| |
ÖYKÜ
Güzel bir öykünün orta yerinde
Üzülürüm birdenbire
Neden bu öykü
Gerçek değil diye |
|
BEBEK
Bir bebek
Dünyaya açtı gözlerini
Ve alabilmek için
İlk nefesini
Bastı çığlığı
Keşke gerekli olabilseydi bu
kadar
Yaşamdaki tüm ağlamalar.
|
|
BENİM
SEVDAM
Benim sevdam
Bir güle benzer
Bazen solar,bazen açar
Ama sürekli yaşar
Kışın kardelen gibidir
Baharda delerek ölü toprağını
Göğe uzanır
Boyuna posuna bakmadan
Benim sevdam
Bir suya benzer
Temiz ve berrak
Ve çöl ateşinde kanarak
İçilen bir suya
Benim sevdam
Bir kuşa benzer
Uçar gökyüzüne
Bulanır maviye
Bazen kartal
Bazen serçe
Bazen güvercin olur.
|
|
BİLMECE
Gece
Tehlikeli bir bilmece
Loş ışıklar altında
Sürüyor amansız bir poker
Sigara dumanından görülmüyor
yüzler
Kıpırdamıyor uykusuz ve kanlı
gözler
Eller tetikte
Restleşilmiş
Ölümüne
Ve elim berbat yine
Gece
Her yeri
Mermi dolu
Bir Rus ruleti
Bitecek birazdan
Ateş ile barutun
Büyük aşki
Bitecek düello
Gece
Tehlikeli bir bilmece.
|
| |
|
|
|
|
BİLMİYORUM
Hiç sormadım
Nasıl yaşanılır umutlar
Demir parmaklıklar ardında
Özgürlük
Ne anlatır
Dört duvar arkasında
El ele nasıl tutuşulur
Kelepçeler arasında
Bilmiyorum yalnızlık nedir
Kalabalığın ortasında
Ne düşünür bir balık akvaryumda
Ve kafeste bülbül
Nasıl öter
|
|
BİTMEDİ
Hayır bitmedi
Ancak başlıyor hayat
Dostlarım,sırdaşlarım
Şikayet değil
Umudun güllerini sular
Damlayan göz yaşlarım
Acı değil gururdur
Kanayan tırnaklarım
Hayır bitmedi
Ancak başliyor hayat.
|
|
|
|
|
|
BÖLÜŞÜM
Ekmeğimizi bölüştük seninle
Ümidimizi
Bölüşülmeyeni bölüştük seninle
Bölüşülmezi
Sırrımızı bölüştük seninle
Aykırılığımızı
Gülüşümüzü bölüştük seninle
Gözyaşımızı
Sevgimizi bölüştük seninle
Yalnızlığımızı
|
|
BU
KALP
Bu kalp yüklü vagonları çeken
Bir lokomotif gibi güçlüdür
belki
Ve bir çelik kadar dayanıklıdır
Ama dostların darbelerine
Bir o kadar dayanıksızdır.
Kırılır paramparça olur
Cam gibi
|
|
|
|
|
|
CELLAT
Bilmiyorum
Hangi cellat
Uzatıp ellerini
O eşsiz güzelligi
Umut çiçeklerimi
Hiç gözünü kırpmadan
Ayırdı gövdesinden.
|
|
ÇALDI
YİNE
Çaldı yine
Yanlış zamanların saati
Ve ben hiç olmadığım kadar dakik
Aklın duvarları yıkık
Penceresi dökük
Ateşlendi fitil,yaklaşıyor infilak.
Büyüyor yangın,her yanı sararak
Alevler içimde dokuyor mekik
Geldi yine yanlış zamanların saati
Ve ben hiç olmadığım kadar dakik.
|
|
|
|
|
|
DÜN
Dün yine
Hiç gelmeyeceğini bile bile
Bekledim seni
Gelmedin
Bu günde bekliyorum
Gel emi
|
|
GİZLİCE
Sevdanı çalabilsem
Sen uyurken gizlice
Razıyım müebbede
Sevildikçe
|
|
|
|
|
|
GECE
İşte odamdayım yine
Ve birdenbire
Arkadan saplanan bıçak gibi
Amansız ve acımasız
Aniden çöktü yüreğime
Gece
Dışarıda karanlık,ihanet
Ve korkunç bilinmezlik
Uzakta ayak sesleri
Kafamda yarınların kaygısı
Ve dünün sorgusu
Yüreğimde sevda ve özlem duygusu
Ve hepsini bastıran
Damarlarımda dolaşan
İçimi kemiren
Beni yavaşça bitiren
O kalleş duygu
Yalnızlığın sensizliğin korkusu.
|
|
DENİZ
FENERİ
Issız bir adada
Yalnız bir deniz feneri
Okyanusun ortasında
Bir yanar,bir söner.
Gelmese de günlerce hiç bir gemi
Gelir de göremem diye
Rahat etmez yüreği
Bir yanar,bir söner.
Bir ışık gönderir uzaklara
Tek başına ve dimdik
Göz kırpar karanlığa
Bir yanar,bir söner.
İşte o deniz feneri bana benzer
Kimseler görmese de
Bir geminin aşkı ile
Bir yanar,bir söner.
|
|
|
|
|
|
DÜNYANIN
HALİ
Dönmeye başlayalı yaşlı dünya
Çok şeyler yaşadı insanlar
İki binli yıllarda
Uzay avucumuzda
Uzaklar yakın
Ve doktorlar
Ölümden döndürebiliyor insanı
Çok şeyler değişti dünyada
Bilim ve teknikle,sevgiyle
Ve binlerce yıldır
İnsan insan olalı
Bazı şeyler hiç değişmedi
Değişmedi açlıklar savaşlar ve
ölüm
Değişmedi insanın insana yaptığı
zulüm.
|
|
GAR
Uzun bir yolculuk sonrası durdu
tren
Yolcular yavaşça indi merdivenlerden
Önde bekleşen insanlar
Arkada kocaman eski bir yapı
Ve yapıyla uyum içinde
Ahşap büyük camlı bir kapı
İçerde boylu boyunca mermer ve
taş
Büyük sütunlu bekleme salonu
Kim bilir neler gördü bu duvarlar
Her yolcuda ayrı bir duygu
Ve ayrı bir hikaye başlar
Kaç sevdalı bırakıp sevdiğini
o şehre
Dönmeyi düşleyerek ayrıldı gitti
Ve geri dönmedi
Kaç sevdalı unutuldu
Ümitsiz ayrılıklar,kavuşmalar
Bitişler ve başlangıçlar
Neler gördü bu duvarlar
İyi ki mermerdi,iyi ki taştı
İyi ki görmüyor ,duymuyor,hissetmiyordu
Yoksa dayanabilir miydi
yüreği
Bunca yoksulluğa,sefalete
Ve bir asrı aşan zamandır
Dimdik durabilir miydi
Büyük eski gar binası
|
|
|
|
|
|
GÖRDÜK
Gördük sizin gibileri
Geldiniz ve gittiniz
Bir fidan bile dikmediğiniz için
İnsanlık uğruna
Ne gelişiniz kaldı aklımızda
Ne gidişiniz.
Belki görünmezdi üniformalarınız
Teneke parçası madalyalardan
Eliniz ve eteğinizdi öpülen
Baş tacıydınız kuş sütü
sofraların
Ve en sonunda
Hiç beklemediğiniz bir anda
Aldı götürdü sizi
Doğanın şaşmaz adaleti
Şimdi bakılınca buradan
Sizden geriye kalan
Bir mezar taşıdır
Öylesine sıradan.
|
|
GÜN
Karanlık bir gecenin sonunda
Seher vaktidir zaman
Ve birazdan gün ışıyınca
Seçilir ak ve kara
Dost ve düşman.
Ve kaçacak delik arar,
Hainler işbirlikçiler,soyguncular
Böcekler gibi
İşte o anda
Sona erer karanlığın saltanatı
ve ihaneti
Aydınlık siler götürür tüm kötülükleri.
|
|
|
|
|
|
DÖNÜYORUM
GERİYE
Giyotinler bilenmiş
Dar ağaçları kurulmuş
Son arzular sorulmuştur
Şarjörler takılmış
Nişan alınmış
Kurşun namluya sürülmüştür
Başlıyor ön yargılı infazlar
Şimdi zaman
Saatli bir bombanın
Tik tak sesleridir
Korkunç ve çileli
Karlı gecenin ateşinde
Umut denilen yorgun gemide
Gurbet türküleriyle
Dönüyorum geriye
Demli bir sevdanın buruk tadı
yüreğimde
Hayatı seçiyorum
Ölümün eşiğinde
Ya beklemiyorsan ?...
|
|
GÜNLERİM
Gün olur
Deniz olmasa da yakınlarda
Yosun kokusu gelir burnuma
Ve bazı gün
Yüreğimde hissederim
Yoksul ülkelerdeki savaşları
Gün olur
Ülkemdeki yokluklar ve acılar
Yiyip bitirir beni
Bazı gün
Sevinç içinde koşarım
Çiçekli ,yeşil ağaçların arasından
Ve geri dönesim gelmez
Hüzne ve kedere
Bazen şiir yazarım hayata aşka
dair
Bazen ne hayat
Ne aşk
Ne şiir.
|
|
|
|
|
|
SANA
Sana vermek isterdim
Tüm sevgimi
Ama öpülmemiş eller
Sulanmamış çiçekler
Okşanmamış çocuklar vardı
Ben yine de en çok
Seni sevdim
Seni düşünmek isterdim
Günler geceler boyu
Ama açlıklar
Yokluklar
Savaşlar vardı
Ben yinede en çok
Seni düşündüm
Sana yazmak isterdim
Tüm şiirlerimi
Ama bencil olmamalıydı şairler
Bırakıp şairliği bir yana
Ben yinede en çok
Sana yazdım.
|
|
İKİ
ODALI EV
Dostlar,
Üşüdüm,yorgun ve uykusuzum
Ama mutluyum yaşamaktan
Biraz dolaştım kenar mahallelerde
Ve orada
İnsanlar tanıdım yarı aç
İnsanlar tanıdım onurlu
Ve onlarla
Ellerindeki son parça ekmeği
bölüştüm
İhtiyarlar hasta ve parasızdılar
Konuksever,güler yüzlü
Ve müthiş sabırlıydılar
Üzülürdü çocukları için yaşlı
kadın
Ve hayatı onlar için yaşardı.
Gençler tanıdım işsizdiler
Bazıları okumuştu işsizdiler
Ve umutluydular gelecekten
Ezilseler de,örselenseler de
Çocuklar
Saçları traşlı çocuklar
Çok hoşlandılar benden
Ve ben onlarla
Saklambaç oynarken
İki odalı evde
Çocukluğumu buldum
Bir köşede
O güzel insanlarla
Bir kenar mahallede
İki odalı bir evde
Dokuz kişi dört gün yaşadım
|
|
|
|
|
|
KAR
Yavaş yavaş yağan kar
Olsan da beyaz ve temiz
Anamın ak sütü kadar
Yeryüzünden karanlığı silemezsin
Kaplasan her yanı beyazlığınla
Kamaştırsan gözleri aydınlıgınla
Karanlığı yeryüzünden silemezsin
Sen de benim gibi gülemezsin
Gel etme yazık
Ne sana, ne bana
Kirletirler seni
Eriyip gidersin bu saflığınla
En iyisi dur yağma
Yer yüzünden karanlığı silemezsin.
|
|
MEYDAN
Kızılay meydanı insandı
Kaldırımlar çamur
Kaldırımlar kandı
Kızılay meydanı isyandı.
|
|
|
|
|
|
OLMAK
Yatıyorum boylu boyunca
Bir şeyler anlatıyor olmalı birileri
Bir müzik çalıyor uzakta
Duymak istiyorum,duyamıyorum
Gün çoktan ağarmıştır
Bir kadın ağlıyor yanımda
Ölmüş olmalı birileri
Bilmek istiyorum,bilemiyorum
Engel tanımaz bir nehirde
Akmaktayım bilinmeyene
Kimsesiz ve can yeleksiz
Durmak istiyorum,duramıyorum.
İşte o son noktada
Olmak yada olmamanın
En ince çizgisindeyim
Olmak istiyorum,olamıyorum.
|
|
ÖLÜM
Henüz tebessümüm tükenmeden
Mutlu bir anımda
Ve kimse yokken yanımda
Sessizce gel ölüm
acı vermeden
Bilebilsem bir gün önceden
Kendim kazarım
Ellerim titremeden
Çabuk gel ölüm acı vermeden
Gül dikerim kenarlarına
Avuç avuç su dökerim
Toprağın kokusunu son kez çekerim
Ansızın gel ölüm acı vermeden.
Çekin elinizi yakamdan
Yürümeyin ağırlığımın altında
Mezarımın yanı başında
Sessizce gel ölüm,acı vermeden.
|
|
|
|
|
|
OYUN
Bir sabah uyandığımda
Hiç yaşamamışçasına
Geçmişi unutmak
Her şeye yeniden başlamak istiyorum
Bir oyun yazarı gibi hayatı yazmak
Ve bir tiyatrocu ustalığıyla
oynamak
Doyasıya gülmek
Delice sevmek istiyorum.
Bu oyunda insanlar mutlu olsun
Acı ve gözyaşı olmasın istiyorum.
Savaş ve açlık bilmesin çocuklar,
Hoşgörü egemen olsun
Kavga ve çıkar olmasın istiyorum.
|
|
SANA
GETİRDİM
Zor bir geceden sonra
Gün ışığında
Düştüm yollara
Kelle koltukta
Umutlar yanı başımda
Takıp yüreğimi
Karasabanın ucuna
Buğday ektim
Mayın tarlalarına
Ve ekmeğini sana getirdim.
|
|
|
|
|
|
HÜZÜN
Yine hüzünlerdeyim
Fırtınalar yağmura dönüştü
Ve kışa doğru
Yaprak yaprak tükenmedeyim
Ağaçlar gibi
Gözlerim buğulu
Ve göz bebeklerim
Hıncahınç ağlamak dolu
Çocuklar gibi
Ben yine hüzünlerdeyim.
|
|
SEN
VE BEN
Sen kendi hayatını yaşarsın
Ben kendi hayatımı
Sen kendi yolundasın
Ben kendi yolumda
Sen kendi derdindesin
Ben senin derdinde.
|