.11.1992 Tarih ve 22875 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü stoklarında bulunmayan
demir ve çelik ürünlerinin resmi fiyatların üzerindeki fiyatlarla satın
alınıp alınamayacağı hk.
Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü................ Demir
Dağıtım veSatış Şefliği’nin yazısından 1988 yılı stoklarında bulunmadığı
anlaşılan demir, çelik ürünlerinin........ Müdürlüğünce serbest piyasadan
temin edildiği, ancak 2886 sayılı devlet ihale kanununun 71. maddesinin
4. bendinde “satış fiyatları devletçe veya görevli mercilerce tespit olunan
mallar, dağıtımı yapılan kuruluşlarda bulanmadığı belgelenmediği şartıyla
bu fiyatlarla en yakın piyasadan da satın alınabilir” denilmiş olmasına
karşın daha yüksek fiyat üzerinden ödeme yapıldığı gerekçesiyle ........
sayılı ilamın 8. maddesiyle ........... TL’ye tazmin hükmolunmuştur.
1988 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun 58. maddesinde bu mali yılda kısmen veya
tamamen uygulanmayacak kanun hükümleri sayılmış, sayılan kanun hükümleri
arasında 2886 sayılı devlet ihale kanunu’nun 71. maddesinde de yer verilmiştir.
1988 Yılı bütçe kanununda “ihtiyaçların kamu kuruluşlarından karşılanmasına
ilişkin esas ve usullerin Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca belirleneceğine”
ayrıca işaret edilmiştir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca yayımlanan 10 sıra numaralı Devlet İhaleleri
Genelgesi’nin ll/C maddesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi
genel ve katma bütçeli idarelerle il özel idareleri ve belediyelerin kanunun
1. maddesinde sayılan ihale işlerini rekabet ilkesine dayalı olan genel
hükümleregöre ihale yoluyla yerine getirilmelerinin esas olduğu, ancak
anılan idarelerin acil ve zorunlu durumlarda Söz konusu işlerini bu tebliğde
belirtilen kamu kuruluşlarından kıymet takdiri suretiyle karşılaşabilecekleri
belirtilmiştir.
Bu bakımdan ............ Müdürlüğünün Emanet Komisyonlarınca ihtiyaç gösterilen
çeşitli cins demir, çelik ürünlerini yukarıda açıklanan ihale genelgesi
uyarınca rekabet ilkesine uygun olarak 2886 sayılı kanunun diğer hükümlerine
göre satın almaları mümkün olduğundan, pazarlık yapılmak suretiyle tespit
edilen fiyatla gerçekleştirilen satın alma mevzuata uygun olduğu cihetle
........... sayılı ilamın ... maddesiyle verilen ............ TL’ye ilişkin
tazmin hükmünün kaldırılmasına.
GENEL VE ÖZEL ŞARTNAME HÜKÜMLERİNİN ÇELİŞMESİ
27.4.1993 Tarih ve 23013 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Tip sözleşmelerde özel idare ve fenni şartnamelerin genel şartnamelerden
önce sayılmış olmaları nedeniyle, genel şartname hükümlerine ters düşen
özel şartname hükümlerinin geçerli olup olmayacağı hk.
2886 Sayılı kanun kapsamında bulunan üniversiteler Bayındırlık Bakanlığı
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (209 sayılı KHK ile değişik 180 sayılı
KHK) hükümlerine de tabidir. Bu itibarla her iki kanun kapsamına dahil
olan tüm kamu kuruluşları, bu meyanda üniversiteler bu kanunlar uyarınca
çıkarılacak şartnamelere de uymak zorundadırlar. 2886 Sayılı Kanun’un “Şartnameler”
başlıklı 7. maddesi idarelerce şartnamelere konulması gereken zorunlu hususları
belirttikten sonra, idarelere ihale konusu işlerin mahiyetine ve özelliğine
göre özel ve teknik şartname veya eklerini hazırlama yetkisini de vermiştir.Kanunun
“Şartname Genel Esasları” başlıklı 8. maddesi ise tip şartnamelerin genel
ve ortak esasların belirtmeye 7. maddede sayılan hususlarla ilgili veya
bunlar dışındaki konularda genel esaslar tesbit etmeye ise Bakanlar Kurulunu
yetkili kılmıştır.
Her iki madde hükümlerinin birlikte incelenmesi sonucunda kanun, şartnamelerin
genel ve ortak esaslarını belirleme yetkisini Bakanlar Kuruluna, işlerin
özellik isteyen konularına ilişkin esasları belirleme yetkisini ise idarelere
verilmiştir.
Kanun bu yetkiyi verirken idareleri işin mahiyetine göre “Özel ve teknik”
şart koymakla sınırlandırmış, bu yetki çerçevesinde konulacak hususların
sınırlandırılması yoluna gitmemiştir.
2886 Sayılı Kanun’da ve B.K.K: ile yürürlüğe konulan genel şartnamelerde
bu durumu bertaraf edici mahiyette herhangi bir ifade yer almamaktadır.
Bayındırlık Bakanlığı’nca genel şartnamelere uygun olarak hazırlanan tip
sözleşmelerde sözleşme ekleri sayılırken (Md. 2) idarelerce hazırlanan
Özel İdare Şartnameler ile Fenni Şartnameler B.K.K: ile yürürlüğe konulan
Genel Şartnamelerden önce sayılmış; sözleşme ekleri arasında tutarsızlık
olduğu takdirde yukarıda belirtilen sıralamanın esas alınacağı ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere, işin özelliğine göre konulan özel şartlara genel şartlara
nazaran öncelik tanınmaktadır.
Yukarıda yazılı hüküm ve açıklamalar uyarınca;
Taşımaların ne şekilde yapılacağı hususunun Hususi ve Fenni Şartname ile
idarece belirtilmiş bulunduğu, ihaleye giren isteklilerin ihale indirimini
buna göre yaptığı, rekabetin buna göre tesis edilmiş olduğu ve 2886 sayılı
Kanun’nun 7. maddesi ile verilen yetki çerçevesinde Hususi ve Fenni şartnameye
idarece özel hüküm konulmasında ve ödemelerinde bu hükme dayanarak yapılmasında
mevzuata aykırılık görülmediğinden; dilekçi iddialarının kabulüyle ilamın....
maddesiyle verilen .............. TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına.
AVANS VERİLMESİ
7. Daire, 21.5.1991Tarih ve 7033 Tutanak Sayılı Kararı:
Müteahhide sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı olarak avans verilemez.
Kahramanmaraş-Göksun-Çardak-Korkmaz ve Afşin-Esence-Kantarma Deresi göleti
projesinin 27.959.664 TL ihale bedeli ile müteahhit ........’e ihale olunduğu
ve daha sonra ihale bedelinin %30’u oranındaki 8.887.904 TL avansın, şartname
ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak adı geçene verildiği ve 12042 numaralı
verile emrine ekli 1 ve son no.lu hakediş ile mahsup edildiği görülmüştür.
Gölet ve Sulama Projeleri Mühendislik Hizmetlerine Ait Sözleşmenin 9. ve
ilgili şartnamenin 17. maddesinde, hakediş ödenmesi ve avans verilmesi
şartları belirlenmiş olup buna göre,
A) Sözleşme, şartname ve eklerinde belirtildiği şekilde hakediş raporları
işin hitamında düzenlenir ve projeler Genel Müdürlükçe onandıktan sonra
tahakkuka bağlanır. Kısmi ödeme yapılmaz.
B) Yer teslimi yapıldıktan ve iş programı onandıktan sonra müteahhidin
yazılı isteği üzerine 2886 sayılı Kanun hükümlerine uygun aynı miktar banka
teminat mektubu veya Devlet tahvilleri ve Hazine kefaletine haiz tahviller
karşılığında,
a) Şantiyenin kurulması, işçi çalıştırılması,
b)Taahhüdün ifası için gerekli teçhizat, malzeme ve cihazların satın alınması
ve siparişlere bağlanması gibi işler için gerekli giderleri karşılamak
üzere ihale bedelinin %30’una kadar avans verilebilir.
Müteahhidin avans alması için idareye yapacağı yazılı müracaatında işbu
avansın yukarıdaki amaca uygun olarak kullanılacağını, bu avansın tahsis
edeceği hususlara ait miktar ve tutarları ve ifa tarihlerini bildirmesi
ve avans hükümlerine uyacağını taahhüt etmesi şarttır.
Müteahhit aldığı bu avansı bildirdiği yerleri sarf ettiğini gösteren fatura
ve benzeri muteber belgeleri en kısa zamanda idareye verecektir.
İdare iş programının aksaması veya avansın şartlara uygun sarfedilmemesi
veya makul bir süre içersinde işe başlanılmamış olması hallerinde mahsubu
yapılmamış avansı veya bakiyesini, bu halleri takip eden ilk hakedişden
defaten kesmeye, bu yetmediği veya hakediş bulunmadığı takdirde avans teminatını
nakde çevirmeye her zaman yetkilidir.
Avans mahsubu aşağıda yazılı esaslar dahilinde yapılır :
Avans mahsup oranı avans verilme oranının %50 fazlasıdır.
Avanslar avansın verildiği tarihten itibaren her hakedişin ihale bedeline
ait tutarına avans mahsup oranı uygulanarak hakedişlerden kesinti suretiyle
mahsup edilir.
...denilmektedir.
Diğer taraftan gölet, sulama suyu temini uygulama projeleri mühendislik
hizmetleri özel idare ve teknik şartnamesi madde ll, 1.fıkra 1.10 bendinde
“..................... istekli, arazi çalışmalarına başlayacağı tarihi
10 gün önceden idareye bildirecek ve idareden kontrol mühendisi talebinde
bulunacaktır. Mahallinde yapılan çalışmalar bir tutanakla tesbit edilecek,
evraklar isim kontrolü ile müştereken imzalanacaktır” denilmekte; madde-lll
son fıkrada ise projelerin nihai tasdik merciinin Genel Müdürlük olduğu
belirtilmektedir.
Söz konusu işle ilgili dosyanın ve savunma ekinde gönderilen belgelerin
tetkikinde ise,
14.12.1988 tarihine kadar bitirilmesi gereken iş için ayrıca süre uzatımı
verilmiş olduğu ancak 1988 yılında müteahhide herhangi bir istihkak ödemesi
yapılmadığı;
1 ve son no.lu hakedişle yapılan 8.387.904 TL ödemenin arazi çalışması
ve harita çıkartılması işleriyle ilgili olduğu ileri sürüldüğü halde hakediş
raporuna hiçbir belgenin eklenmediği ve rapor kapağının arka tarafında
bu ödemenin avansa ait olduğunun belirtildiği,
Müteahhidin arazi çalışması yapmayı istemesi durumunda 10 gün önceden idareye
bildirilmesi ve mahallinde yapılan çalışmaların bir tutanakla tesbit edilmesi
gerektiği halde bu belgelerin düzenlenmediği;
Ayrıca ödenen avansın, veriliş amacına uygun olarak harcandığını gösteren
fatura ve benzeri belgelerin idareye verilmesi gerektiği halde buna ilişkin
herhangi bir belgenin ibraz edilmediği,
Gerek hakediş ve gerekse avans ödemesi yapılabilmesi için ilgili projenin
Genel Müdürlükçe onaylanması gerektiği halde ekli belgelerde farklarının
verilmesi ve 15 Ocak-15 Şubat itibariyle mükerrer tahakkuk yapılması sonucu,
fazla ödendiği saptanan ...........TL’nin ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine. |