|
GECİKME CEZASI
20.10.1992 Tarih ve 22845 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Sözleşmesinde havanın fen noktasından çalışılmayan gün olarak belirlenen
günler için de gecikme cezası alınıp alınamayacağı hk.
Sözleşme ve şartnamesinde iş süresi 130 takvim günü olarak belirlenen iş
yeri teslimi 8.7.1986 tarihinde yapılan............nin yükleniminde bulunan............
inşaatının 14.11.1986 tarihinde bitirilmesi yerine 4.8.1987 tarihinde bitirilmiş
olmasıyla, 262 takvim üzerinden gecikme cezası alındığı, sözleşmesinde
havanın fen noktasından çalışılmaya uygun olmayan günler olarak belirlenen
1.12.1986- 1.4.1987 tarihleri arasındaki 121 gün için gecikme cezası alınmadığı
gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Anılan işe ilişkin şartnamenin 16. sözleşmenin 3. maddesinde:
“İdarece verilen süre uzatımı hariç, iş zamanında bitirilmediği takdirde
geçen her takvim günü için müteahhidin hakedişinden ihale bedelinin onbinde
üçü tutarında gecikme cezası kesilecektir”denilmekte, ayrıca aynı maddede
“bu iş yerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler
1.12. 1986-1.4.1987 tarihleri arasıdır. Ancak işin bitiminde bu devre dikkate
alınmaz” hükmü de yer almaktadır.
Anılan işin süresi inşaata ait yer tesliminin yapıldığı günden başlamak
üzere 130 takvim günü olarak belirlendiği, iş yerinin de 8.7.1986 tarihinde
teslimi yapıldığına göre işin, çalışılmayan devreden önceki 14.11.1986
tarihinde bitirilmiş olması gerekmektedir. Ancak işin bu tarihte bitirilmediği,
idarece de herhangi bir süre uzatımı verilmeden cezalı olarak sürdürüldüğü;
7.8.1987 tarihinde bitirildiği görülmektedir.
Bu durumda ortada fiilen, 7.8.1987-14.11.1986= 262 takvim günü gecikme
bulunmaktadır. Burada havanın fen noktasından çalışılmayan gün olarak belirlenen
1.12.1986-1.4.1987 tarihleri arasında kalan günlerin, bahse konu gecikmeli
günlerden ayrık tutulmaları söz konusu değildir. Çünkü çalışılmayan dönemin
ne zaman dikkate alınacağı sözleşme maddesinde belirlenmiştir. Bunların
yalnızca keşif artışları ve süre uzatım kararları ile sınırlı olduğuna
göre ceza kesilmek suretiyle işe devam edilmesi halini içermemektedir.
Kaldı ki sözleşmesinde gecikme cezalarının takvim gününe göre kesileceği
de öngörülmüştür.
Her ne kadar Yüksek Fen Kurulu’nun 30.10.1985 tarih 2-A/631 sayılı kararında
havanın fen noktasından çalışmaya elverişli bulunmayan günler için gecikme
cezası kesilmesinin uygun olamayacağı öngörülmüş ise de söz konusu karar,
sözleşme hükmüne uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerle havanın fen noktasından çalışmaya elverişli bulunmayan
günler için de gecikme cezası kesilmesi gerekeceği.
5.Daire, 13.3.1996 Tarih ve 8850 Tutanak Sayılı Kararı:
a)Yapılması taahhüt edilen taşınır malın tesellüm tarihi işin bitim tarihidir.
b)Gecikme cezası ve diğer eksiklikler nedeniyle yapılan kesintinin emanet
hesabında değil, bütçe gelirleri hesabında gösterilmesi gerekir.
..... A.Ş.ye yaptırılan mini trenin sözleşmede belirtilen sürede bitirilmeyip
teslim tarihinin geçirildiği ve gecikilen günler için sözleşmede belirtilen
gecikme cezasının uygulanmadığı görülmüştür. Müteahhit ile Kütahya Belediyesi
arasında imzalanan sözleşmenin eki konumunda olan şartnamenin 6. maddesinde
“işin teslim süresi mukavele tarihinden itibaren 60 takvim günüdür. Bu
süre içerisinde iş teslim edilmediği takdirde geciken her gün için 2.000.000
TL müteahhit idareye ceza ödeyecektir. Cezalı gecikme 5 günü geçemez. Geçtiği
takdirde idare mukaveleyi feshetmeye yetkilidir” hükmü yer almaktadır.
Sözleşme 14.4.1993 tarihinde imzalandığından işin 60 gün sonra yani 13.6.1993
tarihinde bitirilmesi gerekmektedir. Her ne kadar Ayniyat tesellüm makbuzu
28.07.1993 tarihinde düzelenmiş olsa da mini treni teslim almaya giden
personelin geçici görev yolluk ödemelerine ilişkin belgelerin incelenmesinden
mini trenin 06.07.1993 tarihinde teslim alındığı tesbit edilmiştir. 13.06.1993
Tarihinden 06.07.1993 tarihine kadar 23 günlük gecikme söz konusudur. Şartnameye
göre gecikilen her gün için 2.000.000 TL gecikme cezası kesileceğinden
toplam 46.000.000 TL gecikme cezası kesilmesi gerekmektedir.
Mini tren alımına ilişkin verile emri ve ekli belgelerin incelenmesinde
müteahhit firmaya mal bedeli ödenirken şartnamede belirtilen eksiklerden
dolayı 19.000.000 TL kesinti yapıldığı ve bu kesintinin Muhtelif Emanetler
Hesabı’nda bekletildiği görülmüştür. Eksikliklerden dolayı yapılan bu kesintinin
Muhtelif Emanetler yerine Bütçe Gelirleri Hesabına kaydedilmesi gerekmektedir.
6.Daire,14.3.1996Tarihve 8960 Tutanak Sayılı Kararı:
İşin bitirilmemesi ve feshi halinde süresinin en son uzatıldığı tarihten,
sözleşmenin feshi tarihine kadar geçen süre için gecikme cezası kesilmesi
gerekir.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 7. maddesiyle, şartnamede gösterilmesi
gereken zorunlu hususlar arasında, “İşe başlama ve bitirme tarihi, gecikme
halinde alınacak cezalar” da sayılmıştır.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 27. maddesinde, “İhale edilen işin,
sözleşmesi ile belirtilen zamanda tamamlanıp geçici kabule elverişli bir
durumda teslim edilmesi sözleşmenin en önemli şartlardandır. Müteahhit
bu önemli şarta herhangi bir şekilde uymazsa “Yapım, Hizmet ve Taşıma İşleri
Tip Şartnamesi”nin 8. maddesi gereğince sözleşmede gösterilen cezalar uygulanır.
Sözleşmenin işin tamamlanması için sözleşme tarihinden itibaren belli bir
tarih ve süre belirlenen ve başka kayıt bulunmayan işlerde, işin yapılması
için tesbit olunan döneme rastlayan kış aylarının ve resmi tatil günlerinin
etkisi de göz önünde tutulmuş sayılacağından müteahhit, çalışmadığı bu
gibi günleri öne sürerek süre uzatımı isteğinde bulunamaz.” hükümleri yer
almaktadır.
Prefabrik kapalı pazar yeri ve ambar inşaatına ait idari ve teknik özel
şartnamenin 8. maddesinde, işin yer teslim tarihinden itibaren toplam 7
ay takvim gününde tamamlanacağı ve ayrıca süre uzatımı verilmeyeceği, 9.
maddesinde müteahhidin işin geciken her günü için idareye (10.000.000)
on milyon lira ceza ödeyeceği belirlenmiştir.
İşyeri teslim tarihi 24.9.1990 olup sözleşmesine göre işin ikmal tarihi
7 ay takvim günü sonu olan 24.4.1991 olmaktadır.
“Takvim günü” kavram olarak çalışmayan dönemi de kapsadığından takvim günü
bitiminde işin bitirilmesi gerekmektedir.
Sözleşmesinde işin süresi takvim günü değil de iş günü olarak verilmiş
olsaydı çalışmayan günleri göz önüne alarak işin bitiş tarihi tesbit edilecekti.
Uygulamada, işyeri teslimi 24.9.1990 tarihinde yapılmış, işin bitiş tarihi
24.4.1991 olması gerekirken 8.8.1991 olarak belirlenmiştir. Aradaki ilave
sürenin (25.4.1991-8.8.1991 = 104 gün) verilme sebebi anlaşılamamıştır.
Ayrıca Belediye Encümeni’nin 9.9.1991 tarih ve 3009 sayılı kararı ile inşaatın
henüz tamamlanmamış olduğu gerekçesiyle 29.10.1991 tarihine kadar müteahhide
ek süre verilmiş olup verilen bu sürenin (81 gün) yasal bir gerekçesi ve
dayanağı bulunmamaktadır.
Müteahhit verilen bu ek sürede de işi tamamlamamış, idare tarafından 15.6.1992
tarih ve 18744 sayı ile noter aracılığıyla ihtarname çekilmiş, ihtarnamede
verilen süreye rağmen müteahhit firma işi bitirmemiş olduğundan 29.6.1992
tarihinde sözleşme idarece feshedilmiştir.
İşin yasal olarak bitiş tarihi olan 24.4.1991’den sözleşmenin feshedildiği
29.6.1992 tarihine kadar 425 günlük sürede müteahhit cezalı çalışma yapmış
sayılmaktadır.
Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 4.7.1991 tarihli teknik raporda ve 29.7.1994
tarihinde ilgililerden alınan sözlü ve yazılı ifadelerde işin bu kadar
uzamasına ve sonunda sözleşmenin feshedilmesine müteahhidin sözleşme hükümlerine
aykırı davranışlarının neden olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri gereğince, idare tarafından belirlenen işin bitiş
tarihi ve talep edilen süreler yasal olmadığından, özel şartnamede cezalı
çalışan günler için öngörülen günlük ..... TL gecikme cezası kesilmesi
gerekmektedir.
1.Daire,11.7.1996Tarihve 6068 Sayılı Tutanak Kararı:
Teslim tarihinin resmi tatile rastlaması halinde bu günler için gecikme
cezası kesilmez.
8.1.1993 Gün ve 50 sayılı ...... Belediye Encümeni Kararı ile müteahhit
.......’a ihalesi yapılan “İsabey Mahallesi,1/1000 ölçekli uygulama imar
planı yapımı” işine ait kesin plan çalışmaları sözleşmede belirtilen süreden
105 gün sonra tamamlanmış olmasına rağmen, gecikme cezasının kesilmediği
tesbit edilmiştir.
Verile emri ekleri arasında yer alan ve Belediye akdedilmiş bulunan Sözleşme’nin
“İşe başlama ve bitirme tarihi, gecikme halinde alınacak cezaları” başlıklı
2. maddesinde :
“Müteahhit, sözleşmenin noterlikçe tescili tarihinden itibaren müteahhide
özel şartların 2. maddesinde belirtilen dokümanlar idarece teslim edildikten
sonra 4 ayda işi tamamlamaya mecburdur.
Sözleşme ve şartnamedeki iş süresi, işin yapılacağı mıntıkada çalışmaya
havanın fen noktasından müsait olmadığı günler ile resmi tatil günleri
nazarı itibara alınarak tesbit edilmiş olduğundan bu sebeple ayrıca süre
uzatımı verilmez.
İdarece verilecek süre uzatımı hariç, iş belirlenen zamanlarda bitirilmediği
takdirde, geçen her takvim günü için müteahhidin hakedişinden 15.000 TL
gecikme cezası olarak kesilecektir.”
Hükmü yer almaktadır.
9.7.1993 Tarih ve 2083 yevmiye numaralı verile emrine ekli “Tutanak”ta;
sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen dokümanların Belediye tarafından 2.2.1993
tarihinde müteahhide teslim edilerek, imar planı yapım işine başlanmış
olduğu ifade edilmektedir.
Bu durumda, iş süresi 2.2.1993 tarihinden itibaren 4 ay olması dolayısıyla,
2.6.1993 tarihinde işin tamamlanması gerekmektedir.
2996 yevmiye no.lu verile emrine ekli bulunan 15 Eylül 1993 tarih ve 1434
sayılı müteahhidin dilekçesi muhteviyatının tetkikinde ise; kesin plan
çalışmalarının 15.9.1993 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. Savunmalarda;
“1/1000 Ölçekli İsabey mahallesi uygulama planı yapım işi ....... Belediye
Encümeni’nin 8.1.1996 gün ve 50 sayılı kararı ile müteahhit G.B.a ihale
edilmiş olup,
Teknik Şartname’nin 6.maddesi Şartname’nin 2. maddesinde belirtilen dokümanların
yükleniciye tesliminden itibaren 4 ayda planlama çalışmalarının tamamlanması
gereğini hükme bağlamış olup, söz konusu dokümanlar 02.02.1993 tarihinde
müteahhide teslim edilmiştir.
Müteahhit plan çalışmasını tamamlayarak 11.06.1993 tarihinde planları belediyemize
teslim etmiştir.
(1-2-3-4 Haziran (Salı-cuma) günleri kurban bayramı tarihleridir.)
Bu planlar 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesi gereğince incelenmek
üzere (17-6-1995) tarihinde Müdürlüğümüz tarafından Belediye Meclisi’ne
gönderilmiş,
Belediye Meclisi’nin 8-9-1993 gün ve 147 sayılı kararı ile bu planlar onaylanmıştır.
15-Eylül-1993 tarih ve1434 sayılı müteahhit dilekçesi...... Belediye Meclisi’nce
onaylanan planların 3030 Sayılı Yasa gereği Büyükşehir Belediyesi Başkanlık
Makamına iletilmesi amacıyla müteahhitten 7 takım planın belediyemize verilmesi
ile ilgili dilekçedir.
11.6.1993 Tarihinde planlar belediyemize teslim edilmiştir.
8.7.1993 Tarih ve 971 sayı ile Hesap İşleri Müdürlüğü’ne teknik şartnamenin
8.maddesi 1. fırkası gereği ödeme için talimat yazılmıştır.
Planlar 8.9.1993 Tarih ve 1434 sayı ile Belediye Meclisi’nde onaylanmıştır.
15.9.1993 Tarih ve 1434 sayılı dilekçe ise Meclisçe onaylanan plânlar 7
takım halinde müteahhit tarafından imzalanarak Büyükşehir Başkanlık Makamına
iletmek ve Teknik Şartname’nin 8. maddesi 2. fırkası gereği istihkak talep
edilmek üzere Müdürlüğümüze sunulmuş bir dilekçedir.
105 Günlük bir gecikme söz konusu değildir.”diye cevap vermişlerdir.
Sözleşme hükümlerine göre; planların 2.6.1993 tarihinde belediyeye teslimi
gerekmekte olup, 1-2-3-4-Haziran 1993 (salı-Cuma) günlerinin Kurban Bayramı’na
isabet etmesi, 5-6- Haziran 1993 tarihlerinin (Cumartesi-Pazar) günleri
olması dolayısıyla, tatili müteakiben ilk mesai günü olan 7.6.1993 tarihinde
planların belediyeye teslimi icap etmektedir.
Bu durumda, 11.6.1993 tarihi ile 7.6.1993 tarihi arasında 4 günlük gecikme
meydana gelmiş olup, sözleşme hükümlerine göre .......... TL.gecikme cezasının
müteahhidin hakedişinden kesilmesi gerekir.
5.Daire, 6.2.1996 Tarih ve 8829 Tutanak Sayılı Kararı:
Sözleşmede yer almayan taşeron firmanın maruz kaldığı mücbir sebepler,
yüklenici firma için sonuç doğurmaz.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kullanılmakta olan NF-5 uçakları
için 141 kalem yedek parça alımı için açılan ihalenin Hollanda’da yerleşik
(A) Firması üzerinde kalmış ve söz konusu firma ile sözleşme bağıtlanmıştır.
600.127.74$ Tutarındaki NF-5 uçak yedek malzemesinin 131.340.64 $ tutarlık
bölümü (A) firması tarafından 30 Mayıs ile 19 Kasım 1991 tarihlerinde temin
edilmiş kalan 435.229 USD tutarındaki malzeme ise yine aynı firmaca ABD’de
yerleşik (B) firmasına sipariş edilmiş; bu firma ise malzemeyi üretebilmek
için gerekli olan kalıpları yine ABD’de yerleşik (C) adlı bir üçüncü firmaya
sipariş etmiştir.
Bu üçüncü firma, siparişini aldığı ikinci firmaya 19.02.1992’de yazdığı
yazıda, 1992 yılının 8. haftası içinde fabrikalarının bulunduğu Los Angeles
bölgesinde meydana gelen fırtınanın sebep olduğu şiddetli sel felaketi
nedeniyle, malzemelerin üretileceği kalıplara ilişkin malzemeler ile üretim
makinalarında çok büyük hasarlar meydana geldiğini ve tekrar üretime geçebilmesinin
aylar alacağını belirtmiş, bunun üzerine ikinci firma yüklenici (A) firmasını
haberdar ederek söz konusu malzemeyi üretemeyeceğini ve bu sebepten dolayı
siparişi iptal ettiğini bildirmiştir. Daha sonra yüklenici firma olayın
sözleşmede yazılı mücbir sebeplere girdiğinden bahisle, sözleşme konusu
malzemeyi ancak 360 gün gecikme ile sevk edebileceğini bildirmiş; firmanın
bu talebi sürenin çok uzun olması nedeniyle komutanlıkça kabul edilmemiş
ve ihale iptal edilmiştir.
İdare ile (A) firması arasında akdedilen sözleşmenin 8/A maddesinde şöyle
denilmektedir:
“Satıcının taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmemesine neden olacak
aşağıda belirtilen mücbir sebep halleri göz önüne alınacaktır:
İmalatın yapıldığı işyeri, fabrika veya mıntıkada taahhüdü önemli ölçüde
etkileyen ........ olağanüstü doğa olayları , deprem, yangın, su baskını
meydana gelmesi ........... halinde, alıcının uygun görmesi kaydı ile alıcının
ülkesinde yürürlükte olan yasa hükümleri uygulanır.....”
Aynı maddenin B/3 fıkrasının ikinci bendinde ise aşağıdaki hüküm yer almıştır:
Sözü edilen mücbir sebep hallerinin birisi veya birkaçının meydana gelmesinden,
bu hallerin taahhüde etki derecesine göre sözleşme süresi uzatılır.
Sözleşmenin 7. maddesinin A fıkrasında ise şöyle denilmektedir:
Satıcı sözleşmede belirtilen taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmez
veya aykırı hareket ederse, ihtarname keşide etmeye ve hüküm almaya gerek
olmadan sözleşme feshedilebilir. Fesih halinde, kesin teminat T.C. Hazinesine
gelir kaydedilir. Akreditif bedeli veya bakiyesi geri çekilir.......
Sözleşmenin mücbir sebebe ilişkin maddelerinin incelenmesinde, satıcı firmanın
taahhüdünü yerine getirmemesi halinden söz edilmektedir. Taahhüt konusu
işle ilgili olarak satıcı firmanın yanısıra taşeron firmaların durumundan
bahsedilmemektedir. İdarenin muhatabı yüklenici firmadır. Bu yüzden taşeron
firmaların ileri sürebileceği mücbir sebep hallerinin kabul edilmemesi
gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle, ihale bedelinin yaklaşık dörtte üçlük bölümünün iptaline
yol açan ve mücbir sebebe girmeyen bu olayda, yüklenici firmanın kesin
teminatının iade edilmeyerek bütçeye gelir kaydedilmesi gerekirken buna
uyulmaması sonucu 36.007.66 ABD Dolarının bütçeden yersiz ödenmesi nedeninin
açıklanması sorgu ile sorumlulardan istenmiş; gönderilen savunmada,
“Hv.K.K.lığının ihtiyaçlarının temini amacıyla akreditif sözleşmesi imzalanan
firmaların büyük çoğunluğu üretici firma değildir. (A) firması da bu sözleşme
kapsamındaki malzemelerin bir kısmı için imal eden, bir kısmı için yaptıran
ve satan bir konumundadır. Firma bu malzemeleri satmayı taahhüt ettiğinden
imalatı kendisinin mi yapacağı, başkasına mı yaptıracağı konusunun sözleşmede
belirtilmesine gerek görülmemiştir.
AKR.006-15/E no.lu proje kapsamındaki malzemelerle ilgili sözleşmenin Md.6/A
(Mücbir Sebep Halleri) maddesinde:
“ İmalatın yapıldığı işyeri”, fabrika veya mıntıkada, taahhüdü önemli ölçüde
etkileyen grev, lokavt, ayaklanma, isyan, seferberlik, abluka hali veya
savaş olması, olağanüstü doğa olayları, deprem, yangın, su baskını meydana
gelmesi ...... gibi haller” mücbir sebep halleri sayılmaktadır.
“İmalatın yapıldığı işyeri” ifadesini salt satıcı firmanın adresi şeklinde
yorumlamanın doğru olmayacağı değerlendirilmektedir. Çünkü ifade böyle
bir yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır. Kaldı ki bugünkü şartlarda ABD’deki
hiçbir firma NF-5 uçak yedek malzemelerini bütünüyle imal edecek ve pazarlayacak
fabrika donanımına sahip değildir. Üretim kalıpları başka firmalarda yapılmakta,
üretim başka firmalarda yapılmaktadır. (Motor imalatının başka, motor blok
kalıbının başka yerde yapılması gibi.) Üstelik bu uçak tipleri Hollanda
imalatıdır.
(A) firması, 435.229 ABD Doları tutarındaki malzemeyi (B) firmasına, bu
firma da üretim kalıplarını (C) firmasına sipariş etmiştir.
Ekli yazılardan da anlaşılacağı üzere; (C) firması, fabrikalarının uğradığı
sel felaketi sırasında (B) firmasının sipariş ettiği kalıpların üretileceği
bölümlerin büyük hasar gördüğünü, bu hasarın giderilmesinin uzun zaman
alacağını bildirerek, söz konusu siparişleri iptal etmiştir. Dolayısıyla
imalatın yapılacağı işyeri (C) firmasının maruz kaldığı doğal afet yüzünden
üretim yapamayacak duruma düşmüştür. Bu olay mücbir sebep halleri kapsamında
değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan bilgiler doğrultusunda mücbir sebep halleri gerçekleşmiş
olduğundan sözleşmeyi imzalayan (A) firması sözleşmenin (7.A) maddesinde
yazılı “taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmeyen firma” olarak
değerlendirilmemiştir. Çünkü firma taahhüdünden vazgeçmiş değildir. İdarenin
kabul etmesi halinde ortaya çıkan mücbir sebep hallerinden kaynaklanan
süre uzatım hakkını kullanmak istemektedir. İdare ihtiyaç makamıyla koordineli
olarak talep edilen 360 günlük ek sürenin sözleşmeyle belirlenen teslim
süresinin yarısından fazla olduğunu da dikkate alarak ek süre talebine
konu olan alımı iptal etmiştir. Sözleşmenin (8D) maddesi böyle bir durumda
kesin teminatın satıcıya iade edileceği hükmünü amirdir. Bu uygulamayla
firmaya herhangi bir fazla ödeme yapılmadığı, herhangi bir Hazine zararına
yol açılmadığı dolayısıyla bütçeden yersiz ödemeden bahsedilemeyeceği değerlendirilmektedir”
denilmekte ise de savunmayı, sözleşmedeki hükümler karşısında kabul etmek
mümkün olmadığından 360 süre uzatımı fazla bulunarak sözleşmenin feshi
halinde kesin teminatın iade edilmesi nedeniyle yersiz ödenen 854.000.000
TL’nin sorumlulara ödettirilmesine.
1.Daire, 2.4.1996Tarih ve 6030 Sayılı Tutanak Kararı:
İhalenin feshedilip yeni ihale açılmasının doğuracağı maliyetlerden dolayı
süresinde bitirilmeyen işe ek süre verilmesinde ve gecikme cezası kesilmemesinde
sakınca bulunmamaktadır.
300.000.000 TL keşif bedelli T.K. taahhüdünde bulunan Erbaş 10 daireli
Devlet Lojmanı inşaatı süresinde bitirilmediği halde sözleşmesinde ön görülen
cezanın kesilmemesi nedeniyle fazla ödemede bulunulduğu görülmüştür.
A) Emanet usulü ile yaptırılan Erbaş 10 daireli Devlet lojmanı inşaatı
24.11.1992 tarihinde T.K.’a ihale edilmiş olup, 24.11.1992 tarihinde yer
teslimi yapılmıştır.
İşin bitim tarihi ise müteahhidin de kabul etmiş olduğu özel şartnamede
25.12.1992 olarak tespit edilerek, süresinde işin bitirilmemesi halinde
gecikilen her gün için 5.000.000 TL cezasının hakediş ödemelerinden kesileceği
bildirilmiştir.
İşin zamanında bitirilmemesi nedeniyle 24.12.1992 tarihinde emanet komisyonu
müteahhide yapmış olduğu işlerin karşılığı 1992 yılı birim fiyatlarından
ödenmek kaydıyla işin tasfiye edilmesine karar vererek bu kararın İl Daimi
Encümenince görüşülmek üzere İl Makamının onayına sunulmasını karar verilmiştir.
İl Daimi Encümeni ise almış olduğu 28.12.1992 tarih ve 1195-48/1 sayılı
kararı ile tasfiye etmeyerek 15 Aralık-1 Nisan tarihinin ölü mevsim olması
nedeniyle 1 Nisan 1993 tarihinden itibaren işin bitirilmesi için 30 gün
süre uzatımı verilmiştir.
Encümen’in bu kararına uygun olarak müteahhit işi 30.4.1993 tarihinde tamamlayarak
idarece kabulü yapılmış ve bedeli süre uzatım kararı nedeniyle ceza kesintisi
yapılmasızın müteahhide ödemiştir. Ancak işin, şartname ve sözleşmesinde
belirtilen sürede bitirilmesi esastır. Gecikme halinde sözleşmesinde öngörülen
miktar veya nispette ceza kesilir.
Sözleşmede işin tamamlanması için sözleşme tarihinden başlayarak belli
bir tarih ve süre belirlenen ve başkaca kayıt bulunmayan işlerde işin yapılması
için tesbit olunan döneme rastlayan kış aylarının ve resmi tatil günlerinin
etkisi de göz önünde tutulmuş sayılacağından, müteahhit çalışmadığı bu
gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. (Bayındırlık
İşleri Genel Şartnamesi d.27)
Sürenin uzatılmasını gerektiren nedenler tip şartnamenin 13.maddesinde
dört ana gurupta belirlenmiştir.
A- İdarenin sebebiyet verdiği haller
B- Olağan üstü tabiat hadiselerinden veya hasar neticesinde işte bir gerileme
veya gecikme olması,
C- Sosyal sebepler dolayısıyla vaki haller;
D- .....................................................
13.maddede (D) bendi boş bırakılmıştır.
İşin nevi ve özelliğine göre varsa diğer nedenler bura
&nbs 10 Daireli Devlet Lojmanı yapım işinde süre uzatımı havaların
kış olması nedeniyle verilmiştir. Encümen kararlarında belirtildiği üzere
7.7.1982 tarih ve 10156-B sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri
Genel Müdürlüğü genelgesiyle Tokat ve ilçeleri için ölü mevsim zaten 15
Aralık-1 Nisan olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla bu tarihler arasında
harçlı imalat yapılamayacağını hem müteahhit, hem de İdare biliyor olacağından,
her ne kadar işin bitim tarihi 25.12.1992 olarak tesbit edilmiş ise de
harçlı imalatlar için fiili bitim tarihinin 15.12.1992 tarihi olarak müteahhit
ve İdarece göz önünde bulundurulması ve buna göre çalışması gerekirdi.
Tip şartnamenin 13.maddesinde sayılan süre uzatım sebepleri bu olayda gerçekleşmediği
için İl Daimi Encümeninin 28.12.1992 tarih ve 1195-48/1 sayılı kararıyla
verilen 30 gün süre uzatımı geçersiz olmaktadır. Dolayısıyla bu sürenin
gecikmiş süre sayılması ve sözleşmesinde öngörülen gecikilen her gün için
5.000.000 TL gecikme cezasının hakedişten kesilmesi gerekirdi. Böyle yapılmayarak
müteahhide 30 x 5.000.000 TL fazla ödemede bulunulması nedenleri sorulmuş;
Sorumlular savunmalarında “İlgili maddede belirtilen süre uzatımının verilmesinin
nedeni; her ne kadar işin, sözleşmesinde belirtilen sürede bitirilmesinin
esas olduğu, gecikme halinde sözleşmede öngörülen miktar ve nispette ceza
kesilmesi gerekmekte ise; işin 24.12.1992 tarihi itibarı ile %40‘lık kısmının
yapıldığı, işin tasfiye edilmesi halinde kalan %60 oranında artış uygulamasının
zorunlu olacağından ve ayrıca yeni yılda işin tekrar ihaleye çıkartılması
için, Bayındırlık Bakanlığınca düzenlenen birim fiyatların Mart ayı içersinde
yapılması nedeniyle hem gecikme hem de birim fiyat artışından dolayı idarenin
kaybı olduğu göz önüne alarak iş İl Daimi Encümeninin 28.12.1992 tarih
ve 48/1 sayılı kararı ile tasfiye edilmeyerek 1992 yılı birim fiyatları
ile yapılmak ve 30.04.1993 tarihinde tamamlanmak kaydıyla inşaat mevsiminin
başlangıç tarihi olan 01.04.1993 tarihinden itibaren 30 gün süre uzatımı
verilmiş ve iş de bu sürede tamamlanmıştır” dediklerinden savunmanın kabulüyle
ilişik bulunmadığına.
ÖDENEK AKTARIMI
7.Daire, 23.6.1994 Tarih ve 7533 Tutanak Sayılı Kararı:
Genel müdürlüğe ait olan ödenek aktarma yetkisinin bölge müdürlüğünce kullanılamaz.
A.G.’in yükleniminde bulunan 285.453.055 TL keşif bedelli “Alamon köprüsü
Yapımı İşi’ne ait hakedişlerde kararname ve malzeme fiyat farklarının fazla
ödendiği görülmüştür. Şöyle ki;
A-Sözleşme tarihi 16.8.1990 günlü “İşyeri Teslim Tutanağı” nda “İşyerinin
problemsiz olarak teslim edildiği” belirtilmiş 27.8.1990 günlü “İşe başlama
Tutanağı”nda taşeronun 27.8.1990 tarihinde köprü inşaatına başladığı” ifade
edilmiştir.
Oysa hakedişlerin incelenmesinden, taşeronun 1990 yılı içinde hiç iş yapmadığı
anlaşılmaktadır.
88/13181 Sayılı Fiyat farkı kararnamesi’nin 6. maddesinin 2. fıkrasında;
“Herhangi bir yıla ait onaylı iş programındaki ödenek harcanamadığı takdirde
ertesi yıl yapılacak hakedişlerde, bu hakediş toplamları ödeneğin harcanamayan
kısmına ait olana kadar, iş programı gerçekleştirilmemiş yılın fiyat farkının
uygulanmasına devam edileceği” hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm karşısında, 1990 yılı ödeneği olan 100 milyon TL harcanıncaya
kadar 1990 yılı birim fiyatlarıyla ödeme yapılması, yani fiyat farkı ödenmesi
gerekirken, işin tamamı için 1991 yılı birim fiyatları üzerinden fiyat
farkı ödenmiştir.
Savunmalarda mevsimin gecikme ve servis yoluna gelen heyelanların temizlenmesinin
uzun sürmesi nedeniyle 1990 yılı içinde çalışılamadığı iddia edilmekte
ise de, bu iddia yerinde değildir. Zira iş yeri teslimi yaz mevsiminin
ortası olan 21.8.1990 tarihinde yapılmış ve 27.8.1990 günlü “İşe Başlama
Tutanağı”nda da iş yerinin problemsiz olarak teslim edildiği ve taşeronun
köprü inşaatına başladığı ifade edilmiştir.
Çalışma yöresindeki güvenlik olaylarının aşırı derecede tırmanması iddiası
da yerinde değildir. Zira aynı mahalde yol yapım işleri bu süre zarfında
devam etmiş ve herhangi bir olay meydana gelmemiştir.
Kaldı ki; eğer inşaatı engelleyen ve süre uzatımını gerektiren nedenler
var idiyse “Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi”nin 27. maddesi uyarınca,
taşeron bu nedenlerin ortaya çıkışından itibaren 10 gün içinde olayların
ayrıntılarını ve sonuçlarını bir yazı ile idareye bildirmek zorundadır.
Böyle bir başvuru hiç veya zamanında yapılmamış ise müteahhidin (taşeron)
süre uzatım hakkı kalmamaktadır.
İhale dosyası içinde müteahhidin (taşeronun) böyle bir başvurusuna rastlanmamıştır.
Öte yandan savunmada, söz konusu işe ait 1990 yılında ki 100 milyon liralık
ödeneğin başka bir işe aktarılmasının Karayolları Genel Müdürlüğü bu aktarılma
talebini kabul etmemiş ve aktarmayı yapmamıştır.
Genel Müdürlüğe ait olan bu aktarma yetkisinin doğrudan doğruya Bölge Müdürlüğünce
kullanılması yetkisiz bir tasarruftur. Zira 1050 Sayılı Muhasebei Umumiye
Kanunu’nun 117. maddesi hükmü gereğince katma bütçeli idarelerin genel
müdürleri bağlı oldukları bakanlığa izafeten ikinci derece amiri ita sıfatıyla
hareket ettiklerinden, bütçe üzerindeki tasarruf yetkisi bu genel müdüre
aittir. Bu nedenlerle savunmalar yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, Genel Müdürlüğün onayı alınmadan Alamon Köprüsü inşaatı için
ayrılan ödeneğin başka bir işte kullanılması hususunda gerekli araştırmanın
yapılmasının sağlanması amacıyla konunun Karayolları Genel Müdürlüğüne
yazılmasına.
7.Daire, 1.7.1993 Tarih ve 7382 Tutanak Sayılı Kararı:
İlave keşif için öngörülen ek süre verilir ve ödenek dilimi aktarılırken
çalışılmayan dönemin ve ilave işlerin yükleniciye tebliğ tarihi gibi hususların
da dikkate alınması gerekir.
İ.... İnş. San. Tic. A.Ş yüklenimindeki T.B.M.M 220 Daireli Personel Lojmanları
inşaatına ait hakediş raporları ve ekli belgelerin incelenmesi soncunda,
hatalı süre uzatımı ve ödenek aktarma kararı nedeniyle fazla ödemede bulunulduğu
görülmüştür.
24.10.1986 Tarihinde yer teslimi yapılıp, sözleşmesine göre 30.11.1988
tarihinde bitirilmesi gereken işin iş programı ve sözleşmesine göre yıllık
ödenek dilimleri,
1986 yılında1.550.000.000 TL
1987 yılında 780.000.000 TL
1988 yılında840.000.000 TL şeklinde belirlenmiş olup,
15.12.1988 gün ve 283 sayılı komisyon kararı ile inşaat ruhsatının geç
alınması nedeniyle iş bitim tarihi 8.5.1989’a ertelenmiş, ödenek dilimleri
de,
1986 yılında653.305.810 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında840.000.000 TL
1989 yılında896.694.190 TL olarak değiştirilmiş,
13.3.1989 gün ve 302 sayılı karar ile 1988 yılı ödenek yetersizliği nedeniyle
ödenek dilimleri,
1986 yılında653.305.010 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında358.874.530 TL olarak değiştirilmiş; iş süresi de 3.12.1989
tarihine uzatılmış,
7.3.1990 Gün ve 353 sayılı karar ile bu defa 1989 yılı ödenek yetersizliği
nedeniyle ödenek dilimleri,
1986 yılında653.305.810 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında358.874.530 TL
1989 yılında769.644.080 TL
1990 yılında608.175.580 TL olarak değiştirilip işin süresi 29.5.1990 tarihine
ertelenmiş,
26.6.1990 Tarih ve 383 sayılı karar ile de %29 dahilindeki ilave işlerin
yapımından dolayı iş süresi 31.12.1990 tarihine kadar uzatılıp, ödenek
dilimleri de,
1986 yılında653.305.810 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında358.874.530 TL
1989 yılında769.644.080 TL
1990 yılında1.523.107.455 TL şeklinde belirlenmiştir.
Bu defa ise 27.8.1990 gün ve 0386 sayılı süre uzatımı ve ödenek aktarma
kararı ile,
“söz konusu işin yer tesliminden sonra yüklenici tarafından idareye verilen
ve idarece gerekli düzeltmeler yapılarak tasdik edilen iş programının uygulanma
imkanı olmadığı mahkemece yapılan tesbitlerden de anlaşılmakta olduğundan,
iş programının gerekli tetkikler yapıldıktan sonra yeniden düzenlenmesi,
bu işlem sebebiyle verilmesi gereken sürelerin yeniden düzenlenmesi ve
yıllık ödenek dilimlerinin revize edilmesi yönündeki Yapı İşleri Genel
Müdürlüğü yazısına dayanılarak yapılan tesbit ve incelemeler sonucunda
1986 mali yılında ancak 297.869.111 liralık iş yapılabileceği, sözleşmesine
göre 1986 yılı ödenek dilimi 1.550.000.000 lira olduğundan 1.550.000.000-297.869.111=1.252.130.889
lirasının ileriki yıllara aktarılması gerektiği, 1988 yılındaki ise ödenek
yetersizliği nedeniyle 125.688.771 lirasının aktarılması gerektiği belirtilmiş
ve 1986 ve 1988 yılından aktarılması gereken 1.252.130.889+125.688.771=1.377.819.660
lirası 1988 yılı günlük harcama tutarı ile mukayese edilerek 400 gün süre
uzatımı hesaplanmıştır. Bu hesaplamaların üzerine de 1989 yılı ödenek yetersizliği
ve keşif artışı ile öngörülen süreler eklenmiş; ödenek dilimi değişiklikleri
yapılarak sonuç olarak iş süresinin 3.7.1991 tarihine uzatılması ve ödenek
dilimlerinin,
1986 yılında297.869.111 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında714.311.229 TL
1989 yılında769.644.080 TL
1990 yılında988.923.627 TL
1991 yılında534.183.828 TL olarak değiştirilmesi kararlaştırılmıştır.
Bu süre uzatım ve ödenek aktarma kararı birçok yönden hatalıdır.
İlk olarak süre hesaplama tekniği yönüyle konu incelendiğinde 1986 yılı
için ancak 297.869.111 TL ile farkı olan 1.252.130.889 TL’nın ileriki yıllara
aktarılması öngörülmüş ancak aktarılan bu ödeneğe tekabül eden süre hesaplanırken
1988 yılı günlük ortalama harcama tutarı ile mukayese yapılmıştır. Oysa
1986 yılında yapılması mümkün olmadığı için aktarılan ödenek için ne kadar
ek süre verilebileceği ancak 1986 yılı günlük ortalama harcaması ile mukayese
edilerek bulunabilir. Bu şekilde hatalı bir hareket noktasından yola çıkılınca
1986 yılından aktarılan ödenek için 33 gün yerine 364 gün ek süre verilmiş,
daha sonraki süre uzatımlarıyla birlikte 3.7.1991 tarihine gelinmiştir.
İkinci olarak, 88/13181 sayılı Kararnamenin 6. maddesi üçüncü paragrafında
belirtilen zorunlu nedenlerle süre uzatımı verilmesi hali dışında ödenek
dilimlerinde ve iş programında değişiklik yapılması zaten mümkün değildir.
B.İ.G.Ş nin 16. ve 88/13181 sayılı kararnamenin 6. maddesi hükümlerine
göre, müteahhit Sayıştay tescilinin tebliğ tarihinden itibaren sözleşmesinde
belirtilen süre içersinde ayrıntılı bir iş programı düzenler; idare de
yine belirli bir süre zarfında bu programı aynen veya değiştirerek onaylar.
Müteahhit idarece onaylanmış iş programına aynen uymak zorundadır. O yıl
içerisindeki sürenin, işin şartname ve sözleşmesinde belirlenen ödenek
dilimlerini ve bu ödenek dilimlerine uygun olarak hazırlanmış iş programını
gerçekleştirmeye yetmeyecek olması, Kararnamenin 6. maddesi ikinci ve üçüncü
paragrafları çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, ödeneğin aktarılması
için gerekçe olamaz. Çünkü aynı zamanda söz konusu kararname maddesi hükümleri,
o yıl için ayrılan ödenek dilimi ve karşılığı olan işin yine o yıl birim
fiyatlarıyla yapılacağı anlamındadır ve bu husus bilinerek ihaleye girilmiş,
sözleşme akdedilmiştir. Sonuç olarak ödeneğinin gerçekleştirilmemesi durumunda
ne gibi işlem yapılacağı kararnamenin 6. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, sürenin ödenek dilimini gerçekleştirmeye yetmeyecek olması
gibi bir gerekçe Mahkeme ve bilirkişi raporlarıyla saptansa bile ödeneğin
aktarılması nedeni olamaz. Aksi takdirde ihaleye çıkartılacak işin şartname
ve sözleşmesinde yıllar itibariyle ödenek dilimlerinin gösterilmesinin
anlamı kalmayacağı gibi, ihale eşitliğini de ortadan kaldıran bir işlem
ortaya çıkacaktır.
Ayrıca, 7.3.1990 gün ve 353 sayılı süre uzatım ve ödenek aktarma kararında,
iş programının uygulama imkanı olmadığı yolundaki aynı mahkeme ve bilirkişi
raporları, aynı tarih ve sayılı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı ve Yapı işleri
Genel Müdürlüğü yazısı gerekçe gösterilerek yapılan başvuruyu, komisyon
“Müteahhit firma ihaleye girerken verdiği teklif mektubunda 1986 yılı ödeneğinin
1.550.000.000 TL olduğunu ve bu ödeneğin yılı içinde imalat ve ihzarat
olarak sarfedileceğini, işin yapılacağı yerin ve mahallin hususiyetini
bildiğini bildirmiş ve işleri sözleşme şartlarıyla yapacağını taahhüt etmiştir.
Müteahhit ve idare arasında düzenlenen noter tasdikli sözleşmenin 5. maddesi
iş programları üzerinde idarece yapılacak düzeltme ve değişikliğe müteahhidin
itiraz edemeyeceği doğrultusunda olduğundan, sözleşmenin 5. maddesi gereğince
zamanında tasdik edilmiş bulunan imalat ve ihzarat iş programlarının bugün
değiştirilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.
Değişen hiç bir dayanak, belge, mevzuat hükmü ve başvuru yok iken, komisyonun
aldığı ve Valilik tarafından onaylanan kararla, ödenek aktarılması ve süre
uzatılması işleminin gerçekleştirilmiş olmasının nedeni de anlaşılamadığı
gibi;
Üçüncü olarak, yukarıda açıklanan iki ayrı hatalı işlemin var olmadığı
düşünülse bile, söz konusu süre uzatımı ve ödenek aktarılma kararını kabul
etmek mümkün değildir. Çünkü bu işe ait en son süre uzatımı ve ödenek aktarma
kararıyla yukarıdaki açıklamaların ilk kısmında belirtildiği üzere ödenek
dilimleri;
1986 yılında653.305.810 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında358.874.530 TL
1989 yılında769.644.080 TL
1990 yılında1.523.107.455 TL olarak belirlenmiş ve iş bitim tarihi 31.12.1990’a
getirilmiştir.
En son verilen ve hatalı bulunan kararla da ödenek dilimleri,
1986 yılında297.869.111 TL
1987 yılında780.000.000 TL
1988 yılında714.311.229 TL
1989 yılında769.644.080 TL
1990 yılında988.923.627 TL
1991 yılında534.183.828 TL olarak belirlenmiş ve iş bitim tarihi de 3.7.1991’e
getirilmiştir.
Şimdi bu iki kararla belirlenen ödenek dilimleri incelendiğinde; 1989 yılı
sonu itibariyle, sözleşme fiyatlarıyla yapılması gereken iş tutarının 2.561.824.420
TL olduğu görülmektedir. Aralarındaki fark 1986 yılı ödeneğinin 355.463.699
TL azaltılıp, 1988 yılı ödeneğine ilave edilmesidir. 1989 Yılı son hakediş
raporu (20 Ek no.lu 1.12.1989 tarihli hakediş) incelendiğinde ise 2.561.824.420
TL tutarında iş gerçekleştirildiği görülmektedir.
Yani gerek tarafımızdan kabul edilen en son 383 sayılı karar, gerekse hatalı
bulduğumuz 388 sayılı karar ve fiilen gerçekleşen duruma göre 1989 yılı
sonu itibariyle sözleşme fiyatlarıyla iş tutarı aynı olup, 2.561.824.424
TL’dir. Böyle bir durumda 1986 yılında ne kadar iş yapılabileceğini tesbit
edip, ödenek dilimlerinde yeni düzenlemeler yapmanın anlamı ve amacı yoktur.
Zira, hatalı bulunan 388 sayılı kararla bile 1989 sonu itibariyle doldurulması
öngörülen ödenek dilimi gerçekleştirilmiştir. Bu aşamadan sonra verilebilecek
bir süre uzatımı veya ödenek dilimi değişikliği kararının kaynağını 1990
yılından itibaren ortaya çıkabilecek bir olaydan olması gerekeceği açıktır.
Oysa, 1990 yılından itibaren böyle bir hadise yoktur ve iddia da edilmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 27.8.1990 gün ve 388 sayılı süre uzatımı
ve ödenek aktarma kararının kabulü mümkün görülmediğinden ve bu karara
dayanılarak geçerli en son süre uzatımı ve ödenek aktarma kararı gereğince
işin 31.12.1990 tarihinde bitmesi gerektiğinden, 1991 yılı fiyat farkı
uygulanması ve gecikme cezası kesilmemesi nedenleri sorulmuş, konuya ilişkin
olarak sorumlularca yapılan savunmalarda,
1986 Yılı ödeneğinin aktarılmasına ait hesaplamanın 1988 yılı değil, yine
1986 yılı günlük ortalama harcamasıyla mukayese edilerek yapılabileceği
hususu kabul edilmiş olmakla birlikte, 1986 yılında iş programında öngörülen
miktarda ihzarat yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de,
yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere bu konu, 1989 yılı sonu itibariyle
yapılan hesaplamalar ve komisyonca öngörüldüğü gibi toplam sözleşme yılı
fiyatlarıyla yapılması gereken iş tutarı 2.561.824.420 TL olduğundan sonuca
etkili olmamaktadır.
Bununla birlikte 26.6.1990 gün ve 383 sayılı süre uzatımı ve ödenek aktarma
kararı ile %29 oranındaki keşif artışı sonucu iş bitim tarihine 230 gün
eklenmiş olmasına rağmen söz konusu işin bitim tarihinin 31.12.1990 olarak
saptanması gerektiği yolundaki açıklamalara karşı yapılan savunmalarda
ilave keşif için öngörülen ek süre verilirken, çalışılmayan dönemin atlanıldığı
ve ayrıca ilave işlerin yükleniciye tebliğ tarihinden itibaren verildiği,
ilave işlere ilişkin verilecek sürenin hesaplanmasıyla ilgili olarak sözleşme
ve ekler bağlayıcı bir yöntem getirmediği ve bunun bağımsız olarak hesaplanmasının
mümkün olduğu şeklindeki iddiaların hakkaniyete uygun olduğu görülmüş ve
bu çerçevede yeniden yapılan hesaplamalara itibar edilmiş ise de, bulunan
fazla ödeme tutarına katma değer vergisi ekleneceği yerde düşülmesi nedeniyle
hatalı bir uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. |