VE SEVDA DEDİKLERİ AYRIK OTUDUR

Ah bozkır

Bütün unutulmuşlukların vatanı

Zemherisi hançer ağustosu kan

Toz burgaçlarının

Tipilerin sultanı

Anasının ölüme terk elliği can

 

Dağların ardında

Gene kırbaç kırbaçtır yaşamak

Dağların ardında

Büyür de büyür hiçlik

Sanırsın bir şeyler var gibi

Avurtlar yer göçüğü

Sevdalar kör uçurum

Gülüşler yama yama yüzlerde

Yara yara sızlar gibi

Ah bozkır

Ömür dedikleri savrulur gider

Sarı anızlar gibi

Sarı anızlar gibi...

 

Sevda dedikleri ayrık otudur

 Semerlere doldurulur

Yırtılınca derisi yedi yol sonra

 Ayrık otları yeniden çiçeğe durur

 inatla...

18 Ekim 1985 sabahı asılan Güney Afrikalı Şair Benjamin Moloisi'nin ölümsüzlüğüne

 

KARASEVDAM-FiLiSTiNiM -KERBELAM

 

çalıyorum kapınızı teyze, amca, bir imza ver. çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.

Nazım Hikmet

 

 

SAVAŞÇI

Bana biraz su ver kadın

Varsa bir parça ekmek

Kocan

beş yıl önce satıldı demek

benim de altı kardeşim

allı esmer çiçek

 

Afrika gecelerinde

iki parlak yıldız gibiydi

Kara yüzünde gözleri

tam on yıl oldu

karımı görmeyeli

bir haber almayalı

Yaşayabilin işse eğer

şimdi senin yaşlarında

on yıldır beyazların

Sağ çıkılmayan zindanlarında

Gece ipil ipil ağlıyor

 Çiçeklerin güzelliği

suların serinliği

 türküsü yaprakların

ve ağlamak neye yarar

 Benjamin Moloisi'i astılar

Benjamin'imi

Yüreğimi astılar kadın

 Bana birazcık su ver...

 

Adımın önemi yok

Zenciyim aha

Astılar Benjam in 'i

utansın dünya

Sokaklarda

ezilmiş karıncalar gibi

çocuklarımız, yatmakta

otuz yıldır zindanlarda

Nelson Mandela

Ve ben beni bileli

barikatlarda

otuz kurşun yedim

Say ki

otuz madalya

 

Bak omuzumda

taze bu- yara daha

 kör bir kurşun değdi

dünkü intihar saldırısında..

Yedi ölüm gönüllüsüydük

öldü altısı da...

Nedense duymuyorum

bu yaranın sıncısım

 bu acı bastırmıyor

Benjamin'in acısını

Moloisi'm daha otuz yaşında

 döşeme ustası

 proleter

dağ dağ direç

 ırmak ırmak ter

 

aşılmaz bir barikattı yüreği

savaşçıydı kalemiyle

Pretoria zindanlarında

h ücres indeyken bile

 

"Oğlumu göreyim" demiş anası

"Son bir kez sarayım" demiş

göstermemişler

Cesedini istemiş

"Hayır" demiş Botha'nın cellatları

"Veremeyiz"

Cesedi devlet malıdır

Devlet dedikleri nedir ki kadın

Afrikaanerlerin yamyamlık saltanatı

Avrupa kaçkını köpeklerin

bir ölüyü mal olarak görenlerin devleti.

 

"Veremeyiz" demişler

 "Bir hafta sonra belli olur

gömülünün numarası..."

O devletin vereceği nedir ki

oğullarını katlettiği acılı analara

birer gömüt numarasından

 başka şifasız öfkelerden başka...

 

Onlar ki beş milyon cellat

Prangaların zincirlerin atası

bizse kendi öz toprağnda kan kusturulan

Yirmi beş milyon

Silahsız-Amerikasız

Düşün ki hiç özgür yasayamadan

bilemeden insan mıdır hayvan mı

Öldü atalarımı?,...

De ağlayacak gözyaşı

Kalmamış olan kadın

Söyle

Savaşmaktan başka

Nasıl sarılır yaralarımız

 

Ben bir intihar savaşcısıyım

başka çareni yok

Özgürlük için

"insanım" diyebilmek için

 

"Darağacına tahta veren çınar bir gün anlar

Bayrağı taşıyan düşerse onu taşırlar

Son yoksul çocuğun yüzü gülünceye kadar..."

21.10.1985

Benjamin Moloisi'ye ait bir şiirden

 

KARASEVDAM-FlLlSTlNlM-KERBELAM

 

Göğüse sığmayan yüreklerin

Yüreğe sığmayan sevdaların

Karasevdalı insanlarıyız

 Ekmeği yaratmak kumdan

 Ölümsüz destanlar büyütmek-kanla

B ize özgürdür

 

Kaç bin yıldır

Özgürlük kanadı yaralarımız

 Türkülerimiz yalım yalım hasretti

Kana susamış yamyamlar geldi sonra

 Vampirler-it sürüleri-ölüm simsarları

Katletmek için yaşama ilişkin ne varsa

Ayakları paletli azrailler geldi

 

II

 

Yekinip Yürümek istedi

 Zincire vurulmuş dağlar

 Utandı çöl

Utandı gök

Yürümek istedi su...

Kundaklarında ölüleriyle

 yürümek istediler

Gidenlerin arkasından

 

Gayri bir daha ölmeyecekti kuşlar

Çiçekler açmayacaktı vahalarda

Kimseler bilmezdi bu suskunluğu

Aynlğın böylesini kim yaşamıştı

O gök değildi bu gök

Bu ayaklar insan ayağı değildi

Ölüm parmaklıydı işte elleri

kesindi

Sönmüştü doğlarda ateşler

Ilkyaz gelmeyecekti onlar olmadan

Gelmesindi!

 

Dağlar

göğsünden vurulup, düşenlerini

Duyulmamış ağıtlarla bastı bağrına

 ve onların türküsünü söyledi çöl rüzgarı

Yalnız onlar gül açtırırdı kumda

Sevemezdi böylesine hiç kimse anasını

Yürekleri özgürlüğe susuzluktan çatlak

Düştüler ey dost

 düş-tüler...

 

Türkülerini-a ıtlarını

Namuslarını almış gidiyorlar

Gayri onlar için

Her yerdedir Filistin

Her yerde savaşmaya gidiyorlar gene

Dirilmeğe sürekli

Yeniden dirilmeğe...

 

III

Susan benim ycllerinıdir

Güllerimdir solan

Kanarken ağıtlarda bir büyük destan

Çölün en büyük hasreti

Ben-im-dir Filistinde

 

Anam kaldı o dağların ardında

Kucağımda can veren yavuklumun

Son sözleri ürperir

silahımın söylediği ağıtta...

Bu kan

Bu dünyaya karşı inatla alan nabız

Ben-im-dir Filistinde

 

Hırsından çatlayan yüreğim

Öylesine bükük omzumda

Gayrı düşmüşüm yollara

Dönüp bir yol

-Hoşcakal-diyemedimn

Yekinip Yürümek istedi Zincire vurulmuş dağlar Ulandı çöl Utandı gök Yürümek istedi su... Kundaklarında ölüleriyle yürümek istediler Gidenlerin arkasından

Gayri bir daha ölmeyecekti kuşlar

Çiçekler açmayacaktı vahalarda

Kimseler bilmezdi bu suskunluğu

Aynlğın böylesini kim yaşamıştı

O gök değildi bu gök

Bu ayaklar insan ayağı değildi

Ölüm parmaklıydı işte elleri

kesindi

Sönmüştü doğlarda ateşler

Ilkyaz gelmeyecekti onlar olmadan

Gelmesindi!

90

Dağlar

göğsünden vurulup, düşenlerini Duyulmamış ağıtlarla bastı bağrına ve onların türküsünü söyledi çöl rüzgarı Yalnız onlar gül açtırırdı kumda Sevemezdi böylesine hiç kimse anasını Yürekleri özgürlüğe susuzluktan çatlak Düştüler ey dost düş-tüler...

Türkülerin i-ağ Ularını

Namuslarını almış gidiyorlar

Gayri onlar için

Her yerdedir Filistin

Her yerde savaşmaya gidiyorlar gene

Dirilmeğe sürekli

Yeniden dirilmeğe...

91

 dağlarıma

Giden ayakyarım olsun

Ben kalıyorum toprağımda

Bunu hiç kimse anlamasa da

Bu yürek yeniden dirilmesini bilir

Bombalar, mitralyözler bin kez parçalasa da.

 

 

IV

En eski zamanların yoksuluyum Binlerce yıllık sevdamı gömdüm sana Atalarım dağların ardında kaldı Yüzlerinde çizgi çizgi hasret teriyle O nazlı özgürlüğü yasayamadan yıkıntıları altında kaldı ülkemin

Ey kum!

binlerce yıllık susuzluğunu ırmak ırmak kanımla giderdim 'kardeşlerim senin için vuruldu vatanım sevdam

umudum dedim sana Vuruldukça hasretine içimde yeniden can oldu kinin Gayri hiç bir gömüte sığmaz bedenim Ey haklı direniş destanlarının yoldaşı Ey Filistin! Sevgilim! Direnç kaynağım benim!

 

Sana dünyanın en sevdalı türkülerini

ben yaktım!

Benim gibi sevemez vatanını kimseler

Bir yanım sende kaldı

Bir yanım sana giden yollarda

Karasevdam

Filistinim

Kerbelam

Neredesin sen!

Neredesin!...

 

Ekim-1982-199