GİRİŞ
Türkiye’de merkezi yönetimin karşı karşıya bulunduğu ve giderilmesi konusunda
çoğu zaman yetersiz kalınan pek çok sorun bulunmaktadır. Eğitim, sağlık,
enflasyon, konut, terör ve istihdam sorunları bunların başlıcalarını oluşturmaktadır.
Merkezi yönetimin bu sorunları süregelen işleyiş yapısıyla çözüme kavuşturması
kolay görünmemektedir.
Merkezi yönetimin sorun çözmedeki yetersizliğinin temel nedenleri arasında;
devletin aşırı derecede büyümesi ve yetki, görev ve kaynak aktarımında
merkezi yönetim dışı kuruluşlara karşı oldukça isteksiz ve cimri davranması
sayılabilir.
Eğitim ve kültür hizmetleri merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin ortaklaşa
yürüttüğü hizmetler grubu içinde bulunmaktadır. Bu hizmetler yalnızca söz
konusu yönetimlere özgü olmayıp, kamu yönetimi dışında yer alan bireyler,
özel kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri tarafından da yerine getirilmektedir.
Ancak merkezi yönetimin ilgili hizmetler üzerindeki gözetim ve denetim
yetkileri saklı tutulmaktadır.
Büyük kent belediyeleri, yasaların kendilerine verdiği görev ve yetkiler
kapsamında, kent halkının eğitim ve kültür ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik
çeşitli hizmetler sunmaktadır. Söz konusu hizmetleri; halk eğitimi hizmetleri,
kültür ve sanat hizmetleri ve örgün eğitim ve öğretime destek hizmetleri
olarak gruplandırmak mümkündür.
Büyük kent belediye yönetimleri bilindiği gibi yerel seçimler sonucu belirlenmektedir.
Seçimlerin ülke düzeyinde faaliyet gösteren siyasal partiler arasında gerçekleşmesi
ve seçilenlerin de temsilcisi oldukları siyasal partilerin ideolojilerinden
az ya da çok etkilenmeleri nedeniyle, bu ideolojilerin belediye hizmetlerine
yansıması kaçınılmaz görünmektedir.
Eğitim ve kültür hizmetleri ideolojik yansımanın en kolay biçimde gerçekleşebileceği
ve yansımayı saptamanın da o derece kolay olduğu bir hizmet grubudur. Bu
alanda büyük kent belediyelerinin geçmiş dönemlerde ve günümüzdeki uygulamaları,
söz konusu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Kamuoyunu uzun süre meşgul
eden “heykel” ve “amblem” tartışmaları, tarihsel geçmişe hakaret içerdiği
iddia edilen bir Türk sinema filminin gösteriminin engellenmeye çalışılması,
sokak, cadde, bulvar ve parkların isimlerinin değiştirilmesi gibi olaylar
ilgili yansımalara verilebilecek ilk akla gelen örneklerdendir.
Büyük kent belediyelerinin eğitim ve kültür hizmetlerine siyasal parti
ideolojilerinin ne düzeyde yansıdığı ve bu yansımanın ne kadarının meşru,
ne kadarının ise siyasal-yönetsel yozlaşma derecesinde meşruiyetten uzak
olduğu tartışılması gereken bir konudur. Tez çalışmamız da söz konusu tartışmaya
bir altyapı oluşturmayı amaçlamaktadır.
Üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde yerel kamu hizmetlerine ve
bu hizmetlerin yönetimler arası bölüşüm esaslarına değinilmiş, bu esaslar
dikkate alınarak hazırlanan ve mevcut yasalar gereğince büyük kent belediyelerine
verilen görevler ele alınmıştır. Bunun yanında gelişmiş ve gelişmekte olan
ülkelerdeki yerel yönetimlerin ve özelde büyük kent belediyelerinin eğitim
ve kültür hizmetleri irdelenmiş, bu ülkelerdeki uygulamalarla ülkemizdeki
yerel yönetimlerin eğitim ve kültür hizmeti uygulamaları arasında bir karşılaştırma
yapılmaya çalışılmıştır.
Ayrıca eğitim ve kültür hizmetlerinin önemi ve bu alanlarda yaşanan sorunlar
hakkında çeşitli özet bilgiler verilerek büyük kent belediyelerinin eğitim
ve kültür içerikli hizmetleri incelenmiş, hizmet sunumunda karşılaşılan
sorunlardan bazıları belirtilmiştir.
İkinci bölüm üç kısma ayrılmaktadır. İlk kısımda yerel yönetimlerin hizmet
sunumunda gözetmesi gereken ilkeler sıralanarak bunların önem ve etkileri
araştırılmıştır. Ayrıca demokratik yönetimin temel unsuru sayılan yerel
özerklik; önemi, gerçekleşme koşulları ve Türkiye’deki uygulanma biçimi
açısından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Diğer kısımda ise siyaset ve
yerel yönetimler arasındaki etkileşim incelenmiş ve Türk kamu yönetiminde
giderek yaygınlaşan siyasal ve yönetsel yozlaşmaların, büyük kent belediyelerinin
eğitim ve kültür hizmetleri üzerindeki yansımaları üzerinde durulmuştur.
Ayrıca yönetsel ve siyasal yozlaşmaların önlenmesine yönelik çözüm önerileri
de ele alınan bir diğer konudur.
İkinci bölümün son kısmında da yerel yönetimlerdeki yozlaşmalar ile ahlaki
değerlere verilen önemin azalması arasındaki ilişki incelenmiş ve ahlak
değerlerinin bu yönetimlerde egemen kılınmasına yönelik olarak geliştirilen
değişik yaklaşımlar hakkında bilgi verilmiştir.
Üçüncü ve son bölümde Türkiye’de büyük kent belediyelerinin eğitim ve kültür
hizmetleri ile siyasal parti ideolojilerinin etkileşimi ele alınmıştır.
Bu bölümde öncelikle siyasal partiler ile bu partiler açısından eğitim
ve kültürün önemi inceleme konusu yapılmış ve halen varlığını sürdüren
ideolojiler hakkında özet bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanında
günümüz Türk siyasal yaşamında faaliyet gösteren siyasal partilerin eğitim
ve kültür konusundaki yaklaşımları tek tek ele alınmış ve partilerin her
iki alanda ürettikleri hizmet politikaları değerlendirilmiştir.
Siyasal parti ideolojilerinin, büyük kent belediyelerinin eğitim ve kültür
hizmetlerine yansımalarını daha belirgin bir şekilde gözlemleyebilmek amacıyla
Türkiye’nin en büyük iki metropolü durumundaki İstanbul ve Ankara’da büyük
kent belediyeleri tarafından sunulan hizmetler detaylı olarak araştırılmıştır.
Objektif bir değerlendirmeye fırsat tanıması bakımından her iki büyük kentte
de 1989-1994 Sosyaldemokrat Halkçı Parti’li dönem ile 1994 ve sonrası Refah
Partisi dönemi ayrı ayrı ele alınmış ve bu dönemler karşılaştırılmaya çalışılmıştır. |