KAHVERENGİ DENİZLERİMDİ HÜZÜN GÖZLERİN

 

KUMDAN EVLER KURDUM KİRPİKLERİNE...

KUMDAN EVLER

 

 

Ama kavuşmadan söz edebilmek için önce ayrılık denen şeyi bütün çeşitleriyle çok iyi bileceksin, tıpkı bütün kavun çeşitlerini, yıldızların bütün hareketlerini, bütün yazı türlerini bilir gibi... '

 

Mevlana Celaleddin Rumi
(Radi Fiş,Mevlana,sf.65)

I

güzelliği bende kalsın gülüşün

gülerken çağlayanlar gibi

yüreğime dökülüşün

çünkü yana yana yaşananlar da

toz olup savruluyor zamanda

 

avucuma bıraktığın o ellerin

iki ürkek serçe kuşu

o öpüşün bende kalsın

hani o:

   depreminden yüreğimin söküldüğü

 

an kanar

an

ki

o müthiş bakışlara

zaman örümceğinin ağlar ördüğü...

 


güzelliği bende kalsın sözlerin

titrek dudaklarından açılan yaşam

bakışın

yakışın

sağnak sağnak yağışının anlatılmaz dağdağası

ellerime bıraktığın o körpe yüreğinden

parmak uçlarımdaki yanık yarası

bende kalsın

 

anladım kirpiklerin örttükçe gözlerini

coşkusuz bir ömürde

daralan

bir avuç kalan

ölü bir gökyüzüdür zaman

 

kumdanmış bütün evler

bütün hevesler yalan...

9.l0.97. Güzelyalı

 

II

insan yitirince keşfediyor yitirdiğini

kanıyor geriye dönmeyecek andaki gülüş

nereye gidiyor geçmiş zamanda kalan ürperti

büyülü bakışlara bir örümcek ağ örüyor

                                            (durmadan

 

hani o kızlar vardı

  esin esin esintiydi

    gül sağnağı yürüyüşleri

ölümü yarar giderdi

zamanı yoklar giderdi

sevdayı okşar giderdi memeleri

şimdi boşalmış birer dağarcık

nerede tükendi

çılgın çalkantıları

nice gülüşler vardı

kuş sağnağı

geceye mehtap katardı

 

dolu vurmuş güller gibi

yüreklerinden koparıldılar

cellattı

cellatlara mezar olacak kadar

bağışlamak bilmeyen kaldırımlar

 

insan yitirdiklerini yitirdiği zaman anlar

 

bir deli yağmurdur

ömrün

ki nafiledir

yalan bütün saltanatlar

hanlar hamamlar saraylar

kumdandır bütün evler

bütün hevesler yalan

 

yüreğinde yaşadığın ne varsa

bir onlar

ömründen kalan...

 

         9.l0.97. Güzelyalı

 

III

hevesler

ki mutlak geçicidirler

gönlünü oyalar

yayılır kof bir ömrün sınırlarına

ulaşılmazlıkla büyürler

hevesler

neyi besler

 

insanlığın o büyük

o mutsuz bahçesinde

her aşk bir başka katılmak

yaşamın dokusuna

dönülmez akşamın ufkunda

aslolan

bir insanlık şarkısı mırıldanarak

katılmak ayın doğuşuna

hevesler cangılında

bütün vakitler geç 

son bir faslı yok ömrün

yürek

insanlık ırmağının damarlarında akıyorsa

 

sultanlar ölürken anlar

göçer bütün saltanatlar

bir hiç bile değil toz olup uçtuğunda

kof keyifler-sırça saraylar

 

kumdandır bütün evler

bütün hevesler yalan

 

hevesler 

ömrümüzün sırtına vurulmuş eyer

ayırmak kendini başkalarından

seni yalnızlığa boğan              .

yalan beklentiler

ki mutlak

geçicidirler

 

zındanlar kimin kanıyla

kimin canıyla savaşlar

onuruna  tecavüz edilmiş sömürgeler

gerillalar

kula kulluk

ve yağma

 

umudu hapseden zındanlar yıkılmadan

kırılmaz zinciri aşkın

taş duvarlar sarar gülüşün bir yanını

dünya insanca olmadan

 

 bütün evler kumdan olur

 bütün hevesler yalan...

                      30.l0.97. Bolvadin

 

IV

toprakta çekirdek

gülün damarında su

yürekte hüzün

ve görünmez saati ömrümüzün

işler kurmadan

büyülü bakışlara

bir örümcek

ağ örüyor durmadan

zalime baş eğme

yüzüne tükür cellâdın

karanlığa ışık doku

yıkılmadan özgür değilsin

kendine ördüğün zından

ne verir ki başkasına

kabuğunu kıramayan

 

sonunda bitecek ömrün

daldan düşen yaprak gibi

o zaman :

her an öyle  yaşayacaksın

bir aşk mektubunun zarfını açmak gibi...

l4.l0.97. Tabaklar Ky.