III - SONUÇ
Günümüzde hızla artan
nüfus ve bu nüfusun çeşitli nedenlerle büyük şehirlere kayması hizmete yönelik
taleplerin çeşitliliğini ve artışını beraberinde getirmiştir. Bunun yanında iyi
bir kentsel hizmet için birtakım yeniliklere, yeni düzenlemelere ve sistem
arayışlarına girilmiştir. Ancak, birçok yönü insan unsuruna bakan hizmetlerin
karşılanması her zaman farklılıklar göstermiştir.
Bunun yanında tüketiciler
de pasif tüketiciden aktif tüketiciye doğru bir evrim sürecine girmeye
başlamışlardır. Bunlara da tüketen üreticiler denilmektedir. Bu her ne kadar
21. yy'ın strüktürünü tam olarak temsil etmese de genel manada bir eğilimi
vermesi tartışmasızdır.
Bu gün dünyada gittikçe
daha çok insan kabul ediyor ki, ilerleme ya da
hayat standardındaki maddi öğelerle ölçülemez ve moral, estetik, siyasal
ve çevre bakımından kötü duruma itilmiş, yozlaştırılmış toplumlar, ne kadar
zengin ve teknoloji açısından ne kadar gelişmiş olursa olsunlar, ileri bir
toplum sayılmazlar.
Geleceğin kalkınma
stratejileri Washington’dan Moskova'dan Paris'ten, ya da Cenevre'den değil,
Afrika'dan Asya'dan ve Güney Amerika'dan gelecektir. Bunlar da yerel
ihtiyaçlara uygun olacaktır.
Tarım ve sanayi
toplumlarındaki yığınsal ve çizgisel yapı, bilgi toplumunda tekdüzelikten, veya
yığınsallıktan arınmış olarak karşımıza çıkmaktadır.
Doğru şehirleşme için
Türkiye'nin çok geciktiği söylenebilir, ama bu dönüşü olmayan bir yol değildir.
Yeter ki dünün bu günün ve yarının şehirleşme serüvenleri tam idrak edilebilsin
ve o idrakin ışığında kararlı adımlar atılabilsin.
Gerek tarım toplumundaki
aile ve ev yapılarının bilgi toplumunda da biraz farklılaşmış fakat beliğ bir
şekilde görüleceğini belirtmiştik. İşte bu süreç ve yapıda şehirlerin de bu
gelişmeye paralel olarak kurulması gerilim ve çatışma doğurmayacaktır.