FİYAT FARKLARI
BİRİM FİYAT FARKI
8.12.1988 Tarih ve 4635/2 Sayılı Genel Kurul Kararı:
KONU: İdarelerce yılın son aylarında ihale edilen yapım işleriyle ilgili
vize ve tescil işlemlerinde yasal süreye nazaran herhangi bir gecikme olmamakla
birlikte, bu işlere ait tescil veya yer tesliminin iklim şartları bakımından
çalışılmayan devrede ya da ertesi yılda gerçekleşmesi sebebiyle ihale yılı
ödeneğinin kullanılamaması durumunda, yüklenicilere süre uzatımı ve fiyat
farkı verilip verilmeyeceği hakkındaki Sayıştay görüşünün tespitine ilişkin
Maliye ve Gümrük Bakanlığı istemi.
İNCELEME
Konu ile ilgili mevzuat ve bu husustaki daire kararı incelenerek gereği
görüşüldü:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 2. maddesinde, ihtiyaçların en iyi
şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve ihalede açıklık
ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu belirtilmek suretiyle, devlet ihalelerinde
uyulacak ilkeler belirlenmiş olup, bu ilkelerden biri de ihtiyaçların “zamanında”
karşılanmasıdır.
Zira, bütçe ödeneklerinin verimli ve tutumlu kullanılması ve ayrıca yatırım
programlarının aksatılmadan yerine getirilmesi, ihalelerin uygun zamanda
ve koşullarda yapılması ile mümkündür.
Nitekim, çeşitli düzenlemeleri ile ihalenin ilanından yapılmasına kadar
olan her aşamasını belli sürelere bağlayan Kanun Koyucu, böylece konuya
verdiği önemi ortaya koymuştur.
Gerçekten 2886 sayılı Kanun’un 31. maddesinde, ita amirlerinin, ihale komisyonları
tarafından alınan ihale kararlarını onaylama veya iptal etme yetkisini
karar tarihinden itibaren 15 gün içinde kullanabilecekleri belirtilmiş;1050
sayılı Kanun’un 64. maddesinde Maliye ve Gümrük Bakanlığı’na gelen taahhüt
ve sözleşme tasarılarından uygun görülenlerin 15 gün içinde vize edileceği
açıklanmış; 2886 sayılı kanunun 57. maddesinde de müteahhitlerin, ihale
kararının onaylandığının veya sözleşme tasarılarının Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca
vize edildiğinin kendilerine bildirilmesini izleyen günden başlayarak on
beş gün içinde sözleşme bağıtlamak zorunluluklarından söz edilmiş; 832
sayılı Kanun’un değişik 37. maddesinde ise, sözleşmelerin tescilinin on
beş gün içinde sonuçlandırılması öngörülmüştür.
Ayrıca, 1050 sayılı Kanun’un değişik 22. maddesinde, bütçe ödeneklerinin
verimli ve tutumlu kullanılması amacıyla, bunların zamanında ve yerinde
harcanması, giderin gerçek gereksinme karşılığı olması ve programlanmış
hizmetlerin zamanında yerine getirilmesi ilkelerine işaret edilmiş ve bu
ilkelere aykırı davranışlar bir takım yaptırımlara bağlanmıştır.
Bu hükümler karşısında, ihale zamanının tespitinde, ihale tarihinden Sayıştay
tescilinin yapılmasına kadar geçebilecek olan ve yasalarla belirlenen azami
69 günlük süreden başka, yüklenicilere yılı ödeneği kadar iş yapabilme
olanağı verecek yeterli sürenin de dikkate alınması gereği ortadadır.
Devlet ihalelerinin zamanlaması açısından uyulması gereken temel ilke bu
olmakla birlikte, bazı yapım işlerinin, çeşitli nedenlerle yılın son aylarında
ihaleye çıkarıldığı ve zamanında ihale edilmeyen bu tür işlere ait vize
ve tescil işlemlerinde, yukarıda ayrıntısı belirtilen yasal sürelere nazaran
herhangi bir gecikme olmamasına karşın, tescil veya yer teslimi işlemlerinin
iklim koşulları bakımından çalışılmayan devreye veya ertesi yıla rastlayabildiği
bilinen bir gerçektir.
İhale tarihi itibariyle tescil işleminin veya yer tesliminin çalışılmayan
devreye veya ertesi yıla rastlayacağı işin başında belli olan böyle bir
ihaleye katılıp ihale tenzilatında bulunan ve bilahare ihaleyi kazanarak
yapım işini üstlenen yüklenicinin, sözleşmeyi imzalamakla işi zamanında
bitirmeyi kabul ettiği ve esasen, idare ile yüklenici arasındaki hukuki
ilişkinin sözleşme ile başladığı da göz önünde bulundurulduğunda, işin
süresinde bitirilmesine engel olacak hukuki bir imkansızlıktan söz edilemeyeceği
düşünülebilir.
Ne var ki, bu koşullarda ihaleyi kazanan yüklenicinin, ihale yılı birim
fiyatlarıyla iş yaparak o yıla ait ödeneği kullanabilmesi fiilen mümkün
bulunmadığından, işin sözleşmede yazılı sürede bitirilmesi açısından fiili
imkânsızlık söz konusudur.
Ayrıca, herhangi bir sebeple ihaleyi zamanında yapmayan idarenin, gerçekleşmesinin
fiilen mümkün olamayacağı önceden bilinen bir hususu, şartname ve sözleşme
hükümleri haline getirmesinin, hukuk prensipleriyle bağdaşmayacağı da açıktır.
Bu hale göre, vize ve tescil işlemlerinde herhangi bir gecikme olmadığı
halde, tescil işleminin veya yer tesliminin iklim şartları itibariyle çalışılmayan
devreye rastlaması durumunda, ihalenin zamanında yapıldığı söylenemeyeceği
gibi, bunu idarenin sorumluluğu dışındaki bir olay olarak değerlendirmek
de mümkün değildir.
Kendi faaliyet alanlarına giren işlerle ilgili olarak idarelerce bağıtlanan
tip sözleşme ve eklerinde, işin süresi özel biçimde düzenlenerek işin süresinde
bitirilememesi halinde cezai yaptırımlar öngörülmekte ve süre uzatımı verilmesini
gerektiren nedenler ayrıntılı biçimde gösterilmektedir.
Bu düzenlemenin yer aldığı, 84/7958 sayılı Kararname eki Tip Şartnamenin
13. ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın teşkilat ve Görevleri Hakkındaki
180 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinin (n) bendi uyarınca
anılan Bakanlıkça hazırlanan Tip Sözleşmenin 14. maddelerinde, sözleşme
süresinin uzatılmasını gerektiren zorunlu nedenler arasında “idarenin sebebiyet
verdiği haller”e de yer verildiğinden, tamamen idarenin tutum ve davranışından
kaynaklanan bu tür gecikmelerde, usulü dairesinde hesaplanacak ek sürenin
işin müteahhidine verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 88/13181 sayılı Kararname eki “Esaslar”ın 6. maddesinin ilk
iki fıkrasında, müteahhitlerin, sözleşme yapıldıktan sonra ihale türüne
göre iş kalemlerini, yıllık iş miktarlarını, ihzaratı, yıllık ödenekleri
ve bunların aylara dağılımını gösteren ayrıntılı bir iş programı yapmaları
ve daireye onaylatmaları gereğine değinildikten sonra, herhangi bir yıla
ait onaylı iş programındaki ödenek harcanamadığı takdirde, ertesi yıl yapılacak
hakedişlerde, bu hakediş toplamları ödeneğin harcanamayan kısmına eşit
olana kadar, iş programı gerçekleştirilmemiş yılın fiyat farkının uygulanmasına
devam edileceği belirtilmek suretiyle, yılı içinde gerçekleştirilmesi gerekirken
ertesi yıla sirayet ettirilen iş kalemleri için, yeni yılın fiyatlarına
göre fark verilmeyeceği kuralı getirilmiştir.
Ancak, aynı maddenin izleyen fıkralarında, müteahhide sözleşmesinde belirtilen
zorunlu nedenlerle süre uzatımı verilmesi veya yasal oranda keşif artışı
olması veya yılı içinde iş programında öngörülen işe yetecek kadar ödeneğin
ayrılamaması hallerinde, uzatılan süreye göre yıllık ödenek dilimlerinde
ve iş programında değişiklik yapılması ve yılı içinde bitirilmek üzere
ihaleye çıkarılan işlerin süresinin, süre uzatımı verilmesi veya yasal
oranda keşif artışı nedenleriyle ertesi yıla sarkması durumunda, ertesi
yıl yapılacak iş kalemlerine, iş programına uygun olmak koşuluyla fiyat
farkı uygulanması olanağı tanınmış; böylece, ödenek dilimi değişikliği
ve fiyat farkı uygulaması yönünden, sözleşmesinde belirtilen zorunlu nedenlerle
süre uzatımı verilmiş olması hali yeterli görülmüştür.
Diğer taraftan, 1050 sayılı Kanun’un değişik 83. maddesinin (A) bendinin
(d) fıkrasında, yılı için geçerli sözleşmeler ile gelecek yıl ya da yıllara
geçerli sözleşmelerin bitim tarihlerinde henüz bir kısım hizmetin yerine
getirilemediği, ancak ilgili idarece ek süre verildiği ve bu süre ertesi
mali yıla taştığı takdirde, yıl sonunda taahhüt artığının devredileceği
ve bu tutarlara ilişkin ödenekler hakkında akreditiflerle ilgili hükümlerin
uygulanacağı belirtilmiş; aynı fıkranın ikinci paragrafında yer alan akreditiflerlerle
ilgili hükümde ise, açılmış akreditiflere ilişkin kredi artıklarının ertesi
yıla devredilmekle birlikte ödeneklerinin iptal olunacağı; devredilen kredi
artıkları karşılığının yeni yılda Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca ilgili
kuruluş bütçesinde açılacak özel bir tertibe ödenek kaydolunacağı açıklanmış
olup;yılı için geçerli sözleşmeler ile gelecek yıl ya da yıllara geçerli
sözleşmelerin bitim tarihlerinde, henüz bir kısım hizmetin yerine getirilemediği,
fakat ilgili idarece ek süre verildiği ve bu sürenin de ertesi mali yıla
taştığı ihalelere ait taahhüt artıklarının devrine ilişkin bulunan bu hükmün
tereddüde konu edilen ve henüz hiçbir hizmetin yerine getirilmediği sözleşmelerden
kaynaklanan “ödenek dilimi değişikliği” ve “fiyat farkı uygulaması” işlemlerini
kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan, ödenek dilimi değişikliği ve fiyat farkı uygulamasının sözleşmelerin
bitim yılları hariç-taahhüt artığının devri işleminden ayrı düşünülmesi
gerekmektedir.
Ayrıca, sözleşmelerde yer alan, ödenek dilimlerinin değiştirilmesi ve
fiyat farkı uygulaması ihale hukukunun, taahhüt artığının devredilmesi
ve yeterli ödeneğin sağlanması ise bütçe hukukunun düzenlediği konulardır.
Bu cümleden olarak, müteahhidin fiyat farkına hak kazanıp kazanmadığının
ihale hukukuna dahil mevzuat hükümlerine göre, hak kazanılan fiyat farkının
tahakkuk ettirilip ödenebilmesi hususunun da başta 1050 sayılı Kanun olmak
üzere bütçe hukukuna dahil mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, 88/13181 sayılı Kararname Eki Esaslar’da öngörülen koşulların
gerçekleşmesi ve bütçe hukuku çerçevesinde taahhüt artığı kadar ödeneğin
de sağlanması durumunda, bu kararname kapsamına giren işlerde fiyat farkı
verilmesinin 1050 sayılı Kanun’un 83. maddesiyle çelişen bir yönü de bulunmamaktadır.
SONUÇ
İdarelerce yılın son aylarında ihale edilen yapım işleriyle ilgili vize
ve tescil işlemlerinde, yasal süreye nazaran herhangi bir gecikme olmamakla
birlikte, bu işlere ait tescil veya yer tesliminin iklim şartları bakımından
çalışılmayan devrede ya da ertesi yılda gerçekleşmesi halinde bu durumun
süre uzatımını gerektiren zorunlu nedenler arasında sayılan “İdarenin sebebiyet
verdiği haller” kapsamına girebileceğine; bu suretle ertesi yıla sirayet
eden işler için, iş programında ve ödenek dilimlerinde usulü dairesinde
değişiklik yapılmış olması koşuluyla, fiyat farkı ödenebileceğine.
8.7.1996 Tarih ve 4852 Sayılı Genel Kurul Kararı:
KONU: MEGA İnşaat, Tesisat ve Sanayi Limited Şirketi’ne ihale edilen ve
31.12.1995 tarihinde bitirilmesi öngörülen Dolmabahçe Sarayı kazan dairesinin
doğalgaza dönüşümü işinde idarece keşif artışı yapılması nedeniyle işin
bir kısmının 1996 yılında gerçekleştirilmiş olması karşısında, 1996 yılında
yapılan işler için 88/13181 sayılı Kararname hükümlerine göre birim fiyat
ödenip ödenemeyeceği hususundaki tereddüt.
88/13181 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Kamu Sektörüne Dahil İdarelerin
İhalesi Yapılmış ve Yapılacak İşlerinde İhale Usul ve Şekillerine Göre
Fiyat Farkı Hesabında Uygulayacakları Esaslar’dan aynen alınarak tip sözleşmeye
konulan ve bu sözleşmenin 8. maddesinin “İş programları ve ödenek dilimleri”
başlıklı “C” fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan “ Yılı içinde bitirilmek
üzere ihaleye çıkrılan işlerin süresi; süre uzatımı verilmek suretiyle
veya yasal oranda keşif artışı nedeniyle ertesi yıla sarkarsa, ertesi yıl
yapılacak iş kalemlerine, iş programına uygun olmak şartıyla bu esaslara
göre fiyat farkı uygulaması yapılır.” şeklindeki hüküm taraflarca üzeri
çizilmek suretiyle iptal edilmiş, böylece keşif artışından kaynaklanan
ve 1996 yılına sarkan imalatlar için bu yılın fiyatları ile sözleşme yılı
birim fiyatları arasındaki farkın ödenmesine cevaz veren söz konusu paragraf
hükmü akit taraflarca ortadan kaldırılmıştır.
Ayrıca 8. maddenin “ Malzeme Fiyat Farkları” “G” fıkrasında yer alan “
yılı içinde değişiklik olması halinde fiyat ödenir veya kesilir” şeklindeki
cümlenin de üzeri çizilerek “yürürlükte olan mevcut kararname veya yürürlüğe
girebilecek başka kararnamelerden dolayı senelere sari işlere ödenen fiyat
farkı uygulaması yapılmayacaktır. Ancak yılı içindeki malzeme fiyat farkı
ödenecektir” açıklaması yazılmak suretiyle birim fiyat farkı ödenmeyeceği
konusunda tarafların anlaşma sağladığı görülmektedir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 7. maddesinin (k) fıkrasında “sözleşme
konusu işlerin malzeme veya birim fiyatlarındaki değişiklikler nedeniyle
eğer ödenecekse fiyat farkının ne şeklide ödeneceği....” hususunun şartnamelerde
yer alması öngörülmüş; şartnamelere konulmak üzere 7. maddede sayılan hususlarla
ilgili veya bunlar dışındaki konularda genel esaslar tesbit etmeye de aynı
Kanunun 8. maddesi ile Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.
Bu hükme dayanılarak 88/13181 sayılı Bakanlar Kurul Kararıyla yürürlüğe
konulan “Kamu Sektörüne Dahil İdarelerin İhalesi Yapılmış ve Yapılacak
İşlerinde İhale Usul ve Şekillerine Göre Fiyat Farkı Hesabında Uygulayacakları
Esaslar” tip sözleşme ve şartnamelerde yer almıştır. 2886 sayılı kanunun
7. maddesinin (k) fıkrasında da açıkça ifade edildiği gibi eğer ödenecekse
fiyat farkının bu esaslara göre ödeneceği, tarafların serbest iradeleriyle
akdettikleri sözleşme ile fiyat farkı ödenmeyeceğini kabul etmeleri halinde
ise bu ödemelerin yapılmayacağı tabiidir.
Diğer Taraftan 2886 sayılı Devlet İhale kanununun 63 üncü maddesinin ilk
fıkrasında yer alan; “Yapım işlerine ait bir sözleşmenin uygulanması sırasında
keşif ve sözleşmede öngörülmeyen iş artışı veya eksilişi zorunlu hale gelirse,müteahhit
keşif bedelinin % 30 oranına kadar olan değişikliği süre hariç sözleşme
ve şartnamesindeki hükümler dairesinde yapmakla yükümlüdür.” hükmüyle de,
ortaya çıkan keşif artışının madde kapsamında olmak şartıyla şartname ve
sözleşme hükümlerine göre müteahhit tarafından ikmal edilme zorunluluğu
getirilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar karşısında, bahse konu işin, kanuni keşif
artışı sebebiyle ortaya çıkan ve 1996 yılında tamamlanan kısmı için birim
fiyat farkı ödenmesi mümkün görülmemiştir.
SONUÇ
MEGA İnşaat, Tesisat ve Sanayi limited Şirketine 31.12.1995 tarihinde bitirilmek
üzere ihale edilen ve sözleşmesinde fiyat farkı ödenmemesi öngörülen Dolmabahçe
Sarayı kazan dairelerinin doğalgaza dönüşümü işinin, kanuni keşif artışından
dolayı verilen süre nedeniyle 1996 yılında gerçekleştirilen kısmı için,
88/13181 sayılı Kararname hükümlerine göre birim fiyat farkı ödenmesinin
mümkün bulunmadığına, keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine arzına
çoğunlukla karar verildi.
25.4.1995 Tarih ve 23677 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Mühendislik ve müşavirlik işlerinde uygulama yılında yapılan işler baz
alınarak her yıl için ayrı ayrı fiyat farkı hesaplanması gerekir.
Müteahhit ..... yüklenimindeki ....... Revizyon İmar Planı işinin bir kısmı
1989 yılında yapıldığı halde, 88/13181 sayılı BKK eki esasların 4.5. maddelerine
göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde işin tamamının 1990 yılında yapıldığı
kabul edilmek suretiyle 1990 yılı fiyatları esas alınarak fazla ödemede
bulunulduğu gerekçesiyle 929 sayılı ilamın 12. maddesi ile ...... TL’ye
tazmin hükmolunmuştur.
30.12.1988 Tarihinde sözleşmesi yapılan imar planı işine ait sözleşmenin
7. maddesinin 6. fıkrasında”.... 1/5000 nazım imar planı yapımı işi için
1 ay, 1/1000 tatbikat imar planı yapım işi için ise 2 ay olmak üzere toplam
3 ay süre aynen geçerlidir. Ancak plan eskizlerinin ve yapılan çalışmaların
incelenmek üzere belediyede kaldığı süreler bu sürenin dışında tutulacaktır.”denilmek
suretiyle işin kısımlarının bulunduğu ifade olunmuştur.
Nitekim 10.3.1989 tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödendiği 1 no.lu
hakedişte yapılan işin 1/5000 ölçekli Nazım planı, ödenecek bedelin sözleşmenin
14-B-a-2 maddesine göre ihale bedelinin % 30’u olduğu, 27.12.1989 tarihine
kadar yapılan işlerin bedelinin ödendiği 2 no.lu hakedişte yapılan işin
1/1000 ölçekli imar planı, ödenecek bedelin sözleşmenin 14-B-a-3 maddesine
göre ihale bedelinin %40’ı olduğu belirtilmiştir.
Bu bakımdan, dilekçinin ödemelerin avans mahiyetinde olduğu, hakedişlerin
yapılan bir iş karşılığı düzenlenmediği yolundaki iddiasının reddi gerekir.
Öte yandan yine dilekçi tarafından yıllar itibariyle düzenlenmiş bir ödenek
dilimi olmadığı, dolayısıyla fiyat farkı kararnamesinin yıllar itibariyle
hangi ödenek miktarına uygulanacağının önceden bilinmediği, sözleşmenin
16. maddesine göre imar planı orijinal belgelerinin tesliminden sonra işin
yapıldığının kabul edilmesi gerektiği ifade olunmak suretiyle kesin kabul
tarihi itibariyle işin tamamı için fiyat farkı ödenmesinin doğru
olduğu savunulmakta ise de; sözleşmenin 7. maddesi gereğince plan eskizlerinin
ve yapılan çalışmaların incelenmek üzere belediyede kaldığı, meclis kararının
onayından sonra kabul edildiği ve bu suretle işin 1988, 1989 ve 1990 yıllarına
kadar sirayet ettiği anlaşılmakla ve sözleşmenin 15. maddesine göre girdi
maliyelerinden meydana gelen artış için;
Teklifin alındığı veya varitse son pazarlığın yapıldığı yılı izleyen yılın
1 Ocak tarihine kadar yapılmış olan işlere sözleşme birim fiyatlarının
uygulanacağı,
Daha sonraki uygulama yıllarında yapılacak işler için Bayındırlık Bakanlığı
Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü bünyesinde birinci derecenin
son kademesindeki bekâr Proje Daire Başkanının tüm ek ödentiler dahil net
maaşının; teklifinin alındığı veya varitse son pazarlığın yapıldığı yıl
ile uygulama yılı arasındaki artış oranı (Bu oran Bayındırlık Bakanlığınca
her yıl tespit ve ilân edilir) uygulama yılında yükleniciye sözleşmeye
göre yapılacak ödemelerde (faturalı ödemeler hariç) fiyat artışı olarak
ödenmek” suretiyle karşılanması öngörülmüştür.
88/13181 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki fiyat farkı esaslarının 4.5.
maddesinde de, etüt, proje, mühendislik ve müşavirlik hizmetlerinde ödenecek
fiyat farkı hesap tarzı gösterilmiş olup, sözleşme hükmü ile paralellik
arzetmektedir.
Her iki metne göre de fiyat farkı hesabında “uygulama yılı” esas alınmış,
uygulama yılı ile sözleşme yılı fiyatları arasında fark olması halinde
fiyat farkı ödeneceği veya kesileceği öngörülmüştür.
Bu nedenle, 1 ve 2 sayılı hakedişlerle yapılan ödemenin avans mahiyetinde
olmadığı, sözleşmesinde öngörülen işlerin gerçekleşmesi sonucu yapılan
bir ödeme olduğu, hal böyle olunca, gerek sözleşme hükmüne, gerekse 88/13181
sayılı kararname hükmüne göre uygulama yılında (döneminde) yapılan işler
baz alınarak her yıl (dönem) için ayrı ayrı fiyat farkı hesaplanması gerektiği
cihetle dilekçi iddialarının reddiyle 929 sayılı ilâmın 12. maddesiyle
mevzuata uygun olarak verilmiş bulunan ...... TL’ye ilişkin tazmin hükmünün
tasdikine.
15.10.1993 Tarih ve 23165 Tutanak Sayılı Temyiz Kurulu Kararı:
Süresi takvim günü olarak belirlenen işlerde çalışılmayan günlerin ilave
edilmesiyle ertesi yıla sirayet etmehalinde kararname fiyat farkları ödenmez.
İlamın 8. maddesiyleS.A.’un yükleniminde bulunan Konya Merkez Harmancık
(YAS) Sulama Tesisi işine ait hakediş raporunda;
a) Sözü edilen işin süresi, iklim koşulları nedeniyle çalışılmayan gün
olarak belirlenen günlerin de dikkate alınarak takvim günü esasına göre
saptandığı halde,15 Aralık-1 Nisan tarihleri arasında belirlenen çalışılmayan
günlerin yeniden süre uzatımına konu edildiği,
b) Çalışılmayan günlerin iş bitim süresine eklenerek işin bitiş tarihinin
8.6.1988’e ötelenmesi suretiyle söz konusu işin, 1.7.1988 tarihinden itibaren
yürürlüğe konulan 88/13181 sayılı kararname kapsamına sokulduğu ve haksız
yere fiyat farkı ödenmesine sebebiyet verildiği, gerekçeleriyle tazmin
hükmü verilmiştir.
“Sözkonusu işe ilişkin şartnamenin 16, sözleşmenin 3. maddesinde “Sözkonusu
işin işyeri tesliminden itibaren 320 takvim gününde bitirileceği”
“İdarece verilen süre uzatımı hariç işin zamanında bitirilmemesi halinde
geçen her takvim günü için yüklenicinin hakedişinden ihale bedelinin onbinde
3’ü oranında gecikme cezası kesileceği” öngörülmekte, ayrıca aynı maddenin
6 ve 7. fıkralarında da ;
“Bu iş yerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günlerin
15 Aralık - 1 Nisan tarihleri arasında olduğu, işin bitiminde bu devrenin
dikkate alınmayacağı, belirlenen sürelerin takvim günü esasına göre olduğu,
bu surenin hesaplanmasında havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan
devresi ile resmi tatil günlerinin nazara alınmış olması nedeniyle bu süreler
için ayrıca süre uzatımı verilemeyeceği” de açıklanmaktadır.
Anılan işin süresi; iş yerinin tesliminden itibaren başlayıp, 320 takvim
günü sonunda biteceği öngörülmüş olduğuna göre; bu süreye ayrıca çalışılmayan
döneme ait 106 günün ilavesi mümkün değildir. Her ne kadar dilekçi sözleşme
ve şartnamenin yukarıda açıklanan hükümlerinin çalışılmayan dönemin işin
takvim günü olarak belirlenen süresine dahil edilmediği, bunun ayrıca bu
sureye ekleneceği biçiminde yorumlamakta ve konuya ilişkin yüksek Fen Kurulu’nun
kararının da bu yönde olduğunu açıklamakta ise de
“ Havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 15 Aralık-1 Nisan
tarihleri arasındadır. İşin süresinin hesaplanmasında havanın fen noktasından
çalışmaya uygun olmayan devresi dikkate alınmıştır.” Biçiminde yer alan
bu açık sözleşme hükmü karşısında, böyle bir yoruma gidilmesi mümkün olmadığı
gibi, Yüksek Fen Kurulu’nun bahse konu kararı da bu hükümlere ters düşmektedir.
b) Sözleşmeye aykırı biçimde yorum getirilerek fuzulen süre uzatımı verilmesiyle
anılan işin 1.7.1988 tarihinde yürürlüğe konulan 88/13181 sayılı Kararname
kapsamına sokulmak suretiyle ...... TL tutarında ilave fiyat farkı ödenmesi
yerinde değildir.
94/6019 SAYILI BKK
26.12.1994 Tarih ve 4823 Sayılı Genel Kurul Kararı:
KONU: Türkiye Büyük Millet Meclisi E Blok Televizyon Çekim Stüdyosu inşaatı
işinde, 94/6019 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Kamu
Sektörüne Dahil İdarelerin İhalesi Yapılmış ve Yapılacak İşlerinde İhale
Usul ve Şekillerine Göre Fiyat Farkı Hesabında Uygulayacakları Esaslarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Esasları’ın uygulanıp uygulanmayacağı hususundaki
tereddüt.
94/6019 Sayılı Kararname eki esasların 1. maddesi ile, 28.7.1988 tarih
ve 88/13181 sayılı kararnamenin eki esasların 3. maddesinin “Tanımlar”
başlığı altındaki bölümünün (b), (c), (d), (k), (o) ve (p) bentlerinde
değişiklik yapılmış; 2 ve 3. maddeleri ile de geçici bentler ve maddeler
ilave edilmiş olup, ilave edilen Geçici 10. maddenin 3 no.lu bendinde ise
aynen:
“Geçici maddelere göre uygulanacak Esasların yürürlüğe girdiği tarihten
önce sözleşmeleri yapılan ve devam eden işlerde:
Sözleşmelerinde öngörüldüğü şekilde fiyat farkı almak suretiyle devam eden
işlerde müteahhitler, geçici maddelere getirilen esasların yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren kırkbeş takvim günü içinde hiç bir şart öne sürmeden
idareye başvuracaklar ve dilekçelerinde:
a)İşe sözleşmelerine göre devam etmek,
b)Geçici maddelerde getirilen esaslara göre işe devam etmek.
c)Sözleşmelerin feshi (tasfiyesi)
isteklerinden birini belirteceklerdir.
Yukarıda belirtilen şekilde yazılı olarak süresi içinde başvurmayan müteahhitler
sözleşmelerine göre iş devam etmeyi kabul etmiş sayılırlar” denilmiştir.
Yapımcı firma, geçici maddelerde getirilen esaslara göre işe devam etmek
isteğini 5.10.1994 tarihli dilekçesi ile idareye bildirmiştir. 94/6019
sayılı kararname 20.9.1994 tarih ve 22057 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe girmiş olduğuna göre bu müracaat kırkbeş günlük müracaat süresi
içerisinde olmuştur. Ancak, geçici maddelerde getirilen esasların uygulanması
için sadece müracaat etmiş olmak yeterli değildir. Ayrıca bu işin sözleşmesinde
fiyat farkı verilmesini mümkün kılan bir düzenlemenin de olması gerekmektedir.
Oysa sözleşmenin “Vergi ve Fiyatların Değişmesi” başlıklı 8. maddesinde
aynen:
“Müteahhit gerek esas taahhüt süresi içinde, gerekse mücbir sebeplerden
dolayı uzatılan süre içinde taahhüdün tamamen ifasına kadar vergilere zam
yapılması veya yeni vergiler ve resimler konulması, fiyatların yükselmesi,
taşıma ve işçi ücretlerinin artması gibi sebeplere dayanarak fazla para
verilmesi veya süre uzatımı isteğinde bulunamaz. (İlgili mevzuat uyarınca
KDV, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce müteahhide ödenir.) İmalat ve malzeme
ihzaratına, gerek yılı içinde ve gerekse işin ertesi yıla sarkması halinde
dahi sarkan kısmına da hiç bir şekilde ve herhangi bir nam altında fiyat
farkı ödenmez. Hakediş ödemelerinin tamamı teklif birim fiyatları ile KDV’den
ibaret olacaktır” denilerek, bu işe hiç bir şeklide fiyat farkı verilmeyeceği
kararlaştırılmıştır.
Bir başka anlatımla 94/6019 sayılı kararname ile getirilen esaslar 88/13181
sayılı kararname eki esaslara ilaveten getirilmiştir. Dolayısıyla 88/13181
sayılı kararnameden ayrı düşünülemez. Söz konusu iş sözleşme aşamasında
88/13181 sayılı kararname ile ilgilendirilmediğine göre, bunun değişikliği
mahiyetinde olan 94/6019 sayılı kararname ile de ilgilendirilemez.
Sonuç olarak sözleşmesinde 88/13181 sayılı kararname hükümleri dışında
tutulan ve fiyat farkı ödenmesi öngörülmeyen bahse konu yapım işinde bu
kararname eki esaslara 94/6019 sayılı kararname ile getirilen geçici maddelerdeki
esasların da uygulama imkanı bulunmamaktadır.
SONUÇ
Türkiye Büyük Millet Meclisi E Blok televizyon çekim stüdyosu inşaatı işinde:
94/6019 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Kamu Sektörüne
Dahil İdarelerin İhalesi Yapılmış ve Yapılacak İşlerinde İhale Usul ve
Şekillerine Göre Fiyat Farkı Hesabında Uygulayacakları Esaslarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Esaslar”ın uygulanmasının mümkün bulunmadığına, keyfiyetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne arzına.
FİYAT FARKI VERİLMESİ ŞARTLARI
3.Daire, 21.1.1993 Tarih ve 135 Tutanak Sayılı Kararı:
Sadece kalıp, iskele, doğrama, çatı ve iksalarda kullanılan kereste için
malzeme fiyat farkı ödenebilir.
...... İşine ilişkin hakediş raporu ve eklerinin incelenmesinde; kereste
fiyat farklarının 88/13181 sayılı B.K.K eki Esaslar’ın (9.2. 2.b) ve (9.1.1)
madde hükümlerine aykırı olarak ödendiği görülmüştür.
Anılan Kararnamenin (9.2.2.b) maddesinde; sadece kalıp, iskele, doğrama,
çatı ve iksalarda kullanılan kereste için fiyat farkı verilebileceği belirtildiğinden
kirişli ahşap döşeme, yapı levhası ve ahşap tavan kaplaması işinde kullanılan
kereste için fiyat farkı verilmesi mümkün değildir.
2. Daire, 14.5.1991 Tarih ve 30238 Tutanak Sayılı Kararı:
88/13181 Sayılı Bakanlar Kurulu kararına aykırı olarak sözleşmede sayılmayan
malzemeler için fiyat farkı ödenemez.
Yüklenici .....’ya ihale edilen İ.İ.B Fakültesi Dekanlık Eski Binası Onarım
ve Tadilatı işinde öngörülmediği halde mermer fiyat farkı ödendiği görülmüştür.
88/13181 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin malzeme fiyat farklarını
düzenleyen 9. maddesinde belirtilen malzemeler için ödenmesi gerekmekte
olup, maddede sayılmayan malzemeler için fiyat farkı ödenmesi mümkün değildir.
Anılan Kararnamenin 9. maddesinin 8. fıkrasında “Yukarıda (9.2) fıkrasında
belirtilen malzemenin dışında olup da idareleri tarafından, işlerin özelliği
bakımından adları, baz fiyatları ve fiyat farkı hesap usulleri ayrıca sözleşmelerine
eklenen malzemeye de sözleşme birim fiyatlarına veya uygulama yılı birim
fiyatlarına esas olan rayiçlerde yılı içinde bir değişiklik olması halinde
fiyat farkı ödenir. denilmekte ise de mezkur işe ait sözleşmede bu yolda
bir hüküm yer almadığından mermer için malzeme fiyat farkı ödenmesine imkan
bulunmamaktadır.
1.Daire, 4.7.1996 Tarih ve 6067 Tutanak Sayılı Kararı :
88/13181 Sayılı Kararname ile fiyat farkı ödenmesi zorunlu kılınmayan sert
plastik (PVC) kapı ve pencere doğramaları için genel hükümler gerekçe gösterilmek
suretiyle fiyat farkı ödenemez.
Müteahhit ...... A.Ş. taahhüdünde bulunan 1.624.559.000 TL ihale bedelli
N. Lütfü Pamukçu Ortaokulu İnşaatı işine ait 28.5.1993 tarih ve 10 ve kesin
numaralı hakediş raporu ve eklerinin incelenmesinde:
Anılan işe ait 23.241 poz numaralı plastik doğrama imalatı yapılması (Sert-PVC
doğrama profillerinden her çeşit kapı, pencere, kasaları, camekan, kaplama
ve benzeri ) ve yerine tespiti işinde kullanılan malzeme için 16.512.567
TL sert PVC fiyat farkı verildiği görülmüştür.
Sorumlular savunmalarında:
“Adı geçen iş 1.702.000.000 TL keşif bedeli üzerinden % 4,55 tenzilatla
29.08.1991 tarihinde 1.624.559.000 TL ihale bedeli üzerinden taşeron E.....
A.Ş.ne 2886 Sayılı Kanun’un 81/p ve Emanet İşleri Uygulama Yönetmeliği’nin
16. maddesi uyarınca ihale edilmiştir. Söz konusu işin Emanet İş Sözleşme
Tasarısının 3. sayfasındaki FİYAT FARKLARI başlıklı 19.maddesinde; “Emanet
İşleri Yönetmeliği’nin 13. maddesi ve 88/13181 Sayılı Kararname hükümleri
uyarınca fiyat farkı ödenir” hükmü konulmuştur.
Bu itibarla; 88/13181 Sayılı Kararname uyarınca fiyat farklarının hangi
esaslar dairesinde ödenmesi gerektiğine ait, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
tarafından hazırlanan Tip Sözleşme tasarısının 11. sayfasında yazılı bulunan
G.2.2-(d) bendinde sert plâstik (PVC) kapı ve pencere doğramaları için
fiyat farkının F=0.385 x To (P1-Po) / Po formülü ile bulunacak değer, malzeme
fiyat farkı olarak kabul edileceği hükmü getirilmiş olduğundan, adı geçen
işe sert plastik (PVC) doğrama imalatı için yapılan fiyat farkı ödemesinin,
88/13181 Sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi çerçevesinde ve sözleşme tasarısında
yer alan 19. madde hükümlerine göre hesaplanarak ödenen fiyat farklarında
herhangi bir fazla ödemenin söz konusu olmadığı açıkça bellidir.” denilmiş
ise de,
Emanet yoluyla E.Y.’ye ihale edilen N.Lütfü Pamukçu Ortaokulu İnşaatı işine
ait Emanet İş Sözleşmesinin 19. maddesinde fiyat farklarının Emanet İşleri
Yönetmeliği 13. maddesi ve 88/13181 Sayılı Kararname uyarınca ödeneceği
hükmü yer almaktadır. Bundan da görüleceği gibi, sözleşmesinde sert plastik
(P.V.C.) kapı ve pencere doğramaları için fiyat farkı ödeneceğine dair
herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. 88/13181 Sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi’nde
sert plastik (P.V.C.) kapı ve pencere doğramaları için fiyat farkı ödenebilmesi
idarelerin yapım sözleşmesine bu yönde hüküm koyması şartına bağlanmıştır.
Kaldı ki Tip Sözleşmelerinde 88/13181 Sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi sözleşme
ekleri arasında sayılmamış olup sözleşmelerde fiyat farkı verilecek malzemeler
ile fiyat farkı hesaplama usulleri tek tek sayılmıştır. Bu itibarla 88/13181
Sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi’nin 9.2. maddesinde sayılan malzemelere
fiyat farkı ödenmesi veya kesilmesi Kararname’den doğan bir zorunluk olup,
kararname ile fiyat farkı ödenmesi zorunlu bulunmayan sert plastik (P.V.C.)
kapı ve pencere doğramaları için - sözleşmelerinde fiyat farkı ödenmesi
yönünden hüküm bulunmayan- emanet usulüyle yürütülen yapım işlerinde sert
plâstik kapı ve pencere doğramaları için genel hükümler gerekçe gösterilmek
suretiyle fiyat farkı ödenmesi mümkün değildir. Ayrıca savunma ekinde gönderilen
Tip Sözleşmenin bu işle ilgili olmadığı açıktır.
6.Daire, 6.2.1996 Tarih ve 8953 Tutanak Sayılı Kararı :
Eski tip matbu sözleşmelerde PVC malzemeleri fiyat farkı verilecek malzemeler
arasında sayılmadığından, sırf bu matbu sözleşmeler kullanıldığı için PVC
fiyat farkının kabul edilmemesi hakkaniyete aykırıdır.
B..... Yapı Kent Ticaret A.Ş.’nin yüklenimindeki Keşap Yolağızı Sağlık
Ocağı onarım işine ait 28.10.1993 tarihli 3 ve son hakediş raporunun incelenmesi
sırasında, sert plastik (P.V.C.) kapı ve malzeme doğramaları için malzeme
fiyat farkı ödendiği görülmüştür.
Üye Necip Pekçevik ile Mustafa Büyükbozkırlı’nın “88/13181 Sayılı Kararname’de,
hangi malzemeler için malzeme fiyat farkı verileceği belirlenmiştir. Belirlenenler
dışındaki malzemelere fiyat farkı verilebilmesi için sözleşmede hükmün
bulunması gerekmektedir. Söz konusu yapım işi sözleşmesinde PVC kapı ve
pencere doğrama malzemesi için fiyat farkı verilmesi öngörülmemiştir.
Bu nedenle sözkonusu malzeme için fiyat farkı olarak fazla ödenen 4.220.000
TL’nin sorumlularına ödettirilmesi gerekir.” Şeklindeki azınlık görüşlerine
karşılık;
Söz konusu malzemenin daha önce kullanılmadığı için 88/13181 Sayılı Kararname’de
sayılmadığı, bilahare 1992 yılından itibaren hazırlanan matbu Tip Sözleşmelerde
fiyat farkı verilebilecek malzemeler arasında bu malzemenin sayıldığı,
söz konusu iş için eski tip matbu sözleşme kullanıldığı için haliyle fiyat
formu verilebilecek malzemeler arasında yer almadığı, sırf bu gerekçeyle
ödemeyi kabul etmemenin hakkaniyet ilkesine aykırı olacağı; halihazırdaki
uygulamada da söz konusu malzemeye fiyat farkı verile geldiği göz önüne
alındığında ilişilecek bir husus bulunmadığına.
1. Daire, 4.4.l996 Tarih ve 6037 Tutanak Sayılı Kararı:
Sözleşmenin hangi malzemelere fiyat farkı verileceğini belirlediği durumlarda,
sözleşmede sayılanlar dışındaki malzemelere fiyat farkı ödenemez.
Taşeron C.A. taahhüdündeki l50.000.000 TL keşif bedelli Merkez........
ilkokulu lojman inşaatına ilişkin taşeron ve idare arasında imzalanan taşeron
sözleşmesine aykırı olarak yersiz kereste fiyat farkı ödendiği görülmüştür.
3.7.l992 Tarihinde ..... Valiliği İnşaat Emanet Komisyonu ile taşeron C.A.
arasında imzalanan taşeron sözleşmesinin ll. maddesinde:
“Taşeron sözleşme tarihinden işin bitim tarihine kadar geçen müddet içerisinde
vergilerin artırılması, yeni vergi ve resimlerin konması, fiyatların yükselmesi,
nakliye ve işçi ücretlerinin artması gibi sebeplere dayanarak fiyat farkı
verilmesini veya müddetin uzatılmasını isteyemez.
Ancak, sözleşmenin imzalanmasından sonra resmi makamlarca patlayıcı madde
ve teferruatı, akaryakıt, çimento ve demir fiyatlarında bir fark husule
gelirse, bu fark eksiltme tenzilatına tabi tutulmaksızın fiyat farkı olarak
hakedişte ödenir.” denilmektedir.
Bu itibarla, taşeron sözleşmesi fiyat farkı verilecek malzemeleri patlayıcı
madde ve teferruatı, akaryakıt, çimento ve demir olarak sınırlandırılmış
olup, bunun dışındaki herhangi bir malzemeye fiyat farkı istenmeyeceği
belirtildiğinden keresteye malzeme fiyat farkı ödenmesi mümkün değildir.
84/8341 SAYILI BKK
5.Daire, 2.2.1993 Tarih ve 8120 Tutanak Sayılı Kararı:
Baraj inşaatı işlerinde işin keşfinde yer almayan yapımına sonradan ihtiyaç
duyulan ve teklif tenzilatına tabi tutulmayan yeni birim fiyatlara 84/8341
sayılı kararname uygulanamaz.
B.15 308/Y ve B.15 312/A Poz işaretli imalatların, tavan birim fiyat üzerinden
hesaplanıp ihale itibari indirimine (%30.886) tabi tutulmadan istihkaka
dahil edildiği halde, buna 84/8341 sayılı B.K.K Eki Esaslar uyarınca %15.75
ilave yapılıp ödendiği görülmüş ise de:
84/8341 Sayılı B.K.K. Eki Esaslar’ın 1.inci maddesinde;
“..........Tavan fiyatlar üzerinden teklif almak suretiyle ihale edilmiş
işlerde bu uygulama için teklif edilen bedelle ihaleye esas bedelin mukayesesinden
hesaplanan indirim oranı dikkate alınır. Bu oran %20’nin üzerinde ise fiyat
farklarının tümü yukarıdaki şekilde %20 indirim oranına tabi tutulur. Ancak
sonradan yapılan ek sözleşme veya protokolle devam ettirilen işlerde başlangıçtaki
indirim oranından farklı bir indirim oranı teşekkül etmiş ise uygulamada
bu son oran esas alınır...” şeklinde yazılıdır.
Görüldüğü üzere tavan birim fiyatlar üzerinden teklif alma suretiyle ihale
edilmiş işlerde, teklif edilen bedelle ihaleye esas keşif bedelinin mukayesesinde
bulunan itibari indirim oranının esas alınması, anılan madde hükmünde öngörülmekle
birlikte, buna bağlı kalınarak teklif edilen tüm birim fiyatlara (ki bunların
içinde yüzde sıfır tenzilat içeren teklifler ile yüzde elli ve daha yüksek
indirim içeren teklifler mevcuttur) %20 indirim yapılması hüküm altına
alınmıştır.
Burada teklifte yer almayan, işin devamı esnasında ,tavan birim fiyatlar
üzerinden hesaplanan yeni fiyatların, keşifle ve teklif fiyatla, dolayısıyla
her ikisinin mukayesesinden bulunan itibari indirimle hiçbir ilgisi yoktur.
Şayet olsaydı, itibari indirimi aşağı çekerdi.
Dolayısıyla maddede yazılı (fiyat farklarının tümü) ibaresi, keşif ve teklifte
yer alan indirimli-indirimsiz tüm kalemleri ifade etmekte olup, yeni fiyatlar
bu hükmün dışındadır.
Bu itibarla, zaten indirim dışında bulunan .15 308/Y ve .15 312/A poz işaretli
yeni fiyatlara % 15,75 ilave yapılması mümkün değildir.
Olay, işin keşfinde yer almayan ve teklifte de bulunmayan, işin devamı
esnasında ihtiyaç duyulup, tavan fiyatlar üzerinden hesaplanan dolayısıyla
da teklif tenzilatına tabi tutulmayan yeni birim fiyata 84/8341 sayılı
kararnamenin uygulanıp uygulanmayacağıdır.
Sorumluların cevaplarında özetle, fiyat farklarına uygulanan katsayının
tenzilatı %50’yi aşan birim fiyatlara da, tenzilatı sıfır olan birim fiyatlara
da uygulandığı vurgulanmış ve buna 84/8341 sayılı kararname hükmü mesnet
gösterilmiştir.
Oysa 84/8341 Sayılı Kararname’nin sorguya ve savunma yazılarına mesnet
alınan (Tavan fiyatlar üzerinden teklif alma suretiyle ihale edilmiş işlerde
bu uygulama için teklif edilen bedelle ihaleye esas bedelin mukayesesinden
hesaplanan indirim oranı dikkate alınır. Bu oran %20’nin üzerinde ise fiyat
farklarının tümü yukarıdaki şekilde %20 indirim oranına tabi tutulur.)
şeklinde yazılı hükümdeki “fiyat farklarının tümünden maksat mukayeseye
esas alınan teklif ve keşif cetvelindeki birim fiyatlarının (ister % ister
sıfır tenzilatlı olsun) tümüdür. Yoksa, itibari indirimin hesabına esas
alınan keşif özet cetvelinde ve teklifte bulunmayan , dolayısıyla 84/8341
Sayılı B.K.K uygulanmasına mesnet teşkil eden itibari indirim oranıyla
ilişkisi olmayan yeni fiyatın, 84/8341 sayılı B.K.K kapsamına dahil edilmesi
de mümkün değildir.
Zira yeni fiyat şayet, itibari indirim oranının bulunmasına esas alınan
keşfe ve teklife dahil edilse idi, bu takdirde yeniden itibari indirim
nisbeti hesaplanacak ve yeni fiyatta bu çerçevede 84/8341 Sayılı B.K.K
kapsamına girecekti.
Ancak burada, itibari indirim oranı %30.886 dan daha aşağı düşecek ve 84/8341
Sayılı B.K.K. uyarınca ödenecek fark da %15.75’ten daha düşük olacaktır
Bu nedenle yeni birim fiyatlara 84/8341 Sayılı B.K.K uygulanması sonucu
...........TL fazla ödemenin tazminine. |