|
GELİR VERGİSİ VE FON KESİNTİSİ
25.4.1995 Tarih ve 23673 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Konkasör malzemeleri hazırlanması ve nakli işi, Gelir Verisi Kanunu 42.
md. kapsamında olmadığından stopaj ve SSDF kesintileri yapılmasına gerek
yoktur.
Sarıgerme Turizm Alanı yolları 2. Kısım Dere Ocağından Konkasör Malzemeleri
Hazırlanması ve Nakli işinin süresi 15.12.1989 tarihinden 12.4.1990 tarihine
uzatılmak suretiyle birden fazla takvim yılına sirayet eden iş haline dönüşen
söz konusu taahhüdeait hakedişlerin 1990 yılına ilişkin ödemelerinden gelir
vergisi ve S.S.D.F. kesintisi yapılmaması nedeniyle 938 sayılı ilamın 5.
maddesiyle ....... TL’ye tazmin hükmolunmuştur.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2361 sayılı Kanunun 30. maddesi ile
değişik 42. maddesinde, “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat
ve onarım işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit
edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir.
Mükellefler bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarım işinin
hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin
ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin
ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın mart ayı sonuna kadar vermeye
mecburdurlar” denilmekte,
Aynı Kanunun 94/4 maddesinde ise 42. madde kapsamına girenişler dolayısıyle
bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden %5 (88/13341
sayılı BKK ile tespit edilmiştir.) oranında vergi tevkifatı yapılır.” Denilmektedir.
Belirtilen Kanunun 42. maddesi ile, bu maddede açıklanan işlerle uğraşanların
işlerin gelir ve gider kesin sonuçlarının alınması birden fazla takvim
yılı sürmesi nedeniyle işlerin bitiminden önceki yılların beyannamelerine
o işlere ait gelirlerini dahil etmemeleri benimsenmiş, ancak geciken vergi
tahsilatından doğan kaybı önlemek için aynı kanunun 94/4 maddesi ile yıl
içinde ödenen istihkak bedellerinden gelir vergisine mahsup edilmek üzere
%5 oranında kesinti yapılması öngörülmüştür.
Diğer yandan Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 10.01.1986 gün
ve 2377 sayılı yazısında Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü’ne karşı taahhüt
edilen Malatya-Arapkir, Malatya-Elazığ yolu malzeme ihzarat temini ve nakli
işinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 42. maddesinde açıklanan inşaat
ve onarım işi niteliğinde olmadığından istihkaklardan kesinti yapılmaması
gerektiği ifade olunmuştur.
“Yol inşaatı için malzeme ihzarat ve nakli” yukarıda açıklanan Maliye Bakanlığı
Gelirler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 42. madde kapsamında görülmediğine
göre bu tür işlerle uğraşanların taahhütleri birden fazla yıllara sari
nitelikte olsa dahi her yıl için elde ettikleri hasılat ve gider sonucunu
beyannamelerine dahil etmek zorundadırlar.
İnşaat işinin bütün aşamalarını kapsamadığı için yıllık kar veya zararın
tespiti bakımından komplike olmayan bu tür işlerin 42. madde kapsamı dışındaki
diğer ticari faaliyetlere uygulanan sistem dahilinde vergilendirilmesi
söz konusu olacağı cihetle ayrıca stopaj uygulamasının gerek bulunmamaktadır.
Belirten nedenlerle Sarıgerme Turizm Alanı Yolları 2. Kısım Dere Ocağından
Konkasör Malzemeleri Hazırlanması ve Nakli işi 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanunun 42. maddesi kapsamında olmadığından istihkaklardan stopaj yapılmaması
ve buna bağlı olarak SSDF kesilmemesi nedeniyle 938 sayılı ilamın 5. maddesiyle
verilen ...... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına.
15.10.1993 Tarih ve 23164 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Yüklenici kurumlar vergisi mükellefi olsa dahi yıllara sari olarak yaptığı
işlerden gelir vergisi ve SSDF kesintilerinin yapılması gerekir.
ilamın 6. maddesi ile ..... Tic. Ltd. Şti. nin yükleniminden bulunan Karaman-Kılbasan
Göztepe Arazi Top. İşine ait 2 no.lu hakedişinden Gelir Vergisi Kanunu’nun
42-94 /A-4 maddeleri uyarınca gelir vergisi stopajı ile 3238 sayılı yasanın
13/5. maddesi uyarınca Savunma Sanayi Destekleme Fon Kesintisinin yapılmadığı
gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Her ne kadar dilekçi..... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kurumlar Vergisi
Mükellefi olması nedeniyle dilekçe ekinde sunulan Maliye Bakanlığı Gelirler
Genel Müdürlüğü’nün 12.8.1987 tarihli görüşü doğrultusunda gelir vergisi
stopajı yapılamayacağı öne sürmüş ise de, Gelirler Genel Müdürlüğü’nün
bahse konu görüşü, Kurumlar Vergisine tabi mükelleflerin serbest meslek
faaliyetlerine ilişkin olup 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi
kapsamına giren işleri içermemektedir.
Anılan yasanın 3239 sayılı Yasayla değişik 94/4/A. maddesinde “42. madde
kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara(Kurumlar dahil) ödenen
tüm istihkak bedellerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı açıklanmış
bulunduğundan, Kurumlar Vergisi mükellefi ..... Taah. Tic. Ltd. Şti.’ne
yapılan istihkak ödemelerinden de gelir vergisi stopajı ve Savunma Sanayii
Destekleme Fonu kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerden dilekçe iddialarının reddi ile ilamın 6. maddesi
ile verilen ...... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün tasdikini.
15.10.1993 Tarih ve 53164 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Yıllara sari işlerden yapılması gereken gelir vergisi ve SSDF kesintilerinin
bir sonraki yıl beyannamesiyle yatırılacağı iddiası yerinde değildir.
İlamın 11. maddesiyle gelecek yıllara sari biçimde yürütülen Konya-Karaman
Hamidiye Osmaniye Arazi Tevsiye ve Yol Dolgusu işine ilişkin 4 sayılı hakedişten
Gelir Vergisi Stopajı ile Savunma Sanayii Destekleme Fon Kesintisinin yapılmadığı
gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
193 Sayılı Yasanın 2361 sayılı yasa ile değişik 42. madde hükmü ile aynı
yasanın 3239 sayılı yasayla değişik 94-a/4. maddesi hükmü ve 3238 sayılı
yasa hükmü karşısında dilekçinin tazmin hükmüne konu edilen vergi stopajı
ile S.S.D.F. kesintisinin, mükelleflerin 1988 yılında vermesi gereken beyanname
ile birlikte yatırmış olacağı yönündeki iddiası yerinde görülmediğinden
tazmin hükmünün tasdikini.
27.10.1989 Tarih ve 22004 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı: Fiilen yıllara
sari hale gelmeyen işe ait kazançtan gelir vergisi stopajı yapılmasına
gerek yoktur.
Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işine ilişkin hakediş bedellerinden
%5 oranında gelir vergisi tevkifatının yapılmadığı gerekçesi ile tazmin
hükmü verilmiştir.
Dilekçi iddiaları üzerine, rapor dosyasında mevcut ilişikli belgeler incelendiğinde;
Müteahhit ......’e ihale edilen ....... drenaj projesi işi, sözleşmesine
göre 1984 takvim yılına sirayet etmekte ise de, bahse konu işin 1983 takvim
yılı içinde başlanılarak aynı yıl içinde bitirildiği, bu işe ait düzenlenen
beş adet hakedişin ( son sayılı hakediş dahil) 1983 takvim yılında düzenlenerek
istihkak sahibine ödendiği görülmektedir.
Bu haliyle fiilen 1984 takvim yılına sirayet etmediği anlaşılan söz konusu
işe ait kazancın tamamının, 1983 yılı beyannamesine dahil edilmesi tabii
bulunduğundan, 193 sayılı Kanunun 42. maddesi kapsamına girmediği anlaşılan
ödemelerden gelir vergisi stopajı yapılmasına mahal bulunmamaktadır. Bu
nedenle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına.
1.Daire, 28.2.1995 Tarih ve 5871 Tutanak Sayılı Kararı:
Gelecek yıllara sari olan iş nedeniyle, istihkak ödemelerinden %5 nisbetinde
Gelir Vergisi ve gelir vergisi matrah olmak üzere ayrıca SSDF kesintisi
yapılması gerekir.
Müteahhit ..... taahhüdünde bulunan 650.000.000 TL keşif bedelli Akpınar
Lisesi İkmal İnşaatı işine ait hakediş raporları ve eklerinin incelenmesinde;
26.12.1990 Tarihinde ihalesi yapılıp, sözleşmesinde 1.8.1991 tarihinde
bitirilmesi öngörüldüğünden ertesi yıla sirayet eden bu iş nedeniyle 1991
yılı içinde yapılan ödemelerden Gelir Vergisi ve Savunma Sanayii Destekleme
Fonu kesintisi yapılmadığı görülmüştür.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2361 Sayılı Kanun’la değişik 42. maddesinde
birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde kar
ve zararın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve 3239 sayılı Kanunla değişik
94 üncü maddesi (A) bendinin 4 üncü fıkrasında; 42. madde kapsamına giren
işler nedeniyle bu işleri yapanlara ödenen istihkak bedellerinden hak sahiplerinin
vergilerine mahsuben Gelir Vergisi kesintisi yapılması gereğini işaret
olunmuş; bu maddeye dayanılarak çıkarılan 88/13644 ve 39/14365 .Sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla 1991 yılı için kesinti oranı %5 olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının
Kurulması Hakkındaki 7.11.1985 Tarih ve 3238 Sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin
5 inci bendi ve bu bent uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu’nun 88/ 13441
sayılı kararı ile Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na ödenmek üzere, gelir
ve kurumlar vergisi mükellefleri ile sorumluları tarafından gelir ve kurumlar
vergisinden ayrı olarak, söz konusu vergiler üzerinden hesaplanacak kesinti
nispetinin %5 olacağı tespit edilmiştir.
Netice olarak sari işlerden yapılacak %5 Gelir Vergisi matrah olmak üzere
ayrıca %5 nispetinde Savunma Sanayii Destekleme Fonu kesintisi yapılması
gerekmektedir.
7.Daire, 21.5.1991 Tarih ve 7033 Tutanak Sayılı Kararı :
Serbest meslek faaliyeti niteliğinde olan mihendislik hizmetlerinden Gelir
Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin 3. fıkrasına göre %15 oranında kesinti
yapılması gerekir.
...... Mahallesi Sulama Suyu Temini Mühendislik Hizmeti işinin (%1)indirimle
ihale edilmesi sonucu 1 ve no.lu hakediş ve fiyat farkı hakediş ile ödeme
yapılması sırasında %15 yerine %5 oranında gelir vergisi stopajı yapıldığı,
Bölge Müdürlüğü Sosyal Tesis Binası Mimari Projesi ve Elektrik Tesisatı
Projesi işinin 2886 sayılı Kanun’un 51/5. Maddesi gereğince pazarlıkla
ihale edilmesi sonucu, bu işe ilişkin olarak düzenlenen faturalar mukabilinde
ödeme yapılırken, %15 oranında gelir vergisi stopajı yapılmadığı ve %4
oranında Savunma Sayii Destekleme Fonu kesintisinin gerçekleştirilmediği,
Adana-Karaishak-Hacıaraplar-Kocaveliler Sağ sahil Sulama Suyu Temini Mühendislik
Hizmeti işinin ( %5) indirimle ihale edilmesi sonucu, 1 ve son no.lu hakediş
ve 2 no.lu fiyat farkı hakedişi ile ödeme yapılması sırasında % 15 yerine
%5 oranında gelir vergisi stopajı yapıldığı görülmüştür.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesinde “Her türlü serbest meslek
faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki
bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene
tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.
Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif,
adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan
kazançlar da serbest meslek kazancıdır”hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 94. maddesi A) fıkrası ile, bu fıkranın 3. bendinde kamu idare
ve müesseseleri tarafından, yaptıkları serbest meslek işleri icra edenlere
yapılan ödemelerden, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat
yapılması gerektiği hususu hükmü bağlanmış ve vergi oranı % 15 olarak saptanmış
bulunmaktadır.
Ayrıca 3238 sayılı Savunma Sanayii Destekleme Fonu Kanunu’nun 13. maddesi
5. fıkrası, gelir vergisi olarak hesaplanan miktarın %4’ü oranında Savunma
Sanayii Destekleme Fonu kesintisi yapılacağı hükmünü getirmiştir.
Anılan hükümler karşısında serbest meslek faaliyeti kapsamında mütalaa
olunması gereken söz konusu mühendislsk ve proje hizmetlerini üstlenen
ilgililere yapılan ödemelerden, % 15 oranında gelir vergisi stopajı yapılması
ve kesilen Gelir Vergisi Matrahı alınarak %4 oranında SSDF kesintisi yapılması
gerekmektedir.
Sorumlular tarafından yapılan savunmalarda, söz konusu işlerin müşavirlik
hizmetini yürüten firmaların kurumlar vergisine tabi oldukları ve bu nedenle
stopaj yapılmadığı belirtilmekte ise de yukarıda adı geçen ve mühendislik
hizmeti veren gerçek kişilerin, serbest meslek faaliyetinde bulundukları
ve bu nedenle elde ettikleri kazançlardan Gelir Vergisi ve Savunma Sanayii
Destekleme Fonu kesintisi yapılması gerektiği hususu açıkça anlaşılmaktadır.
1.Daire, 29.2.1996 Tarihi ve 5998 Tutanak Sayılı Kararı:
İşin süresi, cezası çalışma nedeniyle ertesi yıla geçerse, ertesi yılbaşından
itibaren ödenecek hakedişlerden Gelir Vergisi tevkifatı yapılır.
Müteahhit E.S.’in yükleniminde bulunan 252.413.990 TL l. keşif bedelli.......
açık ve kapalı düğün salonu, sağlık ocağı, zabıta binası inşaatı işi; yıllara
sari bir yapım işi olduğu halde, Gelir Vergisi stopajı ve S.S.D.F. kesilmemesi
sonucu fazla ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir.
Birden fazla takvim yılına geçen inşaat ve onarım işlerine ait hakediş
ödemelerinden 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2361 sayılı kanunla değişik
42. 3239 sayılı kanunla değişik 94.maddeleri uyarınca 26.12.1985 tarih
ve 18970 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85/10175 sayılı B.K.K’da tespit
edilen oranda (%5) Gelir Vergisi kesintisi yapılması gerekir.
Bilindiği üzere, %5 Gelir Vergisi kesilen işlerde, Gelir Vergisi kesintisi
matrah olmak üzere ayrıca %10 oranında da S.S.D.F. kesintisi yapılacaktır.
Yapım işinin birden fazla takvim yılına geçip geçmediğinin tespiti, sözleşmenin
hukuken geçerlilik kazandığı tarih ile sözleşmenin bitim tarihleri göz
önüne alınarak yapılır. İşin sözleşmesinin noterlikçe onandığı veya taraflarca
imzalandığı tarih ile sözleşmelerindeki iş bitim tarihi arasında takvim
yılı geçmiyor ise bu sözleşmeler ile ilgili hakedişlerden Gelir Vergisi
kesintisi yapılmaz
Ancak;
Sayıştay Genel Kurulu’nun 2.6.1966 tarih ve 3122/5 sayılı kararı uyarınca;
“...........süre uzatımıverilmemekle beraber işin süresi cezalı vesair
nedenlerle ertesi yıla geçerse, bu takdirde ertesi yılbaşından itibaren
ödenecek hakedişlerden % 5 oranında Gelir Vergisi kesintisi yapılır” denilmektedir.
Söz konusu hakediş raporunda;sözleşme tarihi 21.2.1991 ve sözleşmeye göre
işin biteceği tarih ise 1.9.1991 olduğundan başlangıçta yapım işi yıllara
sair olmayan bir iştir. Ancak, süre uzatımı 31.12.1991 tarihine kadar 28
gün cezalı sürede çalışılarak iş bitirilmiştir.
Bu itibarla, Sayışta Genel Kurul Kararı’nda da belirtildiği üzere işin
süresi cezalı çalışma nedeniyle ertesi yıla geçtiğinden gelir vergisi kesintisi
yapılması gerekir.
6. Daire, 21.12.1995 Tarih ve 8908 Tutanak Sayılı Kararı:
Süre uzatımı verilmesi sonucu birden fazla takvim yılına sirayet eden işlerde,
süre uzatım kararının verildiği tarihten itibaren Gelir Vergisi ve Fon
kesintisi yapılması gerekir.
Müteahhit ..... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.nin taahhüdünde bulunan 7.900.000.000
TL birinci keşif bedelli .......... Lisesi ve Lojmanları Genel Onarımı
İnşaatı işine ait sözleşmeye göre işin bitim tarihi 30.12.1993 olup, 19.8.1993
gün ve 3581 sayılı kararla (75) takvimgünü süre uzatımı verilmek suretiyle
işin bitim tarihinin 13.05.1994 günü olması dolayısıyla, söz konusu işin
1994 yılına sirayet etmesine rağmen, süre uzatım kararı tarihinden sonra
müteahhide ödenen hakediş tutarları üzerinden Gelir Vergisi tevkifatı ile
Fon Payı kesintisinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun (24.12.1980 tarih ve 2361 sayılı kanunla
değişik) 42. Maddesinde; birden fazla takvim yılına taşan inşaat ve onarma
işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği
ve tamamının o yılın geliri saılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterileceği;
44. maddesinde de; inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul uslüne
tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği
tarihin; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı
tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, aynı kanunun 94. maddesinin (A/4) numaralı bendinde, 42.
madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil)
ödenen istihkak bedellerinden vergi kesileceği belirtilmiştir.
26.12.1985 Tarih ve 18970 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85/0175 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın 1/3. maddesinde de 4.maddenin (A/4) numaralı
bendinde yazılı ödemelerden %5 oranında Gelir Vergisi tevkifatı yapılacağı
belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu konu ile ilgili olarak, Maliye Bakanlığı’nın 08.3.1985 tarih ve 4ll(M)
seri no.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde açıklandığı üzere”.......sözleşmesine
göre yılı içerisinde bitirilmesi inşaat ve onarım işinin, her ne sebeple
olursa olsun yılı içerisinde bitirilemeyerek ek süre verilmesi ve bu sürenin
ertesi yıla taşması halinde, ek süre ile ilgili kararın verildiği tarihten;
ek süre verilmemiş olmakla birlikte işin bitiminin ertesi yıla taşması
halinde ise, ertesi takvim yılı başından itibaren ödenecek istihkak bedelleri
üzerinden %5 oranınıda Gelir Vergisi tevkifatı yapılması gerekir.
Bu durumda, “Heybeliada Deniz Lisesi ve Lojmanları Genel Onarımı İnşaatı
“işinin, sözleşmesinde 30.12.1993 tarihinde bitirilmesi öngörüldüğü halde,
19.8.1993 tarih ve 3581 sayılı kararla keşif ilavesi yapılarak, iş süresinin
13.5.1994 tarihine kadar uzatılması sebebiyle, söz konusu iş birden fazla
takvim yılına sirayet etmiş olduğundan dolayı, süre uzatım kararının verildiği
tarihten itibaren (31.8.1993 tarih ve 5 sayılı hakediş raporundan başlamak
üzere) müteahhide ödenen istihkak tutarları üzerinden Gelir Vergisi tevkifatı
yapılması gerekmektedir.
25.6.1992 Tarih ve 3824 Sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun’un 13. maddesinde; (ücretlerden tevkif suretiyle alınan
Gelir Vergisi ile yıllık beynnameye dahil ücretlere isabet eden Gelir Vergisi
hariç olmak üzere), gerçek kişi veya kurumların, gelir veya kurumlar vergilerinin
%10’u oranında ayrıca fon payı ödeyecekleri hüküm altına alınmış; maddenin
son fıkrasında ise, %10 oranını sıfır (0)’a kadar indirmeye ve tekrar kanuni
oranına kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.
31.12.1992 Tarih ve 21452 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 92/3900 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 1.1.1993 tarihinden geçerli olmak üzere, gelir
ve kurumlar vergisi mükellefleri ile sorumluları tarafından gelir ve kurumlar
vergisinden ayrı olarak söz konusu vergiler üzerinden hesaplanacak fon
payının oranı %7 olarak tespit edilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırı olarak, sözü edilen inşaat
işi dolayısıyla ödenen istihkak tutarları üzerinden Gelir Vergisi tevkifatı
ile fon payı kesintisinin yapılmaması neticesinde, ilgili müteahhit firmaya
toplam 235.007.000 TL fazla ödemede bulunulmuştur.
5. Daire, 2.1.1966 Tarih ve 8773 Tutanak Sayılı Kararı:
Taahhüt işinin karar tarihi ve işyeri teslim tarihi 1992 yılı olmasına
ve işin bitim tarihi 1993 yılı olmasına rağmen, tek bir hakedişle 1993
yılı içinde ödeme yapıldığından Gelir Vergisi ve Savunma Sanayi Destekleme
Fonu kesintisi yapılmamasında ilişik yoktur.
Yapılan iş yıllara sari olduğu halde Gelir Vergisi stopajı yapılmamıştır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde
A) Kazanç, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında vergi
tevkifatı;
Kamu İdare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri sair kurumlar,......................
aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden
veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben
tevkifat yapmaya mecburdurlar.
.......................
4) 42. madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar
dahil) ödenen istihkak bedellerinden %5 oranında vergi tevkifatı kapılır”hükmü
yer almaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesinde ise aynen;
“Birden fazla takvim yılında sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar
veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın
geliri sayılarak, mezkur beyannamesinde gösterilir.” denilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat
ve onarma işlerinden 193 Sayılı Kanun’a göre %5 oranında Gelir Vergisi
tevkifatı yapılması gerekir. Adı geçen işin karar tarihi ve işyeri teslim
tarihi 1992 yılı; işin bitim tarihi ise 1993 yılı olduğu için bu onarım
işi birden fazla takvim yılına sirayet ettiğinden %5 oranında Gelir Vergisi
ve Savunma Sanayi Destekleme Fonu kesintisi yapılması gerekirdi.Bu kesintinin
yapılmamasından dolayı denetçisi tarafından.....TL Gelir Vergisi, .......
TL de SSDF olmak üzere TL fazla ödeme tespit edilmiştir.
Sorumlular savunmalarında;
“İhale kararı1992 yılında alınmış ise de işe 1993 yılında başlanılmış olup,
mevsimin kış olması sebebiyle ilgili tamirat işi 1993 yılında yapılmış
ve 1993 yılında bitmiştir.” demişlerdir.
Yapılan yargılama sonunda,
Yıllara sari iş olmasına rağmen Gelir Vergisi ile Savunma Sanayi Destekleme
Fonu kesintisi yapılmaması konusu ile ilgili olarak karar ve işe başlama
tarihi Aralık 1992; iş bitirme tarihinin 10.2.1993 olması nedeniyle işin
sari olduğu düşünülebilirse de, tek bir hakedişle 1993 yılı içinde ödeme
yapıldığından ilişik bulunmadığına.
KDV
5. Daire, 9.3.1993 Tarih ve 8125 Tutanak Sayılı Kararı:
Fatura bedelleri üzerinden birim fiyatlara dahil edilen ödemelerde faturadaki
KDV’siz tutarın alınması gerekir.
Söz konusu inşaatla ilgili olarak 12 no.lu hakediş ekinde yer alan 7.3.1990
tarihli......’ne ait KDV’li tutarı 6.000.000 TL olan su yumuşatma cihazı
faturasına, doğrudan %25 müteahhit karı uygulanmak suretiyle 7.500.000
TL fiyatlara dahil edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi hakediş düzenleme tekniği itibariyle hakediş iç sayfalarında
ayrıntıları gösterilen imalat, ihzarat ve fiyat farklarının toplamına aynı
hakedişin son sayfasındaki Kdv ilave edilmek suretiyle istihkak sahibine
ödeme yapılır. Bu durumda mükerrer KDV ödenmesine meydan vermemek için
iç sayfada yer aln tutarların KDV’siz birim fiyatları üzerinden hesaplanması
gerekmektedir. Aksi halde bir kez birim fiyatlar içinde, bir kez de hakedişin
son sayfasında olmak üzere aynı imalat için iki kez KDV ödenmesine neden
olunmaktadır.
1. Daire, 25.3.1996 Tarih ve 6025 Tutanak Sayılı Kararı:
Hakedişle birlikte fatura kesilmemesi, ilgiliye ödenen KDV tutarı kadar
fazla ödemeye yol açar.
Müteahhit M.K. yüklenimindeki 63.91.836 TL keşif bedelli Sebze Hali Harici
Aydınlatma Tesisatı işine ait hakedişlere ait faturaların kesilmediği görülmüştür.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın 34 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliği’nde; “ Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. ve 34. maddelerinde verginin
indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca
gösterilmesi gerektiği, 53. maddesinde ise fatura ve benzeri vesikalarda
ayrıca gösterilmesi gerektiği, 53. maddesinde ise fatura ve benzeri vesika
deyiminin Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen belgeleri ifade ettiği hükme
bağlanmıştır.
Hakediş belgesi, Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen bir belge olmadığından,
hakediş belgesi düzenlenen işlerde Katma Değer Vergisi’nin indirim konusu
yapılabilmesi için bu tebliğin yayımı tarihinden itibaren ayrıca fatura
düzenlenmesi ve bu faturada verginin gösterilmesi gerekmektedir.
Bu tebliğ hükmüne göre hakedişle birlikte fatura düzenlenmesi zorunluluğu
getirildiği halde fatura kesilmemesi sonucu ilgiliye ödenen KDV miktarlarının
ilgili vergi dairesine yatırılıp yatırılmadığının tesbiti mümkün olmadığından,
yükleniciye ödenen KDV miktarı kadar fazla ödeme söz konusudur.
5.Daire, 21.6.1996 Tarih ve 8773 Tutanak Sayılı Kararı:
“Fiyatlar KDV dahil belirtilecektir” ibaresine rağmen fatura toplamı üzerinden
yeniden KDV hesaplanarak ödeme yapılması mümkün değildir.
Mükerrer KDV uygulaması yoluyla fazla ödemede bulunulduğu görülmüştür.
3605 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na istinaden Maliye ve Gümrük Bakanlığın’nca
yayımlanan 22 serino.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ne göre, perakende
mal satışı yapanlar ile hizmet ifa edenlerce, mal satışlarına ve hizmetlere
ait etiket ve listelerdeki fiyatların KDV dahil tek tutar olarak ifade
edileceği ve etiketler ile listelerde, fiyatlara KDV’nin dahil olduğunun
belirtileceği hükme bağlamıştır. Müteahhit veya satıcıların teklif ettikleri
fiyata “KDV Hariçtir” ifadesi konmadıkça teklif edilen fiyatlara KDV’nin
dahil olduğınun göz önüne alınması da yine aynı Tebliğ gereğidir.
KDV konusunda belirlenen esaslar bunlar olmasına rağmen 2886 Sayılı Kanun’un
51/a maddesi gereğince pazarlık usulü ile Ş...... İnşaat Malzemeleri firmasından
yapılan alımlarda ve yine aynı Kanun maddesi gereğince A....... Atölyesi
ile U...... Oto Makas Kaynak Atölyesi’ne yaptırılan tamirat bedellerinin
ödenmesi sırasında teklif mektuplarında yer alan, “fiyatlar KDV belirtecektir”
ibaresine rağmen fatura toplamı üzerinden yeniden KDV hesaplanarak teklif
edilen fiyatlara eklenmiştir. Böyle bir uygulamanın, bu düzenlemeye aykırı
olduğu açıktır ve bu nedenle ihale fiyatları üzerinden yeniden KDV hesaplanarak
bu fiyatlara eklenmesi mümkün görülmemektedir.
1. Daire, 14.6.1996 Tarih ve 6047 Tutanak Sayılı Kararı:
Özel idarenin hazineden taşınmaz satın alması ticari faaliyet sayılamayacağı
ve ticari faaliyet sayılmayan işler KDV konusu teşkil etmeyeceğinden, il
özel idaresinin hazineden satın aldığı satınmaz için KDV ödenmesi mümkün
değildir.
İl Özel İdare Müdürlüğü’nce merkez ilçe İntepe bucağı, Güzelyalı Köyü’nde
bulunan hazineye ait eğitim, dinlenme ve kamp tesisleri yapılmak amacıyla
satın alınırken kıymet takdir komisyonunun takdir ettiği fiyata ayrıca
KDV eklenmek suretiyle 103.680.000 TL fazla ödemede bulunulduğu görülmüştür.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Vergi konusunu teşkil eden
işlemler” başlıklı 1. maddesi aşağıdaki gibidir:
“Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler Katma Değer Vergisi’ne tabidir:
1- Ticari sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetler,
2- Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
3- Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler
Ticari sınai, zirai, faaliyet ile serbest faaliyetlerinin devamlılığı,
kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi
Kanunu’nda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre tayin ve tesbit edilir.”
Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde:” Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden
doğan kazançlar ticari kazanç sayılır” denildikten sonra 6 bent halinde
hangi kazançların ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu madde 3:” Bu kanunda tanzim olunan hususlarda bir ticaret
hane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren
bütün muamele, fiil ve işler ticari işlerdendir.”
Yukarıya alınan mevzuat hükümlerine göre; Katma Değer VergisiKanunu ticari
faaliyetin kapsamı niteliği ve devamlılığının tesbitinin Gelir Vergisi
Kanunu’na göre, Gelir Vergisi Kanunu’nda açıklık olmaması halinde Ticaret
Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hükmünü koymuştur. Gelir Vergisi Kanunu’nda
ticari kazançlar sayılırken gayrimenkul alımına yer verilmemiş; sadece
gayrimenkul alım satımıyla sürekli uğraşanların kazancı ticari kazanç olarak
kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu’nda ise; ticarethane, fabrika yahut ticari
şekilde işletilen müesseselerin işlemleri ticari iş olarak nitelendirilmiştir.
Dolayısıyla İl Özel İdaresinin hazineden gayrimenkul satın alması işlemi
ticari faaliyet sayılamaz. Gelir Vergisi Kanunu veya Ticaret Kanunu’nun
ilgili hükümlerine göre ticari faaliyet sayılmayan işler Katma Değer Vergisi’nin
konusunu teşkil etmezler.
Belirtilen hükümlere aykırı olarak; İl Özel İdaresinin 864.000.000 TL bedelle
satın aldığı gayrimenkulun fiyatına ayrıca %12 KDV eklenmek suretiyle 103.680.000
TL fazla ödemede bulunulmuştur.
DAMGA VERGİSİ
29.12.1989 Tarih ve 22091 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Belli bir parayı ihtiva eden sözleşmelerin dağiştirilmesi halinde artan
miktarın da aynı oranda Damga Vergisine tabi tutulması gerekir.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinin 2. fıkrasında “ Belli
bir parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar
aynı nisbette vergiye tabidir” denilmekte olup, iş artışları nedeniyle
mukavele miktarında meydana gelen artışlardan aynı yasaya ekli (1) Sayılı
Tablo’nun 1.Bölümünün 1/a kısmında belli parayı ihtiva eden mukavelenamelere
ilişkin %05 oranında damga vergisinin alınması gerekmektedir.
Dilekçi, iş artışına ilişkin kararın ihale kararı olduğunu ve bundan Damga
Vergisi Kanunu’na göre %03 oranında damga vergisi alındığını iddia etmekte
ise de Damga Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde, bir kağıtta toplanan akit
ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde, damga
vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektirir akit veya işlem üzerinden
hesaplanacağı hükme bağlandığından, iş artışı nedeniyle düzenlenen
kağıt, hem mukaveleyi değiştirir nitelikte, hem de ihale kararı niteliğinde
bulunduğundan söz konusu verginin daha yüksek olan mukavele pulu nisbetinde
alınması yasa gereğidir.
4.Daire, 13.6.1966 Tarih ve 28209 Tutanak Sayılı Kararı:
Keşif artışlarında, artan miktar aynı oranda Damga Vergisi’ne tabidir.
Bursa Armutlu MİT Eğitim tesisleri ikmal inşaatı işine ait 4 no.lu hakedişin
ödenmesi esnasında meydana gelen keşif artışından Damga Vergisi’nin kesilmesiği
görülmüştür.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde “ Mukavelenamelerin
arttırılması halinde artan miktar aynı oranda damga vergisine tabidir.”
denilmektedir.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli 1 Sayılı Tablo’ya göre “ Belli
parayı ihtiva eden sözleşmelerden” %06 oranında Damga Vergisi kesilecektir.
Buna göre Bursa Armutlu MİT Eğitimi Tesisleri ikmal inşaatı işine ait keşif
artışından dolayı mukayeseli keşif cetveli özetinde de görüldüğü üzere
764.691.292 liradan %06 oranında Damga Vergisi kesilmesi gerekirken bu
yükümlülüğün yerine getirilmemesi sözü edilen mevzuat hükümlerine aykırıdır.
1. Daire, 23.3.1995 Tarih ve 5875 Tutanak Sayılı Kararı:
“Hekim evi” nin “”konut” kabul edilerek kabul edilerek Damga Vergisi’nden
muaf tutlması mümkün değildir.
Adana Hekimevi İnşaat işini üstlenen müteahhit M.T. ‘la yapılan sözleşmede,
hekimevi “ Konut” kabul edilerek 2982 Sayılı Yasa’ya istinaden vergi ve
harçlardan muaf tutulmak suretiyle toplam 41.812.883 TL fazla ödemede bulunulmuştur.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 53. maddesindeki “Bütün ihaleler bir
sözleşmeye bağlanır. Sözleşme idare adına ita amiri tarafından imzalanır”
hükmü uyarınca müteahhitle sözleşme yapılmıştır.
Yapılan noter sözleşmesinde Hekimevi “konut” olarak belirtilmiş ve Adana
Defterdarlığı Çukurova Vergi Dairesi’nden 2982 Sayılı Yasa’nın 10. maddesine
göre Hekimevi’nin Damga Vergisi’nden muaf olacağı yönünde resmi yazı alınmıştır.
Hekimevi’nin Damga Vergisi’nden muaf tutulmasına kanuni dayanak olan 2982
Sayılı Konut İnşaatında ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Yapılacak Yatırımlara
Vergi, Resim ve Harç İstisna ve Muaflıkları Tanınması Hakkında Kanun’un
10. maddesinde;
“Dini hizmetlerin ifasına mahsus ve umuma açık bulunan ibadethaneler, okullar,
kütüphaneler, spor tesisleri ve bunların müştemilatı bu kanunun uygulaması
bakımından konut ayılır” denilerek hangi inşaat işlerinin konut sayılacağı
ve vergi, resim ve harçlardan muaf olacağı açıkça belirtilmiştir.
1. Daire, 10.6.1966 Tarih ve 6054 Tutanak Sayılı Kararı:
Kültür merkezi binası içinde, kütüphane ve okuma salonları bulunduğu ve
2982 sayılı Kanun uyarınca kütüphane ve okuma salonları konut sayıldığından,
söz konusu tesislerin inşaatın bütünü içinde oranlaması yapılarak Harç
ve Damga Vergisi’nden istisna edilmesi gerekir.
Müteahhit....... taahhüdünde bulunan 25.000.000.000 lira keşif bedelli
Eskişehir Kültür Merkezi İnşaatı işine ait 1 no.lu hakediş raporu ve eklerinin
incelenmesinde:
Anılan işe ait sözleşmeden %05; ihale kararından %03 ve hakediş ödeme tutarlarından
%05 nispetinde Damga Vergisi kesintilerinin yapılmadığı görülmüştür.
Savunmada: “ 2982 Sayılı Kanun’un 10. maddesinde; umuma açık bulunan kütüphaneler,
okuma alanları ve bunların müştemilatları bu kanunun uygulanması bakımından
konut sayılacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla Kültür Merkezi Binası
içerisinde bulunan kütüphane ve okuma alanları konut kapsamında olmasıo
nedeniyle harç ve damga vergisinden müstesnadır.
05.07.1993 tarih ve 3150 sayılı Kültür Bakanlığı Kültür Merkezleri Dairesi
Başkanlığının, ( Eskişehir Vergi Dairesi Müdürlüğüne) yazısı ile Kütüphane
ve okuma alanlarının toplam alana oranı %40 olarak bildirilmiştir. Karar
pulundan muaf kısmının bildirilmesi istenmiştir.
06.07.1993 Tarih ve 881-14935 sayılı Eskişehir Defterdarlığı İki Eylül
Vergi Dairesi Müdürlüğünün ( Pamukbank Eskişehir Şubesine ) yazısı ile
kütüphane ve okuma alanına isabet eden %40 nisbetinin 2982 sayılı kanuna
istinaden harç ve damga vergisinden muaf olduğu bildirilmiştir.
06.07.1993 Tarih ve 881-14936 sayılı Eskişehir Defterdarlığı İki Eylül
Vergi Dairesi Müdürlüğünün (Eskişehir Dördüncü Noterliğine) yazısı ile
ihale bedelinin %40’ının 2982 sayılı kanuna istinaden harç ve damga vergisinden
muaf olduğu bildirilmiştir.
Buna göre ihale mukavelesi ve ihale kararı için damga vergisi ihale bedelinin
%60’ı üzerinden kesilmiştir.”denilmektedir.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) Sayılı Tablo’nun II. Kararlar
ve Mazbatalar başlıklı bölümünün (2) işaretli bendinde Artırma veya eksiltme
kanunlarına tabi olan ve olmayan daire ve kurumların yetkili organlarınca
verilen her türlü ihale kararlarının binde 3, aynı tablonun lV. makbuzlar
ve diğer kağıtlar bölümünün l / h bendinde; Kişiler tarafından belli parayı
mutazammın olarak resmi dairelere verilen makbuzlar’ın binde 5 nisbetinde
Damga Vergisi’ne tabi olduğu belirtilmiş bulunduğu ve yapılan işin %40’lık
bölümü, kütüphane ve okuma alanı olduğu cihetle; 2982 Sayılı Kanun’la “
konutlar” için tanınan Damga Vergisi istisnası kapsamında bulunduğundan,
söz konusu iş ile ilgili ihale kararının %60’ından %03 ve hakediş ödemelerinin
%60’ından %5 nisbetinde Damga Vergisi kesilmesi gerekir.
1. Daire, 21.1.1996 Tarih ve 5979 Tutanak Sayılı Kararı:
Konut onarımları 2982 Sayılı Kanun’da yer alan muafiyet kapsamına dahil
değildir.
Taşeron M. K. yüklenimindeki 392.000.000 TL keşif bedelli ve %5,21 tenzilatlı
Çorum Merkez Devlet Hastanesi Hemşire Lojmanları Onarım İnşaatı işine ait
1 ve 2 (son) no.lu hakediş raporlarının ödenmesi sırasında Damga Vergisi’nin
kesilmemesi nedeniyle toplam 4.832.537 TL fazla ödemede bulunulduğu tespit
edilmiştir.
2982 Sayılı Kanun’un Amaç başlıklı l. maddesinde aynen:
“Bu kanunun amacı, konut inşaatı ile kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak
yatırımların vergi, resim ve harç istisna ve muaflıkları yoluyla teşvikidir.”denilmektedir.
Konut İnşaatı başlıklı 4. maddesinin (a) fıkrasında ise konut inşaatından
ne kasdedildiği şu şekilde açıklanmaktadır:
“Arazi ve arsa üzerine inşa veya binaya ilave suretiyle konut olarak kullanılacak
binalar, bağımsız bölümler veya katların (eklentiler veya ortak yer payları
dahil) meydana getirilmesi ve bunlardan ticari maksatla inşa edilenlerin
devir ve iktisapları ile ilgili işlemler ve bu işlemler dolayısıyla düzenlenen
kağıtlar.”
Madde metinlerinden de anlaşılacağı gibi kanunun amacı; mevcut konut sayısını
çoğaltmak gayesiyle bir takım vergilerde istisna ve muafiyetler tanımaktır.
O halde bu istisna ve muafiyetler sadece yeni inşa edilen konutlara uygulanabilir.
Eski konutların bakın-onarım inşaatları için uygulanamaz.
7. Daire, 16.3.1995 Tarih ve 7628 Tutanak Sayılı Kararı:
Sadece ek süre verilmesini içeren karardan Damga Vergisi kesilmez.
İnşaat işine sözleşme süresi 5 kere uzatılmış, 3403 no.lu verile emrine
ve 7908 no.lu verile emrine ekli uzatım kararlarının Damga Vergileri, usulüne
uygun ve doğru olarak binde beş(%05) nisbetinde hesaplanarak hakedişlerden
kesildiği halde, verile emirlerinden 50.000 TL 7.000 olarak (maktuen) kesildiği
görülmüştür.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesine uygun olarak diğer verile
emirlerinde kesinti yapılırken bu usulden inhiraf edilmesi sonucu toplam
28.611.000 TL Damga Vergisi’nin kesilmeme nedenleri sorgu ile sorulmuş;
Sorumlular konunun iş artışı ile ilgili olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Yapılan yargılama sonucunda, yasadaki süre uzatımı ifadesi ile, sözleşmenin
tekerrürü veya bir iş artışının anlaşılması gerekmekte olup, burada ise
sadece bir ek sürenin verilmesi için karar alındığı görülmüş olmakla söz
konusu kararın Damga Vergisi’ne tabi olmadığına ve bu itibarla yapılan
işlemde ilişik bulunmadığına.
1. Daire, 14.6.1996 Tarih ve 6047 Tutanak Sayılı Kararı:
Milli Eğitim Bakanlığı eğitim tesisleri inşaatına ait ödemeler 222 Sayılı
İlköğretim ve Eğitim Kanunu kapsamına giren giderler arasında sayılamaz.
Gökçeada Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Tesisleri İnşaatı işine ait hakediş
ödemelerinden %5 damga vergisi kesintileri yapılmamak suretiyle fazla ödemede
bulunulduğu görülmüştür.
222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu2nun 83. maddesi:
İlköğretimin bütün gelirleri ve 78.maddede belirtilen giderleri “personel
masrafları” hariç her türlü resim ve vergiden ve dışarıdan ithal edilecek
ders alet ve levazımı gümrük resminden muaftır.”
Aynı Kanun’un 78. maddesi:
“76. Maddenin (a.b.c.e.f.g.h.i.j.) fıkralarında gösterilen gelirler veya
ödenekler 77. maddedeki hükümler yerine getirilmek şartıyla.”
a) Köy, kasaba ve şehir ilköğretim kurumlarının ve öğretmenevlerinin yapım,
tadil, esaslı onarım, her türlü ilk tesis ve okul eşyası, ders aletleri
ile arsa ve arazi istimlakları, masraflarına,
b) Küçük onarımlar, okulların genel giderleri,.................... gibi
her türlü giderlerine sarf olunur.”
Konut inşaatında ve Kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlarda
Vergi, Resmi ve Harç istisna ve muaflıkları Tanınması Hakkındaki 2982 Sayılı
Kanun’un, konut inşaatı başlıklı 4.maddesi (a) fıkrasında, net 150 m2’yi
geçmemek koşuluyla,arazi ve arsa üzerine inşa veya binaya ilave suretiyle
konut olarak kullanılacak binalar,bağımsız bölümler ve katların (Eklentiler
veya ortak yer payları dahil)meydana getirilmesi ve bunlardan ticari maksatla
inşa edilenlerin devir ve iktisapları ile ilgili işlemler ve bu işlemler
dolayısıyla düzenlenen kağıtların, Damga Vergisi de dahil Kanun’un 2.maddesinde
yazılı her türlü vergi, resim ve harçlardan müstesna olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 10. maddesinde ise “Dini hizmetlerin ifasına mahsus ve imkanına
açık bulunan ibadethaneler, okullar, kütüphaneler, spor tesisleri ve bunların
müştemilatı bu kanunun uygulanması bakımından konut sayılır.” denilmektedir.
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun Damga Vergisi’ne Tabi Kağıtlar başlıklı
(1) sayılı Tablo’nun IV/1-h fıkrasında “kişiler tarafından belli
parayı mutazammın olarak resmi dairelere verilen makbuz ve ibra senetleri
ve resmi daireler hesabına ödenen paralar hakkında müteaddit nüsha olarak
bankalara verilen makbuz senetlerinin mezkur dairelere ait nüshalarının
%05 oranında Damga Vergisi’ne tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere ; Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim
Tesisleri İnşaatına ait ödemeler , 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu
kapsamına giren giderler arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla bu kanunla
tanınan muaflıktan yararlanamaz.
Ayrıca 2982 Sayılı Yasa hükümlerine göre; bir konutun istisna veya muafiyetten
yararlanabilmesi için konut olarak kullanılma amacıyla yapılmış olması,net
150 m2’yi geçmemesi ya da 10.maddede sayılan konut inşaatı tiplerinden
birisi olması gerekmektedir.Buna göre M.E.B. eğitim tesisleri inşaatı işini,istisna
ve muafiiyetten yararlanabilir bir konut inşaatı olarak görmek mümkün değildir. |