III. BÜYÜK KENT BELEDİYELERİ VE YEREL HİZMETLER

            Özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkemizde de hızlanma sürecine giren kentleşme olgusu, bir yandan kentlerin sayısını artırırken, diğer yandan da, kentlerin nüfus ve alanca büyümesine ve bu süre içinde de örgütlenmelerinde ve iç yapılarında önemli değişikliklere yolaçmaktadır35 . Ülke nüfusu, kırsal alanların itici, kentlerin de çekici gücü etkisiyle kırdan kente doğru bir akış içerisine girmiştir.

            Hızlı kentleşmenin başlıca sonuçlarından biri büyük kent (metropolitan) alanlarının sayısındaki artıştır. En genel anlamıyla büyük kent alanı, nüfusun yoğun olduğu ve ekonomik, sosyal ve yönetim açısından o bölgenin merkezi durumunda bulunan merkezi kent veya kentlerin çevrekentleriyle oluşturdukları birim36  olarak tanımlanmaktadır.

            Nüfusun artan oranlarda küçük ve orta büyüklükteki kentlerde değil de en büyük kentlerde yığılması, küçük yerleşim yerlerinin önemini sürekli olarak azaltan bir sonuç doğurmaktadır. Aynı zamanda İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerin çevresinde çok sayıda küçük yerleşim yerinin türemesi de bu süreci izleyen bir oluşumdur. Bu yerleşim birimleri ile merkezde bulunan belediye arasında çok karmaşık toplumsal, ekonomik, yönetsel ve siyasal ilişkiler ortaya çıkmaktadır37 . Ortaya çıkan ilişkiler büyük kent alanlarında özel yönetim örgütleri kurmayı ve geliştirmeyi de zorunlu hale getirmektedir.

            Temel olarak büyük kent yönetim ihtiyacını doğuran nedenleri şu şekilde sıralamak mümkündür38 :

            * Büyük kentlerin çevresinde yeralan küçük yerleşmeler, ne merkezdeki belediyenin sunduğu hizmetlerden yeterince yararlanabilmekte, ne de yararlanabildikleri hizmetlerin karşılığını ödemeye zorlanabilmektedirler. Bu nedenle daha düşük düzeydeki hizmetlerle yetinmek durumunda kalmaktadırlar. Çünkü yerel hizmetlerin birden çok belediye tarafından sunulması, merkezdeki belediye ile ekonomik ve fiziksel yönlerden ayrılmaz bir biçimde bağlı olan bu yerleşmelerde kaynak savurganlığına yolaçabilmektedir.

            * Her kamu hizmeti, farklı yönetim kademelerinde ele alındığı takdirde etkin bir biçimde yürütülebilir. Kimi hizmetler için yerel, kimi için bölgesel, kimi için ise ulusal düzey daha ekonomik ve elverişlidir. Her küçük yerel yönetim biriminin bütün kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi görevini üstlenmesi büyük bir savurganlığa yolaçacaktır. Örneğin ulaşım, konut, kanalizasyon gibi hizmetlerin, belli bir yönetim örgütünce, başka yönetim kademeleriyle işbirliği sağlanmaksızın yerine getirilmeye çalışılması rasyonel bir davranış olarak kabul edilemez.

            * Büyük kent alanlarında, yerel yönetimlerin gelir sistemlerine, büyük kentlerin merkezi yönetimce sağlanan gelirlerden diğer küçük yerel yönetim birimlerine göre daha büyük pay almalarını mümkün kılacak bir esneklik getirilmesi gerekmektedir. Çünkü büyük kentlerin ihtiyaçları küçük kentlerin ihtiyaçları ile kıyaslanamayacak ölçüde yüksek düzeydedir.

            * Ülkede uygulanan ekonomik ve toplumsal politikalar da büyük kentlerin boyutlarının artmasına yolaçan bir etkendir. Bölgeler arası gelişmelerdeki dengesizlik ve çok büyük kentlerin varlığı, bu tür politikalarla yakından ilgilidir. Çünkü bu politikalar, en büyük kentlerin daha da büyümesine neden olmaktadır.

A. TÜRKİYE'DE BÜYÜK KENT BELEDİYESİ YÖNETİMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ
            Büyük kent yönetimi uygulamaları ülkemizde yaklaşık 130 yıllık tarihsel bir süreci kapsamaktadır. Ancak günümüzde varolan büyük kent yönetim birimlerinin statülerinin belirlenmesi ve ülke genelinde yaygınlaşması 1984 yılından sonra gerçekleştirilmiştir. Bu bakımdan büyük kent belediyeleri yönetiminin tarihsel gelişimini 1984 öncesi ve 1984 sonrası dönemler olarak ayırmak daha isabetli olacaktır.

          1. 1984 Öncesi Dönem
            Ülkemizde büyük kent yönetiminin ilk örneklerine Osmanlı Devleti'nde rastlanmaktadır. İstanbul'da 1855 yılında kurulan ilk belediye örgütünden sonra Galata ve Beyoğlu semtlerindeki halka kamu hizmeti götürmek amacıyla bir tür ilçe belediyesi kurulmuştur. "Şehremaneti"ne bağlı olarak kurulan bu "Altıncı Daire-i Belediye"nin kendisine ait personeli ve özel gelir kaynakları bulunmaktaydı39.

            Büyük kent alanı yönetimine örnek sayılabilecek bu ilk uygulama 1869 tarihli "Dersaadet İdare-i Belediye Nizamnamesi" ile geliştirilmiştir. Yeni uygulama ile İstanbul iki kademeli yapıya sahip bir yönetim biçimi olarak örgütlendirilmiştir. Üst kademe "büyük şehir meclisi", "şehremaneti meclisi" ve "şehremini"den; alt kademe ise çeşitli ilçe belediyelerinden oluşmaktaydı. 1876-1877 tarihli "Dersaadet Belediye Kanunu" ile birlikte İstanbul'da 20 belediye dairesi kurulmasıyla, bu yerel örgütlenmede bir gelişme sağlanmıştır. 1912 yılında ilçe belediyeleri kaldırılarak, yerlerine 9 adet belediye şube müdürlüğü kurulmuştur40 . Bu yapı 1930 tarih ve 1580 sayılı "Belediye Kanunu"na kadar sürmüştür.

            Belediye Yasası, İstanbul için özel bir yönetim biçimi getirmiştir. Yasa ile kısaca İstanbul Belediyesi, İstanbul İl Özel İdaresi ile birleştirilmiştir. Bu ortak yönetimin başında, aynı zamanda belediye başkanı olarak da görev yapan ve merkezi yönetim tarafından atanan bir vali bulunmakta idi. Yönetimin yerel halkın oyu ile seçilen üyelerden oluşan bir meclisi ve hem seçilmiş, hem de atanmış üyelerden oluşan bir encümeni bulunuyordu. Bu yapı da 1956 yılına kadar sürmüştür. 1956 yılından itibaren yeniden Belediye ve İl Özel İdaresi'ne, diğer belediyelerde olduğu gibi seçilmiş meclislerine ayrı ayrı sahip olma yetkisi verilmiştir41 .

            1960-1980 yılları arasında birkaç belediye, görevlerini daha iyi yerine getirebilmek maksadıyla kendi aralarında birlikler kurmayı denemişlerdir. Ancak kurulan bu birlikler büyük kent yönetimlerine pek benzememektedirler. Çünkü büyük kentlerde kurulan özel yönetim modelleri genel olarak, büyük kent alanındaki bütün yerel hizmetlerin yürütülmesi sorumluluğunu üstlendikleri halde, sözkonusu birliği oluşturan belediyeler daha çok tek tek kimi hizmetleri yerine getirmek için kurulmuşlardır.

            Yine bu yıllarda büyük kentlerin sorunlarının artmasına paralel olarak Bakanlar Kurulu; İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük kentlerde nazım planlarının hazırlanması için Metropolitan Planlama Büroları kurmuştur42 . Planlı dönemlerin başlaması ile birlikte büyük kent alanlarıyla ilgili görüşler de bütün kalkınma planlarında kendine yer bulmuştur. Özellikle İstanbul ve İzmir gibi büyük yerleşim alanlarında özel yönetim biçimleri oluşturmak gereği bu planlarda sık sık belirtilmiştir.

            Ülkenin siyasal yaşamının 1980 ve 1983 yılları arasında kesintiye uğradığı dönemde, özellikle büyük kent alanlarında köklü birtakım değişikliklere rastlanmaktadır. Bu değişiklikler, Türkiye'de büyük kent belediyelerinin oluşturulması doğrultusunda atılmış önemli adımlar olarak kabul edilebilir.

            Büyük kentlerdeki küçük yerel yönetimlerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması ve bu yerleşim yerlerinin, yakınlarında bulunan büyük belediyelerle birleştirilmesi bu konudaki ilk girişimi teşkil etmektedir. Milli Güvenlik Konseyi'nin 11 Aralık 1980 tarihli ve 34 numaralı kararı ile43  getirilen düzenleme, küçük yerel yönetim birimlerinin sayısını azaltma amacı taşımaktadır. Türkiye'de belediye sayısı 1980 yılında 1.700 iken, bu kararın uygulanması sonucu 1981 yılında bu sayı 1.580'e düşmüştür44 .

            Küçük yerleşim yerlerinin merkezdeki belediyeye bağlanması uygulamalarını kontrol altına alabilmek maksadı ile 1981 tarihli ve 2561 sayılı "Büyük Şehirlerin Yakın Çevresindeki Yerleşim Yerlerinin Ana Belediyelere Bağlanması Hakkında Kanun", bu konuda bazı ölçütler getirmiştir. Büyük kent alanlarının belirlenmesinde kullanılan nüfus ölçütünün* dışında merkez belediyeye bağlanmada dikkate alınması gereken ölçütler şöyle belirlenmiştir:

            1. Bağlanacak yerleşmenin büyük kente uzaklığı,

            2. Merkezdeki belediyenin hizmetlerinin bu yerlere ulaştırılabilme kolaylığı,

            3. Küçük yerleşim yerlerini büyük belediye ile fiziki olarak birleştirebilme olanağı45 . Sadece 8 kenti kapsayan** bu düzenleme sonucu 31 belediye ile 23 köy tüzel kişiliklerini yitirerek merkez belediyelere bağlanmışlardır.

            2. 1984 ve Sonrası Dönem
            Belediye ve büyük kent yönetimi Türkiye'de 1984 yılında yeni düzenlemelere kavuşmuştur. Gerçekleştirilen düzenlemelerle, ülkenin 3 temel büyük kent alanını oluşturan İstanbul, Ankara ve İzmir kentlerinin mevcut siyasal, kurumsal ve mali yapıları köklü bir değişikliğe uğramıştır. Bu siyasal ve idari reform, dayanağını 1982 Anayasası'ndan almaktadır46 . Gerçekten de 1982 Anayasası 127. maddesinde, "büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimleri getirilebilir." hükmü ile ilk kez büyük kent belediyelerinin kurulabilme olanağını sağlamıştır.

            1983 Genel Seçimleri sonucu yeni hükümetin kurulmasından sonra Ocak 1984 tarih ve 2972 sayılı, yerel seçimlerle ilgili "Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Hakkında Kanun", merkezindeki belediyenin sınırları içinde birden çok ilçe bulunan illerde, birer büyük şehir meclisi ve ilçelerde de birer ilçe belediye meclisi oluşturulmasını öngörmüştür. Sözkonusu yasa, hem büyük kent için, hem de ilçe belediyeleri için ayrı ayrı belediye başkanları seçilmesi ilkesini getirmiştir. 1984 yılında bu koşullara sahip 3 kent, yani İstanbul, Ankara ve İzmir bulunmakta idi. İlke olarak büyük kent yönetimi, il özel idaresinin yerini almak üzere düşünülmüş değildir. Büyük kentlerde, il özel idareleri de varlıklarını sürdürmektedirler47 .

            2972 sayılı yasa, geçici 5. maddesinde, büyük kent yönetiminin hukuki statüsünün oy verme gününden yani 25 Mart 1984 tarihinden önce 268 sayılı Yetki Kanunu'na göre Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmesini öngörmektedir48 . Bu hükmün gereği olarak, büyük kent belediyeleri yönetiminin hukuki statüsünü hizmetlerin planlı, programlı, etkin ve uyum içinde yürütülmesini sağlayacak bir şekilde düzenleme maksadıyla 1984 yerel seçimlerinden önce, 08 Mart 1984 tarih ve 195 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" yürürlüğe konmuştur49 .

            Yapılan Yerel Yönetim Seçimleri ile, İstanbul, Ankara ve İzmir'de birer Büyük Kent Belediyesi oluşturulmuştur. 19 Haziran 1986 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 3306 sayılı kanunla Adana'da Büyük Kent Belediyesi kurulması öngörülmüştür. Daha sonra 18 Haziran 1987'de 3391 sayılı kanunla Bursa, 20 Haziran 1987'de 3398 sayılı kanunla Gaziantep ve 3399 sayılı kanunla Konya illerinde de Büyük Kent Belediyesi kurulmuştur. Bu illere daha sonra Kayseri'nin de eklenmesi sonucu büyük kent sayısı 8'e yükselmiştir. 1993 Eylül'ünde 504 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Antalya, Eskişehir, Mersin, Samsun, İzmit, Erzurum ve Diyarbakır illerinde de Büyük Kent Belediyesi kurulmuş ve böylece bu sayı 15'e ulaşmıştır.

            195 sayılı KHK, yerini daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilen 27 Haziran 1984 tarih ve 3030 sayılı "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun"a bırakmıştır. 3030 sayılı yasa, büyük kent tanımını "belediye sınırları içinde birden fazla ilçe bulunan şehir" olarak yapmıştır. İlçe belediyesi ise, "büyük şehir belediye sınırları içinde kurulan belediyeler" olarak tanımlanmaktadır (md. 3.).

            Önceleri, kırsal alanlardan göçler nedeniyle nüfusu giderek artan ve belli bir sayıyı geçen kentler "büyük kent" sayılırken, daha sonraki dönemlerde büyük kent olmanın koşulunun sadece belli bir nüfusa ulaşmak olmadığı, bunun yanında kentin yakın çevresinde oluşan ve ona bağımlı yeni yerleşme yerlerinin de bulunması gerektiği ortaya çıkmıştır50 . Ancak büyük kentlerin belirlenmesinde yalnızca nesnel ölçütlerin gözönünde tutulduğunu belirtmek de pek mümkün değildir. Bu süreçte nesnel ölçütlerin yanında politik nedenlerin de etkili olduğu söylenebilir. 1993 yılında gerçekleştirilen yeni düzenleme ile “büyük şehir” yapılan 7 ildeki belediye başkanlıklarının tümünün de, merkezi hükümeti oluşturan siyasal partilerin temsilcilerinden olması bu görüşü destekler niteliktedir.

            3030 sayılı yasa gereğince büyük kentlerde, o şehrin adıyla bir "Büyük Şehir Belediyesi", Büyük kent dahilindeki ilçelerde ise ilçelerin adını taşıyan "İlçe Belediyeleri" adı ile bir belediye kurulması hükme bağlanmıştır (md. 4.). Yine yasaya göre büyük kent belediyelerinin sınırları, ismini aldıkları büyük kentlerin belediye sınırlarıdır. İlçe belediyelerinin sınırları ise, bu ilçelerin büyük kent belediyesi içinde kalan kısımlarının sınırlarıdır (md. 5.). 

B. BÜYÜK KENT BELEDİYELERİNİN GÖREVLERİ
            Büyük kent ve ilçe belediyelerinin görevleri 3030 sayılı yasanın 6. maddesinde belirtilmiştir. Maddede büyük kent belediyelerinin görevleri şu şekilde sıralanmaktadır51 :

            "a.) Büyük kent yatırım plan ve programlarını yapmak,

            b.) Büyük kent nazım imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak, ilçe belediyelerinin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları tatbikat imar planlarını onaylamak ve uygulanmasını denetlemek, 

            c.) Büyük kent dahilindeki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak ve kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek,

            d.) Yolcu ve yük terminalleri, katlı otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek,

            e.) Çevre sağlığı ve korunmasını sağlamak, 1., 2. ve 3. sınıf gayri sıhhi müesseselerin gıda ile ilgili olanları hariç açılış ve çalışmalarına ruhsat vermek, 

            f.) Yeşil sahalar, parklar ve bahçeler yapmak, sosyal ve kültürel hizmetleri yerine getirmek, spor, dinlenme, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek,

            g.) Büyük kent dahilindeki su, kanalizasyon, her nevi gaz, merkezi ısıtma ve toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek,

            h.) Yiyecek ve içecek maddelerinin tahlillerini yapmak üzere labaratuvarlar kurmak ve işletmek,

            i.) Mezarlık alanlarını tespit ve tesis etmek ve işletmek, 

            j.) Çöplerin ve sanayi atıklarının toplanma yerlerini belirtmek, değerlendirilmesi ve imhası için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek,

            k.) Meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak isim ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek,

           l.) Toptancı halleri ve mezbahalar yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek,

            m.) İtfaiye hizmetlerini yürütmek, patlayıcı ve yanıcı maddeler üreten ve depolayan yerleri tespit etmek, fabrikalar ve sanayi kuruluşlarının bulundurmaları zorunlu olan yangın söndürme ve çevre sağlığına ilişkin araç, gereç ve tesisleri tespit etmek ve bu kuruluşları denetlemek,

            n.) İlçe belediyeleri arasındaki ihtilaflarda, zabıta ve diğer belediye hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak,

            o.) Büyük kent çapındaki ortak finansman ve yatırımı gerektiren hizmetlerin gerçekleştirilmesini sağlamak,

            p.) Büyük kent belediyesince işletilen alanlarda zabıta hizmeti ile diğer belediye hizmetleri ve ruhsat verme işlemlerini yürütmek."

            Yasaya göre, büyük kent belediyelerinin görevleri arasında sayılmayan ve yürürlükteki mevzuatla belediyelere verilen görevler de ilçe belediyelerince yürütülür. Ayrıca;

            * "Yeşil sahalar, parklar ve bahçeler yapmak, sosyal ve kültürel hizmetleri yerine getirmek, spor, dinlenme, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek" ve

            * "Toptancı halleri ve mezbahalar yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek"
görevlerinin ilçe belediyelerince de yapılabileceği, bu görevlerden hangilerinin ilçe belediyelerince yürütüleceğinin yönetmelikle belirtileceği yasanın 6. maddesinin “b” fıkrasınca hükme bağlanmıştır.

            1580 ve 3030 sayılı yasalara dayanarak hazırlanan çizelge52  (Çizelge 1.) büyük kent ve ilçe belediyelerinin farklı ve ortak nitelikteki görevlerini göstermektedir. Büyük kent belediyeleri görevlerinin gerektirdiği hizmetleri, mali ve teknik olanakları ile nüfus ve hizmet alanını dikkate alarak, bu hizmetlerden yararlanacak olan ilçe belediyeleri arasında dengeli bir biçimde yürütmek durumundadır. Ayrıca büyük kent ve ilçe belediyeleri görevlerini yürütürken, 1580 sayılı Belediye Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri ile belediyelere tanınan hak, yetki, imtiyaz ve muafiyetlerden de faydalanabilmektedirler.

            3030 sayılı yasadaki görevlerin paylaşımında, kimi görevlerin ortaklaşa yürütülebileceği noktasından kaynaklanan bir karışıklıktan söz edilebilir53 . Bu karışıklık hizmetlerin yeterince hızlı ve verimli yapılmasını önleyici bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

            Görüldüğü gibi yasa ile büyük kent belediyelerine sosyal ve kültürel hizmetlerden çevre sağlığı hizmetlerine, ulaşım ve kanalizasyon hizmetlerinden hal ve mezbaha hizmetlerine kadar pekçok alanda görevler verilmiştir. Ancak bu hizmetlerden tümünün sözkonusu belediyelerce sağlıklı bir şekilde yerine getirebileceklerini düşünmek zor görünmektedir. Çünkü büyük kent belediyelerinin teknik olanakları, özellikle de finansal kaynakları yeterli düzeyde bir hizmeti mümkün kılmamaktadır.

            Oysa yerel yönetimlere “görevleri ile orantılı gelir kaynakları” sağlanacağı 1982 Anayasası’nın 127. maddesi ile öngörülmüştür. Bu hükme rağmen büyük kent belediyeleri, hizmetleri için gerekli gelir kaynaklarından yoksun durumdadırlar. Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki egemen konumunu sürdürme çabası ve onları ekonomik bakımdan kendilerine bağımlı halde tutma arzusu bu yoksunluğu oluşturan nedenler arasında yeralmaktadır.

ÇİZELGE 1. BÜYÜK KENT VE İLÇE BELEDİYELERİNİN GÖREVLERİ
 
 

GÖREVLER
Büyük Kent
İlçe
TEMEL KENTSEL ALTYAPI HİZMETLERİ  
Yollar ve Meydanlar
·
 
Meydan, Yol, Sokak Adları
·
 
Kanalizasyon
·
 
Yeşil Alan, Parklar
·
·
Mezarlar
·
 
Su
·
 
Havagazı ve Merkezi Isıtma
·
 
TEMEL KENTSEL HİZMETLER    
Yolcu ve Yük Terminali Kurma
·
 
Çöp ve Sanayi Atıklarının Değerlendirilmesi
·
 
Çöp Toplama  
·
İtfaiye
·
 
Trafik
·
 
Kamu Ulaşımı
·
 
Temizlik ve Kontrolü  
·
Çevre Sağlığı ve Koruma
·
 
İMAR HİZMETLERİ    
Nazım İmar Planı
·
 
Tatbikat İmar Planı  
·
İmar Ruhsat ve İnşaat Kontrol  
·
SOSYAL HİZMETLER    
Sağlık (Hastahane)
·
 
EKONOMİK NİTELİKLİ HİZMETLER     
Yiyecek ve İçecek Maddeleri İçin Laboratuvar
·
 
Hal, Pazar Yerleri 
·
·
Mezbaha
·
·
Sanayi Bölgesi Çarşısı
·
 
Otel, Dükkan Yapmak, Kiralamak
·
 
Ticaret Odaları Organizesi
·
 
DİĞER SOSYAL VE KÜLTÜREL HİZMETLER    
Eğlence ve Benzeri Yerler
·
·
Eski Eserleri Korumak  
·
Kütüphane, Kültür Merkezi
·
·
Mesleki Kurslar
·
·
Spor Alanları
·
·
İhtiyarlara, Çocuklara Bakım ve Yardım
·
·

 

(35)  Ruşen KELEŞ; Yerinden Yönetim ve Siyaset, Cem Yayınları, İstanbul, 1992, s. 213.
(36)  Eyüp G. İSBİR; Şehirleşme ve Meseleleri, Gazi Büro Yayınları, Ankara, 1991, s. 185.
(37)  Ruşen KELEŞ; "Türkiye'de Anakent Yönetimi", Amme İdaresi Dergisi, C. 18, S. 2, Haziran 1985, s. 70.
(38)  KELEŞ; a.g.m., s. 70-71.
(39)  İSBİR; a.g.e., s. 227.
(40)  Daha geniş bilgi için bkz. KELEŞ; a.g.m., s. 73. ve İSBİR; a.g.e., s. 227.
(41)  KELEŞ; a.g.m., s. 73-74.
(42)  Kemal GÖRMEZ; "Türkiye'de Anakent Yönetimi Sorunları", Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, C. 2, S. 1, s. 21.
(43)  Bu konuda bkz. Zerrin TOPRAK; Kent Yönetimi ve Politikası, Abam Yayınları, İzmir, 1988, s. 128.
(44)  KELEŞ; a.g.m., s. 75.
(*)   Bu ölçüte göre, son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, belediye nüfusu 300.000'i aşan büyük şehirlerin çevresinde bulunan yerleşimler, merkez belediyesine bağlanabilecektir.
(45)  KELEŞ; a.g.m., s. 76.
(**) İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Eskişehir.
(46)  Güngör ERDUMLU; Büyükşehir Belediyeleri Araştırması, Devlet Planlama Teşkilatı Yayını, Ankara, 1993, s. 50-51.
(47)  KELEŞ; Yerinden Yönetim ..., s. 237.
(48)  Nuri TORTOP; Mahalli İdareler, Yargı Yayınları, Ankara, 1994, s. 177-178.
(49)  Devlet Planlama Teşkilatı; Mahalli Hizmetlerin ..., s. 104.
(50) Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü; Kamu Yönetimi Araştırması (KAYA) Yerel Yönetimler Araştırma Grubu Raporu, TODAİE Yayını, Ankara, 1991, s. 122.
(51)  TC Resmi Gazete; 3030 Sayılı, "Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun", 09 Temmuz 1984, Sayı: 18453.
(52)  Zerrin TOPRAK; "Büyük Kent Belediyesi, Yönetim Sistemi, Londra Kenti Uygulaması ve İzmir İçin Bir Yaklaşım", Türk İdare Dergisi, S. 378, s. 389.
(53) Devlet Planlama Teşkilatı; Mahalli İdareler ve Büyük Şehir Yönetimi, Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 1994, s. 115.