IV. TÜRKİYE'DE BÜYÜK KENT BELEDİYELERİNİN EĞİTİM VE KÜLTÜR HİZMETLERİ

            Büyük kent belediyelerinin eğitim ve kültür hizmetlerine geçmeden önce "kentleşme", "kentlileşme" ve "kente uyum" gibi, belediyelerin bu hizmetleri yapmalarını gerekli kılan nedenleri ve bu alanlarda yasaların belediyelere verdiği görevleri incelemekte yarar bulunmaktadır. 3030 sayılı yasa tarafından büyük kent belediyelerine verilen görevler yeterince ayrıntılı olmadığı ve çok genel ifadeler içerdiği için bu çalışmada 1580 sayılı Belediye Yasası'nın tüm belediyelere ait olarak düzenlediği hükümlere de yer verilecektir.

            A. KENTLEŞME VE KENTE UYUM SORUNU
            Nüfusun kaynağından hareket ederek büyük bir kent merkezine yerleşmesi şeklinde gerçekleşen kentleşme, her şeyden önce bir yer değişikliği anlamı taşımaktadır. Ancak nüfusun kaynaklandığı yerleşim yerlerinin, göç edilen merkezden çok farklı özelliklere sahip olmasından dolayı, kentleşme aynı zamanda bir çevre değişikliği niteliği de taşır. Bunun temel nedeni göç eden nüfusun kökenini oluşturan, başta kırsal çevre olmak üzere geleneksel çevre ile kent arasındaki köklü yapı farklılığıdır.

            Kentleşmeye eşlik eden çevre değişikliği, sadece köy kökenliler için değil, yerel kent ve kasabalardan gelenler için de sözkonusudur. Köyler veya kırsal kasabalar kadar olmasa bile bu yerel kent yerleşmelerinin de yapısal özellikleri ile, nüfusun yöneldiği kentten önemli ayrımlar gösterdiği görülmektedir. Bu nedenle kentleşmeyi, temelini farklı çevrelerde bulan bir "toplumsal değişme" olayı olarak kabul etmek mümkündür133 .

            Kentleşme, birbirinden anlamlı ayrımlar gösteren bir süreci ifade etmektedir. Tıpkı göçten önce olduğu gibi göçten sonra da nüfus, kent içinde sürekli olarak yerleşinceye kadar bir yer değiştirme süreci geçirmektedir. Kente göç ile başlayan nüfus deviniminin kentin belirli bir kesiminde kararlılık kazanmasına kadar süregelen bu aşamaya "kentlileşme" adı verilmektedir134 . Bu süreç içinde yeni kentliler, değişik evrelerden geçerek kentin sürekli yerlileri haline gelmektedirler.

            Diğer yandan kentleşme, genel çizgileriyle geleneksel topluluklardan çağdaş kent topluluğuna geçiş sürecinin de bir ifadesidir. Yani kentleşmenin en belirgin özelliği bir toplumsal değişme olayı olmasıdır. Nüfus, gelenekçi bir yapının egemen olduğu kesimlerden çağdaş örgütlenmenin belirlediği bir kent merkezine yerleşmektedir. Böylelikle yeni kentliler, yeni çevreleri ile uyumlu ilişkiler geliştirmek zorunda kalmaktadırlar. Sözkonusu çevreler arasındaki derin farklılaşma, kentleşme sürecinin kısa sürede ve kolaylıkla tamamlanmasına engel olmaktadır.

            Türk toplumu hızlı kentleşmenin getirdiği bir kültür şoku yaşamaktadır. Kırsal alanlardan büyük kentlere göçen milyonlarca kişi için, kırsal kültür işlevini kaybetmektedir. Ancak bu kişiler kentsel kültürü de yeterince benimseyememektedirler. Ortaya çıkan bu "kültür boşluğu", hızla oluşan bir "kuralsızlık" doğurmakta, toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşamımızda ortaya çıkan "anarşi"nin temeli olabilmektedir135 .

            Kentleşme ile ortaya çıkan kültür boşluğunu ortadan kaldırmak ve geleneksel topluluktan kent çevresine geçişi sağlamak amacı ile yeni kentliler, değişik yöntemlerle kent koşulları içinde geleneksel toplumun bazı ilişki biçimlerini ve davranış kalıplarını geliştirme eğilimi göstermektedirler. Bu geçiş mekanizmaları ile aşamalı bir şekilde kentle uyum sağlanmakta ve geleneksel toplulukla kent arasında bir köprü kurmak suretiyle kentle bütünleşmeye ulaşılmaktadır136 .

            Özellikle büyük kentler için daha yoğunluklu olarak gözlenen kentleşme ve kentlileşme süreçlerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için sözkonusu kentin yerel yönetim birimlerine de önemli görevler düşmektedir. Hiç kuşkusuz büyük kent yönetimleri, bu alanda sorumluluk sahibi durumundaki yönetim birimlerinin en başında gelmektedir. Kente uyumsuzluk ya da kentlileşememe sorununun yanısıra hem varolan kentlilerin, hem de kent nüfusuna henüz katılmış yeni kentlilerin istihdam sorunlarının çözümü, onların kentsel uğraşlara, mesleklere yöneltilmeleri ve bu amaçla eğitilmeleri gibi hizmetler de büyük kent belediye yönetimlerinin önünde birer görev olarak durmaktadır.

            B. BELEDİYELERİN EĞİTİM VE KÜLTÜR HİZMETLERİNİN YASAL DAYANAĞI
            1. 1930 Tarihli ve 1580 Sayılı “Belediye Kanunu”
            1580 sayılı yasa belediyelerin görevlerini 15. maddesinde ayrı ayrı belirtmiştir. Bu görevlerden eğitim ve kültüre ilişkin olanları şöyle sıralanabilir:

            * "Halk için kütüphane ve okuma salonları açmak, belediye bahçeleri, fidanlıkları, çocuk bahçeleri, oyun ve spor yerleri yapmak, belediye koruları yetiştirmek, bunları korumak ve işlemek" (md. 15, fk. 33.),

            * "Fakir ailelerin ikiz çocuklarına alelumum öksüz, fakir, kimsesiz çocuklara para, hekim, ilaç, yeme, içme, giyme, barınma, tahsil, terbiye cihetlerinden yardım etmek, fakir hastalara meccanen (karşılıksız) bakmak, ilaç vermek, fakir cenazelerini meccanen kaldırmak, alil, işten aciz olup da bakacak kimsesi olmayanlara bakmak" (md. 15, fk. 34.),

            * "Belediye tiyatrosu, sineması, belediye oteli ve gazinosu, halk müzeleri ve hayvanat ve nebatat bahçeleri yapmak ve idame etmek ve yaptırıp işletmek" (md. 15, fk. 59.),

            * "Zabıtai belediye memuru, belediye fen memuru, yapı kalfası ve yapıcı ve muhtelif meslek ustaları gibi beldenin ve belediye idaresinin muhtaç olduğu meslekler erbabı yetiştirmek üzere kurslar, dersler, gece ve hafta tatili günü dershaneleri ve ikmal ve çırak, ev kadını mektepleri açmak ve idare etmek" (md. 15, fk. 72.).

            Bu görevlerden 33 ve 34'üncü fıkralarda belirtilenler zorunlu nitelikli, 59 ve 72'nci fıkralarda yeralanlar ise isteğe bağlı olan görevlerdir.

           2. 1984 Tarihli ve 3030 Sayılı “Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun”

            Büyük kent belediyelerini konu alan 3030 sayılı yasa da bu belediyelere eğitim ve kültürle ilgili görevler vermektedir. Ancak bu konuda pek detaya girilmemiştir. Söz konusu yasanın 6. maddesindeki "a" fıkrasının “f” bendinde eğitim ve kültürle ilgili olarak yeşil alanlar, parklar, bahçeler oluşturmak, spor, eğlence ve dinlenme yerleri kurmak gibi görevler arasında "toplumsal ve kültürel hizmetleri yerine getirmek" gibi dolaylı olarak bir değinme yapmakla yetinilmiştir.

            Büyük kent ilçe belediyeleri de 1580 sayılı yasa ile belediyelere verilmiş olan ve yukarıda sayılan görevleri yerine getirmekle yükümlü bulunmaktadırlar.

         C. TÜRKİYE'DEKİ BÜYÜK KENT BELEDİYELERİNİN YÜRÜTTÜĞÜ EĞİTİM VE KÜLTÜR HİZMETLERİ
            Türkiye'de büyük kent belediyeleri, hemşehrilerinin kent kültürünü benimsemelerini sağlamak, kültür ve sanat alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak, istihdam sorunlarına çözüm bulmak, yerel demokrasi kültürünü geliştirmek ve yerel halkın eğitim düzeylerini artırmak gibi amaçlara yönelik olarak çeşitli hizmetler yürütmektedirler. Bu hizmetleri üç ana başlıkta toplamak mümkündür:

            1. Halk Eğitimi Hizmetleri,
            2. Kültür ve Sanat Alanındaki Hizmetler,
            3. Örgün Eğitim ve Öğretime Yönelik Hizmetler.

            1. Halk Eğitimi Hizmetleri
            Halk eğitimi, genel olarak örgün eğitim olanağından yoksun kalan kişilere (çiftçiler, işçiler, küçük esnaf vb.) hem kendi işlerinde hem de ulusal kalkınmada yararlı olabilecek bilgi ve becerileri kazandırma işi olarak tanımlanmaktadır. Bununla beraber kimi eğitimcilere göre halk eğitimi, örgün eğitim alma olanağı bulunmayanlara verilen eğitimden, üniversite mezunlarına kadar bütün yetişkinlere en yeni bilgi ve becerileri kazandırmak için girişilen her türlü çalışmayı kapsamaktadır137 .

            Kırsal alandan gelerek kent hayatına başlayan kişilerin kentsel yaşama uyum sağlamada karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik olarak büyük kent belediyelerinin yürüttüğü eğitim hizmetlerinin en önemlisi halk eğitimi hizmetleridir. Bu kişilerin kentsel mesleklere yöneltilmeleri, eğitilmeleri, istihdam olanaklarının geliştirilmesi, kentle bütünleştirilmeleri, köylülükten kentliliğe geçiş yapabilmeleri, kısaca kent kültürünü benimsemeleri, özümsemeleri ve yaşama geçirmeleri için halk eğitimi etkinliklerine zorunluluk bulunmaktadır138 .

            Kısa adı "IULA" olan Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği, çeşitli ülkeleri kapsayan bir araştırmada, halk eğitiminin yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren bir etkinlik alanı olduğunu vurgulamıştır. Halk eğitiminin yerel toplumların ihtiyaçlarına dayalı olarak yürütülmesi gerektiğine göre yerel yönetimlere bu konuda önemli görevler düşmektedir. Gerçekten de yerel nitelikli eğitim sorunlarıyla ilgili en doğru ve en yerinde kararları alabilecek kuruluş oradaki yerel yönetim birimidir. Yerel yönetimler merkezi yönetim tarafından çıkarılan yasaların belirlediği sınırlar çerçevesinde halk eğitimi etkinliklerinde bulunabilmektedirler. Bununla beraber halk eğitimi sadece yerel yönetimlerin sorumluluğuna bırakılmış değildir. Merkezi yönetimin de, hükümet dışı gönüllü kuruluşların da bu konuda yürüteceği çeşitli halk eğitimi etkinlikleri bulunmaktadır. Burada önemli olan, yerel yönetimlerin, merkezi yönetimin halk eğitimi kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile uyumlu bir işbirliğini sağlamada eşgüdüm görevi yüklenmesidir139 .

            Türkiye'de büyük kent belediyelerinin halk eğitimi alanında yürüttüğü hizmetlerin başlıcaları şunlardır:

            * 0-6 yaş kümesindeki çocuklar için okul öncesi eğitim ve bakım etkinliklerinin düzenlenmesi.

            Çocukları ilkokul öncesi okula hazırlayan, onların bedensel ve ruhsal gelişmelerine yardımcı olan anaokulları, kreşler ve anasınıflarının açılması çocuklar için son derece yararlı olmaktadır140 .

            * Bayanlar için biçki, dikiş, nakış, halıcılık gibi el sanatları kurslarının  açılması.

            * Okuma yazma kurslarının açılması.

            * Halkın bilgi ve becerisini artırmak, meslek edinmelerine yardımcı olmak amacıyla bağcılık, demircilik, elektronik cihaz (radyo, TV, video, teyp gibi) tamirciliği, bilgisayar kullanımı ve programcılığı, ciltçilik, aşçılık gibi alanlarda kursların verilmesi.

            * Yerel halkın sağlıklarını korumak, sağlık sorunlarını çözümlemek ve bu sorunların ortaya çıkışını önlemek amacıyla sağlık eğitimi alanında (ana-çocuk sağlığı eğitimi, trafik eğitimi, aile planlaması eğitimi vb.) toplantılar, seminerler ve kurslar düzenlenmesi, bu konularda çeşitli okullarla işbirliği yapılması.

            Kimi büyük kent belediyelerinin sağlık işlerinden sorumlu birimleri, düzenledikleri bilimsel toplantılarla (Fırın Üreticileri Eğitim Semineri, Gıda Denetçileri Eğitim Semineri ve Hazır Yemek Üreticileri Eğitim Semineri gibi) hem üreticileri hem de tüketici durumundaki yerel halkı sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmektedir.

            2. Kültür ve Sanat Alanındaki Hizmetler
            Ülkemizde büyük kent belediyelerinin kültür ve sanat alanında gerçekleştirdiği hizmetlerden birkaçı şöyle sıralanabilir:

            * Yerel halka, gençlere ve çocuklara yönelik olarak kültür ve sanat şenlikleri, festivaller ve fuarlar düzenlenmesi.

            Etkinlikler kapsamında çeşitli müzik topluluklarının konser ve gösterileri, film gösterimleri, sergiler ve yarışmalar düzenlenmekte, böylece yerel halkı sanatsal ve kültürel yönden geliştirmenin yanısıra, yerel yönetimlerle halk arasında kaynaşma sağlanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca büyük kent belediyeleri şenlikler ve festivaller içerisinde ya da dışında çeşitli bilimsel etkinlikler, meslek ve beceri kursları düzenleyerek halkın bilgi, beceri ve kültür düzeylerinin artırılması için çaba harcanmaktadır.

            * Tiyatro, halk oyunları ve diğer gösteri ve dinleti sanatları ile ilgili birimlerin oluşturulması ve temsiller verilmesi.

            Büyük kent belediyelerinin, kendi bünyelerinde kent orkestrası, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Türk Tasavvuf Müziği toplulukları oluşturması, Gençlik Korosu ve Çocuk Korosu kurmaları bu kapsamda değerlendirilebilir. Oluşturulan gruplar, kent içinde ve dışında organize edilen çeşitli etkinliklerde konserler ve gösteriler düzenleyerek izleyicilerle buluşmaktadırlar.

            * Kent içinde gezici ve sabit kütüphanelerin, kitaplıkların ve okuma salonlarının oluşturulması, kent müzelerinin ve ören yerlerinin açılması.

            * Yetişkinlere, gençlere ve çocuklara yönelik değişik türlerde kitaplar, dergiler ve broşürlerin yayınlanması.

            Bu bağlamda büyük kentin tarihi, turistik ve kültürel değerlerini yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtmak amacıyla hazırlanan kitaplar, haritalar, broşürler ve sesli-görüntülü yayınlar da büyük kent belediyelerinin önemli kültürel hizmetleri arasında yeralmaktadır.

            * Belediye toplum ve kültür evleri açmak suretiyle eğitsel ve kültürel etkinliklerin özendirilmesi.

            * Büyük kent belediyesi hizmetlerini halka anlatmak, yerel tüketicileri korumak ve kent içindeki kültürel ve sanatsal etkinlikler konusunda halkı bilgilendirmek gibi amaçlarla süreli bültenler (Hizmet Bülteni, Tüketici Bülteni, Kültür ve Sanat Bülteni vb.) yayınlanması.

            * Ulusal ve uluslararası kültürel ve bilimsel toplantıların (panel, konferans, sempozyum, söyleşi vb.) düzenlenmesi.

            * Kültür ve sanat alanında sergilerin (fotoğraf, resim, hat, ebru, heykel, gravür vb.) düzenlenmesi.

            * Sanat ve kültürle ilgili çeşitli yarışmalar düzenleyerek derece alanların ödüllendirilmesi.

            * Kültür, sanat, edebiyat, siyaset, tarih, felsefe, sosyoloji gibi alanlarda önemli izler bırakmış kişiliklerle ilgili anma programlarının düzenlenmesi.

            Programlar kapsamında sözkonusu kişiliklerle ilgili fotoğraflar, kitaplar ve müzik eserleri gibi yayınlar (kendisine ait ve hakkında yayınlanan) sergilenmekte, yapılan toplantılarla bu kişilerin yerel halk tarafından yeterince tanınmaları sağlanmaya çalışılmaktadır.

            * Büyük kent belediyesine ait kültür merkezlerinde ve salonlarda amatör ve profesyonel sanat topluluklarına gösteri yapma olanağının tanınması, bazı günlerde çalışma yapmaları konusunda kolaylık sağlanması.

            3. Örgün Eğitim ve Öğretime Yönelik Hizmetler
            Örgün eğitim, yalnızca okullarda yapılan, belli bir diplomaya götüren, düzenli, sıralı, içeriği ve programı önceden belirlenmiş bir eğitim sürecini ifade etmektedir. Örgün eğitimde, halk eğitiminden farklı olarak ancak belli özellikleri taşıyan öğrencilere açık olan, süreleri önceden bilinen ve mutlaka okula gitmeyi gerektiren bir eğitim sözkonusudur141 .

            Türkiye'de büyük kent belediyeleri tarafından eğitim ve kültür hizmetleri yürütülen hizmetler içinde yeralan ve örgün eğitim ve öğretime destek niteliği taşıyan hizmetlerden bazılarını şöyle sıralamak mümkündür:

            * Kent içindeki okullarda okuyan öğrenciler için ucuz kitap ve kırtasiye sağlanması, ekonomik düzeyi düşük durumdaki öğrencilere bu malzemelerin ücretsiz olarak dağıtılması.

            * Gazete, kağıt toplama ve bağış kampanyaları düzenleyerek çocuklar için kitaplar, dergiler bastırılması ve defterler yaptırılması.

            * Tüm eğitim kademelerindeki başarılı öğrencilere (ilk, orta, lise, lisans ve lisans üstü) teşvik amaçlı eğitim yardımlarında bulunulması.

            Bunların dışında kimi büyük kent belediyelerinde öğrenci velisi durumunda olan belediye çalışanlarına "eğitime katkı" niteliğinde yardım yapılmaktadır.

            * İlk ve orta dereceli okulların bahçe düzenlemelerinin, okul alanı içinde ve çevresindeki yollarda asfaltlama ve bahçe duvarlarını yapma çalışmalarının gerçekleştirilmesi.

            * Bazı önemli gün ve haftalarda (Öğretmenler Günü, ÖSYM, Anadolu ve Fen liseleri giriş sınavlarının olduğu günler vb.) öğretmen ve öğrencilere ücretsiz kent içi ulaşım olanağının sağlanması.

            * Büyük kent sınırları içinde bulunan ilk ve orta dereceli okullara ek bina yapımı, boya, badana, onarım gibi işlerde olanaklar ölçüsünde yardımcı olunması.

V. BÜYÜK KENT BELEDİYELERİNİN EĞİTİM VE KÜLTÜR HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

            Eğitim ve kültür alanında sunulan büyük kent belediyeleri hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleşmesi, yerel halkın çoğunluğu tarafından benimsenmesi ve destek görmesi için, örgütsel ve çevresel faktörlerin hizmetlerin yürütülmesine uygun bir ortam sağlaması gerekmektedir. 

            Ülkemizde büyük kent belediyeleri eğitim ve kültür hizmetlerini yürütürken çeşitli örgütsel ve örgüt dışı sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Belediyelerin çalışmalarını sınırlayan ve hatta engelleyen bu sorunlardan başlıcaları aşağıda sıralanmaktadır142 :

            * Belediyelerin kültür ve eğitimle ilgili çalışmaları yeterli düzeyde değildir.

            Yetersizlik özellikle personel açısından kendisini göstermektedir. Deneyimli, kalifiye personel sayısındaki yetersizlik, yeni kadrolara ihtiyaç duyulması, kadro tekliflerinin bürokratik engellerle karşılaşması gibi nedenler, bu hizmetlerdeki başarıyı büyük ölçüde güçleştirmektedir.

            Hizmet içi eğitim ve seminer ihtiyacı da belediyelerin hizmet başarısını etkileyen diğer bir faktördür. Bilindiği gibi hizmet içi eğitim, özel ya da kamusal işyerlerinde ücretli veya aylıklı olarak çalışanların görevlerinin gerektirdiği bilgi, beceri ve tutumlarını geliştirmek amacıyla yapılan eğitim faaliyetlerini ifade etmektedir.

            Ülkemizde belediye hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi amacına yönelik olarak belediyecilik eğitimi veren çok az sayıda kurum bulunmaktadır143 . Ayrıca verilen eğitimin de zabıta, saymanlık ve özlük işleri gibi alanlarla sınırlı kaldığı söylenebilir. Özellikle eğitim ve kültür hizmetleri konusunda bir hizmet içi eğitim kurumunun yokluğu, bu hizmetlerdeki etkinsizliğin önemli nedenlerindendir.

            * Örgün öğretim kurumları ile yeterli işbirliği sağlanamamaktadır.

            Bu konuda idari engellerin de çıkarıldığı görülmektedir. Kimi okullarda yoksul öğrencilere belediyelerin yardım talebinin geri çevirilmesi, üniversiteye hazırlık kursları açılmasının önlenmesi gibi olaylar bu duruma birer örnek oluşturmaktadır.

            * Belediyelerin geleneklere ve yasalara dayanarak giriştikleri çeşitli etkinlikler, mülki yönetim amirleri tarafından "Toplantı ve Yürüyüş Yasası" kapsamına sokulmak suretiyle yasaklanabilmektedir.

            * Yerel halk tarafından belediyelerin öncelikli olarak daha çok, temizlik, yol, su, kanalizasyon, zabıta gibi alanlarda hizmet vermesi gerektiği düşünülmektedir.

            Eğitim ve kültür hizmetlerine eğilmenin kaynak ve zaman kaybına neden olacağı ve bu hizmetlerle ilgilenilmemesi gerektiği fikri de birçok kişi tarafından savunulmaktadır. Bu fikrin ağır bastığı durumlarda eğitim ve kültür hizmetleri ile ilgili çalışmalar başarılı olamamaktadır.

            * Televizyon ve radyoya ilişkin yasal düzenlemeler, belediyelerin yerel halkla çağdaş düzeyde kitlesel iletişim kurmasını yasaklayıcı kurallar içermektedir.

            * Eğitim ve kültür hizmetlerinin planlanma ve uygulanma aşamalarında halkın katılımı gözardı edilebilmekte, yerel halkın talepleri ve bu alanlarda yürütülen hizmetler karşısındaki tutumu yeterince önemsenmemektedir.

            * Belediye yöneticilerinin eğitim ve kültür konusuna bakış açıları ve yaklaşımları, temel bir eğitim ve kültür politikasına bağlanmış değildir.

            Sözkonusu sorunun en temel nedenlerinden biri, bu yöneticilerin mensup oldukları siyasal partilerde birbirinden farklı politikalar üretiliyor olmasıdır. Sonuç olarak da her yönetim değişikliğinde eğitim ve kültür hizmetleri, içerik ve verilen önem bakımından farklılıklar göstermektedir.

            * Eğitim ve kültür hizmetlerinde kimi zamanlar, yerel halka değil de dışarıdan gelenlere yönelinmektedir.

            En iyi örnekleri turizm sektörünün yoğunluk kazandığı bölgelerdeki belediyelerde görülen bu sorun, bir yandan halk ile yönetim arasındaki dayanışmayı azaltmakta, diğer yandan da yerel halkı kültürel bir iç çatışmayla karşı karşıya bırakmaktadır.

            * Belediye bütçelerinde eğitim ve kültür hizmetlerine ayrılan paylar oldukça düşük düzeydedir.

            Altyapı ve imar hizmetlerine daha fazla ilgi gösteren büyük kent belediyeleri eğitim ve kültür hizmetlerine pek öncelik tanımamaktadırlar. Bu durum da hizmetlerin yeterli miktarda ve kalitede sunulmasını engellemektedir.

            Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yaptırılan ve büyük kent yönetimlerini konu alan bir araştırmanın sonuçları, büyük kent belediyesi yönetimlerinin hangi tür hizmetlere daha çok öncelik verdiği konusunda aydınlatıcı bilgiler içermektedir.

ÇİZELGE 4. BÜYÜK KENT BELEDİYELERİNİN HİZMET ÖNCELİKLERİ


ÖNCELİK SIRASI
İSTANBUL
İZMİR
BURSA
KAYSERİ
1
Altyapı İmar İmar İmar
2
İmar Çevre Altyapı Altyapı
3
Çevre Gıda  Gıda Çevre
4
Gıda Zabıta YSSKH YSSKH
5
Zabıta İtfaiye Çevre Gıda
6
Hal Mezbaha YSSKH Zabıta İtfaiye
7
İtfaiye Hal Mezbaha İtfaiye Hal Mezbaha
8
YSSKH Mezarlık Hal Mezbaha Mezarlık
9
Mezarlık Altyapı Mezarlık Zabıta

                  YSSKH: Yeşil Sahalar ve Sosyo-Kültürel Hizmetler

                  KAYNAK: Güngör ERDUMLU, Büyük Şehir Belediyesi Araştırması, DPT Yayını, Ankara, 1993, s. 90-91.

            Çizelge 4.’de de görüldüğü gibi “yeşil sahalar ve sosyo-kültürel hizmetler”, büyük kent belediyeleri yönetimlerinin hizmet önceliği sıralamasında alt sıralarda bulunmaktadır. Kaldı ki eğitim ve kültür hizmetleri sözkonusu hizmetlerin ancak belirli bir kısmını oluşturmaktadır. Bunun yanında altyapı, imar, çevre sağlığı ve gıda hijyeni hizmetleri bu yönetimlerin öncelikli hizmetleri arasında yeralmaktadır.

            Eğitim ve kültür hizmetlerinin yürütülmesinde karşılaşılan ve yukarıda bir kısmı sıralanan sorunların tümünün kısa dönemde çözülebileceğini beklemek hayalcilik olacaktır. Ancak alınacak kimi tedbirlerle bu sorunların önemli bir kısmının giderilmesi mümkündür.

            Çeşitli yasal düzenlemeler yoluyla belediyelerin hareket kabiliyetlerinin artırılması, onların yönetsel ve mali olanaklarının güçlendirilmesi, eğitim ve kültürün önemi konusunda hem yerel halkın hem de yöneticilerin yeterince bilinçlendirilmesine yönelik politikalar geliştirilmesi ilk akla gelen çözüm yolları arasında sayılabilir.

            Kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde üretilmesi ve dengeli olarak paylaştırılması; ister ülke düzeyinde, ister yerel düzeyde olsun demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işletilebilme derecesi ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle yerel demokrasiyi ve onun temel ilkelerini incelemek, yerel demokrasiyi geliştiren ve engelleyen etkenler hakkında bilgi edinmek çalışmamıza bir altyapı hazırlama açısından bir gereklilik olarak ortadadır. Ayrıca son yıllarda sıkça sözü edilen “yozlaşma” kavramının; nedenleri, türleri ve çözüm önerileri ile birlikte ele alınması da, bu kavramın “Büyük Kent Belediyelerinin Eğitim ve Kültür Hizmetlerine Siyasal İdeolojilerin Yansıması” konusu ile ilişkisini değerlendirebilmek bakımından önem kazanmaktadır.
.
 

(133)Yakut SENCER; Türkiye'de Kentleşme, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1979, s. 261.
(134)  SENCER; a.g.e., s. 292.
(135)  Sosyaldemokrat Halkçı Parti; Program, Uygulama Politikaları, Ankara, Mart 1991, s. 185.
(136)  SENCER; a.g.e., s. 520.
(137)  Yahya Kemal KAYA; "Kalkınma Planlarında Halk Eğitimi", Amme İdaresi Dergisi, C. 17, S. 2, Haziran 1984, s. 87.
(138)  Cevat GERAY; "Yerel Yönetimlerin Eğitim ve Kültür İşlevleri", Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, C. 3, S. 6, Kasım 1994, s. 3-4.
(139)  GERAY; a.g.m., s. 4.
(140)  Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü; Kamu Yönetimi Araştırması (KAYA) Yerel Yönetimler ..., s. 169.
(141)  Cevat GERAY, Can HAMAMCI; Belediyecilik Eğitimi, Türk Belediyecilik Derneği Mahalli İdareler Eğitim Araştırma Geliştirme Merkezi, Araştırma Dizisi: 2, Ankara, 1994, s. 83.
(142)  GERAY; a.g.m., s. 10-11.
(143)  GERAY ve HAMAMCI; a.g.e., s. 11.