B. CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) ve SOSYALDEMOKRAT HALKÇI PARTİ (SHP)
            1. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
            Cumhuriyet Halk Partisi'nin benimsediği eğitim ve kültür politikalarını incelemeden önce bu partinin ideolojik yapısı hakkında fikir sahibi olunması açısından, parti programında da yeralan bazı noktaların saptanması  yararlı olacaktır.

            Parti programının "İdeolojik Özümüz ve Temel Tercihlerimiz" başlığı altında ele alınan bölümde şu ifadeye yer verilmektedir:

            "Cumhuriyet Halk Partisi, kökleri tarihimizde ve millî mücadelemizde olan, ATATÜRK'ün öncülüğünde Cumhuriyet'i gerçekleştiren, çağdaş Türkiye'nin temellerini kuran, demokrasi sürecini başlatan, 1960'larda demokratik sol bir içerik ve sosyal demokrat özellikler kazanan bir büyük yenileşme hareketinin temsilcisidir."

            Aynı bölümde Cumhuriyet Halk Partisi'nin belirli bir tarih kesitinde "emperyalizme, kurulu düzene, eşitsizliğe, gericiliğe ve imtiyazlara" bir başkaldırı ifadesi olduğu vurgulanmaktadır34 . Ayrıca sosyal demokrasinin eşitlik ve özgürlük ideallerinin bütünlüğü ve bölünmezliği olduğu, sosyal demokrasi ideolojisinin dünyada çok geniş bir coğrafya kesitinde etkinleşme süreci içerisinde bulunduğu belirtilmektedir35 . Yine sosyal demokrasinin; kültür ve eğitimi, zenginlikleri ve mutluluğu en geniş kitlelere yaymanın ve ulaştırmanın iddiasını teşkil ettiği ileri sürülmektedir. 

            Temel ilkeler olarak "Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik"den oluşan ATATÜRK ilkelerini benimseyen CHP'nin eğitim ve kültür politikalarına ilişkin görüşleri parti programında oldukça ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi eğitimdeki temel hedefini ATATÜRK'ün öngördüğü biçimde "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" genç nesiller yetiştirmek olarak açıklamaktadır.

            Partinin hedeflediği çağdaş eğitim düzeninde gerçekleştirilmesi amaçlanan hizmetlerin başlıcaları şunlardır36 :

            * Herkesin düşüncesini, kişiliğini ve yeteneklerini özgürce geliştirebilmesini kolaylaştırmak,

            * Laik Cumhuriyet'i, bağımsızlığı, ulusal birliği, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi güçlendirmek,

            * Barışı, hoşgörüyü ve toplumsal dayanışmayı geliştirmek; çağdaş uygarlığı, evrensel değerleri kucaklamak,

            * İnsan yaşamını manevi bakımdan zenginleştirmek,

            * İnsanca, hakça ve hızlı gelişmenin gereklerini karşılamak,

            * Ulusal kültür bütünlüğü içinde, kültür mozaiğinin farklı zenginliklerini ayırım yapmaksızın geliştirmek,

            * Ulusal kültürü geliştirirken dünya kültürüne de açık olmak,

            * İnsanlığın kültürel açıdan gelişmesine ve uygarlığın ileriye götürülmesine katkı sağlamak.

            Cumhuriyet Halk Partisi eğitimi en temel insan hakları arasında saymakta, sosyal devletin her yaşta, herkese, yeterli, kaliteli ve "parasız eğitim hizmetleri" sunmakla yükümlü olduğuna inanmaktadır. Bu anlayışla "eğitimde fırsat eşitliği"nin sağlanması, eğitim hakkının önündeki tüm engellerin kaldırılması ve eğitim hizmetinin sadece varlıklı ve seçkinlerin yararlanabileceği bir hak olmaktan çıkarılması partinin diğer amaçlarındandır.

            Eğitimde devlet tekelindeki, tek tip düzenden, çoğulcu ve rekabetçi, çağdaş, ulusal ve özgün bir düzene geçişi hedef almakla birlikte CHP, laik eğitimden ve "Eğitim Birliği" (Tevhid-i Tedrisat) ilkesinden asla ödün verilemeyeceği görüşünün altını çizmektedir37 . Eğitim sektörünün eksikliklerinin giderilmesine yönelik olarak özel yatırım ve girişimcilerin, devletin yakın denetimi altında özendirilmesi ve varlıklı insanların eğitime gönüllü katkılarının sağlanması için yönlendirilmesi de gerekli görülmektedir38 .

            CHP'nin eğitim ve öğretim hizmetlerine ilişkin olarak gerçekleştirmek istediği diğer hizmetler de şöyle sıralanabilir:

            * Kırsal kesimdeki kız çocuklarına yatılı ve mesleki eğitim olanaklarını artırmak,

            * Ceza ve ıslah evlerinde genel eğitim ve mesleki eğitim hizmetlerini geliştirmek,

            * Bağnazlıktan uzak, insan haklarına duyarlı, demokrat, rasyonel düşünen kişiler yetiştirmek,

            * Türk dilinin ayrı, yalın ve özgün yapısını koruyarak zenginleştirmek,

            * Eğitim teknolojisinden ve eğitim bilimindeki en son yeniliklerden en üst düzeyde yararlanmak.

            * Öğrencilerin eğitim kurumlarında yönetime katılmalarını özendirmek,

            * Okul öncesi eğitimde emekçilerin çocuklarına öncelik vermek, yerel yönetimlerin öncülüğü ve gönüllü kuruluşlara katkıları ile yeterli çocuk yuvası ve anaokulunun açılmasını sağlamak.

            Cumhuriyet Halk Partisi eğitim alanında verimi artırmak amacı ile tüm ortaöğretim kurumlarının "Çok Amaçlı Okullar" kapsamına alınması projesini benimsemektedir. Bu projeye göre çok amaçlı okullar, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre, akademik, toplumsal, teknik, dini ve mesleki alanlarda farklı eğitim programları uygulayan kurumlar olarak yapılandırılacaklardır. Bu okullar aynı zamanda bir "Halk Eğitimi" (Yaygın Eğitim) merkezi olarak çalışacak, isteyen yetişkinlere ve gençlere uygun eğitim programları sunarak ek eğitim etkinlikleri düzenleceklerdir39 .

            CHP'ye göre yerel yönetimler, bir aşamadan sonra kendi bölgelerinin belirli eğitim yönetimlerini üstlenirken, merkezi yönetimin de hedef belirleyici, dengeleyici ve denetleyici bir işlev yüklenmesi gereği savunulmaktadır40 . Parti, engelliler için özel eğitim programlarının uygulanmasını, din eğitiminin devletin yakın denetimi altında yürütülmesini, bu eğitimin "isteğe bağlı" hale getirilmesini ve din derslerinin düzenlenmesinde farklı inanç ve duyarlılıkların varlığının da gözönünde bulundurulmasını gerekli görmektedir.

            Yükseköğretim konusunda Parti’nin görüşleri de şöyledir: "Cumhuriyet Halk Partisi döneminde üniversiteler, en ileri ve en yüksek düzeyde eğitim ve bilimsel araştırma yapan, bilgi üreten, bilgiyi hiçbir baskı ile sınırlı olmaksızın serbestçe yayabilen, özerk bilim, eğitim ve kültür kurumları haline getirilecektir41 ."

            Cumhuriyet Halk Partisi'nin kültür politikası, özgürlükçü, yapıcı, yaratıcı, barışçı ve dayanışmacı temeller üzerine oturtulmaktadır. Bu bağlamda;

            * Kendisi özgür, fakat herkes için özgürlük isteyen, özgürlüğü korumasını ve onun sorumluluğunu bilen, doğrucu, geniş görüşlü,

            * Kendi refahını tüm insanlığın ve toplumun refahında arayan, emeğe üstün değer veren,

            * Yapıcı, dirençli, yaratıcı ve barışçı insanı oluşturmaya uygun ve düşünce özgürlüğüne dayanan bir kültür ortamını yaratma çabası Parti’nin kültür politikasının bir gereği olarak kabul edilmektedir42 .

            CHP, toplumun bugününü kavraması ve geleceğini koruması için en temel kaynak olarak gördüğü "kültürün demokratikleşmesi"ni, özgürce gelişmesini ve farklı formlar içinde ifade edebilmesini temel ilkeler olarak benimsemektedir. Irk, dil, din, mezhep ve köken farklılıklarını, kültür mozaiğinin zenginliği olarak nitelendiren parti, kültürdeki çeşitliliğin, ayırım gözetmeden geliştirilmesine, korunmasına, saklanmasına ve sunulabilmesine katkıda bulunma amacı gütmektedir. Ayrıca sürekli gelişen bir kültürel ve estetik anlayışının Türkiye'de kurumsallaşmasının altyapısını oluşturacağına inanılan tüm eğitim aşamalarında "kültür dersleri"nin okutulmasına büyük önem verilmektedir.

            Sanatın ve sanatçının korunması ve desteklenmesi de Cumhuriyet Halk Partisi'nin kültür politikasını oluşturan hedefler arasında yeralmaktadır. Genel olarak kültür alanında parti tarafından ulaşılmak istenen hedefler şöyle sıralanabilir43 :

            * Sanatçıların ve yazarların müdahalelerden uzak bir anlayışla özendirilmesi ve desteklenmesi amacıyla özerk nitelikte bir sanat kurumunun oluşturulması,

            * Kitap, kitabevleri ve kütüphanelerin desteklenmesi, sanatçı, yazar ve düşünürlerin sosyal güvenliğinin sağlanması,

            * Siyasi amaçlı ya da keyfi nitelikteki yasak ve sansürün kaldırılması,

            * Tiyatro, bale, opera, sinema ve özgün-çoksesli ve çağdaş müzik çalışmalarının uluslararası ölçüte kavuşturulabilmesi için devlet eliyle desteklenmesi,

            * Türk Dili’nin gücünü halktan ve kaynaklarından alarak zenginleştirilmesi, arı, yalın ve özgün yapısının korunması, yazın, sanat ve bilimin her alanında yeterli hale getirilmesi.

            2. Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP)
            Türkiye'deki eğitim sisteminin ana sorunlarını "Nitelik Sorunu, Kaynak Sorunu, Yapı-Tesis-Donanım Sorunu, Program Sorunu, Öğretmen Sorunu, Yönetim Sorunu ve Öğrenci Sorunları"44  olarak yedi ana başlık altında toplayan SHP'nin bu sorunların çözümüne yönelik politikalar konusundaki görüşleri başlıca şunlardan oluşmaktadır:

            Sosyaldemokrat Halkçı Parti, başta temel bilimlerde uzmanlaşmış insan yetiştirme amacıyla kurulmuş okullar olmak üzere, tüm eğitim sisteminde temel bilimlere önem verilmesini ve bu insanlara uzmanlıklarına uygun çalışma olanakları sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını amaçlamaktadır. Bilim ve teknolojiye büyük önem verdiğini belirten Parti, bu alanlarda tartışma ve geliştirme çalışmalarının üniversiteler, özel kesim ve kamu kesimi kuruluşlarında yaygınlaştırılması gerektiği45  görüşündedir.

            Parti'ye göre eğitim, insanın düşüncesini, kişiliğini ve yeteneklerini geliştirirken ona bilgi, hüner ve dünya görüşü aktararak, kişinin toplumsallaşması, toplum düzeninin gelişerek sürdürülmesi işlevini görmektedir. Bu işlevin sadece eğitim kurumlarınca yerine getirilmediğini savunan parti, aileden işyerine ve meslek örgütlerine kadar uzanan kurumlar zinciri içinde birbirini tamamlayarak gerçekleşeceğine inanmaktadır. Bu nedenle SHP, eğitimin zaman içinde sürekliliği ile örgün ve yaygın eğitimin bütünlüğü ilkesini benimsemekte ve eğitimi devletin en önemli görevlerinden biri olarak kabul etmekte46 , eğitim yönetiminin, eğitim ve öğretim kurumları arasında eşgüdümün sağlanması anlamında bütünleşmiş, ama değişen koşullara uyum gösterilmesi zorunluluğu nedeniyle de esnek ve merkeziyetçi olmayan bir yapıya kavuşturulması gereği47  üzerinde durmaktadır.

            Sosyaldemokrat Halkçı Parti, tüm çocukların ve gençlerin eşit olanaklar içinde olduğu, bilime dayalı, düşündüren, bilinçlendiren, laik ve demokratik bir eğitim öngörmektedir. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi de Parti’nin eğitim alanındaki ana ilkesi durumundadır. Bu nedenle Parti, eğitimin her yaşta, herkese parasız olarak açık olmasına ve eğitim sistemi içinde ayrıcalıklı kurumlar oluşturmasına özen gösteren bir eğitim politikasından yanadır. Bu parti, eğitimin anaokulundan yükseköğretime kadar uzanan örgün ve yaygın eğitimi de içeren bir kapsamda, ülkenin üretim, insan gücü ve eğitim sistemlerinin nicelik ve nitelik bakımından uyumunu sağlayacak bir biçimde planlanmasını48  öngörmektedir.

            Sağlıklı kuşaklar yetiştirmek için büyüme çağındaki çocukların dengeli ve yeterli beslenebilmelerini ve ruhsal açıdan sağlıklı olmalarını sağlayacak bir biçimde okul öncesi eğitimi verecek çocuk yuvalarının yaygınlaştırılması parti tarafından önemle üzerinde durulan bir başka konudur. 

            SHP, bugünkü genel ve tekdüze eğitim sisteminin meslekleşmeyi çok geç bir aşamaya ertelemesindeki sakıncaları ve üniversite kapısındaki yığılmaların sıkıntılarını gidermek amacıyla, temel eğitimden sonraki lise düzeyinde öğrenciye meslek edinme olanağı sağlayacak yeni bir eğitim programlaması ve düzenlemesinin gereğine inanmaktadır. Parti’ye göre öğretmen, toplumun mimarı ve geleceğin güvencesidir. Bu nedenle öğretmenleri bu önemli işlevlerine uygun bir saygınlığa ve maddi olanaklara kavuşturmayı bir görev saymaktadır.

            Sosyaldemokrat Halkçı Parti, yükseköğretim işlevinin özerk üniversiteler tarafından yerine getirilmesi görüşünü savunmakta ve üniversite öğretim elemanlarının, bilimsel çalışma ve araştırmalarını eğitimi ve öğretimi taraf tutmadan, hiçbir endişeye kapılmadan özgür bir şekilde yapabilmeleri için herşeyden önce kendilerinin mesleki güvenceye sahip hale getirilmelerini gerekli görmektedir. Üniversite eğitiminin dar meslek bilgilerine hapsolmayan, dünyaya hoşgörü ile bakabilen, özgür düşünebilen, dünyadaki sanat ve kültür gelişmelerinden haberli kişiler yetiştirmesi gerektiğine inanan SHP özellikle bölgesel üniversitelerde program dışı çalışmaların düzenlenmesine, üniversitelerin kentlerde bir kültürel faaliyet merkezi haline gelmesine önem vermektedir49 .

            Parti’nin eğitim politikasına temel oluşturan ve SHP iktidarında gerçekleştirilmesi hedeflenen konular şöyle sıralanabilir:

            * Derslerin olanaklar ölçüsünde seçimli olması, derslerde tartışmanın ve katılımın her düzeyde açık ve yaygın olması, ders içeriklerine "dogmatik” bilgilerin konmaması.

            * Ezbere, tekrara, büyüklerin özdeyişlerine dayalı eğitim anlayışından tümüyle vazgeçilmesi.

            * ATATÜRK devrimleri içinde önemli bir yer tutan "eğitimin birliği" ilkesinin titizlikle korunması, "laiklik" ilkesine özenle sahip çıkılması.

            * Din eğitimi ile ilgili derslerin zorunlu ders olmaktan çıkarılması ve temel eğitimde din derslerinin isteğe bağlı "seçmeli ders" haline getirilmesi.

            * İhtiyaç fazlası imam hatip liselerinin aşamalı bir biçimde teknik meslek liselerine dönüştürülmesi50 .

            * Milli Eğitim Bakanlığı dışındaki kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerin eğitim ve öğretim kurumları ile kurslar açmalarının bakanlığın iznine bağlanması. Bu kurumların öğretim programlarının bakanlıkça hazırlanması ve uygulamalarının bakanlıkça denetlenmesi51 .

            Kültürü, "toplumun zaman içinde biriken uygarlığı" olarak tanımlayan Sosyaldemokrat Halkçı Parti, bu kavramın insanın içinde yaşadığı ortam ve çevreyle uyuşma ve çatışma sürecinde yarattığı bilgi, düşünce, sanat, teknoloji, değerler ve davranışlar ile gelenek ve görenekleri kapsayan bir bütün olduğunu belirtmektedir. Partiye göre kültür politikası da üretici güçlerin gelişip serpilmesine olanak sağlayan bir yapıda olmalıdır. Sosyaldemokrat Halkçı Parti, insanı herşeyin ölçüsü olarak kabul eden "insancı (humaniter)" dünya görüşünü benimsemiştir. İnsanların yaratıcılığının, özgürlüğünün ve eşitliğinin en üst düzeyde sağlanmasını amaçlayan toplumsal, kültürel yapılar  ve kurumlar oluşturulması52  partinin bu alandaki temel hedeflerindendir.

            Müzelerin ve kitaplıkların toplumun kültür yaşamında önemli bir yere sahip olması gerektiğine inanan parti, bu nedenle müze ve halk kitaplıklarının yaygınlaştırılmasının yanısıra zenginleştirilmesi ve hizmetlerinin toplumun bütün kesimlerine yönelik olarak etkinleştirilmesini amaçlamaktadır. Parti ayrıca ödenekli ve özel tiyatroların devlet tarafından desteklenmesi gerektiğine inanmakta ve sinema sanatının uluslararası etkinliğini de artıracak biçimde geliştirilmesi zorunluluğununa dikkat çekmektedir. Fikir ve sanat eserlerine yönelik her türlü denetim ve yasaklamaya karşı olan53  SHP bu konuda varolan yasaların bütün sonuçlarıyla kaldırılması gerektiği görüşünü savunmaktadır.

            Sosyaldemokrat Halkçı Parti'ye göre sağlıklı bir toplumun, zengin bir yaşamın gerçekleştirilebilmesi büyük ölçüde yazın, sanat gibi kültürel alanlardaki yaratıcı faaliyetlerin gelişmesine bağlıdır. Sanat faaliyetlerinin geliştirilmesinde devletin desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Parti’ye göre bu desteğin sağlanmasında çok dikkatli olunması gerekmektedir. Devlet desteğinin sanatçının özgürlüğünü kaldırıcı bir yönlendirme niteliği kazanması halinde bu desteğin sanat ve kültürdeki zenginleşmeye zarar vereceği inancını taşıyan Parti devletin, "fikir ve sanat adamının özgürlüğü" esasına duyarlılık göstererek yetenekli sanatçı, yazar ve düşünürlerin yetişmesine ve çalışmalarını sürdürmesine yardımcı olması gereği bulunmaktadır.

            Sosyaldemokrat Halkçı Parti, kültürel bağımsızlığın pekiştirilmesinin, dilin, düşüncenin biçimlenmesinde ve yazının gelişmesindeki önemini bilerek Türk Dili’nin zenginleştirilmesi, sanat ve bilimin her alanda yeterli hale gelmesi yolunda ATATÜRK'ün başlattığı gelişimin sürdürülmesi görüşünü desteklemektedir54 .

            Parti’nin sanat, yazın ve dil konularında savunduğu ve sosyal demokrat iktidarında gerçekleştireceğini belirttiği diğer temel hizmet prensiplerinden bazılarını maddeler halinde şöyle sıralamak mümkündür:

            * Kültür ve sanat etkinliklerinin yığınlara ulaştırılması amaçlanacak, demokrasinin gerçekleşmesinde özlenen ve istenen özgür insanın kültür ve sanattan dengeli bir biçimde pay alma hakları korunacaktır.

            * Sosyaldemokrat Halkçı Parti, kültür politikasının oluşturulmasında tarihsel değerlere büyük önem vermekle birlikte, geçmişinden çok geleceğe bakmaktadır. Teknolojik-ekonomik gelişmelere sırtını dönmüş olan, yeni yaşam biçimlerine ve yeni kavramlara kapalı bulunan, dinamik ve yaratıcı olmayan bir kültürün daha dinamik kültürler karşısında yok olacağına inanılmaktadır. Parti’nin kültür politikası geçmişle bağlarını korumakla birlikte, geleceğe yönelik, dinamik, yaratıcı, yenilikçi ve atılımcı bir anlayışı55  benimsemektedir.

            * Kültür ve sanat etkinliklerini yaygınlaştırılmasında devletin ödenekli tiyatro, opera ve müzik kurumları yaygın hizmet sunacaklardır.

            * Folklor ve halk sanatları Türk halkının zengin kültür birikiminin bir ürünü olarak özgün biçimlerinde korunup olgunlaştırılacak, çağdaş ve evrensel bileşime ulaşmada zengin bir kaynak olarak değerlendirileceklerdir.

            * Çağdaş uygarlık düzeyinde bir refaha ve kültür kalkınmasına layık olan Türk toplumunun bu amaçlara erişebilmesi, ancak sosyal devletin tüm olanaklarının halkın ihtiyaçlarına adanması ile mümkündür. Evrensel ve çağdaş düzeye erişmiş ulusal sanat (mimarlık, yazın, tiyatro, sinema, müzik, resim vb.) bu anlayışla olgunlaştırılacaktır.

            * Tiyatro bir kamu hizmetidir. Bu anlayışla kurulmuş olan Devlet Tiyatroları'nın tüm halka etkin ve çağdaş düzeyde bir kurum olarak hizmet vermesi sağlanacaktır. Ödenekli tiyatroların yanısıra özel tiyatroların, gönüllü tiyatro topluluklarının olgunlaşması, çağdaş ve ulusal sanata katılımlarının artırılması için gerekli devlet desteği sağlanacaktır.

            * Devlet, sinema sanatının ve film sanayiinin sağlıklı bir biçimde gelişmesine katkıda bulunacak ve destek olacaktır.

            * Sosyaldemokrat Halkçı Parti dengeli bir kentleşmeyi, kentleşme sürecine yeni katılanların kültürel yaşamları ile yakından ilgilenmeyi, kırsal kültürü değişen koşullara uydurma çabalarını genel kültür politikasının stratejik ögeleri56  olarak görmektedir.

            Parti’nin eğitim ve kültür hizmetlerinin yerel yönetimlere devri konusundaki görüşleri ise şöyledir: Sosyaldemokrat Halkçı Parti merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin yetki ve görev paylaşımı konusunda iki ilkeyi gözönünde bulundurmaktadır:

            - Ulusal ölçekte toplumsal ve ekonomik kalkınmanın yönetimine, ulusal altyapıların oluşturulmasına ve bölgeler arası altyapıların kurulmasına ilişkin hizmetlerle, toplumun her köşesine eşit ve standart olarak ulaştırılması gereken hizmetler merkezi yönetim ve taşra örgütleri aracılığı ile yerine getirilmelidir.

            - Yerel kalkınmanın yönetimi, yerel altyapıların oluşturulması ve toplumun günlük hizmet ihtiyaçlarının karşılanması ise yerel yönetimlerin görevi olmalıdır.

            Bu genel ilkeler çerçevesinde Parti’ye göre ulusal eğitim hizmetleri merkezi yönetim tarafından yürütülmeli, kültürel çalışmalar ise yerel yönetimlerce yerine getirilmelidir57 . SHP her ne kadar ulusal eğitim hizmetlerinin merkezi yönetimce yürütülmesi gerektiğini savunuyorsa da yerel yönetimlerin eğitim alanında bazı görevler yüklenebileceği görüşünü de belirtmektedir. Sosyaldemokrat Halkçı Parti'ye göre belediyeler, kent halkının ve özellikle gençlerin becerilerinin artırılması, geleceğe iyi hazırlanmaları ve ekonomiye katkılarının sağlanması amacıyla eğitim alanında önemli görevler üstlenmelidir58 . Kentli gençliğin bilgi ve becerilerini artırmak amacıyla yabancı dil ve bilgisayar kursları düzenlemek, "eğitimde fırsat eşitliği" ve "ücretsiz eğitim" ilkelerine dayanarak liseyi bitiren gençlerin üniversitelere girmesine yardımcı olabilmek amacıyla üniversiteye hazırlık kursları açmak belediyelerin bu alanda yapabileceği hizmetler arasındadır.

            Eğitim hizmetleri ile ilgili amaçların sadece okullardaki eğitimle sağlanamayacağını düşünen Parti; kent halkının mesleki becerilerinin artırılması, ekonomiye daha fazla katkıda bulunmalarının sağlanması amacıyla belediyelerin mesleki gelişme ve eğitim programları ile beceri kazandırma kursları düzenlemesinde eğitimde başarı bakımından büyük yarar olduğunu savunmaktadır59 .

            Buraya kadar ele alınan bilgiler ışığında SHP’nin eğitim ve kültür politikalarının dikkat çeken noktaları özetle şunlardır:

            Eğitimde fırsat eşitliği temel ilke olarak benimsenmiş ve parasız eğitim savunulmuştur. Ayrıca eğitimin bir yandan merkeziyetçi olmayan esnek bir yapıda olması gerektiği vurgulanmakta, diğer yandan eğitimde birlik ilkesine inanılmaktadır.

            Bilime dayalı laik ve demokratik bir eğitimden yana olduğunu belirten SHP, bu bağlamda din derslerinin “zorunlu” olmaktan çıkarılıp, “seçmeli dersler” kapsamına alınmasını ve imam hatip liselerinin aşamalı olarak teknik liseye dönüştürülmesini istemektedir. SHP hümaniter dünya görüşünün savunucusu olduğunun altını çizerek, fikir ve sanatta her türlü denetim ve yasaklamanın karşısında olduğunu, ayrıca insan yaratıcılığını, özgürlüğünü ve eşitliğini esas aldıklarını belirtmektedir. Üretici güçlerin gelişip serpilmesine olanak tanıyan ve geçmişten çok geleceğe bakan bir kültür politikasından yana olan Sosyaldemokrat Halkçı Parti, sanatın da evrensel ve çağdaş düzeye erişmiş, ulusal bir çizgi izlemesi gereği üzerinde durmaktadır.

           C. DEMOKRATİK SOL PARTİ (DSP)
            Ülkenin içinde bulunduğu dönemde, eğitimin dar gelirli aileler için taşınması zor bir yük haline geldiğine inanan Demokratik Sol Parti, eğitim alanında "eşitsizlik ve sömürü"nün ileri boyutlara vardığı görüşünü taşımaktadır. Parti, eğitimde ezberciliğin yaygınlaştığından, ders programlarına çağdışı unsurların sokulduğundan, eğitimin her aşamasında çocuklar ve gençlerin adeta kışla disiplini içine çekildiğinden yakınarak, yeni kuşakların kişiliklerinin demokratik bir ortam içinde geliştirilmesinin engellendiğini iddia etmektedir.

            Eğitimdeki "sömürü ve soygun"un Demokratik Sol iktidarla son bulacağını savunan bu parti; ayrıca yeni iktidarla eğitimde kişiliğin, özgün düşünceliliğin, demokratik davranış ve katılımın, toplumsal sorunlara ilginin, araştırmacılığın, yaratıcılığın, yapıcılığın, dayanışmanın ve üretkenliğin çocukluktan başlayarak geliştirileceği60  vaadinde bulunmaktadır. Bir taraftan teknik eğitime, meslek ve sanat eğitimine ağırlık verirken, diğer taraftan eğitimin her aşamasında ve dalında genel kültür derslerine ve çalışmalarına gereken önemin verileceği belirtilmektedir.

            Eğitim alanında varolan sorunlarla ilgili olarak DSP'nin geliştirdiği önlemlerin başlıcaları aşağıdaki gibidir61 :

            * Eğitimde fırsat ve olanak eşitliği ilkesi gereğince herkese, her yaşta parasız ve eşit eğitim olanağının sağlanması.

            * Çağdaş eğitim ve iletişim teknolojisinden en verimli ve yaygın biçimde yararlanarak herkesin yüksek öğrenim olanağına kavuşturulması. Bu olanak herkese sağlanıncaya kadar, üniversiteye giriş sınavı kurslarının isteyen öğretmenlere ek ücret vermek suretiyle devlet tarafından parasız olarak düzenlenmesi düşünülmektedir.

            * Kitaplıkların, eğitim amaçlı video, teyp ve bilgisayar programı arşivlerinin bütün yurtta yaygınlaştırılması.

            * Bütün ortaöğretim kurumlarında çağdaş iletişim teknolojisinden de yararlanarak yeterli düzeyde yabancı dil eğitimine ağırlık verilmesi.

            * Çocukların ve gençlerin ortaöğretim çağında iken, yetenek ve eğilimlerine göre yüksek öğrenim dallarının seçimine yöneltilmesi.

            * Gençlere ve çocuklara meslek edindirmeye yönelik çeşitli beceriler kazandırılması, bu alanda bilgisayar, daktilo, saymanlık, işletmecilik ve kooperatifçilik gibi konulara önem verilmesi.

            * Öğretmenlerin yaşam düzeylerinin yükseltilmesi, kendi uzmanlık dallarındaki yeni gelişmeleri izlemeleri için süreli kursların düzenlenmesi.

            * Öğrencilerin kitap masraflarını azaltmak amacıyla dileyenlere ödünç ders kitabı verilmesi ve yıl sonunda geri alınması sisteminin getirilmesi.

            * Halk eğitimi alanında bütün yurtta kooperatifçilik ve işletmecilik kurslarının açılması.

            * Meslek ve sanat okullarının yaygınlaştırılması.

            * Üniversitelere tam özerklik sağlanması, üniversitelerde yönetime öğretim üyeleriyle birlikte öğrencilerin de katılımlarının sağlanması.

            * Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) kaldırılarak, onun yerine işlevi sadece yükseköğretim kurumları arasında işbirliği ve dayanışmayı sağlamak, devletin veya özel kuruluşların araştırma ihtiyaçlarıyla yüksek öğrenim kurumlarının araştırma faaliyetleri arasında bağlantı kurmak olan yeni bir "üniversiteler arası kurul"un oluşturulması.

            * Öğrenim burslarının yeterli düzeye çıkarılması.

            * Bütün devlet okullarının, ders saatlerinden sonra, akşamları ve geceleri okuma, çalışma ve sosyal faaliyet merkezleri olarak kullanılması, isteyen öğretmenlerin bu merkezlerde ek ücret karşılığı görevlendirilmesi.

            Demokratik Sol Parti'ye göre ekonomik sıkıntılar içinde bulunan öğretmenler, bu uygulama ile meslekleriyle hiçbir ilgisi bulunmayan alanlarda ek işler yapmak yerine bu merkezlerdeki çalışmaları karşılığı hem yeterli gelir elde edebilecekler, hem de kendilerini mesleklerinde daha iyi yetiştirebileceklerdir.

            * Ortaöğretim kurumlarından birçoğuna yatılı öğrenci bölümlerinin eklenmesi.

            Parti, bu sayede evlerinde çocuklarına rahat ders çalışma olanağı sağlayamayan ailelerin, "karanlık amaçlı" bazı özel yurtlara ve kurslara muhtaç durumda kalmaktan kurtulacaklarına inanmaktadır. Ayrıca, yukarıda bir kısmı ele alınan önlemlerin oldukça detaylı ve çeşitli olmakla birlikte, devlete büyük bir maddi yük getirmeyeceği görüşündedir.

            Demokratik Sol Parti, toplumun devlet güdümünde değil, aksine devletin toplum güdümünde olması gerektiğini savunarak en geniş anlamda özgürlükçü demokrasiyi benimsediğini ifade etmektedir. Bu anlayışa uygun olarak, iktidarı elde ettiklerinde devlet, kültür ve sanat çalışmalarını destekleyecek fakat yönlendirmeye kalkışmayacaktır.

            Kültür ve sanatın insan kişiliğinin ve uygarlığın gelişmesinde çok önemli etkenler olduğu görüşünü savunan Parti, kültür ve sanat etkinliklerinin özgürce yürütülmesi, geniş toplum kesimlerine ulaştırılabilmesi ve herkesin bu etkinliklere katılabilmesi için gerekli desteği, olanakları ve özgürlük ortamını tarafsızlık ilkesi içinde sağlayacağı inancındadır62 . DSP tarih boyunca değişik kültürlerin ve uygarlıkların buluşup kaynaştığı ve etkileşim süreci geçirdiği bir ülke olarak Türkiye'nin çok yönlü bir kültür birikimine sahip olduğunu, fakat bu kültürel zenginliğin bir kültür kutuplaşmasına dönüştüğünü düşünmektedir. Parti’ye göre "totaliter devlet" felsefesinden etkilenen çevreler, devletin belirli bir kültür anlayışını topluma zorla yaymak istemektedir. İktidarlar değiştikçe eğitim ve kültür politikaları da değişmekte ve toplumda bir kültür kargaşası ve yozlaşması ortaya çıkmaktadır. Sonunda kültür kutuplaşması ile siyasal kutuplaşma, birbirlerini körüklemektedirler.

            Demokratik Sol Parti, Türkiye'de bazı kesimlerin istemekle veya ister görünmekle birlikte kültürel çoğulculuğu bir türlü içine sindiremediğini, sadece kendi kültür anlayışlarını, kendi sanat zevklerini ve kendi değer ölçülerini topluma egemen kılmaya çabaladığından yakınmaktadır. Bu tür kutuplaşmaları, uzlaşmaya dönüştürücü bir çoğulcu yaklaşım sergilenmesi gereğine değinen Parti’nin kültür ve sanat alanındaki sorunlara karşı geliştirdiği çözüm yollarından bazıları şunlardır63 :

            * Anlatım özgürlüğünün önündeki sınırlamaların kaldırılması.

            * Devlet bütçesinden kültür ve sanat için daha çok kaynak ayrılması.

            * Her alanda kültür, sanat ve yazın çalışmalarının, özerk kültür ve sanat kurumlarınca desteklenmelerinin sağlanması.

            * Kapatılan Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun yeniden özerk ve bağımsız birer kuruluş olarak açılmaları.

            * Kültür ve sanat alanlarında yetenekli çocuklara ve gençlere özel eğitim olanaklarının sağlanması.

            * Sanatçıların yaşamlarını sanatsal çalışmalarla sürdürebilme olanaklarının genişletilmesi.

            * Devlet tiyatrolarıyla yerel yönetim tiyatrolarının yanısıra, özel tiyatroların ve amatör tiyatroculuğun da yaygınlaştırılması, özendirilerek desteklenmesi.

            * Yerel yönetimlerin kültür ve sanat alanında daha etkin olmalarının özendirilmesi.

            * Türk film sanatının olanaklarının genişletilerek dünyaya açılmalarına yardım edilmesi.

            * Çok amaçlı kültür ve sanat çalışmalarına da yer verilen semt sinemalarının özendirilmesi.

            * Geleneksel Türk sanatlarının derlenip değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla özerk bir kültür ve sanat kurumunun oluşturulması.

            * Türk Halk Müziği'nin ve Türk Sanat Müziği'nin özelliklerini koruyarak gelişmesinin teşvik edilmesi.

            * Çoksesli evrensel müzik alanında, yorumcu ve bestecilerin dünyaya daha çok açılmalarına yardımcı olunması.

            * Halkın ve özellikle gençlerin resim, heykel ve süsleme sanatlarıyla ilgili öğretim görebilecekleri ve çalışabilecekleri atölyelerin bütün yurtta yaygınlaştırılması.

            * Türk halk oyunlarının incelenmesi, yaygınlaştırılması ve değişik biçimlerde değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların özendirilmesi.

            * Kütüphanelerin bütün yurtta yaygınlaştırılması ve semt kütüphanelerinin açılması. Bu bağlamda DSP yerel yönetimlerin kitap okuma olanaklarının genişletilmesinde ve kütüphanecilik alanında daha etkin olmaya özendirilmesi gerektiğini düşünmektedir.

            * Yaratıcı sanat faaliyetlerinde halk katılımını özendirici ve kolaylaştırıcı önlemlerin alınması ve gerekli yatırımların yapılması.

            * Kültür araç ve gereçlerinin bol üretimle ucuzlatılmasının sağlanması ve bunlardan alınan KDV'nin kaldırılması.

            D. DOĞRU YOL PARTİSİ (DYP)
            Bireysel sorunlarını çözmüş, toplumsal kalkınma umuduna, azmine ve bilincine sahip, demokrasinin yerleşip kökleşerek varlığını sürdürmesini sağlayacak "Fikri Hür, İrfanı Hür, Vicdanı Hür" insanlar yetiştirmek amacında olduğunu vurgulayan64  Doğru Yol Partisi, eğitim sorununu Türkiye'nin bir numaralı sorunu olarak görmektedir. DYP'nin inancına göre eğitim hür, kişiliğine sahip, doğru düşünen, sağlıklı kararlar veren, ekonomik faaliyetlere katılabilmek için gerekli asgari bilgi veya beceriyi edinmiş vatandaşları yetiştirme sorunudur. Yine bu partiye göre eğitim beyinleri yıkamak değil, onları zenginleştirmek, "insan vakarı"na sahip bireyler haline getirmek çabasıdır65 .

            Laik, demokrat, çağdaş, hür ve bilimsel düşünce yapısına sahip, insan haklarına saygılı, milli ve manevi değerlere bağlı bir gençliğin yetiştirilmesi DYP tarafından hedef olarak kabul edilmektedir66 .

            Doğru Yol Partisi’nin Milli Eğitim sorununun ele alınışı ve çözümü konusunda uymayı gerekli gördüğü temel prensiplerin başlıcaları şunlardır:

            * Eğitimde tek taraflı telkin ve saplantılara olanak vermeyen bir sistemin uygulanması. Buna göre her türlü düşünceyi tanıyan ve eleştirerek kararını verebilen kişiler yetiştirilmelidir. Özgürlük, demokrasi ve cumhuriyet kavramlarının ne olduğu vatandaşlara öğretilmelidir. Ayrıca onlara eğitim yoluyla "millet şuuru ve müşterek milli ideal" verilecektir. Eğitimin sebep-sonuç ilişkisi içerisinde tercih yapabilen kişileri yetiştirmesi gerekmektedir. Eğitim aracılığı ile "milliyetçi, laik, hürriyetçi, medeniyetçi ve ilerici" fikirler verilecektir67 .

            * Milletin tümünün doğal hakkı olan eğitimle, herkese kabiliyetlerini geliştirme olanaklarının sağlanması. Temel eğitimin, zorunlu eğitimin bütün vatandaşlara ulaştırılabilmesi için okulsuz köy bırakmamak Parti tarafından gerekli görülmektedir. Halk eğitimine de özel önem veren Doğru Yol Partisi, halk eğitimi çalışmalarının "milliyetçi" bir anlayışla, köy kalkınmasını sağlamaya yardımcı olacak bir yönde geliştirilmesinin şart olduğu inancını taşımaktadır. Ayrıca okul ile onun dışında kalan diğer kültür ve eğitim kuruluşlarının birbirlerini tamamlayacak şekilde faaliyet göstermeleri gereği üzerinde durulmaktadır68 .

            Özellikle kadınların daha iyi bir eğitim düzeyine ulaştırılmalarına büyük önem verdiğini belirten DYP, ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınların % 33'ünün henüz okuma yazma bilmemelerinin Türkiye için büyük bir ayıp olduğunu ve bu sorunun 2000'li yıllara hazırlanılan bir dönemde mutlaka aşılması gerektiği inancını ifade etmektedir69 .

            * Üniversitelerin ülke gerçeklerine ve ihtiyaçlarına uygun bir eğitim programına sahip olması, araştırıcı ve uygulayıcı nitelikte gençler yetiştirilmesi. Doğru Yol Partisi, ilmin özgürlük ortamında gelişebileceğini, özgür düşüncenin ise yaratıcılığın kaynağı olduğunu dikkate alarak, üniversitelerin ilmi çalışma ve araştırmalarını serbestçe yapabilmeleri için bilimsel özerkliğe sahip olmaları gerektiğine inanmaktadır. Ancak bu partiye göre bilimsel özerkliğin belirtilen amaçlar dışında, devlete karşı bağımsız veya onun denetimine tabi olmamaları şeklinde anlaşılmaması gerekmektedir. Üniversitelerde çeşitli sistem ve fikirlerin tanıtılması ve tartışılması doğal olarak görülmekte, fakat hür demokratik düzeni tanımayan fikirlerin, diğerleri üzerinde baskı oluşturması veya tek taraflı bir özgürlük anlayışı ile gençlere benimsetilmeye çalışılması; partinin görüşüne göre "bilimsel özerklik", "ilim özgürlüğü" ve "milli üniversite" kavramları ile bağdaşır bulunmamaktadır.

            Ayrıca yüksek tahsil yapmak isteyen gençlerin oluşturduğu üniversite önlerindeki büyük birikimi önlemek için, gece eğitimi, çift tedrisat (ikili öğretim) ve benzeri uygulamalarla varolan kurumların kapasitelerinin yükseltilmelerinin olanaklı ve zorunlu olduğu da Doğru Yol Partisi'nce vurgulanmaktadır.

            * Herkes için daha iyi yetişme, fikirsel ve bedensel gücünü değerlendirme aracı olan eğitime, bütün vatandaşların, bulundukları koşullar ve mali olanakları ne düzeyde olursa olsun katkıda bulunmalarının sağlanması.

            Yerel yönetimler ve merkezi yönetim tarafından kredi ve bursların sağlanması ve bunun eğitimin her kademesini kapsayacak bir düzeye ulaştırılması, eğitimde fırsat eşitliğini geliştirmeye yönelik olarak faaliyet gösteren vakıf ve benzeri kuruluşların desteklenmesi ve eğitim kuruluşları ile ilgili yatırımların bu konularda yönlendirilmesi de DYP'nin önemle üzerinde durduğu hizmetler arasında yeralmaktadır70 .

            ATATÜRK ilkeleri doğrultusunda ülkenin her köşesinde en ağır koşullarda görevlerini yapan ve Türkiye'nin geleceğini şekillendiren öğretmenlerin de ekonomik ve toplumsal anlamda daha iyi koşullara kavuşturmak temel hedeflerden biri olarak görülmektedir71 .

            Doğru Yol Partisi, aynı milli ve manevi değerlere bağlı olmanın ve ortak bir kültürü paylaşmanın, topluluğu "millet" yaptığı inancını taşımaktadır. Parti’ye göre, tarihten günümüze kadar uzanan eserlere sahip çıkmak onları yalnızca koruyarak değil, zenginleştirerek sağlanabilir. Ayrıca devletin ortak inançlara ve bunların sembolü olan eser ve geleneklere, tarihsel mirasa, sanat, edebiyat ve folklora destek olması milli birlik için önemli bir görev sayılmaktadır72 .

            DYP'nin eğitim ve kültür alanında gerçekleştirmek istediği diğer amaçlar ise şöyle sıralanabilir:

            * Eğitim programlarını, öğretim yöntemlerini, tekniklerini, eğitim araç ve gereçlerini dünyadaki teknolojik gelişmeler ile kalkınma amaçları açısından değerlendirmek, "millilik" ilkesinden ödün vermeksizin, evrensel ölçülerde demokratik ve özgürlükçü bir anlayışla yeniden düzenlemek,

            * Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak, zorunlu eğitimi sekiz yıla çıkarmak için gerekli ortamı hazırlayarak yasal düzenlemeleri gerçekleştirmek73 ,

            * Yükseköğretime geçişte yığılmaları önlemek üzere ortaöğretimi yeniden yapılandırmak, ülkenin ihtiyaç duyduğu ara insan gücünü yetiştirmek için, istihdama yönelik meslek kazandırıcı ve mesleki gelişmeyi sağlayıcı çıraklık ve mesleki teknik eğitime önem, öncelik ve ağırlık vermek,

            * Özel okul ve üniversitelerin kurulmasını teşvik etmek, yatırım ve işletme aşamalarında gerekli devlet desteğini sağlamak. Bu okullarda herkesin okuyabilmesine olanak tanımak için, mali durumu uygun olmayanların okul ücretlerini ve geçim giderlerini karşılayacak bir kredi sistemi kurmak,

            * Her kademedeki okulları çağdaş teknolojiye uygun eğitim araçları ile donatmak, multi-medya sistemlerinin eğitime kazandırılması yoluyla bilgisayar destekli eğitimi yaygınlaştırmak74 ,

            * Gençlerin boş zamanlarını değerlendirmek için kültürel ve sportif faaliyetlerde bulunabilmeleri amacıyla gerekli altyapıyı kurmak,

            * Fikir ve sanat yaşamında faaliyet gösterenlerin yaratıcı güçlerini harekete geçirmek, onları desteklemek ve eser sahiplerinin haklarının korunmasını sağlamak,

            * Sanatçıların yetişmesi, kendilerini geliştirmeleri ve uluslararası alanda kendilerini gösterebilmelerini sağlayacak ortamın oluşturulması için gerekli tüm tedbirleri almak75 .

            Halkın yerel ihtiyaçlarını karşılayan hizmetlerin yerel yönetimlerce yürütülmesi gerektiği görüşünü benimseyen Doğru Yol Partisi, üniter yapı içinde mali ve yönetsel sorumluluk ve kaynakların pekçoğunun yerel yönetimlere aktarılması gereği üzerinde durmaktadır.

            Turizm, çevre, kültür, spor ve toplumsal hizmetler gibi birçok hizmetin yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluğuna bırakılmasını savunan76  Parti’nin eğitim hizmetlerinin yerelleşmesi konusundaki tutumu pek belirgin gözükmemektedir.

            E. REFAH PARTİSİ (RP)
            Refah Partisi'nin eğitim ve kültür politikalarını ele almadan önce bu partinin "Adil Düzen" olarak formülleştirdiği ve ülke sorunlarının tek çözüm yolu olarak ortaya koyduğu sistemde öngörülen temel politikalara kısaca değinmek yararlı olacaktır.

            Refah Partisi'ne göre, Türkiye'nin geçim sıkıntısı, işsizlik, gelir dağılımındaki dengesizlik ve enflasyon gibi ekonomik sorunlarının yanısıra; terör, insan hakları ve demokratikleşme, ahlaki çöküş, dış politikada "uydu ülke" konumunda bulunma, yönetimde taklitçilik gibi sorunları da bulunmaktadır. Parti, ekonomik sorunların ortaya çıkmasına neden olarak, "mikroplar" şeklinde tanımladığı "faiz, haksız vergi, darphane, kambiyo ve kredi"yi görmekte, bu mikropların fakir halkı ezdiğini düşünmektedir77 .

            Türkiye'nin sorunlarının asıl nedeninin "taklitçi" zihniyetlerin yanlış politikaları olduğuna inanan RP, bu zihniyetlerin temel karakterleri ile, "Milli Görüş" olarak sıkça ifade ettiği kendi karakterini şöyle karşılaştırmaktadır78 :

            * Taklitçi zihniyetlerin temel karakteri "kuvvet"i üstün tutmak iken Milli Görüş "hak"ı üstün tutmaktadır.

            * Taklitçi partilerin hedefi Batı'ya uydu olmaktır. Milli Görüş ise tam bağımsızlığı hedeflemektedir.

            * Taklitçi partilerin benimsediği ekonomik düzen, "koyu faizci, kapitalist sömürü düzeni"dir. Milli Görüş ise herkese hakkını veren "adil ekonomik düzen"i savunmaktadır.

            * Taklitçi partiler halkla, onun inancıyla ve tarihiyle mücadeleye ve baskıya dayanan "gardiyan" devlet rejimini yürütmek istedikleri halde, Milli Görüş insan haklarına saygıyı ve özgürlüğü, devlet-millet kaynaşmasını, halkın inancına ve tarihine saygı göstermeyi esas alan "garson" devlet rejimini benimsemektedir.

            "Tahribat" yerine "kalkınma"yı, "köle düzeni" yerine "Adil Ekonomik Düzen"i, "aldatma rejimi" yerine "Adil Devlet Düzeni"ni ve "Adil Siyasi Düzen"i, "AT'a uşak olma" yerine "lider ülke" olmayı hedef aldığını öne süren79  Refah Partisi, bilim ve teknoloji alanında "Adil İlmi Düzen"i80 , ahlaki çöküşün önlenmesine yönelik olarak da "Adil Dini (manevi) ve Ahlaki Düzen"i81  temel çözüm formülleri olarak ortaya koymaktadır.

            Eğitim ve kültür politikalarına ilişkin olarak RP'nin ileri sürdüğü politikalar daha çok "Adil Manevi ve Ahlaki Düzen" ve "Adil İlmi Düzen" kapsamı altında ele alınmaktadır. Parti’ye göre çocukların ve gençlerin yetiştirilmesi Türkiye'nin en önemli konularından birisidir. Bunun için gözönünde bulundurulması gereken temel esaslar başlıca şöyle sıralanmaktadır82 :

            * Yeni nesillerin batı taklitçiliği zihniyetinden ve ırkçılıktan kurtarılmış olarak yetiştirilmeleri.

            Burada bilmeden "kuvvet"i üstün tutan "Zulüm Nizamı"na hizmet etmek yerine, şuurlu bir şekilde "hak"ı üstün tutan "Adil Nizam"a hizmet eden ve herkese iyiliği amaç edinen gençlerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

            * Çocukların ve gençlerin manevi ve maddi bakımdan gelişmiş, becerikli ve sağlıklı gençler olarak yetiştirilebilmelerine olanak tanıyan ortamın hazırlanması.

            Bu konuda aile içinde anne ve babaya, toplum içinde de bütün devlete ve bilhassa devletin "Manevi ve Ahlaki Düzen"ine çok önemli görevler düştüğü Refah Partisi'nce belirtilmektedir.

            * Devletin, çocukların ve gençlerin maddi ve manevi bakımdan gelişmiş, şuurlu gençler olarak yetişebilmeleri için yeniden reorganize edilmesi.

            "Adil Devlet Düzeni" kurulurken, "Manevi ve Ahlaki Düzen"in ve "İlmi Düzen"in bütün örgütleriyle yurdun her yanında kurulmasına ve çalışmasına RP'nin, büyük önem vereceği açıkça ortaya konmaktadır.

            Refah Partisi'ne göre; "Manevi ve Ahlaki Düzen", çocukların ve gençlerin şu özelliklere sahip olmalarını sağlayacaktır83 :

            * Spor, sağlık ve çevre bilinci.

            Gençlere ve çocuklara bu şuuru vermek ve gereklerini yerine getirmek "Manevi ve Ahlaki Düzen"in başta gelen görevi olarak kabul edilmekte, bütün çocuk ve gençlerin bedensel ve ruhsal bakımdan en iyi şekilde yetişmiş sağlıklı gençler olması amaçlanmaktadır. Bunun için ülkenin her yanında sağlık örgütlerinin kurulacağı ve başta milli sporlar olarak güreş, ata binmek ve ok atmak gibi spor dalları olmak üzere bütün branşların yaygın olarak geliştirileceği ve teşvik edileceği belirtilmektedir.

            * Manevi ve ahlaki eğitim.

            Bu eğitimin verilmesi ile birlikte çocukların ve gençlerin;

            - Hakkı üstün tutan,

            - Cihat çabası, mücahitlik ruh ve şuuruna sahip olan, yani zulümler ve kötülükler karşısında nemelazımcı, vurdumduymaz ve uyuşuk kalmayıp, herkese iyilik yapmak için çalışan ve gayretli olan,

            - Materyalist değil, maneviyatçı olan,

            - Kötü alışkanlıklardan arınmış, güzel ahlak sahibi olan,

            - Manevi bilgilerle donatılmış, "nefis terbiyesi" görmüş olan, ve

            - İç huzuruna sahip olan birer birey haline getirilmelerinin sağlanacağı vurgulanmaktadır.

            * Mesleki eğitim ve öğrenim bakımından en güzel şekilde yetişme.

            "Adil Manevi ve Ahlaki Düzen"in, "Adil Devlet Düzeni"nin aktif, yaşamsal öneme sahip, canlı bir bölümünü oluşturduğu inancını taşıyan RP; dini ve manevi gelişmeyi insanlar için doğal ve zorunlu birer ihtiyaç olarak görmektedir. Parti’ye göre bunu yok etmek hem mümkün değildir, hem de topluma en büyük zararı vermektir. Asıl olan "toplumda genel 'Adil Düzen' içerisinde 'Manevi ve Ahlaki Düzen'i geliştirmek ve bunun bütün topluma en hayırlı hizmetleri yapmasını sağlamaktır84 ."

            "Adil Düzen"deki ilmi düzenle ve bilhassa dini-ahlaki düzenle, insanların "irfan" sahibi bireyler olarak yetişmelerinin sağlanacağı, üretimin yanında eğitime, manevi terbiyeye ve bu bağlamda "nefis terbiyesi"ne büyük önem verileceği, ülke evlatlarının "taklitçi" olarak değil, "inançlı kadrolar" olarak yetiştirileceği iddiası85  da yine Refah Partisi'nce dile getirilen konular arasında yeralmaktadır.

            Bu partinin eğitim ve kültür politikalarının temelini oluşturan "Adil Manevi Düzen"in başlıca şu genel esaslardan oluştuğu vurgulanmaktadır86 :

            * Diğer düzenlerle uyumlu olmak.

            * Zorlama yöntemi yerine sevdirme ve inandırma yöntemini kullanmak.

            * "İyi"yi ve "güzel"i gösterme amacı taşımak.

            * Değişik din, mezhep ve cemaatleri bir arada barış içinde yaşatmak.

            * İnanç özgürlüğünün tam ve olgun anlamda bütün unsurları ile varolmasını ve korunmasını sağlamak.

            * Vatandaşların dini, manevi ve ahlaki eğitim ve öğretimlerini yeterli bir düzeye ulaştırmak.

            * Vatandaşların dinlerini öğrenmelerini ve dini ihtiyaçlarını gereği gibi karşılamalarını temin etmek.

            * "Manevi ve Ahlaki Düzen"in, genel düzenin aktif bir unsuru olarak bu düzende yürütücü ve düzenleyici bir görev yapmasını sağlamak.

            Refah Partisi'nin siyasal iktidarı tek başına elde ettiğinde kurma vaadinde bulunduğu "Adil Düzen"de, yukarıda ele alınan esasların yeterince gerçekleştirilebilmesi için "Manevi ve Ahlaki Düzen"in örgütlenmesi ve bu düzenin gerektirdiği özellikler ve temel ilkeler içerisinde hizmetlerini yürütmesi öngörülmektedir.

            Görüldüğü gibi RP’nin parti programları ve diğer yayınlarında eğitim ve kültür politikaları konusunda nesnel ve detay içeren görüşlere ulaşmak pek kolay değildir. Adil Düzen, hakkı üstün tutma, Adil Manevi ve Ahlaki Düzen, Adil İlmi Düzen, batı taklitçiliğinden kurtulma, nefis terbiyesi, manevi ve maddi eğitim gibi kavramların çoğu, partinin politikalarını yeterince açıklamaktan uzak görünmektedir. Bu nedenle RP’nin her iki alana yönelik yaklaşımlarını gerek merkezi yönetimdeki, gerekse belediye yönetimlerindeki uygulamaları ışığında yorumlamak daha isabetli bir yöntem olacaktır.
 
 

(34)  Deniz BAYKAL; Yeni Hedefler, Yeni Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi Programı, s. 17.
(35)  BAYKAL; a.g.e., s. 20.
(36)  BAYKAL; a.g.e., s. 159-160.
(37)  BAYKAL; a.g.e., s. 163.
(38)  BAYKAL; a.g.e., s. 160-161.
(39)  BAYKAL; a.g.e., s. 161-167.
(40)  BAYKAL; a.g.e., s. 164.
(41)  BAYKAL; a.g.e., s. 170.
(42)  BAYKAL; a.g.e., s. 198.
(43)  BAYKAL; a.g.e., s. 200-201.
(44)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 22.
(45)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, Ankara, 1993, s. 68.
(46)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 68-69.
(47)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Yeni Eğitim Düzeni, Değerlendirme ve Öneriler, Ankara, 1991, s. 50-51.
(48)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, s. 69-70.
(49)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 70-72.
(50)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, Uygulama ..., s. 189-190.
(51)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 191.
(52)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 178-179.
(53)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, s. 72-73.
(54)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 73-74.
(55)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, Uygulama ..., s. 181-182.
(56)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 183-185.
(57)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Yönetimin Yeniden Yapılanması ve Yerel Demokrasi, Ankara, 1991, s. 14-15.
(58)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Çağdaş ve Uygar Yerel Yönetimler İçin SHP, Ankara, 1989, s. 25.
(59)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; a.g.e., s. 26.
(60)  Demokratik Sol Parti; Seçim Bildirgesi, Daha Çok Üreten Hakça Düzen, Ekim 1987, s. 99.
(61)  Demokratik Sol Parti; a.g.e., s. 100-108.
(62)  Demokratik Sol Parti; a.g.e., s. 111.
(63)  Demokratik Sol Parti; a.g.e., s. 112-117.
(64)  Tansu ÇİLLER; Vatandaşlarımla Sohbet, Başbakanlık Basın Merkezi, Ankara, 1994, s. 51.
(65)  Doğru Yol Partisi; Tüzüğü ve Programı, Ankara, 1990, s. 110.
(66)  ÇİLLER; a.g.e., s. 51.
(67)  BUCAK; a.g.e., s. 260.
(68)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 112.
(69)  ÇİLLER; a.g.e., s. 50.
(70)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 112-113.
(71)  ÇİLLER; a.g.e., s. 51.
(72)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 114.
(73)  Doğru Yol Partisi; Hedef 2000'ler Tek Çözüm Çiller, DYP Seçim Bildirgesi, s. 19.
(74)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 20-21.
(75)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 71.
(76)  Doğru Yol Partisi; a.g.e., s. 50-51.
(77)  Refah Partisi; Türkiye'nin Gerçek Durumu, Sebepleri, Teşhis, s. 14.
(78)  Refah Partisi; 24 Aralık 1995 Seçim Beyannamesi, Ankara, 1995, s. 4-5.
(79)  Necmeddin ERBAKAN; Türkiye'nin Meseleleri ve Çözümleri, Program, Ankara, 1991, s. 18-20.
(80)  Necmeddin ERBAKAN; Adil Düzen, Milsan Basım, Ankara, 1993, s. 23.
(81)  ERBAKAN; a.g.e., s. 27.
(82)  ERBAKAN; Türkiye'nin Meseleleri ..., s. 53-54.
(83)  ERBAKAN; a.g.e., s. 54-55.
(84)  ERBAKAN; a.g.e., s. 56.
(85)  Necmeddin ERBAKAN; Adil Ekonomik Düzen, Semih Ofset, Ankara, s. 92.
(86)  ERBAKAN; Türkiye'nin Meseleleri ..., s. 56-57.