Erkan Ayrancı
AŞKIN ŞAİRİ ERKAN AYRANCI

            Erkan Ayrancı'yı ilk defa Anasam Genel Merkezine geldiğinde tanıdım. Efendi, bilgili, saygılı ve kültürlü bir yapısı ve görüntüsü vardı. Daha sonra onu tanıdıkça ve elime uzattığı Umuda Yolculuk kitabını bir çırpıda ve zevkle okudukça O'nu daha iyi tanıdım ve Aşkın şairi ile tanışmanın mutluluğunu her zaman yaşadım. Daha sonra görüşmelerimiz ilerledi ve Anasam üyesi Erkan Ayrancı ile hep güzel işlere beraber imzalar attık. Yahyalı 'da düzenlediğimiz şiir geceleri ve dinletilerinde onun şiir aşkını ve 70 yaşındaki bir beyefendinin olgunluğunu hep gördüm.

            Erkan Ayrancı aynı zamanda aykırı bir insan. Nasıl aykırılık derseniz; herkesten farklı, düşünceleri parlak ve düşünülmeyen konulara imza atmayı seven bir kişiliği var. İşte onun en güzel örneğini nerede, ne zaman ve nasıl çıkacağını kimsenin bilmeyeceği Aykırı sanat bültenini bastırıp elime tutuşturunca aykırılığını daha iyi tespit ettim.

            Şiirlerine gelince; şiirleri mısralarla dans eden, imge ve buluşlarıyla sizleri ulaşamayacağınız alemlere götüren kelime ve vurguları ile bir harika. Aslında ben serbest şiiri pek sevemem, ama güzel olunca da onlarla yaşamanın keyfine varan bir insanım. Duyguların ve aşkların en güzel efsununu Erkan'ın şiirlerinde, sevginin güzelliğini ve hazzını onun mısralarında bulursunuz. O, aynı zamanda benim gibi bir Anadolu aşığı... Anadolu'nun buram buram saf ve güzelliğini Erkan'da bulursunuz. Anadolu insanının çilesini ve aşkındaki berraklık ve saflığı da yine en güzel anlatan herhalde Erkan Ayrancıdır. Biraz delişmen, aklına eseni hiç hesap-kitap yapmadan yapmaya çalışan ve hiçbir kaide ve kurala bağlı olmadan yaşamanın tadını ve güzelliğini benliğine dolduran, başkaları ile paylaşmayı seven bir kişiliği var. Sanat ve güzel hizmetlerde Erkan Ayrancı hiçbir fedakârlıktan kaçmaz ve kaçtığını düşünmek bile yanlış olur. Çünkü o kendini güzelliklere, şiire, aşka ve sevdiklerine adamış bir milenyum seyyahı...

            Nerede, ne zaman, kiminle ve nasıl olacağını bazen kendi de bilemez. Bir bakarsınız Denizli, bir bakarsınız Türkiye'nin bir başka köşesinden sesi gelir. Telefonda onun sesini duyduğumda ilk sorum: "Erkan neredesin?" olur. Dediğim gibi her sesini duyduğumda bir başka mekandan sesi gelir. Dostluk denince aklıma hemen gelen isimlerden biridir o, Vefa derseniz, en güzel timsali... Aşk derseniz, kendisi bir aşk iksiri... Ben gençliğimi ve aşkın güzelliğini Erkan'ın gençliğinde yaşıyorum şimdi. Onunla sohbet etmek, beni hep gençleştirir ve l8 yaşında bir delikanlı olurum onun yanında. Aşkı hiç yaşayamadım ama, Erkandaki aşk anlayışı ile hiç değilse aşkın kokusunu alıyorum onun yanında.

            Ama hayat çilesini hep Erkan'a yüklemiş, yük arttıkça yılmadan, yorulmadan ve tavizsiz bir şevkle çile yükünü çocukluğunda sırtlamış, acıların verdiği hazzı küçük yaşlarında tatmış Erkan... Onun için de acılar onu pek etkilemiyor, sanki sevgilinin kokusu olmuş acılar ona... O kokuyu duydukça keyifleniyor, keyfine dostlarını ortak etmenin mutluluğu ile yüzü hep gülüyor. Hep gülmesini, acılarının onun ilacı olmasını diliyorum.

Sabit İNCE     ANASAM Başkanı, Şair-Yazar